Peter Benjamin Parker'ın gizli kimliği olan Örümcek Adam, Marvel Comics'e bağlı Stan Lee ve Steve Ditko tarafından yaratılmış kurgusal bir kahramandır. İlk kez Marvel Comics'in 'Amazing Fantasy' isimli çizgi romanının 15. sayısında 1962 yazında ortaya çıkmıştır. O günden bu yana, dünyanın en popüler süper kahramanları arasındadır.
Sinema Yazarlar Derneği (SİYAD), üyelerinin oylarıyla belirlediği yüzyılın 10 filmini açıkladı. Buna göre göze çarpan ilk husus Yılmaz Güney'in üç filminin bu listeye girmiş olması. Buyrun listeye...
Her ne kadar klişelerle dolu olsa da arkadaş ortamlarında izlemekten büyük zevk aldığımız, yer yer korkup yer yer güldüğümüz, Hollywood menşeili gençlik/korku harmanından oluşan Teen Slasher türündeki neredeyse her filmde karşımıza çıkan klasik karakterleri inceledik. Genellikle ufak bir Amerikan kasabasında veya ıssız bir kamp alanında geçen bu filmlerde karakterlerin ölüm sırası da çoğunlukla benzerlik gösteriyor.
Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit serisinin unutulmaz karakteri Gandalf’ı canlandıran usta oyuncu Ian McKellen’ın başrolde olacağı Mr.Holmes filminin ilk fragmanı yayınlandı. Son olarak Robert Downey Jr.’ın canlandırdığı Sherlock Holmes rolünü bu kez Ian McKellen’ın üstleneceği yeni Sherlock Holmes filmi Mr.Holmes’in hikayesi 1947 yılında geçiyor.Sussex kasabasında yardımcısı ve oğlu ile birlikte yaşayan dedektif Holmes’ün 50 yıldır çözülememiş bir davayı çözüme kavuşturması gerekiyor. Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2‘de de imzası bulunan Bill Condon tarafından yönetilen Mr. Holmes, 19 Haziran’da vizyona girecek.
Filmleri izlerken hep kendimizden parçalar bulup kendimizi ya da ilişkimizi o filmlere benzetmeye çalıştık yıllarca. En azından ben öyle yaptım ve yalnız olduğumu düşünmüyorum :) İşte sana bir fırsat! Testi çöz ve hangi film senin ilişkine benziyormuş öğren!
Kanadalı bir anne ve aynı zamanda da sanatçı olan Ruth Oosterman, kızı Eve'in gelişigüzel karalamalarını harika resimlere çeviriyor. “Sanatçı, her işte bir güzellik görmeli.” diyen Oosterman, kızı ve kendisi için gelecekte sevgiyle hatırlayacakları anılar oluşturuyor. Ruth Oosterman projesiyle ilgili olarak, “Oldukça hızlı çalışmaya özen gösteriyorum, hayal gücünün kaybolmasına ve eğlencenin azalmamasına önem veriyorum.Bu şekilde kızımı sanat konusunda cesaretlendirmiş oluyorum. Kızıma çok teşekkür ediyorum bana bu şekilde resim çizmenin güzelliğini hatırlattığı için.” diyor. Videolara baktığınızda annenin çabalarının nasıl sonuç verdiğini de göreceksiniz. Özellikle sonuncu video Eve'in katettiği yolu, gelişimini açıkça gözler önüne seriyor. Ruth ve Eve'in resim serüvenini severek izlemeniz dileğimizle...
Biri demiş ki; 'gelin insanları rüzgar tüneline sokalım sonra da fotoğraflayalım'. Kimse de olmaz abi dememiş ve ortaya bu insanı rüzgardan soğutan fotoğraflar çıkmış.
Lee Jeffries İngiltere, Manchester'da yaşayan bir fotoğrafçı. Kariyerinin ilk yıllarında Manchester'ın bir futbol kenti olması sebebiyle spor fotoğrafçılığı ile ilgilenmiş. Ta ki Londra sokaklarında evsiz bir genç kadınla karşılaştığı güne kadar...Jeffries o günü hiç unutmamış. Ve şöyle anlatıyor, 'Bir sokak köşesinde, uyku tulumu içinde kıvrılmış uyumaya çalışan genç kadının fotoğrafını çektiğimde kız beni fark etti. Ancak İlk tepkim oradan uzaklaşmak oldu. Ama içimden bir ses geri dönmemi ve genç kadınla konuşmamı sağladı.'Bu tecrübe Jeffries'in evsizlere olan bakış açısını bütünüyle değiştirmiş. Aslında sadece evsizlere değil, fotoğraf sanatına bakış açısını da temelinden değiştirmiş. Sanatçı o günden bu güne dünyanın dört bir yanındaki evsizlerin portrelerini fotoğraflıyor. Ve evsizlerin sesini bu yolla dünyaya duyurmaya çalışıyor. Aşağıdaki portreler, sanatçının Avrupa ve Amerika seyahatlerinden. Çoğumuz evsizlerin varlığından rahatsız oluruz. Bu sebeple onları görmezden gelmeyi tercih ederiz. Ne yazık ki, kader çarkı herkes için aynı şekilde dönmüyor. Ancak bu durum evsizleri görmezden gelmek için bir mazeret değil. Toplum onlara karşı bakış açısını değiştirirse, bu devletin politikalarına da yansıyacaktır. Uruguay eski devlet başkanı 'Pepe'nin, başkanlık sarayını evsizler için tahsis ettiğini, bilmem hatırlatmaya gerek var mı?...Bugün Dünya Evsizler Günü. Onların görünmez insanlar olmadığını hatırlatmak için 23 fotoğraf derledik. Umarız, sesleri tüm herkese ulaşır, daha fazla görmemezlikten gelmeyiz!
Türk pop müziği sanatçısı Erol Büyükburç, 79 yaşında hayata veda etti. Erol Büyükburç İstanbul Beşiktaş Bebek Yokuşu'ndaki evinde kendisinden haber alamayan yakınları tarafından ölü bulundu.Ailesinin ve yakınlarının ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekipleri herhangi bir şüpheli bulguya rastlamadı. Erol Büyükburç’un menajeri Orman Nuri Yazıcı, usta sanatçının kalp krizi sonucu vefat ettiğini söyledi.Gazetecilere bilgi veren Yazıcı, “Gece kalp krizi sonucu vefat ediyor. Hepimizin başı sağ olsun. O ölmedi, yaşıyor. Yapacakları, bundan önceki yaptıkları hep beraber onu öldürmeyeceğiz. Çok büyük bir üstattı. Türk popunu kuran bir insandı. Hepimizin başı sağ olsun” diye konuştu.Yazıcı, basın mensuplarının, “Rahatsızlığı var mıydı?” sorusuna ise “Hayır, şekeri vardı” yanıtını verdi. Usta sanatçının kalbinde üç tane stent olduğunu ifade eden Yazıcı, “Dün akşam en son 23.00 sıralarında evine bıraktım. Yarın Bursa’da konseri vardı. Hatay’dan geldik. Provalarını yaptı canlı orkestrasıyla. Yarın konseri vardı. Gayet iyiydi” dedi
Disney'in yıllık hissedarlar toplantısında konuşan yapımcı Bob Iger, uzun süredir Yıldız Savaşları (Star Wars) meraklıları tarafından beklenen tarihi açıkladı. Buna göre, sekizinci film 26 Mayıs 2017 tarihinde izleyiciyle buluşacak.Filmin senaryosunu yazıp yönetecek olan kişinin de Rian Johnson olduğu doğrulandı.Kısa bir süre önce uçak kazası geçirip tedavi altına alınan ve serinin önceki filmlerinde Han Solo karakterini canlandıran Harrison Ford'un da başrollerde olması bekleniyor.
Fantastik ve bilimkurgu edebiyatına yön vermiş, bağımsız ve bir o kadar benzersiz çalışmalarıyla okuyucuların kalbini fethetmiş usta yazar Terry Pratchett 66 yaşında hayata gözlerini kapadı.Yazdığı 70’ten fazla kitap ile edebiyat tarihine adını altın harflerle yazdıran Terry Pratchett’ın ölüm haberi birçok medya kanalından doğrulandı. Ünlü yazar uzun süredir Alzheimer hastalığı ile boğuşmaktaydı.Yapılan açıklamalara göre Terry Pratchett doğal sebepler yüzünden 66 yaşında hayatını kaybetti. Pratchett’ın son anlarını ailesiyle beraber geçirdiğini ve mutlu bir şekilde aramızdan ayrıldığı belirtiliyor.2014 yılının yaz ayında Diskdünya serisi için son kitabını yazan Pratchett, Alzheimer ile mücadele etmekten asla vazgeçmemişti. 2008 yılında Şövalyelik (Sir) unvanı bahşedilen Terry Pratchett, arkasında birçok başarılı eser ve gözü yaşlı hayranlar bıraktı.FPRnet
İlhan İrem, Feridun Düzağaç, Amsterdam, vs. öven grupların bir takım ortak özellikleri vardır. Bu tür gruplara dahil olmadan önce bilmeniz gereken bir takım şeyler mevcuttur. İşte bazıları.
Mizah dergileri bu hafta, Cumhurbaşkanı ve Merkez Bankası arasındaki gerilim yüzünden kendi kulvarında rekor tazeleyerek artan doları, yoksulluğu katmerlenerek son bir yılda yüzde 20 fakirleşen halkı, bir türlü ispatlanamayan fakat Cumhurbaşkanı tarafından geçtiğimiz günlerde yinelenen 'Kabataş olayı'nı kapaklarına taşıdı.Leman dergisi, Twitter hesabından 'nedenini sormayın' diyerek bu hafta çıkmadıklarını okurlarına duyurdu...
İlkokulda veya ortaokulda kimse yoktur ki, arkasındaki dağların arasından süzülüp gelen ırmağın kenarına, iki katlı, bahçe içinde bir ev çizmemiş olsun. İşte size o evi anlatıyoruz.
İstanbul Üniversitesi Sanat tarihi Kulübü öğrencilerinin panel hazırlığı, afiş için seçtikleri İtalyan ressam Tiziano’nun tablosu yönetim tarafından açık saçık bulununca durum sosyal medyalık oldu.İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Kulübü “Sanat Tarihi Merceğinden Güzellik Tarihi” başlıklı bir panel düzenledi. Paneli duyurmak amacıyla hazırlanan afişte, 16’ncı yüzyılın önemli sanatçılarından Tiziano Vecellio’nun Amor sacro e Amor profano (Kutsal aşk ve beşeri aşk) adlı resmi kullanıldı.Hürriyet Kampüs'te yer alan habere göre; İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Kolektifi’nin açıklamasına göre afiş fakülte genel sekreteri Aliye Yücel’e götürüldü. Öğrencilerin aldığı yanıt “Ay bu ne? Şuna sansür mansür bir şey yapın!” oldu. Görüşüne başvurduğumuz Yücel, Hürriyet Kampüs’e “Bu haber kullanılmamalı, ben onlarla konuşurum” dedi ve konuyla ilgili başka bir açıklama yapmayacağını söyledi.Sansür tasarımıSanat Tarihi Kolektifi, durumu üniversitede kullanılmak istenen afişle okulda duyurdu ve “Sansür tasarımı yapıyoruz” diyerek, öneriler istedi.Çağrıda şöyle denildi: “Bildiğiniz gibi Sanat Tarihi Kulübü olarak çeşitli etkinlikler yapmaya çalışıyoruz. Bu etkinlikleri yapmadan önce kendi aramızda fikirlerimizi birleştirirken hocalarımızdan da destek alarak hem kendimize hem okuduğumuz bölüme hem de bilim etiğine faydalı olmaya çalışıyoruz. Yapılan her etkinlikte elbette karşımıza çıkan zorluklar oluyor. Amfi ya da salon bulamamak gibi. Ancak son zamanlarda bölüm hocamızdan rica ettiğimiz bir seminerimizin afişine yapılmak istenen bir sansür ile karşılaştık. Afişimizi değiştirmememiz halinde ya da diğer bir tabirle “sansür uygulamadığımız” takdirde afişin sekreterlik tarafından onaylanmayacağı cevabını aldık. Sekreterlik tarafından sergilenen bu tutuma karşı bizde, sanat tarihi bölümü öğrencileri olarak etkinliğimizin afişine yapılması istenilen sansürle ilgili tartışmak için hocalarımızın da katılımıyla toplanıp, sansür tasarımı yapıyoruz. Hepinizi fikirlerinizle bekliyoruz.”Roma’da koleksiyondaTiziano’nun kutsal aşkı ve beşeri aşkı anlatan tablosu 118×279 santimetre boyutunda. Tual üzerine yağlı boya tablo İtalya’nın başkenti Roma’da Galleria Borghese koleksiyonunda.Sanat tarihçileri 1515 tarihli eserin, Giorgione’nin gizemli hayal ürünü resimleriyle bağlantılı olduğunu düşünüyor. Kabartmalı küçük bir mermer havuzun sol tarafında, dönemin kıyafetleri içerisinde kutsal aşkı sembolize eden kadın figürünü, sağ tarafında ise beşeri aşkı sembolize eden çıplak kadın figürünü görü görülüyor. Arkalarında geniş bir manzara yer alıyor. Kompozisyon, dönemin aşk üzerine yoğunlaşan entelektüel ilgisiyle bağlantılı olduğu kadar dinsel ve beşeri, göksel ve dünyevi olan arasındaki karşıtlıkları gözler önüne seriyor.Tiziano Vecellio (1488/90-1576)16.yüzyılın önemli sanatçılarından Tiziano Vecellio Venedikli, 1488 ya da 1490’da doğduğu sanılıyor. Bir mozaik ustasına, 9 yaşındayken çırak olan Tiziano, daha sonra Belliniler’in atölyesinde Giovanni Bellini’nin yanında çalıştı. İlk eserlerinde Bellini’nin yanı sıra birlikte çalıştığı ve Giorgione’nin de etkileri görülen sanatçı yaşadığı dönemde büyük ün kazanmıştır. Tiziano, yaptığı çok sayıda portre, dinsel ve mitolojik konulu resimlerle tanınıyor. Erken çalışmalarındaki Giorgione etkisine rağmen daha sonra kendi özgün üslubunu geliştirmiştir. Erken çalışmaları arasında mitolojik konular ağırlıktadır.
CERN'de 2008 yılında kullanılmaya başlanan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın içinde dans ve opera filmi çekilmiş. Ruben van Leer'in yönettiği filmin aynı zamanda 15 Mart'ta Amsterdam'da galası olacakmış.
OakOak sokak sanatı meraklılarının yakından tanıdığı bir isimdir. Tanımayanların da yeni favorisi olacağından hiç şüphemiz yok. Fransız Sokak Sanatçısı Oakoak bir süredir gölgeler arasındaydı. Ancak yakın zamanda yayına giren sitesi sayesinde çalışmalarına tam gaz devam ettiğini öğrenmiş olduk. OakOak yine bildiğimiz gibi. Hayatın her hangi bir alanına çizimleriyle eklediği sanatsal görsellerle St. Etienne sokaklarına imzasını atıyor. Birbirinden yaratıcı fikirleri ile sokakta görenleri tebessüm ettirecek işlere imza atan sanatçının koleksiyonundan bazı parçalar galerimizde.