ABD'de 2002 yılından beri yayınlanan TURKOFAMERICA Dergisi, ABD'nin 'En etkin 30 Türk-Amerikan Kadını'nı belirledi.İşte çalışmaları ve elde ettiği başarılarıyla ABD'de en etkin 30 Türk kadını:
2011 yılında Japonya'nın Tohuku bölgesinde art arda meydana gelen 9.0 şiddetindeki deprem okyanusta büyük bir tsunamiye sebep oldu. Bu tsunami'de Fukuşima 1 isimli nükleer santraldeki üç etkin reaktörün kapanmasına yol açtı. Tsunami nedeniyle bölgeye uzun süre yardım ulaştırılamadı. Çernobil'den sonra en büyük nükleer felaket olarak görülen Fukuşima Kazasında açığa çıkan radyasyon ölçümlere göre İzlanda'ya kadar ulaştı. Felaket bölgesinde yetişen bitki, meyve ve sebzeler ciddi şekilde mutasyona uğradı. Dahası, bilim adamlarına göre bu felaketin etkileri uzun yıllar devam edecek.
İnsan davranışlarını inceleyen bir bilim dalı olan psikoloji ile edebiyat arasında bir ilişki söz konusudur. Bu ilişkilerden sadece bir bölümü, modern romanların çoğunda gördüğümüz psikolojik temayı ve psikolojik roman türünü ortaya çıkarmaktadır.
Amerika’daki biyomühendisler, marketlere daha sürdürülebilir bir seçenek sunmak amacıyla genetiği değiştirilmiş mayadan dünyanın ilk yapay inek sütünü geliştiriyorlar.Bu senenin başlarında Muufri (Moo-free diye okunuyor) diye adlandırılan sentetik süt çalışmaları, Kaliforniya’da yaşayan biyomühendisler Perumal Gandhi ve Ryan Pandya tarafından gerçekleştiriliyor. Özel bir çeşit mayanın genetiği değiştirilerek süt proteni üretilerek elde edilen yapay inek sütünü mükemmelleştirmek için çalışmalara devam ediyorlar. Bu sistem soya, pirinç ve badem sütü çeşitleri dışında gerçek süt tadını muhafaza eden sütü üretmek için tasarlandı. Çünkü biyomühendisler soya bazlı dondurma ne kadar güzel olsa da asla süt bazlı dondurmanın popülaritesi ile eşleşmeyeceğini ifade ediyorlar, fakat ya Muufri dondurma tam tadı elde ederse?Gandhi’nin National Geographic’e yaptığı açıklamaya göre; “Eğer çevreci olmayan ürünlerden yaptığımız beslenmemizi değiştirmek istiyorsak, orijinal ürünün daha iyisi ya da özdeşi olmak zorunda. Dünya inek bazlı sütten bitkisel bazlı süte geçiş yapmayacak“ şeklinde ifade ediyor.Vegan Gandhi ve Pandya inekler, büyüme hormonları ve antibiyotikler ile beslendiği; boynuzları çıkartıldığı; kuyrukları kesildiği kalabalık süt ahırlarının ihtiyacının azaltılması için sütü icat ettiler. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre, süt ürünleri dünyadaki yıllık sera gazı emisyonlarının yüzde üçünden sorumlu.Neyse ki onlar için, sentetik inek sütü nispeten basit bir işlem. Yaklaşık yüzde 87’si sudan oluşuyor ve 20’den az bileşene sahip.
Önceleri yalnızca bilim kurgu filmlerinde ve oyunlarda gördüğümüz biyonik insanlar yakında gerçek hayatta da karşımıza çıkacak gibi görünüyor. İngiltere’de yaşlı bir adama nakledilen biyonik göz, gelecekte biyonik parça nakillerinin daha yaygın hale gelebileceğiyle ilgili umut vadediyor.
'Okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?' Franz Kafka.Özellikle 19. yüzyılın sonundan itibaren ve 20. yüzyılın büyük bölümünde edebiyat ve felsefe el ele yürüdü. Büyük romancılar felsefî sorunları birer sanatçı olarak irdelerken, filozoflar ise felsefî görüşlerini edebî biçimde anlattılar. Bu durum da 'felsefî roman' olarak adlandırılan bir türü ortaya çıkardı. Aşağıdaki listede bu bağlamda değerlendirebilecek edebî ve felsefî açıdan çok güçlü kitaplar ile karşılaşacaksınız. İnsanı sarsan kitaplarla...Not: Bazıları gerçek mânâsıyla 'roman' olmasa da, 'anlatı' oldukları için başlıkta roman olarak adlandırmakta sakınca görmedim.
Matematik. Evren hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayan, evreni günden güne daha çok tanımamıza vesile olan bir bilim dalı.Matematik.Not: Ekşi Sözlük yazarı elma alan satan aç maymun'un yazısından alıntıdır
NASA bu akşam internet üzerinden yapacağı açıklamada, 'dünyaya en çok benzeyen gezegeni keşfettiğini' açıklayabilirAmerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), evrendeki dünyaya en benzer gezegeni keşfetmiş olabilir.NASA’nın bugün saat 19:00′da yapacağı basın açıklamasında, Kepler Uzay Teleskobu ile yapılan yeni gezegenin keşfinin duyurusunun yapılacağı iddia edilyor. Bu da, dünya dışında yaşanabilecek ‘yepyeni bir dünya’ demek.‘YAŞANILABİLİR GEZEGEN’Uzaydaki ‘yaşanılabilir gezegen’ araştırmasına 2009 yılında başlayan Kepler Uzay Teleskobu, Goldilocks bölgesi olarak bilinen alanda detaylı saha çalışmaları gerçekleştiriyor.Araştırma yapılan Goldilocks bölgesinde yer alan gezegenler, yörüngesinde oldukları yıldıza, sıvı haldeki suyu üzerinde barındırabilecekleri ‘güvenli uzaklıkta’ bulunuyor.Kepler tarafından şimdiye kadar yapılan keşiflerde, bölgede yer alan birçok gezegenin, Güneş Sistemi’ndeki Jüpiter’e benzer dev gaz kütlelerinden oluştuğu açıklanmıştı. Goldilocks bölgesinde yer alan 8 gezegenin, dünyanın büyüklüğünden 2 kat daha küçük olduğu biliniyor. NASA’nın bugün yapacağı açıklamada, Goldilocks bölgesinde yer alan ‘dünyaya en benzer’ gezegenin keşfinin duyurusu yapacağı tahmin ediliyor.Güneş Sistemi’nin dışında yer alan gezegenler ve yeni galaksiler, bilim dünyasının bugüne kadarki en merak edilen konusunu oluşturuyor. Bilim-Kurgu filmlerine konu olan ve henüz keşfedilmeyen her gelişme ise insanlığı heyecanlandırıyor.
İlkokul coğrafya bilgilerimizden yola çıkarak hayatımıza yer eden, Türkiye'nin yüzölçümü bakımından 2. en büyük ve en sığ gölüdür Tuz Gölü. Türkiye'nin tuz ihtiyacının %40'ı bu gölden karşılanır, -otur 5. Gel gelelim ülkemizdeki doğal ve ihtiyaç karşılayan güzelliklere olan ilgimizi de hemen hemen aynı zamanlarda kaybettiğimiz için bize öğretilenle kalıyor, arada duyduğumuz bilgiler karşısında şok olmakla yetiniyoruz. ''Bilindiği'' üzere Tuz Gölü, hemen her sene belirli dönemlerde kırmızı renge bürünür ve ufak çapta bir kaos yaratır. Ancak durum sanıldığı gibi değil ve fazlasıyla normal. Şimdi paniğimizi ya da umursamazlığımızı bir kenara bırakalım ve yurt dışında olduğunda hayranlıklar içinde kaldığımız bu doğa güzelliğinin ülkemizde daha güzel yaşandığına şahit olalım.
Sam Van Aken isimli adam Syracuse Üniversitesi Sanat profesörlüğü yapıyor ve küçüklüğü bir çiftlikte geçti. Küçüklükten gelen bilgiler ve sanat yaşamında öğrendikleri ile bir doğa harikası ağaç yaratma düşüncesine kapılan Sam çabalarının sonucunda aynı anda 40 farklı meyve verebilen bu 'Aşure' ağacını geliştirdi. 2008'de bir meyve bahçesinin kapanmakta olduğunu öğrenen Sam burada bulunan 100 ila 200 yıllık meyve ağaçlarının da varlığı ve değerinin farkında olmasından dolayı burayı satın aldı. Daha sonra ise bu meyve ağaçlarını tek bir ağaçta birleştirdi.
Boyuna göre bir balon bulan çılgın adam içine girerek bir yandan da su ile dolduruyor. The Slow Mo Guys ekibinin çılgın deneylerine alışmak gerçekten çok güç her defasında orjinal bir fikir ile karşımıza çıkıp bizi şaşırmaya devam eden bilim insanlarının keyifli deneyine tanıklık ediyoruz...
Facebook'ta az kişinin bildiği ama sır olmayan oluşum Hastasıyım Haber Ajansı'nın bazı haber kanallarını ve uyguladıkları 'okuyucu çekme' politikasını eleştiren beyin yakan 25 manşetini sizler için derledik.
Her romanı bir başka dünya, ya da her dünyası anlatmaya değer bir başka romana gebe, tam adıyla Thomas Eugene Robbins, 83 sene önce bugün, hem hayatın beğenmediğimiz yönlerinden kaçmamız, hem de onlarla yaşamayı öğrenmemiz için bize gönderildi sanki. Onun doğum gününü, onun cümleleriyle kutlamak da biz okurlarına nasip olsun.
Latince ismi Isistius brasiliensis olan bu otuz santimlik, parazit köpekbalığına Türkçe “Hamur kesici köpekbalığı” deniyor. Bu ismi almasının sebebi avlarının üzerinde açtığı kurabiye şekilli yaralar. Bakmayın boyunun küçücük olmasına, en tehlikeli köpekbalığı türleri arasında başı çekiyor kendileri.
Tarihimiz her ne kadar icatlarla dolu olsa da bazıları vardır ki insanlığı ve teknolojinin gelişimini tamamen etkilemiş, şu an yaşadığımız hayatın oluşmasında adeta mihenk taşı görevi almıştır. Bilinmek zorundadır bunlar..
Dünyadan 510 milyon kilometre uzaktaki 67P kuyruklu yıldızına inen Philae modülüyle bağlantının kesildiğini açıklandı.Rosetta uzay aracıyla fırlatılan buzdolabı büyüklüğündeki araç, kuyruklu yıldıza geçen Kasım'da indi.Bilim insanları daha sonraki irtibat çabalarının başarısızla sonuçlandığını söyledi.
Evlilik belki de insan hayatının en önemli kararı. Ömrünüzü birlikte geçireceğiniz insanı seçmek ve sonsuza dek mutlu olmak ya da olamamak tamamen sizin ellerinizde. Bu önemli kararda bilim de tavrını sizden yana koyup sizin için mutlu bir evliliğin sırlarını araştırıyor. İşte o araştırmaların birinin vardığı sonucu sizlerle paylaşıyoruz. Boşanmamak, mutlu bir evlilik yapmak için 25-32 yaş aralığında evlenin.