Sınırlarda Yaşayanlar: Borderline İlletinden Muzdarip Bireylere İlişkin Bilmeniz Gereken 12 Önemli Şey
Borderline Kişilik Bozukluğu son dönemde pek çok kişinin kendine atfettiği bir psikolojik rahatsızlık. Kendisi gerçekten de aklınıza gelmeyecek kadar yaygın, hafife alınmayacak kadar ciddi, korkuya mahal vermeyecek kadar “birlikte yaşamaya ayak uydurulabilecek” bir durum. Ebeveyniniz, kardeşiniz, eşiniz veya arkadaşınız, herkes olabilir… Peki kim bu Borderline’lar?
Göbek Düşmesi (Kayması) Hastalığı
Yıllardır geçmek bilmeyen göbek ve göbek çevresi şikayetleriniz varsa,bu şikayetler nedeniyle gitmediğiniz hastane yaptırmadığınız tetkik ve tahlil kalmadıysa, denenmedik ilaç, serum, bardak çektirmek, koca karı yöntemleri kalmadıysa ve bütün bunlara rağmen yaşadığınız şikayetlerle yine baş başa kalıp üstelik derdinizi bir türlü anlatamadıysanız, çaresizlik ve umutsuzluk eşiğine geldiyseniz ve artık bu sıkıntılardan kurtulmak istiyorsanız, doğru yerdesiniz ve halk delinde bilinen Göbek Düşmesi Durumu için aşağıdaki makaleyi detaylı ve dikkatli bir şekilde okumanızı öneriyorum..Not: Bu makaleyi yurt içinden ve yurtdışından bize ulaşan ve kalıcı tedavisini gerçekleştirdiğimiz yüzlerce hastamızın ortak şikayetlerinden yola çıkarak yazdım. Amacımız, bu sıkıntılardan muzdarip insanların yakınmalarına tercüman olup kalıcı çözüme kavuşmalarını sağlamaktır çünkü biliyorum ki göbek ve çevresindeki şikayetler birçok hastamızın yaşam tarzını bile etkilemekte olup ciddi çaresizlik eşiğine sürüklemektedir.GÖBEK DÜŞMESİ BELİRTİLERİ VE TANISIHalk arasında göbek düşmesi, kayması, düşüklüğü, kaçması, göbek şişliği, göbek kalkması, kursak kalkması, eş göbek düşüklüğü bazı yörelerde köbek düşmesi olarakta bilinen durumun başlıca belirtileri:HalsizlikHazımsızlıkYemeklerden sonra şişkinlikDikkatsizlikEğilirken göbeğin bir tarafa doğru kaymasıGöbeğe bastırıldığında başka yerlerde atmasıGöbekte ve çevresinde ağrı ve ağırlık hissiHalk arasında bu ve benzeri göbek şikayetleri için genelde Göbek Düşmesi, Göbek Kayması veya Göbek Kaçması tabirleri kullanılır. Ne yazık ki çoğu hastane ve sağlık merkezinde bu hastalara yeterli tıbbi hizmet verilmez, ihmal edilir ve üstelik göbek düşmesi diye bir durumun aslında var olmadığı görüşü bildirilir. Hastalar mecburen zoraki olsa da kanaat getirir ve bu durumu kabullenmek zorunda kalır ancak öte yandan ömür boyu göbek şikayetleri de devam eder durur. Bu durumu kabullenemeyen hastalara ise maalesef psikolojik hasta muamelesi uygulanır.Hastaların ciddi şikayetleri olmasına rağmen testler, tetkik tahlillerde, röntgen, ultrason, tomografi ve MR filmlerinde, endoskopi ve kolonoskopiderde ne yazık ki hiçbir bulguya rastlanmaz. Herşey Normal Çıkar !Neden mi? Nedeni şudur, halk arasında bilinen göbek düşmesi durumu sadece elle yapılan detaylı muayene ile anlaşılır. Yani altta yatan patolojinin teşhisi klinik bulgularla yapılır. Bu insanlar ne yazık ki hastane hastane gezerler ve sonuç alamazlar. Çoğu zaman muayene bile yapılmadan serum taktırılır ve ağrı kesici iğneler yapılar. (ağrı kesici iğne = sadece ağrıyı keser, yani ağrıyı algılamamızı engeller ancak ağrıya neden olan hastalığı ve patolojiyi etkilemez). Aslında en acı olanı da hastanın ailesi ve yakın çevresi de belli bir süre sonra hastanın artık gerçekten hasta olduğuna inanmazlar çünkü herşey normal çıkıyor, ki bu durum da hastanın psikolojisini çok derin bir şekilde etkiler. Psikolojisi etkilenen hastalar da ağrı kesici, sakinleştirici, mide ilaçları, kas gevşetici, uyku hapları ve depresyon ilaçlarında medet umar.. Bu kısır döngü böylece yıllarca akıp gider.. Elbette genelleme yapmamız doğru değildir ancak bu gibi şikayetleri olan insanların %95′inde patolojik sebepler tespit edilir.GÖBEK DÜŞMESİ VEYA KAYMASININ NEDENLERİGöbek düşmesinin ana nedeni karın içi basıncın artması (örneğin ağır kaldırıldığında, gebelerde, aşırı kilolu insanlarda, ani korku, ani ve aşırı hareketler) ve genetik (irsi veya kalıtsal) yatkınlıktır.Göbek Düşmesi için Koca karı uygulamalarıGöbek düşmesi için insanlar genelde ilkel yöntemlerle onu çözmeye çalışır. Koca karı uygulamaları ile göbeği yerine yerleştirmeyi umar. Göbek yerleştirmesi olayı ise göbekteki su kesesini tekrar karına doğru yerleştirilmesidir. Bunun için yörelere göre birçok farklı uygulaması vardır. Göbek yerleştirmesi durumunda ise barsaklara ve karın içi organlara ciddi zararlar verebilir ve bazen de ölümle sonuçlanabilir. Ayrıca, geleneksel olarak yapılan bu uygulamalar geçici rahatlık sağladığı gibi her seferinde hastalığın daha da ilerlemesini sağlar ve son aşamalarda ise “göbeğin yer etmiş” tabiri kullanılır. (bkz)GÖBEK DÜŞMESİ’NİN TIBBİ TEDAVİ YÖNTEMİTıp alanında göbek düşmesi olarak bilinen durumun kalıcı çözümü ve tedavisi mümkündür. Bu durum hastanın detaylı muayene sonrası tespit edilen patolojinin ortadan kaldırılması ile gerçekleşebilir. Göbeğin yerine yerleştirilmesi, göbek bağı veya kuşak bağlanması, metal para konması vb. yöntemler geçici rahatlık sağladığı gibi bazen de göbek kesesinde bulunan barsak veya barsak zarlarına zarar verebilir. Uyguladığımız tedaviler sayesinde kalıcı çözüm sağlanarak yüzlerce hastamız eski sağlığına kavuşmuştur.Özet: Göbek düşmesi aslında hastalıktan ziyade bir sendromdur. Bu sendromun oluşumunda bir çok patoloji sorumludur. Dolayısıyla her hastanın durumu ayrıca değerlendirilmelidir. Sorumlu patolojik faktörler ise geniş bir varyasyon yelpazesi halindedir. Testlerde ve tetkiklerde normal görülen bu varyasyonlar aslında ciddi anlamda göbek ve dolaylı yoldan sistemik şikayetlere neden olur. Bu şikayetlerin, varyasyonların ve zaman sürecinde gelişen patolojinin tümüne halk dilinde “Göbek Düşmesi” tabiri kullanılır..Op.Dr.Ertan BEYATLI
'Kısa Boylularda Kalp Krizi Riski Daha Fazla'
İngiltere'de yapılan bir araştırma, kalp krizi geçirme riskinin kısa boylu insanlarda, uzun boylulara kıyasla daha fazla olduğunu ortaya koydu.Leicester Üniversitesi öncülüğünde yapılan araştırmaya göre, bu farkın nedeni genetik faktörler.İngiltere'de her yıl 73 bin kişi kalp bağlantılı hastalıklardan hayatını kaybediyor.Bilim insanları uzun yıllardır yapılan farklı araştırmalarda, boy uzunluğu ile kalp hastalıkları arasında bir bağlantı olduğunu görüyordu.Ancak son araştırma, bunu daha net ortaya koydu.Araştırmada kalp hastalığı geçirmiş olan ya da sağlıklı, farklı boy uzunluğunda 200 bin kişinin DNA'larını inceledi ve bireylerin boy uzunluğunu belirleyen genetik değişkenlerin, kardiyovasküler sistemin gelişiminde de etkili olduğu ortaya çıktı.Buna göre kısa boylularda, kalbe kan sağlayan ana damarlar daha dar oluyor, ve bu da yağ birikimini artırarak damar duvarlarının kalınlaşmasını kolaylaştırıyor.Atardamarların tıkanması da kalp krizine neden oluyor.Profesör Sir Nilesh Samani, 'Genetik olarak sizi kısa ya da uzun yapan değişkenler, aynı zamanda kan damarlarınızın yapısını da etkiliyor. Bu da sizin kalp hastalığı geçirme riskinizi artırıyor ya da azaltıyor' diyor.Araştırmaya göre, iki insanın boyları arasındaki her 6,35 cm'lik fark, kısa boylu kişinin kalp krizi geçirme riskini diğerine göre %13,5 artırıyor.Profesör Samani, 'DNA bir kişinin yaşam tarzı ya da sosyoekonomik şartlarıyla değişebilecek birşey değil. Kısa boy koroner kalp rahatsızlıklarıyla doğrudan bağlantılı ise, kısa boyda etkili olan genetik faktörler de kalp rahhatsızlıklarıyla doğrudan bağlantılı demektir' diyor.Araştırmaya destek veren İngiliz Kalp Vakfı'ndan Profesör Jeremy Pearson da, Independent gazetesine yaptığı açıklamada, bunun 'Kalp rahatsızlıklarının genetik nedenleri de olabileceğini gösteren ilk araştırma' olduğunu belirtiyor.Bilim insanları yine de bu araştırmadan yola çıkarak kısa boylu insanların daha sık kalp kontrolünden geçirilmesinin gerekli olmadığını, kalp hastalıklarına neden olan birçok değişik faktörün bulunduğunu belirtiyor.Doktorlar kalp hastalıklarından korunmanın en iyi yolunun düzenli egzersiz yapmak, fazla sigara ve alkol tüketmemek, aşırı kilolu olmamak, yani sağlıklı bir yaşam tarzı izlemek olduğunu söylüyor.BBC Türkçe
'Kısa Boylularda Kalp Krizi Riski Daha Fazla'
İngiltere'de yapılan bir araştırma, kalp krizi geçirme riskinin kısa boylu insanlarda, uzun boylulara kıyasla daha fazla olduğunu ortaya koydu.Leicester Üniversitesi öncülüğünde yapılan araştırmaya göre, bu farkın nedeni genetik faktörler.İngiltere'de her yıl 73 bin kişi kalp bağlantılı hastalıklardan hayatını kaybediyor.Bilim insanları uzun yıllardır yapılan farklı araştırmalarda, boy uzunluğu ile kalp hastalıkları arasında bir bağlantı olduğunu görüyordu.Ancak son araştırma, bunu daha net ortaya koydu.Araştırmada kalp hastalığı geçirmiş olan ya da sağlıklı, farklı boy uzunluğunda 200 bin kişinin DNA'larını inceledi ve bireylerin boy uzunluğunu belirleyen genetik değişkenlerin, kardiyovasküler sistemin gelişiminde de etkili olduğu ortaya çıktı.Buna göre kısa boylularda, kalbe kan sağlayan ana damarlar daha dar oluyor, ve bu da yağ birikimini artırarak damar duvarlarının kalınlaşmasını kolaylaştırıyor.Atardamarların tıkanması da kalp krizine neden oluyor.Profesör Sir Nilesh Samani, 'Genetik olarak sizi kısa ya da uzun yapan değişkenler, aynı zamanda kan damarlarınızın yapısını da etkiliyor. Bu da sizin kalp hastalığı geçirme riskinizi artırıyor ya da azaltıyor' diyor.Araştırmaya göre, iki insanın boyları arasındaki her 6,35 cm'lik fark, kısa boylu kişinin kalp krizi geçirme riskini diğerine göre %13,5 artırıyor.Profesör Samani, 'DNA bir kişinin yaşam tarzı ya da sosyoekonomik şartlarıyla değişebilecek birşey değil. Kısa boy koroner kalp rahatsızlıklarıyla doğrudan bağlantılı ise, kısa boyda etkili olan genetik faktörler de kalp rahhatsızlıklarıyla doğrudan bağlantılı demektir' diyor.Araştırmaya destek veren İngiliz Kalp Vakfı'ndan Profesör Jeremy Pearson da, Independent gazetesine yaptığı açıklamada, bunun 'Kalp rahatsızlıklarının genetik nedenleri de olabileceğini gösteren ilk araştırma' olduğunu belirtiyor.Bilim insanları yine de bu araştırmadan yola çıkarak kısa boylu insanların daha sık kalp kontrolünden geçirilmesinin gerekli olmadığını, kalp hastalıklarına neden olan birçok değişik faktörün bulunduğunu belirtiyor.Doktorlar kalp hastalıklarından korunmanın en iyi yolunun düzenli egzersiz yapmak, fazla sigara ve alkol tüketmemek, aşırı kilolu olmamak, yani sağlıklı bir yaşam tarzı izlemek olduğunu söylüyor.BBC
Michael Jackson Hakkında Az Bilinen 100 Kısa Bilgi
Patentini aldığı icadı neydi, neden beyazlaşıyordu, beslediği ilginç hayvanlar nelerdi, ne kadar albüm sattı, kırdığı rekorlar nelerdi, müzikten ne kadar para kazandı, hangi takımı tutuyordu...Dünya’nın en tanınmış kişilerinden bir olan Michael Jackson’ın fazla bilinmeyen pek çok yönü de vardı. İşte ‘Popun Kralı’nın az bilinen 100 özelliği
Fenerbahçe Saldırısında Failler Hâlâ Meçhul
Türkiye'yi ayağa kaldıran saldırının üzerinden dört gün geçti ama soruşturmada önemli bir ilerleme sağlanamadı. Vali'nin 'deliller, bulgular, büyük ipuçları var' açıklamasının altı henüz doldurulamadı.Fenerbahçe kafilesine yönelik silahlı saldırı soruşturmasında gözaltına alınan iki şüpheli Nihat S ve Emre A 48 saat dolmadan delil yetersizliğinden adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Haberi kamuoyuna Sürmene Belediye Başkanı Rahmi Üstün duyurdu.Salı sabahı saat 07:13’de gözaltı haberini duyuran Trabzon Valisi Abdil Celil Öz ise herhangi bir açıklama yapmadı.Şüphelilerin avukatı Turan Çelik ise Al Jazeera’ye “Müvekkillerim suçlamaları kabul etmiyor. Zaten ortada somut bir delil yok. Tüfekteki izler örtüşmüyor” demişti. Çelik şüphelilerin neden gözaltına alındığı sorusuna, “Onu gözaltına alanlara soracaksınız” diye yanıt vermişti.‘Büyük ipuçları’ mı?Vali Öz 7 Nisan sabahı, saldırının yaşandığı 4 Nisan gecesinden 7 Nisan sabahına kadar yaptığı her şeyi basın karşısında tek tek anlattıktan sonra saldırının av tüfeğiyle gerçekleştirildiği bilgisini verdi. Ardından da iki şüphelinin gözaltına alınması sürecini anlattı ve gazetecilere ' büyük ipuçları, deliller ve bulgular' olduğunu söyledi:“Alan çalışmaları, deliller, tanıklar, istihbaratlar ve diğer çalışmalarla beraber sabaha doğru 2 kişi üzerinde yoğunlaştık. Bu iki kişiden birisinin otobüsle beraber konvoyla Rize'den intikal eden, bir kişinin de silahlı saldırıyı gerçekleştiren kişi olduğu yönünde bulgular vardı ve bu iki kişiyi sabah erken saatlerde aldık. …. Deliller, bulgular, olay yerindeki araç, plaka ve diğer ibarelerin bu iki kişiyi doğruluyor. … Tahkikat devam ediyor ve bu iki kişinin büyük oranda olayın failleri olduğunu değerlendiriyoruz. … Bulgular var ancak dediğimiz için alan çalışmaları, teknik bilgiler, deliller, görgü tanıkları ve bölgede aldığımız ifadeler, bunların bu işin faili olduğu yönünde büyük ipuçları veriyor'Vali “büyük oranda olayların failleri olduklarını değerlendiriyoruz”, “büyük ipuçları” gibi ifadeler kullandı. Ancak gazetecilerin soruları üzerine henüz şüphelilerin parmak izlerinin alınmadığı, telefon trafiklerinin kontrol edilmediği de anlaşıldı.Vali Öz şüphelilerin konvoydaki aracının görüntülere takıldığını belirtti, bazı televizyonların çekimlerinde o kişiyi olay yerinde olduğunu teyit eden görgü tanıklarının bulunduğunu da ekledi.‘Vali ne söyleyecek, merak ediyorum’Şüphelilerin aileleriyse seslerini duyurmaya çalıştı. Emniyetin önünde gelişmeleri takip eden Nihat S.'nin amcası Dursun S. yeğeni ile teyze oğlunun haksız yere gözaltında tutulduklarını öne sürmüş ve Vali’nin iki şüpheliyi daha ortada net bir şey yokken suçlu ilan ettiğinden yakınmıştı:“Ellerinde ne delil var? Nihat, Trabzon ile Sürmene arasında dolmuşçuluk yapıyor. Hat kiralamış, üç çocuğunun nafakasının peşinde. Olay akşamı, teyze uşağı Emre Rize’den geliyor. O da otobüsçülük yapıyor zaten. Nihat, Emre’yi telefonla arıyor buluşmak için. İki kuzenin buluşmasından daha doğal ne olabilir? Emre de yaklaştıkça telefonla buradayım, şuradayım diye bilgi veriyor. Sürmene girişinde olayı gören Emre durup fotoğraf çekiyor. Yeğenlerimin bu olayla ilgisi bundan ibaret. Ne parmak izi var, ne başka bir şey. Köprü dibinde bir tane çift kırma uyduruk tüfek bulmuşlar. Ne olmuş, kim atmış onu oraya belli değil. … Sayın Vali çocuklarımızı daha ortada net bir şey yokken suçlu ilan etti basının önünde. Şimdi bu çocuklar serbest kalırsa ne söyleyecek çok merak ediyorum.”Şüphelilerden Emre A 'nın eniştesi Ömer Yıldızbaşoğlu da akrabalarının suçsuz olduğunu anlatmaya çalışıyor ve medyaya “saldırganların İstanbul bağlantısı olarak anlatılan seyahatin bir hasta ziyareti olduğunu belirtiyordu:“İki gündür araştırıyorlar, açıklamalar yapıyorlar. Ama ortada ne var? İstanbul bağlantıları araştırılıyor diye bir şey attılar ortaya. Oysa bu çocukların bir teyzeleri Avusturya’da kanser hastası. İki ay önce İstanbul’a geldi. Tüm aile hatta benim eşim de dahil İstanbul’a gitti, teyzeleriyle buluşup helallik aldılar. Şimdi bu son derece insani bir durumu bile sanki bir örgüt bağlantıları varmış gibi sunuyorlar. Herkesi vicdanlı olmaya davet ediyorum.”Fenerbahçe kafilesine düzenlenen saldırının üzerinden dört gün geçti. Ligler bir hafta ertelendi. Fenerbahçeli futbolcular Sürmene’den geçerken otobüse av tüfeğiyle ateş açan saldırganlar hâlâ bulunamadı.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Saka’nın Eşi: "Forma Renklerini Bile Bilmez"
Fenerbahçe kafilesine saldırıyla bağlantılı olarak gözaltına alınan Nihat Saka’nın eşi Fatoş Saka, eşinin futbolla ilgisi olmadığını savundu, “Eşim suçsuz, futbol bile bilmez, niye bu işe bulaşsın” dedi.Sürmene - Trabzon arasında dolmuş şoförlüğü yapan Nihat Saka’nın 28 yaşındaki eşi Fatoş Saka, eşinin Fenerbahçe otobüsüne saldırıyla ilgili gözaltına alınması hakkında Al Jazeera’nin sorularını yanıtladı. Eşinin futbola ilgisinin olmadığını savunan Fatoş Saka, Nihat Saka’yı futbol izlerken hiç görmediğini söyledi.Saka, “Otobüsle, şoförüyle, futbolcularla hasım mı ki de bu işe kalkışsın. Bir insan size zarar verse ona tepki gösterirsiniz ki böyle ateş etmek falan en son gelir insanın aklına. Benim kocam hiç tanımadığı insanların canına neden kast etsin? 10 yıldır evliyiz, futbol izlediğini bile görmedim. Sorsanız, takım renklerini bilmez. Evimize çalıştırdığı dolmuşla ekmek getirir” diye konuştu.
Yaza Sağlıklı ve İnce Girin
İlkbaharın ikinci ayına geldik. Artık çoğumuz yaz planları yapmaya başladı bile. Tatilde nereye gideceğim, ne zaman gideceğim, ne kadar tatil yapacağım? Ve elbette “o bikiniyi nasıl giyeceğim?” Dermaslim Sağlık, Güzellik ve Estetik Merkezi Diyetisyenlerinden Elif Yıldız, yaza daha zayıf ve sağlıklı girebilmek için uygulanabileceklerle ilgili olarak bilgi verdi.Çoğu kadın ince yaz kıyafetlerine girmek, bikini giyip aynada kendisini gördüğünde iyi hissetmek ister. Ancak diyet girişimleri çoğu kez tatilden birkaç hafta önce başlar. Ağır açlık diyetlerini uygular, tatil boyunca açık büfede yiyip içer, tatil bittikten sonra da tekrar kilo almaya başlarız. Peki, bu işin doğrusu nasıldır?Birinci adım sabah uyandığımızda 1 bardak ballı-limonlu su içmek. ( 1 bardak suya 1 çay kaşığı bal, ¼ limon koyun)İkinci adım ise kahvaltıda; lor peynirli çörek otlu yulaf ezmeli bir omlet, yanında da 1-2 dilim tam buğday ekmeği!! Bir fincan kiraz saplı, limonlu, tarçınlı çay. Omletin yanında iyi bir ödem sökücüdür. ( 15-20 adet kiraz sapı, 200mL kaynar suda 10 dakika demlenir içine ¼ limon sıkılır. İçerken de içine 1 adet kabuk tarçın koyulur).Ara öğünde 7-8 adet çiğ badem, 2-3 kuru hurma öğle yemeğine kadar bizi tutar.Öğle yemeğinde protein tüketelim. Hindi eti ya da yağsız tavuk eti; bol yeşillikli ve limonlu salatayla yanında 1 bardak ayran birkaç saat bizi tok tutar. 1-2 dilim tam buğday ekmeğiyle beraber tabii…Akşamüstü , 1 fincan tarçınlı süt ve 1 porsiyon meyve tüketebiliriz.Akşam yemeğinde ; taze fasulye, semizotu, kabak seçeneklerinden 1 tabak, yanında 1 dilim tam buğday ekmek, 1 kâse yeşil yoğurtla günümüzü bitirebiliriz. (1 kâse yeşil yoğurt; yoğurt içine maydanoz, dereotu, taze nane)1-2 saat sonra da 1 porsiyon meyve (tarçınlı) gece kan şekerimizi dengeleyecektir.En önemlisi su!Günde 2-2.5 lt su, kilo vermemizi destekler. Haftada 150 dakika egzersiz ile verilen kiloların yağdan kayıp olmasını sağlarız.Ye-yürü taktiğiKiloları verdik. Tatil zamanı geldi. Ye-yürü taktiği tatilin kabusa dönüşmesini önler. Tatilde diyet yapmayın ama fazla yediğinizi yakın. Yemekte aşırıya kaçtıysak daha çok yürüyerek, yüzerek onu telafi edebiliriz. “Ben tatilde spor yapamam açık büfeden de sonuna kadar faydalanacağım” diyorsak, tatil dönüşü telafi diyeti uygulamamız iyi olacaktır. Tatilden önceki diyete geri dönebiliriz. Haftada 150 dakika egzersizi de unutmamak gerekir . Bu egzersiz, haftada 3 gün 50 dakika ya da 5 gün 30’ar dakika yapılabilir.
Reklam
İstenmeyen Gıdıdan Kurtulmak İçin En İyi Egzersizler
Hiç kimse ikinci bir çene istemez ama malesef bir çoğumuz buna sahibiz. Hatta fazla kilosu olmayanlarımız bile ! Eğer gıdınız varsa onu artık daha fazla istemediğinizi hissedebiliyorum:)Insanların gıdılarının olmasının en büyük sebeblerinden biri kilo artışlarıdır ama bazen sadece yaş alırız tenimiz biraz daha gevşer.. ve lanet yer çekim kanunu !!! Sonuç : Istenmeyen nefret edilen hiç bir fotoğrafta bizi yalnız bırakmayan ve yüzümüze bakıldığında 1000 kilo olduğumuz hissi uyandıran bir gıdı ! Artık senden kurtulmamızın vakti geldi. İstenmiyorsun işte , git ! Aşağıdaki egzersizi deneyin.. Bu ondan kurtulmamıza yardımcı olacak :)
“Sağlık Gerçekten Her Şeyin Başı” Dedirten 5 Neden
Gençken, bir kaç gün egzersiz yapmasanız da, kötü de beslenseniz, az da uyusanız bünyeniz bunu kaldırabilir. Oysa yaşlandıkça  vücudumuzun kendini toparlaması giderek zorlaşır. Her gün hareket ettiğimiz sağlıklı bir yaşam tarzı ile her yaşta enerji dolu bir hayat bizim olabilir.
Reklam
B.B. King Las Vegas'da Hastaneye Kaldırıldı
Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük blues müzisyeni B.B. King, hastaneye kaldırıldı. Diyabete bağlı semptomlardan dolayı tedavi altına alınan 89 yaşındaki sanatçı, geçtiğimiz sene de rahatsızlanmış, gerçekleştirmekte olduğu turneyi yarıda kesmek zorunda kalmıştı.20 seneden beri diyabet rahatsızlığıyla savaşan ve en son geçtiğimiz sene müzikseverlerle buluşan B.B. King, son stüdyo albümü 'One Kind Favor'ı ise 2008 senesinde yayınlamıştı.Eksen
28 Madde ile Nükleer Enerji Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Enerji, bir sistemin ne kadar iş yapabileceğini ve ne kadar ısı yayacağını niceleyen bir durum fonksiyonudur.Bir sistemin, iş yapabilme yeteneğidir, yani enerji ile iş ya da enerji ile ısı arasında doğrudan bir bağıntı vardır.Örneklersek; yakıt olarak benzin kullanan bir araç, kullandığı yakıtın bir kısmını hareket enerjisine dönüştürerek, bizi bir yerden bir yere ulaştırıp belli bir miktarda iş yaparken, bu işi yaptığı sırada da, aracın motorunun sıcaklığının yükselmesi sonucu bir miktar ısı enerjisi açığa çıkar. Burada, enerji kaynağı, iş ve ısı arasında bir bağlantı olduğunu görebiliriz. Enerji şekil değiştirmiştir, enerjiye iş yaptırılmış olur.İnsanlar yıllardır enerjinin verimli olarak kullanılabilmesi için çeşitli enerji dönüşümlerine/çevrimlerine başvurmaktadırlar.Bunun için yenilenebilir ve yenilenemeyen enerji  kaynaklarından ısı veya iş elde edilmeye çalışılır.Güneş, rüzgar, hidroelektrik, bioyakıt, fosil yakıtlar gibi daha bir çok kaynağın yanı sıra nükleer enerji de hatırı sayılır bir enerji kaynağıdır. 1 Nisan 2015 günü TBMM'de Sinop'a yapılacak nükleer santrale onay verilmesiyle ile birlikte bu konuyla ilgili biraz bilgi edinmekte fayda var gibi gözüküyor...
Reklam
İstanbul Film Festivali'nde Gözü Kapalı Bilet Alınabilecek Dikkat Çeken 15 Film
34. İstanbul Film Festivali 4 - 19 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. 62 ülkeden 222 yönetmenin 204 filmini ağırlayacak olan festivalin biletleri yarından(28 Mart) itibaren satışa sunuluyor. Eğer 'Acaba hangi filme bilet almalıyım?' gibi sorularınız varsa aşağıda en dikkat çeken filmler arasından derlediğimiz liste size ilaç gibi gelecek.
Obezite Tipleri Nelerdir?
Daha genç olduğunuz ve istediğinizi yediğiniz halde kilo almadığınız zamanları hatırlıyor musunuz? Günümüzde ise, kimyasal katkılı gıdaların bizi sürekli yemeye sevk etmesi, çevresel toksinlerin yağ depolanmasını uyarması nedeniyle fazla kilo ve obezite oranları her yıl önlenemez şekilde artmaktadır.Obezite şu anda tüm dünyanın karşılaştığı en önemli sağlık problemi haline gelmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yetişkinlerin üçte birinden fazlası, çocuk ve genç erişkinlerin 100’de 17’ si obezdir ve bu sayılar hızla artmaktadır. Yeni bir ankete göre insanların 100’de 55’i kilo kaybetmek için çeşitli yöntemleri denemektedir.Vücutta biriken yağ ya deri altında, tıbbi adıyla subkutan, veya karın içerisinde, tıbbi adıyla visceral yağlanma olarak toplanır. Subkutan ya da deri altı yağ esas olarak vücudun alt kısmında toplanır ve sıklıkla kadınlarda görülen armut tipi obeziteye yol açar. Yağın karın içerisinde toplandığı obezite tipi ise elma tipi olarak adlandırılır ve erkeklerde daha sık görülür.Visceral yağlanma, santral veya abdominal yağlanma olarak bilinen bu tip, en tehlikeli yağlanma tipidir. Çünkü kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve diğer kronik hastalıkların oluşumunda rol oynar. Metabolik sendrom olarak bilinen bu tablo ciddi sağlık riskleri içerir.Visceral yağ tipik olarak toplam vücut yağının küçük bir oranını oluşturur ancak sağlık üzerinde ciddi etkileri sahiptir. Çünkü bu yağ karaciğer, böbrek ve pankreas gibi hayati organların etrafında yerleşir.Obezite genetik, hormonal, çevresel ve bir çok farklı faktörün rol oynadığı kompleks ve dinamik bir süreçtir. Vücutta biriken bu yağ endokrin bir organ olarak kabul edilmektedir. Çünkü metabolik olarak aktiftir, hormonlar tarafından etkilenir. Aynı zamanda çok sayıda hormon benzeri proteinler ve güçlü kimyasallar salgılar. Karın içerisinde toplanan yağ ise özellikle tehlikelidir çünkü metabolik olarak çok aktiftir, vücutta inflamasyona yol açar, ve hücre düzeyinde hastalıklara giden süreçleri başlatır.Visceral yağ aynı zamanda insülin direnci ile de ilişkilidir. Insülin direnci Tip 2 diyabet ve diğer obeziteyle ilişkili yandaş hastalıklarda en önemli faktördür. Karaciğerde biriken yağ siroz ve hatta karaciğer kanserinin öncülüdür.Kan şekerindeki bozulmalar, artmış kan yağları, lipoprotein dengesinin bozulması ve yüksek kan basıncı topluca metabolik sendrom adı verilen bir tabloya yol açar. Metabolik sendrom kardiyovasküler hastalık, Tip iki diyabet gibi diğer sağlık risklerinin bir göstergesidir.Gerek ameliyatsız bir takım müdahaleler, herekse obezite cerrahisi ile visceral yağ dokusu azaltılabilir. Visceral yağ dokusunun azaltılmasında egzersiz en önemli ve en etkili yaşam tarzı değişikliklerindendir. Bunun yanısıra yağdan ve kaloriden fakir, proteinden zengin bir diyet planı son derece faydalı olacaktır. Diyetteki lif ve protein oranlarının artırılmasının visceral yağ kaybını başlattığı kanıtlanmıştır. Protein desteğinin en iyi kaynağı süt kökenli whey proteindir. Whey proteinin en önemli faydaları doyma hissi ve açlık kontrolü üzerindeki etkisi, metabolizma ve kas protein sentezi üzerindeki pozitif etkileri ve metabolizma hızlandırıcı etkileridir. Ancak bütün protein destekleri birbirinin aynısı değildir. Klasik yollarla hazırlanan ticari whey proteinler pastörize edilmek zorundadır. Bu da çok yüksek sıcaklıklara ve kimyasallara maruz kalmaları anlamına gelir. Bu işlemler bir çok enzimi yok eder, proteinleri çökertir ve besleyici değeri azaltır. Tüketilen kalorinin azaltılması ve sık aralıklarla beslenmenin karın için yağ miktarını azalttığı da gösterilmiştir.
Reklam
Sağlıkla İlgili Bilmediğiniz 10 Gerçek
Sağlıkla ilgili öğrenmemiz gereken o kadar çok bilgi var ki, hepsinden haberdar olmak neredeyse imkansız. Günlük hayatınızın bir parçası olan ve sağlığınızı etkileyen bu gerçeklerden belki de haberdar değilsiniz!
İstanbul'da Verem Son 30 Yıl Sonra İlk Kez Arttı
Türk Toraks Derneği'nden Prof. Dr. Zeki Kılıçarslan, “İstanbul'da son 30 yılda ilk defa veremli hasta sayısı attı' dedi ve verilere dayanarak bunun Suriyeli göçmenlerden kaynaklandığını ifade etti.Göğüs hastalıkları uzmanları ve solunum hastalıkları alanında çalışan hekimler tarafın kurulmuş olan Türk Toraks Derneği 18'inci yıllık kongresini düzenledi. Burada konuşan dernek yöneticilerinden İstanbul Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan, İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerde Suriyeli göçmenler nedeniyle verem hastalığında artış olduğunu belirterek, “İstanbul'da son 30 yılda ilk defa veremli hasta sayısı attı' dedi. İstanbul'da verem hastaları içinde yabancıların oranının yüzde 0,5'ten yüzde 8,7'ye çıktığını ifade etti.
7 Maddede, Üvey Evlat Muamelesi Gören Azot
Bugün, çok ihmal ettiğimiz Azota bakalım. Elementler diyince insanın aklına Helyum, Hidrojen, Karbon ve Oksijen geliyor. Azot ise hakkını pek göremiyor, hatta tam bir üvey evlat oldu bu aralar! Gelin birz da ona aradığı sevgiyi, şefkati, ilgiyi verelim, hak ettiğini yani.. Eminim bir kısmını biliyorsunuz, belki de hepsini. Hepsini biliyorsanız da, olsun. Bilgi tekrarı kalıcılık açısından çok önemlidir. Bilmiyorsanız da bir İspanyol Atasözünü gerçekleştirdiniz demektir ; Yeni bir şey öğrenmeden yatma! Hazırsanız Azot'a ilgi göstermeye başlayalım... Haaa! Resim mi? Ana resimde gördüğünüz mevzuysa, Nitrojen'in ışıkta verdiği enfes renktir.
Reklam