article/comments
article/share
google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Eski binaların dayanıklılığı ve güvenliği, özellikle deprem kuşağında yaşayan bizler için her zaman en büyük soru işaretlerinden biri olmuştur. Çoğu zaman dışarıdan sağlam görünen, yıllara meydan okuduğunu düşündüğümüz o eski sıcak yuvalar, aslında her an büyük bir riskin merkezinde duruyor olabilir. Zamanın ve kullanılan malzemelerin yıpratıcı etkisi, yapıların temel taşlarını içten içe eritiyor.

Sosyal medyada paylaşılan bir yıkım videosunda, 50 yıllık eski bir binanın döşeme betonunun balyoz darbeleri karşısındaki çaresizliği gözler önüne serildi. 'atakanbakilan' kullanıcı isimli inşaat mühendisi tarafından gerçekleştirilen bu testte, yaklaşık 60 santimetre çapındaki bir beton alanın yalnızca 45 saniye gibi kısa bir sürede adeta un ufak olması izleyenleri hem şaşkına çevirdi hem de korkuttu.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Peki, eski yapılar neden bu kadar dayanıksız ve modern beton sınıflarından farkı tam olarak ne?

Peki, eski yapılar neden bu kadar dayanıksız ve modern beton sınıflarından farkı tam olarak ne?

Videodaki inşaat mühendisinin de belirttiği gibi, eğer bu bina günümüz standartlarına uygun C30 sınıfı betonla yapılmış olsaydı, o deliği balyozla bir günde bile açmak imkansız olacaktı. C30 betonu, santimetrekare başına 300 kilogramlık bir basınca dayanabilirken, eski binalarda kullanılan ve elle karılan deniz kumlu betonlar bu mukavemetin yanından bile geçemiyor. Bu durum, ülkemizdeki kentsel dönüşüm çalışmalarının neden bir tercih değil, tamamen hayati bir zorunluluk olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Bir binada nasıl beton kullanıldığını nasıl anlarız?

Bir yapıda kullanılan betonun kalitesini sadece duvara bakarak ya da tıklatarak anlamak maalesef imkansızdır. Eski binalarda elle karılan, içinde deniz kumu ve deniz kabukları bulunan dayanıksız betonlar kullanılırken; yeni binalarda bilgisayar kontrollü hazır betonlar (C25, C30, C35 vb.) tercih edilir. Bunu kesin olarak anlamanın yolları şunlardır:

  • Yapı Denetim ve Müteahhit Belgeleri (Yeni Binalar İçin): Eğer sıfır veya birkaç yıllık bir ev alıyorsanız, binanın Yapı Denetim Firması tarafından onaylanmış belgelerini isteyin. İnşaat aşamasında dökülen her betondan numuneler (küp testleri) alınır ve laboratuvarda basınca dayanıklılığı test edilir. Müteahhitten binada hangi hazır beton sınıfının (örneğin C30) kullanıldığını gösteren beton döküm faturalarını ve laboratuvar sonuçlarını talep edin.

  • Karot Testi (Eski ve Şüpheli Binalar İçin): Binanın beton kalitesinden şüphe ediyorsanız veya bina eskiyse, en kesin bilimsel yöntem Karot Testi yaptırmaktır. Bu işlemde uzman ekipler binanın taşıyıcı kolonlarından özel matkaplarla silindir şeklinde beton numunesi (karot) alır. Bu numuneler laboratuvarda hidrolik presler altında sıkıştırılarak betonun gerçek dayanıklılık sınırı ($MPa$ cinsinden) ölçülür.

  • Röntgen (Donatı Tarama) Cihazları: Betonun kalitesi kadar içindeki demirin (donatının) miktarı ve nervürlü (dişli) olup olmadığı da kritiktir. Beton röntgeni çeken cihazlarla, kolona hiçbir zarar vermeden içeride kaç adet demir kullanıldığı ve bu demirlerin paslanıp paslanmadığı tespit edilebilir.

  • Sklerometre (Beton Çekici) Testi: Uzmanların kolon yüzeyine vurarak betonun sertliğini ve yüzey mukavemetini anlık olarak ölçtüğü pratik bir cihazdır. Karot testi kadar kesin sonuç vermese de ön bilgi edinilmesini sağlar.

Önemli Not: Ev satın alma aşamasındayken, beğendiğiniz dairenin bağlı olduğu ilçe belediyesinin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'ne giderek binanın ruhsatını, projesini, zemin etüdünü ve varsa yapı denetim raporlarını ücretsiz olarak inceleme hakkınız olduğunu unutmayın.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

Bu videolar da ilginizi çekebilir;

Kocaeli Üniversitesi, Sahne Sanatları Bölümü, Dramatik Yazarlık Ana Sanat Dalı’ndan mezun oldum. Yazma uğraşının her alanında kendimi geliştirmeye çalışırken, değişen dünya ile birlikte yazdıklarımla internet ortamında da yerimi aldım. 2017 yılında Onedio ailesine dahil oldum ve o günden beri çeşitli kategorilerimizde içerik ürettim. Son yıllarda ise sosyal medyada viral olmuş pek çok türde videoyu sizlerle buluşturuyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın