İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda Cihat Aşkın koordinatörlüğünde ‘Dünyanın Kemanları Festivali’ni düzenliyor.İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Kültür Müdürlüğü bünyesinde çalışmalarını sürdüren Cemal Reşit Rey Konser Salonu önemli bir festivale imza atıyor. Cihat Aşkın koordinatörlüğünde düzenlenecek olan “Dünyanın Kemanları Festivali”, 1 ve 2 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek. Festivale; Ara Malikian, Ayla Erduran, Ani Schnarch ve Yarub Smarait gibi birbirinden değerli keman virtüözleri, müzisyenler, dünyaca ünlü keman yapım üstatları ile Grammy ödüllü Parker Quartet yaylı çalgılar dörtlüsü katılacak.Festivalin ilk günü, birçok prestijli ödülün sahibi Ani Schnarch’ın vereceği ustalık sınıfı eğitimi ile 10.00’da başlayacak. Program aynı gün moderatörlüğünü Cihat Aşkın’ın yapacağı “Dünyanın Kemanları” başlıklı söyleşi ile devam edecek. Söyleşiye; Emre Aracı, Ertuğ Korkmaz, Ani Schnarch, Amnon Weinstein, Ara Malikian, Yarub Smarait ve Mehmet Emin Bitmez katılacak.Uluslararası bir üne sahip olan keman yapım üstadı ve restoratörü Amnon Weinstein ile kendi gibi keman yapımcısı oğlu Avshalom Weinstein’in eserlerinin yer alacağı “Kemençe’den Kemana Akdeniz’de Bir Yolculuk” başlıklı sergi 15.00’te İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu fuaye alanında açılacak. Sergi festival boyunca ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. “Dünyanın Kemanları Festivali”nin ilk konseri “Akdenizden Tatlar” başlığıyla 16.00’da gerçekleşecek. Daha sonra 18.00’de besteci ve orkestra şefi Emre Aracı, ulusal ve uluslararası Oda Müziği topluluklarında solistlik yapmış Roberto Issoglio ile Cihat Aşkın birlikte 19. yüzyılın en önemli keman virtüözlerinden biri olan Henri Vieuxtemps’ın İstanbul seyahatinin müzikli anlatımını sunacak.
Yayımlanır yayımlanmaz bir fenomene dönüşen, yıllar içinde etkisinden hiçbir şey kaybetmeyen Puslu Kıtalar Atlası'nın çizgi romanı 13 Mart'ta çıkıyor. İhsan Oktay Anar'ın kaleme aldığı kitabın çizgi roman versiyonunu hazırlayan isim ise İlban Ertem.
Salvatore Murgia isimli sanatçının siyahın kötülüğü ve beyazın iyiliği/aydınlığı temsil ettiği metaforik ve soyut döngüsel hayatı anlattığı sanat çalışmasını izliyoruz...
Dan Brown'ın ünlü romanından uyarlanacak olan Cehennem filminin çekim mekanlarından biri de İstanbul olacak.Romanları ile tüm dünyayı sarsan Dan Brown'ın çok satan eseri Cehennem'in sinema filminin çekimleri başlamak üzere. Yapılan açıklamaya göre uyarlamanın çekimleri Nisan ayında başlamış olacak. David Koepp'in sinemaya uyarlayacağı ve ünlü yönetmen Ron Howard'ın imzasını atacağı Cehennem'in çekimlerinin bir bölümü de İstanbul'da gerçekleşecek.Robert Langdon karakterine bir kez daha usta aktör Tom Hanks'in hayat vereceği filmde Her Şeyin Teorisi adlı yapımla Oscar'a aday gösterilen Felicity Jones'da rol alacak. Pi'nin Yaşamı gibi filmlerde başrol oynayan Irrfan Khan, Fransız aktör Omar Sy ve TV serisi Borgen'da rol almış olan Sidse Babett Knudsen ise kadronun diğer isimleri arasında yer alacak.Cehennem filmi 14 Ekim 2016 tarihinde vizyona girecek.Beyazperde
Teksas Üniversitesi Harry Ransom Merkezi Sözcüsü, Marquez'in 10 romanının orijinallerinin de bulunduğu arşiv için 2.2 milyon dolar ödediklerini söyledi.Nobel Ödüllü yazarın geçen yıl yaşamını yitirmesinin ardından kasım ayında kişisel arşivini satın alan Teksas Üniversitesi, gelecekte yapılacak satın almaları etkilememesi için miktarın açıklanmamasına karar vermişti. Ancak Adalet Bakanlığı, 19 Şubat'ta üniversiteden ödenen tutarı açıklamasını istemişti.2 BİN PARÇALIK DEV ARŞİVYaklaşık 50 yıllık bir dönemi kapsayan ve 2 bin parçadan oluşan arşivde 40'tan fazla fotoğraf albümü, Marquez'in eserlerini yazdığı Smith Corona daktiloları ve beş bilgisayarının yanı sıra yarım kalan eseri 'Birbirimizi Ağustos'ta Göreceğiz' de bulunuyor.Dünyanın çeşitli ülkelerinde 25 farklı dile çevrilen ve 50 milyondan fazla satan 'Yüzyıllık Yalnızlık' eserinin orijinalinin de bulunduğu arşivde, Marquez'in Graham Greene, Milan Kundera, Günter Grass ve Carlos Fuentes gibi yazarlara gönderdiği mektuplar ve yazarın yakın arkadaşlarından Fidel Castro ile ilgili belgeler de yer alıyor.KÜLTÜR BAKANI 'BÜYÜK BİR UTANÇ' DEMİŞTİHayranları arasında 'Gabo' olarak da bilinen Marquez'in arşivinin Teksas Üniversitesi'ne satılması, Kolombiya ve Meksika tarafından eleştirilmişti. Kolombiya Kültür Bakanı Mariana Garces, arşivin Teksas Üniversitesi tarafından satın alınmasının ülke için büyük kayıp olduğunu söylemiş, Marquez ailesi ise Kolombiya hükümetinin yazarın arşivi için kendileriyle hiçbir şekilde iletişime geçmediğini belirtmişti.Arşivin açık artırmaya çıkarılmadığını söyleyen aile, dünyaca ünlü edebiyat arşivi nedeniyle Ransom Merkezi'ne satıldığını açıklamıştı.ARŞİV AÇISINDAN YOK YOKRansom Merkezi, 2005'te Watergate dosyaları için gazeteciler Bob Woodward ve Carl Bernstein'a 5 milyon dolar, 2008'de Nobel ödüllü yazar Norman Mailer'in arşivi için 2.5 milyon dolar ve 2011'de de Güney Afrikalı yazar J.M. Coetzee'nin arşivi için 1.5 milyon dolar ödemişti.Harry Ransom Merkezi, aynı zamanda Jorge Luis Borges, William Faulkner, James Joyce, Samuel Beckett, Ernest Hemingway ve John Steinbeck gibi 20. yüzyılın en önemli yazarlarından bazılarının arşivlerine de ev sahipliği yapıyor.sputniknews
Her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği Avrupa'nın en ünlü müzelerinden biri olan İspanya'nın Madrid şehrindeki Prado Müzesi'nde özel bir sergi açılmış. Görme engelli insanların göremedikleri tabloları zihinlerinde canlandırabilmelerini sağlayacak bu özel sergi, 3 boyutlu baskı tekniğiyle resimlerin kabartılmasıyla oluşturulmuş ve engellilerin rahatlıkla dokunabilecekleri standlara yerleştirilmiş. Sergi 28 Haziran'a kadar açık.
Banksy, 10 yıldır başta İngiltere olmak üzere farklı ülkelerde yaptığı çarpıcı duvar resimleriyle dünya çapında ünlü bir kişilik. Sanatçının gerçek kimliği bilinmemektedir, Banksy ise eserlerinde kullandığı imzasıdır.'Gerilla artist' olarak anılan sanatçı çalışmalarında savaş karşıtı, çevreci, hayvan haklarını savunan ve tüketim çılgılığını eleştiren mesajlar vermektedir. Banksy istediğinin iyi resimler yapmak olduğunu ve kimliğini açıklamayacağını ifade ediyor. Banksy Birleşik Krallık'taki eserlerinin yanı sıra Filistin'de yaptığı siyasî eserlerle de tanınıyor. Galerimizde sanatçının Filistin'de yaptığı protest çalışmalardan etkileyici örnekleri sizler için bir araya getirdik.
2015 Brit Müzik Ödülleri sonrasında sahneye çıkan şarkıcı, dans ekibinin pelerini çekmesiyle birlikte sahneden aşağıya sırt üstü düştü.Amerikalı şarkıcı Maddonna, 2015 Brit Müzik Ödülleri sonrasında sahne aldığı sırada kaza geçirdi.Pelerinin bağlarını açamayan şarkıcı, dans ekibinin pelerini çekmesiyle birlikte sahneden üç basamak aşağıya sırt üstü düştü.Dans ekibi kısa bir süre şaşkınlık yaşarken, her şey olağanmış gibi davranan Madonna şarkısını kaldığı yerden sürdürdü.Yaklaşık 20 dansçıyla birlikte gösteri yapan Madonna, yeni şarkısı 'Living for Love' şarkısını seslendiriyordu. Sosyal medya üzerinden düştüğü anın fotoğrafını paylaşan Madonna, 'Benim güzel pelerinim çok sıkı bağlanmıştı. Ama beni hiçbir şey durduramaz, sizin sevginiz beni ayağa kaldırdı. İyi dilekleriniz için teşekkür ederim' dedi.
En kötü 100'deki 5 filmimizin 4'ünün de aynı zamanda en kötü 10'da olduğunu belirtmekte fayda var. Ayrıca;Eşkiya filmi İmdb Top 250'de 129. Sırada ( http://www.imdb.com/title/tt0116231 )
Önümüzdeki günlerde altıncı stüdyo albümleri 'The Day Is My Enemy' i çıkarmaya hazırlanan The Prodigy, albümden “Wild Frontier” için hazırlanan müthiş bir animasyon klip paylaştı.Klibin yönetmenliğini Hollandalı Mascha Halberstad üstlenirken, animasyonunu stop motion üstadı yine Hollandalı Elmer Kaan yapmış.The Day Is My Enemy ise 30 Mart’ta Three Six Zero Music’ten çıkıyor. Bundan önceki albümleri Invaders Must Die ’ın yaklaşık 6 sene sonrasında gelen albümü merakla bekliyoruz.Bant Mag
Nobel ödüllü Şilili şair Pablo Neruda, naaşı üzerindeki otopsisi bittiği için yeniden gömülecek. Eşi Matilda Urrutia’nın açtığı dava sonucu yargıç, otopsi işlemleri bittiği için şairin yeniden gömülmesi gerektiğine karar verdi. Neruda’nın 1973’de askerî darbe sırasında ölümü ile ilgili yürütülen uluslararası soruşturmaya son nokta konulmuştu. Yaklaşık iki yıl boyunca Neruda’nın cesedi, üç ülkenin adli tıp laboratuarlarında incelendi. Ancak bu yılın başında, savcılık tarafından Neruda’nın zehirlenip zehirlenmediğine ilişkin dördüncü kez bir otopsi gerektiği açıklanmış, yeni otopsi için hazırlıklar başlamışken alınan bu yargı kararı, şairin diğer akrabalarının tepkisini çekti.HER ŞEY NERUDA’NIN ŞOFÖRÜNÜN İDDİASIYLA BAŞLADI1971’de Nobel ödülü kazanan Neruda, Şili Komünist Partisi üyesi ve Salvador Allende’nin yakın destekçisiydi. Şili’de Allende’yi deviren askerî darbeden 12 gün sonra 23 Eylül 1973’de kanserden öldüğü açıklanan Neruda’nın şoförü Manuel Araya, yıllar sonra, 2011’de, Meksika’daki Proceso dergisine verdiği bir röportajda, Neruda’nın, Şili’nin başkenti Santiago’da yattığı bir hastanede, siyasal düşmanları tarafından midesine enjekte edilen bir zehirle öldürüldüğünü iddia etmişti. Bu iddiaların dile getirilmesinden iki yıl sonra, olay hakkında kamu davası açılmış, Neruda’nın naşının araştırma yapılmak üzere mezarından çıkarılmasına karar verilmişti. Neruda’nın kemikleri, Şili’nin başkenti Santiago, ABD’nin North Carolina eyaleti ve İspanya’nın Murcia kentindeki adli tıp laboratuarlarında incelenmiş, Kasım 2013’de, otopsilerin sonucunda herhangi bir zehirlenme belirtisine rastlanmadığı açıklanmıştı.ZEHİRLENME KANITLARI GİZLENMEK Mİ İSTENİYOR?Ancak 21 Ocak 2015’de Şili hükümeti, davanın yeniden açıldığını açıkladı. Buna göre, Neruda’nın kemiklerinde, dolaylı olarak inorganik maddeler veya ağır metallerin yol açtığı bir zehirlenme belirtisi olup olmadığı araştırılacaktı. Araştırmanın, İsviçre’deki laboratuarlarda yapılması planlanıyordu. Ancak Şilili yargıçın verdiği karara göre, Neruda’nın naaşı, Nisan ayında çok sevdiği deniz kıyısındaki Isla Negra’da yeniden gömülecek. Neruda’nın yeğenlerinden Rodolfo Reyes, mahkemenin kararını şiddetle kınadı. Hukukçu olan Reyes, şairin kemikleri üzerinde yapılacak otopsinin, bütün ayrıntılarıyla yeniden gömülmeden önce bitirilmesi gerektiğini öne sürüyor. Neruda’nın, darbeciler tarafından zehirlendiğine ilişkin bir başka güçlü kanıt da, eski Şili cumhurbaşkanlarından Eduardo Frei Montalva’nın, Neruda’nın hayatını kaybettiği hastanede benzer şekildeki ölümü. Montalva’nın, Pinochet’in iktidarda olduğu 1982’de yatırıldığı Santiago’daki Santa Maria Kiliniği’nde rutin bir operasyon sırasında septik şokla öldüğü açıklanmış ancak 2006’da yapılan bir otopside, hardal gazı ve talyum ile zehirlenerek öldürüldüğü anlaşılmıştı.Kaynak: Guardian