Sivilce sıkmak birçoğumuz için günlük hayatta gayet sıradan, hatta bazen istemsizce yaptığımız anlık bir refleks gibi. Aynanın karşısına geçtiğimizde yüzümüzde gördüğümüz o küçük kusurları hemen yok etmek, cildimizi pürüzsüzleştirmek istiyoruz. Ancak yüzümüzün her bölgesi aynı anatomiye ve aynı güvenlik sınırlarına sahip değil. Özellikle dudak kenarlarından başlayıp burun köküne kadar uzanan o görünmez hat, sandığımızdan çok daha kritik bir biyolojik sınır çizgisi taşıyor.
Uzman Dr. Ufuk Avuzlu, genç bir kadının yüzü üzerinde çizim yaparak hayati risk taşıyan o bölgeyi tüm detaylarıyla gözler önüne serdi. Pek çok kişi daha önce hiç bilmeden bu bölgede sivilceleri ile uğraştığını fark etti.
Peki nedir bu ölüm üçgeni, tehlikeleri nelerdir?
Yüzümüzün merkezinde yer alan ve burun kökünden dudak köşelerine inen çizgilerin birleşmesiyle oluşan bu alan, doğrudan beynimize açılan bir kapı niteliğindedir. Bu bölgenin altında yer alan kılcal damarlar, vücudun diğer bölgelerindeki damarlardan farklı olarak ters akıntıyı engelleyecek kapakçıklara sahip değil. Dolayısıyla bu üçgenin içerisinde kalan sivilceleri sıktığınızda, siyah noktaları zorladığınızda ya da burun kıllarını kopardığınızda cilt altında açılan her mikroskobik yara, enfeksiyonun doğrudan beyne giden damarlara ulaşmasına yol açar.
Bu bölgede oluşan bir enfeksiyon veya damar tıkanıklığı, kavernöz sinüs trombozu adı verilen ölümcül bir tabloyu tetikleyebilir. Sivilceyi sıktığınız an ortaya çıkan bakteriler beyne yayıldığında; körlük, menenjit, yüz felci ve hatta dakikalar içinde gelişebilecek ölümcül sonuçlar doğurabilir. Cildinizde çıkan her sivilce masum değildir. Özellikle bu tehlikeli üçgen içindeki oluşumlara asla çıplak elle dokunmamalı, sıkmaya çalışmamalı ve mutlaka bir uzmandan destek almalısınız.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın