Ambulans Haberleri

Ambulans ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Ambulans ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Kaşif Kozinoğlu Cinayetine Dair 15 Yıl Sonra Yeniden Soruşturma Açıldı: Cinayet mi Doğal Ölüm mü?
Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) dış operasyonlar biriminde görev yaptığı dönemde OdaTV soruşturması kapsamında tutuklanan Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitirmesi, yıllar sonra yeniden soruşturma konusu oldu.15 yıl sonra yaşanan gelişmeler bir dizi operasyonu da beraberinde getirdi. İşte 15 yıl önceki ölüme dair bilinenler ve şüpheler...
Sağlık Bakanlığı'na Uçak Kiralayan Red Star Havacılık'a Kayyum Atandı
Sağlık Bakanlığı'na 2017'den bu yana ambulans uçak hizmeti veren, en büyük hissedarı ise Katar merkezli Gulf Helicopters olan Red Star Havacılık Hizmetleri A.Ş.'ye mahkeme kararıyla denetim kayyumu atandığı öğrenildi. Şirket ortaklarının taraf olduğu mahkeme süreçleri nedeniyle alınan kararla birlikte mevcut yönetim görevine devam ederken, kayyumun şirketin kritik kararları ile önemli mali işlemlerini denetleyeceği belirtildi. Kaynak: AirportHaber
54 Yaşında Hayatını Kaybeden Yunan Şarkıcı Giorgos Mazonakis’in Ölümünde Şaşırtan Yapay Zeka Detayı!
Ünlü şarkıcının ölümünde sorular çoğalıyor! Yunan müziğinin tanınan isimlerinden Giorgos Mazonakis, plazmaferez işlemi için gittiği sağlık merkezinde kalbinin durmasının ardından 54 yaşında hayatını kaybetti. Ölümüne ilişkin soruşturma sürerken, doktorların dijital cihazlarında yapılan incelemelere dair dikkat çeken iddialar ortaya çıktı. Odatv’nin Yunan basınından aktardığına göre, doktorların “bir hastanın nasıl hayata döndürülebileceğine” yönelik yapay zeka aramaları yaptığı öne sürüldü. Silindiği iddia edilen fotoğraf ve randevu kayıtları da incelemeye alındı. İşte henüz kesin ölüm nedeni açıklanmayan Mazonakis’in dosyasına yansıyan ayrıntılar…Kaynak: Euronews, Odatv
Marmara Üniversitesi'nde Satırlı Saldırı
Marmara Üniversitesi’nde sağ ve sol görüşlü öğrenciler arasında bir süredir yaşanan kavga bugün sokağa taştı. Kadıköy'ün en kalabalık caddesinde yürüyen bir öğrenci satır, bıçak ve demir sopalarla saldırıya uğradı. Yaralanan sol görüşlü öğrenci Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Olay yerinde gelen yaralı öğrencinin arkadaşları ile polis ekipleri arasında arbede yaşandı.İddialara göre Marmara Üniversitesi'nde günlerdir öğrenciler arasında yaşanan gerginlik sağ görüşlü bir öğrencinin dün dövülmesiyle zirveye çıktı. Bugün sabah saat 10.00 sıralarında Rasim Paşa Mahallesi, Söğütlüçeşme Caddesi üzerinde yürüyen Yavuz Ulaş isimli İktisat Fakültesi öğrencisi, 5 kişinin saldırısına uğradı. Ulaş'ı arkadan takip ettikleri öğrenilen kimliği belirsiz kişiler yanlarında getirdikleri satır, bıçak ve demir çubuklarla yaraladıktan sonra kaçtı. Vatandaşların haber vermesiyle olay yerine çok sayıda polis geldi. Kaçan zanlıların yakalanması için çevrede geniş çaplı inceleme başlatıldı. Bir süre yerde ambulans bekleyen yaralı öğrenciyi diğer arkadaşları sakinleştirmeye çalıştı.Gelen ambulans ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Ulaş, acil serviste tedavi altına alındı. Yaralının hastaneye götürülmesinden sonra 10 kişilik grup ile polis ekipleri arasında kısa süreli arbede yaşandı. Yoldan geçen bir kişinin öğrencilere tepki göstermesiyle gerginlik büyüdü. Takviye ekiplerin gelmesinden sonra sol görüşlü öğrenciler olay yerinden ayrıldı. Olay sırasında kullanılan bir demir çubuk çevrede yapılan arama sonucunda bulundu.Kavgadan sonra üniversitenin Göztepe ve Haydarpaşa Kampüsü'nde geniş güvenlik önlemleri alındı. Kampüslere takviye polis ekipleri gönderildi. Öğrenciler dışında hiç kimsenin üniversiteye alınmadığı öğrenildi. Görgü tanıkları 4-5 kişilik bir grubun satır, bıçak ve demir çubuklarla Yavuz Ulaş'ın yaraladığını söyledi.Cumhuriyet
Arka Lastikler ‘Kaplama’ Çıktı
Kayseri’de son 10 yılın en büyük kazası yaşandı. Şarampole yuvarlanan otobüste biri çocuk, 21 insan can verdi; 29 yolcu yaralandı. Otobüsün ön lastiklerinin kış lastiği olmadığı iddia edildi. Otobüs firması sahibi ise ambulansların 3 buçuk saat gelmediğini ve yolcuların donarak öldüğünü savundu Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde dün son 10 yılın en büyük kazalarından biri yaşandı. İstanbul’dan Muş’a giden bir yolcu otobüsü, Pınarbaşı ilçesinin Olukkaya mevkiinde kar yağışı ve buzlanma nedeniyle sürücünün direksiyon kontrolünü kaybetmesi sonucu şarampole yuvarlanarak devrildi. Kazada yedisi kadın biri çocuk 21 insan can verirken 29 yolcu yaralandı. Trafik Müdürlüğü bilirkişileri kaza raporunu “buzlanma ve kötü hava koşullarına bağlı anlık kaza meydana gelmiştir” diye tutarken Vali Düzgün emniyet kemeri takılmamasının da kazada yolcuların savrulmasına ölümlerin artmasına neden olduğunu açıkladı. İstanbul’dan dün 13.00’te Muş’a gitmek üzere yola çıkan Ertuğrul Karasu yönetimindeki 34 DG 5950 plakalı yolcu otobüsü 02.30’da 1900 metre rakımlı Pınarbaşı Olukkaya mevkiine geldiğinde, kar yağışı, buzlanma ve sisin de etkisiyle direksiyon kontrolünü yitirdi. Şarampole yuvarlanan otobüs, karşı şeride geçip yol kenarında eğimli arazide devrildi. Ezilerek can verdiler Kazada bazıları otobüsün altında ezilenler olmak üzere 13’ü erkek, 7’si kadın, 1’i çocuk 21 insan yaşamını yitirdi, aralarında otobüs şoförünün de bulunduğu 29 kişi de yaralandı. Haber alınır alınmaz kaza yerine çok sayıda ambulans ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar, Kayseri ve Pınarbaşı’ndaki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Otobüsün Kırşehir’de mola verdikten sonra şoförün değiştiği, Karasu’nun direksiyona geçmesinden 3 saat sonra da kazanın meydana geldiği öğrenildi. Kayseri Acıbadem Hastanesi’nde tedaviye alınan Karasu, “Kar yağışı ve tipi olduğu için süratim fazla yoktu. Ancak, sanıyorum yolda buzlanma oldu. Bir anda direksiyon kontrolü kayboldu. Otobüsün devrilmesini önleyemedim. Anlık bir kazaydı” dedi. Rapora göre ‘anlık kaza’ Bölge Trafik Müdürlüğü bilirkişileri de kaza raporu tuttu. Trafik ekipleri kazaya karışan otobüsün tüm lastiklerinde diş derinliğini ölçtü. Kaza bölgesine dağılan otobüse ait takograf raporları da incelenmek üzere toplandı. Raporda “buzlanma ve kötü hava koşullarına bağlı anlık kaza meydana gelmiştir” ifadeleri yer aldı. GATA’dan dönüyordu Kazanın ardından olay yerinde 20 kişinin öldüğü belirlendi, 29 kişi de yaralandı. Hastaneye kaldırılan 9 yaşındaki Devrim Koca’nın yaralı olarak kaldırıldığı hastanede doktorların müdahalesine rağmen hayatını kaybettiği açıklandı. Kazada hayatını kaybeden Ömer Abanoz’un (21) ise asker olduğu ve GATA’daki tedavisinin ardından otobüsle İstanbul’dan Muş’a gittiği öğrenildi. Kazada hayatı kaybedenlerden Naim Demir’in de askere gitmeye hazırlandığı ve Kayseri’deki ablasını ziyarete gittiği belirtildi. Kazada yaşamını yitiren 21 kişiden bir kadın dışındakilerin kimlikleri belirlendi. Hayatını kaybedenlerin isimleri şöyle: Uğur Gökhan Akdeniz, Naim Demir (22), İzzet Karahan, Mikayil Yeler, Hüseyin Çıplak, Tekin Karasu, Merve Karahan (20), Nevzat Cemiloğlu (39), Ömer Abanoz (21), Devrim Koca (9), Suat Bakın, Adem Seçilir, Ömer Mendeş, Derya Bakın, Birgül İnal, Hediye Mutlu, Hüsna Şimşek, Mevlide Aydoğan, Yusuf Aydın, Aysu Bayraktar. Kazada yaralananların isimleri de şöyle: Zeki Üzüm (69), Yunus Önegel (18), Muhammed Fatih Tunç (24), Bahattin Kıyak (45), Tahsin Akkaya (51), Ferhat Özer (18), Yasin Becerikli (72), Çetin Koca (28), Atilla Koca (4), Zeynep Karahan (5), Yakup Karahan (9), Sevgül Karahan (45), Gülhayat Karahan (42), Kadir Karahan (5), Fuat Bakın (10), Salih Saygılı (55), Uygar Aydın (6), Sibel Aydın (14), Serkan Karasu (27), Nejdet Bakın (24), Asım Aydil (31), Selcan Aydın (26), Faruk Aydın (41), İrfan Karabeyeser (36), Deniz Ergül (25), Hamit Barık (35), Ertuğrul Karasu (42), Esmer Koca (18), Sercan Bayraktaroğlu (25).” Takla atmadı yan yattı Saat 02.30’da meydana gelen kaza sonrası olay yerine iki vinç gönderildi. Jandarma ve Bölge Trafik yetkilileri, otobüsün şarampole takla atarak değil, yan yatarak ve sürüklendiğini söyledi. Kazanın olduğu bölgeye Kayseri’nin Pınarbaşı ve Sivas’ın Gürün ilçelerinden iki ayrı vinç sevkedildiği belirtildi. Yetkililer kaza yapan firmadan bir kişinin vinçlerin olay yerine geç geldiği yakınmasının doğru olmadığını, her iki vincin de kazaya zamanında müdahale ederek, otobüsü kaldırdığını savundu. Bebeğini kaybetti Kazanın nasıl meydana geldiğini anlatan yaralılardan Selcan Aydın (29) ailesiyle İstanbul’dan Muş’a gittiklerini, kaza sırasında uyuduğunu belirterek “Tek hatırladığım araba alt üst olmuştu. 5 kişiydik, eşim, ben, iki çocuğum ve eşimin kız kardeşi. Uyuyorduk, kucağımda bebeğim vardı. Ama şimdi bilmiyorum nerede. Uyandığımda arabanın altındaydım, kar vardı, karı kazarak çıktım. Bacağım kırılmış, o an hissetmemiştim. Otobüs hızlı mıydı hatırlamıyorum” dedi. Yaralı kadının eşi Asım Aydın (30) ise kaza sırasında uyuduğunu belirterek “Otobüsün süratliydi. Kazadan sonra otobüsün içinde çocuklarımı aradım. İkisini de bir türlü bulamadım. Çevremde ölüler vardı” dedi. Cezası 80 lira Yasaya göre şehirlerarası otobüslerde sürücü ile en ön ve kapı önü koltuklarında oturan yolcuların emniyet kemeri takması zorunlu. Sürücü ve muavinin emniyet kemeri uyarısı yapması gerekiyor. Kemeri takmamanın cezası 80 lira. FİRMA SAHİBİ VE VALİ DÜZGÜN’DEN KARŞILIKLI SUÇLAMA **İddia 1: Kış lastiği yoktu İddia 2: Donarak öldüler Kaza yapan otobüsün bağlı olduğu Yeşil Muşovası firmasının sahibi Feyzullah Özkan hurriyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada, kazada can kaybının artmasının nedeninin olay yerine geç müdahale edilmesi olduğunu iddia etti. Özkan, “Kaza 02.30 sıralarında meydana geldi. Olay yerine ekipler 3.5 saat gecikmeyle 06.00 sıralarında gelmiş. Yolcularla konuştum çoğu soğuktan can vermiş. Bir insan candır devlet bu insanlara geç müdahale etmiştir” diye konuştu. Özkan, aracın sadece arka lastiklerinin kış lastiği olduğunu söyleyen Vali Orhan Düzgün’e de “Kaza yapan araca da kış lastiklerini iki ay önce taktık. Yalan söylüyorlar” cevabı verdi. Olay yerine giderek incelemelerde bulunan Kayseri Valisi Orhan Düzgün, “İlk inceleme yapan arkadaşlarımız otobüsün arka lastiklerinin kış lastiği olduğunu ancak ön lastiklerin kış lastiği olmadığı tespitinde bulundu” diye konuştu. Kazadan 45 dakika önce karayolları ekibinin olay yerinde tuzlama çalışması yaptığını belirten Düzgün, şöyle devam etti: ‘ Kemer takılı değildi’ “Tuzun etkisiyle yolda eriyen karla oluşan bir kayganlaşma var. Belki aşırı sürat sayılmaz ama otobüsün 90-100 civarında gittiği, yolun da kayganlaşması sebebiyle sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybettiği anlaşıyor. Otobüsün kakla atması sırasında yolcuların büyük çoğunluğunun emniyet kemeri takılı olmadığı için araçtan fırlıyorlar. Yuvarlanan otobüs yolcuların üstüne düşüyor.” Vali düzgün ambulansın geç geldiği iddiasına şu yanıtı verdi: “Kaza saat 02.00 sıralarında oluyor. Kazanın oluşunun hemen ardından saat 02.01’de 112 çağrı merkezine ilk çağrı ulaşıyor. İlk ambulans 02.03’te yönlendiriliyor. 02.44’te ilk ambulansımız, 02.47’de itfaiye olay yerine ulaşıyor. Olayın büyüklüğü ortaya çıkınca da Kayseri merkez, ilçelerden 22 ve Sivas’ın Gürün ilçesinden ise 3 olmak üzere toplam 25 ambulans takip eden dakikalarda olay yerine ulaşıyor. Olayla ilgili adli soruşturma da başlatıldı.” Gül’den acil talimat Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Kayseri Valisi Orhan Düzgün’ü arayarak hayatını kaybedenlerin şehir dışından gelecek aileleri ve yaralılar ile yakından ilgilenilmesi talimatını verdi. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da Kırşehir programını yarıda keserek Kayseri’ye gitti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaptığı yazılı açıklamada “Kaza titizlikle incelenmeli” dedi. Arka lastikler ‘kaplama’ çıktı Kaza yapan otobüste yapılan detaylı incelemede, öndeki lastiklerin dört mevsim arkadaki lastiklerin ise “kaplama kar lastiği” olduğu ortaya çıktı. Kayseri Valiliği’nce başlatılan incelemeye göre otobüsün kazanın olduğu sırada saatte 90 kilometre hızla seyir halinde olduğu takograf kayıtlarından tespit edildi. Yolda ren izi bulunmadı. Emniyet kemeri takmayan yolcuların çarpmanın şiddetiyle kırılan camlardan fırladıkları ve yan yatmış otobüsün altında kalarak ezildikleri belirtildi. Teknik incelemede, 2013 model olan otobüste 2011 model kaplama kar lastiği bulunduğu anlaşıldı. Bu nedenle, kazadan 30-40 dakika önce karayollarının tuzlamasının yanı sıra sis ve tipi nedeniyle yolun ıslak hale geldiği ve kaplama kar lastiklerinin yetersiz kaldığı saptandı. OKTAY ENSARİ DEMET ÖZTÜRK *MÜKREMİN ÖKSÜZGİL Kayseri DHA | Milliyet
5 Aylık Bebeği Böyle Hayata Döndürdü
Miami’de bir otoyolda aracında taşıdığı 5 aylık yeğeni Sebastian’ın rahatsızlandığını gören Pamela Rauseo hemen aracını durdurdu. Bebeğin nefes alamadığını ve morardığını görünce panikle yardım isteyen Rauseo çaresizlik içinde bebeğe suni solunum yapmaya başladı. Fotoğrafları çeken muhabiri yardım için bir polis aracını durdurdu ve ilk yardıma polis devam etti. Nefes almaya başlayan bebek daha sonra olay yerine gelen ambulans ile hastaneye götürüldü. Bebeğin durumunun iyi olduğu bildirildi. Sebastian’ın solunum rahatsızılığı olduğu öğrenildi. Dipnot
Ahmet Şahbaz'ın Raporu Usulsüz Çıktı
Ethem Sarısülük’ü öldüren polis Ahmet Şahbaz’ın “eylemciler bana saldırdığı için silahımı ateşledim” savunmasına dayanak gösterdiği raporları usulsüz aldığı ortaya çıktı.Elif Örnek - soLAnkara Kızılay’da, 1 Haziran 2013 tarihindeki Gezi direnişi protestoları sırasında Ethem Sarısülük’ü vurarak öldüren polis Ahmet Şahbaz’ın, hastaneden usulsüz rapor aldığı ortaya çıktı. Sağlık sisteminde Şahbaz’a ait kayıtlarda, rapor aldığı hastaneye gittiğine ilişkin hiçbir bilgi bulunmuyor. Sanık polisin, mahkemede meşru müdafaa savunması yapabilmek için olay tarihinde değil ilerleyen günlerde geçmişe dönük rapor aldığı ve bu işlemin usulsüz olması nedeniyle elektronik ortamdaki kayıtlara geçirilemediği belirtiliyor. Şahbaz’ın raporlu göründüğü tarihte, olay yeri tutanağında imzası olduğu da ortaya çıkmıştı. Yasal mevzuat gereği tüm hastaların bilgilerinin elektronik ortama kaydedilmesi gerekiyor.Ankara 6’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşmasında yazılı savunma veren Ahmet Şahbaz, olay günü göstericilerin kendisini linç etmek istediklerini ileri sürerek “Amacım uyarı atışı yapmaktı. Uzaklaşmaya çalışıyordum. Ateş ederken atılan taşlar bana isabet ediyordu. Üç el ateş ettim. Ateş ettiğim sırada birinin yaralandığını fark etmedim. Çağrılan ambulans ile hastaneye gittim. Saat 22.00'ye kadar hastenede tedavi gördüm. 16 gün rapor aldım” dedi. Şahbaz, göstericilerin saldırısıyla yaralandığı ve bu nedenle kendisini korumak için ateş ettiği iddiasını, hastaden peşpeşe aldığı üç rapora dayandırdı.Medicana International Ankara Hastanesi’nden alınan üç rapor mahkemeye sunuldu ve dava dosyasına girdi. Buna göre Şahbaz’a Ethem’i vurduğu 1 Haziran tarihinde iki günlük, 3 Haziran’da yedi günlük ve 10 Haziran’da yine yedi günlük olmak üzere toplam 16 günlük istirahat raporu verildi. Ancak Şahbaz’ın bu hastaneye gidişi hiçbir şekilde kayıtlara geçmedi. Darp edilme tanısıyla ortopedi ve travmatoloji servisinden alınan raporlarda, Şahbaz’ın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif ve hayati tehlike yaratmayacak şekilde yaralandığı tespitleri yer aldı. Basit bir şekilde yaralandığı belirtilen Şahbaz’a 16 gün gibi uzun süreli bir rapor verilmesi ise akıllarda soru işaretleri yarattı. Üstelik zaman geçtikçe iyileşmesi, bu nedenle ilerleyen tarihlerde daha kısa süreli raporlar alması gereken Şahbaz’a doktora ilk gidişinde yalnızca iki günlük istirahat verilmiş, ilerleyen tarihler için ise yedişer günlük olmak üzere iki ayrı rapor düzenlenmişti.Elektronik ortamdaki sağlık kayıtlarına göre ise Ahmet Şahbaz olaydan sonra ilk kez 10 Haziran günü bir hastaneye gitti. Bu tarihte Turgut Özal Hastanesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi’ne başvuran Şahbaz, ortopedi ve travmatoloji servisinde göründü. Ancak Şahbaz aynı gün Medicana International Ankara Hastanesi’ne giderek yedi günlük rapor aldığını iddia ediyor. Kayıtlarda Şahbaz’ın daha sonra 12 Temmuz 2013 tarihinde bir hastaneye gittiği, bu aralıkta hiçbir sağlık işlemi yaptırmadığı görülüyor. Şahbaz, 1 Haziran, 3 Haziran ve 10 Haziran’da Medicana International Ankara Hastanesi’ne gittiğini iddia etmesine karşın, bu tedavileri hiçbir şekilde kayıtlarda yer almadı.MEDİCANA: HER HASTANIN KAYDI SİSTEME GİRİLİRsoL’un konuyla ilgili olarak ulaştığı Medicana International Ankara Hastanesi tüm hastaların kayıt altına alındığını ve bilgilerinin elektronik sisteme işlendiğinini belirtti. Hastaneden bir başka yetkili ise “Ahmet Şahbaz’ın kayıtlarının neden gözükmediği” sorusuna “Adli vakaları elektronik ortama aktarmıyoruz, SGK’ya elden fatura gönderiyoruz” yanıtı verdi.Medicana International Hastanesi’nin İstanbul şubesi ise “Adli vakalar için yalnızca yazılı belge mi oluşturuluyor” sorusu üzerine tüm hastaların girişlerinin mutlaka elektronik ortama aktarıldığı bilgisini verdi. Bu tür durumlarda kaydın “adli vaka” olarak açıldığını belirten yetkili “Doktor muayene ettikten sonra ilaç da verebilir. Hastanın ilacı eczaneden alabilmesi için örneğin MEDULA sisteminde kaydının çıkması lazım. Bu nedenle her hastanın kaydı mutlaka elektronik ortamda yapılır” dedi.TTB: YASAL MEVZUAT GEREĞİ KAYDEDİLMEK ZORUNDATürk Tabipler Birliği (TTB), “adli vakaları elektronik sisteme işlemiyoruz” şeklinde bir uygulama olmadığını, yasal mevzuat gereği tüm hastaların bilgilerinin elektronik ortamda kaydedildiğini hatırlattı. soL’un görüştüğü TTB yetkilisi “Çıkarılan yasa, elektronik ortama bilgi aktarılmasını zorunlu hale getirdi. Özel, devlet ya da üniversite hastanelerine giden hastaların bilgileri kaydedilerek hem SGK’yla hem de Sağlık Bakanlığı ile paylaşılıyor. Bu işlemi yapmayan hastane, getirilen yasal zorunluluk nedeniyle suç işlemiş sayılıyor” dedi.RAPORLU OLDUĞU GÜN TUTANAK İMZALADIOlaylar sırasında kendine atılan taşlar nedeniyle yaralandığını ileri sürerek 1 Haziran’da iki günlük rapor alan Şahbaz’ın, 2 Haziran tarihli olay yeri tutanağında imzası olduğu daha önce ortaya çıkmıştı. Raporlu olduğunu iddia ettiği gün çalıştığının anlaşılması, Şahbaz’ın aldığı raporların şaibeli olduğuna işaret eden ilk somut gelişme oldu. Sanık polis, savcılıkta verdiği ifadede “Olaydan iki gün sonra internet ve televizyonlarda görüntüleri yayımlanınca ateş ederken birinin yaralandığını öğrendim. O ana kadar haberdar değildim” demesine karşın, imzasının bulunduğu 2 Haziran tarihli tutanakta “Polis memuru Ahmet Şahbaz’ın uyarı ateşi yaptığı esnada eylemci grup tarafından yakın mesafeden atılan çok sayıda taş kendisine isabet etmiştir. Bu esnada saldırgan grubun arasında bulunan Ethem Sarısülük’ün yere düştüğü ve devamında ambulansla hastaneye götürüldüğü gözlemlenmiştir” ifadeleri yer aldı. Şahbaz davanın üçüncü duruşmasında da “Ateş açtığım sırada birinin yaralandığını fark etmedim” şeklinde savunma yaptı. Şahbaz, Sarısülük ailesinin avukatlarından Murat Yılmaz’ın duruşmada gündeme getirdiği tutanakla ilgili sorulara çoğunlukla, “olayın üzerinden çok zaman geçmesi nedeniyle hatırlamadığı” karşılığını verirken, birkaç soru üzerine susma hakkını kullanacağını bildirdi.ŞANLIURFA’YA HEMEN GÖNDERİLDİSağlık kayıtları Şahbaz’ın cinayetin hemen ardından Şanlıurfa’ya gönderildiğini de gösterdi. Mahkeme, “meşru müdafaada sınırın aşılması suretiyle adam öldürme” suçundan yargılanan Şahbaz’ın ilk duruşmada hazır edilmesi için Emniyet’e talimat yazısı göndermiş, 10 Eylül 2013 tarihinde gelen cevapta sanık polisin geçici görevlendirmeyle Şanlıurfa Koruma Şube Müdürlüğü’ne atandığı açıklanmıştı. Şahbaz’ın 1 Haziran’da silahla başından vurduğu Ethem, 14 Haziran’da hayatını kaybetmişti. Kayıtlara göre Şahbaz 12 Temmuz 2013 tarihinde Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin acil servisinde tedavi oldu. Şahbaz, son olarak 1 Kasım 2013 tarihinde yine Şanlıurfa’da bulunan Özel OSM Ortadoğu Tıp Merkezi’nin acil servisine başvurdu.
Erdoğan'ın Ses Kaydı Katy Perry'i Geçti
YouTube’da Türkiye en çok Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan’a ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarını dinledi. Farklı hesaplardan yüklenen videonun izlenme sayısı 2 günde 4 milyonu buldu. Video, yüklenmesinin hemen ardından YouTube'da son 24 saatte izlenenler listesinde ilk sıraya oturarak, dünya ve Türkiye listesinin günlerdir başında olan Katy Perry'nin Dark Horse adlı klibinden daha fazla tıklandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtlarının yer aldığı video Türkiye'nin siyasi gündeminin ilk sırasına oturdu. Bu ses kayıtlarını içeren video ilk 24 saatteki izlenme sayısıyla YouTube Türkiye'nin de ilk sırasına oturdu. Hatta o ses kayıtları videosu dün, ünlü şarkıcı Katy Perry'nin dünyada ve Türkiye'de izlenme rekorları kıran Dark Horse adlı klibinden daha fazla izlendi. Fakat, Katy Perry videosu toplam izlenme sayısında birinciliğini koruyor. Bianet'in haberine göre, 'Başçalan' adlı bir hesaptan YouTube'a yüklenen ses kaydı, 25 Şubat saat 13.10 itibariyle 1 milyon 540 bin 277 defa görüntülendi. Video son 24 saatte en çok izlenen 10 videoda ilk sırada yer alıyor. Video başka hesaplar tarafından da YouTube'a yüklendi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtlarını içeren videonun ilk sırada yer aldığı son 24 saat listesinin ilk 10 sıralaması şöyle: 2- sırada: Katy Perry- Dark Horse 3- sırada: Oy Ver Lütfen 4- sırada da bir başka kullanıcı hesabından yüklenen Başbakan Erdoğan ve Bilal Erdoğan konuşması videosunun aynısı yer alıyor. 5- sırada: Karadayı 60.Bölüm part 16- sırada: Varank 8-MİT Fişlemelerinin İtirafı 7- sırada: Alo Başbakanlık mı? Yasın El Kadı kaza yaptı ambulans gönderin! 8- sırada: Karadayı 60.Bölüm part 2 9- sırada: Arkadaşım Hoş geldin 8.Bölüm 10- sırada: The Walking DeadCNN Türk