Büyükşehirlerde Otopark Sorunu Tarihe Karışacak
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, başta büyükşehirler olmak üzere ülke genelinde yaşanan otopark sorununu kökten çözmeye hazırlanıyor.Türkiye'de ilk olacak 'otopark sertifikası' uygulamasından, belediyelerin 'otopark hesabı' oluşturmasına kadar getirilecek birçok düzenlemeyle, Türkiye'de park yeri sorununun yaşanmadığı yeni bir dönem başlayacak.Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce'nin 'otopark sorununu çözmek için devrimci nitelikte' olduğunu belirttiği düzenlemeye ilişkin ayrıntılar netleşiyor.Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünce yapılan çalışmayla, bugünün koşullarına göre yetersiz kaldığı ifade edilen İmar Kanunu'ndaki otopark maddesi revize edilecek, bu kapsamda yeni bir yönetmelik çıkarılacak.Otoparklara ilişkin mevcut tebliğde 'üç konut için bir otopark' şartı yer alırken, bu durum bugün 'Hemen her ailenin bir aracı bulunduğu, hatta ikinci ve üçüncü araçların da kullanıldığı' göz önüne alınarak değiştirilecek.Düzenlemeye göre, yeni yapılarda, otopark sorununun kendi parseli içinde çözülmesi gerekecek. Sorunun binanın parselinde çözülmesinin mümkün olmadığı durumlarda 'otopark sertifikası' uygulaması devreye girecek.Türkiye'de ilk olacak uygulamayla, bölgeden ya da belediyelerce işletilen yol boyu otoparklardan her daire için bir yer ayrılacak, bu bölüm tapuda tescillenerek daireyle birlikte alınıp satılacakUygulamayla, parselinde otopark yeri ayrılamayan daireler için, bölgeden ya da belediyelerce yol boyu otopark işletmeciliği çerçevesinde tescillenen yerlerden bir alan ayrılacak. Tapuda, bu alanın belirlenen bağımsız bölüme tescili kaydıyla sertifika düzenlenecek. Konut, sertifikayla bir bütün olarak alınıp satılacak.Kontrolsüz otopark işletmeciliğine sonBelediyelerin, otoparkla ilgili düzenleme yetkileri bulunmasına karşın işletmeciliğine yönelik kanundan gelen yetkileri bulunmuyor. Düzenlemeyle, artık otoparkların tasarımından yapımına ve işletmesine kadar bütün yetkiler belediyelere verilecek. Böylece bu konudaki boşluk giderilerek, kontrolsüz otopark işletmeciliği ortadan kaldırılacak.Kanunda, belediyelerin otopark hesabı oluşturmasına yönelik bir düzenleme de bulunacak. Otopark işletmeciliğinden elde edilen tüm gelirler bu hesapta toplanacak. Bu gelirin de sadece yeni otopark alanları oluşturulması, kamulaştırma yapılması ve otoparkların inşası ile işletmesinde kullanılması zorunlu tutulacak.Planlama aşamasında da ana arterlerin kesişme noktasına 500 metre mesafede, oradaki yoğunluk göz önünde bulundurularak otopark alanları oluşturulması gerekecek.'Yatak odası modeli uygulanabilir'Yetkililer, bu çalışma kapsamında, Japonya'dan Hong Kong'a, İngiltere'den İspanya ve Amerika'ya kadar birçok ülkedeki otopark uygulamaları ve yönetmeliklerin incelendiğini vurguladı.Hong Kong modelinde 'bir evdeki yatak odası sayısı kadar otopark' zorunluluğu bulunduğunu belirten yetkililer, hastane binalarında ise metrekare, yatak ve poliklinik sayısının devreye girdiğini bildirdi.Hangi tür yapı ve konutun ne kadar otopark ihtiyacı olduğunun, bu yönetmelik çalışmasında netlik kazanacağını ifade eden yetkililer, Hong Kong'taki 'yatak odası modelinin' de uygulanabileceğini kaydetti. Yetkililer, 'Ancak şu an kesin bir şey var, şimdiki gibi 3 haneye bir otopark olmayacak. Bir hanenin en az bir otoparkı olacak' ifadelerini kullandı.Esra Altınmakas, Duygu Can - AA
Biz Aç Değiliz, Yalnızca Üzgünüz: Duygusal Yemek Yeme Hastalığını Anlamanın 5 Yolu
Acaba bu yazıyı okuyan kaç kişi sevgilisiyle ayrıldıktan sonra dört tane acılı lahmacunu nefes almadan mideye indirdi? Ya da belki de işten çıkarıldığınızı öğrendiğinizde kendinize büyük boy bir pizza ısmarlamıştınız?Yemekler bize bir konfor alanı sunabilir; zorlu bir günün ardından ihtiyacımız olan o kocaman ve sıcak kucağı bize yemekler açabilir. Bu nedenle stres durumlarında bedeninize bir ödül veriyormuşsunuz hissiyatıyla yemeklere saldırmak gayet çekici görünebilir. İşte buna literatürde 'duygusal yeme' deniyor.Stres, üzüntü, yalnızlık, sosyal bunalımlar ve dahası, bizleri 'duygularımızı' yemeye sürükleyebiliyor. Ne yazık ki, duygusal yemek yeme duygusal problemlerimizi çözmüyor, ne kadar yersek yiyelim sorunlarımız orada öylece bekliyor. Fakat bunun ayrımını nasıl yapacağız? Gerçekten aç olduğumuz anlar ile duygusal açlık durumunu nasıl ayırt edeceğiz? İşte gerçek fiziksel açlık ile duygusal nedenlerden kaynaklanan açlığı birbirinden ayırt etmenin 5 yolu;
Sevgililer Günü Nasıl Ortaya Çıktı?
Her yıl 14 Şubat'ta kutlanan Sevgililer Günü, insanların bir başkasına duydukları sevgiyi kartlar, çiçekler, çikolata ya da sevgi mesajları yollayarak gösterme fırsatı buldukları bir gün.Ya da, gerçekten öyle mi? Bu özel günün kökeni hakkında çok fazla birşey bilmiyoruz. Tüm dünyada aşk ve romatizmin kutlandığı özel günlerden biri 14 Şubat ve kimilerine göre bu kutlamanın modern versiyonu, ticari kazançlarını düşünen piyasanın bir ürünü.Takvimlerdeki bu en ihtiraslı gün hakkında ne biliyoruz gerçekten?Başlangıç Hristiyanlıktan da önceSevgililer Günü çok eski bir gelenek. Köklerini Roma döneminde Luepercalia adı verilen ve üç gün süren bir festivalden aldığı düşünülüyor.Doğurganlık tanrısının şerefine gerçekleşen festival Şubat ayının ortasına denk geliyor, baharın resmi başlangıcını müjdeliyordu.Kutlamaların parçası olarak erkekler bir kutunun içine atılmış kağıtlardan kızların ismini çekiyordu. Festival boyunca bu eşleşmede biraraya gelen çiftgler sevgili oluyor, hatta belki de evleniyordu.Daha sonraki yüzyıllarda kilise pagan kutlamalarını bitirmek istedi ve şenlikleri Aziz Valentine adına kutlamalara dönüştürdü.Üç tane Aziz Valentineİlk resmi Aziz Valentine günü Papa Gelasius tarafından 496 yılında 14 Şubat'ta ilan edildi. İsmini o zamanın şehitlerinin birinden alıyordu. Ama bunun hangi şehit olduğu konusunda net bilgiler yok.En yaygın açıklama Aziz Valentine'in Roma'da bir rahip olduğu ve 3. yüzyılda öldürüldüğü yönünde.Ama bu tarihe denk düşen en az iki başka Aziz Valentine daha var.Biri Roma yakınlarında bugün Terni olarak anılan kentten bir papaz, diğeri ise Kuzey Afrikalı bir şehit.Aziz Valentinelar hakkkında bundan başka birşey bilinmiyor ve Roma'daki rahip bu üçü arasından en fazla kabul edilen oluyor.Kanlı Sevgililer GünüBu hikayenin geçmişi İmparator İkinci Claudius'a dayanıyor. Claudius evli erkeklerin kötü askerler olduğuna inandığı için evlenmeyi yasaklıyor.Valentine ise evlenmenin Tanrı'nın insan için planladığı şeylerden biri ve ayrıca dünyanın amacı olduğuna inandığı için gizli şekilde insanları evlendirmeye devam ediyor.Claudius bunu fark ettiğinde Valentine'ı hapse atıyor ve sonra ölüme mahkum ediyor.Hapiste Valentine gardiyanın kızına aşık oluyor ve 14 Şubat'ta idama götürülürken kıza 'Senin Valentine'ın' imzalı bir aşk mektubu gönderiyor. Günümüzde Sevgililer Günü'nde insanların birbirine kart göndermesinin kökeni işte burada.Popülerleşme ve ticarileşmeHer ne kadar erken dönem Hristiyanlar Sevgililer Günü'nü kutlamış olsa da, Sevgililer Günü'nün aşkla ve hediye vermekle bu denli sıkı ilişkide olması Orta Çağı ve sonrasını buluyor.İngiliz edebiyatının iki devi, Chaucer ve Shakespeare, bu günün Birleşik Krallık'ta ve sonra Avrupa'da ve Yeni Dünya'da bu denli popülerleşmesinden sorumlu.Sevilen kişilere kartpostal vermek Orta Çağ'da zaten yaygınlaşmıştı ama büyük bir ticaret haline gelmesi 19. yüzyılda oldu, endüstri devrimi kartpostalların fabrika üretimini mümkün kılınca.1916'da pek de bilinmeyen ABD Missouri'de Kansas merkezli Hallmark Kartları şirketi, seri üretime geçerek, kutlamaların şeklinin hemen hemen bugünkü halini almasına sebep oluyor.Bu şirket şu anda Sevgililer Günü için 132 milyon kartın satıldığı bir endüstrinin parçası.BBC Türkçe
14 Şubat 2015 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Reklam
Sadece Size Aşık Birinin Her Zaman Sıkılmadan Soracağı 17 Soru
Aslında günde kaç defa seni seviyorum dediğinizin bir önemi yok, gerçekten benimseyecek kadar aşık olunca işler biraz değişiyor çünkü. Gün içinde neler yediğinden tutun da hava soğukken kalın giyinmiş midir'e kadar varıyor işler. Bu yüzdendir belki çok aşık olunca anneleri biraz daha anlamak. Gün içinde bu soruları duyanlardansanız sizden şanslısı yok unutmayın!
Reklam
Uçak Korkunuzu Yenmek İçin Yapabileceğiniz 10 Şey
Artık biletinizi alırken hangi tip uçakla uçacağınızı, uçağın özelliklerini görmeniz oldukça kolay. Daha büyük olmaları nedeniyle uçak korkusu olan bir çok kişi Airbus A330, A340, A380 veya Boeing 747, 767, 777 gibi büyük, çift koridorlu uçaklarda daha rahat ediyor. Uçağınızı alırken bu uçaklara denk gelmeye dikkat edebilirsiniz
Çocuk Sahibi Olduktan Sonra Romantizmin Nasıl Olduğu Gösteren 31 Fotoğraf
Popüler inanışa göre romantizm, sahil kenarında yürümek, mum ışığında bir akşam yemeği, havaalanlarında güvenliği aşıp sevdiğinizi ona söylemek demek. Fakat romantizm, çocuk sahibi olduktan sonra, markete gidip çocuklar olmadan alışveriş yapmak olarak da sayılabiliyor. Sevgililer gününe özel çeşitli ailelerin nasıl çocuk sahibi olmalarına rağmen romantizm yaşadıklarına dair fotoğrafları sizin için listeledik.
Reklam
Reklam
Sadece Aşık Olanların Anlayacağı 20 Muhteşem An
etiket
Aşık olduğunuzda her şey değişir. Hayata bakış açımız bile, baştan sona... En beklemediğiniz yerlerde yaratılan ve aklınıza geldiğinde mutlu eden anılar... İşte aşık olanların ezbere bildiği 20 o muhteşem 'an';
Reklam
Milli Eğitim Bakanlığı: 'Sistem Değişikliği Söz Konusu Değil'
Milli Eğitim Bakanlığı, '4+4+4 İflas Etti Eğitim Sistemi Yine Değişiyor' başlıklı haberle ilgili olarak, sistem değişikliğinin söz konusu olmadığını bildirdi.ANKARAMilli Eğitim Bakanlığı, '4+4+4 İflas Etti Eğitim Sistemi Yine Değişiyor' başlıklı haberle ilgili olarak, sistem değişikliğinin söz konusu olmadığını, Bakanlığın bu konuda yürüttüğü herhangi bir çalışmanın da bulunmadığını bildirdi.Bakanlıktan yapılan açıklamada, bir gazetede yayımlanan '4+4+4 İflas Etti Eğitim Sistemi Yine Değişiyor' başlıklı haberde iddia edilen sistem değişikliğinin söz konusu olmadığı belirtildi.Açıklamada, İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6287 Sayılı Kanun gereğince eğitim sisteminin 2012-2013 eğitim-öğretim yılından itibaren, kamuoyunda '4+4+4' diye bilinen 12 yıllık zorunlu eğitim olarak düzenlendiği ve başarılı bir biçimde devam ettiği vurgulanarak, şunlar kaydedildi:'Haberde iddia edildiği gibi 5+3+4 biçiminde bir sistem değişikliği söz konusu değildir. Bakanlığımızın bu konuda yürüttüğü herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.'Muhabir: İlkay Güder - Zafer Fatih BeyazAA
Kaç Saat Uykuya İhtiyacınız Var?
Günlük sabit bir rutine sahip olmamak, alkol veya kahve, enerji içecekleri gibi uyarıcı etkiye sahip içecekler tüketmek, saatlerin alarmı ve gün ışığı, biyolojik saat olarak da bilinen günlük döngüyü etkileyebiliyor.ABD Ulusal Uyku Vakfı, uyku ihtiyacının belirlenmesinde bireysel hayat tarzlarının kilit öneme sahip olduğunu söylüyor ve yaş gruplarına göre genel tavsiyelerde bulunuyor.Yeni doğanlar (0-3 ay): İdeal olan, yeni doğan bir bebeğin her gün 14 ila 17 saat uyuması fakat 11 ila 13 saat arası da yeterli olabilir. Yeni doğanların 19 saatten fazla uyumamaları tavsiye ediliyorBebekler (4-11 ay): Tavsiye edilen süre 12-15 saat arası. En az 10 saat uyku da yeterli olabilir. Bebekler asla 18 saatten fazla uyumamalıYürümeye yeni başlayan çocuklar (1-2 yaş): Bu yaş grubunda olan çocukların 11-14 saat uyumaları tavsiye ediliyor fakat kabul edilen aralık 9-16 saatOkul öncesi dönem (3-5 yaş): Uzmanlar bu grup için 10-13 saat aralığını öneriyor. 8 saatten az, 14 saatten fazla uyku ise uygun görülmüyorOkul dönemi (6-13 yaş): Uyku Vakfı, 9 ila 11 saat arası uykuyu tavsiye ediyor. 7 saatten az veya 12 saatten fazla uyku ise sağlıklı görülmüyorErgenlik dönemi (14-17 yaş): Tavsiye edilen uyku süresi 8 ila 10 saat arası. Uyku Vakfı, 11 saatten fazla ve 7 saatten az olmaması gerektiği görüşündeGenç yetişkinler (18-25 yaş): BU yaş grubuna 7-9 saat uyku tavsiye ediliyor ve uyku süresinin 6 saatten az, 11 saatten fazla olmaması gerektiği belirtiliyorYetişkinler (24-64 yaş): Bu yaş grubuna genç yetişkinlerle aynı uyku süresi tavsiye ediliyorİleri yaş grubu (65 yaş ve üstü): Sağlıklı görülen uyku süresi günde 7-8 saat fakat bu sürenin 5 saatten az olmaması ve 9 saati de aşmaması tavsiye ediliyor.
Reklam