Yeni Araştırmalar Eski Söylemleri Değiştirdi! Sütyen ile Kanser Arasında Bir Bağ Var mı?
Sütyenlerin kansere yol açabileceği fikri ilk kez 1995’te Sydney Ross Singer ve Soma Grismaijer tarafından yazılan “Dressed to Kill” adlı kitapta ortaya atıldı. Bu iddiaya göre günde 12 saat boyunca özellikle balenli sütyenler giyen kadınlarda meme kanseri riski sütyen takmayanlara göre daha yüksek. Sütyenlerin lenf sistemini kısıtladığı, bunun da memelerde toksinlerin birikmesine yol açtığı öne sürülüyor.Öte yandan, Amerikan Kanser Topluluğu’na göre, lenf bezlerinin sütyen tarafından sıkıştırılması sonucunda kanser oluşabileceğine dair bir kanıt yok. Gerçekte vücut sıvıları meme altından değil, koltukaltındaki lenf bezlerinden geçer. Sütyen takmamanın meme kanseri riskini azaltabileceğine ilişkin de bir kanıt bulunmuyor.
Reklam
Buket Harıkçı Yazio: ‘’COVID-19 Virüsü Laboratuvarda Üretilmiş Olsaydı, Daha Etkili, Daha Ölümcül Yapılırdı.’’
etiket
Hafta sonu, Kadıköy’de değerli arkadaşım, İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalından Dr. Öğretim Üyesi Hakan Darıcı ile birlikteydik. Mart ayından bu yana neyin içine düştük, neden böyle bir hastalık ile mücadele veriyoruz ve bu işin sonu nereye gidecek diye başladığımız sohbetimizi bir hücre bilimci ve Histoloji uzmanıyla görüşmek artık ihtiyaçtan öte zorunluluktur hepimiz için… Çünkü ağzı olanın konuştuğu, yetkisi olmasa bile davranış ve tavırlarıyla neredeyse reçeteler yazan bir yığın insanla dolu hem medya hem etrafımız. Bu açıdan COVID-19 hakkında uluslararası makale ve kitap bölümleri yayınlamış, bulunduğu konum itibariyle ağzından çıkan her bir kelimeyi titizlikle seçen ve aktaran bir bilim insanı ile görüşmek gerçekten verimli oldu. Buradan kendisine, yayınlanan son çalışmaları, etik kurallar çerçevesinde anlattığı ve davetimi kabul ettiği için teşekkür ediyor ülkemize bilim dalında sunduğu katkılar için gururlarımı iletiyorum.
Reklam
Reklam
Reklam
Prof. İlhan: 'Koronavirüste Tat ve Koku Kaybı Üç Haftada Geçmezse Doktora Başvurun'
Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, koronavirüs hastalarının üçte birinde bazı çalışmalarda da yüzde 90'ı kadarında tat ve koku kaybı oluştuğunu söyledi. Prof. Dr. İlhan, '3 haftadan sonra hala tat ve koku alamama durumu geçmediyse en azından azalma eğiliminde değilse mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine başvurulmalı' dedi.
Reklam
Duygu Özkan Kılıç Yazio: Günlük Corona Deneyim Tablom (Gerçek Bir Corona Hikayesidir)
etiket
Tam o mektubun başlangıcındayım;Siz bu satırları okurken vücudum pozitiften negatife dönme mücadelesinin etkileriyle bu yazıdaki cümleleri kuruyor olacak.Mart 13’ten bu yana maskem, mesafem ve hijyenimle; kuaförden aldığım litrelik sprey şişemle çalışmaya devam ettim.Daha dar çerçevede çalışamadım belki ama ben tam bir Covidsavar olarak yaşamımı sürdürüyordum.Sonra birden öğrendim ki 3 gün önce karşılaştığım bir arkadaşımın ateşi çıkmış. Kendimi hemen ailemden izole edip, ertesi gün test yaptırdım. Altını çizmekte fayda var, hiç semptomum yokken teste gittim.Test sonucum çıkıncaya kadar da kendimi başka bir evde izole ettim. O test sonucu çıkıncaya kadar da hep kendi kendime dedim ki; “Boşa panik yapıyorsun, bulaşla karşılaştığın gün maskeliydin, maskeni hiç çıkarmadın, maskeni değiştirdin ve her zamanki gibi 10 dakikada bir dezenfektanını sıkıp kolonyanı sürüp durdun. Ellerini 20 saniye yıkadın, yüzüne dokunmadın....” Yani içim rahat etsin diye yaptırdığım teste karşı korunmuşluk argümanlarım hazırdı.
Reklam