İspanyolların dünyaca ünlü yazarı Miguel de Cervantes'in mezarının, tahmin edildiği gibi Madrid'deki Trinitarias Kilisesi'nin altında olduğu açıklandı.Bazı tarih kitaplarına göre 23 Nisan 1616 tarihinde ölümünden hemen sonra kendi arzusu doğrultusunda Madrid'deki Convento de las Trinitarias Kilisesi'ne defnedildiği sanılan Cervantes'in mezarı yaklaşık 1 yıl süren araştırmalar sonucunda bulundu.İspanyol haber ajansı EFE'nin, araştırma ekibine dayandırarak yayımladığı habere göre, kilisenin altındaki mezarlıkta bulunan, M ve C baş harflerinin olduğu mezar yerindeki kalıntıların Cervantes'e ve eşi Catalina de Salazar'a ait olduğu belirlendi. Yetkililer, kalıntıların 'çok kötü durumda' olduğunu ancak laboratuvarda yapılan analizler sonucunda bu kalıntıların büyük ihtimalle Cervantes ve eşine ait olduğunu söyledi.'Don Kişot' adlı romanıyla dünya edebiyatında önemli bir yere sahip olan İspanyol yazar Miguel de Cervantes'in kalıntılarının aranmasındaki amaç, hem tarihi bir olayın ispat edilmesi hem de bunun Madrid kentinin turizm tanıtımında kullanılması olarak açıklanmıştı.AA
Yapı Kredi Kültür Sanat Yayınları, 28 Şubat'ta hayatını kaybeden edebiyat çınarı Yaşar Kemal'in kitaplarının satışının dörde katlandığını açıkladıYaşar Kemal'in 28 Şubat'ta hayatını kaybetmesinin ardından pek çok insanın aklına yazarın vasiyeti gibi yorumlanabilecek şu cümleler geldi: 'Bir, benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun. İki, insanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi asimile edemesin. (...) Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar.'Yazarın bu cümlelerdeki mirasına okuru sahip çıkıyor. Yazarın yayıncısı Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık'tan yapılan açıklamaya göre, Yaşar Kemal'in ölümün ardından kitap satışları 4 ila 5 kat oranında artış gösterdi. Yazarın başyapıtlarından kabul edilen 'Ağrıdağı Efsanesi' ve 'İnce Memed' kitapları, online kitapçı idefix'in çok satanlar listelerinde dikkat çekiyor. Yazarın 'Ağrıdağı Efsanesi' kitabı ayrıca kitap mağazası D&R'ın en çok satan ilk 100 kitap listesinde yer alıyor.Milliyet Sanat
Romanyalı fotoğrafçı Mihaela Noroc hayatında bir değişiklik yapmak istedi. Yapmaktan zevk almadığı işini bırakarak yollara düştü ve kadının her yerde güzel olduğunu ispatlamak için fotoğraflar çekmeye başladı. 37 ülke dolaştı ve gittiği her yerde kadının güzelliğini fotoğrafladı. Burada size Mihaela'nın çalışmalarından 14 örnek sunuyoruz.Kaynak
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından on birinci kez AKBANK sponsorluğunda düzenlenen 34. İstanbul Film Festivali 4-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Dünya sinemasının yeni örneklerinden ödüllü filmlere, Türkiye sinemasının en yenilerinden klasiklerine, yeni keşiflerden başyapıtlara, yönetmen ve oyuncuların katılımıyla yapılacak söyleşilerden partilere, şehrin gözü iki hafta boyunca festivalde olacak.Gösterdiği filmlerin çeşitliliği ve niteliğiyle 34 yıldır önder konumunu koruyan İstanbul Film Festivali’ne sayılı günler kaldı. İstanbul Film Festivali bu yıl 4-19 Nisan tarihleri arasında, sinemaseverlere 2014 ve 2015 yıllarının en yenilerinden klasik başyapıtlara, usta yönetmenlerin son filmlerinden yaratıcılığın sınırlarını zorlayan keşiflere yine çok zengin bir program sunacak. Festival, 20’nin üzerinde bölümde 62 ülkeden 222 yönetmenin 204 filminin yanı sıra ücretsiz olarak gerçekleştirilecek usta sinemacıların katılacağı söyleşi ve atölye çalışmalarını, sinema dersleri ile özel etkinlikleri izleyicilerle buluşturacak.
Manisa'nın Soma ilçesinde, 13 Mayıs 2014 tarihinde yaşanan maden faciasını beyazperdeye aktarmak isteyen yönetmen ve yapımcı Faik Ahmet Akıncı'nn 'Soma 301' isimli filmine, Manisa Valiliği tarafından çekim izni verilmedi.Yönetmen ve yapımcı Akıncı, film için Manisa Valiliği'nden izin çıkmadığını söyledi. Yaptığı basın açıklamasında, 'Soma faciasının yıldönümünde vizyona girecek bir şekilde, Soma'nın filmini çekmeye geldim. Ben 2014-2015 senesinde altı sinema filmi çektim. Bunlardan iki tanesini İstanbul'da, iki tanesini İzmir'de, diğer ikisini de Yalova'da çektim. Bir sinema filmi çekmeden önce bakanlığa ve valiliğe müracaat ederiz. Valiliğe, sinema filmi yapımcı kodumuzu veririz. Ticaret odası faaliyet belgesini, imza sirküsünü ve vergi levhamızı veririz. Bunların dışında sadece filmde oynayan oyuncuların ismini ve teknik ekibin isimlerini yazar veririz. Bu bilgilerimizi, işte oyuncularımızı, teknik ekibimizi ve filmimizin adı ile hepsini valiliğe yazdım ancak 10 gündür, müracaat etmemize rağmen hiç bir şey çıkmadı.' dedi.'YÖNETMELİKTE OLAMAYAN BİR ŞEYİ BENDEN İSTİYORLAR'Bunun üzerine tekrar Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü'ne giderek görüştüğünü söyleyen Akıncı, 'Kültür Müdürlüğü, 'Valilikle görüşüp size döneceğiz.' dediler. Ben de hemen vali beyi arayıp durumu açıklayıp gerekli iznin çıkarılması hususunda yardımcı olmasını talep ettim. Daha sonra yetkililerle iletişim kurduğumda bana dedikleri şey ise, 'Şirketinize bir yazı yazdık, sizden senaryoyu ve sinopsisi istiyoruz.' dediler. Ben yönetmelikte böyle bir şeyin olmadığını ifade edince bana şöyle açıklama yaptılar: 'Evet, yönetmelikte böyle bir şey yok ama siz, Faik Ahmet Akıncı'sınız. Sizden senaryoyu ve sinopsisi istiyoruz.' Yönetmelikte olamayan bir şeyi benden istiyorlar. Yasal olmayan bir şeyi, Kültür Müdürlüğü benden istiyor. Daha sonra bu olayı vali beye anlattım, konuyla ilgili bana döneceğini söyledi ama bana şu ana kadar kimse olumlu olarak dönen olmadı. Ben Soma'ya daha önce Genel Maden-İş Sendikası'nın eğitmeni, uzmanıyken eğitim vermek için üç defa geldim. Her gelişimde Soma'da gözaltına alındım. 'İstanbul'dan aramanız var.' deyip beni gözaltına alıp üç gün nezarette tutup seminer ve eğitim tarihini geçirip buradan gönderdiler. Daha önce üç kere bana bunu yapan Manisa Valiliği, bu sefer burada film çekmemi engellemeye çalışıyor ama ben şunları belirtmek istiyorum, Türkiye sinema sektörü beni çok iyi tanır. Faik Ahmet Akıncı, çekiyorum dediği bir şeyi çeker. Ben Soma maden faciasını çekeceğim, ama Soma'da ama Soma dışında Soma maden faciasını çekeceğim ve 13 Mayıs'ta vizyona sokacağım.' şeklinde konuştu.Cihan
Tüm zamanların en büyük gitaristi olarak kabul edilen Jimi Hendrix, 1970 senesinde daha henüz 27 yaşındayken yaşama veda etmiş ve ölümünün ardından birçok demoyla, derleme veya konser albümüyle müzik dünyasında yaşatılmıştı. Artık neredeyse kuruduğu düşünülen Hendrix şarkıları, 24 Mart tarihinde çıkacak olan 'You Can’t Use My Name: Curtis Knight & The Squires' albümüyle yepyeni bir boyuta taşınıyor.
Başlangıç olarak METAL müziğin kurucuları olarak kabul ettiğimiz Black Sabbath grubunu (1969) koymak en doğrusu olur diye düşündüm şarkıyı söyleyen kişi grubun ilk solisti (ozzy osbourne) değil fakat benim en sevdiğim black sabbath albümünün en sevdiğim şarkısı bu yüzden bu şarkı benim için özeldir.
Filmleri ve çizgi romanlarıyla da bilinen Star Wars (Yıldız Savaşları) romanındaki karakterlere ilk defa bir LGBTİ üyesi ekleniyor.Star Wars’un gelecek hafta yayımlanacak olan “Star Wars: Lords of the Sith” adlı yeni romanında “Moff Mors” isimli lezbiyen bir karakter yer alacak. Roman, Paul S. Kemp imzasını taşıyor.Star Wars hayranlarının internet sitelerinde paylaştığı bilgilere göre Moff Mors, “İmparatorluk dâhilinde bazı çok ciddi hatalar yapan” fakat yine de “başarısızları önlemek için çok çalışan, olağanüstü yetenekli bir lider.”“Star Wars evreninde” eşcinsel ilişkilere daha önce de değinilmişti. Farklı rollere bürünülen “Star Wars: The Old Republic” adlı bilgisayar oyununda da, oyuncuların tavsiyesi üzerine eşcinsel ilişkilere yer verildi.Star Wars’un “Legacy of the Force” adlı kitap serisinde de eşcinsel evlilik yapan iki Mandalorian erkek savaşçı var.Yazar Paul S. Kemp, Twitter hesabından yaptığı açıklamada da lezbiyen bir karakter seçmekteki amacının herhangi bir grubun ‘gönlünü hoş tutmak olmadığını’ belirtip şu ifadeleri kullandı:“Ne istersem onu yazıyorum. Nokta. Lords of the Sith’te lezbiyen bir karakter olduğu doğru.”Romanın editörü Shelly Shapiro da, Full of Sith’in internette kaydında, Star Wars için de “çeşitliliğe ihtiyaç olduğunu” söyledi:“Eğer ortada bir mesaj varsa, o da Star Wars’un gerçek hayattaki insanoğlu gibi çeşitliliği barındırdığı mesajıdır, öyle değilmiş gibi yapmak istemeyiz. Kesinlikle doğal bir durum.” BBCTürkçe
Yok Paul McCartney yıllar önce öldü, yok yerine başka biri geçirildi falan derken sürekli değişik haberler aldığımız Beatles'tan sonunda bir de güzel haber aldık. Geçtiğimiz aylarda Beatles ve Rolling Stones'un daha önce hiç yayınlanmamış fotoğrafları Ebay'de açık artırmaya konuldu. 1960'lı yıllarda bu iki grubun da menajeri olan Bob Bonis tarafından ortaya çıkartılan bu fotoğraflar umarız ki sizi heyecanlandıracaktır.
''Ey oğul! Her işten önce din işlerine dikkat et. Zira farizaya (farzlara) dikkat, din ve devletin güçlenmesine sebeptir. Din işlerini; dikkatli olmayan, itikadı bozuk ve doğru yoldan ayrılmaya yönelen, büyük günahlardan kaçınmayan, helale-harama dikkat etmeyen sefihlere ve ayrıca tecrübesiz kişilere bırakma, devlet idaresinde bu gibi kişilere iş verme!.Zira yaratandan korkmayan, yaratılandan hiç korkmaz. Büyük günah işleyen ve bunu devam ettiren kimsede sadakat olmaz. Böyle kişilerin sadakati olsa ümmeti olduğu Peygamber-i Zişan’ın sadık tebligatı üzere hareket eder de şer’i şerifin dışına çıkmazdı.Allah’ın (c.c.) hakkını ve kulların hukukunu gözet!.. Ve senden sonrakilere böyle nasihat etmekten geri durmaVe adalet ve insafa riayet ile zulmü kaldırmaya devam ile her bir işe teşebbüs de Allah’ın yardımına güven . Halkını düşman istilasından ve zulme uğratılmaktan koru!..Haksız yere hiç bir ferde layık olmayan muamelede bulunma!.. Halkı taltif et, hepsinin rızasını kazan”
Sert ve kaba bir dil gibi görünen Sırpça' ya karşı önyargınızı yenecek, fonetiği ve anlamlarıyla sizi büyüleyecek dünden bugüne birbirinden özel 14 Sırpça/Boşnakça şarkı ve anlamları...
Atamızın, öylesine anlamlı, ufuk açıcı, vizyon sahibi ve hep güncelliğini koruyan sözleri var ki, insan ne büyük bir fikir adamı olduğuna gerçekten şapka çıkarıyor. Üzerinden o kadar süre geçmesine ve dünya şartlarının değişmesine rağmen, Atamızın bize miras bıraktığı sözleri hala dünyada geçerliliğini koruyor ve gelişmiş, demokrasisi sağlam bir ülke olabilmenizin de temelini oluşturuyor. Fazla değil çok basit bir mantıkla biraz dünyada olup bitene bakarsak, Atamızın bu sözlerini uygulayan ve kendi ülkesinde temel prensip haline getiren devletlerin, ne gibi olumlu gelişmeler kaydettiğini zaten görürüz. Kısacası fazla söze gerek yok. İşte tekrar tekrar okumamız ve feyz almamız gereken Atamızın 25 önemli sözü.
Matematik tarihinde ünlü matematikçiler denildiğinde erkek matematikçilerin adları anılsa da bu kadın matematikçilerin olmadığı anlamına gelmez. Erkek matematikçilere göre işleri zordur çünkü gerek ailelerinin gerekse toplumun baskısını da çözmek zorundadırlar. Bütün bunlara rağmen tarihe adını yazdırmış bazı kadın matematikçileri matematikciler.org olarak sizler için bir araya getirdik.
Güney Dakota’lı John Lopez yapıtları dünyaca tanınan bir heykeltraş. Ve aynı tam bir kovboy. Sanatçının vahşi batı tutkusunu heykellerine bakıp kolaylıkla anlayabilirsiniz. Lopez'in heykelleri -birkaç istisna dışında- genellikle vahşi batıya özgü hayvanlardan oluşuyor. Ancak istisnaları da -kovboy ve triceratops örneği gibi- vahşi batıya göre yeniden uyarladığını da belirtmek gerekir. Sanatçının dünya çapında tanınmasına sebep olan şey işe, hurdaya çıkmış eşyalar ve metallerle yaptıkları. Lopez, heykellerinde malzeme olarak çiftliklerdeki kullanılmayan aletleri, müzik aletleri, spor ekipmanları ve metal parçalarını kullanıyor. Yalnız kullanmakla da kalmıyor adeta yeni bir can veriyor. Sanatçı bir röportajında, “Bu işler hakkında en sevdiğim şey, dokuları. Malzemeler yığınından elime geçen ilk şeyle başlıyorum ve birbirlerine kaynak yaparak birleştiriyorum. Eğer aynı parçayı tekrar tekrar birbiri üstüne koyarsanız çok ilginç bir doku oluşturuyorsunuz. İnsanların işlerimi beğenmelerini sağlayan şeyin bu olduğunu düşünüyorum.” demiş. John Lopez'in kesinlikle tanınması gereken bir sanatçı. Onun bu sıradışı heykellerini beğenmeniz dileğimizle...
Denver Jackson tarafından hazırlanan kısa animasyonda, zeplini ile seyahat ederken korsan saldırısına uğrayan çiftin önce sonsuz ayrılıklarına daha sonra mutlu sonlarına tanıklık edeceğiz.
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanları Irak’ın tarihi mirasını yok etmeye devam ediyor. Militanlar, Nimrud ve Hatra’nın ardından Horsabad antik kentinin kalıntılarını da yıkmaya başladı.Associated Press’e konuşan Irak Turizm ve Arkeoloji Bakanı Adil Şerşab eserlerin yağmalanması ve bölgenin tahrip edilmesinden endişe ettiklerini söylese de Iraklı bölgesel kaynaklar, Musul’un 14 kilometre uzağındaki Horsabad’ın IŞİD militanları tarafından pazar günü yıkılmaya başladığı iddiasında.Eylül ayından bu yana Suriye ve Irak’taki IŞİD hedeflerine 2 bin 800 hava saldırısı düzenleyen ABD öncülüğündeki koalisyonun yetersiz kaldığı görüşünde.Şerşab’dan uluslararası yardım çağrısı“ Hava sahamız bizim kontrolümüzde değil, onların kontrolünde ” diyen Şerşab, koalisyon güçlerinin Irak’ın kültürel mirasını korumak için daha fazla çaba sarfetmesini istedi.Şerşab, “ Uluslararası topluma ve koalisyona, terörizmi bulunduğu nerede olursa hedef alması çağrısı yapıyorum ” diye konuştu.Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Mun da, IŞİD’in tarihi mirası hedef alan saldırılarının savaş suçu olduğunu söyleyerek uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.Horsabad, millattan önce 8’inci yüzyılda Asur Kralı 2’inci Sargon tarafından başkent ilan edilmiş ve kentin adı Dur-şarrukin olarak değiştirilmişti.IŞİD, Haziran ayından bu yana kontrolünde tuttuğu Musul’da ilk olarak Musul Kütüphanesi’ni ardındansa Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası Listesi’deki Nimrud ve Hatra antik kentlerini yerle bir etmişti.Diken
15 yaşındaki Saniye ve 13 yaşındaki Mukaddes, pop şarkıcısı Justin Bieber hayranı iki genç kız...Pakistan'ın Lahor kentinde yaşayan ve 'Justin Bacılar' olarak tanınan kız kardeşler, Justin Bieber şarkıları söylerken kaydedilen bir videonun sosyal medyada yayılmasıyla bir anda üne kavuştu.Okula gitmeyen iki genç kız, tek kelime İngilizce de bilmiyor... Ünlü şarkıcının şarkılarını, duydukları şekilde Urduca'ya çevirip ezberliyorlar.