Dünyanın Dört Bir Tarafından Eşsiz Güzellikteki 10 Köprü
İsterseniz bize 'köprü manyağı' diyin ama bu eşsiz yapıları kim sevmez? Tabii ki de tüm köprüler aynı güzellikte değil. Uzun olanlar, kısa olanlar, demir olanlar, tahta olanlar... Bu liste uzar gider. Ama hangi tür köprü severseniz sevin, işte mutlaka canlı olarak görmeniz gereken dünyanın dört bir yanından harika köprüler!
Korkmayın "Bir Arada Yaşamak" Aslında Sandığınızdan Çok Daha Kolay
Yeri geldi mi söze 'insan sosyal bir varlık' diye başlamasını çok iyi biliriz. Ama sosyal olmanın en büyük gereklerinden biri olan bir arada yaşama mefhumu nedense pek kafa yorduğumuz bir şey değildir. Zor gibi gelir, senden farklı, senin gibi düşünmeyen, senin gibi yaşamayan biriyle bir arada olmak. Mesela var mıdır başka ülkelerin anketlerinde de '..... ile komşu olmak ister misiniz?' gibi bir soru? Neden bir insan, başka bir insanla derisinin rengi, inancı, cinsel tercihi, vb. konular yüzünden geçinemesin ki?Korkmayın, bir arada yaşamak hepimize iyi gelecek.
Sonra Bir Bakarsın Hiç Bilmediğin Topraklarda Kıyıya Vurur Bedenin
'Türkiye'nin son 45 günü' diye bir film yapılsa, 18+ ibaresi ile verilir de yine de pek çok kişinin midesi kaldırmaz. Quentin Tarantino yönetmeni olur da kimse çok kan kullanmış diyemez. Öylesine kanlı, öylesine gerilimli, öylesine çileden çıkmış zamanlardan geçiyoruz ki 90'ları direkt atlayıp 80'lere döndük diye geçiriyoruz içimizden. Yapımızda var bu, birlik olmak denince aklımıza kendimizden olanlarla (!) birlik olmak geliyor, barış yürüyüşü dediğimiz şey sadece belli bir kesime ait oluyor, bir araya gelip, omuz omuza verip, biz savaş istemiyoruz diye bağıramıyoruz. İspanya'da ETA terörünü bitiren bir yürüyüş gibi yürüyüş organize edemiyoruz. Çünkü biz yürümeyi düşman bellediklerimizi öldürmek, linç etmek, yakıp yıkmak olarak görüyoruz. Ülkede bir daha Madımak olayı yaşanmaz derken Kırşehir'de yakılan kitapçıyı izleyen insanları görüp, hafızamız bize oyun mu oynuyor diyoruz. Savaş, katliam,vs. senin sandığın gibi çocuk oyunu değil arkadaşım. Eline bayrak alıp, tekbir getirerek katliam çağrısı yapmak tepki göstermek değil. Sen yanlış yoldasın, Yugoslavya'dan 8 farklı ülke nasıl çıktı hiç düşünmemiş gibisin, Suriye'nin, Irak'ın, Tunus'un, Libya'nın halinden bihaber gibisin. Oysa sana da daha dün olmuş gibi gelmiyor mu? Bana olmaz deme, bizzat sana olur ne yapacağını şaşırırsın. Korkma sana 'birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan günlerden' bahsetmeyeceğim, sadece birlik olmak demek herkesle bir arada olmak demek. Komşunun evini yakıp seyretmek birlik değil arkadaşım.Kimse 'biz iç savaş başlatmak istiyoruz' diye çıkmıyor sokağa. Benim başıma gelmez demeden önce soluklan, bir düşün.
Bir Kadının Çocuk Doğurmak İstememesinin 15 Mantıklı Sebebi
Toplumumuzun yetişkin bir kadından beklentisinin ne olduğunu sorsak, çocuk doğurmak kuşkusuz ilk sırada yer alacaktır. Pek çok kadın, her gün defalarca “Eee ne zaman bir bebiş yapacaksın?”, “Ama hadi artık bak geçiyor vaktin…”, “Hem çocuk evin neşesi be!” gibi mesnetsiz soru ve yorumlara tebelleş oluyor. “En az 3 çocuk” diyenler cabası…Ailesinin torun sevme hevesini kursağında bırakma pahasına çocuk doğurma konusuna mesafeli olan 100 kadına “Neden?” diye sorduk; 15 popüler yanıt aldık!
Rus Sanatçının ''Yaşayan Duvarlar'' İsimli Mükemmel Projesi
Bir sanatçı, Nizhny Novgorod'ta bulunan Oka nehri kıyısında ''Yaşayan Duvarlar'' isimli bir sokak projesine başlamış. Sanatçı eski binaları boyayarak onlara hayat veriyor. Rusya'nın birçok farklı bölgesinde eserlerine rastlıyoruz ve sanatçı binalara hayat vermenin yanı sıra onlara duygu da katıyor. Yaratıcı sanatçı, pencereleri ve kapıları kullanarak sanki binaların ağzı, gözleri ve burnu varmış gibi bir hava katıyor. Sokak sanatı normal boyama sanatlarına benzemiyor. Sokakta yapılan çalışma ile evde yapılan çalışma çok farklı dinamikler içeriyor. Sokak sanatı diğer sanatlar gibi çok kalıcı ve dayanıklı olmayabilir fakat onlar gerçekten çok canlılar.Buyurun Yaşayan Duvarlar adlı çalışmadan muhteşem örnekler:
Şiddet Gören Kadınların Yara İzlerini Dövme ile Kapatıp Onları Motive Eden Sanatçı
Yara izleri hayat boyu vücudumuzda kalabilir ve bu kötü anıların canlanmasına sebep olur. Flavia Carvalho isimli dövme sanatçısı bu konuda bir çalışma yapmaya karar vermiş. Flavia aile içi şiddet görüp bu yüzden yara izine sahip olan kadınların yaralarını karşılıksız olarak dövme ile kapatıyor ve bu çalışmasına '' Çiçeklerin Teni'' adını vermiş. Sanatçı 2 yıl boyunca bıçak ve kurşun izlerine sahip kadınların yara izlerini kapatmalarına yardım etmiş, ayrıca meme kanserli kadınlar için de birçok dövme kapatma çalışması yapmış. Flavia, kadınların bu tatsız anılarını kapatmak için onlara destek oluyor ve yara izlerinin üstünü çiçek dövmeleri ile kapatıyor.Flavio Carvalho'nun stüdyosu Brezilya'da Curitiba'da bulunuyor. Flavia''Proje gerçekten çok yeni ve medyanın bu kadar ilgisini çekeceğini düşünmüyordum. Dediğim gibi bu proje çok spontane bir şekilde gelişti, kadınlardan hizmet bedeli almıyorum.'' diyor.