Siyasilerden 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajları

 > -

Siyasiler, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla mesaj yayınladı.

‘Mirasa hep beraber sahip çıkmalıyız’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında, "Milletimizin fertlerini kökeni, inancı, mezhebi, meşrebi, kültürü, kılık-kıyafeti üzerinden ayrıştırmaya kalkan herkes, Cumhuriyetin ruhuna, özüne ihanet içindedir. Geçtiğimiz yıllarda, devletle milletin, tıpkı 92 yıl önce olduğu gibi, birlik ve beraberlik içinde büyük hedeflere yöneldiği bir dönemi hep birlikte inşa ettik. Önümüzdeki dönemde, ülkemizin diğer tüm kazanımlarıyla birlikte bu mirasa da, yine hep beraber sahip çıkmalıyız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mesajı şöyle:

"Bugün, millet olarak istiklalimiz ve istikbalimiz için verdiğimiz son büyük mücadele olan Kurtuluş Savaşımızı zafere ulaştırmamızın ardından ilan ettiğimiz Cumhuriyetimizin 92. kuruluş yıldönümüdür. 81 ilimizde ve dünyanın dört bir yanında yaşayan tüm vatandaşlarımızın Cumhuriyet Bayramını kutluyorum. 29 Ekim 1923'te ilan ettiğimiz Cumhuriyetimizin 92. kuruluş yıldönümü coşkusunu, millet olarak hep birlikte paylaşıyoruz. Cumhuriyetimizin 92 yıllık tarihi, milletimizin en zor şartlarda nasıl yeniden ayağa kalkabileceğini gösteren, geleceğimiz için bize umut veren, attığımız her adımda ders almamız gereken bir dönemdir. 600 yıllık bir cihan devletinin mirası üzerinde yükselen genç Cumhuriyetimizi, Gazi Mustafa Kemal'in veciz bir şekilde ifade ettiği 'muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma' mücadelesini, ilk günkü heyecanla, azimle ve şevkle sürdürüyoruz.

'Cumhuriyetimizin bu seviyeye ulaşmış olmasından duyulan rahatsızlık vardır'

Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti, sadece kendi vatandaşlarının değil, aynı zamanda bölgemizdeki ve dünyadaki tüm mağdurların, mazlumların, soydaş ve kardeş toplulukların da umut kaynağıdır. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize yönelik saldırıların gerisinde, Cumhuriyetimizin işte bu seviyeye ulaşmış olmasından duyulan rahatsızlık vardır. 1919'da çok zor şartlarda başlattığımız Kurtuluş Savaşımızı, 1923'te nasıl yeni devletimizin kuruluşunu ilan ederek taçlandırdıysak, bugün karşılaştığımız sıkıntıları da, inşallah, 2023 hedeflerimize ulaşarak geride bırakacağız. Milletimizin ortak eseri olan Cumhuriyetimize sahip çıkmak, ülkemizin ve milletimizin geleceği için çalışmak, mücadele etmek, gerektiğinde fedakarlıkta bulunmak, hepimizin müşterek vazifesidir. 78 milyon vatandaşımızın her bir ferdi, bu ülkenin, Cumhuriyetin, aynı haklara sahip, ortak bir geçmişi ve ortak bir geleceği paylaşan, tasada ve kıvançta bir evlatlarıdır.

'Mirasa da, yine hep beraber sahip çıkmalıyız'

Milletimizin fertlerini kökeni, inancı, mezhebi, meşrebi, kültürü, kılık-kıyafeti üzerinden ayrıştırmaya kalkan herkes, Cumhuriyetin ruhuna, özüne ihanet içindedir. Geçtiğimiz yıllarda, devletle milletin, tıpkı 92 yıl önce olduğu gibi, birlik ve beraberlik içinde büyük hedeflere yöneldiği bir dönemi hep birlikte inşa ettik. Önümüzdeki dönemde, ülkemizin diğer tüm kazanımlarıyla birlikte bu mirasa da, yine hep beraber sahip çıkmalıyız. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına, hem 2023 hedeflerimize ulaşmış, hem de birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi en üst seviyeye çıkarmış olarak gireceğimize yürekten inanıyorum. Bu duygularla, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere, bu toprakları bizlere vatan kılan tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle, minnetle yad ediyorum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun."

‘Ortaya koyacağımız birlik ve beraberlik tablosu, aramıza nifak tohumları ekmeye çalışanlara verilecek en güzel cevaptır’

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu, mesajında "Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümü, bugün, o kenetlenmeyi bir kere daha hatırlamak ve ülkemize bağlılığımızı en net haliyle ifade etmek için büyük bir imkândır. Bu bayram vesilesiyle ortaya koyacağımız birlik ve beraberlik tablosu, aramıza nifak tohumları ekmeye çalışanlara verilecek en güzel cevaptır" dedi.

Davutoğlu'nun mesajı şöyle:

“Aziz Milletim,

Bugün, büyük bir coşku ve heyecanla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 92. yıldönümünü kutluyoruz. İnanıyorum ki bu coşku ve heyecanı 78 milyon vatandaşımızın tamamı yüreğinde hissetmektedir. Cumhuriyeti biz, el ele, gönül gönüle büyük zorlukların üstesinden gelerek zaferle taçlandırdığımız İstiklal Harbi neticesinde hep birlikte kurduk. Bu Cumhuriyeti hep birlikte kurmayı, istiklal ruhuna ve bir millet olma şuuruna sahip olabildiğimizden dolayı başardık. Bir millet şuuruna sahip olduğumuzu, ortak istiklal duygu ve idealimizin etrafında kenetlenerek ispatladık.

Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümü, bugün, o kenetlenmeyi bir kere daha hatırlamak ve ülkemize bağlılığımızı en net haliyle ifade etmek için büyük bir imkândır. Bu bayram vesilesiyle ortaya koyacağımız birlik ve beraberlik tablosu, aramıza nifak tohumları ekmeye çalışanlara verilecek en güzel cevaptır. İstiklal Harbimiz, bugün demokrasinin kalbi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bizzat sevk ve idare edilmiştir. Cumhuriyetimiz de yine Meclisimiz tarafından alınan bir kararla ilan edilmiştir.

'Milli İrade esas alınmıştır'

Devletimizin temelleri atılırken ‘Milli İrade’ esas alınmıştır. Devletimizin bekası da ‘Milli İrade’ ile sağlanacaktır. Türkiye’nin son 13 yılda kurduğu demokratik istikrarın korunması, millet iradesinin en net şekilde yönetime yansıması ve milletin yönetimi vesayetçi yapılardan devralması nedeniyle büyük bir önem taşımaktadır. Bu süreçte Cumhurbaşkanımızın doğrudan millet eliyle seçilmiş olması, cumhuriyetimizi ve demokrasimizi taçlandırmıştır. Bununla birlikte, demokrasimizi güçlendirmek ve ülkemizi kalkındırmak adına daha kat edecek çok mesafe olduğunun farkındayız.

'Bulunduğumuz seviyeden bir adım dahi geri gitmeyeceğiz'

Demokrasi kültürümüzle, hukuk devleti kimliğimizle, her gün çoğalan gücümüz ve birikimimizle; ülkemizin, bölgesinin demokrasiyle parlayan bir yıldızı olduğu da bir gerçektir. Bölgemizde yaşanan büyük gerilimler ve belirsizlikler, Türkiye’de sahip olduğumuz devlet geleneğimizin, demokrasi kültürümüzün ve güçlü toplumsal dokumuzun ne kadar önemli olduğunu hepimize her an hatırlatmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak bütün demokratik, ekonomik ve hukuki kazanımlarımızı sonuna kadar koruyacağız. Bulunduğumuz seviyeden bir adım dahi geri gitmeyeceğiz.

Bölgesel barış ve adalet için bütün imkânlarımızı seferber ediyoruz. Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin kazanımlarını koruyarak, hepimiz bütün gayretimizle adalet, barış ve hakkaniyet için insani değerleri savunmaya devam edeceğiz. Bizim için sembolik anlamı büyük olan 2023’e sadece 8 yıl kaldı.

'Ülkemizi dünyanın en güçlü, en saygın ülkeleri arasına yükselteceğiz'

Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümünde ülkemizi dünyanın en güçlü, en saygın ülkeleri arasına yükselteceğiz. Demokrasiyle, adaletle, hukuk düzenimizi sarsılmaz bir şekilde güçlendireceğiz. Türkiye, demokratik istikrarı yeniden ikame ederek, kalkınmaya refah ve huzuru derinleştirmeye devam edecektir. Bu düşüncelerle, Cumhuriyetimizin 92. kuruluş yıldönümünü ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutluyorum. Bilvesile, özellikle son zamanlarda milletimizin birliğine ve dirliğine kasteden bütün terör odaklarını, cinayet şebekelerini ve onların dâhili ve harici tüm destekçilerini şiddetle lanetliyorum.

Cumhuriyetimizin 92. kuruluş yıldönümü münasebetiyle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’i, İstiklal Mücadelemizin bütün kahramanlarını, eşsiz fedakârlıklarıyla milletimizin gönlünde ölümsüzleşen bütün şehit ve gazilerimizi rahmetle, şükranla anıyor, aziz vatandaşlarımı muhabbetle selamlıyorum.”

‘Cumhuriyet'in 92. yıldönümünde Türk milleti susturulmak istenmektedir’

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, mesajında "Cumhuriyet'in 92. yıldönümünde Türk milleti susturulmak istenmektedir. Türklüğün durdurulması maksadıyla rezalet ve ihanet yarışı sürmektedir. Cumhuriyeti kötüleyenlerin, milli birlik ve bin yıllık kardeşlik hukukuna içten içe kin ve nefret duyanların oyunları artmış, demokratik kültür ve teamüllere saldırıları sabır ve tahammül eşiklerini kırma noktasına kadar bükmüştür. Türkiye Cumhuriyeti 92 yıl sonra yeniden kurtarılmayı beklemektedir" dedi.

Bahçeli'nin mesajı şöyle:

'Bu eserin her satırı fedakârlık, her sayfası kahramanlıklarla doludur'

"Türkiye Cumhuriyeti ağır bedeller sonucunda kurulmuş; haksız, insanlık dışı ve gayri meşru engel ve emelleri aşarak temellenmiş bir Milli Mücadele eseridir. Bu eserin her satırı fedakârlık, her sayfası kahramanlıklarla doludur. Türk milleti 1919'lu yılların şartlarında içine sokulduğu ateş çemberini kırmayı bilmiş, karşılaştığı badireleri yüksek bir inanmışlıkla alt etmeyi başarmıştır. Adım adım büyüyen kurtuluş azmi, kademe kademe güçlenen diriliş aşkı hiç kuşku yok ki Türkiye Cumhuriyeti'nin duvarlarını örmüş, emperyalizmin tüm tuzaklarını bozmuştur. Elbette Türkiye Cumhuriyeti haklı bir davanın, zulme boyun eğmeyen milliyetçi bir şuurun ilelebet payidar kalacak bir mirası, her şartta müdafaa edilecek kutlu bir emanetidir. Türk milleti 92 yıl önce hilalin bahtını açmış, geleceğin kapısını aralamış, vatanın kara talihini aydınlatmıştır. Yedi düvelin ayağımıza vurduğu pranga, üzerimize geçirmeye çalıştığı tahakküm örtüsü milli dirençle parçalanmıştır. Aziz milletimiz Cumhuriyet'e bağımsızlık ruhunu iliştirmiş, umut ve özlemlerini bağlamıştır. Cumhurun bizzat egemenliği devralması geçtiğimiz yüzyılın en mühim stratejik şahlanışı, en kayda değer tarihsel silkinişi olarak milli hafızalardaki yerini almıştır.

'Şu an hukuksuzluk egemen, haksızlık revaçtadır'

Türkiye Cumhuriyeti yalnızca düşman unsurlara karşı kazanılmış zaferlerin mahsulü değildir. Bunun yanında Cumhuriyetimiz işbirlikçilere, manda ve himaye arzusu taşıyan çevrelere, geleceği yabancıların boyunduruğu altında gören teslimiyetçi odaklara da tarihi bir cevap, milli bir duruş olarak ibra ve ilan edilmiştir. Ne var ki bu teslimiyetçi kuşağın tortu ve torunları 92 yıl sonra tekrar şanslarını denemek, bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti'nin surlarında gedik açmak için devrededir. 92 yıllık Cumhuriyet mirası en karanlık gün ve dönemlerini yaşamaktadır. Zalimler, zulme yandaşlık yapanlar, baskıya, dayatmaya refakat eden tavizkarlar geride kalan 13 yıllık zaman zarfında epey palazlanmış, ihanet pazılarını iyice şişirmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilke ve esasları artan dozda eleştiriye, yaygınlaşan ölçüde şantaja maruz kalmıştır. Sakarya'da püskürtülenler, Dumlupınar'da kovalananlar adeta yeniden karşımıza dikilmişler, her yanı ur gibi sarmışlardır. Milli ve üniter bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti aldığı ağır yaralarla can çekişmektedir. Devletimize anlam katan, geleceğimize istikamet çizen, birlikte yaşamanın asgari müştereklerini tanzim eden milli ve hukuki kurallar hızla, önüne geçilemez bir şekilde itibar ve irtifa kaybetmektedir. Türkiye; adaleti, ahlakı ve milli haysiyeti kalmamış bir zihniyetin eliyle aşama aşama dibe çekilmekte, yürüyüşü kösteklenmektedir. Şu an hukuksuzluk egemen, haksızlık revaçtadır. Demokrasi kundaklanmakta, hak ve hukuk arayışları sekteye uğratılmaktadır.

'Olanları normal görmek, vaka-ı adiyeden kabullenmek artık mümkün görülemeyecektir'

Türkiye Cumhuriyeti, 92 yıl sonra ilk kez bu kadar zordadır, ilk defa bu denli darlık ve buhran içinde yüzmektedir. Egemenlik tek kişinin tekeline fiilen havale edilmekte, devletin bekası ve tarihi çıkarları yok sayılmaktadır. Gidişat hayırlı değildir. Huzur ve sükûnet ortamı, barış ve kardeşlik iklimi hiç olmadığı kadar kararmış, karantinaya alınmıştır. Türkiye ilkel dürtülerin, iki yüzlü niyetlerin, istismarcı politikaların, iradesiz yöneticilerin, isyankar mihrakların elinde bitap ve bitkin düşmüştür. Maalesef Türk milleti kaygı ve korku içindedir. Cumhuriyet'e diş bileyen, milli birlik ve kimliğe ters bakan kim ya da kimler varsa etkin, hatırlı, sözü geçen, mevki ve yetki sahibidir. Bunlar sayesinde felaketler otomatiğe bağlanmış, fenalıklar kökleşmiştir. Bir yanda bölücü terörün hainlikleri, diğer yanda iktidar zümresinin melanetleri güzel ülkemizi karanlığa hapsetmiştir. Olanları normal görmek, vaka-ı adiyeden kabullenmek artık mümkün görülemeyecektir.

'Cumhuriyet'in 92. yıldönümünde Türk milleti susturulmak istenmektedir'

Türkiye'nin olağanüstü şartlardan geçtiği artık çok barizdir. Artık itiraf etmemiz lazımdır ki, 92 yıllık bir mazisi bulunan Cumhuriyet taciz, tahrik ve tehdit altındadır. Yıkım kadroları milli değerlerimize sistematik operasyonlar düzenlemektedir. Çözülme ortakları Cumhuriyet'in çatısını uçurmak, milli devleti yok etmek için ihanet planlarını hevesle icraya çalışmaktadır. Hayatın her alanı yalancıların, yabancı beslemelerinin, yozlaşmış kişiliklerin zulmüne teslimdir. İçe doğru kıvrılan, denge ve güvenirliği hasar alan devletin tüm mekanizmaları laçkalaşmaktadır. Bilindiği üzere milletimiz, Cumhuriyetle birlikte tebaalıktan çıkarak eşit haklara sahip vatandaşlardan oluşan muazzam bir beşeri cevher olmayı irfan ve kararlılığıyla başarabilmiştir. Şimdi bu sürecin inkar edilmesinin yanında, eskiyi aratacak bir noktaya taşınma tehlikesi baş göstermiştir. Cumhuriyet'in 92. yıldönümünde Türk milleti susturulmak istenmektedir. Türklüğün durdurulması maksadıyla rezalet ve ihanet yarışı sürmektedir. Cumhuriyeti kötüleyenlerin, milli birlik ve bin yıllık kardeşlik hukukuna içten içe kin ve nefret duyanların oyunları artmış, demokratik kültür ve teamüllere saldırıları sabır ve tahammül eşiklerini kırma noktasına kadar bükmüştür. Türkiye Cumhuriyeti 92 yıl sonra yeniden kurtarılmayı beklemektedir. Bunu yapacak, bu milli ve tarihi görevi layıkıyla yerine getirecek, hasretle beklenilen hesaplaşmayı gerçekleştirecek tek merci ise büyük Türk milletidir. Türk milleti engin bir feraset yuvasıdır. Türk milleti yüksek bir haslet ve faziletin unvanıdır.

"Devletimizin üzerine koyulan rehin mutlaka kaldırılmalıdır' 

Devletimizin üzerine koyulan rehin mutlaka kaldırılmalıdır. Demokrasinin üzerine sürülen kara leke mutlaka temizlenmelidir. Kişi hak ve özgürlükleriyle birlikte, medyaya uygulanan sansür acilen düzeltilmeli, hak yerini bulmalıdır. İş arayan milyonların feryadı duyulmalıdır. Yoksul kalan, hortumla ekmekleri çalınan masum ve mazlumların seslerine kulak verilmeli, geleceğimizi yok etmeye cüret edenler, Cumhuriyet'imize diz çöktürmeye kalkışanlar süratle ayıklanmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti'ni kayyuma devretme iştahıyla dolup taşan işgal komiserlerine, milli serveti kursaklarında gizleyen haramzadelere söylenecek söz vardır. Milletimiz her şeyin en doğrusunu bilecek ve gerekli hükmünü kısa süre içinde verecektir. Cumhuriyet fikri hür, vicdanı hür nesiller sayesinde çıkarıldığı rotasına tekrar girecek, geleceğin ümitleriyle kucaklaşacaktır. Verilecek kararlar sonucunda; ya yurdum ya da yokum diyeceğiz. Bundan sonra ya gelecek ülküleri kazanacak ve Türkiye Cumhuriyeti kurtuluşa erecektir; ya da zillet ve zulmet dolu son 13 yıla yeni ve daha vahşi ilaveler yapılacaktır. Çöküşe engel olmak, çeteleşmenin önüne geçmek, zalime set çekmek hepimizin ve herkesin ödevidir. Zira şehitlerimizin manevi hatırası bunu şart koşmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti zaferlerimizin simgesidir. Bu simgeyi küçültmek, küçümsemek, küçük görmek ulufe ve paye peşinde koşan asalakların, devlete çöreklenmiş organize suç ve yolsuzluk şebekelerinin yanına bırakılmayacaktır. Türk milleti devletini yaşatacak kudrettedir.

'Niyazım odur ki, rabbim milletimizi bu cinnet ve cinayet dolu günlerden çıkarsın'

Türk devleti Cumhuriyet tacını gurur ve şerefle taşıyacak kabiliyet ve kalitededir. Yeter ki tahribatlar onarılsın, yeter ki hüsran ve yalan dolu dönem son bulsun. Niyazım odur ki, Rabbim milletimizi bu cinnet ve cinayet dolu günlerden çıkarsın. Haram ve hıyanet sultasını sonlandırma mücadelesi veren Türkiye sevdalısı yüreklerin yar ve yardımcısı olsun. Bu düşüncelerle kökeni, yöresi ve mezhebi ne olursa olsun bütün vatandaşlarımın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı tebrik ediyor, en içten sevgi ve şükranlarımı sunuyorum. İlk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran milliyetçi kahramanlara, şehadetleriyle bizlere bağımsız yaşama duygusunu aşılayan muhterem şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum."

‘Tarihimizin en derin krizlerini yaşadığımız bugünlerde umutsuz değiliz’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mesajında "Yıllar boyunca Ortadoğu’nun kan ve barut kokan coğrafyasından uzak durmayı başarmışsak, Müslüman ülkelerin örnek aldığı bir çağdaşlaşma yolculuğuna sahipsek, yüzünü döndüğü Batı Medeniyetinin hayranlıkla izlediği bir ülke olduysak, Cumhuriyet sayesindedir. Dolayısıyla, tarihimizin en derin krizlerini yaşadığımız bugünlerde umutsuz değiliz. Ulu Önder Atatürk’ün ‘Kıymetli evlatlarının elinde daima yükseleceğini ve ebediyen yaşayacağını’ söylediği Cumhuriyetimiz, yaşadığımız tüm kriz ve sorunların da çaresi olacaktır" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun mesajı şöyle:

"Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir’ sözüyle felsefesini belirlediği Cumhuriyetimizin kuruluşunun 92’inci yıldönümü kutlu olsun. Cumhuriyetimiz, etnik ve dini tüm ayrımları reddederek, her bir vatandaşımızın fikri özgürlüğünü, toplumsal dayanışma ülküsüyle bütünleştirmeyi başarmıştır. Partimizin adından da anlaşıldığı gibi halkımızın en büyük kazanımı olan cumhuriyetimizin devrimci karakteri, bu bütünleşmenin sonucu olarak yüzlerce ülkeye de ilham kaynağı olmuştur.

Yıllar boyunca Ortadoğu’nun kan ve barut kokan coğrafyasından uzak durmayı başarmışsak, Müslüman ülkelerin örnek aldığı bir çağdaşlaşma yolculuğuna sahipsek, yüzünü döndüğü Batı Medeniyetinin hayranlıkla izlediği bir ülke olduysak, Cumhuriyet sayesindedir. Dolayısıyla, tarihimizin en derin krizlerini yaşadığımız bugünlerde umutsuz değiliz. Ulu Önder Atatürk’ün ‘Kıymetli evlatlarının elinde daima yükseleceğini ve ebediyen yaşayacağını’ söylediği Cumhuriyetimiz, yaşadığımız tüm kriz ve sorunların da çaresi olacaktır. Bu duygu ve inançla 92. yaşını kutladığımız Cumhuriyetin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Terörle mücadele de şehit olan kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimize şükranlarımı iletiyorum. Cumhuriyeti ve kazanımlarını korumaya kararlı vatandaşlarımıza sevgi ve saygılarımı sunuyorum."

'Diktatorya değil, Cumhuriyet...'

HDP, Twitter hesabından şu paylaşımı yaptı:

‘Saltanat ve halifeliğin kaldırılmasına duydukları öfke, Cumhuriyet'e duymaları gereken saygının önüne geçiyor’

Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Cem Toker, mesajında "Saltanat ve halifeliğin kaldırılmasına duydukları öfke, demokratikleşme sorunu olsa da, Cumhuriyet’in 92 yıldır getirdiklerine duymaları gereken saygının önüne geçiyor" dedi.

Toker'in mesajı şöyle:

"Ben bugün, Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenlerin, ne cumhuriyet ile ne de kurucusu ile barışık olduklarına inanıyorum. Saltanat ve halifeliğin kaldırılmasına duydukları öfke, demokratikleşme sorunu olsa da, Cumhuriyet’in 92 yıldır getirdiklerine duymaları gereken saygının önüne geçiyor.

Ulus devlet ilkesini eleştirenler de ne devleti önerdiklerini ortaya koysunlar. Cemaat devleti mi? Kabile devleti mi? Ne öneriyorlar? Kim ulus devlet değil? Çin mi? Rusya mı? Amerika mı? Almanya mı? Kim?"

Ajanslar ve Onedio

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAhmet DavutoğluAlmanyaBaşbakanÇinCinnetCumhuriyet BayramıCumhuriyet Halk PartisiHalkların Demokratik PartisiKemal KılıçdaroğluMilliyetçi Hareket PartisiRecep Tayyip ErdoğanRusyaSakaryaŞehitTerörTürkiye Büyük Millet MeclisiTwitteronedio
Görüş Bildir