Ne Turist Var Ne Trafik: Haritada Bile Zor Bulacağınız Türkiye'nin En Güzel Köyleri!
Türkiye'nin kalabalık tatil beldelerinden sıkıldıysanız ve otantik deneyimler arıyorsanız, bu liste tam size göre. Karadeniz'in sisli yaylalarından Doğu Anadolu'nun taş evlerine, Akdeniz'in gizli koylarından İç Anadolu'nun tüf kayalıklarına uzanan bu 15 köy, hâlâ geleneksel yaşamı sürdürüyor.
Buralarda turistik yoğunluktan ziyade, sabah ezanıyla uyanıp hayvanlarını otlamaya çıkaran köylülerle, tandır ekmeği pişiren kadınlarla, yüzyıllık taş evlerde misafir ağırlayan ailelerle karşılaşacaksınız.
Hazır mısınız?
Pokut Yaylası, Çamlıhemşin, Rize
Karadeniz'in 2.032 metre yükseklikteki bu yayla köyü, yeşilin her tonunu barındırıyor. 1800'lü yılların başında mevsimlik yerleşim olarak kullanılmaya başlanan Pokut, günümüzde yaz aylarında yaklaşık 50 kişinin sürekli yaşadığı, kış aylarında ise tamamen boşalan bir yer. Hemşin kültürünün izlerini taşıyan ahşap evleri, organik bal ve peynir üretimi, özellikle Haziran-Eylül arası görülmeye değer. Çamlıhemşin ilçe merkezinden 21 km uzaklıkta, son 7 km'si stabilize toprak yol. Fırtına Deresi boyunca uzanan güzergâh, çay bahçeleri ve kestane ormanlarıyla çevrili. Köyde elektrik 2005'te geldi, internet ise hâlâ sınırlı. Yerel halk Lazca lehçesi konuşuyor ve hayvancılıkla geçiniyor.
Hizan-Hisvak Köyü, Bitlis
1200'lü yıllarda Selçuklu döneminde kurulduğu tahmin edilen Hisvak, günümüzde 180 kişinin yaşadığı tarihi bir köy. Taş evleri ve kümbet mezarlarıyla bilinen yerleşim, Doğu Anadolu'nun en iyi korunmuş geleneksel mimari örneklerinden birini sunuyor. Köyde hâlâ kış ayları için kurutulmuş sebze (kavurma, pestil, köme) hazırlama geleneği var. Bitlis merkeze 85 km, Hizan ilçesine 18 km mesafede. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2019 kayıtlarına göre köy turizmi sertifikalı 3 ev pansiyonu bulunuyor. Sonbahar aylarında ceviz ve erik hasadına denk gelirseniz şanslısınız.
Adrasan Köyü, Kumluca, Antalya
Olimpos Beydağları Milli Parkı sınırları içinde, 1950'lerde balıkçı aileler tarafından kurulan Adrasan, bugün 420 daimi sakini olan sakin bir Akdeniz köyü. 2 km uzunluğundaki kumsalı, sırtını Bey Dağları'na dayamış konumuyla turistik Kemer veya Çıralı'ya göre çok daha az biliniyor. Suluada tekne turları ve Likya Yolu güzergâhı üzerinde olması nedeniyle son yıllarda biraz daha tanınsa da, köy karakterini koruyor. Antalya'ya 100 km, Kumluca'ya 38 km mesafede. Köyde 1980'lerden kalma küçük pansiyon ve lokantalar var, ama büyük otel yok. Yerel halk çoğunlukla narenciye ve seracılıkla uğraşıyor.
Mayıs ve Ekim ayları ideal ziyaret dönemi diyebiliriz.
Soğanlı Köyü, Yeşilhisar, Kayseri
Bizans ve Selçuklu dönemlerinden kalma kilise ve manastırlarıyla ünlü Soğanlı, İç Anadolu'nun gizli hazinelerinden. Köyün tarihi M.S. 4. yüzyıla uzanıyor; tüf kayalara oyulmuş yapılar UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde. Günümüzde 310 kişi yaşıyor ve halk hâlâ geleneksel el dokuması halı ve kilim üretiyor. Kayseri'ye 45 km, Ürgüp'e 32 km mesafede. Köyde organik bağcılık yapılıyor, üzüm pekmezi ve pestil üretimi önemli.
Turistik Kapadokya'ya bu kadar yakın olmasına rağmen günübirlik gezilerin dışında kalabalık görmüyor. Bahar aylarında (nisan-mayıs) vadideki çiçeklenme muhteşem! Köyde birkaç aile pansiyonu mevcut ama rezervasyon şart.
Şavşat-Karagöl Köyü, Artvin
Karadeniz'in 2.000 metre irtifasında, 1700'lerde Gürcü göçmenler tarafından kurulan Karagöl, günümüzde sadece 35 kişinin yaşadığı küçücük bir yerleşim. İsmini aldığı Karagöl (Şavşat Karagöl Sahara Milli Parkı), köyün 4 km ilerisinde, volkanik bir kraterde oluşmuş. Ahşap Gürcü evleri, taş kaplı çatıları ve etrafındaki ladin ormanlarıyla kartpostal gibi bir manzara sunuyıor. Artvin merkeze 92 km, Şavşat'a 27 km mesafede bulunuyor. Yöre halkı hayvancılık (özellikle koyun-keçi) ve arıcılıkla geçiniyor. Temmuz-eylül arası ziyaret edilebilir, kış ayları ise tamamen karlı!
Halfeti-Savaşan Köyü, Şanlıurfa
Birecik Barajı'nın suları altında kalan eski Halfeti'nin aksine, yeni yerleşim birimlerinden biri olan Savaşan, 240 kişinin yaşadığı taş evli bir köy. 1990'ların başında, baraj öncesi göç eden aileler tarafından kuruldu. Dicle nehri kıyısında, taş yapılarıyla dikkat çekiyor. Şanlıurfa merkeze 120 km, Halfeti ilçesine 8 km mesafede bulunuyor. Köy, sulanan tarım arazileri ve balık çiftlikleriyle geçiniyor. Sonbahar-ilkbahar ayları ziyaret için ideal vakitler. Teknelerle Rumkale gezileri yapılabiliyor. Köyde küçük lokantalar var, pansiyon ise sınırlı, çoğu ziyaretçi Halfeti merkezde kalıyor.
Sivrice-Göynük Köyü, Elazığ
1700'lerin ortalarında göçebe Türkmenler tarafından kurulan Göynük, bugün 195 kişinin yaşadığı, Keban Barajı kıyısında bir köy. Taş evleri, düz dam mimarisi ve avlulardaki tandırlarıyla Doğu Anadolu'nun geleneksel yaşam tarzını koruyor. Elazığ merkeze 62 km, Sivrice ilçesine 18 km mesafede. Köy ekonomisi hayvancılık (özellikle koyun) ve ceviz-badem yetiştiriciliğine dayanıyor. Kadınlar hâlâ yün eğirip kilim dokuyorlar. İlkbahar aylarında (nisan-mayıs) çevre dağlar çiçekli, sonbaharda ceviz hasadı yapılıyor. Köyde konaklama imkânı yok. Yerel festivaller olmasa da düğünler geleneksel oyun ve yemeklerle yapılıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın