Sedat Peker Haberleri

Sedat Peker ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Sedat Peker ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Tutukluluk Süresi 5 Yıla İnerse Kimler Tahliye Olacak?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümetin hazırlamakta olduğu yeni demokratikleşme paketi çerçevesinde tutukluluk süresinin 5 yılla sınırlanmasına ilişkin yasa çalışması olduğunu açıkladı. Yasa ile, uzun süredir devam eden Ergenekon davası gibi davalarda halen tutuklu olan ve cezaları kesinleşmemiş sanıkların tahliyesinin önü açılacak. Yasa TBMM'den geçip, resmen yürürlüğe girdiğinde hemen salıverilecekler arasında gazeteci Tuncay Özkan, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Türk Ortodoks Patrikhanesi sözcüsü Sevgi Erenerol, Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, Doğu Perinçek, Emniyet eski özel hareket dairesi başkanı İbrahim Şahın gibi isimler de yer alıyor. DANIŞTAY DAVASI SANIĞI ARSLAN DA ÇIKACAK Ergenekon davasıyla birleştirilen Danıştay davası sanıkları da, yasanın çıkması halinde tahliye edilebilecekler. Danıştay sanığı Alparslan Arslan 22 Mayıs 2006'da tutuklanmıştı. Arslan ile birlikte halen bu davadan tutuklu olan diğer sanıklar ise, İsmail Sağır, Erhan Timuroğlu, Aykut Metin Şükre, Kenan Özay, Selçuk Özkan, Erkan Ayyıldız. CUMHURİYET'İ KURŞUNLAMA DAVASI SANIKLARI DA TAHLİYE OLABİLECEK Yine Ergenekon davasıyla birleştirilen Cumhuriyet gazetesine saldırı davası sanıkları Bedirhan Şinal ve Boğaç Kaan Murathan'a da tahliye yolu açılabilecek. HİLMİOĞLU'NUN 5 YILLIK TUTUKLULUĞU NİSAN'DA SONA ERECEK Sağlık durumundaki bozulma nedeniyle son dönemde ismi gündeme gelen İnönü Üniversitesi eski rektörü Fatih Hilmioğlu ise, yasadan hemen etkilenmeyecek isimler arasında. Yasa, TBMM'den geçtikten sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün onayı ile Resmi Gazete'de yayınlanacak ve Resmi Gazete'de yayınlandığı gün geçerlilik kazanacak. Hilmioğlu, 13 Nisan 2009'da tutuklanmıştı. 13 Nisan 2014'te hapishanede tutukluluk süresi 5 yılı tamamlayacak. Eğer yasa 13 Nisan'dan önce geçerse, Hilmioğlu da bu tarihte serbest kalacak. İlker Başbuğ'U ETKİLEMEYECEK Ergenekon davasıyla bağlantılı olarak, irtica eylem planından yargılanan Genelkurmay eski Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un durumu ise, yasa geçse bile değişmeyecek. Başbuğ, 6 Ocak 2012'de tutuklanmıştı. Dolayısıyla 5 yıllık tutukluluk süresi, eğer o zaman kadar cezası Yargıtay tarafından onanmaz, yeniden yargılama olmaz ya da Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru çerçevesinde farklı bir karar almazsa, 6 Ocak 2017'de doluyor. BALYOZ SANIKLARI DA ETKİLENMEYECEK Yasa, tutukluluk süresini 5 yılla sınırlandırdığından, Balyoz davası sanıkları bundan etkilenmeyecek. Yargılananlar arasında MHP Milletvekili Engin Alan, Bilgin Balanlı, Gürbüz Kaya, Can Erenoğlu gibi isimlerin de olduğu Balyoz davasında, hüküm kararları Yargıtay tarafından da onandığından, bu isimler 'tutuklu' değil, 'hükümlü' sıfatı taşıyorlar. Dolayısıyla, eğer yeniden yargılama ya da Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru çerçevesinde farklı bir kararı olmazsa, haklarındaki hüküm kadar hapis yatmaları gerekiyor. İŞTE ÇIKACAK ERGENEKON SANIKLARI Ergenekon davasında en uzun süreli tutuklu bulunan isimler, Ümraniye'deki gecekonduda bulunan el bombalarının sahibi olarak adı geçen ve 12 Haziran 2007'de tutuklanan emekli Astsubay Oktay Yıldırım ile, aynı tarihte tutuklanan gecekondunun sahibi Mehmet Demirtaş. Bu isimleri, 15 Haziran 2007'de tutuklanan emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ile 18 Temmuz 2007'de tutuklanan İsmail Yıldız izliyor. YAZAR ERGÜN POYRAZ DA ÇIKACAK Yine Ergenekon tutukluları arasında yer alan ve 27 Temmuz 2007'de tutuklanan yazar Ergün Poyraz da, tutukluluk süresini 5 yılla sınırlayan yasanın çıkması halinde, bu yasadan yararlanarak tahliye olacak isimler arasında yer alıyor. Aynı davadan emekli binbaşı Fikret Emek 25 Haziran 2007'de, emekli yüzbaşı Mehmet Zekeriya Öztürk de 20 Haziran 2007'de tutuklanmışlardı. ODA TV TUTUKLU SANIKLARI Oda TV davasında tutuklu sanık yok.Yalçın Küçük, Ergenekon hükümlüsü olduğu için, Hanefi Avcı da Devrimci Karargah davasından tutuklu bulunuyor. 2008'DE TUTUKLANANLARIN TÜMÜ ÇIKACAK 2008 yılında tutuklananlar da, yasanın çıkması halinde tahliye edilecekler. 2008'de tutuklanan isimler ve tutuklandıkları tarihler şöyle; Veli Küçük- Emekli Tuğgeneral- 22 Ocak 2008 Sevgi Erenerol- Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın sözcüsü- 22 Ocak 2008 Sedat Peker- 19 Mart 2008* Semih Tufan Günaltay - Akın Birdal suikastinin azmettiricisi - 20 Mart 2008 Doğu Perinçek- İşçi Partisi Genel Başkanı- 21 Mart 2008 Hikmet Çiçek- İşçi Partisi Basın bürosu başkanı 25 Mart 2008 Kemal Kerinçsiz- Büyük Hukukçular Birliği Başkanı, avukat- 22 Ocak 2008 Fikri Karadağ- Emekli Kurmay albay, Kuvayı Milliye Derneği Başkanı- 22 Ocak 2008 Emekli Orgeneral Hurşit Tolon - 1 Temmuz 2008 Levent Ersöz- Emekli Tuğgeneral- 1 Temmuz 2008 Hasan Atilla Uğur- Emekli Albay- 1 Temmuz 2008 Tuncay Özkan- 23 Eylül 2008 Durmuş Ali Özoğlu- Toplumsal Dönüşüm Yayınevi editörü- 1 Temmuz 2008* Kemal Aydın- 1 Temmuz 2008 Tutukluluğu 5 yılla sınırlayan yasa, 2009 yılının Ocak ayında tutuklananların da tahliyesinin önünü açacak. Bu isimler şöyle; Mustafa Dönmez- emekli yarbay- 7 Ocak 2009 Mustafa Levent Göktaş- Emekli Albay- 7 Ocak 2009 Hasan Ataman Yıldırım- 7 Ocak 2009 İbrahim Şahin- Emniyet Özel Harekat dairesi eski başkanı - 7 Ocak 2009 KCK DAVASINDA EN ESKİ TUTUKLULAR NİSAN 2009'DAN Tutukluluk süresini 5 yılla sınırlayan yasanın hemen çıkması halinde, bundan ilk etapta yararlanacaklar arasında KCK sanıkları bulunmuyor. Çünkü KCK’ya yönelik ilk operasyon 14 Nisan 2009’da gerçekleştirilmişti. 14 Nisan’da Diyarbakır merkezli başlatılan ve 12 ilde eşzamanlı düzenlenen bu ilk operasyonda 53 kişi gözaltına alınmıştı. Zeynep Gürcanlı | HürriyetAskeri casusluk davası Yargıtay'da onandı. Tutuklusu yok. Mahkeme kararını açıkladığı gün tutuklular tahliye edildi.
Perinçek’e Tahliye Veli Küçük’e Ret!
Mahkemeler 19 Ergenekon sanığının tahliyesine karar verdi. Tahliyesine karar verilen son isimlerden biri Doğu Perinçek. Veli Küçük dahil 7 sanığın tahliye talebi ise reddedildi. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Anayasa Mahkemesi'nin 'hak ihlâli' kararı üzerine 7 Mart Cuma akşamı Silivri Cezaevi'nden çıkarken, Ergenekon davasının diğer sanıkları için de tahliyeler gündemdeydi. Özel Yetkili Mahkemeleri kaldıran ve tutukluluk süresini 7,5 yıldan 5 yıla indiren yasanın cuma günü yürürlüğe girmesiyle, 5 yılı aşkın süredir cezaevide bulunan tutukluların tahliyesine kesin gözüyle bakılıyordu. Zira cuma günü birkçok davada benzer tahliye kararları çıkmıştı. Ancak, 13. Ağır Ceza Mahkemesi bugün sürpriz bir karar verdi. Veli Küçük, Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Sedat Peker, Mustafa Levent Göktaş'ın da aralarında olduğu Ergenekon davası sanığı 33 kişinin tahliye taleplerini reddetti. Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, Özel Yetkili Mahkemeleri kaldıran yasanın anayasaya aykırı olduğunu, bu konudaki kararın HSYK tarafından verilmesi gerektiğini söyledi. Özese, bu konuda Anayasa Mahkemesi'ne başvurduklarını açıkladı. Diğer mahkemelerden tahliye kararları Bu karardan kısa bir süre sonra, 13. Ağır Ceza'nın 'tahliye talebi reddedildi' diye açıkladığı isimlerden Tuncay Özkan, Levent Göktaş ve Sedat Peker için tahliye kararı açıklandı. Bu kararı 21. Ağır Ceza Mahkemesi verdi. Mahkeme Tuncay Özkan ve Levent Göktaş'a yurtdışı yasağı koyarken, Sedat Peker'e aldığı ceza miktarını dikkate alarak yasak koymadı. Ardından tahliye taleplerini inceleyen çeşitli mahkemelerden peş peşe tahliye kararları çıktı. Eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur, Emekli Org. Hasan Iğsız, Alaaddin Sevim, Danıştay saldırısı sanığı Alpaslan Aslan, Albay Dursun Çiçek, Eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin, Kemal Kerinçsiz, Yalçın Küçük, Teğmen Mehmet Ali Çelebi. gazeteci Merdan Yanardağ, Mehmet Demirtaş, Hikmet Çiçek ve Hasan Atilla Uğur için tahliye kararı verildi. Aralarında Veli Küçük'ün de bulunduğu 7 sanığın tahliye talepleri ise reddedildi. Aslan ve Çiçek cezaevinden çıkamayacak Dursun Çiçek, Balyoz davasından hüküm giydiği için, Alpaslan Aslan da 3 davadan kesinleşmiş toplam 4 yıl 2 ay cezası olduğu için cezaevinden çıkamayacak. Aslan'ın avukatı, bu cezanın yattığı süreden düşülmesini isteyeceğini açıkladı. İlk Tuncay Özkan tahliye oldu Silivri Cezaevinden ilk çıkan isim 1994 gün sonra tahliye olan Ergenekon sanığı Tuncay Özkan oldu. Özkan çıkışta yaptığı açıklamada, '6 yıl sonra zulmün bittiği, özgürlüğe kavuşytuğumuz bir gün olmasını çok isterdim. 6 yıl boyunca çektiğimiz sıkıntıların, gündem olmasını isterdim. Biz kin, husumet, öç alma duygusu içinde asla değiliz' dedi. Tuncay Özkan 1996'dan 2007'ye kadar 5 kez suikast girişimine uğradığını, 2007'de de öldürülmediği için hapse atıldığını söyledi. 'Bugün çıkarken dahi, aldıkları tavır ibretliktir, şeytanla yatağa girdiler, çarpılarak çıktılar' diye konuştu. Bozdağ: HSYK'yı göreve çağırıyorum Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ergenekon mahkemesinin kararına ilişkin açıklamada, 'İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, kaldırılmış bir mahkemedir. Ortada olmayan bir mahkeme var. Burada görevli hakim ve savcıların görevleri sona ermiştir. Bunlar sadece ellerinde bulunan dosyaları devredebilirler. Bu işlemleri yapabilirler. Karar verme yetkileri yoktur. HSYK'yı göreve çağırıyorum' dedi. Mahkemenin ısrarı 13- Ağır Ceza Mahkemesi, davaya bakan mahkeme. Tahliye talepleri için yetkinin kendisinde olduğunu söylüyor. Sanık avukatları ise, 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin artık yok hükmünde olduğunu, tahliye taleplerinin nöbetçi mahkemelerce karara bağlanması gerektiğini savunuyor. Sanık avukatlarından Celal Ülgen, ilginç bir iddiada bulundu. Ülgen, hafta sonu 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin infaz koruma memurları aracılığıyla Ergenekon sanıkları tek tek tahliye dilekçesi topladığını iddia etti. Ve bu dilekçeler ışığında tahliye taleplerini reddettiği söyledi. Ülgen 'Biz avukatlar olarak mahkemeye böyle bir başvuruda bulunmadık. Bu mahkeme kanunla kaldırıldı. Mahkeme kanuna direniyor. Beni HSYK kurdu o kaldırsın nasıl der? Artık tarihe gömüldüler. Bunlar sadece direnmedir. Bu bir darbedir. Darbeyi yargılayanlar darbe yapmaya çalışıyor. Bazı nöbetçil mahkemeler de tahlliye taleplerine direnebilir.' dedi. Ülgen, tahliyelerle ilgili bir sorun yaşanmayacağını savundu. 'Sorun çıkması için legal bir kurum olmalıdır karşı tarafta. Legal bir kurum yok. Onun için verilen kararın kıymet-i harbiyesi yok' diye konuştu. Al Jazeera'nin görüşünü aldığı bir savcı ise, özel yetkili mahkemelere ellerindeki dosyaları teslim etmeleri için 15 gün süre tanındığını, bu süre içinde yetkinin de kendilerinde olduğunu söyledi. 13. Ağır Ceza'nın 'hayır' dediği isimler Mustafa Levent Göktaş, Mehmet Fikri Karadağ, Özkan Kurt, Ulaş Özel, İsmail Sağır, Mehmet Demirtaş, Hasan Ataman Yıldırım, Levent Ersöz, Muzaffer Tekin, Sedat Peker, Boğaç Kaan Murathan, Semih Tufan Gülaltay, Veli Küçük, Fikret Emek, Kemal Kerinçsiz, Serdar Öztürk, Yalçın Küçük, Aykut Metin Şükre, Ergün Poyraz, İbrahim Şahin, Kemal Aydın, Doğu Perinçek, Mehmet Bedri Gültekin, Turhan Özlü, Erkan Önsel, Hikmet Çiçek, Mehmet Deniz Yıldırım, Hasan Atilla Uğur, Tuncay Özkan, Durmuş Ali Özoğlu, Memet Zekeriya Öztürk, İsmail Yıldız, Oktay Yıldırım. Hukukçuların görüşü: Mete Göktürk - Eski Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Savcısı: 'Özel yetkili mahkemeler kalkınca bu davalar ağır ceza mahkemelerine devredildi. İki mahkemenin aynı suçlara farklı kararlar verebildiğini görüyoruz. Tam bir hukuk karmaşası hakim. Bu kararlara itiraz etmek hâlâ mümkün. Tahliye kararı verilenler çıkacaktır, asıl mağdur olanlar tahliye kararı verilmeyenler.' Yusuf Utku Tekayak - Ergenekon davasından 10 yıl hapis cezası alan Sedat Peker’in avukatı: 'Özel yetkili mahkemeler kalkınca, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yetkisi kalmadı. Artık incelemeleri yapacak olan diğer mahkemeler. 13. Ağır Ceza hâlâ görevli olduğunu söyleyip tahliyeleri reddediyor; ama bunun çözümü başka bir mahkemeyle alakalı değil. Kararı Yargıtay verir. 13. Ağır Ceza’nın tahliyesini reddettiği kişiler de itiraz hakkını kullanmalı. Tutukluluk süresinin 5 yıla inmesiyle zaten 13. Ağır Ceza kendiliğinden tahliye kararı vermeliydi. Burada bir hukuksuzluk var. Anayasa’yı ihlâl ediyor.' Süreç Başbuğ'un tahliyesi ile başlamıştı Mahkemelere, yeni yasanın yanı sıra, İlker Başbuğ'un tahliye gerekçesine atıfta bulunarak yapılan başvurular da vardı. Anayasa Mahkemesi, davada 5 Ağustos'ta açıklanan kararın gerekçesinin hâlâ yazılmadığına, bu nedenle temyiz yolunun kullanılamadığına dikkat çekmişti. Sanık avukatları dilekçelerinde, 'Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlâl edildiği' yönündeki yüksek mahkeme kararının tüm sanıkları ilgilendirdiğini, Başbuğ için verilen tahliye gerekçelerinin kendileri için de geçerli olduğunu belirtti. Cuma gününden itibaren İstanbul Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi'ne bu iki gerekçeyle tahliye talebinde bulunanların sayısı 30'u geçti. Bu isimler arasında Yalçın Küçük, Sedat Peker ve Teğmen Mehmet Ali Çelebi de var. 5 yılı aşkın süredir cezaevinde olan ve müebbet hapis cezası alan gazeteci Tuncay Özkan, yine müebbet alan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, emekli Albay Hasan Atilla Uğur, Muzaffer Tekin, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, Hikmet Çiçek, Mehmet Demirtaş ve Oktay Yıldırım da daha önce tahliye talebinde bulunmuştu. Tutukluluk süresini 5 yıla indiren yasanın yürürlüğe girmesinin ardından, ilk tahliye olan isim, Hrant Dink cinayeti davası sanığı Erhan Tuncel'di. 8 Mart Cumartesi günü de, Zirve Yayınevi cinayetleriyle ilgili davanın beş sanığı tahliye edilmişti. aljazeera.com.tr
Saldırganın İlginç Profili
Meclis'te CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na saldıran Orhan Övet'in facebook profili hayli dikkat çekici. Ahmet Kaya ve Deniz Gezmiş de paylaşmış, Sedat Peker ve Çatlı da... CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Meclis'te yumruklu saldırıda bulunan Orhan Övet herkesi şoke etti. Saldırgan Orhan Övet, polis tarafından gözaltına alındı. Erzurum doğumlu olan ve Ankara'nın Altındağ İlçesi'nde oturduğu ve 1986 doğumlu olduğu belirtilen Orhan Övet, ilk olarak Kavaklıdere Polis Karakolu'na ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. DENİZ GEZMİŞ VE AHMET KAYA DA VAR, ÇATLI VE EL KAİDE DE... 'Vatan haini' diye bağırıp saldıran şahsın ifadesinde de 'Gıcık oluyorum, politikalarını beğenmiyorum' dediği öğrenildi. Övet'in facebook'taki paylaşımları ise oldukça dikkat çekici. El Kaide militanlarının fotoğraflarını paylaşan Övet'in Deniz Gezmiş ve Ahmet Kaya ile ilgili de çok sayıda paylaşımda bulunduğu görülüyor. Ana sayfasında çok sayıda Muhsin Yazıcıoğlu fotoğrafı var. Erdoğan fotoğrafı da paylaşmış. Övet'in facebook sayfasında Sedat Peker ve Abdullah Çatlı fotoğrafları ve sözleri de yer alıyor. DÜN DENİZ GEZMİŞ FOTOĞRAFLARI PAYLAŞMIŞ Övet'in dün Deniz Gezmiş ve sözleriyle ilgili yaklaşık 10 paylaşımda bulunduğu görüldü.Milliyet
Sedat Peker'in 'Reis' Talebine Ret
Ergenekon davası kapsamında uzun tutukluk süresi nedeniyle tahliye olan Sedat Peker’in ‘Reis’ adını resmen alabilmek için açtığı iki ayrı dava da mahkeme tarafından reddedildi. Habertürk'ün haberine göre dedelerinin Reisoğulları olarak tanındığını ve isminin ‘Reis’ olarak bilindiğini belirten Peker’in açtığı davada mahkeme, “Reis’in başkan manasında kullanılması ve toplumsal hayatta kişilerin hitabında kullanılması göz önüne alındığından tanık olarak dinlenen ağabeylerinin dışında herhangi bir delil sunulamadığını” belirterek davayı reddettiğini açıkladı. Peker’in ikinci davası ise aynı davanın ret kararıyla hükme bağlandığı gerekçesiyle usulden reddedildi.Bir internet sitesinin araştırmasına göre ülkemizde 29 bin 448 kişinin adı Reis ve ismin yaygınlık oranı binde 3. Reis Türkiye’de en çok kullanılan 2321’inci isim. 29.448 Reis ismi var. Sedat Peker bugüne kadar çevresindekiler tarafından hep ‘Reis’ olarak anıldı.Milliyet
Günümüz Liselilerinin Hayatında Rastlamadığı 49 Şey
2000 yılında doğanlar önümüzdeki sene liseye başlıyorlar. Artık değil 80'lerde, 90'ların sonunda olan şeyleri bile bilmeyen bir nesil geliyor. 'Bunları bilen liseli olamaz' şiarından hareketle bir liste derledik. 'A şu yok', 'a bu da yok', vs. diyeceğinizi biliyoruz ama maalesef 1000 maddelik bir liste yapsak bile eksikler olacağının da farkındayız. O nedenle bu gözle bakın bakalım ne kadar liseli değilsiniz.
Bahçeli, Ünal Osmanağaoğlu'nun Cenazesine Katıldı
Kemal Türkler cinayeti ve Bahçelievler katliamı faili Ünal Osmanağaoğlu bugün toprağa verildi. Cenazeye MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katıldı. Kemal Türkler suikastı davasında idamla yargılanan ve 7 TİP'linin öldürüldüğü Ankara Bahçelievler katliamından dolayı 7 kez idam cezasına çarptırılan Ünal Osmanağaoğlu'nun cenazesine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katıldı. Osmanağaoğlu için Fatih Camii'nde öğle namazının ardından cenaze töreni düzenlendi. Cenazeye Bahçeli'nin yanı sıra MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan ile TBMM Başkan Vekili Meral Akşener de katıldı. MHP İstanbul İl Yönetiminin tam kadro hazır bulunduğu cenazede Osmanağaoğlu'nun tabutuna Türk Bayrağı örtüldü. Cenazede taziyeleri Ünal Osmanağaoğlu'nun kardeşi Tamer Osmanoğlu ile oğlu Tarkan Osmanağaoğlu kabul etti. Ünal Osmanağaoğlu'nun eşi Barbara Osmanağaoğlu ile kızları Dilara, Umay ve Selcan Osmanağaoğlu da kadınlara ayrılan bölümde taziyeleri kabul etti. CELAL ADAN'DAN AÇIKLAMA Ünal Osmanağaoğlu'nun hakkındaki tüm suçlamalardan beraat ettiğini söyleyen MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, ' O büyük bir Türk Milliyetçisiydi' dedi. KIRCI VE PEKER'DEN ÇELENK Cenazeye gönderilen bazı çelenkler de dikkat çekti. Haluk Kırcı'nın çelengi MHP yöneticilerinin çelenklerinin yanında yer bulurken, Sedat Peker'in gönderdiği çelenk caminin uzak bir bölümünde yer aldı. BAHÇELİ DUA ETTİ Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı ve helallik alınmasından sonra Ünal Osmanağaoğlu'nun Türk Bayrağına sarılı tabutu tekbirler eşliğinde omuzlara alındı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tabutun hemen arkasından yürüdü. Tabut cenaze aracına konulurken de Bahçeli dua etti. GAZETECİLERE TEPKİ Gazetecilerin cami dışında Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı adaylığını açıklamasıyla ilgili Bahçeli'nin görüşünü almak istemesi üzerine arbede yaşandı. Kalabalık içinden bazı kişiler soru sormak isteyen gazetecilere tepki gösterdi. Tartışma araya giren partililer tarafından önlendi. Bahçeli makam aracına binerek Ankara'ya hareket etti. ÜNAL OSMANAĞAOĞLU KİMDİR? Ünal Osmanağaoğlu, Ankara Bahçelievler'de 7 TİP'linin öldürülmesi olayına ilişkin davada 7 kez idam cezasına çarptırılmıştı. 19 yıl boyunca firari olan Osmanağaoğlu, 1999'da yakalanıp cezaevine konulmuştu. Cezası ise idamın kaldırılmasından sonra ömür boyu hapse çevrilmişti. Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Kemal Türkler'in öldürülmesine ilişkin davada da yargılanan Osmanağaoğlu, davanın zaman aşımı nedeniyle düşmesi üzerine, 3. yargı paketinden de yararlanıp, 2 yıl önce Bandırma M Tipi Cezaevi'nden tahliye edilmişti. DHA - Özgür Altuncu - Ünsal Çakın
Sedat Peker'den İlginç Davutoğlu İddiası!
Yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden Sedat Peker, kişisel internet sitesinden açıklamada bulundu.MHP yönetimine eleştiriler getiren Sedat Peker, açıklamasında Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eski ülkücü olduğunu ve okul başkanlığı yaptığını ifade etti.Sedat Peker, MHP yönetimine ilişkin açıklamalarının ardından kendisine eleştiride bulunanlara yanıt verdiği yeni açıklamasında önemli bilgilere yer verdi. Peker, “Başbakan Davutoğlu eski ülkücü ve okul başkanı” dedi.Sedat Peker, açıklamasında şunları söyledi“Sayın Davutoğlu’nun AK Parti’nin başına getirilme sebebi olarak Milliyetçi Hareket Partisi’nin oylarına yönelik bir yol izleyeceklerinin en bariz göstergesi olduğunu söylediğimde ve Sayın Davutoğlu’nun eski ülkücü olduğunu, okul başkanlığı yaptığını yazdığımda bazı detaylı açıklamalar yaptıktan sonra da bu çalışmanın MHP tabanında karşılık bulabileceğini söylediğimde MHP üst yönetimi ve onların yakını olan gazeteciler beni AK Parti’ye el altından çalışmakla suçladılar. Ancak son günlerde kendilerine yakın gazetecilerde köşe yazıların da bu konuya değinip MHP üstü yönetimini dikkatli olmaları konusunda uyarıyorlar.”İnternethaber
"DHKP-C, Okmeydanı ve Gülsuyu'na Yerleşmiş, Acaba Bu İnsanlara Fazla Mı Demokratik Davranıyoruz?"
'Muhalefet partileri sadece hükümeti zorda bırakmak için çıkarılan güvenlik yasalarına karşı durarak, teröristlerin şımarmasını sağlıyorlar'Sedat Peker , Sultanahmet'te bir polisin hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili olarak, 'Saldırıyı üstlenen DHKP-C örgütünün, Suriye tarafından yönlendirildiğini sokaktaki çocuklar dahi bilmekteyken, uluslararası dengeler yüzünden oraya müdahale edemiyoruz' dedi.Peker, 'Ancak Dhkp-c örgütünün Okmeydanı, Gülsuyu ve de Gazi mahallesinin bir bölümünde yerleşik düzende olduğunu televizyon seyreden, gazete okuyan bütün herkes zaten bilmektedir. Belki de sorulması gereken doğru soru bu insanlara biraz fazla demokratik davranılarak acaba şımarmaları mı sağlanmaktadır?' diye sordu.Sedat Peker, Okmeydanı'nda Berkin Elvan 'ın cenazesinin ardından öldürülen Burak Can Karamanoğlu 'na 'sahip çıkmadığı' iddiasıyla MHP yönetimine ağır eleştirilerde bulundu. Peker 'MHP her zamanki gibi ne ölüye, ne diriye sahip çıktı. MHP yönetimi hatalarını yüzlerine vurduğum için yine beni AKP çalışmakla suçlayacak ancak bu kadar basit stratejik hataları neden yaptıklarıyla ilgili kendileriyle yüzleşmeye yine gitmeyecekler' dedi.Peker Twitter'da diğer muhalefet partilerini de eleştirdi. Peker 'Muhalefet partileri sadece hükümeti zorda bırakmak için çıkarılan güvenlik yasalarına karşı durarak, teröristlerin şımarmasını sağlıyorlar. Bir taraftan polisin eli kolu bağlı deyip oy devşirmeye çalışırken, diğer taraftan bu tip örgütlere karşı çıkarılan maddeleri, Anayasa Mahkemesi'ne götürerek kendilerince kurnazlık yapıyorlar' dedi.Sedat Peker'in bugün sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:Kıymetli Dostlarım, ülkemizde birçok şey normale dönmeye başlamışken, son günlerde sokakların karışması, cinayetlerin olması, polislerin DHKP-C örgütü tarafından şehit edilmesi sadece peş peşe tesadüfen gelişen olaylar diye bizler tarafından algılanırsa bence büyük bir yanılgıya düşmüş oluruz.Saldırıyı üstlenen Dhkp-c örgütünün, Suriye tarafından yönlendirildiğini sokaktaki çocuklar dahi bilmekteyken, uluslararası dengeler yüzünden oraya müdahale edemiyoruz. Ancak Dhkp-c örgütünün Okmeydanı, Gülsuyu ve de Gazi mahallesinin bir bölümünde yerleşik düzende olduğunu televizyon seyreden, gazete okuyan bütün herkes zaten bilmektedir. Belki de sorulması gereken doğru soru bu insanlara biraz fazla demokratik davranılarak acaba şımarmaları mı sağlanmaktadır? Berkin Elvan isimli genç bir arkadaş, kafasına gaz kapsülü çarptığı için vefat etti. Aradan bunca zaman geçmesine rağmen halen daha bütün medya kuruluşlarında ismi anılarak, bazıları tarafından sembol hale getirildi. Genç ölümler her zaman gönüllerde acı bırakır.Bu kardeşimize de Yüce Allah rahmet eylesin.Oysa ki Burak Can Karamanoğlu isimli genç kardeşimiz, 19 yaşındayken Okmeydanı'nda yine bu örgüt üyelerince şehit edilmiştir. Bu olay ilk birkaç gün basında yer bulmuş ancak daha sonra unutulmuştur. Okmeydanı'nda yaşayan şehit kardeşimizin cenazesine çelenk gönderdim. Daha sonra da ailesine haber göndererek taziye ziyareti yapmak istediğimi söyledim. Saygıdeğer babasıyla telefonla konuştum. Kendileri de çok mutlu olacaklarını söylediler. Hazırlığımızı yapıp ziyarete gideceğimiz zaman birkaç devlet görevlisi tarafından şahsıma haber gönderildi. Onların istediği ortalığı karıştırmak, lütfen bu oyuna alet olmayın dendi. Devletimizin isteği bizim için her şeyden önemli olduğundan bu ziyareti iptal ettim. Ziyarete kardeşlerimi gönderdim. Burak Can kardeşimizin Facebook sayfasında Milliyetçi dünya görüşünün sembollerinin olmasından dolayı ayrıca da cenazesine katılan on binlerce insanın çoğu, elleriyle Bozkurt işareti yaptıkları için gazeteler Burak Can kardeşimiz için ülkücü olduğunu yazmışlardı. Bunun akabinde MHP üst yönetimi de açıklama yaparak, bu şahsın parti teşkilatımızla hiçbir ilgisi yoktur (Yani bizden değildir açıklaması yapmışlardır).Yani her zamanki gibi ne ölüye, ne diriye, ne de cezaevindekilere sahip çıkmama geleneğini devam ettirmişlerdir. Bunun üzerine AKP, şehit Burak Can kardeşimize sahip çıkıp, ismini basında devamlı dillendirince, hem şehitin ailesinin hem arkadaşlarının hem de hemşerilerinin bir anda sempatilerini kazandılar. Şimdi bunu yazarak stratejik hatalarını yüzlerine vurduğum için yine beni AKP'ye çalışmakla suçlayacaklar. Ancak bu kadar basit stratejik hataları neden yaptıklarıyla ilgili kendileriyle yüzleşmeye yine gitmeyecekler.Burak Can kardeşimizin hayali ailesine bir daire almakmış.Bunu semtindeki arkadaşlarından öğrenmiştim. Şehit kardeşimiz, Facebook sayfasına şehit edilmeden önce bana olan sevgisini belirten bir yazı da yazmış. Kardeşimin şahsıma duymuş olduğu sevgiden dolayı son isteğini gerçekleştirmenin bana düşeceğine inandığım için saygıdeğer babasını tekrardan arayarak, eğer kabul ederseniz şehit kardeşimiz Burak Can'ın adına size bir ev almak isterim, bizde sizin evladınız sayılırız dediğim için ve de ısrarlı bir şekilde üstelemem sonucu saygıdeğer babası bu isteğimi kabul etti. Hiç değilse şehit kardeşimizin hayalini gerçekleştirebildim.Ailesine ev alınmasını sağladım diye sevinirken, aynı örgüt tarafından şehit edilen Vatan evlatlarını bugün televizyondan öğrenince ne yapacağımızı bilmez halde üzüntülere gömüldüm. Şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet, kederli ailesine, meslektaşlarına, Türk milletine başsağlığı diliyorum.Muhalefet partileri sadece hükümeti zorda bırakmak için çıkarılan güvenlik yasalarına karşı durarak, teröristlerin şımarmasını sağlıyorlar. Bir taraftan polisin eli kolu bağlı deyip oy devşirmeye çalışırken, diğer taraftan bu tip örgütlere karşı çıkarılan maddeleri, Anayasa Mahkemesi'ne götürerek kendilerince kurnazlık yapıyorlar.Ülke güvenliğini ilgilendiren konularda bence muhalif olunmaz. Bu tür yasalara destek olunur. Destek olunursa bu davranışın mükâfatını halk seçimde mutlaka verir. Ancak oy devşirmek için bu tip hileleri yapanlara ise halk sandıkta cezasını mutlaka verecektir.T24
Muzaffer Tekin Son Yolculuğuna Uğurlandı
Pankreas kanseri nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 65 yaşında hayatını kaybeden Ergenekon sanığı emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, alkışlar ve sloganlar eşliğinde, askeri törenle son yolculuğuna uğurladı.Cenaze törenine, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Balyoz Davası'nda yargılanan emekli Orgeneral Çetin Doğan, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, eski 1. Ordu Komutanı Hasan Iğsız, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, emekli Albay Dursun Çiçek, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, gazeteci Tuncay Özkan ve Ergenekon Davası'nda yargılanan Sedat Peker de katıldı.Pankreas kanseri nedeniyle tedavi gördüğü hastanede vefat eden Ergenekon sanığı emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, alkışlar ve sloganlar eşliğinde, askeri törenle son yolculuğuna uğurladı. Silah arkadaşlarının yalnız bırakmadığı törende, Tekin’in eşi ve kızı Türk bayrağına sarılı tabutun üzerine konulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağını öptü.TÖRENE ESKİ KOMUTANLAR KATILDIErgenekon soruşturması kapsamında 2007 yılında tutuklanan ve yaklaşık 7 yıl cezaevinde yatan Muzaffer Tekin için Selimiye Camii’nde cenaze töreni düzenlendi.Törende taziyeleri Tekin’in eşi Müge ve kızı Özge Tekin kabul etti. Cenaze törenine, Tekin’in yakınlarının yanı sıra, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Balyoz Davası'nda yargılanan emekli Orgeneral Çetin Doğan, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, eski 1. Ordu Komutanı Hasan Iğsız, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, gazeteci Tuncay Özkan, Ergenekon Davası'nda yargılanan Sedat Peker, CHP milletvekili adayı emekli Albay Dursun Çiçek, Sivasspor Başkanı Mecnun Otyakmaz, Kıbrıs gazileri, Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılanan çok sayıda isim, Tekin’in silah arkadaşları ve vatandaşlar katıldı.EŞİNE SON ÖPÜCÜKCamide iki ayrı kişiye ait cenazenin daha bulunması ve Tekin’in cenazesine yoğun katılım olması nedeniyle kalabalık cami avlusuna sığmadı. Muzaffer Tekin’in Türk bayrağını sarılı tabutunun hemen önünde taziyeleri kabul eden Müge Tekin, eşinin fotoğrafını uzun uzun öptü. Daha sonra, tabutun üzerine Rauf Denktaş ve Düşüncelerini Yayma Derneği tarafından getirilen Kuzey Kıbrıs Türk Bayrağı örtüldü. Bu sırada eşi Müge ve kızı Özge Tekin, birlikte eğilerek bayrağı öptü.'DANIŞTAY CİNAYETİYLE İLİŞKİLENDİRİLMESİ BELKİ DE BUGÜNE GİDEN İLK ADIMI TEŞKİL ETTİ'Cenaze töreninde konuşan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, şunları söyledi:'Ahlaksızca bir iftira ile özellikle de menfur Danıştay cinayetiyle ilişkilendirilmesi, belki de bugüne giden ilk adımı teşkil etti. Ortada hiçbir delil, hiçbir şey yokken, tamamen bir senaryo icabı Muzaffer’i Danıştay cinayetiyle ilişkilendirmek, dünyanın en büyük suçudur. Ahlaksızlıktır, namertliktir. Çünkü yürekten inanıyorum, bu hastalıkla karşı karşıya kalmasında bu ağır suçlamanın çok büyük bir rol oynadığını düşünüyorum. Şimdi bu suçlamaları yapanlar, yazanlar, çizenler, konuşanlar ne düşünüyorlar? Onlarda vicdan yok zaten. Vicdan olsa, gelirler en azından, bir özür dilerler. Türk milleti her zaman olduğu gibi, kahramanına, O da bir şehit, bu süreçte verdiğimiz son şehit, sahip çıkıyor. Tabii ki bu olaylara neden olanlar mutlaka yargı karşısına çıkarılacaktır ve cezalarını görecektir. Ancak o zaman biz de rahat ederiz, huzura ereriz. Elbette herkes olayların takipçisi olacak, elbette bunların içinde ben de bir birey olarak takip edeceğim. Milletimiz de biraz bu olaylara karşı sahip çıksın ki, burada bunun güzel bir örneğini gördük, bu kumpasları kuranlar, bu iftiraları atanlar mutlaka ortaya çıkmalı, dökülmeli ve gereken cezaları görmeli. Çok kimse cezaevlerinde hayatını kaybetti. Bu vesileyle ailesine ve Türk milletine başsağlığı diliyorum.''ALDATILDIK, KANDIRILDIK DİYENLER BUNUN HESABINI VERMELİ'Emekli Albay ve CHP Milletvekili adayı Dursun Çiçek de, Muzaffer Tekin’in örnek ve centilmen bir subay olduğunu belirterek, “Adam gibi adamdı. Bu süreçte kanser oldu. Şimdi 'Aldatıldık, kandırıldık' diyenler, 'Bilirkişiler bizi aldattı' diyen hakimlerin bunun vicdan muhasebesini yapmaları, hesabını vermeleri lazım' dedi.MHP Milletvekili Engin Alan ise “Bütün silah arkadaşlarının, ailesinin başı sağolsun. Türkiye çok yiğit bir subayı kaybetti' diye konuştu.Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de, “Muzaffer Tekin yiğit, dürüst, gerçek bir Türk subayı; kahraman, Türk Ordusu'nun şerefini her zaman yüksekte tutan ve bir askerlik aşığı, asker olarak doğmuş bir komutanımız ve asker olarak öldü. Silivri’de de dik duran, başını dik tutan, her türlü haksızlığa, zorbalığa dimdik karşı koyan bir arkadaşımızdı. Çok büyük bir acı. Bütün milletimizle bu acıyı yürekten paylaşıyoruz' diye konuştu.TÖRENDE 'İNSANLIK ONURU İŞKENCEYİ YENECEK' VE 'MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ' SLOGANLARIMuzaffer Tekin’in cenazesinden önce, hemen yanında bulunan İnsan Hakları Derneği (İHD) kurucularından Leman Fırtına’nın tabutu kadınlar tarafından omuzlara alındı. Bu sırada bir grup “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek' şeklinde slogan attı. Ardından, Tekin’in tabutu askerlerce omuzlara alınarak, düzenlenen askeri törenin ardından cenaze aracına konuldu. Tören sırasında kalabalık “Mustafa Kemal’in askerleriyiz', “Askere uzanan eller kırılsın', “Gün gelecek devran dönecek / AKP halka hesap verecek' şeklinde sloganlar attı. Tekin’in cenazesi, törenin ardından götürüldüğü Nakkaştepe Mezarlığı’nda toprağa verildi. Muzeffer Tekin’in mezarına Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden getirilen toprak da serpildi.DHA
Şike Davası Ertelendi
Şike Davası 18 Eylül tarihine ertelendi. Mahkeme heyeti davada tanık olarak dinlenmesi gereken Göksel Gümüşdağ, Lutfi Arıboğan, Ali Parlak ve Abdullah Avcı'nın duruşmaya katılmaması sonrasında ismi geçen kişilerin bundan sonraki duruşmada gelmemeleri halinde zorla getirilmelerine karar verdi. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım duruşmaya katılmadı.Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 6 sanığın yeniden yargılandığı dava ile haklarındaki hükümler Yargıtay tarafından bozulan 31 sanığın yargılandığı dava dosyalarının birleştirilmesiyle 'Futbolda şike' davası tek dosya üzerinden görülmeye devam edildi.İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde saat 10.00'da başlayan 3. duruşmaya tutuksuz sanıklar Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu katılırken, Aziz Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu diğer 29 tutuksuz sanık katılmadı.Mahkeme Başkanı Ahmet Civelek, şike iddiasına konu olan maçlarla ilgili gözlemci, hakem ve temsilci raporlarının mahkemeye ulaştığını açıkladı. Duruşma Tanık Cengiz Zülfikaroğlu'nun dinlenilmesiyle devam etti.ZÜLFİKAROĞLU: İBRAHİM AKIN'IN MENAJERİYLE BURSA'DA GÖRÜŞTÜKBeşiktaş'ın o dönem İstanbul Büyükşehir Belediyespor'da oynayan İbrahim Akın'la şike anlaşması yaptığı iddiası ile ilgili olarak Cengiz Zülfikaroğlu tanıklık yapıyor. Zülfikaroğlu, Akın ile transfer görüşmesi yapıp yapmadıklarına dair soruları yanıtladı. Zülfikaroğlu, ifadesinde şunları söyledi:'Teknik direktörümüz Tayfur Havutçu 'yerli oyuncu eksik' dedi Nisan 2011'de. Transfer listemizde İbrahim Akın ve Samsun'dan Kemal vardı. Önce Almanya'daki oyunculara baktık. Bu arada Bursa'ya gittik. Gazetelerde İbrahim Akın ile Gakatasaray'ın ilgilendiği haberleri çıktı. Biz de menajerinin kim olduğunu araştırdık ve ulaştık. Menajer Yusuf Turanlı, tatile çıkacağını ve Bursa'da görüşebileceğini söyledi. Beşiktaş'ın kamp yaptığı otelde 10 dakika görüştük. Görüşmede ben ve Serdal Adalı vardı.