Tatilini Kaliteli Geçirmek İsteyenler İçin 2019'un İlk Yarısında Çıkmış 20 Kitap

-

Kitapların bazıları bu yıl çıktı, bazıları ise ilk kez bu yıl Türkçeye çevrildi. Aralarında okuduklarınız var mı?

1. Tanrıların Tohumu - H. G. Wells

H. G. Wells, bilimkurgunun atası, türe adını altın harflerle yazdırmış en büyük yazarlardan. Zaman Makinesi, Görünmez Adam, Doktor Moreau’nun Adası ve Dünyalar Savaşı gibi eserleri ve düşünceleriyle âdeta zamanın ötesinden gelen bir yazar olan Wells, Tanrıların Tohumu’nda ters giden bilimsel gelişmelerin, kırılgan bir ırk olan insanlığı nasıl yıkıma sürükleyeceğini anlatıyor.
Sevimsiz oldukları söylenebilecek iki biliminsanı Profesör Redwood ve Bay Bensington gözden uzakta çalışmalarını sürdürüyorlardı. Bu sırada keşfettikleri Herakleophorbia, namı diğer Devtohumu ile insan evrimindeki en büyük gelişmenin altına imza attılar. Bu tohum sayesinde daha zeki, daha güçlü süper insanlar geliştirilebilecekti.
Ancak göz ardı ettikleri bir şey vardı: Bilim, insanlığa boyun eğmeyecekti. Bu icat sayesinde insanlar ve hayvanlar kontrolün ötesinde büyüyecek, bu besini tüketen devler ile normal toplum arasına sınırlar çekilecek ve bu farklılığın getirdiği kaos, insanlığı yavaş yavaş ele geçirecekti.
Wells’in 1904 yılında, yani genetiği değiştirilmiş besinlerin tüketilmeye başlamasından uzun yıllar önce yazdığı Tanrıların Tohumu, bilimkurgunun günümüz biliminin dahi kafa yorduğu konulara değinen gizli hazinelerinden biri.

2. Metaztaz - Barış Pehlivan

Türkiye'nin yakın tarihine ışık tutan kitapta, Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu, devleti esir alan kanserli hücrelere ışık tutuyor.

3. Susuzluk - Jo Nesbo

Kurban Tinder bağımlısı bir kadın. Soruşturma ekibinin elindeki tek kanıt, kadının yaralarındaki pas ve boya parçacıkları. İki gün sonra ikinci bir cinayet işleniyor. Yine Tinder kullanıcısı olan aynı yaşlarda bir kadın, benzer şekilde öldürülmüş. Bu vakayı çözebilecek tek kişi var: Polisliği bırakan Harry Hole. Harry ise artık sevdiği kadını ve oğlunu tehlikeye atmak istemiyor. Ne var ki bu cinayetlerle ilgili bir şey Harry’nin dikkatini çekiyor. Sanki “unutmaya çalıştığı bir adamın sesini” duyuyor. Rakel’e verdiği söze rağmen, tüm risklere rağmen, Harry daha önce elinden kurtulan katilin peşine düşmek zorunda...

4. Derde Deva Randevu - Murat Menteş

Dostoyevski’yle sohbet etmeyi kim istemez? Shakespeare’e akıl danışmayı, Fârâbî’yle tanışmayı, Nietzsche’ye sorular sormayı. Derde Deva Randevu, imkansızı başarıyor. Okuru, zamanda edebî bir yolculuğa çıkarıyor. Kitapta, romancı Murat Menteş’in 11 yazarla yaptığı hayalî söyleşiler yer alıyor: Fârâbî, Shakespeare ,Dostoyevski , Hacı Bektaş-ı Veli, Nietzsche, Hüseyin Rahmi, Agatha Christie, Neşet Ertaş, Kurt Vonnegut, Orhan Veli ve Bukowski. Onlara sorular yöneltiyor Menteş.
Derde Deva Randevu’da diyalog şeklinde kurgulanan metinler, yazarlarla ‘yakınlık’ duygusu veriyor. Soru - cevaplarla ilerleyen kitap yazarların düşüncelerinin nedenlerini anlamayı sağlıyor. Şaşırtıcı, eğlenceli ve etkileyici bir kitap. Öğrenciler ve ömür boyu öğrenmeye devam edenler için ideal…

5. Sıra Dışı Bilgiler ve Hikayeler

- Sizce ortalama bir kurşunkalem kaç kilometre yol çizer?
- Solakların, sağ ellerini kullananlardan 9 yıl daha az yaşadıklarını biliyor muydunuz?
- Kemikleri çok ince olduğu için yürüyemeyen hayvan hangisi?
- 1737’de naaşı nakledilen Galilei’nin, taşıma sırasında düşen parmakları, dişi ve omuru, dâhiden bir hatıra saklamak isteyenler tarafından çalınmıştır desek inanır mısınız?
- Kaju olarak bilinen çerezin aslında kaju meyvesinin sapı olduğunu biliyor muydunuz?
- Charles Darwin’in tekerlekli ilk ofis sandalyesinin mucidi olduğunu söylesek ne dersiniz?
- Büyük filozof Schopenhauer’in hayatı boyunca hep aynı gazeteyi okuduğunu duymuş muydunuz?
- Hangi bilim insanının hâlâ radyoaktif hal deki çalışma defteri saklı tutuluyor dersiniz?
- Yeşilçam’ın ilk transseksüel oyuncusunu tanıyor musunuz?
Bunlar daha ne ki?
“Sıra Dışı Bilgiler” arşivinde neler var neler...
Nâzım Hikmet’le Peyami Safa’nın kavgasından Gelibolu’da hayatını kaybeden İngiliz fizikçiye, kauçuk çiğneyen develerden bilim dünyasındaki kulislere kadar bir sürü sıra dışı bilgi ve hikâyeler...

6. Istanbul'un Atika Tipleri - Mahmut Yesari

Palavracılar, dolandırıcılar, zamparalar, âlemciler, mirasyediler…
Mahmut Yesari, kıvrak kalemiyle İstanbul’un bu “antika” tipleri arasında geziniyor. Her birini ince ince allayıp pullayarak tanıtıyor ve 20. yüzyıl başı İstanbul’unun şehir hayatına dair keyifli bir okuma sunuyor.
Bugüne kadar gazete sayfalarında kalmış bu eğlenceli yazılar nihayet günümüz okuruyla buluşuyor.

7. Bir Ömür Nasıl Yaşanır? - İlber Ortaylı

İlber Ortaylı, yediden yetmişe herkesin faydalanacağı, bilge şahsiyetinden ve yaşam tecrübesinden süzülen tavsiyelerden oluşan bir eserle karşımızda. İlber Hoca bu kitapta, bir insanın, çocukluktan itibaren hayatın hemen her alanında ihtiyaç duyacağı çözümleri nasıl bulabileceğini örnekler vererek anlatıyor. “Herkes kendi talihinin mimarıdır” sözünü hatırlatarak, kendi yolunu çizmenin ne anlama geldiğini tüm kritik noktalarıyla yorumluyor.
Bir ömrü hakkıyla yaşayabilmek ve yaşanan her andan tat alabilmek için önce ne lazımdır? 
İnsan hayatı kaç dönemden oluşur ve her bir dönemde neleri tecrübe etmek gerekir? 15, 25, 40 ve 55 yaşları neden birer eşiktir?
İnsan kimden, ne öğrenebilir? Kendi kendini yetiştirmek nasıl mümkün olur? 
Kişi mesleğini neye göre seçmelidir?
Bir işin uzmanı olmak ve o uzmanlık bilgisiyle çalışmak için nelere ihtiyaç vardır? 
Bir dil, en iyi nasıl ve ne zaman öğrenilir? 
En verimli sonucu alabilmek için nasıl çalışmak gerekir?
Sorumluluk sahibi bir insan, kendisi veya çocukları için nasıl bir eğitim modeli aramalıdır?
Hayata değer katmak için ne tür insanları arayıp bulmak gerekir? 
Doğru kararları alabilmek için en çok kimleri dinlemek gerekir? 
En iyi nasıl seyahat edilir; bir şehir nasıl dolaşılır? Hangi müze, hangi meydan, hangi sokakları görmek için dünyanın bir ucuna kadar gidilebilir?
İyi film, güzel müzik, doğru kitap nedir? Hangi temel eserleri dinlemeli, okumalı ve seyretmeliyiz?
İnsan yaşadığı şehirden tam manasıyla nasıl yararlanabilir?
“Bir Ömür Nasıl Yaşanır?”, ülkemizin medarıiftiharı olmuş bir tarihçinin gözünden, insanın hayattaki anlam arayışına, bu arayışın tadını nasıl çıkaracağına ve süreç boyunca karşılaşacağı zorluklarla nasıl baş etmesi gerektiğine dair çok özel bir kılavuz…

8. Sarıyaz - Mahir Ünsal Eriş

Şimdilerde o günleri ananlar hep “Sarıyaz” diyorlar adına. Haziranın gevreyen toprak üstünde buram buram tüttüğü son demlerinde, topu topu on iki günlük bir zamandı oysa. Ama bütün bir mevsim, yıllar boyu hatırlanacak kadar yüklü geçmişti.
Tarihe “Sarıyaz” diye düşüldü o günler.
Her şey havanın lodosa dönmesiyle başladı. Rüzgar, Afrika’dan aldığı sapsarı çöl kumunu yanına katıp körfeze doldu, ortalık sarıya kesti. Her şey ama her şey öyle bir sarardı ki, sanki dünya sarı bir camın arkasına saklandı gibi oldu.
Yöre halkını tedirgin eden bu tuhaf doğa olayının ardından bir de deprem gelir. Lakin bu “aşağıdan aşağıdan vuran” deprem halka halka büyüyecek, Sarıyaz’ın büyüklü küçüklü karakterlerinin hayatlarında meydana gelen şiddetli sarsıntılarda yankı bulacaktır.
Mahir Ünsal Eriş altı yıl aradan sonra yeniden okurların karşısına çıkıyor. Aynı olayın etrafında dönen ve birbirine bağlanan sekiz öyküden oluşan Sarıyaz’da, yine küçük bir kıyı şehrindeki sözümona sıradan insanların dünyalarına ışık tutuyor. Onların aşklarına, hüsranlarına, isyanlarına, hezeyanlarına, kalp yaralarına ve her şeye rağmen hayata tutunma çabalarına tercüman oluyor… Her zamanki sakınmasız, dürüst ama merhamet dolu, hayat dolu tavrıyla. Her zamanki gibi sokağı dillendirerek…

9. Lanetli Avlu - İvo Andriç

Bu yıl Türkçe'ye çevrilen Lanetli Avlu, Balkan edebiyatında çığır açan Nobel ödüllü yazar İvo Andriç’in hapsedilme deneyimi ve iradenin sınırları üzerine çarpıcı anlatısı. Osmanlı İstanbul’undaki bir hapishanenin “lanetli avlusu”nda toplanan Müslüman, Yahudi, Hıristiyan mahkûmlar cezaevi avlusunun karamsar atmosferine kişiselle tarihseli birleştiren öyküleriyle direnmektedirler. Mahkûmlardan birinin öyküsü Osmanlı şehzadesi Cem Sultan’ın sürgün ve hapis deneyimine açılırken, bir başkasının öyküsü Balkanların çok uluslu mirasından baki kalmış gerçek yaşam sahneleri sunmaktadır. Lanetli Avlu, öykülerine sarılan insanın cezaevinin lanetiyle nasıl baş edebildiğini gösteren bir başyapıt.

10. Gergedan - Mine Söğüt

Mine Söğüt Gergedan’la unutulmaz Deli Kadın Hikâyeleri’nin izinden gidiyor. Yüksek gerilimli bir dille zihni kamçılayan öyküler kuruyor. Güncel olaylara yaşadığımız günlere getirdiği bakış açılarıyla okurunu derinden sarsıyor. Bir ateş yakıyor. Karanlık dağılıyor.

11. Kitap Adı: Biri Sizi Bulmaya Çalışıyor - Marc Auge

Zaman, filmleri hatıraya dönüştürüyor, ama başka türlü hatıralara.
Eski Amerikan filmleri tutkunu emekli edebiyat öğretmeni Julien, Claire adında genç bir kadın psikologla karşılaşır. Bir süre sonra Claire’in isteğini kırmayarak çalışmasına yardımcı olmaya karar verir ve geçmişini anlatmaya başlar. Julien anlattıkça Kurtuluş günleri, Cezayir savaşı, Mayıs 68 ve eski arkadaşlarının anıları yeniden su yüzüne çıkar, oysa Claire’in farklı bir amacı vardır.
Antropolog Marc Augé’den hatırlama, unutma ve kimlikler üzerine roman formunda bir değini.

12. Bir Cuma Rüzgârı - Mario Levi

İstanbul… Her köşesinde başka başka hikayeler, sırlar, hayatlar taşıyan şehir... Mario Levi, yedi kitaplık yeni İstanbul yolculuğu Gördüklerimiz Göremediklerimiz’e bu kitapla başlıyor. İlk durağı Kadıköy’de bir cuma günü. Sonraki kitaplardaysa okuru haftanın farklı günlerinde farklı semtler bekliyor.
Teğet geçen hayatlar, geleceğe dair kaygılar, kalmakla gitmek arasında bocalayışlar ve söylenemeyen gerçeklerle iç içe geçen hikâyeler… Bugüne ait hikayeler… Ayrıca bu kitapta Levi tarafından çekilmiş, semte ait siyah beyaz fotoğraflar da çıkacak karşınıza. Yazar bu fotoğrafları zamanın tanıklığı olarak görüyor.
Bir Cuma Rüzgârı İstanbul’un ruhuna dokunan bir roman.

13. Livaneli'nin Penceresinden - Zülfü Livaneli , Zafer Köse

“Anadolu kültürünün ağır biçimde yara aldığını söylemek zorundayız. Elbette iyileşecek bu yaralar. İyileşeceğiz. Daha önce de kendi kendimizi yaralamıştık, onların da izi tamamen silinemez; ama bu son dönemde yaratılan düşmanlıklar, duygusal bölünmeler, toplumda öncekilerden daha yaygın yaralar biçiminde ortaya çıktı. Bir daha asla hiç yaralanmamış gibi yaşayamayacağız.”
Yüzyıllar boyunca büyük kırılma anları ve sancılı dönüşümler yaşamış bir toplum. Anadolu insanının kültür dağarcığında yerini almış büyük bir sanatçı, önemli bir aydın. Kabilenin dışında kalıp onun için düşünenlerin trajedisi… Bu kitapta, Livaneli’nin penceresinden görünen Türkiye toplumunun manzarası ortaya çıkıyor.
Kapitalizmin tektipleştirdiği bir dünyada her şeye rağmen varlığını sürdüren “insan”ı arıyor Livaneli. Reklamların, gürültülü televizyonların, şaşaalı unvanların arasından geçip “düşünce”nin peşine düşüyor. “Anı yaşa” sloganlarıyla bezenmiş bir dönemde, geçmişi terk etmeden, gelecekten vazgeçmeden, toplumuyla ve devletiyle hesaplaşıyor.
Zafer Köse’nin Zülfü Livaneli ile yaptığı söyleşi, evrensel bir entelektüelin portresini sunuyor.  Livaneli’nin onlarca yıldır sınanmış tavırları, iktidarlara direnmiş sözleri, eğilip bükülmeyen bir aydının düşünce dünyası… Toplumun kalbinden hayata açılan bir pencere.

14. Faiz Meselesi: Tarihte Örnek Uygulamalar - Prof. Dr. Ahmet İncekara

İktisadi faaliyetleri tek bir disiplin altında inceleyip kuramsal çerçeveye indirgemek mümkün değildir. Sosyal sistem kuramında, toplumsal ilişkilerin iktisadi, politik, sosyal/kültürel ağlar etrafında kümelendiğini belirten sosyolog Parsons bireylerin içinde yaşadığı toplumun değerlerinden etkilenerek sosyo-kültürel ilişkilerini inşa ettiğini belirtir. Özünde maddi ilişkileri analiz eden iktisadi düşünce de bu tahayyülün bir parçası olarak değerlendirilmelidir. İnsan hayatının maddi kavramlarını kurgulayan bu disiplinin muhtemelen en girift alanı kökeni ilk insana kadar uzandığı varsayılan borç ilişkileridirTarihin medeniyetlere borç ilişkilerini faizden bağımsız değerlendirme imkânı tanıdığını iddia etmek gerçekçi değildir. Faizden elde edilen yüksek kazancın popüler bir mesleğe dönüşmesi ile başta kölelik olmak üzere pek çok sosyal sorunun kaynağı haline gelir. Sümerlerden modern çağa hemen her medeniyette olduğu gibi sosyal maliyeti giderek kabaran bu fatura kaçınılmaz şekilde bir gün yeniden insanlığın önüne konulacaktır. Tarihi süreç faiz meselesinin yakın gelecekte tartışma konusu olmaktan çıkacağına dair umutları azaltmaktadır. Bu eser, detaylıca ele aldığı, modern iktisadi düşünce literatürüne paranın kirası olarak giren ve pek çok medeniyetin sosyal hayatını derinden etkileyen faizli borç ilişkilerinin Antik Çağ medeniyetlerinden günümüze uzanan serüvenini, iktisadi bir araç olma fonksiyonunun yanı sıra aynı zamanda nasıl bir sömürü aracı olarak da işlev gördüğünü gözler önüne sermektedir.

15. Shylock Derler Bana/Shakespeare Yeniden - Howard Jacobson

Shakespeare Yeniden, William Shakespeare’in ölümünün 400. yılı dolayısıyla başlatılmış, ünlü eserlerinin çağdaş yazarlar tarafından yeniden yorumlandığı roman serisidir. İngilizcede Hogarth Shakespeare olarak yayımlanmaktadır.
Dünyaya geliriz, hayatta olduğumuz için şanslıyızdır, canımızın yongası eşyamızı hep yanımızda taşır ve bize ihanet eden çocuklarımızıhemen öldürüp onları acilen gömecek bir yer ararız.
Venedik Taciri’nin unutulmaz kahramanı Shylock, bir mezarlıkta sanat simsarı Simon Strulovitch’le karşılaşır. Kızı Beatrice’in Nazi sempatizanı bir futbolcuyla evlenmesini engellemek isteyen Strulovitch’in, idolü Shylock’un yardımına ihtiyacı vardır. Yüzyılların eskitemediği tartışmalar ise hâlâ sürmektedir: Yahudi ile Hıristiyan, baba ile kız, yalan ile gerçek.
Man Booker ödüllü İngiliz yazar Howard Jacobson, Shylock Derler Bana ile adı antisemitizmle özdeşleşmiş Shylock’u yirmi birinci yüzyıla taşıyor.

16. Beren ile Luthien Yazar - J.R.R. Tolkien

Tolkien’in yayımlanmayan metinlerinden derlenerek başlı başına bir kitap haline getirilen Beren ile Luthien’in destansı hikayesi Hobbit, Yüzüklerin Efendisi, Silmarillion ve Tolkien’in yarattığı Elfler, İnsanlar, Orklar ve Cücelerle dolu Orta Dünya hayranlarını bir kez daha bir araya getirecek.

J.R.R. Tolkien’in İlk Çağ’daki destanları ve mitleri anlattığı Silmarillion’ın gelişiminde büyük bir rol oynayan Beren ile Luthien’in hikayesinin yazım sürecinde pek çok detay değişse de gölgelenen aşkları hep baki kaldı: Beren ölümlü bir İnsandı, Luthien ise ölümsüz bir Elf. Önemli bir Elf beyi olan babası, kızının Beren’le olmasına karşıydı ve eğer Luthien’le evlenmek istiyorsa Beren imkansız bir görevi yerine getirmek zorundaydı. Beren, Luthien ile birlikte kötülerin en kötüsü, Kara Düşman, Morgoth olarak da bilinen Melkor’dan en değerli mücevher Silmarili çalmaya çalışacaktı.

Bu kitapta Christopher Tolkien, Beren ile Luthien’in hikayesinin ilk yazıldığı tarihten, Silmarillion’daki haline kadar geçen süreci adım adım ele alıp Orta Dünya’nın en önemli aşk hikayesine nasıl dönüştüğünü, bu evrende giderek nasıl daha büyük bir yer kapladığını gözler önüne seriyor. Bunu yaparken de babasının kelimelerine dokunmadan, orijinal hallerini koruyarak destanın hem manzum hem de mensur biçimlerini ilk kez birlikte yayımlıyor.

17. Otostopçunun Galaksi Rehberi / Radyo Tiyatrosu

Her şey bir radyo programıyla başladı.
Otostopçunun Galaksi Rehberi, bu kez 1979’da Radio 4’te yayınlanan programın diyaloglarını içeren orijinal senaryolarıyla karşınızda. Bu kitapta Otostopçunun Galaksi Rehberi’yle yaşadığınız deneyimi tamamlayacak harika ayrıntılar bulacaksınız. Örneğin kayıtlar arasında yapılan düzeltileri ve eklemeleri, ses efektlerinin nasıl elde edildiğine dair pek çok ayrıntıyı ve de Douglas Adams ile Geoffrey Perkins’in yazıp yapımcılığını yaptığı radyo dizisiyle ilgili bir yığın notu okuyabilir, yeni olaylar, yeni karakterler ve hatta yeni Rehber kayıtlarıyla karşılaşabilirsiniz.
Yaşadığımız şu tuhaf galakside kim kiminle neden, nasıl, nerede, ne yapmış sorularının cevaplarını merak eden Otostopçulara.

18. Yaratıcı Tür/ Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor Yazar - David Eagleman , Anthony Brandt

“Gerçekleri öğrenir, kurguyu üretiriz. Olanı kavrar, olabilecekleri düşleriz.”
İnsan dünyanın yeni versiyonlarını yaratıyor, hem de her gün. Yenilik üretme yeteneğimizin canlılar arasında eşi benzeri yok. İnekler koreografi hazırlamıyor, sincaplar ağaç tepelerine ulaşmak için asansör inşa etmiyor, timsahlar sürat motorları tasarlamıyorlar. Bizler ise, binlerce yıl önce meydana gelmiş bir evrimsel ince ayar sayesinde, deneyimlerimizi özümseyip onlardan “şöyle olsa ne olur”lar türetebiliyoruz.
Ünlü nörobilimci David Eagleman ve besteci Anthony Brandt şu sorunun peşine takılıyor: İnsanlığın yaratma becerisi ve güdüsünün temelinde yatan şey nedir? Zihnimizdeki yaratıcı yazılım nasıl  çalışıyor, ona neden sahibiz ve bizi nereye götürüyor? Yaratıcı Tür, Picasso’dan konsept arabalara, şemsiyelerden Ay’a seyahate, eğitim sistemimizden ketçap şişelerine kadar uzanıp yaratıcı zihni mercek altına alan etkileyici bir yolculuk. Nörobilimdeki en yeni bulgulardan faydalanarak sahip olduğumuz bu derin, gizemli ve en önemli insan becerisinin temel işleyişini ilk kez böylesine görünür kılıyor ve hepimiz için daha yaratıcı bir geleceğin kapılarını aralıyor.

19. Yedi Cinayetin Kısa Tarihçesi - Marlon James

Bob Marley’nin Gülümse Jamaika konserinde sahne almasından iki gün önce, 3 Aralık 1976’da, yedi silahlı adam şarkıcının evine bir saldırı düzenledi ve bu saldırıda Marley, karısı ve menajeri yaralandı. Resmî olarak tetikçilerle ve suikastla ilgili pek az açıklama yapılsa da Batı Kingston sokaklarında uzun süre olayla ilgili pek çok fısıltı ve dedikodu dolaştı. Yedi Cinayetin Kısa Tarihçesi’nde Marlon James iç yüzü hiçbir zaman tam olarak anlaşılamayan bu yıkıcı vakayı tekrar canlandırırken otuz yıllık bir zaman çizelgesinde tetikçilerden, uyuşturucu satıcılarından, tek gecelik ilişkilerden, CIA ajanlarından ve hatta hayaletlerden oluşan, akıldan çıkmayacak karakterlerin öykülerini ustalıkla işliyor ve sonuç olarak ortaya gizemli, güçlü ve karşı konulamaz bir roman çıkıyor.

20. Şüpheci Zihinler: Bir Stranger Things Romanı - Gwenda Bond

Her sezonuyla büyük beğeni toplayan dizinin başlangıç hikayesi.
Demogorgon'dan önce...
Zihin Hırsızı'ndan önce...
Dehşetin yüzü insan suretindeydi.
Gizemli bir laboratuvar. Tekinsiz bir biliminsanı.
Gizli bir geçmiş. Eleven'ın annesiyle ilgili gerçekleri bildiğinizi sanıyorsanız olay yaratan Netflix dizisi Stranger Things'in bu gerilim yüklü başlangıç hikâyesiyle dünyanızın Baş Aşağı edilmesine hazır olun.
1969 yazında Amerikan gençliği Vietnam'da yaşananlarla kaynamaktadır. Indiana'nın kalbindeki sessiz bir üniversite kampüsünde öğrenci olan Terry Ives değişen dünya karşısında seyirci kalmaktan hoşnut değildir. Önüne çıkan ilk fırsatta önemli bir araştırmanın parçası olabilmek için denek olarak kaydolur. Dr. Martin Brenner'ın yönettiği, ormanın derinliklerinde, gözlerden ırak Hawkins Laboratuvarı'nda Terry'nin çözmeye kararlı olduğu bir sır gizlenmektedir.
Kaosun ortasında, Terry Ives ve deneyinin geleceği uğruna her şeyi göze alan Dr. Martin Brenner savaş meydanının insan zihni olduğu farklı bir mücadeleye gireceklerdir.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir;

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gzd1

Sadece şeyma şeyma subaşı😂😂😂 pardon ya o haziran ayında çıkmış :p .... kaliteli kitaplar ruhun ve beynin gıdasıdır

gzm-ynklr

Okumak gibisi yok.

unfathomable

17. ? Bu konuda ciddi miyiz?

Görüş Bildir