1200 Ağaç Gücünde: Kirli Havayı Emen Billboard
Hava kirliliğinin ölümcül boyutlara ulaştığı, insanların maskesiz dolaşamadığı Çin’deki temiz hava satışına Peru kirli havayı temizleyen billboard ile cevap verdi. Hızlı bir şekilde büyüyen ülkede inşaatlarla birlikte yükselen hava kirliliğine, Lima şehrinin İTÜ’sü UTEC’in IQ’su yüksek mühendislerinden yaratıcı bir çözüm geldi. Geçtiğimiz sene havadaki nemi kullanarak temiz içme suyu üreten bir billboard yaratan mühendislik öğrencileri, iyi amaca hizmet eden reklam gibi projelerinde reklam ajansı FCB Mayo’nun desteğini alıyor. Beş bloğu kapsayan ve termodinamik işlemlerle yaklaşık 100.000 metrekareye denk gelen alandaki kirli havayı emen billboard 1200 ağaç gücünde. Dersi derste öğrendikleri aşikar gençleri tebrik ediyor ve gelmiş geçmiş en işlevsel billboard’u dünyanın geri kalanındaki hava kirliliğinden muzdarip şehirlerinde de görmek istiyoruz.Play Tuşu
Talasemi Nedir?
8 Mayıs Talasemi Günü. Bu tarihte, bilhassa yeni evlenen çiftlerin bebek sahibi olurken karşılaşabilecekleri tehlike Talasemi’ye dikkat çekiliyor. Talasemi (Akdeniz anemisi) kalıtsal bir kan hastalığı ve ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz ülkelerinde önemli bir halk sağlığı sorunu. Vücudun yeterli miktarda ve yüksek kalitede kan üretimini engelleyen, kalıtımla geçen, önlenebilir bir kan hastalığı. Farklı formlarda görülen hastalığın tedavi maliyeti yüksek ve yıpratıcı; korunma ise ucuz ve kolay. Talasemi Araştırma ve Uygulama Derneği (TAUD) Başkanı Prof. Dr. Zeynep Karakaş, “8 Mayıs’ta farkındalığı artırmak için birtakım etkinlikler yapılıyor. Biz de 10 Mayıs’da TAUD olarak hastalara yönelik eğitim toplantısı gerçekleştiriyoruz. Toplumumuzda 100 kişinin 2′si bu hastalığın genini taşıyor. Taşıyıcıların bilinmesi, klinik delilleri olmasa dahi genetik danışma açısından önemli. Çünkü iki taşıyıcı evlendiği zaman çocuk hem anneden hem babadan bu geni alabilir. Dolayısı ile hasta olabilir yani iki geni de Talasemi geni ise o zaman normal hemoglobin yapılamaz ve dışarıdan kan alması gereken ağır bir hastalık tablosu oluşabilir. Talasemi hastaları 3 haftada bir dışarıdan kan alarak normal yaşamlarını sürdürebilirler. Kan almazlarsa yaşayamazlar. Kan bağışını ihmal etmeyelim” dedi. Çiftlere “Evlilik Öncesi Tarama” yapmak bu anlamda son derece önemli. Örneğin, talasemi taşıyıcısı bir kişi ile sağlam bir kişi evlenecek olursa doğacak çocukların sağlam olma ihtimali % 50, talasemi taşıyıcısı olma ihtimali yüzde 50′dir. Fakat iki talasemi taşıyıcısı evlenecek olursa bu durumda doğacak çocukların taşıyıcı olma ihtimali yüzde 50, hasta olma ihtimali yüzde 25′dir ve sağlam olma ihtimali % 25′dir. haber kaynağı: 724saglik.org/sağlık haberleri
Zayıflamak İçin Yemeniz Gerekenler
Beslenme Uzmanı Taylan Kümeli, yaz öncesi incelmek ve zayıflamak için mutlaka tüketilmesi gereken yiyecekleri sıralıyor. Sultani Bezelye Sultani bezelye düz, yenilebilir bölümleri olan ve tadı ve gevrek dokusu nedeniyle ara öğün olarak tercih edilebilecek güzel bir seçenektir. Ve kalorisinin neredeyse %25′i şeker dengeleyici proteinden oluştuğu için çiğ veya pişmiş 2 su bardağı sultani bezelye tüketmek 2 saat boyunca sizi tok tutabilir. Aynı zamanda tavada soteleyip de tüketebilirsiniz. Yağlı Marul Adından da anlaşılacağı gibi biraz tatlı ve yağlımsı bir tadı vardır. Eğer kilo verdirici bir ara öğün arıyorsanız yağlı maruldan iyisini bulamazsınız. Amerikan Diyet Derneği araştırmacılarına göre, 1 dilim ekmek yemekle alacağınız kalori ile yağlı maruldan 1 büyük demet kadar yiyebilirsiniz. Zencefil Sadece bir çay kaşığı taze zencefil ile normalde hissettiğinizden 2 kat fazla tokluk hissi yaşayabilirsiniz. Zencefilin içinde 2 güçlü iştah bastırıcı olan gingerol ve zingibain maddeleri bulunur. Ayrıca zencefil güçlü bir anti enflamatuardır ve her gün yemek ağrıyı azaltır. Su Teresi Bu narin, biberimsi bir tadı olan yeşil yapraklı sebzede düşük karbonhidrat bulunur. Az yağlıdır ve bir su bardağı başına 2 kaloriden az bir miktar içerir. Ayrıca magnezyum, fosfor ve B kompleks vitaminleri gibi doku inflamasyonunu azaltan ve vücutta sıvı birikimini önleyen vitaminleri içerir. Çiğ su teresi salata ve sandviçlere eklendiğinde lezzetine lezzet katabilir. Veya diğer yeşil yapraklılar gibi buharda pişirilebilir. Erik Tatlı, sulu erik bağırsaklarda hızlı bir şekilde şişen ve iştah azaltan çözünebilir lif ile yüklüdür. Günde 2 veya 3 adet yiyerek, gıda alımınızı zahmetsizce %20 oranında azaltabilir. Eriklerde neoklorojenik ve klorojenik asitler bulunur. Bunlar da göz dokularını besleyen ve makula dejenerasyonunu önlemeye yardım eden antioksidanlardır.
Gözlük Takan Kadınlar İçin Makyaj Önerileri
Gözlük kullanan kadınlar, genelde göz makyajlarının belli olmayacağı düşüncesiyle makyaj yapmaktan kaçınırlar. Doğrusunu isterseniz gözlük takan kadınlar da etkileyici göz makyajları yapabilirler. İşte gözlük kullanan kadınlar için makyaj tüyoları. Kaşlarınızın şekilli ve belirgin olmasına dikkat etmelisiniz. Eğer kaşlarınız seyrek ve inceyse, kaşlarınızın daha kalın ve gür gözükmesi için kaş kalemi ve kaş jellerinden faydalanabilirsiniz. Taktığınız gözlük çerçevesinin kaş şeklinize uygun olup olmadığına da dikkat etmelisiniz. Eğer koyu renkli ve kalın bir çerçeve kullanıyorsanız; pastel tonlarda ya da nötr renklerde göz farı kullanmanız daha uygundur. İnce ve açık renkte bir gözlük çerçeveniz varsa; daha koyu ve belirgin renklerde göz farlarını tercih edebilirsiniz. Eğer göz altlarınızda morluk ya da siyahlıklar varsa, kesin olarak kapatıcı kullanmalısınız. Çünkü gözlük takmak, bu morlukların ön plana çıkmasına sebep olur. Gözlüklerinizin camları gözlerinizi olduğundan daha ufak gösteriyorsa, gözlerinize parlak gölgeler uygulayabilirsiniz. Eğer camlar gözlerinizi daha büyük gösteriyorsa gözlerinize koyu tonlarda gölgeleme uygulamalısınız. Gözlerinize simli far kullanmaktan kaçının. Bunun yerine krem göz farlarını tercih edin. Gözlerinize mutlaka eyeliner çekin. Yine kirpikleriniz için hacim verici maskaralarla kirpiklerinizi belirginleştirmeyi de unutmayın.haber kaynağı: simdimoda.net/estetik-güzellik
Dudaklarda Doğal Görünüm Trendi
Seksilik söz konusu olduğunda ilk akla gelen kırmızı ruj olduğu tartışılmaz. Ancak, ten renginde rujla da oldukça çekici ve güzel görünebilirsiniz. Kendinize uyacak en doğru tonu bulun. Ten rengi ruj kullanırken dikkat edeceğiniz ilk nokta, seçeceğiniz rujun kendi dudak renginize en yakın tonda olmasıdır. Eğer, kendi dudak renginizden daha açık bir ton seçerseniz, hem çok solgun görünür hem de donuk bir ifade elde etmiş olursunuz. Bu nedenden deneyerek, dudak renginize en yakın tonu bulun. Dumanlı göz makyajıyla tamamlayın. Dumanlı göz makyajıyla tamamlanmış ten rengi rujunuzun etkisi tarif edilemez. Takma kirpikler, Eyeliner, koyu renk göz farı ile tamamlanmış dramatik bir göz makyajını ön plana çıkarmak ve gözlerinize odaklanılmasını sağlamak için Nude rengi rujlardan yararlanabilirsiniz. Parlatıcı kullanın. Ten rengi dudaklarınızı mat görüntüden kurtarmak ve ön plana çıkartmak için, ten rengi rujunuzu sürdükten sonra üzerine parlatıcı uygulayabilirsiniz. Dudaklarınızı dolgunlaştırın. Ten rengi rujlar ince dudakları daha kalın gösteren ruj tonlarındandır. Ama siz daha çekici bir görünüm elde etme istiyorsanız, ten rengi rujunuzu sürmeden önce dudaklarınızı geçici yöntemlerle dolgunlaştırmaya çalışabilirsiniz. Dudaklarınızın daha dolgun görünmesi için kozmetik ürülerinden yararlanabilir ya da dudaklara tarçın yağı veya Vicks sürmek gibi metodlar uygulayabilirsiniz. Bu uygulamalarla dudaklarınız hacim kazandıktan sonra, ten rengi rujunuzu dudağınıza kolaylıkla uygulayabilirsiniz.haber kaynağı:trendnotlari.com/güzellik
Fazla Kilonun 11 Gizli Sebebi
Beslenmenize dikkat ettiğiniz ve egzersiz yaptığınız halde kilo almaya devam ediyorsanız başka sağlık problemleri yaşıyor olabilirsiniz. Yapılan düşük kalorili diyetler, uykusuzluk ve stres gibi sorunlar kilonuza etki ediyor olabilir. Radikal’de yer alan habere göre, Hisar Intercontinental Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Karacanoğlu ’ndan kilo artışının fazla bilinmeyen nedenlerini 11 başlık altında topladı. Kalitesiz uyku : Yeterli uyumuyor ve dinlenemiyorsanız kilo almanız kaçınılmaz. Çünkü geç saatlere kadar oturduğunuzda hormon düzeyinizde değişiklikler meydana gelerek iştahınız artar ve gece atıştırmaları kaçınılmaz hale gelebilir. Stres : Stres hormonu olan kortizol iştah artışına neden olur. Bu da beraberinde stresli zamanlarda yüksek kalorili gıdalara yönelmenize neden olabilir. Antidepresanlar : Bazı antidepresanların en talihsiz yan etkilerinden biri de kilo alımıdır. Eğer kullandığınız antidepresanın kilo almanıza neden olduğunu düşünüyorsanız tedavi planınızda değişiklik yapma konusunda mutlaka hekiminizle konuşun. Ayrıca, depresyonun kendisinin de kilo değişikliklerine neden olabileceğini unutmayın. Steroidler Steroid anti-inflamatuar bazı ilaçlar kilo alımı konusunda kötü bir üne sahiptir. Çünkü bu tür ilaçlar sıvı tutmasının yanı sıra iştahınızın açılmasına neden olabilir. Doğum kontrol hapları : Doğum kontrol hapları kilo alma nedeni olarak bilinse de sanılanın aksine bu etkisi kısa vadelidir. Eğer uzun vadede kilo problemi yaşamaya devam ediyorsanız mutlaka hekiminize danışın. Hipotiroidi : Tiroid hastalıkları metabolizmanızı yavaşlatarak kilo almanıza neden olabilir. Beslenmenize ve egzersizlerinize dikkat ettiğiniz halde geçmeyen bir yorgunluğunuz ve kilo alımınız söz konusuysa mutlaka tiroid kontrolünüz için hekiminize başvurun. Menopoz : Çoğu kadın menopoza girdikten sonra kilo aldığını iddia etse de kilo almasını tek nedeni menopoz değildir. Yaşlanma metabolizmayı da yavaşlatır; böylece daha az kalori harcanır. Ancak unutmayın her yaşın olması gereken kilosu ayrı hesaplanır. Yaş ilerledikçe gençlik döneminizdeki kilolarınızda olmaya çalışmak bağışıklığınızı düşürür. Cushing sendromu : Kilo alımının önemli nedenlerinden biri de Cushing sendromudur. Astım, artrit veya lupus gibi romotolojik hastalıklar için kortizol kullanımı Cushing sendromuna neden olabilir. Cushing sendromunda kilolar, yüz, boyun, üst sırt veya bel çevresinde daha belirgin olabilir. Polikistik over sendromu : Polikistik over sendromu, çocuk doğurma çağındaki kadınlarda sık görülen hormonal bir sorundur. Bu sendromu yaşayan kadınların çoğunda yumurtalıklarda çok sayıda küçük kistler büyür. Bu durum adet döngüsünü etkileyerek; hormon dengesizliklerine, aşırı tüylenme ve akneye neden olur. Bu durumda olan kadınlarda insülin direnci çok sık görülür. Ağır kalp hastalığı için daha büyük risk taşıyan karın çevresine yağlanma bu kişilerde daha fazladır.T24
Reklam
19 Mayıs'ta Mykonos
Yunan adalarının en ünlüsü olan Mykonos, her daim ilgi gören ve yoğun turist akınına uğrayan bölgelerden biri. Bu nedenle tüm Yunan adaları turlarında adı geçiyor. Büyük seyahat gemileriyle ulaşım sağlanabilen adaya Kuşadası’ndan düzenlenen turlarla da gidebilirsiniz. Renkli bir gece hayatına sahip olan Mykonos, dar sokakları, küp şeklinde evleri ve taş kaldırımlarıyla en çok seyahat edilen yerlerden biri. Plajlarıyla adından söz ettiren adanın güney kıyısı en iyi kumsallara ev sahipliği yapmaktadır. Mykonos kasabından 4 kilometre uzaklıkta bulunan Platis Gialos bu kumsallardan biri. Adanın başlıca plajlarından olan kumsalın çevresinde pek çok otel ve restoran bulmak mümkün. Pek çok dalış okulunun da yer aldığı plaj, dalış meraklıların uğrak noktası oluyor. Dilerseniz Platys Gialos’tan hareket eden taksi tekneler ile diğer koyları gezebilirsiniz. Mykonos’un en güzel plajları arasında Paradise, Agrari, Super Paradise, ve Elia gelir. Çeşitli kafeler, barlar ve diskoların yer aldığı Paradise, adanın en ünlü plajlarından biridir. Su sporlarına yönelik zengin alternatifler sunan plajda keyifli vakitler geçirebilirsiniz. Tekne turlarının son durağı olan Elia, diğer plajlara göre daha sakin olmasıyla bilinir. Eğer rüzgar sörfü tutkunuysanız Korphos plajı sizin için ideal bir seçim olabilir. Adanın en dikkat çeken özelliklerinden biri ise Çıplaklar Kampıdır.Turistlerin meraklı gözlerine tanıklık eden çıplaklar kampı gerçekten çılgın bir deneyim yaşatabilir. Kendine has bir güzelliği olan Mykonos, beyaz evleri, koyu mavi kapıları, mor-pembe begonvilleriyle müthiş bir görsel şölen sunuyor. Gezilecek en güzel yerlerden biri ise dar sokakları, şapelleri ve taş kaldırımlarıyla ünlü, başkent Hora. Mykonos pek çok tarihi güzelliğe ev sahipliği yapar. Kliseler, müzeler, yel değirmenleri ve eşsiz plajlar Mykonos’ta gezilecek yerler arasındadır. Yel değirmeni, Folklor müzesi, Delos Adası, Arkeoloji müzesi görülmeye değer yerlerdendir. Adanın simgesi olan Yel değirmenleri, hilal görünümündeki limanın ilerisinde bulunmaktadır. Günümüzde işlev görmeyen ard arda sıralanmış beş değirmen, koya ayrı bir hava verir. Değirmenin yer aldığı tepeye çıkarak eşsiz liman manzarasını seyredip Mykonos’un rengarenk begonvilli evlerine hayran kalabilirsiniz. Mykonos’ta her türlü damak zevkine hitap eden restoranlar bulabilirsiniz. Venedik koyu yakınlarında veya sokaklardaki evlerin arasında pek çok restorana rastlayabilirsiniz. Yunan mutfağından lezzetlerden tatmak istiyorsanız koyun en eski mekanlarını tercih etmenizi öneririz. Türk mutfağından izler taşıyan yemekleriyle öne çıkan Yunan mutfağı, musakka, imambayıldı, cacık ve geleneksel Türk tatlılarından baklava gibi lezzetlerle hem gözünüze hem damağınıza hitap eder. Yunan Tavernalarında, nefis Ege mezeleri eşliğinde balıkların tadına vararak felekten bir gece çalabilirsiniz.
Yüzdeki Kırışıklıkları Gidermek İçin 9 Öneri
Yaş ilerledikçe yüzdeki kırışıklıklar da belirmeye başlar. Ancak bunun için ahlanıp vahlanmak yerine kırışıklıkları önleyecek veya azalmasını sağlayacak yöntemleri denemeliyiz. Sizler için bir araya getirdiğimiz önerilerle kırışıklıklara elveda diyeceksiniz. Yüzdeki çizgileri gidermenin yolları; Kırışıklıkların azalması için yapmanız gereken ilk iş cildinizi düzenli olarak nemlendirmektir. Bu noktada Hyaluronik asit içeren ürünler kullanarak daha sağlıklı sonuçlar elde edebilirsiniz. Günlük cilt bakımınızı düzenli olarak uygulamaya özen gösterin. Aynı zamanda haftalık bakım maskelerinizi ihmal etmeyin. Unutmayın, cildinizin genç tutmanın en iyi yolu onu beslemek ve şımartmaktan geçer. Güneşten kaçınmaya özen gösterin. Güneş ışınları ciltteki kolajen ve elastik yapının bozulmasına yol açtığından yüzünüze zarar vermektedir. Bu nedenle düzenli olarak güneş koruyucu krem kullanın ve güneş gözlüğü ile korunun. Yüzümüz kaslardan meydana gelmektedir. Yüzümüzdeki kırışıklıkların artma sebeplerinden biri de bu kasları yeterince kullanmayışımızdır. Yüz yogası ile kaslarımızı çalıştırıp kırışıklıkları giderebilir, hatta onların oluşmasını engelleyebiliriz. Alnınızdaki kırışıklıklardan kurtulmanın da kolay bir yolu var. Avuç içlerinizi kaş bölgenize koyarak gerdirin ve aşağı doğru bakarak kaşlarınızı çatın.10 saniye kadar bu şekilde kalın ve bunu üç kez tekrarlayın. Bu işlem sayesinde alnınızdaki kırışıkları yok edebilir ve kırışıklıkların önüne geçebilirsiniz. Kırışıklıkları azaltmanın en zahmetsiz yolu ise gülmek. Gülerken yüz kaslarımız çalıştığı için kırışıklıkların giderilmesi de kolaylaşıyor. Bol bol gülmek cildinize ummadığınız kadar iyi gelecek. Gıdı ve yanaklarda oluşan kırışıklıkları azaltmak ve sarkmayı önlemek için ihtiyacınız olan tek şey; yemek kaşığı. Yemek kaşığını dudaklarınızın arasına alarak, üst dudağınız geride, alt dudağınız ise biraz ilerde olacak şekilde kaşığı kaldırın ve 3 saniye kadar bekleyin. Bu hareketi 5 kez tekrarlamanız gerekecek. Yanaklar için balon şişirme hareketini uygulayabilirsiniz. 10 saniye kadar yanaklarınız şiş vaziyette bekleyin ve bu hareketi 3 kere tekrar edin. Kaz ayakları ve göz çevresinde bulunan kırışıklıklar için parmaklarınızı kullanmanız yeterli olacaktır. Gözlerinizi işaret ve baş parmağınız yardımıyla aşağıdan ve yukarıdan gerdirin. Ardından gözlerinizi kısarak 10 saniye bekleyin. Bu hareketi üç kez yapın. Konuşma esnasında farkında olmadan kaşlarımızı çatabiliriz. Kırışıklıklara merhaba dememek için bu hareketi yapmamaya özen gösterin. Bu birbirinden basit ve etkili önerileri uygulayarak cildinizi daha genç, sağlıklı ve bakımlı bir görünüme ulaştırabilirsiniz.
Reklam
Sıkı ve Dik Kalçalar İçin Tavsiyeler
FAZLA OTURMAYIN Hareketsiz yaşam tüm vücudumuzu olduğu kadar kalçalarımızı da etkiliyor; büyüyorlar, şekilleri değişiyor… Sonuçta insan vücudu saatler boyunca bilgisayar karşısında oturmak için dizayn edilmedi. Üstelik bu konudaki iddialar bilimsel olarak da kanıtlandı. Yatalak ve tekerlekli sandalyeye mahkum hastaların vücut deformasyonlarını bilgisayarlı tarama cihazlarıyla inceleyen İsrailli doktorlar, bu tür hastaların kalça kaslarının hareket yetersizliğinden dolayı iki haftada gevşediğini tespit etti. Sadece bir ay sonra kalçalardaki yağ hücresi sayısının yüzde 50 arttığı gözlemlendi! Gerçek bu kadar acı. Ne kadar çok oturur, hareketsiz bir yaşam sürersek onları o kadar büyütüyoruz. Bu nedenle uzun çalışma saatlerinde küçük molalar verip tüm vücudunuzu harekete geçirin. Telefon açmak yerine arkadaşınızın masasına yürüyün, yemeğe yürüyerek gidin… SIK VE BIRAK Kalça kaslarınızı uyarmak için gün içerisinde aklınıza geldiğinde sıkıp gevşetin. En tembel kişiler bile bunu yapabilir. MERDİVEN ÇIKIN Merdiven çıkıp inmek kalça kaslarını çalıştıran ve fazla efor gerektirmeyen bir yöntem. Asansör yerine merdivenlere yönelin. YOKUŞ TIRMANIN Doğada yapacağınız yürüyüşlerde bir yokuşa tırmanıp inmek yine kalçaları çalıştırmanıza yarar. Gezintileriniz sırasında arada geri geri yürümeyi de deneyin. Bu da yine kalçalarınızı sıkılaştırmanıza yardımcı olur. ACELE ETMEYİN Egzersizleri hızla yaparsanız bir an önce bitirip kurtulacağınızı düşünebilirsiniz. Ama güç egzersizlerini aceleye getirirseniz yaptığınız egzersizden maksimum sonuç alamazsınız. Doğru pozisyonda ve zamanlamada kaslarınız en derinlere kadar devreye girer ve çalışır. ESNETİN Fitness rutininizin sonunda esneme egzersizlerini yaparken hareketi 30 saniye boyunca uygulayarak kaslarınızın maksimum fayda görmesine izin verin. Esneme egzersizleri sırasında yaylanmayın; kasınızı hafif, sizi rahatsız etmeyecek bir gerginliğe ulaşıncaya kadar gerin ve durun. Bu, kaslarınızdaki tansiyonu azaltır, eklemlerin hareket gücü ile kanın akışını artırır ve egzersizin sonunda harika hissetmenizi sağlar. KARDİYOYU UNUTMAYIN Yağ yakımına yardımcı olan kardiyo egzersizleri tüm vücudunuz kadar kalçalarınıza da iyi gelecek. Fitness rutininizi ara günlerde kardiyo egzersizleriyle tamamlayın.Kalça Hareketleri
En Trend 5 Gelin Saçı Modeli
Meraklı gelin adayları, gelin saçları gelinin evlilik hazırlıklarıda beyaz eşyadan, ev kiralamaktan, evi dizmekten öteye geçebilen erkeklerin hiç anlama veremediği bir kavramdır. Bir bayan gelin saçını yaptırmak için 400 TL yi gözünü kırpmadan verebileceği gibi (tabi damat düşünsün sana ne), damat berberde damat olduğunu nasıl çaktırmadan traş olabileceğinin hesabını yapar aylar önceden. Damatlar bu haberimize çok kızacak biliyoruz. Çünkü paylaşacağımız gelin saçı modelleri öyle böyle saç modelleri değiller.  Gelin saçının trend olması o saçın size de yakışacağı anlamına gelmediğini unutmamak gerekir. Bazı gelin adaylarına salık gelin saçı modeli yakışırken, bazılarına gelin topuz modeli daha da yakışır. Bu yüzden aklınızda bir fikir oluşturduktan sonra yapmanız gereken kuaförünüzle deneyerek karar vermek.
Bir Erkeğin Aşık Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Seviyor, sevmiyor, seviyor! Papatya falına gerek yok. Size olan aşkı ayrıntılarda gizli! O’nun duyguları hakkında fikir edinmek istiyorsanız, işaretleri takip edin ve aşkınızı yaşamaya geç kalmayın! Elbette daima GQ kapağından fırlamış gibi görünen erkekler de var. Peki siz moda anlayışı açık renkli kot üstüne uygun renkli bir çizgili tişört giymek olan birine mi denk geldiniz? Bu tip erkekler evde de boxer’la gezer. Fakat sizinle buluştuğunda daha özenli tercihler yapıyorsa, sevdiğiniz renkleri giymeye dikkat ediyorsa bu gerçekten iyiye işarettir. Güzel bir yemek ve sinema da oldukça hoş bir randevudur. Fakat özel değildir. Ergenlik çağındaki bir çift de, yakın zamanda 25. evlilik yıldönümlerini kutlamış bir karı-koca da bu planı yapabilir. Eğer randevularınıza şahsi şeyler ekliyorsa kendinizi özel hissedebilirsiniz. Örneğin okuyup beğendiğiniz bir kitaptaki sevdiğiniz mekanı anımsatan yerler, önceden belirlenip sizin sevdiğiniz şekilde sipariş edilmiş yemekler ya da müzik gibi… Sıradan ya da sonucu belli olan bir maçtan bahsetmiyoruz. Örneğin kupa maçının yapılacağı gün görüşmek istediğinizi söylediğinizde kabul ediyorsa içiniz rahat olsun. Çünkü biliyoruz ki futbol saplantısı olmayan ‘nadir görülen bir tür’e muhtemelen denk gelmediniz ve sizinle görüşmek için futbol keyfinden vazgeçiyorsa golü çoktan atmışsınız demektir! Erkekler için ‘kadın dırdırı’ diye bir olgu var malesef… Kadınlar çok konuşsun istemezler, genellikle bizim anlatacağımız konuların onların ilgisini çekmeyeceği gibi bir ön yargıları var…
Reklam
Diş Beyazlatma Nasıl Yapılır?
Dişlerdeki sarılık ya genetik olarak insanda vardır ya da ilerleyen yaşla beraber ve yeme içme alışkanlıklarına bağlı olarak gelişebilir. Diş beyazlatma işleminin iki şekilde yapılacağını belirten Çağdaş Kışlaoğlu diş beyazlatma yöntemlerini şöyle anlatıyor: “Birinci yöntem ev tipi beyazlatma yöntemidir. Diş hekimi tarafından dişlerinizin üzerine takmanız için ağız ölçünüze uygun kalıplar hazırlatılır. Bu kalıbın içerisine Amerikan FDA onaylı bir ilaç konularak beyazlatılacak dişlerin üstüne yerleştirilir. Günde ortalama 4-6 saat takılması gerekir. İkinci ise muayenehanede uyguladığımız beyazlatma işlemidir. Dişlerdeki gözeneklerin temizlenmesinde ‘hidrojen peroksit’, yani oksijenli su veya türevi ‘karbamid peroksit’li jeller kullanılır. Bu maddeler 45 dakika süreyle lazer ışığı verilerek aktive edilip beyazlama gerçekleşir. Bu uygulamada diş eti ve dokular özel koruyucularla korunduğundan zarar görmez. Kişinin diş minesinin rengine bağlı olarak beyazlama oranı değişir. Ayrıca yapılan işlem, esmer tenlilerde daha belirgin bir şekilde görülür”. Beyazlatılan Dişin Dayanıklılık Süresi Nedir? Beyazlatılan dişlerin her zaman için eskisinden daha beyaz göründüğünü söyleyen Kışlaoğlu, “Ancak dişlerinizin yeniden sararmasını ve lekelenmesini istemiyorsanız çay, kahve, sigara ve türevleri, çikolata, salça, ketçap gibi boyalı gıdalar, renkli ve asitli içecekler, kırmızı şarap tüketimini mümkün olduğunca azaltmalı, hatta kullanmaktan kaçınmalısınız. Alışkanlık ve ağız bakımına bağlı olarak beyazlık uzun süre korunabilir. Yine de bu süreçte beyazlatıcı diş macunları ile tedavi desteklenebilir. Altı ayda bir diş hekiminizi kontrol amaçlı ziyaret ettiğiniz takdirde, diş sağlığınızı korumakla beraber rengi ile ilgili uygulamalar da yaptırıp ömür boyu sağlıklı ve bembeyaz dişlerle gönül rahatlığıyla gülebilirsiniz” diyor. Diş beyazlatmanın mümkün olmadığı durumlarda gelişmiş estetik diş hekimliği teknikleri ile yine de bembeyaz bir gülüş sahibi olunabileceğini belirtiyor.
Göbek Yağlarının Erimemesinin Sebepleri!
Göbeğinizdeki yağlardan kurtulmak, basit bir zayıflık isteğinin ötesinde bir sağlık ihtiyacı. Göbeğinizi çevreleyen yağlar kalp sağlığınızı da etkiliyor. Karın yağları kalp rahatsızlığı, 2.tip diyabet, insülin direnci ve bazı kanser türlerine zemin hazırlıyor. Göbek eritme diyeti ve egzersiz karın bölgenizdeki şişlikten kurtulmanıza yardımcı olmadıysa, hormonlarınız, yaşınız ve diğer genetik faktörler bunun nedeni olabilir. İşte karın yağlarından kurtulamamanızın sebepleri! Yaşlanmayla birlikte vücudunuzun kilo alıp verme fonksiyonu da değişir. Hem kadınlar hem de erkekler yaşlandıkça metabolizmalarında düşüş yaşar. Ayrıca vücutlarının ihtiyacı olan kalori miktarı da ilerleyen yaşla birlikte azalır. Bunlara ek olarak bir de kadınlar menopozla uğraşmak zorunda. Menopoz döneminde kadınlar genellikle karın bölgelerinden kilo alırlar. Bu dönemde östrojen ve projesteron hormonlarının salgılanması yavaşlar. Bu yavaşlamayla birlikte testosteron hormonunun salgılanması da bir miktar yavaşlamaya başlar. Hormonlardaki bu değişiklikler, kadınların karın ve bel bölgelerinde yağlanma olmasına neden oluyor.
Bebek Gibi Cildin Sırları
Her bayanın hayali olan bebek gibi bir cilt elde etmek için birkaç ipucunu sizlerle paylaşmak istedik. Bebek gibi bir cildin ilk adımı cildinizi her zaman temiz tutmaktır. Gün sonunda ne olursa olsun cildinizi uygun bir tonikle temizleyin. Cildiniz kuru ise gül suyu sizin için biçilmiş kaftandır. Pamuğa döktüğünüz gül suyu ile cildinizi silmeniz gözeneklerinizin temizlenmesi için çok etkilidir. Cildinizin yapısına uygun maskelerle haftada iki kere mutlaka bakım yapın. Gözenekler ve lekeler cildinizin bebek gibi görünmesini engeller. Bunun için gözeneklere ve lekelere savaş açın. Cilt Bakım - Moda
Reklam
İlk Buluşmada Yapılan En Büyük Yanlışlar!
Siberalem.com’un üyeleri arasında gerçekleştirdiği ankete göre, ilk buluşmadan sonra ikinci buluşmaya gitmeme kararı alanların yüzde 36’sı en çok karşılarındaki kişinin eski sevgilisinden bahsetmesinden, yüzde 24’ü ise sürekli kendini övmesinden rahatsız oluyor. Çoğunlukla Siberalem.com’un kadın üyelerinin katıldığı ankete göre; birçok kişi güzel, yakışıklı ya da zengin değil, güvenilir ve saygılı biriyle birlikte olmak istiyor. Anket sonuçlarına göre ilk görüşmede yapılacak en büyük hata: “eski defterleri açmak” Anket kapsamında Siberalem.com’un yönelttiği “Sizin için hangisi ilk buluşmadan sonra ikinci buluşmaya çıkmama kararı alma sebebidir?” sorusuna verilen “Eski sevgilisinden söz etmesi” yanıtı, yüzde 36 ile en ölümcül hatalar arasında ilk sırada yer aldı. Buluştuğu kişinin sürekli kendini övmesinden rahatsız olanların oranı ise yüzde 24’ü buldu. Paradan çok güven önemli Anket sonuçlarına göre, sevgili adayının ilk buluşmada hesabı kendilerine ödetmesi birçok kişi için ikinci görüşmeyi engelleyen bir neden değil. Ankette bu nedenle ikinci görüşmeye gitmeyeceklerini söyleyenlerin oranı yüzde 5’te, “Dış görünüşünden hoşlanmadığım kişiye ikinci bir şans vermem” diyenlerin oranı ise yüzde 18’de kaldı. Ankette tüm bu seçeneklerin ikinci defa görüşmeme kararı almalarına yol açacağını söyleyenlerin oranı ise yüzde 36’yı buldu. Bu sonuçlara göre özellikle kadınlar, ilk buluşmada güvenilir, mutevazı, saygılı ve eğlenceli buldukları erkeklerle ilişkilerini sürdürme kararı alıyor. Kadınlar için bir erkekte görülen en itici özellikler ise, eski sevgililerini unutamamaları ve kibirli olmaları. İlk buluşmanız unutulmaz olsun Erkeklerin ilk görüşmede kadınları etkilemek için kullanabilecekleri küçük ama etkili taktiklerden bazıları şöyle: Bakımlı görünün ve tıraş olmayı ihmal etmeyin. Kıyafet seçimine dikkat edin. Buluşmaya ne fazla özenli ne de çok salaş gidin. Mekan seçimi önemli. Buluşma yeri olarak ikinizin de sevebileceği bir yer seçmeye özen gösterin. Buluşmadan 1-2 saat sonra “Uyudun mu?”, “Eve vardın mı?” gibi mesajlar atmanız, kadınların çok hoşuna gidecektir.
Chantelle Büyük Beden İç Giyim Koleksiyonu
Fransa’nın ünlü iç giyim markası Chantelle, yeni sezon büyük beden koleksiyonunu tanıttı. Kampanya yüzü olarak Avustralyalı büyük beden manken Robyn Lawley’i seçen marka, başarılı bir çekim gerçekleştirdi. Dantel detaylarının ön plana çıktığı koleksiyonda mor ve zümrüt yeşili gibi iddialı renkler kullanılmış. Koleksiyonda renkler ve desenler öne çıksa da siyah ve beyazın vazgeçilmezliği de yerini her zamanki gibi koruyor.
Reklam
Göz Şeklinize Göre Kaş Modelleri
Kaş şekliniz yüzünüze uygun mu? Size vereceğimiz küçük adımlarla bakışlarınızla doğru ifadeler katabilir, güzelliğinizi ön plana çıkarabilirsiniz. İşte adım adım yüzünüze en uygun kaşı bulmanın yolları… Büyük gözleriniz varsa… Size uygun kaş modeli Kalın kaşlar Kaş renginize uygun bir kaş kalemi ile kaşlarınızın etrafını bir çizgi ile belirleyin. Daha sonra çizdiğiniz çizginin ve kaşlarınızın boş kısımlarını kalem yardımıyla doldurun. Son olarak kaşlarınızı tarayın. Küçük gözleriniz varsa… Size uygun kaş modeli Hafif kavisli Kaşınızın uç kısmını gözünüzün dış kenarına doğru hafifçe uzatın. Eğer o kısımlarda fazla kaşınız varsa alın ve hafif kavis verin. Oval gözleriniz varsa… Size uygun kaş modeli Keskin kavisli Yüzünüze en uygun kavisli kaş modelini bulabilmek için bir kalemi burnunuzun kenarından göz merkezine doğru tutun. Böylece yüzünüze en uygun kaş kavisinin açısını yakalamış olacaksınız.Kaş Modelleri
Saç Rengini Doğal Yöntemlerle Açmak
Yaz mevsimlerinde daha açık saç rengine dönmek isteyen bayanlar için kolay yollar deneyerek saçlarını yıpratmadan uygulayabilecekleri tariflerimizi aşağıda bulabilirsiniz. Evde Uygulayabileceğiniz Saç Açma Yöntemleri: Papatya çayı saç renginizi açan en bilinen yöntemlerdendir. Saçınızın uzunluğuna yetecek kadar papatya çayı demleyin. Çay soğumaya başlayınca saçınıza dökün. 40 dakika sonra saçınızı papatya çayından arındırın. Limon saç rengini açan bir diğer doğal yöntemdir. Su bardağı limon suyu içine 3 su bardağı su ekleyin ve saçınıza dökün.  Saç Bakımı
Bel Ağrısı Nasıl Geçer?
Dr. Mehmet Öz’ün realage.com.tr sitesinde verdiği bilgilerden faydalanarak bel ağrısından kurtulmak için yapabileceklerimizi bir araya getirdik. Bel ağrısı için ilk yardım Bel ağrısı genellikle bir hastalık veya spesifik bir yaralanma ile ilişkili olmayan, sık rastlanan bir semptomdur. Bir haftadan uzun süren bel ağrısı ataklarının büyük bir kısmı bir ay içinde kendi kendine azalır. Bel ağrısını iyileştirmek için şu seçenekleri göz önünde bulundurabilirsiniz: Rahatsızlığın ilk 24-48 saati içinde ağrıyan bölgeye 5-10 dakika süreyle soğuk kompres uygulaması (havluya sarılmış bir buz torbası) yapabilirsiniz. Eğer ağrı birkaç gün içinde iyileşmiyorsa ağrıyan bölgeye sıcak kompres uygulayabilirsiniz. Hareket etmeye devam edin ancak belinizi koruyun. Ani dönüşlerden veya bükülme hareketlerinden kaçının. Olabildiği kadar yatak istirahatinden kaçının. Yardım isteyin. Eğer ağrı 1 hafta sonrasında hala yoğunluğunu kaybetmemişse bir ortopedi veya fizik tedavi uzmanından randevu almalısınız. Eğer ağrı 4-6 hafta içinde tolere edilir bir düzeye kadar azalmadıysa doktorunuzdan bir randevu alın. Soğuk kompres uygulaması Doktorunuz size ağrıyan bölgeye soğuk kompres yapmanızı önerebilir. Tek başına veya ağrı kesicilerle birlikte soğuk kompres uygulaması ağrınızın giderilmesine yardımcı olacaktır. Tipik olarak soğuk kompres uygulamasının semptomlar başladıktan sonraki ilk 48 saat içinde uygulanması gerekir. Ağrıyan bölgeye içi buzla dolu (havluya sarılmış da olabilir) bir torba 5-10 dakika süreyle uygulanır. Sıcak kompres uygulaması Tek başına veya ağrı kesicilerle birlikte sıcak kompres uygulaması da ağrınızın giderilmesine yardımcı olacaktır. Eğer bel ağrınız 48 saatten daha uzun sürerse sıcak bir yastık veya sıcak suyla alınacak bir duş semptomlarınızın giderilmesine yararlı olacaktır. Yatak istirahati Eğer ağrınız cok ciddi düzeyde ise doktorunuz sizden kısa bir süre yatak istirahati isteyebilir. Bununla beraber bu istirahat 2-3 günü geçmemelidir. Bundan daha uzun sürecek bir yatak istirahati rahatlamanızı sağlayamadığı gibi daha zararlı bile olabilir. 5 günden uzun süren bir yatak istirahati kas gücünde azalmaya yol açar ki bu da ağrının süresini uzatır ve iyileşmeyi geciktirir. Eğer kas fonksiyonu kötüleşirse ağrı kronik hale gelebilir. Eğer yatmanız gerektiğini hissediyorsanız, yürümek belinizin ağrımasına neden olsa bile birkaç saat arayla kalkıp yürümelisiniz. Normal faaliyetlere dönüş sırasında birtakım rahatsızlıklar hissetmek sık rastlanan bir durumdur. Bu rahatsızlık kendi kendinizi daha incitmek anlamına gelmemelidir. Bel ağrısı sırasında egzersiz Bel ağrısı çekmekte olduğunuz sırada egzersiz yapmak kendinizi daha kısa sürede iyi hissetmenizi sağlar, bel ağrısının daha da şiddetlenmesini önler. Eğer hafif ile orta şiddette bel ağrınız varsa belinize çok fazla yüklenmeden aşağıdaki egzersizleri yapabilirsiniz: Kısa yürüyüşler yapın, Esneme ve gerilme egzersizleri yapın, Kondüsyon bisikleti kullanın, Yüzün. Egzersize kolaydan başlayıp giderek zorlaştırmak veya süreyi başta kısa tutup sonradan kademeli olarak uzatmak esastır. En başta semptomlar biraz daha kötüleşebilir veya aktif hale gelebilir. Genellikle bu kötüleşme kaygı yaratacak bir nitelikte olmaz. Bununla beraber eğer ağrı şiddetliise bir doktora başvurulmalıdır. Normal aktivitelerinize geri döndüğünüz zaman doktorunuz size ek aerobik egzersizler veya bel egzersizleri önerebilir. Bel ağrısını önlemek için nelere dikkat etmeli? Rahat giysiler, alçak topuklu ayakkabılar tercih edin. Eğer gerekli ise ayakkabınıza yerleştirecek tabanlık gibi özel aparatlarla yürüyüşünüzü değerlendirme ve düzeltme fikrini gözden geçirin. Çalışma alanınızın sizin için uygun yükseklikte olduğundan emin olun. Hafifçe geriye yatan, sağlam bir bel desteği olan bir sandalye seçin. Eğer uzun zaman oturarak çalışmak zorundaysanız ayaklarınızı döşeme üzerinde veya düşük bir yükseklikte (hangisi rahat ise) dinlendirin. Eğer uzun süre ayakta çalışmak zorundaysanız bir ayağınızı düşük bir yükseklikte dinlendirin. Eğer uzun mesafe araç kullanmak zorundaysanız belinizin arka kısmına küçük bir yastık veya rulo yapılmış bir havlu koyun, bu arada sık sık mola vermeli, birkaç dakikalık yürüyüşler yapmalısınız. Eğer uyku probleminiz varsa dizlerinizin altına bir yastık koyarak sırtüstü veya dizlerinizi büküp arasına bir yastık koyarak yan yatın. Uyku sırasında bel ağrısını önlemek için ne yapmalı? Uyku sırasında bel ağrısını önlemek için tok ancak sert olması gerekmeyen bir yatak kullanmalısınız. Yan tarafınıza dönük uyurken dizleriniz hafifçe bükülmüş olmalıdır; bu pozisyon belinize ve sırtınıza en az düzeyde yük getirir. Dizleriniz arasındaki bir yastık bu yükü daha da azaltır. Eğer sırtüstü yatmayı tercih ediyorsanız dizlerinizin altına bir yastık koyabilirsiniz. Yüzüstü yatmak omurganızı doğal olmayan bir pozisyona sokacağı için sabah oluşacak bir bel ağrısına davetiye çıkaracaktır. Bazı kişiler yattıkları zemini sert bir hale getirecek destekler kullanırlar, bazıları ise vücut ağırlığını diğer yataklardan çok daha eşit biçimde dağıtan su yatağını tercih ederler. Ana kural kendinizi en rahat hissettiğiniz yatağın seçimidir. Bel ağrısı için ne zaman tıbbi yardım almak gerekir?
Kendini iyi hissetmenin 99 adı
Kendimizi çekici hissetmeyip, değersiz bulduğumuz her an için bir kavanoza bozuk para atsaydık eğer, çoğumuz şu an milyoner olmuştuk. İnsanoğlu hep neşe, mutluluk, sevinç gibi kavramların peşinde koşar. Oysa, ihtiyacımız olan şeyler, karnımızı doyurabileceğimiz basit bir yiyecek ve başımızı sokabileceğimiz bir çatıdan ibarettir. Ve işte bunlardan mahrum kaldığımızda, azla yetinebilmeyi öğrenmeye başlarız. Yaşantımızı öylesine negatiflikler üzerine kurmuşuz ki, sonunda kusurlarımız ve yenilgilerimiz, hayatımızın merkezine yerleşmiş. Mutluluğu geride bırakıp yaşamımızın arka planına itmişiz. Kötü hissetme konusunda bu kadar başarılıyken, bir şeyleri hâlâ değiştirme şansımız var mı? Daha mutlu olabilir miyiz? Hayatımıza yapacağımız bazı ufak dokunuşlarla bu soruya rahatlıkla “evet” diyebiliriz. Mutluluk -ruhsal ve bedensel olarak- en çok ihtiyaç duyduğumuz şey. Ve mutluluğu elde edebilmenin yolu, her ne olursa olsun hayata olumlu bakabilmekten geçiyor. Kalbimiz ve beynimiz her zaman, sevgiyi yeni baştan öğrenebilmemiz için kolayca programlanabilir. Boş, aldatıcı hayaller ve beklentilerle yaşamak, bizlerden her gün bir şeyler alıp götürür, sonunda da bitap düşürür. Ancak pozitif düşünce ve davranışlar, bizleri karanlıktan kurtarabilir. Basit ve küçük davranış değişiklikleriyle, daha mutlu, kendinden daha memnun bireyler haline gelebiliriz. İpuçlarını duymak ister misiniz? Öyleyse, mutluluğa giden yolda ışık tutabilecek 99 formülden oluşan listeyi paylaşıyoruz sizlerle. 1)   Annenizi arayın: Kulağa oldukça sıradan gelebilir, ama burada esas istediğimiz, size en çok destek veren kişiyle düzenli olarak konuşmanız ve ondan olumlu sözler sarf etmesini istemeniz. Eğer anneniz dışında,  başka biri de size aynı güveni veriyor, size iyi geliyorsa, düzenli olarak onu arayın . 2)   Aynaya bakın: Kusurlarınızı boş verin, tüm dikkatinizi sadece güzel olan yerlerinize verin. Gözleriniz, gülüşünüz ya da saçınız mı güzel ? Yalnızca bir dakika, beğendiniz kısımlara odaklanın ve bunlar için şükredin. 3)   Küçük notlar yazın: Sevdiğiniz birine küçük notlar bırakın, birine onu sevdiğinizi tekrar tekrar göstermek sizi daha sevgi dolu biri  yapar. 4)   Başardıklarınızı bir kağıda yazın: Şu ana kadar ki tüm başarılarınızı bir kağıda not edin, okuyun ve kendinizle gurur duyun. 5)   Masanızı temizleyin: Üstü ıvır zıvırlarla dolu düzensiz masanızı temizleyin, yapacağınız bu temizlik, size yeni ve yaratıcı kanallar açar.
Reklam