Çocukken pek çoğumuz tünelden geçerken nefesimizi tutma yarışı yapmışızdır. Tünelden çıkana kadar nefes almamaya çalıştığımız o küçük oyunun aslında mantıklı bir içgüdüye dayandığını biliyor muydunuz?
Çevre Mühendisi Müge Baltacı, tünellerde yaya ve bisikletli geçişinin yasaklanmasının arkasındaki asıl nedeni detaylarıyla anlattı. Baltacı, meselenin sadece trafik güvenliğinden ibaret olmadığını, doğrudan insan sağlığını hedef alan ciddi bir hava kirliliği boyutu taşıdığını vurguladı.
Peki tünellerdeki bu gizli tehlike tam olarak ne?
Sokakta veya açık havada yürürken yanımızdan geçen bir aracın egzozundan çıkan gazlar rüzgarın ve hava akımının etkisiyle hızlıca dağılır. Karbonmonoksit, azot dioksit ve ince partikül maddeler açık alanda geniş bir hacme yayıldığı için anlık olarak yüksek konsantrasyonlara ulaşmaz. Ancak tüneller kapalı ve sınırlandırılmış yapılar olduğundan durum tamamen değişir. Tünel içerisindeki havalandırma fanları ve özel tahliye sistemleri ne kadar gelişmiş olursa olsun, araçlardan çıkan kirleticiler dışarı atılana kadar tünelin içinde birikmeye devam eder.
Araçla tünelden geçerken bu yoğun kirli havaya yalnızca birkaç dakika maruz kalırız. Oysa tünel içinde yürüyen bir yaya ya da pedal çeviren bir bisikletli, bu kapalı alanda çok daha uzun süre geçirmek zorundadır. İşin daha tehlikeli boyutu ise fiziksel eforda saklıdır. Yürürken ve özellikle bisiklet sürerken kaslarımız daha fazla oksijene ihtiyaç duyar. Bu efor esnasında normal bir duruma kıyasla 5 ila 10 kat daha fazla hava soluruz. Kapalı ve egzoz gazıyla dolmuş bir tünelde bu kadar yüksek miktarda havayı ciğerlere çekmek, çok kısa sürede zehirlenmelere ve ağır solunum yolu sorunlarına yol açabilir. İşte tam da bu yüzden tünel girişlerindeki yaya ve bisiklet yasağı tabelaları sadece araç çarpmasını engellemek için değil, ciğerlerinizi korumak için oradadır.
Öte yandan araç sahipleri için de önemli bir detay bulunuyor. Tünel seyri sırasında camları açmak tüneldeki birikmiş kirli havayı doğrudan araç kabinine doldurur. Bunun yerine aracın havalandırma sistemini 'iç sirkülasyon' moduna getirmek, dışarıdaki egzoz birikiminden korunmanın ve sağlıklı bir yolculuk yapmanın en pratik yoludur.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın