Esenyurt Haberleri

Esenyurt ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Esenyurt ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Gündeme Damga Vuran O Kare
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı 'Fotoğraf yayınladı ya, biz sözde çok zor durumda kalacakmışız. Ben şimdi ona bir belge açıklayayım. Belki oradan görülmüyor, ben okuyayım' diye eleştirdi. Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti: Özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren yurttaşlarıma göstereyim. Fotoğraf nasıl olurmuş? 24 Kasım 2013. 17 Aralık’tan üç hafta önce. Bu fotoğraf, üzerine oynama yok. Üstlerinde kimlerin olduğu yazılı. Fotoğrafların hiçbir yerinde oynama yok. Kim var burada?” dedi. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları: Bir gün bir o arkadaşların hapiste tutulmaları bir demokrasi ve hukuk ayıbıdır. Derhal bunların serbest bırakılması lazım. Defalarca söyledik bu ÖYM’ler adalet dağıtmaz. Özel yetkili mahkemeler siyasal iktidarın sopasıdır. Bu özel mahkemelerin verdiği kararlar kamu vicdanını rahatsız ediyor. Hayır dediler, biz bildiğimizi okuyacağız dediler. Artık adaletin sağlanması gerekiyor. Bu konuda CHP olarak üzerimize düşeni yaptık. Yasa teklifi mi? Arkadaşlarımız verdiler. Milli orduya kumpas kuruldu sözünün arkasında hala duruyorsa, çözüm yeri TBMM ise gelin kardeşim CHP hazır. Haksızlığı bitirelim, adaleti sağlayalım. Açık çek. MHP SEÇİM BÜROSUNA SALDIRI Siyasal partilerin bir iktidar mücadelesi içinde olmaları son derece doğaldır. Yurttaşa giderler, hangi partiye oy verirse iktidar olur. Bu bir centilmenlik yarışıdır. Etik ahlaki kuralları olması gereken bir yarıştır. Şiddet bu yarışmaz. MHP’nin Esenyurt’ta bir seçim bürosu açılışı var ve bir saldırı var, bir vatandaşımız hayatını kaybediyor. Şiddetle ama şiddetle kınıyoruz. Hiç kimsenin bir başka siyasal partiyi kaba kuvvetle susturması gibi bir olayı asla kabul etmiyoruz. Demokrasilerde bunun yeri yoktur. Fikir düşünce özgürlüğü varsa çıkar söylersiniz. Katılmasak bile düşüncenizi özgürce dile getireceğiniz bir Türkiye’yi inşa etmek için yola çıktık biz. O nedenle MHP camiasına baş sağlığı diliyorum. Ölene de Allah’tan rahmet diliyoruz. Bir daha da Türkiye’de böyle şeyler olmasın istiyoruz. 'LÜTFEN DENETİMLERİ SIKILAŞTIRIN' En son Kayseri’de 21 yurttaşımız hayatını kaybetti. Sivas’ta pek çok yerde var. Devletin bu konuda denetimlerini sıklaştırması gerekiyor. Her kaza sonuçta can kaybına mal kaybına yol açıyor. Kışın donup ölen yurttaşlarımız var. Lütfen denetimlerinizi biraz daha sıklaştırın. Yolsuzluk konusunda benim ne kadar duyarlı olduğumu bütün dünya biliyor. Kim yaparsa yapsın, yetimin hakkını yiyen karşısında beni bulur. Hiç kimse endişe etmesin. Biz babamızdan mirası böyle aldık. Kul hakkı yemeyiz, yedirmeyiz de. İsteriz ki ülkede barış olsun huzur olsun. Herkes kazansın, mutlu olsun. Bu bizim temel arzumuzdur. Şimdi Erdoğan geçtiğimiz günlerde Ankara’da ilçe belediye başkana adaylarını tanıtıyor. Diyor ki “Pazar gününe kadar Sarıgül dosyasını açıklamazsan ben açıklayacağım” CHP lideri, ailesiyle Meclis'e gelen bir çocukla konuşmasını bitirip kürsüden indikten sonra bir süre sohbet etti. O sırada objektiflere bu kare yansıdı. O FOTOĞRAFLA OYNANMIŞ Ben de ertesi gün “açıklamazsan namertsin” dedim. Pazar günü oldu, eline aldı bir fotoğraf. O fotoğrafla da oynanmış, sahtekarlık yapılmış sen Başbakansın. Sana sahtekarlık yakışır mı? Onların tayfasından o isimleri karalamışlar, flu yapmışlar kimse görmesin diye. Bir başbakan bir fotoğraf gösterecekse oynamaz, büyütür gösterir. Sahte dijital veriler vardı ya, onları yapan adamın o olduğu sonucuna varılır. Madem bir yolsuzluk dosyası açıklayacaksın niye fotoğrafı tahrip ediyorsun? Dosyayı açıkladı. Bir başbakan eline tutuşturulan kağıdı hemen okumaz. 27,5 yıl yaşamını devlete vermiş bir kişi olarak söylüyorum. Bilgi ve belge verir, önce doğruluğunu araştırırsınız. 'İÇİŞLERİ BAKANLIĞI RAPORU VAR' Olay 2004’te. Parti içinde bir tartışma var, genel başkanlık yarışı var. Şikayetler kavgalar var. Bunlar olur. Şimdi yok. Bitirdik onu kavga dönemi bitti. 2004'te olmuş, güzel. 2005 yılında o kurultayda bunlar da tartışılmış. Şikayet yapılıyor İçişleri Bakanlığı’na 9 Ağustos 2004’te. Mülkiye müfettişleri olayı araştırıyorlar, nedir bu diye. Sonucu aktarıyorum. İçişleri Bakanlığı raporunda diyor ki “İmar yasasına aykırı uygulamalar var, 27 yapıdan 5’i hakkında iddialar yerini bulmamıştır” 22 yapı hakkında iddialar, soruşturma gerektiği belirtiliyor. Danıştay’a başvuruluyor. Deniliyor ki “Bu soruşturmalar doğru değil bizim yaptığımız doğru değil” diye. Danıştay’da inceleniyor. 2005/1354 dosya numarası. Danıştay diyor ki bu 22 dosyadan, 21’i hakkında yapacak bir şey yoktur diyor, bir dosya için konu soruşturulsun deniliyor. Olay mahkemeye intikal ediliyor. Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesi, ve sonuç beraat ediyor. 27 dosyanın tümü aklanmış oluyor. 'GÖZÜ KARARMIŞ' Bir başbakan 2004’le ilgili bir şikayet geldiğinde en azından, ne oldu bakın ondan sonra getirin der. Buna bakmıyor, baksa bile anlamıyor, gözü kararmış. Acaba ben CHP’yi nasıl yolsuzlukla suçlarım diye. Senin boyun yetmez buna boyun. Çünkü sen helale değil, harama ortak olan adamsın. Bizden hesap soracakmış, kimsin sen? Antep’te söyledim, bütün Antepliler duydu. Al dosyaları çık karşıma, senin istediğin gazetecilerle bana soru sor, ben mahcup olayım. Gelmem diyor, gelemem diyor. Niye gelemiyorsun Recep Bey? Neden korkuyorsun? Alnın temizse, verilmeyecek hesabın yoksa, neden korkuyorsun? Sen başçalansın da onun için korkuyorsun. 'NEDEN BAYKAL'IN İZLEDİĞİ YOLU İZLEMEDİN? Sayın Baykal ile ilgili de bir iddia ortaya atıldı. Dendi ki İsviçre’de bankalarda hesapları var. Sayın Baykal ilgili yerlere başvurdu. Bildirdiler, Baykal’ın hiçbir hesabı yok. Çıktı toplumun karşısına, açık alınla, benim İsviçre bankalarında beş kuruş hesabım yoktur dedi. Yahu kardeşim senin hakkında, batılı kuruluşların belgeleri yayınlandı, senin İsviçre bankalarında sekiz hesabın olduğu söylendi. Dava açacağım dedi, açtı mı? Açmadı. Niye dava açmadın sen? İki, sen neden Sayın Baykal’ın izlediği yolu izlemedin? Hesabımın olup olmadığını bana bildirin demedin sen. Ben temizim diyor, geç sen onları geç. Senin ne kadar temiz olduğu ben çok iyi bilirim. Sen yürütmenin başısın zaten. 'ŞİMDİ BEN ONA BİR BELGE AÇIKLAYAYIM' Fotoğraf yayınladı ya, biz sözde çok zor durumda kalacakmışız. Ben şimdi ona bir belge açıklayayım. Belki oradan görülmüyor, ben okuyayım. Başbakanlık Personel Prensipler Genel Müdürlüğü'nün bir yazısı, altında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yazıyor. Nedir bu yazı? 22 Ocak 2004’te yazmış. Diyor ki “Adalet Bakanlığı'ndan bir yazı gelmiş, dokunulmazlık dosyası ile ilgili. O da TBMM’ye gönderecek. Ve Erdoğan neyle suçlanıyor? Zimmet, kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık, resmi evrakta sahtecilik fiillerinden ötürü dosyası var, belgeleri var, raporları var, dokunulmazlığını kaldırın diye. O bir fotoğraf gösterirken bile sahtekarlık yaptım. Ben kapı gibi belge gösteriyorum, kendi imzasıyla. Kendi yazınla gösteriyorum. Şimdi utanır mı? Utanması için ar damarı lazım, o da yok. Bu yetmedi. Bunu biliyorduk zaten. Kendi imzasıyla, kendi sahtekarlıklarını parlamentoya bildiren bir Başbakandır. Özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren yurttaşlarıma göstereyim. Fotoğraf nasıl olurmuş? 24 Kasım 2013. 17 Aralık’tan üç hafta önce. Bu fotoğraf, üzerine oynama yok. Üstlerinde kimlerin olduğu yazılı. Fotoğrafların hiçbir yerinde oynama yok. Kim var burada? Rıza Zarrab var, Ali Ağaoğlu var, Suat Kılıç var, gensorudan kurtulan. Altındağ’da iş yürüten. Recep Tayyip Erdoğan var başçalan. Ve emine Hanım var. Bu tablo devlet protokolü. Sayın Başbakan şunu söyleyebilir. “Yahu o tarihte operasyon yapılmadı, ben hani bunların ne olup olmadığını bilmiyordum” diyebilir. Ama o da doğru değil. diyemez. Neden? 18 Nisan 2013. Bu olaydan çok önce. MİT Başbakan’ın önüne üç sayfalık rapor koyuyor. Raporun sonuç bölümünü okuyorum. “Rıza Zarrab’ın Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve Muammer Güler ile mevcut ilişkisinin ortaya çıkması halinde, söz konusu hususların hükümet aleyhine kullanabileceği değerlendirilmiştir” 'SENİN HABERİN OLMADAN BU TABLO OLUŞMAZ' Bak diyor dikkat et diyor. Bu ne yaptı? Gitti şu pozu verdi. Yani benim haberim yoktu diyemez. Ben onun için buna başçalan diyorum zaten. Boşuna söylemiyorum. Ölçüyorum tartıyorum biçiyorum ondan sonra söylüyorum. Senin haberin olmadan bu tablo oluşamaz. Peki bu adam ne yapmış? Tabloya bakalım. Zarrab, hani bu bir bakana 700 bin liralık kol saati verdi ya, Başbakan ile aynı protokolde oturuyor. 700 bin liralık saat veriyor. Başka? Yine bize gelecek olan fezlekeleri bekliyoruz. O fezlekelerde çok şeyler var. Bir bakana 28 kez, rüşvet veriliyor. Toplamı 52 milyon dolar. Bir başka bakana 10 kez rüşvet veriliyor, toplamı 10 milyon dolar. Bir başka bakana, üç kez rüşvet veriliyor, toplamı 1,5 milyon dolar. Başaktör kim? Başbakan ile aynı safta, başçalan. Bu Zarrab’ın bir konuşmasını size okumak isterim, mahkeme kararıyla alınmış tape’ler bunlar. Bir bakana 500 bin dolar rüşvet gönderecek telefon ediyor arkadaşına diyor ki; “Abi yarın güzel bir tane çikolata lokum yaptır. Bir tane gümüş tabak, içine çikolata dizdir tamam mı? Bir tanede çikolata kutusu olsun. Onun içine de 500 bin yerleştir. Sadık biliyor. İstinye tarafında bir yer var ya. Egemen’e gidiyor. Daha önce de göndermiştik ya 500 500.” Kim o? Kimin yanında oturuyor? Başçalan’ın yanında oturuyor. Başçalanı kim uyardı MİT’ uyardı. Yapmayın dedi bu adamlar. Ben onun için sana yapmayın diyorum. Sıradan bir olay değil bunlar. Hala kalkmış, yok 2004’te 2005’te bu oldu. Yahu açıkça söylüyorum. Yolsuzluk varsa sonuna kadar gitmeyen namerttir diyorum. 'SENİN VİCDANIN NASIL SIZLAMIYOR' Oy verdiniz. Rüşvet bitsin, yolsuzluk bitsin diye. Sizin paralarınızı çaldılar. Harama ortak oldular. Onun için diyorum. Helal bunların kapısının önünden geçmiyor. Bu tabloyu herkesin düşünmesi lazım. Herkesin elini vicdanına koyması lazım. Ne oluyor bu ülkede demesi lazım. Her yurttaşımın söylemesi lazım. TÜRGEV diye bir vakıf var. Erdoğan Ailesi'nin kurduğu. Başında da Bilal var, Bilal oğlan var. Benim oğlumla uğraşmayın diyor. Sevgili Recep Bey, biz senin oğlunla boşuna uğraşmıyoruz. Sen makamını kullanarak oğluna çıkar sağlıyorsun. Nüfüz ticareti yapıyorsun. Sen diyorsun ki, şu ihaleyi sana vereceğim, rüşveti de oğlumun vakfına ödeyin diyorsun. Unuttun mu Recep Bey sen ne söylüyordun? “Bugüne kadar evladından hırsızlık öğrenen baba görmedim” diyordun. Hırsızlık babadan oğula geçer, evlattan babaya değil. “Efendim hayır işi yapıyoruz. “Ne demek hayır işi yahu? Arsayı buna ver diyorsun, senin o arsa oraya bedava verilir mi? Bunun adı nüfuz ticaretidir. Sen oğlunu yolsuzluğa bulaştırdın. Sen ne kadar büyük bir günah işlediğinin farkında mısın? Bir baba evladını nasıl bir konuma düşürebilir? Benim vicdanım sızlıyor yahu, senin vicdanın nasıl sızlamıyor? Erdoğan’a bir soru sorayım. Medya mensupları da korkudan sormuyorlar. Malum bizim toplantılarını kesiyorlar, onların aday tanıtımlarını bile sonuna kadar veriyorlar. Medya medya değildir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Yolsuzluk olayı ciddi olaydır. Halk adına soru sorma yetkisi medyadır. Medya yolsuzluk olaylarının üstünü örtemez, örterse ona medya denmez. 'BU PARA NEYİN PARASIDIR?' Protokol diye bir şey var. TÜRGEV’in de vakıf bankasında bir hesabı var. TR 20020001500158048013239675 nolu hesap. TÜRGEV’in böyle bir hesabı var mı? İki bu hesaba 26 Nisan’da 99 milyon, 999 bin 990 dolar para yattı mı? Bu para neyin parasıdır? Bu para bir rüşvet parası mıdır? Açıklasın öğrenelim merak edelim. Bugün diyor ya, şu kadar çamaşır makinası sattık. Recep bey bütün dünyayı çamaşır makinalarıyla donatsak senin kirliliğini temizleyemez. Bizim sihirli formüle gelelim, fotoğrafa gelelim. İkinci adam kim? Ali Ağaoğlu. Bakırköy’de arsası vardı. İmar durumunu değiştirecek, bir türlü değiştiremiyor. Nereye gidiyor, başçalana gidiyor. O da Erdoğan Bayraktar’a talimat veriyor, o da gereğini yapıyor. Bunun üzerine Ali Ağaoğlu İBB’den birisiyle konuşuyor. “Orada bak, şunu söyleyeyim. Ben onu bakanlığa yaptırtmadım. Açık da net de konuşuyorum Başbakan'a yaptırdım. Ben de gittim büyük patrona söyledim. O da talimat verdi halledin burayı dedi” ve hallettiler. Sonra bundan biraz rahatsızlık duymuş AKP’nin İstanbul il başkanı Babuşçu şöyle söylüyor. 11 Ocak 2013 “Yani büyükşehirde reddedilen bir dosya. Sonra bakanlığa gidiyor, özel proje. İstanbul'da ilan edilen tek özel proje alanı. Başka yok diyorlar” 'BÖYLE BİR FOTOĞRAFI CHP İÇİN GÖSTEREBİLİR MİSİN?' Ali Ağaoğlu da şöyle söylüyor; “büyük patronun talimatıyla yapılan bir şey” diyor. Bu fotoğrafın ne kadar önemli olduğunu biliyor musunuz? Yandaş medya bu fotoğrafı sildiler. Ama biz neyiz? Halkın partisiyiz. Başka kim var? Erdoğan Bayraktar var. Suratından düşen bin parça. Neden? Gelecek felaketi görüyor. Ama bir şeye güveniyor. Nasılsa benim günahım yok diyor. Erdoğan talimat verdi ben de yaptım diyor. Ama Erdoğan ne dedi? Önüne bir deklerasyon, ve istifa dilekçesi. O da hayır demiş, istifa edeceksen önce sen edeceksin. Sen söyledin ben yaptım. Hep beraber görüyor ve tanık oluyor. Şimdi ben Erdoğan’a söylüyorum. Sen böyle bir fotoğraf CHP için gösterebilir misin? Asla gösteremezsin. Çıkmışsın dinden imandan söz ediyorsun. Ben de bazen iç dünyamda isyan ediyorum yahu. Bunlar dinden imanden bahsediyorsa, biz neden bahsedeceğiz. Söyler misiniz Allah aşkına? Bu bakanlarla ilgili fezleke geldi. Şimdi Meclis’e göndermeyelim, bütün pislikler saçılacak. Yahu saçılacağı kadar saçıldı zaten. Sen göndermezsen biz daha çok şey açıklayacağız. Adam gibi gönder, kimsenin yanında yolsuzluk yapan kimsenin yanında durma. Yoksa bu başçalan ünvanı senin yakana yapışacaktır. Alnına yazacağım senin bunu. 'ONUN DA BELGESİ VAR' Geçen hafta burada bir savcının tuttuğu tutanağı açıkladık. Gecenin saat 22:31’de ikinci kez telefon ediyor başsavcıya. Bir daha okuyayım. “Bu saate git. Cumhuriyet savcısını değiştir. Tüm kararları iptal et. Bu soruşturmayı durdur. Bunu yapmazsanız sonuçlarına katlanırsınız” Bu demokratik bir ülke mi arkadaşlar? Bu yargı bağımsızlığının olduğu bir ülke mi? Yoksa mafyanın kol gezdiği bir ülke mi? Bakanların orada, sen de en baştasın. Talimat veriyorsun, bütün yolsuzlukların içindesin, rüşvetlerin içindesin. Her şeyi biliyorsun. Neden söylüyorum? Onun da belgesi var. Bir metrekarelik bir kamu arazisi. Kiralanacaksa, satılacaksa, irtifa hakkı kurulacaksa Erdoğan’dan izin gerekiyor. Resmi Gazete’de yayınlandı bu. O nedenle ben sana başçalan diyorum. Olayların ne kadar vahim olduğunu anlatmak için anlatıyorum. Bunların yatacak yeri yok. Bunlar hesap da veremezler. Hükümetten düşsünler Türkiye’de göremezsiniz bunları. 'ULAN MÜSTEŞAR SÖYLEDİ' Ben tabi Adalet Bakanlığı müsteşarı telefon etmiş, o müsteşar yerinde kalamaz dedim. Bakanın dışında müsteşar yapamaz, bakanın bilgisi varmış. Meğer ortaya çıktı ki o da telefon etmiş. Ne diyor? Ulan müsteşar söyledi. Telefon etti, sana bilgi verdi. Sen ne diyorsun? Savcıyı değiştir diyorsun. Savcıyı değiştir ne demektir? Doğrudan müdahale etmek demektir. Adalet Bakanlığı şu anda boştur. Yolsuzlukları aklamaya çalışan bir kişi vardır Adalet Bakanı olarak, onun adı da Bekir Bozdağ’dır. Herkes böyle bilsin. Urla villaları var. Ben merak ediyorum, bu villa düşkünlüğü nereden geliyor? Bir de havuzlu olacak. Kime götüreceksin yahu? Öbür dünyaya bir kefenle gideceksin kardeşim. Bunlar kefene kesin cep yapacaklar. Bunların dolar yeşili hastalıkları var. Urla’da bir koy. Dünyanın en güzel koylarından birisi. Birinci derece SİT alanı. Kazmayı vurduz mu tarih fışkırıyor. İnşaata başlamış. Kim? Mustafa Latif Topbaş. Önemli bir işadamı, ama Bayın Başbakan demiyor, abi diyor. Telefonu hep abi üzerine kurulu. 'DEVLET BÖYLE YÖNETİLMEZ' Vali diyor ki genelge var kanun var. Birinci derece SİT alanında inşaat yapamazsın. O da abisine şikayet ediyor. İnşaat yapacağım, iki villa da size ait, vali izin vermiyor. Başbakan iki villa uğruna ne yaptı? Devletin valisini sattı, onu gönderdi başka yere. Yahu gözünü toprak doyursun kardeşim. Önce birinci derece SİT alanını değiştirdiler. Raporları aldılar, onların da rüşvetle alındığı çıkacak ortaya. Beyefendi oraya villa yaptırdı. Telefon tapelerini artık saymıyorum. Öyle bir havuz yap ki diyor, ikinci kattan bakılınca bizim havuz görülmesin. O da emredersin yaparız diyor. Devlet yönetimi böyle olmaz. Devlet böyle yönetilmez. Saygı gerekir. Kul hakkını korumak gerekir. Şeffaflık gerekir. Devleti yöneten insanlar 76 milyonun kefaletinden sorumludurlar. Kendisine oy versin vermezin, herkesi kucaklamak zorundadır devleti yönetenler. Hukukun üstünlüğüne inanırlar. Eğer, hukukun alanını siyaset belirlerse orada demokrasi olmaz. Bizim savunmamız gereken nedir? Hukukun üstünlüğünü savunmaktır. Hukuk siyasetin alanını belirlemeli. Temiz olun diyor, ama temiz değiller. Bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy veren yurttaşlarıma sesleniyorum. Türkiye’yi gelin kirlilikten arındıralım. Bakın dolar aldı başını gidiyor, bütün iş dünyası kaygı içinde. Onlara da söylüyorum. Siyasi partilerle kirli pazarlıklara giren iş dünyası kendine zarar verir. İş dünyası mensuplarını kendi aranızdan ayrılın. Bırakın onlar Erdoğan’ın etrafında kümelensinler. Biz onlara güveniyoruz, onlara saygılıyız. Onlar üretiyor, çalışıyorlar. Onların fabrikaları sadece onların değildir, milletin fabrikasıdır. Onlar üretecekler istihdam yaratacaklar. Ama nasıl? Hukukun üstünlüğü içinde. Hürriyet
Bakanlık O Firmaları Deşifre Etti!
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, laboratuvar sonucu ile kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten veya satan gıda işletmesi ve bu işletmelerin ürettiği parti ürünlerine ait bilgiler verildi. Açıklamada, ürünlerine ait şu bilgiler verildi: “Anadolu Eksper Gıda Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Saray-Kazan/ANKARA Süzme Çiçek Balı (Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı)Tatzade Tadaban Gıda Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Saray-Kazan/ANKARA Süzme Çiçek Balı (Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı)Maxitat Ostim-ANKARA Süzme Çiçek Balı (Bala protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı, Prolin miktarı, Diastaz sayısı, Fruktoz/Glukoz, Fruktoz+Glukoz)Damla Bacı Emin Gıda İnş. Oto. İth. ve İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. Sarayköy Kazan/ANKARA Süzme Salgı Balı (Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı, Elektrik iletkenliği Prolin miktarı, Diastaz sayısı, Fruktoz/Glukoz, Fruktoz+Glukoz) Bayella BiogenecsBiyoteknoloji A.Ş. Sultanbeyli/İSTANBUL Epimedyumlu Bitkisel Karışımlı Kapsül(İlaç Etkin Maddesi/ Thiodimetilsildenafil) Vamax Koza Bilişim İlaç Gıda Koz.San.Tic.Ltd.Şti. Bayrampaşa/İSTANBUL Bitkisel Karışım Kapsül(İlaç Etkin Maddesi / Thiosildenafil) Magic PowerExtra 512092 Diltat Gıda İnş. San. Tic. Ltd..Şti./Esenyurt/İSTANBULDana Kıyma Diltat Gıda İnş. San. Tic. Ltd.Şti./ Bahçelievler/İSTANBULDana Kıyma Maset Gıda Nakliyat İth.İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti./ Fatih/İSTANBULDana Kıyma Etçi Et ve Şarküteri Ürünleri Tic.Ltd.Şti./ Maltepe/İSTANBULDana Kıyma Etçi Et ve Şarküteri Ürünleri Tic.Ltd.Şti./Ataşehir/İSTANBULKuzu Kuşbaşı Hatipoğlu Ltd. Şti./ Karatay/KONYA Isıl İşlem Görmüş Sucuk Ana Mantı Gözleme ve Ev Yemekleri San. Tic. Ltd. Şti./ Zeytinburnu/İSTANBULFırın Köfte (Dana Eti) Birsen Güven Gıda San. ve Tic. A.Ş./ KAYSERİTam Yağlı Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)Yalçıntepe125/065 Narin Süt ve Süt Ürünleri Gıda Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti./ KAYSERİ Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)Narlıtepe484 Yağlı Tulum Peyniri (Bitkisel yağ) 603 Mutlu Tolga Gıda İnş. Nak. Pet. Tur. Hayv. Orm. San. Tic. Ltd. Şti./ AFYONKARAHİSARÇörek Otlu Taze Peynir (Bitkisel Yağ) Lazz Bakkal Kaşar Peyniri (Bitkisel Yağ) Tulum Peyniri (Bitkisel Yağ)Ilgaz Yaylası2804 04/02/2014Düziçi Hayat Süt Mam. Gıda San. Tic. Ltd. Şti./ ADANAEzine Keçi Peyniri (İnek ve Koyun Sütü) Kültürova Ezine Koyun Peyniri (İnek ve Keçi Sütü) 211 Sönmez Mera Süt ve Süt Ürünleri/ ÇANAKKALEYoğurt (Bitkisel yağ)Sönmez129 Aral Gıda San. Nak. Ve Tic. Ltd.Şti./ KOCAELİTam Yağlı Kaymaklı Yoğurt (Bitkisel yağ)SBS168-2013 Keklik Süt Mam. Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti./ İZMİRTam Yağlı Kaymaksız Yoğurt (Bitkisel Yağ)Keklik Kardeşler Aydoğan Süt Mam. İml.İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti. / İZMİR Pastörize Yağlı Kaymaklı Yoğurt (Bitkisel Yağ ve Jelatin) Yopey Kaymaksız Yoğurt (Bitkisel Yağ ve Jelatin) Baltaş Süt Ürünleri-Semai Karataş/ AFYONKARAHİSAR Süzme Yoğurt (Bitkisel Yağ)Baltaş303 04/02/2014 Emin Gıda İnş. Oto. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti./ ANKARA Kahvaltılık Pastörize Tereyağı (Bitkisel yağ)Balkaymak01/03 Tadaban Gıda San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti./ ANKARATereyağı (Bitkisel yağ)ÖRS Star1210 Vatan
Sırrı Süreyya Önder'den CHP Hakkında Şok İddia
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Başkan Yardımcısı Sırrı Süreyya Önder, CNN TÜRK'de Ankara Günlüğü programında Hande Fırat, Hüseyin Yayman ve Utku Çakırözer'in sorularını yanıtladı. Yerel seçimlerde ittifak için CHP'lilerle görüştüklerini ve aldıkları cevabın 'Bizi desteleyin ama kimse görmesin' yanıtının olduğunu söyledi. Bunun Kılıçdaroğlu ile yapılan görüşmede dile getirilmediğini belirten Önder, aldıkları bir başka teklifin ise 'Sırrı Süreyya Önder aday olmasın, başka bir aday gösterin' olduğunu söyledi. CNN TÜRK
Yüzde 40-50 Prim Yapacak 10 Proje
Emlak alım satımında ‘kazanç’ odaklı düşünenler için İstanbul’daki konut projelerinde inşaatın başlangıcı ile anahtar teslimi arasındaki kazanç oranları tahminini emlakguncel.com.tr yayın yönetmeni Mehmet Canıtatlı sizler içinaraştırdı. *GÜL YAPI, LİV YAPI, KALE GRUP – KALE KENT : YÜZDE 50Kale Kent, gayrimenkul sektöründe 40 yıllık deneyimi ile binlerce aileyi ev sahibi  yapan Gül İnşaat ve Liv Yapı, 3S Kale ortaklığı ile Beylikdüzü’nde inşa ediliyor. 100 bin metrekare alan üzerinde 250 milyon dolar yatırımla iki etaptan oluşacak projenin yüzde 40′ı satılırken, lansmandan bu yana yatırımcısına yüzde 20 kazandırdı. Gül İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Metin Gül, “Yatırımcıların KALEKENT projemize gösterdikleri ilgiden çok memnunuz. Daireleri 2015 yılında her şeyiyle tamamlayarak sahiplerine teslim ederken yatırımcıya en az yüzde 50 pirim kazandıracağız” dedi.WEB: http://www.kalekent.com.tr/ *GÜL YAPI , ÇEBİ İNŞAAT -GÜLPARK YAŞAM: YÜZDE 50Kale Kent projesiyle Beylikdüzü’nde ağırlıklı olarak geniş ailelere hitap eden şirket bu defa “Gül Park Yaşam” adlı projesini Esenyurt’taki 35 bin metrekarelik arazisi üzerinde hayata geçirdi. Aralık ayında lansmanı yapılan ve 6 blok ve 564 daireden oluşan projenin yatırım bedeli 200 milyon lira. Bir ayda dairelerin yüzde 20′sinin sahiplerini bulduğu projenin teslimdeki prim değeri konusunda Gül Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Gül,” Projemizi 2015 yılının sonlarında teslim etmeyi planlanıyoruz. Teslimdeki primi ise yüzde 50′leri bulacaktır” açıklamasında bulunmuştu.WEB: http://gulparkyasam.com.tr/ *NUROL GYO – NUROL PARK GÜNEŞLİ : YÜZDE 50Nurol GYO imzalı Nurol Park Güneşli yatırımcılarının yüzünü ilk günden güldürdü. Projede daire satın alanlar sadece iki ayda yüzde 40′a varan oranda kazançlı çıktı. Şimdi bu oran neredeyse yüzde 50 seviyesinde. Lokasyonun cazipliğine dikkat çeken Nurol GYO Genel Müdürü Musa Aykaç, günde yüzde 1 prim getirdi’ demişti. Eva Gayrimenkul’ün raporuna göre Basın Ekspres’in son yıllarda İstanbul’da en hızlı gelişen 3 bölgeden birisi. Son 1 yılda bölgede yüzde 40-45’lik bir değer artışı var. Musa Aykaç, bölgedeki metrekare fiyatlarının da birkaç yılda 5500-6000 lira arasına oturmasını beklediklerini ifade ediyor. 2.900 liradan lansmana çıkılan Nurol Park’taki konutların metrekare birim fiyatında Şubat 2014 itibariyle 4.500- 5.000 lira aralığında.WEB: http://www.nurolpark.com.tr/ *NUROL GYO – NUROL LİFE ASLANTEPE : YÜZDE 40Nurol GYO, ‘Hayatı Kendine Yaşa’ sloganıyla İstanbul’un son dönemlerde yıldızı parlayan merkezi Seyrantepe’de Nurol Life Aslantepe projesini hayata geçirdi. Türk Telekom Arena Stadı’na komşu olan arazi üzerinde yükselen Nurol Life, konut ve ofislerden meydana gelecek bir proje olarak Yük. Mimar Hakan Kıran tarafından tasarlandı. Nurol Life’da her ihtiyaca ve zevke uygun metrekarelerde toplam 502 konut yer alıyor. Dairelerin beşte biri ise kısa sürede sahiplerini buldu. Aykaç, “Bölge çok iyi gelişiyor ve yeni yatırımlar yapılıyor. Sadabad Deresi ıslah ediliyor. Nurol Life’tan alanlar dolar bazında yüzde 35-40 prim yapabilir” dedi.WEB: http://www.nurollife.com/ *ARTAŞ, MESA,KANTUR- AKDAŞ, ÖZTAŞ – TEMA PARK: YÜZDE 40Artaş İnşaat, Mesa Mesken, Kantur-Akdaş, Öztaş ortaklığında inşa edilen karma projede, Temmuz 2013′te konutların satış lansmanı gerçekleştirilmişti. Artaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya, projenin yüzde 35-40 oranında prim yapacağını açıklamıştı.1 milyon 500 bin metrekare arsa üzerinde iki milyar dolarlık yatırımla yükselen projede 1+1′den 4+1′e her tipte daire alıcılarını bekliyor. Daireler Haziran 2015′te teslim edilecek. Projenin şu anda geldiği prim oranı ise yüzde 20′ler seviyesinde. 3.614 konutluk projede bugüne kadar satılan daire sayısı ise 800′ü buldu. Üç ayrı tipteki örnek daire de sunuma açıldı.WEB: http://temaistanbul.com/tr *ARTAŞ GRUP , AYDINLI GRUP, KELEŞOĞLU İNŞAAT – VADİSTANBUL: YÜZDE 40Evyap ’ın Maslak Ayazağa’daki arazisi üzerinde inşa edilen projenin 1111 dairelik ilk etabında teslim süreci yaklaşıyor. Bulvar, Bahçe ve Teras etaplarından oluşan projede satışa çıkan tüm daire tipleri ilgi görüyor. Projenin ilk etabı Kasım 2014′te teslim edilecek. En ucuz daire fiyatı ise 500 bin lira seviyesinden başlıyor. 6 Aralık 2012′de ilk satışı yapılan aynı büyüklükteki daireler ise 352 bin liradan alıcı bulmuştu. Projenin ortaklarından ARTAŞ iNŞAAT’ın Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya, ilk etabındaki kazanç oranının yüzde 40, cirohedeflerini 2 milyar dolar, projenin tümünün bitiş tarihini ise 2016 sonu olarak açıklamıştı. Bu arada projenin Bulvar etabında da satış süreci başladı.WEB: www.vadistanbul.com *FUZUL GRUP – OLİMPA PARK: YÜZDE 45Fuzul Grup’un Başkan Yardımcısı Eyüp Akbal, 2013′ün son haftalarında satışına başlanan Olimpia Park’ın metrekaresinin 3.500 lira olduğunu açıklamış ve orta vadede bu rakamın 5 bin lirayı göreceği mesajını vermişti. Fuzul Grup, Başakşehir’deki referans yatırımlarıyla tanınıyor. Referansları arasında bölgedeki tek alışveriş merkezi olan Olimpa AVM ile Olimpa Rezidans bulunuyor. Olimpa Park; konut, rezidans, AVM ve çarşıyı tek konseptte buluşturacak.WEB: http://www.olimpapark.com/ *TİMUR GAYRİMENKUL – NEF MERTER 12 : YÜZDE 45 – 50NEF markasıyla tanınan Timur Holding nerede bir proje geliştirse, hem söz konusu o lokasyona değer katıyor, hem de yatırımcısının yüzünü güldürüyor. Bunun örneklerini tüm NEF’lerde görmek mümkün. Küçümsenemeyecek oranda ön talep alan projenin lansman günlerinde alınan bir dairenin teslim sürecinde en az yüzde 45-50 kazandırması söz konusu. Merter’in merkez lokasyonlara yakınlığı ve dönüşen Zeytinburnu’ndaki markalı projelere komşu olması nedeniyle projenin yüzde 50’nin üzerindeki oranlarda prim yapmaması için hiçbir neden yok. Şirketin Yönetim Kurulu Üyesi Erden Timur, bu gerçeği mütevazi bir şekilde rahatlıkla dile getiriyor.WEB: http://www.nefmerter12.com/ *SARAYLI GRUP- GREENİST: YÜZDE 50Saraylı Grup imzasıyla Brillant’ın Güneşli’deki eski fabrika arazisine yapılan 174 daire ve otelden oluşan Greenist’te daireler 50 ile 80 metrekare büyüklüğünde olup kat bahçelerine sahip. Ticari alanların yer almadığı projede, insanların rahat rahat  evlerinin balkonunda da dinlenmeleri amaçlanıyor. Metrekaresi 3 bin 770 liradan satışa çıkan projenin metrekaresi şu anda 4 bin 300′ler seviyesinde. Proje bittiğinde yüzde 50′nin üzerinde bir prim beklentisi var.WEB : http://www.greenist.com.tr/ *AVRUPA KONUTLARI TEM 2 : YÜZDE 40 – 45Artaş İnşaat’ın markalı konut projesi Avrupa Konutları TEM 2, 2013 sonbaharında satışa sunulmuştu.3.400’ün üzerinde talebin alındığı projede 3 blokta 414 konut ve 34 ticari ünite bulunuyor. Lansman günlerinde daire fiyatları 343 bin liradan başlıyordu. 2014’ün sonunda gerçekleştirilecek teslimlerde dairelerin yüzde 50 oranında prim yapması ön görülüyor. Güncel fiyat başlangıcı ise 2+1 tipi daireler için 523 bin, 3+1 tipi dairelerde 577, 4+1 tipi dairelerde ise 777 bin şeklinde belirlendi.WEB: http://www.avrupakonutlari.com/ Mehmet Canıtatlı – emlakguncel.com.tr
Bakanlık Açıkladı: Bu Ürünler Sağlığı Hiçe Sayıyor
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 33 gıda işletmesinin 42 parti üründe taklit ve tağşiş yaptığını tespit etti. Etten süte, kahveden, baharata bir dizi üründe taklit ve tağşiş yapıldığı belirlendi. Et ürünlerinde, at eti tespit edilirken, baharatta sudan boyası bulundu.Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı, taklit ve tağşiş yaptığı anlaşılan 33 gıda işletmesi ve 42 parti ürününü teşhir etti. Taklit ve tağşiş yapılan ürünler arasında aromalı içecekler, baharatlar, bal, çikolata, enerji içeceği, et ürünleri, kahve, süt ürünleri ve takviye edici gıdalar bulunuyor. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre yapılan resmi kontroller sonucunda, laboratuvar sonucuyla taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen gıda ve yemi üreten veya ithal eden firmanın adı, ürün adı, markası, parti veya seri numaraları teşhir edildi. Taklit ve tağşiş yapıldığı kesinleşen et, süt ve bal ürünlerini kapsayan 29 parti ürün için üretici firmalar hakkında 5996 sayılı Kanun kapsamında 13 bin 304 TL idari para cezası uygulanarak; bu ürünlerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verildi. ÜRÜNLER PİYASADAN TOPLATILDI Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten veya satan firmaları açıklayan Bakanlık, bu grupta yer alan kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş ürünlerle ilgili olarak laboratuvar analizleri neticesinde içeriğinde ilaç etken maddesi veya Sudan boyası tespit edilen 13 parti ürün (takviye edici gıda, çikolata, kahve, enerji içeceği, aromalı içecek ve baharat) açıkladı. Bu ürünler ise, masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadan toplatıldı. Ürünlerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verildi. Ayrıca söz konusu ürünleri üreten veya piyasaya arz edenler hakkında kamunun sağlığına karşı suçlar kapsamında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunuldu. KAHVE DİYE İLAÇ İÇİRMİŞLER, BAHARAT DİYE ZEHİR YEDİRMİŞLER Laboratuvar sonucu ile kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten veya satan taklit ve tağşiş yaptığı belirlenen ürünler şöyle: Kahve İzmir Buca'da faaliyet gösteren Sepe Natural Organik Ürünler Sanayi'nin 'Kriko' markalı ginseng aromalı çözünebilir kahve karışımında ilaç etkin maddesi 'thio sildenafil' tespit edildi. Baharat Kilis Musabeyli'de faaliyet gösteren Reis Onbaşı Pul Biber Fabrikası'nda üretilen 'Hasacı' markalı toz kırmızı biberde 'Sudan Boyası' tespit edildi. Takviye Edici Gıdalar İstanbul Sultanbeyli'de faaliyet gösteren Gülsa Kozmetik Gıda'nın 'Q7' markalı big bull ürününde ilaç etkin maddesi 'sildenafil', Konya Kaatay'da faaliyet gösteren Çehre Gıda'nın 'Angels Champion Set+18' markalı bitkisel gıda takviyesi bayan kapsülünde ve bitkisel gıda takviyesinde ilaç etkin maddesi 'sildenafil', İstanbul Esenler'de faaliyet gösteren MS İlaç Pazarlamanın 'Q7' markalı Gıda Takviyesi'nde ilaç etkin maddesi 'sibutramine', Mersin'de faaliyet gösteren Veysi Topuz'un 'Themra' markalı epimedyumlu bitkisel karışımlı macununda ilaç etkin maddesi 'sildenafil' belirlendi. Aromalı İçecekler Balıkesir Bandırma'da faaliyet gösteren YES Gaz.'ın '48 Hours' markalı limon aromolu gazoz içeceğinde ilaç etkin maddesi 'sildenafil', İzmir Çiğli'de faaliyet gösteren İntima Gıda Medikal'in 'Lovera' markalı ginsengli meyva aromalı içeceğinde ilaç etkin maddesi 'verdanafil', 'Sessq' markalı ginsengli bitki karışımlı tutti frutti aromolu içeceğinde ilaç etkin maddesi 'sildenafil' tespit edildi. Enerji İçeceği Balıkesir Bandırma'da faaliyet gösteren YES Gaz. Bas'ın 'Uçan ayı 7/24 Premium Qualitiy' markalı 'energy drinki'nde ilaç etkin maddesi 'sildenafil' belirlendi. Çikolata Konya Karatay'da Çehre Gıda Kozmetik'in 'Energetic Man markalı 'chocolate'ında, 'Max 72' markalı performans artırıcı enerji yüklü çikolatasında ilaç etkin maddesi 'sildenafil' belirlendi. Bal İstanbul Bahçelievler'de faaliyet gösteren Tuana Bitkisel Ürünler Kozmetik Gıda'nın 'Birbey' markalı doğal petekli çiçek balında, Ankara Kazan'da faaliyet gösteren Tadaban Gıda'nın 'Starmax' markalı süçme çiçek balında, Denizli'de faaliyet gösteren Mustafa Başol'un süzme çiçek ve çam balında, İstanbul Esenyurt'ta faaliyet gösteren İstanbul Gıda'nın 'Ilgaz' markalı süzme çiçek balında taklbalda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplan C4 şekerleri oranları gibi belirlemeler yapıldı. MANTIDA AT ETİ, İÇLİ KÖFTEDE EŞEK ETİ YEDİRMİŞLER Laboratuvar sonucu ile taklit ve tağşiş yaptığı kesinleşen işlemler ve ürünleri şöyle: Et ürünleri: İstanbul Arnavutköy'de faaliyet gösteren Gerçek Tarım'ın mantı içi malzemesi (dana Eti), at Eti tespit edildi. İstanbul Avcılar'da faaliyet gösteren Okta Usta Gıda'nın 'Oktay Usta' markalı mini kıymalı içli köftede tek tırnaklı Eti tespiti yapıldı. İzmir Bornova'da faaliyet gösteren Kardeşler Döner-Mustafa Koçyiğit'in cağ kebabında (kuzu Eti) kanatlı Eti tespit edildi. Kırklareli Lüleburgaz'da faaliyet gösteren Erdinç Köse Et ve Et Mamulleri'nin 'Erdinç Köse' markalı ısıl işlem görmüş sucuğunda tükrük bezi belirledi. İstanbul Esenyurt'ta faaliyet gösteren Güner Hipermarket'in dana kıymasında kanatlı Eti tespit edildi. İstanbul Esenyurt'ta faaliyet gösteren Diltat Gıda'nın 'Can-Et' markalı kuzu saç kavurması ile dana kıymasında kanatlı Eti tespiti yapıldı. İstanbul Zeytinburnu'nda faaliyet gösteren Lezzetim Sucuk Dolum ve İmalatı'nın 'Lezzetim' markalı çiğ sucuk iç malzemesinde (dana Eti) sakatat tespit edildi. Konya Akşehir'de Ak Pınar Gıda Süt'ün 'Dört-Er' markalı ısıl işlem görmüş sana sucuğunda (acılı) kanatlı Eti tespiti yapıldı. YOĞURT VE PEYNİRDE BİTKİSEL YAĞ Süt Ürünleri İzmir'de faaliyet gösteren Aydoğan Süt Mamulleri'nin 'Aymer Süt' markalı kaymaksız paströrize yağlı homojenize yoğurdunda jelatin, bitkisel yağ ve hayvansal iç yağ tespit edildi. İzmir'de faaliyet gösteren Aydoğan Süt Mamulleri'nin 'Yopey' markalı kaymaklı ve kaymaksız yoğurdunda jelatin ve bitkisel yağ tespiti yapıldı. İzmir'de faaliyet gösteren Uzun Yaman Kantincilik'in yoğurdun da bitkisel yağ ve jelatin tespit edildi. Çorum'da faaliyet gösteren Yörem Süt Ürünleri Gıda'nın 'Halis' markalı tam yağlı pastörize homojenize yoğurdunda bitkisel yağ ve jelatin tespiti yapıldı. İzmir'de faaliyet gösteren Arıkan Süt Ürünleri'nin 'Arıkan' markalı tava yoğurdunda bitkisel yağ ve jelatin tespit edildi. Konya'da faaliyet gösteren Sütkon Gıda'nın 'Demircizade' markalı yağlı eritme peynirinde bitkisel yağ tespiti yapıldı. Konya'da faaliyet gösteren Hikmet Kaya Gıda'nın 'Sağlık' markalı eritme peynirinde bitkisel yağ tespit edildi. İzmir'de faaliyet gösteren Beyaz Süt ve Tarım Ürünleri'nin 'Beyazca' markalı eritme peyniri ile tereyağında bitkisel yağ tespiti yapıldı. Trabzon'da faaliyet gösteren Yavuz Gıda-Fazlı'nın 'Turabozan' markalı tereyağında bitkisel yağ tespit edildi. Erzurum'da faaliyet gösteren Yavuz Adal Süt Ürünleri'nin 'Er Daphan Ovası' markalı tereyağında bitkisel yağ tespit edildi. Ankara'da faaliyet gösteren Şen Kardeşler Süt Ürünleri'nin 'Çiftlik İskender' markalı tereyağında bitkisel yağ tespiti yapıldı. Ankara'da faaliyet gösteren Danacı Mandıra'nın 'Danacı' markalı Vakfıkebir Tereyağında bitkisel yağ tespit edildi.
"Erdoğan Kendisini Türkiye'nin Padişahı Zannediyor"
Gazeteci Mehmet Altan: Başbakan, 'Ben artık ustalaştım. Kimseye bir şey sormama gerek yok' dediği an, Türkiye bittiGazeteci Mehmet Altan , Başbakan Tayyip Erdoğan ’ın Soma faciası sonrası gösterdiği sert tepkiler için, “ Tayyip Erdoğan’ın bireysel kimliği ile tüzel kimliği (Başbakanlığı) arasında ayrım yapabilecek bir donanımı yok. O, kendisini Türkiye’nin padişahı zannediyor! İktidar kendisi için en vazgeçilmeyecek unsur. Yolsuzluk, hukuksuzluk da geri dönülemeyecek noktada olduğu için kendini bir kaplan üstünde hissediyor. Oradan da inemiyor. Her negatif olayı, kendine karşı bir hakaret olarak niteleyip üstünü örtmeye çalışıyor” dedi. Bugün gazetesinden Fatih Vural ’a konuşan Mehmet Altan, Türkiye’deki çalışma koşullarını ve siyasi ortamı anlattı. Fatih Vural’ın söyleşisi şöyle: Türkiye’de her gün 3 işçinin öldüğünü belirten Mehmet Altan, “Ama bizim vicdanımız tek bir insanın ölümünü çığlık için yeterli görmüyor. Bu ülkede cinayet ekonomisi var” diyor. Türkiye’de işçi güvenliği üzerine ısrarla yazan, çok az gazeteciden birisiniz. Bir gün Soma gibi bir facianın geleceğini düşünmüş müydünüz? Soma meselesi, Türkiye’de vicdan eşiğinin nasırlaştığını gösterir. Çünkü Türkiye’de sürekli ve düzenli olarak, her gün 3 işçi ölüyor. Bu insanlar, Almanya’da olsa yaşayacak iken, Türkiye’de yaşayarak ölüyor! Her yüz günde bir, Soma faciasındaki/katliamındaki kadar insan zaten ölüyor. Ama bizim vicdanımız, tek bir insanın ölümünü, çığlık atmak için yeterli görmüyor. Türkiye, Avrupa’daki ölümlü iş kazalarında birinci! Dünyada da Çin’den ve Meksika’dan sonra üçüncü! Onun için Soma benim için bir sürpriz değil. Esenyurt’ta 13 işçi, cayır cayır yandı. Naylon bezler içinde yatırılmamaları gerekiyordu. Unutuldu gitti. Afyonkarahisar’da 25 askerimiz paramparça oldu. Sebebi hâlâ belli değil. Başbakan, “N’olacak, İstanbul’da deprem olsa, 5 milyon kişi ölecek” dedi. Van’da mahkûmlar kilitli kaldığı arabanın içinde yandı. TEDAŞ çalışanları bağıra bağıra boğuldu. Davutpaşa’da ölenler için yönetim soruşturma izni vermedi. İkitelli’de yağmur yağdı, 30 kişi öldü. 8’i araba içinde kapalı kalan, kadındı. İktidar, toplumsal acizlikten doğan negatif fotoğrafları tab etmiyor, unutturmaya çalışıyor. Türkiye’de, ‘cinayet ekonomisi’ var. Nasıl işliyor bu ekonomi? 19 yıldır, madencilerin ölmesini engelleyecek Uluslararası Çalışma Örgütü ’nün 126 No’lu Genelgesi’ni imzalamamak, “Ben bunların öldürülmesinden yanayım” demektir. Neden imzalanmıyor bu genelge? Çünkü bunu imzaladığın an, yapacağın yatırımla, teknolojin yeterli olmadığı için üretkenliğini artıramıyorsun. Soma’da olan, üretkenliğe dayalı ama insan canını korumaya dayalı olmayan bir taşeron sistemidir. Kamuya ait bir madeni, ‘devlet eliyle fert zengin etme’ anlayışıyla birisine veriyorsun. Ne çıkartırsa, alıyorsun. Orası zaten devlet tarafından yeterince kullanılmış. Posasından üretimi artırıyorsun. Birisi zengin ediliyor. O memnun kaldıkça da daha fazla imkân açıyorsun. Herkes bireysel olarak paçasını kurtarmak, sınıf atlamak, saraya ulaşmak derdinde. Böyle olursa, mağdurların trajedileri ilgi alanınıza girer mi? Türkiye’de 19 milyon araç var. 5 milyonu muayeneden geçmemiş. Canlı cenazeler halinde dolaşıyoruz. İnsana değer vermeyen toplumlarda bunlar konuşulmaz. Taşeronluk sistemi neden bu kadar yaygınlaştı? İki nedeni var. Birincisi, imalat sanayi, yani gerçek işçi sınıfı, yani proletarya, tarih sahnesinden çekiliyor. Tüm dünya ortalamasında, fiili proletarya oranı, yüzde 16. ABD’de yüzde 12. Nasıl ki Sanayi Devrimi’nde köylülük eski gücünü kaybettiyse; Sanayi Sonrası Toplum’da da işçi sınıfı ağırlığını kaybetti. Milyarlarca işçiyi, yeni hayata taşımak çok güç. Türkiye de 25 yaş üstü nüfusun 6 buçuk yıl okuduğu, mesleksiz bir toplum. 23-24 milyon insan çalışıyor. Yüzde 60’ının mesleği yok. Hayata karşı donanımlı olmadığın vakit, üç kuruşa, hayatını riske ederek taşeronluk sistemine dâhil oluyorsun. Veriler bu kadar sorunluyken, ‘orta sınıf büyüyor’ açıklamaları, bir illüzyon mu? Türkiye’nin sosyolojik yapısı, Batılı analizlere uymaz. Marksizm’e de uymaz. Burası temelde köylü ve esnaf memleketidir. Sendikalı işçi sayısı bir milyonun altında. Köylü nüfusun oranı hâlâ yüzde 20’lerde. AB’de yüzde 4’te. Bizde ağırlıklı bir esnaf grubu var. Türkiye sosyolojik olarak normalleşiyor, nispi olarak modernleşiyor ama orta sınıfların geliştiğini söyleyecek kadar zenginleşmedik. Üretimimizde de böyle bir değişiklik olmadı. Türkiye’de 53 bin ihracatçı şirket var. Sadece 178’i ileri düzeyde AR-GE ürünlerini ihraç ediyor. 21 milyon yoksul var, Türkiye’de. Bu faciayla, Soma gibi yoksullukla boğuşan bölgelerle de yüzleştik. İşçiler borç batağında. En büyük korkuları işsizlik. Tek bir üretim biçiminden yaşam çıkaran yerlerin hakikati çok farklıdır. Çünkü buralar, devletle ilişkilerden para kazanan muazzam adaletsiz ve gaddar bir yapının gerçekleri gizlediği, çığlık atma aşamasındaki çok fazla insanın bunu yapamadığı yerlerdir. Buralarda devletin üretimden çekilmesi, gaddarlığı daha da mı artırıyor? İstatistikler onu gösteriyor. 2004 yılından itibaren, madenlerdeki iş kazaları dört kat arttı. Hayat ve iş bulmak zorlaştı. Göç hızlandı. Madenlerde, tersanelerde ölen insanların birçoğu göç edenler. Hayata tutunamayanların iyice yok sayıldığı bir yapı. Hayata insan üzerinden değil, üretimin niceliği üzerinden bakan vahşi bir dönem yaşıyoruz. Bu dönem, ‘müteahhitlerin altın yılları’ olarak tarihe geçecektir. Türkiye ekonomisinde olumlu verilerin şişirilmesinde, inşaat sektörü nasıl kullanılıyor? Bir kere, topraktan sermaye birikimi yapılıyor. Düşünün ki, ‘kupon arazi’ lafını ilk kez bir başbakanın ağzından duyuyoruz. “Toprağı değerli kılıp, buradan bir sermaye birikimi yapalım. Yeni bir zenginlik oluşturup, bunu paylaşalım” dediğiniz zaman, o toprağın izin verdiği kadar bir toplum geliştirebilirsiniz! İnşaatın KDV’si yüzde 1. Sağlık ve eğitimin yüzde 8. Çok değerli bir yer aldınız. 4 yıl içinde 10 misli değerlendi. Sattığınız vakit, vergi vermiyorsunuz. Üretken olmayan bir yatırıma sermaye gidiyor. Kazandığınız para da vergilenmiyor. Toprak rantıyla suni bir zenginlik oluşuyor. Siyaseti, müteahhitler finanse ediyor. Siyasal iktidar da ‘havuz’ dedikleri yapıyla, müteahhitleri finanse ediyor. Al gülüm-ver gülüm! Bu, bir dokunulmazlığı da beraberinde getiriyor mu? AK Parti döneminin en imtiyazlı sınıfı, müteahhitlerdir. Bütün yasalar lehinedir. Kentsel dönüşüm yasalarını inceleyin; müteahhitlerin, ‘özel mülkiyet hakkı’na zarar verecek hakları olduğunu görürsünüz. Tayyip Erdoğan’ın Soma’da bu kadar öfkelenmesini neye bağladınız? Tayyip Erdoğan’ın bireysel kimliği ile tüzel kimliği (Başbakanlığı) arasında ayrım yapabilecek bir donanımı yok. O, kendisini Türkiye’nin padişahı zannediyor! İktidar kendisi için en vazgeçilmeyecek unsur. Yolsuzluk, hukuksuzluk da geri dönülemeyecek noktada olduğu için kendini bir kaplan üstünde hissediyor. Oradan da inemiyor. Her negatif olayı, kendine karşı bir hakaret olarak niteleyip üstünü örtmeye çalışıyor. Soma’da örtemediği/örtemeyeceği için mi öfkelendi? “Bu işin fıtratında var” deyip ölümleri sıradanlaştırırsanız, Türkiye’deki en büyük kazaları 100 yıl önceki dünya kazalarıyla meşrulaştırmaya kalkarsanız, insanlar sizin vicdanınızdan kuşkuya düşer. 12 yıllık başbakanlığında ilk kez, güvenliği için markete sokuldu. Arabası tekmelendi. “Ben nerede yanlış yapıyorum?” diye düşünebilecek bir hali bile yok. Toplumun isyanı büyüyünce, aradan çekilip, şirketi hedef gösterdiler. Onu da gerektiği gibi sorgulamadan, tıpkı Deniz Feneri ve 17 Aralık gibi, sündürmenin hesabını yapıyorlar. Savcılık, maden sahibi Alp Gürkan için gözaltı istiyor. Mahkeme gerek görmüyor. Bunu nasıl yorumladınız? 25 Aralık’ta, siyasal iktidar, Türkiye’de darbe yaptı. Yargı tamamen çöktü. AKP bile bile Anayasa’ya aykırı bir yasa çıkartıp, HSYK’yı yani yargıyı, yürütmeye bağladı. Anayasayı fiilen çiğnediler çünkü o 6 ay boyunca. Anayasa Mahkemesi’nin kararı geriye yürümediği için, kendilerine uygun bir sistem geliştirerek bütün yolsuzlukların üzerini örtmeye gittiler. İlk defa, polis, mahkeme kararını, hükümetin emriyle dinlemedi. Bir hükümet düşünün ki, 12 yıldır yönettiği devleti ’paralel, çete’ ilan ediyor. Bunları yaparken de, kendisiyle ilgili somut yolsuzluk iddialarıyla ilgili yargı denetiminden kaçıyor. AKP’nin demokratikleşme adımlarına ciddi destek verdiniz. Sizin için ipin koptuğu yer neresiydi? Başbakan, “Ben artık ustalaştım. Kimseye bir şey sormama gerek yok” dediği an, Türkiye bitti. ‘Çırak’ken, ona buna danışıp doğruyu öğreniyordu. Aynı zamanda padişah, halife, diktatör olmak için; burayı ve Ortadoğu’yu yutmayı gözüne kestirdi. Müslüman Kardeşler üstünden “Sünni İslam’ın halifesi”, “Türkiye’nin padişahı”, “otoriter bir diktatör” olabileceği kanaatine kapılıp gitti. Arap Baharı’nı kendi yazına mı çevirmek istedi? “Suriye rejimini çökertirim. Suriye-Mısır üzerinden Müslüman Kardeşler etkisiyle halifelik alanını genişletirim” diye düşündü. Bu savrulmadan önce, Türkiye, İsrail-Suriye arasında arabulucuydu. Bu çıldırmayla birlikte, Suriye’deki mezhep savaşının tarafı oldu. Bunu yaptığınız vakit, kendi içinde bu kadar yaralı bir ülkeyseniz, iç tansiyonu inanılmaz yükseltirsiniz. Alevi-Sünni tansiyonuna tavan yaptırtırsınız. Toplumun bütün sinir uçlarını zonalaştırırınız. Star’dan gönderilmenize dair, Başbakan Erdoğan ve Mustafa Karaalioğlu arasındaki ses kaydını dinlediğinizde şaşırdınız mı? Orada bana zaten bir sansür vardı. TV’ye çıkarmıyorlardı vs… Ama o yazıyı sansür edip, “Yollarımızı ayıralım” diye talimat vereceğine, yazıdan nasiplenseydi, bugünkü haline düşmezdi. Ne diyordunuz o yazıda? “İslam dünyası, dünya üretiminin yüzde 30’unu yapıyor” gibi hiçbir gerçekliği olmayan analizin, başını belaya sokacağını, 13 Ocak 2011 tarihli o yazımda ifade ettim. Yazıyı algılamaya çalışacağına, oralarda yönetici gibi dolaşan birtakım adamlara talimat vermesi, kendisinin çıkmaza doğru yol aldığının resmidir. AKP’den, teorisyeni olduğunuz ‘İkinci Cumhuriyet’i kurmasını bekliyor muydunuz? 57 Müslüman ülke var. Bu da dünya nüfusunun dörtte biri. Ama dünya üretiminin yüzde 10-11’ine sahipler. Bu kadar kalabalık ama bu kadar yoksul olduğunuz vakit, başınız beladan eksik olmuyor. Erdoğan, dünya sitemine entegre olacak, zenginleşecek, saydam, demokrat, çeşitli yaşam biçimlerini barındıracak bir Türkiye kuracak zannettim. Dünyanın beklediği de oydu. Bunu elindeki AB reçetesi ile bir noktaya kadar taşıdı. Ama referandumdan sonra, belki bunun tıbbi nedenleri de vardır, farklı bir yüzü çıktı ortaya. Putin’leşmeye, padişahlaşmaya savruldu. Ülke de ortadan ikiye bölündü. Yerel seçimlerde iki buçuk milyona yakın oy kaybetti. Altı buçuk puan geriledi. Türkiye’nin en yetersiz, en yeteneksiz siyasal iktidarı olma yolunda. “Ergenekon’u ortadan kaldırdım” derken, “Milli ordumuza kumpas kurdular” noktasına geldi. AKP’nin başta mücadele ettiği Kemalizm’le aynı çizgiye geldiğini söylüyorsunuz, yazılarınızda… 12 Eylül rejiminin mevcut Kemalist anlayışının aygıtlarını, kendi lehine kullanmak istedi. MGK’nın olduğu yere ‘ileri demokrasi’ denir mi? Hâlâ YÖK var. ‘Kemalist gençlik’in yerini ‘dindar gençlik’ aldı. Harp okullarıyla övünülürdü, şimdi imam-hatiplerle övünülüyor. Metot ve sistem aynı, içerik farklı. Türkiye, bir şekilde cami ve kışla üzerinden siyasetin sonuna geldi. Bunda sonra ne asker üzerinden, ne de siyasal İslam üzerinden siyaset olur. Öyleyse Türkiye’de yeni bir laik dönem mi başlıyor? Demokratik-laiklik, yani askerin korumadığı bir laiklik, bahsettiğim. Bir toplumun laik olması için, laiklikten çıkarı olması lazım. Zengin olmayan bir ülkede laiklik yürümez. Laiklik, toplumsal yaşamın zenginleştiği, kentlileştiği, para harcama imkânlarının yükseldiği yerde ortaya çıkar. Birinci Cumhuriyet’te, cami-kışlayı aşan, demokrasi olmadan rejimin ve toplumun ayakta kalamayacağı bir noktaya geldik. Hem ‘din’ diyeceksiniz, hem de bu kadar yolsuzluğa, hukuksuzluğa, ikiyüzlülüğe, çifte standarda bulaşıp kirleneceksiniz! En mağdur olanlar, gerçek inananlar! AKP, muhafazakârların kendi içinde yaşadığı sınavı da başlattı öyleyse? Elbette. Samimi dindarların hepsi olup biteni görüyor. ‘Paralel’ sözünün doğru olmadığını, o tape’lerin hepsinin doğru olduğunu ve üsluplarının yakışıksız olduğunu biliyor. Toplum, huzur ve refah arıyor. Bu anlayışla, huzur ve refah gelmez. Bu bizi korkunç yerlere götürür. Dün şikâyet ettiği şeyleri bugün misliyle yapan bir siyasi iktidar var. Bu da Türkiye’yi belaya götürüyor. AKP’nin olası bir bitişi, Türkiye’de siyasal İslam’ın da mı bitişi olur? Bütün bu olup bitenden sonra, dini istismar ederek siyaset yapmak isteyenler, çok büyük oy alır mı sence? Kartlar yeniden karılıyor. 2. Cumhuriyet için gerekli gördüğünüz toplumsal mutabakat çıkar mı bu karşıtlıktan? İnşallah büyük bir fatura ödemeden gerçek demokrasi noktasına geliriz. Büyük bir karanlık dönemden sonra da oraya varabiliriz; ama varacağımız yer orasıdır. Benim bütün çabam, büyük bir acı çekmeden, kan ve gözyaşı dökmeden oraya varmamızdır. Kürtler’in -çözüm için AKP ile kurdukları ilişkiye dayanarak- bu toplumsal mutabakatta yer alacağı düşüncesine mesafelisiniz… Şu anki fotoğrafa göre konuşuyorum. Bu fotoğraf doğru ve kalıcı ise demokrasiyi tercih etmeyeceklerini söyledim. Çok gocunup alındılar. Hâlâ anadilini rahatça konuşamayan, rejimin yok saydığı, acılı bir halktan söz ediyoruz. Bu acıların dinmesi, Cumhuriyet’in demokratikleştirilmesiyle mümkündür. Uludere’yi aydınlatmayan, o olayda medyaya 36 saat sansür uygulayan, 301 kişinin ölümüne ‘fıtrat’ diyen, hoşuna gitmeyen yazarın patronuna seslenip ‘Bunu atın’ diyen, yolsuzluğu çıkmasın diye yargı darbesi yapan birisinin kalıcı bir barış getirmesi, bana mümkün gözükmüyor. Kürdistan’daki beklenti o kadar yükseliyor ki, Allah korusun, Türkiye bugünleri arayabilir! Bu toplumun acılarını Meclis’e taşımayacaksınız, devleti demokratikleştirmeyeceksiniz, seçim hesaplarınızın kurbanı haline getireceksiniz!.. Batıda faşizm, doğuda özerklik olmaz! Neler döndüğünü bilmediğimiz, hukuksal zemini olmayan bir pazarlık ortamı daha ne kadar devam edecek?T24
İstanbul Emniyeti'nde 67 Polis Müdürünün Yeri Değişti
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde her yıl temmuz ayında gerçekleştirilen il içi atamalar belli oldu. Bir çok ilçe müdürü değişirken, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube birimlerine bağlı müdürlüklerde değişim olmadı.Alınan bilgiye göre, yapılan atamalarda 23 emniyet müdür yardımcısı, 24 şube müdürü ve 20 ilçe emniyet müdürü değişti. Öte yandan 6 emniyet müdürü müdüriyet emrine verilirken, 6 şube müdürlüğü il emniyet müdürlüğü makamına direkt bağlandı. Yaşanan değişimlerde, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, Tanık Koruma Şube Müdürlüğü ve Bomba İmha Şube Müdürlüğü'nden Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcılığı'na, Terörle Mücadele Şube Müdürü Mustafa Çalışkan'ın getirilmesi dikkat çekti. Mustafa Çalışkan'ın yerine ise Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Kayhan Ay getirildi. Yapılan tayinlerle bazı şube müdürlükleri ve ilçe müdürlüklerinde de değişiklik yapıldı. Yapılan değişikliklerde il dışından gelen bazı müdürlerin şube müdürü ve ilçe müdürü olarak görevlendirilmesi de dikkat çekti. İstanbul emniyetinde, emniyet müdür yardımcılığı görevlendirmeleri şu şekilde gerçekleşti: 2- sınıf emniyet müdürü İbrahim Dereboylu Fatih, Zeytinburnu, Bayrampaşa ve Esenler ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Dursun Küçükyılmaz Eyüp, Kağıthane ve Şişli ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Levent Yapraklı Beşiktaş ve Sarıyer ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Selami Türker Küçükçekmece, Esenyurt, Başakşehir ve Avcılar ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Celal Yılmaz Büyükçekmece, Çatalca, Beylikdüzü ve Silivri ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Cengiz Demircan Bakırköy, Güngören, Bahçelievler ve Bağcılar ilçe emniyet müdürlükleri ve Atatürk Havalimanı Şube Müdürlüğün'den sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Haydar Karsavuranoğlu Gaziosmapaşa, Sultangazi ve Arnavutköy ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Mehmet Erduğan Pendik, Kartal, Tuzla, Sultanbeyli ilçe emniyet müdürlükleri ve Sabiha Gökçen Havalimanı Şube Müdürlüğü'nden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Turgay Aytepe Üsküdar, Beykoz, Ataşehir ilçe emniyet müdürlükleri ve Bakım Onarım, Boğaz Köprülerini Koruma, Toplum Destekli Polislik şube müdürlüklerinin yanı sıra İş Sağlığı Güvenliği Bürosu'ndan sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Yener Ülgütol Kadıköy, Maltepe ve Adalar ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 3- sınıf emniyet müdürü Kıvanç Demir Ümraniye, Çekmeköy, Sancaktepe ve Şile ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığı vekilliğine, 2- sınıf emniyet müdürü Metin Alper Koruma Şube, Trafik Denetleme, Bölge Trafik, Genel Denetleme ve Hassas Bölgeleri Koruma şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Mehmet Murat Ulucan Asayiş, Önleyici Hizmetler, Güven Timleri, Çocuk ve Olay Yeri İnceleme şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Mehmet Suat Ekici Güvenlik, Foto Film ve Spor Güvenliği şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Mustafa Çalışkan Terörle Mücadele, Tanık Koruma ve Bomba İmha şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Mustafa Şahin Personel, Hukuk İşleri, Koordinasyon ve Haberleşme, Strateji Geliştirme ve Eğitim şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 3- sınıf emniyet müdürü Salih Duysak Sosyal Hizmetler, Muhabere, Bilgi İşlem, Pasaport, Yabancılar ve Polis Evi şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığı vekilliğine, 2- sınıf emniyet müdürü Ali Türedi Özel Güvenlik, Silah ve Patlayıcı Madde, Dış İlişkiler, İnterpol, Deniz Limanları ve Turizm şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 3- sınıf emniyet müdürü Bahattin Küçük Mali Suçlarla Mücadele, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele ve Siber Suçlarla Mücadele şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığı vekilliğine, 2- sınıf emniyet müdürü Erkin Adalar Organize Suçlarla Mücadele ve Narkotik Suçlarla Mücadele şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Uygar Elebaşı Havacılık Şube Müdürlüğü'nden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Osman Yıldırım Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Reşat Demirel İkmal, Bütçe, İnşaat Emlak, Ulaştırma ve Rehberlik şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına getirildi. Şube ve ilçe emniyet müdürlüklerindeki atamalar Şube ve ilçe emniyet müdürlüklerindeki atamalar ise şöyle: 3- Sınıf Emniyet Müdürü Yakup Çırtlık müdüriyet emrinden Bakım Onarım Şube Müdürlüğü'ne, 4- sınıf Emniyet Müdürü Esma Zeyrek Şirin Özel Güvenlik Şube Müdür Yardımcılığı'ndan Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Niyazi İnci Boğaziçi Köprüleri Koruma Şube Müdürü Yardımcılığı'ndan Şube Müdürlüğü'ne, 3- sınıf Emniyet Müdürü Halil Ejder Çelikkaya İnşaat Emlak Şube Müdürlüğü'nde Bütçe Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Ali Tuna Coşkun müdüriyet emrinden Çocuk Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Cihat Dağdeviren Fatih İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Deniz Limanı Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Gonca Lüleci Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü'nden Dış İlişkiler Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Atalay Bahar Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevliyken Eğitim Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Özgür Hüseyinoğlu Sultangazi İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Genel Denetleme ve Disiplin Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Erhan Alemdar Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevliyken İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güven Timleri Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Erdem Torlak Konya İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevliyken Hassas Yerleri Koruma Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Seylan Demir Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü'nden İkmal Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Nail Öztürk İkmal Şube Müdürlüğü'nden İnşaat Emlak Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Feramuz Çetin Fatih İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Koordinasyon ve Harekat Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Salih Şahbey Üsküdar İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Zafer Ağırkaya Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Erol Öztaş Esenler İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Erdem Bursalı Polis Akademisi'nden Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Hakkı Murat Yavaş Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü'nden Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Mustafa Haluk Öztürk müdüriyet emrinden Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Aytekin Uyar Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü'nden Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Kadir Yurtar Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki görevinden Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Yüksel Toprak Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki görevinden Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Murat Başıbüyük Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Cem Aslan Asiltürk Şile İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Çatalca İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Cevdet Hürol Öztürk, Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Çekmeköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Hakan Yılmaz, müdüriyet emrindeyken Esenler İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Murat Şahin, Personel Şube Müdürlüğü'nden Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Ekrem Gülen, müdüriyet emrindeyken Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Timuçin Başar, Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Ufuk Kayadelen, Polis Evi Şube Müdürlüğü'nden Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Ünfan Kaya Çatalca İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Şile İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Melih Ekici Koordinasyon ve Harekat Şube Müdürlüğü'nden Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Gürkan Bakkal Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Ümit Tazecan Sancaktepe İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Muhabere ve Elektronik Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Cem Erol Olay Yeri İnceleme Şube Müdür Yardımcılığı'ndan Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Bülent Ay müdüriyet emrindeyken Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü vekilliğine, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Caner Coşan Personel Şube Müdür Yardımcılığı'ndan Personel Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Hilmi Korhan Zilcioğlu Turizm Şube Müdürlüğü'nden Polis Evi Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden, Silah ve Patlayıcı Maddeler Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Yusuf Öz, Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Strateji ve Geliştirme Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Kayhan Ay Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcılığı'ndan Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Hülya Şen, Bağcılar İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Turizm Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Mustafa Yolcu, Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden müdüriyet emrine, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Murat Çimen Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden müdüriyet emrine, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Temel Açmalı Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden müdüriyet emrine, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Server Cengiz Stratejik Geliştirme Şube Müdürlüğü görevinden müdüriyet emrine, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Hakan Demir müdüriyet emrindeyken Ulaştırma Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Bülent Öztürk, Genel Denetleme Disiplin Şube Müdürlüğü'nden müdüriyet emrine, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Kenan Eyigün Deniz Limanı Şube Müdürlüğü'nden müdüriyet emrine görevlendirildi.' CNNTürk
İstanbul'da Kim Hangi İlçede En Fazla Oyu Aldı?
İl Seçim Kurulu, Cumhurbaşkanlığı seçimi il birleştirme tutanağını açıkladı. İstanbul’da resmi olmayan kesin sonuca göre, Cumhurbaşkanı seçilen Tayyip Erdoğan 3 milyon 568 bin 22, Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu 2 milyon 941 bin 211, Selahattin Demirtaş ise 650.725 oy aldı. Erdoğan,  İstanbul’daki oy oranıyla yüzde 50′nin altında kaldı. Tayyip Erdoğan en çok oyu Bağcılar ilçesinde 216.785 ile alırken, en az oyu 2.697 oyla Adalar’da aldı. Selahattin Demirtaş en çok oyu 51.206 ile Esenyurt ilçesinden alırken, en az oyu da 849 oy ile Şile ilçesinde aldı. Ekmeleddin İhsanoğlu en çok oyu Kadıköy ilçesinde 207. 215 ile aldı. İhsanoğlu’nun “en az oy aldığı ilçe” hanesine de Erdoğan gibi Adalar ilçesi yazıldı. Ancak ilçedeki seçmen sayısının en azlığı nedeniyle Ekmeleddin İhsanoğlu’a giden 5.400 oy onun Adalar’daki yarışı birinci tamamlamasına yetti.EN ÇOK VE EN AZ OY ALDIKLARI İLÇELERRecep Tayyip Erdoğan; En çok oy aldığı ilçe: Bağcılar 216.785 En az oy aldığı ilçe: Adalar 2.697Selahattin Demirtaş; En çok oy aldığı ilçe: Esenyurt 51.206 En az oy aldığı ilçe: Şile 849Ekmelettin İhsanoğlu; En çok oy aldığı ilçe: Kadıköy 207.215 En az oy aldığı ilçe: Adalar 5 .400İLÇE İLÇE SONUÇLAR:1- Adalar Recep Tayyip Erdoğan: 2.697 Selahattin Demirtaş: 1.306 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 5. 4002- Bakırköy Recep Tayyip Erdoğan: 27.108 Selahattin Demirtaş: 7.857 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 82.8723- Beşiktaş Recep Tayyip Erdoğan: 18.325 Selahattin Demirtaş: 6.862 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 77.9324- Beykoz Recep Tayyip Erdoğan: 73.906 Selahattin Demirtaş: 6.078 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 51.5695- Beyoğlu Recep Tayyip Erdoğan: 62.196 Selahattin Demirtaş: 15.275 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 39.4336- Çatalca Recep Tayyip Erdoğan: 16.738 Selahattin Demirtaş: 1.220 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 23.4147- Eyüp Recep Tayyip Erdoğan: 94.591 Selahattin Demirtaş: 11.221 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 81.7548- Fatih Recep Tayyip Erdoğan: 109.616 Selahattin Demirtaş: 17.755 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 75.4929- Gaziosmanpaşa Recep Tayyip Erdoğan: 143.850 Selahattin Demirtaş: 21.210 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 78.80010- Kadıköy Recep Tayyip Erdoğan: 61.900 Selahattin Demirtaş: 17.169 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 207.21511- Kartal Recep Tayyip Erdoğan: 110.604 Selahattin Demirtaş: 17.097 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 113.29012- Sarıyer Recep Tayyip Erdoğan: 72.937 Selahattin Demirtaş: 9.549 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 89.80913- Silivri Recep Tayyip Erdoğan: 34.285 Selahattin Demirtaş: 6.189 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 44.34514- Şile Recep Tayyip Erdoğan: 10.501 Selahattin Demirtaş: 849 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 8.38915- Şişli Recep Tayyip Erdoğan: 41.977 Selahattin Demirtaş: 13.114 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 82.87316- Üsküdar Recep Tayyip Erdoğan: 139.837 Selahattin Demirtaş: 15.308 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 129.84317- Zeytinburnu Recep Tayyip Erdoğan: 72.745 Selahattin Demirtaş: 18.326 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 47.69218- Büyükçekmece Recep Tayyip Erdoğan: 49.801 Selahattin Demirtaş: 5.880 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 53.42719- Kâğıthane Recep Tayyip Erdoğan: 119.875 Selahattin Demirtaş: 15.124 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 77.07220- Küçükçekmece Recep Tayyip Erdoğan: 165.780 Selahattin Demirtaş: 40.366 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 162.09521- Pendik Recep Tayyip Erdoğan: 190.004 Selahattin Demirtaş: 19.874 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 113.85422- Ümraniye Recep Tayyip Erdoğan: 189.150 Selahattin Demirtaş: 24.434 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 122.61223- Bayrampaşa Recep Tayyip Erdoğan: 79.310 Selahattin Demirtaş: 5.297 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 56.19924- Avcılar Recep Tayyip Erdoğan: 83.669 Selahattin Demirtaş: 17.659 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 100.83825- Bağcılar Recep Tayyip Erdoğan: 216.785 Selahattin Demirtaş: 48.917 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 92.08826- Bahçelievler Recep Tayyip Erdoğan: 153.388 Selahattin Demirtaş: 31.186 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 113.91827- Güngören Recep Tayyip Erdoğan: 84.118 Selahattin Demirtaş: 14.788 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 52.94428- Maltepe Recep Tayyip Erdoğan: 104.163 Selahattin Demirtaş: 15.058 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 132.56129- Sultanbeyli Recep Tayyip Erdoğan: 103.709 Selahattin Demirtaş: 24.163 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 21.22630- Tuzla Recep Tayyip Erdoğan: 56.009 Selahattin Demirtaş: 9.185 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 41.11531- Esenler Recep Tayyip Erdoğan: 147.110 Selahattin Demirtaş: 23.213 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 50.77032- Arnavutköy Recep Tayyip Erdoğan: 68.135 Selahattin Demirtaş: 14.271 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 22.27033- Ataşehir Recep Tayyip Erdoğan: 94.740 Selahattin Demirtaş: 15.235 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 101.48434- Başakşehir Recep Tayyip Erdoğan: 84.638 Selahattin Demirtaş: 18.825 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 54.77035- Beylikdüzü Recep Tayyip Erdoğan: 54.403 Selahattin Demirtaş: 7.632 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 66.14136- Çekmeköy Recep Tayyip Erdoğan: 57.173 Selahattin Demirtaş: 8.473 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 41.54737- Esenyurt Recep Tayyip Erdoğan: 140.640 Selahattin Demirtaş: 51.206 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 106.40638- Sancaktepe Recep Tayyip Erdoğan: 80.816 Selahattin Demirtaş: 23.075 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 52.89539- Sultangazi Recep Tayyip Erdoğan: 150.793 Selahattin Demirtaş: 29.879 Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu: 64.857 Zete
11 Maddeyle Avcılarlı Olmak
Avcılar İstanbul'un ilginç ilçelerinden biridir.Ne İstanbuldur ne de değildir.Ne yakındır nede uzaktır.Öyle bir şeydir Avcılar.Onu bir Avcılarlı olarak size tanıtmak istedim bakalım başara bilecek miyim.
Acil Servislerde ‘Bonzai’ Patlaması
‘Bonzai içme’, ‘Uyuşturucu madde bonzai’, ‘Bonzai kullanmak’… Bu ifadeler İstanbul’daki acil servislerin ‘Adli Vaka’ defterlerinden. Devlet Hastanelerinin defterleri son dönemde bonzai vakalarıyla dolup taşıyor. Milliyet gazetesinden Orhan Yaman, acil servislerdeki bonzai patlamasını görmek için 1 hafta boyunca İstanbul’daki devlet hastanelerinin acil servislerini gezdi. İlk durağı pazartesi gecesi Haydarpaşa Numune Hastanesi oldu.  İşte Yaman’ın izlenimleri;  2 hafta içinde 25 vakaAcil servislerdeki bonzai patlamasını görmek için 1 hafta boyunca İstanbul’daki devlet hastanelerinin acil servislerini geziyoruz. İlk durağımız pazartesi gecesi Haydarpaşa Numune Hastanesi. Hastane güvenliği ve hasta bakıcılar her gece ‘bonzai vakası’yla karşılaştıklarını söylüyor. Saatler 01.00’i gösterdiğinde acile bir ambulans yanaşıyor. Yaralı hastanın bir bonzai kullanıcısı tarafından bıçaklandığını öğreniyoruz.Bir sonraki gece gittiğimiz Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde durum çok daha vahim. Hastanenin ‘adli vaka defteri’ bonzai başvurularıyla dolu. Kayıtlara göre, son 2 haftada acile 25 vaka gelmiş. Bu hastalardan 2’si de uyuşturucunun etkisiyle yaşamını yitirmiş. Hastanedeki güvenlik görevlileri ve hasta bakıcılar bonzai kullanan kişilerin tuhaf davranışlar sergilediğini ve çevrelerine zarar verdiğini söylerken, doktorlar ise hastaya müdahale ederken oldukça zor anlar yaşadıklarını belirtiyor. Bilincini neredeyse yitirmiş Çarşamba gecesi Avrupa Yakası’ndaki hastanelere yansıyan bonzai vakalarını araştırıyoruz. Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin acil servisinde de durum diğer acillerdekinin aynısı. Hastaneye son 1 haftada Bonzai nedeniyle fenalaşan 10 kişi başvurmuş. Biz oradayken bir vaka daha ambulansla getiriliyor. Gözleri kıpkırmızı olmuş ve konuşmakta bile güçlük çeken hasta, 15 dakika boyunca ambulanstan çıkarılmak için ikna edilmeye çalışılıyor. Yanında bulunan annesi de sağlık ekiplerine yardımcı olmaya çalışıyor ama nafile. Bilincini neredeyse yitirmiş durumda olan genç güçlükle acil servise alınıyor.Aynı gece Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gittiğimizde de bonzai kullanan bir gencin acile gelişine tanık oluyoruz. Kendini kasmış bir şekilde sedyede yatan genci hastanenin güvenlik görevlileri sakinleştirmeye çalışıyor. Yanında herhangi bir akrabası da bulunmayan hasta bir süre sonra ‘kırmızı alan’a alınarak müdahale ediliyor.  Su dengesi bozuluyor Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli bir kadın doktor, bonzai kullanan hastalara yapılan müdahaleyi şöyle anlatıyor: “Bu konuyla ilgili çalışan özel bir birim yok. Hasta ambulansla geldiğinde inatçı kusmalarla karşılaşıyoruz. Halüsinasyon ve krampların olaması onları tuhaf hareketler yapmaya zorluyor. Kan tetkiklerini yaptığımızda vücuttaki su dengesinin bozulduğunu görüyoruz. Yapılan tetkik ve tahlillerde bonzai kullandığı netleşmiyor ama hasta kendine gelince zaten bonzai aldığını kendisi söylüyor. Bonzai kullanan kişlerin kullanıma devam etmesi halinde 2 ay içerisinde böbrek ve karaciğer yetmezliğiyle karşılaşması kaçınılmaz bir son.”Bir sağlık görevlisi de acilde gerçekleşen müdahaleye ilişkin şunları söylüyor: “Kriz halinde gelen hasta nefes darlığı yaşıyor. Vücudundaki su oranının azalmasından dolayı hemen solunum cihazına bağlıyoruz. Yapılan tetkiklerde yüksek dozda bir kullanım söz konusu ise hasta hemen yoğun bakıma alınıyor.” 8 kişi zar zor zapt edebildi Bir sonraki gece Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeyiz. Gece yarısına az bir vakit kalmış. Acile ağzından köpükler çıkan bir genç getiriliyor. Arkadaşları genci zor zapt edebiliyor. Hemşire serum takmaya çalışıyor ama uyuşturucunun etkisinden genci zapt etmek çok zor. Hastane görevlileri de devreye giriyor ve 8 kişi ancak krizdeki hastayı tutabiliyor ve hemşire de serumu takıyor. Bonzai içtiği için acile kaldırılan gencin arkadaşları doktora olayı şöyle anlatıyor: “Evde oturuyorduk. Yerinden kalkıp odasına gideceğini söyledi. Yarım saat sonra odaya gittiğimizde ağzından köpükler çıkmış bir halde bulduk.” Buradaki ‘Adli vaka defteri’nde son 1 ayda 20 vaka kayıt altına alınmış. Hastane yetkilileri ise bu sayının çok daha fazla olduğunu bazı günler günde 10 vakayla karşı karşıya kaldıklarını anlatıyor.Bonzai kullanımının fazla olduğu bölgelerden biri olan Esenyurt’taki devlet hastanesi, bonzai vakalarına müdahale etmiyor. Kan testlerinde sonuç alamadıkları için bu tip hastaları AMATEM’e sevk ettiklerini belirten hastane yetkilileri, acil servise gelen bonzai kullanıcısı sayısının son dönemde arttığını belirtiyor. Orhan Yaman | Milliyet