MS Hastası Adam 250 Milyon Yaşındaki Mağarayı, Hayalindeki Eve Dönüştürdü!
Modern hayatın baskısını hepimiz üzerimizde hissediyoruz. İş, güç, koşuşturmaca ve gündelik dertler arasında “yuvarlanıp gidiyoruz”. Bundan dolayı birçoğumuz bu modern yaşamından uzaklaşmak, alıp başımızı gitmek istiyoruz. Kimimiz Kutluhan gibi ucu bucağı belli olmayan seyahatlere çıkmak istiyor; kimimiz bir sahil kasabasına ya da bir dağ köyüne yerleşmek…Tabii bir de travmatik bir sağlık sorunu yaşarsanız böylesi bir eyleme girişmek ya da hayallerinizin peşinde koşma olasılığınız çok daha yüksek. Angelo Mastropietro da böyle biri, yakalandığı MS hastalığının ardından, 250 milyon yaşındaki bir mağarayı satın alıp hayalindeki evi inşa etmeye girişmiş...
19. Yüzyıldan 13 Muhteşem Baykuş ve Balık Kartalı İllüstrasyonu
Alan Lightman, bilim ve tinsellik üzerine yazılarında sıradan hayatımızda aşkın deneyimler bulmanın öneminden bahsediyor ve iki yavru balık kartalı ile karşılaştığı zaman nasıl etkilendiğini anlatıyor. Balık kartalı, baykuş, şahin, kartal ve doğan gibi yırtıcı kuşlar uzun zamandır fabl ve masalları süslüyor ve bilim adamlarını olduğu kadar hikaye anlatıcılarını da büyülüyor. Bu kuşların en etkileyici tasvirlerinden bazıları 1893'te yayımlanan Richard Lydekker'ın altı ciltlik The Royal Natural History''sinin 4. cildinde yer alıyor. Cildin 5. bölümü balık kartalı ve baykuşlara ayrılmış ve hem bilimsel hem de sanatsal açıdan önem taşıyan gravürlerle süslü. İşte bu muhteşem eserden 13 balık kartalı ve baykuş illüstrasyonu:
Reklam
Erkeklerin Elinden Pantolon Giyme Hakkını Giye Giye Almış Kadınlar
etiket
Tarihte ilk pantolonu ismini bilmediğimiz sinirli ve rahatına düşkün harika bir kadının giydiğinden eminiz. Modern anlamda pantolonun kadın hayatına girmesi ise çok eski değil maalesef.  Artık hemen herkesin dolabında en çok yer tutan adeta hayat kurtarıcı kıyafet olan pantolonun hayatımıza girmesinde emeği geçen tüm kadınlara bir daha sevgi ve saygılarımızla.
Reklam
Bir Erkekte Aradığınız Ne Varsa Hepsini Bulabileceğiniz Tek Kişi: Tom Hardy
etiket
Edward Thomas 'Tom' Hardy, ressam bir anne ve yazar bir babanın çocuğu olarak 1977 yılında Londra'da doğdu. Küçük yaşlarda tiyatro eğitimi aldı, bir yandan da modellik yaptı. 1998'de 'Find Me A Supermodel' adlı yarışmayı kazandı. 2001 yılındaki 'Kara Şahin Düştü' filmiyle sinemaya adım attı.1 yıl sonra 'Star Trek: Nemesis'teki 'Shinzon' rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Saturn Ödülleri'nde aday gösterildi.Sadece bu kadar mı? Tabii ki hayır, Tom Hardy tam bir örnek erkek. Bir kadının erkekte aradığı ne varsa sanki hepsine sahip, esprili, düşünceli, hayvansever, yakışıklı, bakımlı, vs. biri. İşte bakmalara doyamayacağınız bir Tom Hardy içeriği. Kızlar, oturduysak başlayalım.
Batman'da İki Çocuk Domuz Gribinden Öldü
Batman'da zatürre şüphesiyle iki gün önce hastaneye getirilen erkek çocuğu G.A. ile aynı yaştaki kız çocuğu M.F. bugün hayatını kaybetti. Yapılan tahlilde, çocukların domuz H1N1 virüsü taşıdıkları tespit edildi.
Reklam
Zengin Olmasa Apaçi Olacak Ünlüler Serisi - 3: Tolga Karel
etiket
Yaprak Dökümü dizisindeki hain damat rolünden hatırlıyoruz kendisini, ardından bir Survivor yapıp milletin hakkı olan domatesleri yemesiyle gündeme gelmişti. Sonra evlendi, boşandı, şimdilerde yine evleniyor, bir ara 'Koz' filminde elinde silahla gördük kendisini... Ama ne yaptığını, nasıl böyle para kazanıp zengin bir yaşam sürdüğünü hiç anlayamadık. Haliyle Tolga Karel, apaçi olmasına ramak kalmış ünlüler serimize üçüncü sıradan giriş yaptı. Belki de en çok hak edeni aslında...
Adeta Trollenmiş Gibi Duran Birbirinden Talihsiz 15 Kurumsal Logo
etiket
Firma logoları, müşterinin gözünde iyi bir intiba ve itibar oluşturacak biçimde dizayn edilir... mi?Koskoca kurumları kimsenin ciddiye almadığı bir Twitter trolüne çeviren, dünya tarihinin gördüğü en kötü kurumsal logolardan 15 tanesini 'Logo Nasıl Yapılmaz' dercesine Business Insider derlemiş.
Reklam
Avrupa'daki Tüm Şehirleri Unutup Erasmus'u Porto'da Yapmanız İçin 16 Neden
Erasmus yapmak istiyor ancak hangi ülkeye gideceğinize karar veremediyseniz; işte size erasmus gibi erasmus yapmanızı sağlayacak, sürprizlerle dolu Avrupa'nın en güzel şehirlerinden biri: Porto!İlk bakışınızda o güzel Douro Nehri ile, kocaman köprüleriyle, yemyeşil tepeleriyle, üzüm bağlarıyla dikkatinizi çeker. Dar sokakları ve nereye çıkacağını asla bilemediğiniz dik yokuşlarıyla, okyanusuyla, sahilleriyle ve o muhteşem Fado'su ile sizi derinden etkiler. Canınız sıkıldığında Riberia'ya gider nehiri veya Foz'a gider okyanusu seyredersiniz. Sıcacık okyanus iklimiyle içiniz ısınır, o muhteşem Porto şaraplarıyla kendinizden geçersiniz :)İşte geçirilen 5 aylık erasmustan geriye kalan, bu eski ama canlı şehirde erasmus yapmanız için 16 neden:
İnsanı Çocuk Olduğuna Şükrettirecek 25 Çocuk Odası Tasarımı
etiket
Biliyoruz, burada gördüklerinizi uygulamak için yeterli alanınız veya bütçeniz yok. Ama illaki bu kadar büyük, bu kadar görkemli, bu kadar zengin olmasına gerek yok. Bir fikir edinip, çok daha basit şekilde bunları uygulamanız mümkün. Gerisi sizin hayal gücünüze kalmış.
Reklam
Hiçbir Zaman Evlenemeyeceğini Düşünen İnsanların Anlayabileceği 15 Durum
etiket
Aslında öyle bir derdiniz olmasa da şöyle geleceğe baktığınızda bu düşünce aklınızın orta yerine yerleşir. Birdenbire sert bir zemine çarpmış gibi hissetmeniz olasıdır. Kendinize 'Ya zaten ben ezelden beri evlenmeyi düşünmüyorum.' deseniz de bir yaşa geldiğinizde bunun nedenlerini sorgulamaya başlarsınız ve hiçbir zaman evlenemeyeceğinizin kanaatine varırsınız.İşte; 'Hiçbir Zaman Evlenemeyeceğini Düşünen İnsanların Anlayabileceği 15 Durum'.
Toplumun Büyük Bir Bölümünü Esir Alan 'Oblomovluk Hastalığı' Hakkında Bilmeniz Gereken 20 Şey
etiket
Oblomov, Rus yazar Gonçarov’un Oblomov adlı romanının baş kahramanıdır, ünlü karakteridir. Oblomov; tembel, hiçbir şey üretmeyen, her şeyi boş veren, hazırcı, ukala, yerinden kıpırdanmaktan bile kaçan, bezgin, halsiz, kötümser bir karakterdir. Oblomov, fiziki tembellik yanında zihinsel tembellikte de ön plandadır, öndedir. Sürekli kararlar alıp; kararlarının hiç birini uygulamak için kılını bile kıpırdatmadan yaşar. Hayata ve her şeye karşı tam bir aymazlık ve kayıtsızlık vardır Oblomov’da. 'Oblomovluk nedir?' sorusunun yanıtını da bu noktadan yola çıkarak arayacağız.
Reklam