CHP'nin 'Terör Soruşturulsun' Önergesi AKP ve MHP Oylarıyla Reddedildi

 > -

CHP’nin çağrısıyla olağanüstü toplanan TBMM’de "terör olaylarıyla ilgili " meclis araştırması açılması ve meclis komisyonu kurulması oylandı. Açık oylama sonucunda önerge reddedildi.

TBMM Genel Kurulu, CHP'nin talebi üzerine bugün saat 15.00'te olağanüstü toplanarak, "Toplumsal barışı tehdit eden artan terör olaylarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasına ilişkin önerge"yi görüştü.

Hükümet adına Bülent Arınç, HDP adına Osman Baydemir, CHP adına Murat Özçelik, MHP adına Ümit Özdağ, AK Parti adına da Ahmet Aydın konuştu. 

Önerge sahibi CHP'li Levent Gök de söz alarak vekilleri sağduyuya çağırdı.

AK Parti ve MHP'li vekiller 'Hayır' dedi

Dört partinin de temsilcilerinin konuşmalarının ardından TBMM Başkan Vekili Pavey oylamaya geçti. Açık oylama sonucunda TBMM’de "terör olaylarıyla ilgili " meclis araştırması açılması ve meclis komisyonu kurulması reddedildi.

Oylamada genel olarak CHP ve HDP'li vekiller evet oyu verirken, AK Parti ve MHP'li vekiller 'hayır' oyu kullandı.

Pavey: "Bu vatan hırslarımızdan çok daha değerli"

Oturumu yöneten CHP Meclis Başkanvekili Şafak Pavey, yaptığı konuşmada "İnsanlarımız, öfkelerimizden, nefretlerimizden daha kıymetliler. Çünkü bu vatan hırslarımızdan çok daha değerli. Biz varlıklarımıza bir şey katmak için değil, varlıklarımızla bir şey katmak için yüce Meclis'teyiz. 

Oldukça hassas günlerdeyiz. Siyasi şiddet, toplumsal huzursuzluk bize her zamankinden çok daha acil, sağduyu ve mantığa çağırıyor. Felaketin neye benzediğini unutanlara, su satmak için yangın çıkarmak fikri cazip gelebilir. Fakat yangın bir felakettir. Ve felaketten kar umanları da kül eder. Alternatif hafızalar ülkesi olmaktan vazgeçip, sadece ortak hafızamızı takip etsek düzlüğe çıkabileceğimizi düşünüyor, inanıyor ve güveniyorum. Toplumumuza borçlu olduğumuz  davranışlarımızı, ahlaki sorumluluklara göre düzenleyeceğimizden kuşkum yok. Ve bunu kendi adıma da taahhüt ediyorum. Yüce Meclis'in değerli milletvekillerini saygıyla selamlıyor, TBMM'nin 90. birleşimindeki gündeme geçiyorum." dedi.

"Bu ülkemizin son şansıdır"

Olağanüstü toplantıda, önerge üzerinde ilk sözü hükümet adına Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç aldı.

Hükümet adına kürsüye çıkan Arınç'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Öncelikle CHP Grubuna verdikleri olağanüstü toplanma tekliflerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Son günlerde kalplerimizi kanatan acı olayların,. Soruşturmaların devam ettiği bir zamanda ve hükümetin terörle mücadele yaptığı süreçte konuyla ilgili görüşme zaruret olmuştu. Bunu CHP yerine getirdi. Komisyon kurulabilir korumayabilir bunlar sizlerin değerli oylarınızla belli olacaktır.

Son günlerde yaşanan olayları hepimiz acı ile karşıladık ve tepkimizi verdik.  Ayrıntılarını biraz sonra vereceğim şiddet olayları kapsamında ülkemizde bir üzüntünün hakim olduğunu söyleyebilirim. Memleketini seven herkes üzüntülü ve tepkilidir. Meclis olarak bunu görüşmek hepimizin göreviydi.

Bu günkü konumuz ülkemizde giderek artan terör olaylarını nedeni araştırmak ve engellemek için meclis komisyonunun kurulmasını içeriyor. 

Bu konuda iki rapor vardır. İnsan hakları inceleme komisyonunun hazırladığı bir rapordur. Bu Şubat 2013’tedir.  Yine aynı dönemde Kasım 2013 tarihli meclis araştırma raporumuz var.   Bunun ayında geçtiğimiz dönemde 10 Temmuz 2014 tarihli terörün sona erdirilmesi maddeli kanun hazırlanmış ve resmi gazete yayınlanmıştır.

Şüphesiz çözüm süreci belki bugünde tartışılacaktır, devam edip etmediği konularında bir tartışma var. 2009’dan başlayarak kademe kademe devam eden ve ete kemiğe bürünen, ismini ne koyarsanız koyun bu konunun ne hale geldiği, nasıl suistimal edildi tartışmalarını da değerlendirmek istiyorum.

12 yıldan beri AK Parti hükümetlerinde bu konuda çok önemli  adımlar atıldı. Yaşananlar sizler tarafından takip ediliyor bunları tekrar tekrar veremeyeceğim. 20 Temmuz’da Suruç’taki katliam diyebileceğimiz terör olayı sonrası Başbakanlık Koordinasyon Merkezi’nden an be an takip ettik.

3 terör örgütüne karşı PKK ve bağlantılı terör örgütlerine karşı, DAİŞ ve DHKP-C diye bilenen örgütlere karşı operasyonlar yapıldı. Sonuçları da koordinasyon merkezi tarafından açıklandı.

Bütün operasyonları milli imkân ve  kabiliyetlerimizle, DAİŞ’e karşı yapılanların da Türkiye içinde gerçekleştirildiğini söylemem gerekiyor. Bugün en son 1302 kişiye gözaltı işlemi uygulandığı bildirildi. Binbaşı Arslan kulaksız ismi verilen operasyonla da sığın depo ve barınma alanlarının vurulduğuna dair açıklamayı hepimiz biliyoruz

Bunun saat 11:00 itibariyle gözaltı sayısı 1061 kişidir…

PKK ile ilgili olarak şunları söylemem gerekebilir. Toplumsal gelişmenin önündeki terör meselesini ülke gündeminden çıkarmak için kararlı bir tutum sergiledik. Çözüm sürecinin nihai hedefi terörün sona erdirilmesi. Çözüm Sürecinin kamuoyuna doğru anlatılması için akil insanlar heyeti oluşturuldu.

Demokratikleşme paketi amacıyla teme hak ve özgürlükler alanında yasal düzenlemeler hayata geçirildi. Çözüz sürecindeki adımlarımıza karşı örgütün sürece uygun hareket etmediği görülmektedir. 2013 mayıs ayında silahlı unsurların ülke dışına çıkarılması söylenmişti. Silahla bırakılacak siyaset ve fikirler konuşulacak denildi. Örgüt şiddet içerikli eylemlerini deva  ettirdi. Kırılma noktalarından biri de pek çok yerde baş gösteren 6-8 ekim olaylarıdır. 7 hazirandan bugüne kadar  kanunsuz girişimler yapıldı.  Her ne kadar başta HDP olmak üzere örgüt bileşenlerin tarafında dezenformasyon yaratılmaya çalışsa da hükümet adımlar atmıştır.

HDP’li siyasetçilerin bağımsız devlet kurma ifadelerini kullandıkları görülmüştür.  7 Haziran seçimleri öncesi örgüt ve bileşenleri çözüm sürecini kendi baskı ortamını kullanma aracı olarak kullanmaktadır.

Arınç sözlerine şöyle devam etti: 

"2013 yılında DAİŞ'i terör örgütü ilan ve çalışmalarını sürdüren hükümetimize yöneltilen suçlamaları kabul etmiyorum. Bir batı ülkesi farklı davranabilir. Ancak bizim farklı koşullarımız var. IŞİD'le yan yana gelmiş hükümet sözünü kınıyorum.

Çözüm süreci bazıları tarafından sürekli istismar edilmiş ve kullanılmıştır. Şimdi bugünden bakınca sürece yönelik CHP ve MHP'den gelen bazı eleştirilerin haklı olduğunu görüyoruz. Şimdi bunlardan ve edindiğimiz tecrübelerden yola çıkarak durumu yeniden değerlendireceğiz. Bu ülkemizin son şansıdır.

2 dakika polemiği

Konuşma süresi biten Arınç: Sayın Başkan ek süre verecek misiniz, diğer konuşmacılara da verilmek üzere diye sordu…

Şafak Pavey, “Bugün olağanüstü toplandık. Konuşmanızı bitirmek üzere 2 dakika veriyorum. Diğer konuşmacılara verilecektir” cevabı üzerine Arınç “Madem olağanüstü toplandık çok hasis davrandın. 2 dakika” dedi.

"Erdoğan'ın sözleri barışa suikast girişimidir"

HDP adına konuşan Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir, tüm partilere çağrıda bulunarak, "Gelin bu savaş pratiğine, bu darbe pratiğine dur diyelim" dedi.

Baydemir'in konuşmasının satırbaşları şöyle:

"Bu dakikaya kadar yaşınılan acıların son olması çabasında temennisinde bulunuyoruz. Parti olarak bugünden sonraki duruşumuz tek bir insanın hayatını çatışmada yitirmemesinin pratiği, aktivitesi olacaktır. 

Yaptıklarımızdan değil yapmaktan imtina ettiklerimizden de mesulüz. Eğre bu meclis AKP'si CHP'si MHP'si, HDP'si ile gerçekten tek bir evladımızın tek bir kardeşimizin hayatını yitirmesini istemiyorsak irade burasıdır. Gelin her birimiz bulunduğumuz zeminde, insani, ahlaki vicdani sorumluluğumuzun gereği olarak bu savaş, bu darbe pratiğine dur diyelim. 

Çatışmasızlık ortamının değerinin ne kadar değerli olduğunu buğün daha iyi idrak edebiliyoruz. Bir daha toprağa tek canın düşmeyeceği ortak iradeyi yaşama geçirmektir. Gelin neden bu şiddet tekrar başladı, tekrar başlatıldı bunu yeniden masaya yatıralım.  

Erdoğan dün Çin'e gitmeden önce bir konuşma yaptı. Bu konuşma barışa suikast girişimidir. Birlikte yaşama arzusuna suikast girişimidir. Gelin hep beraber savaşa karşı bir barış cephesinde buluşmayı başaralım."

CHP'li Özçelik: 'Türkiye tedbir almadı'

CHP İstanbul Milletvekili Murat Özçelik, Baydemir'in ardından söz aldı. Suruç saldırısında ölen gençler ve PKK saldırısında şehit olan güvenlik güçleri nedeniyle büyük üzüntü duyduklarını ifade eden Özçelik şöyle konuştu:

"1 hafta içinde 46 vatandaşımız hayatını kaybetti, acımız çok büyük. Suruç'ta 31 gencimiz hayata veda etti ve ardından maalesef polislerimiz, askerlerimiz şehit edildi. Bunlardan dolayı büyük üzüntü duyuyoruz. Bu eylemleri gerçekleştirenleri lanetle kınıyoruz, baş sağlığı diliyoruz, sabır diliyoruz..."

CHP'nin bugüne kadar hükümete sunduğu gensoru, soru önergesi ve genel görüşme taleplerini içeren bir kitapçığı gösteren Özçelik, "Bu konularla ilgili iktidar kanadından cevap alamazken, bugün Bülent Arınç tarafından yapılan eleştirilerin bazılarının kabul edilmesi inancımızı ve umudumuzu artırmıştır, teşekkür etmek istiyorum" dedi.

'Türkiye'nin başlangıçta IŞİD'e ve Selefî gruplara karşı tedbir ve tavır almadığını' söyleyen Özçelik, "Suriye’deki iç savaş Türkiye içine taşındı. IŞİD bu zaman zarfında kendisine sınır koymaksızın maalesef adam devşirme faaliyetine girişti, eğitime girişti" dedi.

Özçelik, "O kadar ki şu an bana arkadaşlarım iletti. IŞİD şu anda Gaziantep’in karşı tarafında bulunan Türkmen köylerinde  8-15 yaş arasındaki çocuklara kendi eğitimlerini vermek için talimatını vermiş vaziyette" iddiasında bulundu.

MHP'li Özdağ: "Çıkar yol Doğu’yu PKK’nın elinden almaktadır"

MHP adına konuşan Ümit Özdağ, şehit edilen asker ve polisleri hatırlatarak, HDP adına konuşan Osman Baydemir'in sözlerine tepki gösterdi; "Siz köy korucularının ailelerine çatışmasızlığı anlatın, bakalım ne anlatıyorsunuz" dedi.

"Çıkar yol Doğu’yu PKK’nın elinden almaktadır. Yere düşen devleti ayağa kaldırmaktır" diyen Özdağ, "Askerlerimiz PKK’yı vurmaya devam ederken, Erdoğan süreç bitti derken, Davutoğlu ise devam ediyor diyor" diye konuştu.

"Müzakere gibi bir çözüme devam edersiniz muhatabınız PKK olacaktır" diyen Özdağ, "Çıkar yol terörle mücadele stratejisinin benimsenmesidir" görüşünü savundu.

MHP olarak AK Parti'nin 2011'e kadar Suriye politikasını desteklediklerini söyleyen Özdağ, "2012’de bunu terk ettiniz, Esed rejimini devirme politikasına başladınız. Suriye gibi ülkelerde rejim yıkılırsa devlet de yıkılıyor. Cihatçı gruplar Türkiye’yi merkez haline getirdiler" dedi.

"PKK’nın ele geçirdiği yerlerde bir temizlik de yaptığını görüyoruz" diyen MHP'li Özdağ, "MHP, Türkmen kardeşlerinin arkalarındadır. MHP’nin PKK ile siyasi kuruluşa karşı aldığı tavır, HDP’ye oy veren seçmeni yok sayma gibi yorumlanmaktadır. Kürtler ve Zazalar bizim öz kardeşimizdir. Müzakereler sürecinde PKK yandaşı örgütlerin büyük bir meşruluk kazandıklarını görüyoruz" şeklinde konuştu.

AKP'li Ahmet Aydın: "Kim siyaset, kim silah diyor?"

AK Parti Grup Başkan Vekili Ahmet Aydın, HDP'li Baydemir'in konuşmasını eleştirdi. Partisinin iktidar süresi boyunca icraatlarını ve çözüm süresinde gösterdiği çabaları anlatan Aydın, sözlerine şöyle devam etti:

"Burada kim terörden yana, kim barıştan yana? Kim siyaset diyor, kim silah diyor? İşte devlet bütün bunlara izin vermez. Devlet teröre izin vermez. Devlet durduk yere operasyon yapmıyor. Barışa kimin suikast düzenlediğini HDP görsün diyorum.

Ya silah ve terör diyeceksiniz, ya demokrasi ve siyaset diyeceksiniz. Safınızı belli edeceksiniz. Silahla siyaset bir arada yürümez."

CHP'li Gök: "Şimdi toplanmayacaksak ne zaman toplanacağız"

AK Partili Aydın'ın ardından söz alan önerge sahibi CHP'li Levent Gök, tüm Türkiye'nin bu olağanüstü meclis toplantısını dikkatle izlediğini söyledi.

"Topu birbirimize atarak işin içinden çıkılmaz" diyen Gök, "Bugün IŞİD diyorsak, çözüm süreci diye adlandırılan sürecin bittiğini söylüyorsanız bunun sorumlusu siyasi iktidardır. 4 yıl önce yanlış Ortadoğu politikasından dolayı Suriye’deki çatışmanın iç çatışma tarafından dolayı, silahların Türkiye’ye döneceğini 4 yıldır soruyoruz" diye konuştu.

"Terör karşısında toplanmayacağız da, masum insanların ölümüne engel olmak için toplanmayacağız da ne zaman toplanacağız" diyen Gök, "Biz sorumluluğumuzu biliyoruz. Bütün partileri ortak bir dayanışmaya davet ediyoruz" diye konuştu.

Vural elini kaldırdı, MHP'liler 'hayır' dedi

Oylama sırasında önergeye MHP milletvekillerinin önce çekimser kaldığı görüldü. 

Sonrasında ise MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural elini kaldırarak arkasındaki vekillere baktı. Vural'ın hareketinin ardından MHP'li vekiller de ret oyu kullandı.

Oktay Vural, bu davranışı nedeniyle sosyal medyada bir hayli eleştiriye maruz kaldı.

Arınç'tan tepki çeken sözler: "Sus, bir kadın olarak sus"

Hükümet adına sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan Başbakan Yardımcısı Arınç, HDP’li Nursel Aydoğan'a seslenerek, "Hanımefendi sus, bir kadın olarak sus” diye konuştu. Arınç'ın bu sözleri meclisteki kadın vekillerin tepkisini çekti. 

HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Arınç'ın sözleri nedeniyle tüm kadınlardan özür dilemesi gerektiğini söyledi. Ancak oturumu yöneten CHP'li Şafak Pavey, Arınç'ın sözlerinin kadınlara hakaret mahiyeti taşıdığını düşünmediğini belirtti ve cevap hakkının doğmadığını söyledi. 

Arınç'ın sözleri sosyal medyada da tepkiyle karşılandı. 

Twitter kullanıcıları #BirKadinOlarakSusmayacagiz ve #CinsiyetçiArınç hashtaglerinde attıkları mesajlarla Arınç'ın sözlerine tepki gösteriyor.

Ayrıca: Bülent Arınç'ın ''Bir Kadın Olarak Sus'' Çıkışına Sosyal Medyadan 17 Tepki

CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, “CHP olarak cinsiyetçi, ayrımcı, aşağılayıcı kadın haklarını ihlal eden bu sözleri şiddetle kınıyoruz. Parlamento çatısı altında böyle bir söz söylenmesi kabul edilemez. Kendisini özür dilemeye davet ediyoruz” dedi.

"Tüm kadınlardan özür dilemeli"

CHP’li vekillerin ardından ise aynı konu üzerine HDP’li kadın milletvekilleri de basın toplantısı düzenleyerek tepki gösterdi. HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, dünyanın her yerinde savaş kararlarını erkeklerin aldığını ama barışın savunucularının kadınlar olduğunu kaydetti ve ekledi: “Sayın Arınç, bu cinsiyetçi yaklaşımı bir kenara bırakmak durumdadır. Başta HDP’li kadınlar olmak üzere tüm kadınlardan özür dilemesini istiyoruz. Ataerkilin koca çınarı Arınç, kadınların konumunu hazmedemeyen bir görüntü vermiştir. Bu ikazı kadınlara yapıyor ama erkeklere yapamıyor.”

Buldan, Meclis Başkanvekili Şafak Pavey’in tutumunu da eleştirdi ve kınadı.

"Bir zihniyetin kadına bakışının dışavurumu"

HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan ise 32 HDP’li kadın olarak Mecliste yer aldıklarını ifade etti. Arınç’ı yeni tanımadıklarını ve daha öncede hakaretler yaptığını dile getiren Aydoğan, kadınlara yönelik sözlerini hatırlattı. “Bu aslında bir zihniyetin, AKP zihniyetinin kadına bakışının dışa vurumudur” diyen Aydoğan, “Kınıyoruz kendisini. Şahsıma yapılmış olarak asla değerlendirmiyorum. Kendi milletvekilleri dahil olmak üzere tüm kadınlara yapılmış bir hakarettir. Kendisini özür dilemeye davet ediyorum” diye konuştu.

Arınç başta olmak üzere AKP’lilerin kadınlar konusunda eğitimden geçmesi gerektiğini belirten Buldan, istemeleri halinde bu eğitimi kendilerinin verebileceğini kaydetti.

Ajanslar ve Al Jazeera | Fotoğraflar: AA

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir