Dilenci Haberleri

Dilenci ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Dilenci ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

"Köpekler İstedi Diye Atlar Ölmez"
Bakan Zeybekçi, 17 Aralık operasyonunu değerlendirirken çok sert ifadelerde bulundu.Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Denizli'deki ziyaretleri kapsamında sabah saatlerinde Kömürcüoğlu Uluslararası Taş Heykel Kolonisi Sergisi'nin Denizli Belediyesi önündeki açılışına katıldı. Açılışta, 'Çakalların duası asla geçmeyecek. Kimin sözü hatırlamıyorum, ancak güzel söylenmiş, 'Köpekler istedi diye atlar ölmez.' Kardeş eliyle bir şey yapmaya çalışanların hevesleri kursaklarında kalacak.' dedi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan danışma kurulunda konuşan Bakan Zeybekci, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2000'li yılların başlarında yaşanan olayları kimsenin unutmaması gerektiğini belirten Bakan Zeybekci, şöyle konuştu: 'O yıllarda dünyada ortalık gayet sakindi. Her şey yerli yerindeydi. Dünya kalkınma rekorları kırıyordu. Biz ülkemize özel bir kriz yaşadık. Birbirine anayasa atanlar yüzünden bu ülkede gecede yüzde 7 bine varan faizler oldu. Yüzde 60 enflasyon gördük. IMF'nin kapılarında dilenci hale geldik. IMF şefleri ülkemize gelerek neler yaptılar. Bunlar artık geride kaldı.'' Her kim bu milletin ve yetimin hakkına el uzattı. Onun gereği sonuna kadar yapılmalı. Biz bunun arkasındayız sonuna kadar. Ancak, niyet o değil. İki yıldır yapılan çalışmalar var. Takipler var, dinlenme var. Bunları yaparken gereğini yapmayacaksın. Birbiriyle alakalı olmayan konuları bir araya getirip bir torbaya koyup buna çete diyeceksin. Bizim aslanlığımızdan şüphemiz yok da çakallar kendilerini aslan zannediyor. Çakal sen şöylesin böylesin diye diye kendini bir şey zannedermiş. Aslanın karşısında ise hemen susuyorlar. Bu ülkede yaşanılanlardan dolayı sakın tedirginliğe düşmeyin. Rüzgar yalçın dağlardan ne koparırsa bunlar da bizden bunu koparır. Ekonomimiz o kadar güçlü ki. Onlar ne yaparsa yapsın bu ülkede siyasi istikrar devam edecek. Çakalların duası asla geçmeyecek. Kimin sözü hatırlamıyorum, ancak güzel söylenmiş, 'Köpekler istedi diye atlar ölmez.' Kardeş eliyle bir şey yapmaya çalışanların hevesleri kursaklarında kalacak.
Kim bu Haşhaşiler?
Başbakan Erdoğan'ın parti grup toplantısında konuşmasında Cemaat yapılanmasını Haşhaşiler'e benzetti. Peki kim bu Haşhaşiler? Haşhaşinler veya Haşhaşin Tarikatı 1090 yılının Eylül ayında İsmaili din adamı Hasan Sabbah tarafından kurulmuş bir dini tarikat ve siyasi bir örgüttür. Tarikat 11.yy'da İsmaililik mezhebi esaslarına dayanan Fatımiler devleti içindeki dinsel bir hizipleşme sonucu ortaya çıkmıştır. Bu hizipleşme sonucu ortaya çıkan iki koldan biri olan Nizarilik kolunun temsilcisi olan Haşhaşin Tarikatı önce İran sonra da Suriye'ye yayılmıştır. Kuşatılması ve ele geçirilmesi güç kaleler temelinde örgütlenmiş olan Haşhaşin Tarikatı önemli kişilere yönelik suikastlere dayanan etkili bir askeri strateji geliştirerek Orta Çağ İslam dünyasında çok önemli ve farklı bir güç olarak ortaya çıkmıştır. Haşhaşin Tarikatı ideolojik açıdan dönemin Sünni siyasi ve dini çevrelerini düşman olarak görmüşlerdir. Özel olarak da Abbasi Halifeliği ve onun koruyucusu olan Büyük Selçuklu Devleti esas düşmanları olmuşlardır. Bununla birlikte Haşhaşinlerin Haçlıları ve Moğolları hedef alan bazı saldırıları da olmuştur. Tarihçe İslam'daki ilk kırılma peygamber Hz. Muhammed'in vefatından sonra gerçekleşmiştir. Hz. Muhammed'den sonra dini ve siyasi liderin kim olacağı hakkındaki tartışmalar ve gerilimler Şia ve Sünni mezheplerini ortaya çıkarmıştır. Sünnilik, Arap aristokrasisi temelli iktidarın, Şia ise Arap olmayan muhalif müslüman kesimin temsilcisi olmuştur. Böylece Şia'nın dini akideleri Arap olmayan milletlerin eski dinlerinden etkilenmiştir.Şia mezhebi 765 yılında altıncı imam Cafer es-Sadık'ın ölümü sonrası yeni imamın belirlenmesinde iki kola ayrılmıştır. Ilımlı gruplar Cafer'in küçük oğlu Musa Kazım'ı yedinci imam olarak tanımışlardır. Bu grup günümüzün On iki İmam Şiası'dır. Aşırılıkçı uç gruplar ise Cafer'in büyük oğlu İsmail'i yedinci imam olarak tanımışlardır. Bu grup ise İsmaililik olarak adlandırılır. İslam içindeki en uç ve farklı mezhep olan İsmaililik Neo-Platoncu felsefeden etkilenen, ezoterik bir mezheptir. Öğreti açısından İslam'daki en zengin, sistematik ve felsefi mezhep olarak görülür. İsmaililer ilk büyük başarılarını Fatımiler adlı Kuzey Afrika, Sicilya, Hicaz, Mısır'ı kontrol altında tutan bir imparatorluk kurarak kazanmışlardır. Burada Kahire adlı yeni bir şehir kuran İsmaililer El-Ezher Medresesi'ni kurup burayı dini öğretilerinin ve misyonerlik faaliyetlerinin merkezi haline getirmişlerdir. Fatımilerin sekizinci halifesi El-Mustansır'ın ölümünden sonra ortaya çıkan yeni halife tartışmaları neticesinde İsmaililer iki kola ayrılmış, Fatımileri yöneten askeri diktatörlük halifenin küçük oğlu el Mustali'yi, Doğu İsmailileri ve Fatımiler'deki dini hiyerarşi ise halifenin büyük oğlu Nizar'ı halife olarak tanımışlardır. Mustali kolu Fatımiler çöktükten sonra ortadan kalkmıştır. Nizariler ise İsmaililiğin esas kolu olarak Haşhaşinler aracılığıyla devam etmiştir. Haşhaşinlerin tarihi Alamut Kalesi'nin alınmasıyla başlar. Hasan Sabbah uzun süren misyonerlik ve insan kazanma faaliyetleri sırasında Selçuklularla mücadele etmek için rahat edebileceği ulaşılmaz bir yer aramış, Deylem'de yaptığı faaliyetler sırasında Alamut Kalesi'nde karar kılmıştır. Büyük ve yüksek bir kayalık tepe üzerine inşa edilmiş olan bu kaleye sadece dar bir patikadan ulaşılmaktaydı. Hasan Sabbah'ın buraya vardığı sırada kale onu Selçuklu sultanından almış olan Alevi Mehdi adındaki bir hükümdarın elindeydi. Önce bölgeye dailerini yollayan Hasan, bölge halkını ve Alamut'ta yaşayanları kendi tarafına çekmiştir. Hasan Sabbah bu olayları şöyle anlatmaktadır:' Ve sonra Kazvin'den Alamut'a bir dai gönderdim. Alamut insanlarından bazıları dainin telkinlerine uyup mezhep değiştirdiler ve Alevileri de buna teşvik ettiler. Dai yenilgiye uğramış gibi göründü, ancak bir yolunu bulup dönmelerin tümünü kale dışına çıkardı ve bütün kapıları kapatarak kalenin sultanın malı olduğunu ilan etti. Uzun münakaşalardan sonra onları yeniden içeri aldı ve insanlar da daha kötüsüyle karşılaşmamak için onun himayesi altına girdiler. ' Bundan sonra 4 Eylül 1090 günü gizlice kaleye alınmış, kalenin önceki sahibi elinden bir şey gelmediği için kaleyi terk etmiştir. İranlı tarihçilere göre Hasan Sabbah, Mehdi'ye üç bin altın dinar değerinde bir senet vermiştir. Böylece Hasan Sabbah ve Haşhaşinler örgütlerini resmen kurmuş ve faaliyetlerine başlamışlardır. Haşhaşiler Orta Çağ İslam dünyasında çok önemli rol oynamışlardır. Büyük Selçuklu Devleti'nin en parlak döneminde düşüşe geçmesine ve Sencer, Berkyaruk, Muhammed Tapar arasındaki taht kavgalarına önemli etkide bulunmuşlardır. Bu süreçte bazı Selçuklu sultanlarıyla müttefik olan Haşhaşiler çoğuyla da mücadele içinde olmuşlardır. Selçukluların dağılmasından sonra da etkisini sürdüren İran Haşhaşileri Moğolların İran'ı ve Bağdat'ı ele geçirmesine kadar ayakta kalmış, sonrasında ise son liderleri Rükneddin'in Hülagü'nün isteklerine uymasıyla tüm kaleler boşaltılmış (1256 Alamut, 1258 Lemeser, 1270 Girdkuh) ve Moğollar başta Alamut olmak üzere tüm kaleleri yakıp yıkmışlardır. Suriye Haşhaşileri Haçlı Seferleri sırasında siyasal olaylarda önemli bir rol oynamışlardır. Râşidüddin Sinan el-İsmâili döneminde siyasal ve öğretisel olarak en parlak dönemlerini yaşamışlardır. 1273 yılında ise kalelerini Baybars'a teslim etmişlerdir. Hasan Sabbah'ın kurduğu Haşhaşin Tarikatı sıkı bir hiyerarşi ve katı kurallara dayanmaktadır. Tarikat kendi örgütlenmesini da've (Farsça davet) olarak adlandırmıştır. Tarikatın temsicileri 'davetçiler' anlamındaki dai lerdir. Dailerin en alt kademesinde 'davete cevap veren' anlamına gelen müstecip ler, en üst kademede ise 'delil' manasına gelen hücce yani baş dai yer almaktadır. Cezire , dainin faaliyet gösterdiği bölgedir. İsmaililer de diğer mezhepler gibi dini liderlerine şeyh, pir, ata gibi ünvanlarla hitap eder. Tarikat mensuplarının birbirleri için kullandıkları terim ise 'yoldaş' anlamına gelen refik tir. Sıklıkla 'fedai' olarak bilinen suikastçiler ise tarikat tarafından esasiyun olarak adlandırılmıştır. Hasan Sabbah Kimdir?- Vikipedi Alamut - Vikipedi Kaynak: Vikipedi
Çocuk Maskeli Dilenci Maymunların Ürkütücü Fotoğrafları
Endonezya’nın başkenti Cakarta’da çocuk kıyafetleri giydirilip kafalarına da oyuncak bebek maskeleri takılıp sokaklara salınan maymunlar, insanlardan para dileniyorlar. Fotoğrafçı Perttu Saksa da bu durumu konu alan, ‘A Kind Of You’ isimli bir fotoğraf serisi yayınladı. Bu kesinlikle hayvanlar için üzücü bir durum fakat aynı zamanda maymunlar çok da korkunç görünüyorlar.
Vali Mutlu'dan 'Suriyeli Dilenci' Açıklaması
İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, kentte dilencilik yapan ve sokaklarda yaşayan Suriyeli sığınmacılar ile ilgili olarak, 'Çok kısa sürede ciddi ve yeni bir uygulama başlatacağız' dedi. İl Koordinasyon Kurulu 2014 Yılı 2'nci Dönem Toplantısı, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'nun başkanlığında yapıldı. İstanbul Valiliği'nin Vatan Caddesi'nde bulunan Ek Hizmet Binası'nda gerçekleştirilen toplantıya, İstanbul'daki bazı ilçelerin kaymakamları, kamu kurum ve kuruluşlarının birinci derecedeki yetkilileri ile ildeki kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, sanayi ve ticaret odaları, ilgili derneklerin temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında bir konuşma yapan Vali Mutlu, İstanbul'da devam etmekte olan 1.026 yatırım projesi olduğunu söyledi. 2014 yılı için çok ciddi bir ödenek olduğunun altını çizen Mutlu, '8 milyar 829 milyon hem genel bütçe hem de yerel yönetimler itibariyle önemli bir kaynak var. Bizim hedefimiz, bu kaynağın İstanbullulara yatırıma dönüştürülebilmesidir. Bunun süratle tamamlanabilmesi için bürokrasimizin iyi bir takip içinde olması gerekiyor. Halen ihalesi tamamlanmadığı için çalışmalara başlanmayan pek çok projemiz var. Hem başlanmamış olanların süratle başlatılması hem de mevcutların ödeneklerinin kullanılma oranlarının yükseltilerek elimizdeki ödeneklerin yatırıma dönüştürülebilmesi, kurum yöneticisi olarak bizlerin diğer pek çok önemli işlerimizin yanı sıra önemli işlerimizden biridir' diye konuştu. İstanbul'da 2014 yılında yapımı devam etmekte olan yatırımların görüşüldüğü toplantıda, ilgili kamu kurum ve kuruluşların yetkilileri çalışmalar hakkında bilgiler verdi. SURİYELİ SIĞINMACILAR Vali Hüseyin Avni Mutlu, toplantının sonunda sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine söz vererek, sorularını yanıtladı. Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Levent Küçük, İstanbul'da yaşayan Suriyeli sığınmacıların sorunlarına dikkat çekerek, Vali Mutlu'ya, 'İstanbul'da her geçen gün artan bir Suriyeli sığınmacı sorunu var. Çeşitli şehirlerde bir takım olumsuzluklar yaşanıyor. Dilencilik yapan, viyadük altlarında yaşayan Suriyeli sığınmacıların barınmaları için tedbir almak adına toplama kampları düşünülüyor mu?' şeklinde bir soru yöneltti. 'İSTANBUL'DA 67 BİN SURİYELİ MİSAFİRİMİZ VAR' Vali Mutlu, şu yanıtı verdi: 'Bugün ülkemizde statüleri itibariyle sığınmacı, geçici sığınmacı gibi sıfatları kullanmadığımız ve oldukça kalabalık bir Suriyeli misafirimiz var. Biz, bunların İstanbul'da nerede oturduklarını, nasıl geçindiklerini, eğitim durumlarını, bunun gibi pek çok farklı bilgiyi elimizdeki envanterlerimizde kayıt altına aldık. Şu anda İstanbul'da 67 bin Suriyeli misafirimiz var. Bu rakamın üzerine çıkma ihtimali yok. Son üç ay içerisinde adeta bu rakama sabitlendi.' 'ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE DAHA İYİ NETİCELER ALACAĞIMIZ BİR ÇALIŞMA BAŞLATACAĞIZ' İstanbul'da özellikle mali durumu daha iyi, mesleği olan ve kendi ayakları üzerinde durabilen Suriyelilerin daha fazla olduğunu söyleyen Mutlu, şöyle devam etti: 'İstanbul'da orta halli, eğitim seviyesi biraz daha yüksek bir kesim var. Ancak tamamı böyle değil. Özellikle hepimizi üzen ve meşgul eden ve sokakta dilenmek suretiyle geçimini temin etmeye çalışan, şehrin meydanlarında, yollarında, çok farklı mekanlarda karşımıza çıkan tablolar var. Dilencilik ile ilgili mevzuatımızda, zabıta ekipleri dilencilikle mücadele eder ve buna müsaade etmez. Fakat öyle bir tablo var ki, hem Sultanahmet'te olsun hem Taksim Meydanı'nda olsun bir takım uygulamalar var. Buna rağmen bunun çok da fazla önüne geçilemediğini hep birlikte görüyoruz. Biz sokakta kalanlar için geçtiğimiz kış itibariyle biri Tuzla, diğeri Pendik olmak üzere iki tane misafirhane oluşturduk. 700 civarında misafiri 5-6 ay kadar orada muhafaza ettik. Bunlardan 500'den fazlasını geçtiğimiz ay itibariyle kendi rızalarıyla Şanlıurfa'ya gönderdik. Geri kalanları da İstanbul'da ev tutmak itibariyle kaldı. 'Kendi rızası olmayanların kamplara gönderilmesi' konusunda bir mevzuat düzenlemesi üzerinde çalışılıyor. Önümüzdeki günlerde bu konuda çok daha iyi neticeler alabileceğimiz bir çalışmayı başlatmış olacağız.' 'BAZI SURİYELİLER, DİLENCİLİK YAPAN SURİYELİLERDEN RAHATSIZ' İstanbul'daki Suriyeli vatandaşların sorunları için kendileriyle çalışan Suriyeli temsilcilerin de bu durumdan rahatsızlık duyduklarını dile getirdiklerini aktaran Mutlu, 'Bu durumdan sadece İstanbullular değil, İstanbul'da kalan Suriyeliler de rahatsız oluyor. Suriyeli temsilciler bizlere gelerek, 'Bunlar bizim buradaki Suriyeli misafir olma imajımızı zedeliyorlar. Bu imaj bütün Suriyelileri olumsuz etkiliyor' diyorlar. Dolayısıyla bu konu ile ilgili değerlendirmeler yapılıyor. Çok kısa sürede ciddi ve yeni bir uygulama başlatacağız' diye konuştu. Enver ALAS / İstanbul DHA
Çocuk İstismarını Konu Alan Çarpıcı Bir Kısa Film: Zorundayım
Gökhan Oğuztimur'un istismar edilen çocuklar için çektiği Zorundayım adlı kısa filmde gönüllü çocuklar kamera karşısına geçti.Oyuncular; Dilenci çocuk , Böbreği alınan çocuk, Hırsız çocuk, Çöpçü çocuk, Gelin Çocuk, Molotofcu çocuk, Dayak yiyen çocuk , istismarın en önemli rollerini büyük bir titizlikle oynayarak izleyicilere gerçek hayatta çocukların başına gelen olayları anlattı. Aile bireyleri tarafından istismara maruz kalmış çocukların fiziksel ve ruhsal sağlık sorunları diğer çocuklara göre iki kat daha fazla olup bu sorunlar intihar düşüncelerini ve girişimlerini de kapsıyor.Çocukların yaşlarının küçük olmasından kaynaklı polis ve diğer yardım kuruluşlarından destek alamaması bu durumu daha da üstü kapalı hale getiriyor.Türkiye'de son bir yılda rapor edilen çocuk istismarı sayısı 216.875 in üstünde. Ayrıca, dünya suç sıralamasında ülkemiz 3. sırada. Toplum baskısı, aile tepkisi gibi kavramlar yüzünden kayıt dışı olan gerçek sayının ne olduğu ise hiç bilinmiyor. Çekimleri bir hafta süren Zorundayım kısa filmi, sponsor desteği olmadan, Yönetmenin ,ekibin ve oyuncuların ücret talep etmediği bir Sosyal Sorumluluk Projesi olmuştur.KÜNYEOYUNCULARDİLENCİ ÇOCUK Beril ÇolaklarBÖBREĞİ ALINAN ÇOCUK Berkay DenizHIRSIZ ÇOCUK Ece KaradenizÇÖPÇÜ ÇOCUK Simay KaradenizGELİN ÇOCUK Öykü KayaMOLOTOFCU ÇOCUK Berkant KaradenizŞİDDET GÖREN ÇOCUK Canay YenilmezSENERYOEsra OğuztimurGÖRÜNTÜ YÖNETMENİYaşar TuranlıMAKYAJYaşar TuranlıYARDIMCI ASİSTANNeslişah KaynardağMÜZİK / KURGUGökhan OğuztimurFOTOĞRAF / FİLMGökhan OğuztimurYÖNETMENGökhan Oğuztimur
Güçlü Beyin Kitabından Beyni İlgilendiren 10 Önemli Alıntı
Beyni etkili kullanma kılavuzu olan Ahmet YILDIZ’ın “Güçlü Beyin”  kitabını sizin için okuduk. İçerisindeki yüzlerce önemli bilgiden size fayda sağlayacak ve merak duygunuzu harekete geçirecek 10 bilgiyi derledik. Ayrıca kitapda cevabını bulacağınız 10 soruyu da buradan sorduk.
Çerkesler'in Ne Kadar Asil Bir Halk Olduğunu Gösteren, Daha Önce Duymadığınız 13 Bilgi
“Çerkes” dendiğinde ilk akla gelenlerin başında hırçın, süratli ve bir o kadar da estetik dansları, eşsiz lezzetlerden oluşan zengin mutfağı, zarif ve kendine has güzelliğe sahip asil kızları ve yüzlerinin keskin hatlarıyla kadim bir kayayı andıran erkekleri geliyor. Biraz da klişeleşen bu kavramların dışında, bu halkı özel kılan ve duyduğunuzda çok şaşıracağınız birçok sıra dışı özellik bulunuyor. Bu derlemede, Kafkas halklarının daha önce hiç duymadığınız özellikleriyle tanışacak ve çok şaşıracak, belki de hayran kalacaksınız!