Malum devir teknoloji, İnternet ve sosyal medya devri. Hepimiz hem iş hem özel yaşantımız gereği sıklıkla teknolojiyle haşır neşiriz. Ancak birçok teknolojiden farklı olarak özellikle İnternet ve sosyal medya aile/ birey/toplum hayatını sarsıcı biçimde değiştirdi. Hâl böyle olunca bu duruma yönelik eleştirilerle de karşılaşıyoruz. Aynı zamanda genetik ve kanser üzerine çalışan bir doktora öğrencisi olan Ajit Johnson isimli sanatçı da yaptığı sade ama çok etkili posterlerle bu durumu sert biçimde eleştirmiş. İşte bu çarpıcı eleştirileri görselleştiren 27 poster!
Baş ağrısı bazen öyle bir hal alır ki, o kafayı giyotin makası ile kestirip olayı kökten halletmek istersiniz. İnternet ortamında tavsiye edilmiş ve etkili olduğu deneyenler tarafından kanıtlanmış önerileri listemize alacağız.Tabi bu önerileri uygularken etrafa radyasyon yayan tüm elektronik cihazlardan uzaklaşılması gerekiyor.
Bal; çoğu uygarlığın “tanrıların nektarı” diye adlandırdığı mucize besin. Gerçekten de bir mucize olduğunu göstermek için bu içerikte size bal ve yanına ekleyeceğiniz ufak baharat, meyve, vs. ile nasıl ilaçlar elde edebileceğinizi göstereceğiz. Asla bozulmayan ve arıların şifa niyetine bizlere sunduğu bu mucizeden fayda görmeniz temennisiyle. Son olarak “bal be!”NOT: Her ne kadar bir mucize olsa da bal şekerli bir besindir ve gündelik yaşantınıza dahil etmeden önce doktorunuza danışmanız önemlidir.
Köpeklerin salgıları üzerine yapılan bir araştırma sonrası elde edilen sonuçlar, döneminin yenilmez denilen Alman tanklarını perişan etmek için kullanılıp, koca bir savaşın seyrini değiştirebilir mi?Deneyin sahibi İvan Pavlov. Fizyoloji ve psikoloji alanındaki çalışmaları ile ve Pavlov’un Köpeği olarak bilinen ünlü deneyi ile tanınıyor. Yaptığı çalışmalarla Nobel Ödülü de kazanan Pavlov’un, dün -14 Eylül 1849- doğum günü idi.Klasik koşullanma üzerine yaptığı deneylerden bahsetmek için ne güzel bir gün..
İlkokulda hemen hemen hepimiz tanıklık etmişizdir saç biti olaylarına. Üzerinde bit taşıyan arkadaşlarımız evlerine gönderilir, birkaç gün izin verilirdi ki diğer insanlara bulaşmasın diye. Ancak buradaki arkadaş zamanında duyduğu sözleri kulağına küpe etmekten ziyade kafasındaki bitleri beslemek adına onlara ekmek atmış gibi.Siz de saçlarınızı kontrol ettiniz değil mi?
İspanyol bir hastayı hayata döndüren dünyanın ilk 3D yazıcıdan çıkan titanyum göğüs kafesi bir tıp mucizesi olarak değerlendiriliyor.Kansere yakalandıktan sonra göğüs kemiğinin ve göğüs kafesinin bir kısmını kaybeden 54 yaşındaki İspanyol bir adam, dünyanın ilk 3D yazıcıdan elde edilen titanyum protez göğüsüyle hayata döndü.
Irak'ın batısındaki Enbar vilayetinin merkezi Ramadi kentinde, terör örgütü IŞİD'in abluka altına aldığı bölgede, henüz teşhis edilemeyen bir virüse yakalananların sayısının 300'e yükseldiği bildirildi.
Bazı hastalıklar görünmezdirler. Bir kişiye baktığınızda onun canını neyin yaktığının farkına varamayabilirsiniz. Allie Cashel ve Erica Lupinacci görünmeyen bir hastalığa sahip olmanın ve onunla ilgili konuşmanın ne kadar zor olduğunu bizzat kendilerinden biliyorlar. Bu sebeple kronik hastalıkları olan insanların hikayelerini anlattıkları ve fotoğraf paylaştıkları Suffering the Silence sitesini oluşturmuşlar. Amanda Crommeth tarafından çekilen fotoğraf serisinde, hastalıklarının ismini kollarına yazan insanlar, onlarla konuşmadan asla bilemeyeceğimiz şeyleri ortaya koyuyorlar.Lyme hastası olan Cashel ve lupus olan Lupinacci de projede yer alıyorlar.''Suffering the Silence, pek çok insana hastalıklarıyla ilgili tecrübelerini aktaracak, daha önce olmayan güvenli bir ortam yarattı. Hastalıklar, toplumlarda zaman zaman fikir ayrılıkları ya da dar görüşlülük yaratabiliyor. Bu proje daha geniş bir kitleye sesleniyor ve insanlar bağ kurup birbirlerine destek olabiliyorlar.''Cashel tam 16 yıldır kronik lyme hastalığıyla mücadele ediyor; fakat tıbbi topluluklar bu rahatsızlığın var olabileceğine inanmıyor. Cashel bu sebeple kendi deneyimlerini Suffering the Silence: Chronic Lyme Disease in an Age of Denialadlı kitabında paylaşıyor.
Bu durum her ne kadar Endonezya'da sıradan bir hal aldıysa da, Dünya Sağlık Örgütü bu duruma çok tepkili.Sigarayla henüz 3-4 yaşında tanışan bu çocukların alışkanlık nedenleriyse ülkedeki, kültürel, siyasi ve ekonomik durumlar.Her 10 metrede bir sigara reklamlarının bulunduğu afişler görebilmek mümkün. Endonezya ekonomisinin çoğunluk payını tütün satışları oluşturuyor. Yapılan araştırmalara göre 3-4 yaşındaki bir çocuk gün içinde 2 paket sigara içiyor ve erken yaşta kansere yakalanıp ölüyor.
Minik kızımızın adı Abigail Jones ve 6 Ağustos'ta dünyaya gelmiş. Daha sadece 1 aylık, fakat bu küçük meleğin ölümcül bir hastalığı var. Abigail'in beyninde tedavi edilmesi imkansız bir tümör var ve muhtemelen çok uzun süre yaşamayacak. Annesi ve babası olan Erika ile Stephen küçük meleklerinin kısa hayatını sevgi ile doldurmaya karar vermişler. Ailenin çektirdiği fotoğraflarda onların sevgisine tanık oluyoruz. ''Küçük Abby'mizin hayata gelmesinin bir amacı vardı, hayatı ne kadar kısa ya da uzun da olsa.'' diyor anne Erika çiftin fotoğrafçısı olan Mary'e. Abby, çiftin ikinci çocuğu ve Abby'nin Down sendromu ile dünyaya geleceğini biliyorlardı fakat daha sonra öğrendiler ki Down sendromunun yanında Abby'de ölümcül bir beyin tümörü vardı. ''Kalplerimiz kırıktı ve bizi nasıl bir şeyin beklediğini bilmediğimiz için korku ile eziliyorduk. Beyin cerrahımız Abby'i eve götürün ve onu sevginiz ile sarmalayın diye tavsiyede bulundu. Dediğini yaptık ve yardım alarak onu evimize getirdik, her anımız onu sevgiye boğarak geçiyor.'' diyor Erika. Buyurun size bu tatlı ailenin çektirdiği fotoğraflardan bazıları:
Run İstanbul yaklaşıyor. 10K uzunluğundaki bu yarışta İstanbul’un yakaları yarışıyor ve hangi yaka daha hızlı olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Bu zorlu yarışta hangi tarafın daha hızlı olduğunu gösterecek olan en önemli faktörlerden birisi de kuşkusuz giyilecek olan koşu ayakkabıları. Performanslara direkt olarak etki edecek olan koşu ayakkabılarından sizler için seçtik ve Run İstanbul’da fark yaratacağını düşündüğümüz 10 koşu ayakkabısını sizler için derledik…
Yara izleri hayat boyu vücudumuzda kalabilir ve bu kötü anıların canlanmasına sebep olur. Flavia Carvalho isimli dövme sanatçısı bu konuda bir çalışma yapmaya karar vermiş. Flavia aile içi şiddet görüp bu yüzden yara izine sahip olan kadınların yaralarını karşılıksız olarak dövme ile kapatıyor ve bu çalışmasına '' Çiçeklerin Teni'' adını vermiş. Sanatçı 2 yıl boyunca bıçak ve kurşun izlerine sahip kadınların yara izlerini kapatmalarına yardım etmiş, ayrıca meme kanserli kadınlar için de birçok dövme kapatma çalışması yapmış. Flavia, kadınların bu tatsız anılarını kapatmak için onlara destek oluyor ve yara izlerinin üstünü çiçek dövmeleri ile kapatıyor.Flavio Carvalho'nun stüdyosu Brezilya'da Curitiba'da bulunuyor. Flavia''Proje gerçekten çok yeni ve medyanın bu kadar ilgisini çekeceğini düşünmüyordum. Dediğim gibi bu proje çok spontane bir şekilde gelişti, kadınlardan hizmet bedeli almıyorum.'' diyor.
Siyasiler, halkın geleceği için kararlar alırken olan yine öldürülen, yaralanan ve yurtlarından sürgüne giden halka oluyor. Peki dünya tarihinde hangi diktatörler, ülkelerini nasıl mahvetti?
Yoga kilo vermek için yapılan bir spor, bir uğraş değil. Onun esas amacı iç huzuru temin ederek kendinizle barışık bir hayat sürmenizi sağlamak. Böyle diyor Big Gal Yoga olarak bilinen Valerie ve İnternette insanlara kendilerini sevmeyi öğretiyor.Kendisine şu adreslerden ulaşabilirsiniz. 12
O bir asit kurbanı. Kayınbiraderi ve arkadaşları suratına asit atmışlar ve bu Reshma'nın bir gözünü kaybetmesine sebep olmuş.Sevgi üretin, yara değil. Bir gençlik girişimi cinsiyetçi saldırı kurbanlarının rehabilitasyonu yanı sıra bazı konulara dikkat çekmek için internete videolar yüklüyor. Bu videolarda bir kadın nasıl mükemmel görünümlü kırmızı dudaklara sahip olunacağını açıklıyor. Videodaki kadın ise Reshma.
Genel Sağlık Sigortasından faydalanan kişi sayısı 5,3 milyonu geçti ancak borç yükü çok fazla. Prim borçları her ay yükseliyor. Toplam borç 7.5 milyar lirayı aştı.Türkiye 2012 yılının başında Genel Sağlık Sigortası uygulamasına geçti. Böylece sigortalıların yanı sıra hiçbir sosyal güvencesi olmayan işsiz, kayıtdışı çalışan ve sosyal güvencesi olmayanlar sağlık yardımı kapsamına alındı. Yeşil kart uygulaması kalktı. Bu işin faturasının da, geliri belirli düzeylerde bulunanlardan kademeli prim kesilmesiyle karşılanacağı hesaplandı.Bunun için de 'gelir testi' uygulamaya konuldu. Aile içinde kişi başına düşen gelir, yapılacak testte eğer asgari ücretin üçte birinin altında çıkarsa, ücretsiz sağlık imkânı verildi. Eğer gelir asgari ücretin üçte birinden fazla çıkarsa prim ödenmesi şartı getirildi.Ancak ardından birçok sorun çıktı. Kim nasıl test yaptıracağını, nasıl para yatıracağını bilemedi. Borçlu sayısı ile birlikte borçlar da birikti.5,3 milyon borçluSonunda hükümet geçen eylülde borcu bulunanlara borçlarını taksitle ödeme fırsatı tanıyan yasayı çıkardı. Ne var ki, getirilen bu yapılandırmaya rağmen genel sağlık sigortası prim borcunu ödemeyenlerin sayısı halen çok yüksek.Bir yılda yapılandırmadan yararlananların sayısı 304 bin kişi. Gelir testi için müracaat eden 400 bin kişiyi de eklediğimizde 704 bin vatandaşın yapılandırmaya müracaat etmiş olduğu ortaya çıkıyor. Ancak bu rakam beklenenin çok altında.Halen yapılandırmaya gitmeyip prim borcu olan kişi sayısı 5.3 milyonu geçiyor.Bu kişiler devletin sağlık imkânlarından yararlanamıyorlar. Prim borçları her ay katlanarak artıyor ve faiz işliyor. Toplam borç 7.5 milyar lirayı aştı.Eylül sonuna dikkatYapılandırmaya bugüne kadar başvurmayan, borcunu zorunlu olarak ödemesi gereken kişiler için son fırsat bu ay sonu itibariyle bitiyor. Bu kişiler için prim tahakkukları gelirlerine göre yeniden hesaplanıyor ve söz konusu kişiler en geç 2 Kasım 2015 tarihine kadar SGK'ya başvurmaları halinde genel sağlık sigortası prim borçlarını yapılandırıp, gerekirse taksitle ödeyebiliyor.Yeni düzenleme şartGelir testinin ailedeki tüm bireylerin geliri dikkate alınarak yapılması henüz okulunu yeni bitirmiş, iş arayan gençlerimizin daha iş hayatına atılmadan borçlu çıkmalarına neden oluyor. 18 yaşını tamamlayan ve reşit bireyler için aile gelir yapısı üzerinden borç çıkarmak anlamlı olmuyor. Bu sistemin muhakkak değişmesi gerek.Peşin ödeyene faiz yokAlacak aslının peşin ödenmesi halinde bu alacaklar için herhangi bir faiz alınmayacak. Taksit durumunda, ilk taksit sekiz ay içerisinde, diğer taksitlerin ise ikişer aylık dönemler halinde en fazla on sekiz eşit taksitte ödenmesi gerekiyor. Borçluların başvuru sırasında altı, dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri söz konusu.Taksit taksit ödeBorcunu taksitler halinde ödeyeceklerin yapılandırmayla yeni borç tutarları hesap edilirken, ilk olarak borç tutarı enflasyon rakamları esas alınarak güncellenecek. Taksitle ödeme yolu tercih edilmiş olmasına rağmen, bir takvim yılı içinde yasal süresi içinde ödenmemiş veya eksik ödenmiş ikiden fazla taksitin bulunması halinde, ödenmeyen taksitler yönünden yeniden yapılandırmadan yararlanma hakkı kaybedilmiş olacak.Başvuruda bulunan borçlular, ilk taksiti ödemeleri ve yapılandırmanın ihlal edilmemesi, 60 günden fazla prim ve prime ilişkin borçlarının bulunmaması halinde sağlık hizmetlerinden yararlanmaya başlayacaklar.Kim ne kadar prim ödemeliHanede kişi başına düşen aylık gelir 424 liranın altında olursa, o kişinin primleri devlet tarafından ödeniyor. Hanedeki aylık gelir 424 TL ile 1.273 TL arasında ise kişilerin kendilerinin 51 lira prim ödemesi gerekiyor.Kişi başına düşen aylık gelir 1.273 TL ile 2.547 TL arasında ise aylık 152 lira prim ödenmeli. Geliri 2.547 liranın üzerindeki ailelerde ise sosyal güvenlik kapsamında olmayan bireyler için ayda 305 lira prim ödeniyor.Tek prim sistemine geçilmeliSağlık sisteminin finansal sürdürülebilirliğini bireylerden toplanan primlerle sağlamak aslında amaçla çelişen bir durum. Borcunu ödeme gücü olmayanlar sağlıktan yararlanamıyor, dolayısıyla sağlık imkânlarının genişlemesi anlamını yitiriyor. Bu nedenle, asgari ücret ve bireylerin gelirlerini esas alan prim sistemi mutlaka değiştirilmeli. Asgari ücret artışları sağlık hakkından yararlanmanın önüne geçmemeli.Artan kademeli prim sistemi yerine tek bir prim seviyesi herkes için belirlenebilmeli. En düşükten 50 TL ödeyenle, 305 TL ödeyen arasında sağlıktan yararlanma bakımından bir fark yok. Birisi daha düşük prim ödedi diye daha az sağlık hizmeti almıyor.Sigortalı için teste gerek yokİşsiz olan, çalışmayan, kayıt dışı çalışanların gelir testi yaptırması, prim ödemesi şart.Lise, üniversite eğitimini bitiren, artık anne veya babası üzerinden yardım alma durumu ortadan kalkan erkek çocukları (kız çocukları Ekim 2008 öncesi anne veya baba üzerinden sağlık yardımı alıyorsa, evlenmemeleri kaydıyla sağlık yardımını almaya devam ediyorlar) teste girmeli.Esas olarak bakmakla yükümlü olunan kişikategorisindeki; sigortalının eşi, öğrenime devam etmiyorsa 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya çıraklık eğitimi ile mesleki eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenimde 25 yaşını geçmemiş çocuklar, geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı tespit edilmiş anne ve babanın da testi yaptırıp, prim ödemesine gerek bulunmuyor.Kaynak: Cem Kılıç / Milliyet
Kimisinin müziği aslında hiç fena olmasa da bu kliplerin kimi insanı ürkütüyor kimiside insanın sinirlerini bozuyor.Uyarı olarak bu klip kimileri için rahatsız edici ögeye ve 18 yaş üstü içeriğe sahip olabilir.
Soğuk kış günlerinde çok da gerçekçi gelmeyecek de olsa, Dünya’nın yüzeyinin oldukça altında neredeyse tamamen metalden oluşan sıcak bir çekirdek vardır. Merkezdeki bu çekirdeğin dış kısmı demir-nikel alaşımından oluşur ve bu iç çekirdek ile magma ve sıcak taşlardan oluşan katman arasında tampon görevi görür. En içteki çekirdek katıdır ve yaklaşık 1207 km kalınlığındadır. Burası aynı zamanda gezegenin en sıcak bölgesidir, sıcaklık bu bölgede 6.093 derece santigrada kadar çıkar. Dünya’nın çekirdeğinin çok sıcak olması Dünya için oldukça faydalıdır.Dünya’nın çekirdeği güneşin yüzeyi kadar sıcaktır. Bu durum gezegenin gaz ve parçacık bulutundan ilk defa oluştuğu zamandan beri yani yaklaşık 4.5 milyar yıldan beri böyledir. Yerçekimi demiri ve diğer ağır maddeleri Dünya’nın merkezine doğru çekmiştir; hava ve su gibi daha hafif malzemeler ise kabuğa doğru itilmiştir. Çekirdeğin ağırlığı o kadar fazladır ki, dış çekirdeğin yerçekimi Dünya yüzeyinin yerçekiminden yaklaşık olarak 3 kat daha fazladır. Çekirdek orijinal sıcaklığının bir kısmını hala taşıyor olmasının yanı sıra merkeze yakın ve ağır malzemelerin hareketinin yerçekimsel sürtünmesi ile de sıcaklık kazanır. İç çekirdek her bin yılda yaklaşık olarak 1 santimetre büyür ve büyüdükçe de daha fazla ısı kazanır. Radyoaktif izotopların bozunması da çekirdeğe ayrıca ısı kazandırır.Eğer çekirdek tamamen soğursa, gezegenimiz de soğuyacak ve ölecektir . Ayrıca bu süreç birazcık karanlık olacaktır çünkü enerji santralleri yerkabuğundan radyan ısıyı çekerler ve bu ısıyı suyu ısıtmakta kullanırlar, türbinlerin çevirilip elektrik üretilebilmesi için gereken buhar böyle oluşur.