Sinema Dünyasından Bir Bernardo Bertolucci Geçti! Usta Yönetmenin Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Filmi

-

Sinema dünyasının en önemli yönetmelerinden biri olan Bernardo Bertolucci'yi maalesef kaybettik. 

Yeni gerçekçilik ve "Fransız Yeni Dalga" gibi akımlardan beslenen ünlü yönetmen, filmlerinde cinsellik, siyaset ve felsefe konularına değinmişti. 9 kez Oscar ödülüne layık görülen İtalyan yönetmen, çığır açan eserleri ve renkli görsel sunumu ile nesillerce film yapımcılarını etkiledi ve sinema dünyasındaki izi unutulmayacak gibi görünüyor.

Dünyaca Ünlü Yönetmen Bernardo Bertolucci Hayata Veda Etti - onedio.com
Dünyaca Ünlü Yönetmen Bernardo Bertolucci Hayata Veda Etti - onedio.com

Biz de usta yönetmeni en beğenilen filmleriyle analım istedik...

1. Konformist (1970) Il Conformista

IMDb: 8.1

Bernardo Bertolucci'nin, 1970 yılında çektiği Il Conformista, politik sinemanın en önemli yapımlarından biri olarak kabul ediliyor. 

Film 1938 yılında geçiyor. Roma’da Marcello adındaki bir adam, Mussolini için çalışan bir konformisttir. Balayını geçirmek üzere eşiyle Paris’e giden Marcello, burada patronu tarafından bir iş için daha görevlendirilir. Amacı, İtalya’da faşizme karşı bir tehlike olarak görülen yaşlı bir profesörü bulup, öldürmektir...

2. Paris'te Son Tango (1972) Ultimo Tango a Parigi

IMDb: 7.1

Marlon Brando ve Maria Schneider’in baş rollerini paylaştığı ve sinema tarihinin en bilinen yapımlarından biri olan "Paris’te Son Tango" birçok ülkede yasaklanmıştı. Filmin başarısı tüm tartışmalarla birlikte Bernardo Bertolucci’nin dünya genelinde tanınılırlığını da epey arttırmıştı.

Marlon Brando, Paris'e taşınan bir Amerikalı, Maria Schneider ise babası Cezayir Savaşı'nda bulunmuş Fransız bir askerdir. İkilinin sadece cinsellik üzerine kurulu ilişkisi film boyunca gözler önüne seriliyor.

3. 1900 (1976) Novecento

IMDb: 7.7

Dört yıllık bir aradan sonra Bertolucci bu kez İtalya’nın yakın tarihine ayna tutan başyapıtı olan "Novecento" ile karşımıza çıkmıştı. 

Beş saatlik bu başyapıt, birey ve cinselliğin ön planda olduğu "Paris’te Son Tango" filminden sonra tıpkı "Il Conformista" gibi siyasi ve tarihi bir yapım olma özelliği taşıyor. Film, İtalya'nın yüzyıllık tarihini zengin bir aile ve o ailenin çalışanlarının ilişkileri üzerinden inceliyor.

4. Ay (1979) La luna

IMDb: 6.6

Şimdiden uyaralım Bertolucci'nin bu filmi son derece rahatsız edici unsurlara sahip. Filmin konusunu şöyle özetleyelim;

Büyüme çağında olan Joe'nun bu zamanlarda güçlü bir baba figürüne ihtiyacı vardır. Annesi bir opera sanatçısı olan Caterine, Douglas ile evlidir. Ama Douglas, Joe'nun gerçek babasının yerini tutamaz. Giderek daha da kötüleşen Douglas, bir gün Joe'nun gözleri önünde intihar etmeye kalkışır. Bu olayın sonrasında anneyle oğlu İtalya'ya geri dönerler. Joe orada uyuşturucu kullanmaya başlayınca annesi oğluna daha da yakınlaşır ancak bu yakınlaşma giderek bir anne-çocuk ilişkisinden çok iki sevgili ilişkisine döner...

5. Son imparator (1987) The Last Emperor

IMDb: 7.8

1980’lerin ikinci yarısı Bernardo Bertolucci’nin üretkinliğinin devam ettiği hatta beki de zirve yaptığı yıllardı. "Doğu Üçlemesi" adını verdiği serinin ilk filmi olan "Son İmparator" ile "En İyi Yönetmen Oscar"ı almıştı.

Bertolucci bu filminde, Çin’in son İmparatoru’nun sürgünden ülkesine bir işçi olarak dönüşünü ve tüm yaşamını beyaz perdeye aktarıyor.

6. Çölde Çay (1990) The Sheltering Sky

IMDb: 6.8

Winger ve John Malkovich'in başrollerinde yer aldığı 1990 yapımı filmde Bertolucci "Doğu Üçlemesi"'nin ikinci ayağıyla karşımıza çıkmıştı.

Usta yönetmen, Batılı bir çiftin Fas'ta çıktıkları seyahatte yaşadıkları buhranları, arayışları sinemaya taşımıştı.

7. Küçük Buddha (1993) Little Buddha

IMDb: 6.1

Hindistan’ın mistik dini budizmini etkileyici bir üslup ve görsellikle beyaz perdeye taşıyan film, reenkarnasyona inanan bir grup Budist rahibin, ölmüş liderleri Lama Dorje’nin ruhunun başka bir bedende yeniden dünyaya geldiğini inanmasıyla başlıyor. Söz konusu kişi Amerika’nın Seattle kentinde yaşayan küçük Jesse’dir. Rahipler, Jesse ve ailesini ziyaret etmek için Hindistan’dan Seattle’a doğru bir yolculuğa çıkar...

8. Çalınmış Güzellik (1996) Stealing Beauty

IMDb: 6.6

Bernardo Bertolucci'nin "Doğu Üçlemesi"'nden sonra yönettiği bir film olan "Çalınmış Güzellik", yönetmenin aynı zamanda ülkesine dönüşüdür.

İtalya'nın bir vadisinde geçen hikayenin baş rolünde güzeller güzeli Liv Tyler var. Liv Tyler bu film sayesinde geniş kitlelerce tanınmıştı. İlk gençlik hallerini gördüğümüz Tyler, son derece başarılı bir oyunculuk sergilemişti.

9. Teslimiyet (1998) L'assedio

IMDb: 7.0

Üniversite eğitimini tıp bölümünde sürdüren Shandurai, eğitimi için İngiltere'ye gelir ve bir müzisyenin evinde kalmaya başlar. Ev sahibi ise son derece ilginç bir kişilik olan Jason Kinsky isimli, günlerin tamamını piyanosunun başında geçiren, hiçbir sosyal ilişkisi olmayan tuhaf bir müzisyendir. Shandurai'nin tek derdi Kenya'daki kocasını kurtarmak olurken Jason, genç kadına karşı bir şeyler hissetmeye başlar...

10. Düşler, Tutkular ve Suçlar (2003) The Dreamers

IMDb: 7.2

Bertolucci'nin en çok ses getiren filmlerinden biri de belki de "The Dreamers". Baş rollerinde Michael Pitt, Louis Garrel ve Eva Green'in yer aldığı yapım, sahneleriyle çok konuşulmuştu.

Filmde, Amerika'dan Paris'e okumaya gelen bir gencin, burada tanıştığı iki kardeşle yaşadıkları işleniyor. 1968 olaylarının yaşandığı günlerde Paris'in ortasında sinema tutkunu gençlerin birbirleriyle olan ilişkileri, aşkları aktarılıyor.

BONUS: Ve usta yönetmenin son filmi, Ben ve Sen (2012) Io e Te

IMDb: 6.6

"Ben ve Sen" büyük usta Bertolucci'nin "Düşler, Tutkular ve Suçlar"dan yedi yıl sonra çektiği son filmi.

Filmin anti-kahramanı, okuldan nefret eden, dünyanın sonuna dair tuhaf fikirleri olan, ailesiyle arası bozuk 14 yaşındaki Lorenzo'dur. Bir hafta boyunca her şeyden uzak, kafa dinleyeceğini düşünerek kendi evlerinin bodrum katına gizlenen Lorenzo'nun planları kendinden hayli büyük yaştaki üvey kız kardeşinin yanına gelişiyle bozulur. Dengesiz ve keş olan Olivia, Lorenzo'dan bile tuhaftır. O bir hafta boyunca Lorenzo ve Olivia arkadaştan, kardeşten daha öte bağlar kurar, keder saçan bir dünyaya karşı yan yana durmayı öğrenirler.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
berkeemrasln

Sınırları zorlayan filmler yapmayı çok iyi biliyor bu adam..Benim favorim The Dreamers

ahmet.burma.9

Filmlerinin çoğunu izledim. Çok da şey etmeyin. İzlemezseniz bir şey kaybetmezsiniz. Öldü gitti işte.

_oishii_

pisliğin önde gideni kendisi

lunakimou

Bu 6 numaradaki "çölde çay" filmi, Şebnem Ferah ve Teoman'ın 'iki yabancı' adlı şarkısında geçen "çölde çay" filmi hee... Şu an bir aydınlanma yaşadım...

deniz-soylu4

ana ben de diyordum ya la o hangi film hangi film diye

emekli_albay_himmet

Cansucum eline sağlık da, Bernando gitmiş olabilir ama ortada çokta süper filmler bırakmadı bana göre.. Belki de politik vs çokta sevmediğimdendir.. Politikse "Shindler's List" de politikanın kralı mesela.. En son dreamers'a bakmıştım ama aa a... Zaten millet hiçbirini izlemediği gibi "Paris'te son tango" diye akıllarında bir film kalmış sadece.. Bu arada sen bile izlememişindir dicem, burdan sinirlenip yazmak isticen :) Boşver kuzum sen bakma bana, bunak kafası bu..

ebruhan-tongulus

9 kez oscar almıs bir yönetmen için sen begenmiyorum desen ne olur? bu filmleri sadece konusuna bakarak izleyemezsin. "politik o zaman kötudur" diyemezsin. zaten galeride de dalında en iyi filmler falan denmemiş. adam iyi bir yönetmendi ve artık hayatta değil. ayrıca filmlerin hepsini izledim. ve gercekten çok çok çok iyiler. bunak kafandaki dusunceleri keske kendine saklasan

emekli_albay_himmet

Aha Cansu editörün fake hesabı =D Ya ben bundan yazmıcaktım işte.. Bu editörlerin işi zor hakikaten, denyonun biri bir yorum yapıyo, hiç bir cevap hakkınız olmuyo.. Neden? çünkü editör, o bir şey diyemez ama bütün eleştirileri yer.. Sizi de anlıyorum ben merak etmeyin.. Hadi bir kendini sıcak sallama 5i 1yerde koy bir rahatla kuzum..

hakkatenha

size muhalif olup, yaptığım içeriği savunan herkes benim fake hesabım mı oluyor? ilginç bir bakış açısı doğrusu. ayrıca ben ve diğer onedio editörleri, eğer dilerlerse her yoruma cevap verebilirler bence. eğer düşünce özgürlüğümüzün kısıtlanması gibi bir durum olsaydı bu yaptığımız iş ile çelişirdi diye düşünüyorum. :) sevgiler, saygılar

emekli_albay_himmet

İşte gelmek istediğimiz nokta :) O değilde kültürlü gibi ama kenarından sıyırmış ve sığ sularda kalmış insan tarzı yaptığım sinir bozucu bir yorum bile burda bir sürü kişinin (editörün, onu sevenlerin, veya içeriği sevenlerin) boşa vaktini alıyor.. Şu sığ beyinliye bir yazalım kafasında.. Ama şu kadarını söylüyeyim bu herhangi bir şey üreten veya yaratanlar için de geçerlidir.. Bilgilendikçe, geliştikçe yalnızlaşacaksınız ve bunu anlayan insanlar etrafınızda azalacak, kimseyle sohbet edemez duruma geleceksiniz.. O zaman sakın üzülmeyin, işte o zaman varılmak istenen zirveye çok az kalmış demektir.. Hadi bakalım gençler yorulmadan devam.. Bunlar ne bir şey değil.. Peheey..

ebruhan-tongulus

kendisini tanımam etmem.. sahte isim kullanan birininde bu yorumu yapması çok komik

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriBodrumÇinCinsellikHindistanİngiltereİntiharİtalyaLiv TylerSinemaUyuşturucuanneçay
Görüş Bildir