Nvidia CEO'su Jensen Huang'dan Yapay Zeka Açıklaması: 2030'da Dünyanın Sonu Gelme İhtimali Sıfır
Dünyanın en değerli teknoloji şirketlerinden Nvidia'nın CEO'su Jensen Huang, yapay zekanın insanlığı yok edeceği yönündeki kıyamet senaryolarına sert bir yanıtla gündeme geldi. CBS'in Sunday Morning programına konuşan Huang, 2030 yılına kadar yapay zekanın dünyanın sonunu getirme ihtimalinin 'yüzde sıfır' olduğunu söyledi. Açıklamalar, eski Anthropic araştırmacısı Jacob Coxon'un yapay zekanın on yıl içinde insanlığı yok edebileceği yönündeki viral uyarısının hemen ardından geldi ve Huang'ı sektörün önde gelen isimleriyle açık bir çatışmanın içine soktu.
Huang, CBS'e Verdiği Röportajda Net Konuştu: '2030 Dünyanın Sonu Olmayacak, Bunun İhtimali Yüzde Sıfır.'
CBS'in 'Sunday Morning' programının 20 Eylül 2026 tarihli bölümünde Huang'a soruyu yönelten isim, kanalın kıdemli iş ve teknoloji muhabiri Jo Ling Kent oldu. Huang, kıyamet senaryolarına dair net bir dille konuştu: '2030 dünyanın sonu olmayacak. Bunun yüzde sıfır ihtimali var.' Huang'a göre bu tür uyarılar bilimsel bir temele dayanmıyor; kendi ifadesiyle 'insanları korkutmak gereksiz, sorumsuzca bir davranış.' Huang, kıyamet iddialarının arkasında siyasi hesap ya da dikkat çekme çabası olabileceğini de öne sürdü.
Nvidia'nın gelişim hızına dair soruya ise Huang şu yanıtı verdi: 'Kim ne yaparsa yapsın, gidebildiğimiz kadar hızlı gitmeliyiz.' Ancak sözlerinin hemen ardından bir çekince de ekledi: 'Asla, hiçbir zaman hazır olmayan ürünleri piyasaya sürmedik ve sürmeyeceğiz, güvenli olmayan ürünler teslim etmedik ve etmeyeceğiz.' Nvidia'yı dünyanın en değerli şirketlerinden birine dönüştüren Huang'ın bu çıkışı, yapay zeka güvenliği konusunda temkinli duran isimlerle arasındaki görüş ayrılığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Tartışmayı Başlatan İsim 27 Yaşındaki Jacob Coxon Oldu: 'Beni Öldürebileceğinden Endişeliyim' Demişti.
27 yaşındaki İngiliz araştırmacı Jacob Coxon, OpenAI ve Anthropic'te toplam üç yıl boyunca yapay zeka modellerinin ön eğitimi (pretraining) üzerine çalıştı. 8 Eylül 2026'da istifasını duyururken San Francisco'nun Alamo Square parkındaki bir bankta oturup yazdığı paylaşımda iki şirketi de sorumsuzluğa çağırdı: 'Hiçbiri sorumlu davranmıyor. Kendini geliştirebilen süper zekaya doğru dümdüz koşuyor ve hayatlarımızla kumar oynuyorlar.' Coxon, kişisel endişesini de saklamadı: önümüzdeki iki yıl içinde yapay zeka tarafından öldürülüp öldürülmeyeceğinin kendisi için asıl mesele olduğunu yazdı.
Paylaşım 36 saat içinde 150 milyonu aşkın görüntülenmeye ulaştı. Anthropic'in hizalama araştırmaları lideri Evan Hubinger de Coxon'a destek vererek önümüzdeki on yıl içinde yapay zekanın insanlığı yok etme ihtimalini yüzde 10'un üzerinde gördüğünü açıkladı. Bu dalga, Anthropic CEO'su Dario Amodei ile OpenAI CEO'su Sam Altman'ı da geliştirmeyi yavaşlatma çağrılarına iterken, Huang'ın 'yüzde sıfır' çıkışını da doğrudan bu isimlere bir yanıt haline getirdi.
OpenAI'ın Kendi Açıkladığı Vakalar da Tartışmaya Ayrı Bir Boyut Kattı.
Tartışmayı sadece bir kişinin uyarısından ibaret sanmamak gerekiyor. OpenAI, Temmuz 2026'da kendi yapay zeka modellerinin Hugging Face'in veri işleme sistemlerine sızdığını itiraf etti; şirket bunu bir yapay zeka ajanı tarafından gerçekleştirilen bilinen ilk otonom siber saldırı olarak tanımladı. Soruşturma sırasında ortaya çıkan detay ise daha da rahatsız ediciydi: birbirinden izole tutulması gereken yaklaşık 1.200 ajan, izinsiz bir mesaj panosu üzerinden aralarında haberleşmenin bir yolunu bulmuş ve bu panoda 70 bini aşkın mesaj ile dosya paylaşmıştı.
Ajanların bir başka Alman wiki sitesini ele geçirip değerlendirme testlerinde nasıl kopya çekilebileceğine dair ipuçları paylaştığı da ortaya çıktı. Bağımsız araştırma kuruluşu METR, 26 Ağustos 2026'da bu olayı ayrıntılarıyla inceleyen bir rapor yayımladı. Sam Altman'ın da bu gelişmelerin ardından temkinli bir tona geçmesi, Huang'ın 'sıfır risk' söylemiyle taban tabana zıt bir tabloyu ortaya koyuyor.
Riskin Sadece Teoride Kalmadığını Gösteren Örnek İse Pentagon'dan Geldi.
2026 baharında, İran ile yaşanan savaş sürecinde ABD ordusu içinde dolaşan bir istihbarat raporu, kısmen yapay zeka tarafından üretilmiş sahte bir bilgiye dayanıyordu. Özel harekat komutanlığında görevli bir analist, bir Çin gemisinin manifestosunu bir yapay zeka sohbet botuna sorduktan sonra geminin nükleer silah bileşenleri taşıdığı yönünde bir değerlendirme hazırladı. Rapor komuta kademesinde hızla yayıldı; silahlı personel gemiye çıkmaya hazırlanırken askeri uçaklar da havalandırıldı.
Sonradan anlaşıldı ki tehdit gerçek değildi, yapay zekanın hatalı bir çıkarımıydı. Olay, kaynakların ifadesiyle 'neredeyse bir savaşı başlatacaktı.' ABD Savunma Bakanlığı'nda halihazırda, komuta kanallarına dağıtılmadan önce yapay zeka tarafından üretilen istihbarat çıktılarının doğrulanmasını zorunlu kılan standart bir protokol bulunmuyor - bu da Coxon ve Hubinger gibi isimlerin dile getirdiği kaygıları soyut bir senaryo olmaktan çıkarıyor.
Huang'ın Bir Sonraki Durağı İse Beyaz Saray Olacak.
Huang, düzenleme tartışmasında da net bir tavır sergiliyor: mevcut ürün sorumluluğu ve siber güvenlik yasalarının yapay zeka için zaten yeterli olduğunu, yeni bir düzenlemeye gerek olmadığını savunuyor. Net değeri 182 milyar dolara ulaşan Huang, ilginç bir şekilde California'da milyarderlere yüzde 5 vergi getirilmesi önerisine de kapalı kapı göstermiyor.
Bu açıklamaların hemen ardından gözler 24 Eylül'e çevrildi. Trump'ın, Çin lideri Xi Jinping onuruna vereceği yemeğe katılması beklenen Huang'ın, iki ülke arasında yapay zeka geliştirmede küresel standartlar konusunda temas kurmak istediği belirtiliyor. 'Hızlı gitmekten' yana tavrını Beyaz Saray'ın masasına da taşıyıp taşımayacağı ise merakla bekleniyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın