onedio
Nedir Bu Meshnet?
Korsan Parti Hareketi'nden Avukat Serhat Koç Agos'a konuştu. Bilişim hukuku uzmanı olan Koç, “Halen 3 bin civarında sitenin resmi yollarla engellendiği görünüyor ama aslında halen Türkiye'de 500-600 bin site kapalı” diyor. Koç’a göre yeni yasa ise fişleme ve sansürü devasa boyutlara taşıyacak. Türkiye'de pek bilinmeyen bir uzmanlık alanın var. Buradan başlayalım. 'Bilişim Hukuku' diyorlar ama aslında böyle bir alan yok. Çünkü bilişimin altında bilgi teknolojileri yatar ve bilgi teknolojilerinin değmediği alan olmadığı için, değmediği hukuk alanı da yok. Hukuk dalları temeldir; ceza, idari, anayasa hukuku... Bunların hepsinde bilişimle alakalı şeyler var. Hepsi hakkında sürekli müvekkilerle iş oluyor ama şahsi olarak bu konular zaten ilgimi çekiyor, o yüzden yapıyorum. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum, okurken de zaten fotoğraf ve bilgisayarla ilgileniyordum. Mezun olunca da fotoğrafçı veya bilgisayar mühendisi olamıyorum, bari bu insanların haklarını koruyacak bir alana yöneleyim, dedim. Türkiye'de bu işle ilgilenenlerin sayısı çok az. Türkiye'deki yasaların internete bakışı nasıl? Türkiye'de interneti doğrudan doğruya düzenleyen tek yasa 5651 Sayılı Kanun. Bu yasa interneti çok olumsuz ele alıyor. Yasanın konusu, internette yapılan suçlarla mücadele. Yani mücadele etmeye karar vermiş; desteklemeye değil. 2007’de 5651 Sayılı Kanun’un çıkış aşamasında da çok sayıda çocuk pornosu operasyonları yapıldı; medyada biri bin gösterdiler. Diyelim 100 kişi soruşturmaya uğradı, sadece 3'ü ceza aldı. “Biz çocukları koruyoruz” diyerek bir yasa yaptıklarını iddia ettiler. TBMM Genel Kurulu’nda, CHP'nin de isteğiyle, buna “Atatürk aleyhine suçları içeren kanun” da eklendi. Bu metin, o alanda çalışan uzmanların görüşlerini yansıtmıyordu. Vatandaş böyle bir kanunun olduğunu bile bilmiyor; insanlar sanıyor ki yasa değiştirilirken yeni şeyler geliyor. Aslında 2007'den beri var. Daha önce yoktu. Önce bilişim suçları diye bir tasarı düşündüler, sonra internet siteleriyle ilgili bir şey çıktı ve Cumhurbaşkanı’ndan döndü. Onları atlattık, işte bu yasaya takıldık. Bu anlamda, Türkiye'de interneti düzenleyen başka mevzuat yok. Bazı kanunlarda değinmeler var. Türk Ceza Kanunu'nda bilişim vasıtasıyla ya da bizzat bilişim sistemlerine karşı işlenen suçlar var. Mesela Facebook hesabının çalınması, özel olarak tanımlandı TCK'da. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda da bütün o eserlere ait hakların internette de ihlal edilebileceğinden bahseden yine özel maddeler var. Agos'un internet sitesi sürekli hackleniyor. Bu bir suç değil mi mesela? Evet, suç ama kim olduğunu bilemiyorsunuz, bilmek için teknik rapor gerekli ve hacklemeyi yapan kişinin de işi pek bilmeyen, acemi biri olması gerekir. Bilişim dünyasında her zaman iz kalır. Ama izin bulunması bazen çok uzun zamanlar gerektiren şifreleme yöntemleriyle bırakılmış olabilir. O kadar çok katman arkasındadır ki onu çözmeye çalışmak mantıksızdır. O yüzden o raporlar geldikten sonra meçhul bir şüpheli olarak şu şu IP numaralarında, şu tarihte, şu saatte bize saldıran diye… Savcı Telekom'a soracak, Telekom o IP'yi bulacak. O IP hangi internet sağlayıcıdan verilmişse o diyecek ki ben şu saatte bu IP'yi şu müşterime sağladım.  O müşteri de büyük ihtimal ya internet kafe çıkacak ya da 80 yaşında bir teyze çıkacak. Teyze mahkemeye gidecek ve ben bilgisayara dokunmadım diyecek. Böyle durumları binlerce kez yaşadık. Ondan sonra da zaten genelde beraat çıkar; suçlu da bulunamamış olur. Bu durumu sporda doping mevzuatına benzetiyorum. Dopingin önüne geçmek amacıyla Türkiye'de yapılan tek düzenleme kullanana ceza vermek. Ama dopingi kullanmaması için gereken altyapı hazırlanmıyor. Çözümden ziyade cezalandırma… Aynı şey 5651'de de söz konusu. 2007’den beri 8. madde nedeniyle pek çok site kapatıldı ama sitenin kapanmasına neden olan içeriği girenler yakalanmadı. Engelli web’de sanırım 3 bin küsür site gözüküyor ama o gerçekten buzdağının tepesi. Bugün Türkiye'de gerçekte 500-600 bin site kapalı ve bunların çok büyük bir bölümü müstehcenlikten kapalı. Geriye kalanlar siyasi nedenlerle kapalı ve o sitelere giren kişileri sorgulamıyor savcı, sadece siteyi kapatıyor. Aslında siteyi kapatmak çözüm değil. DNS numarasıyla yine girebiliyorum. Çünkü suç unsuru sayılan şeyler orada durmaya devam ediyor. Oysa mesela Almanya'da site kapanmaz, sadece içerik kaldırılır. İfade özgürlüğünün tek istisnası Nazizm. İfade özgürlüğünden yararlanmak için “nasyonal sosyalistim” deyip kurtarıyorsun ama “Nazi'yim” diyemiyorsun, Nazi sembollerini yayamıyorsun. O zaman içerikleri çıkarıyorlar. Altyapı var yani. İsveç gibi ülkelerde ifade özgürlüğü çok daha yukarıda. Şiddet çağrısı olmadığı sürece herkes her şeyi söyleyebiliyor. Sorunu çözmek istiyorsan içeriği çıkaracaksın; erişimi engellemeyeceksin. Sorunun köküne gidilmeli: Çocuk pornosunu internet üretmiyor. Çocuk pornosunu Filipinler'de, Rusya'da insanlar üretiyor. Onu kurutamadığın sürece etkisini internette görürsün. Türkiye’de devletin internetle ilgisi sadece siyasi amaçlı diyebiliriz miyiz? Şimdi iyiden iyiye öyle oldu. Dünyada sansür için dört tane temel kılıf var: Telif hakları, terörizm ve devlet sırrı, çocuk istismarı ve son olarak da şiddet çağrısı... Bunlar hep kılıf oluyor, ama temel nedeni gözetim. Devlet bunu istiyor. İnsanların internette neler yaptığını bilmek, takip etmek... Bunları görebileceği teknolojiler aynı zamanda sansür işlevi de görüyor. Devlet esasen fişlemek istiyor. Diğer yandan da telif lobisi sansürlemek istiyor. Devletin o yatırımı yapacak parası yok veya yapmak istemiyor, ama telif lobisinin var, onlar da parasını verip sansür mekanizmasını kurduruyor. Türk Telekom'un omurgasına kuruldu bu yazılım zaten. Bu yazılım, hem devletin hem de telif lobisinin işine gelecek. Önceki sohbetlerimizde 'meshnet'in çözüm olabileceğini söylemiştin. Nedir bu meshnet? Meshnet, şirketlerin çok işine yarayan bir mantık. Şirketler devletin ve internet servisi sağlayanların hiçbir dahiliyeti olmaksızın aralarında iletişim kurmak ister çünkü ticaret sırlarının, devletin hukuken göremeyeceği ama kafası attığında görebildiği teknik bir altyapıdan geçsin istemezler.  Dolayısıyla iki şirket kendi arasında özel bir ağ kurar ve bu özel ağa hiçbir şekilde üçüncü bir taraf dahil olamaz. Tamamen kriptoyla çalışır. Türkiye'de kriptoloji yönetmeliği de çıktı, ona da büyük itirazlarda bulunuldu. Devlet diyor ki “Kim kripto kullanırsa, anahtarını devlete verecek.” Ben de diyorum ki “Anahtarını devlete verecekse bu kriptonun mantığına aykırı.” Türkiye'de kripto şirketleri zaten söylediler bunu; “O zaman Türkiye'ye kimse kripto şirketi kurmaz” dediler. İşte meshnet böyle bir şey. Aynı zamanda büyük depremler, seller olduğunda klasik işletmecilerin kurdukları büyük ağlar çalışmayınca böyle daha küçük ağların çalışması mümkün. Bir de Türkiye gibi internet sansürü ve gözetiminin olduğu ülkelerde gözetimsiz, sansürsüz internete ulaşmak için kullanılabilir. Nasıl yapılıyor? Güvendiğiniz bir ülkeden örneğin İsveç veya İzlanda gibi, bir uydunet şirketi ile anlaşıp, çanak yoluyla internet almak ve o interneti yan binadaki arkadaşla, o da diğer bir arkadaşla paylaşa paylaşa bir meshnet ağı oluşturabilir ve sansürden kurtulabiliriz. FATİH GÖKHAN DİLER | Agos
Hamileliğin Belirtileri
Hamile kalmak isteyen kadınların en çok merak ettiği şeylerin başında hamilelik belirtilerinin bir an önce kendilerinde ortaya çıkmasıdır. Tüm insanların olduğu gibi her kadının da kendilerine ait biyolojik, metabolik, fiziksel, fizyolojik farklılıkları bulunmaktadır. Bu farklılıklardan ötürü genelleme yapılan bir özelliğe yani genellikle çoğu kadında olan bir özelliğe bir diğer kadında hiç rastllanmayabilir. Bu nedendir ki gebelik de kadından kadına farklı özellikler gösterecektir. Lakin çoğunlukla hamile olan kadınlarda sık görülen belirtilere bakıldığında ortalama hamilelik belirtileri denen bir oluşumdan bahsedebiliriz. Hamilelik Sürecinin Genel Belirtileri Beklenen adetin gecikmesi Memelerde dolgunluk, duyarlılık, meme ucunda koyulaşma, meme başında karıncalanma hissi Karında oluşan şişlik ve duyarlılık Bulantı ve zaman zaman kusma. Yorgunluk...Konuyla ilgili detaylı bilgi için Sağlıklı Yaşam Rehberi
Şalgam Suyunun Faydaları Saymakla Bitmiyor
Ülkemizde en çok Adana bölgesinde yetişen şalgamın yararları oldukça fazla. Şalgam; daha fazla şalgam suyu olarak tüketilse de yemek ve salatası yapılarak da soframızdaki yerini alıyor. Şalgam başta kanser olmak üzere birçok hastalığa iyi geldiği kanıtlanmış bir sebzedir. İşte şalgamın insan vücuduna yaptığı faydalardan birkaçı; Şalgam suyunun en önemli hammaddesi mor havuç başlı başına A vitamini deposudur. Bu özellik sayesinde göz sağlığına katkısı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Şalgam suyu doğal ve katkı içermeyen bir içecektir. İyi bir antioksidan kaynağıdır. Şalgam suyunun hücre yenileyici özelliği...Şalgamın tüm faydalarını öğrenmek için Sağlıklı Yaşam Rehberi
Kanser Olan Babanın Kızına Bıraktığı Paha Biçilmez Miras
44 yaşındaki Garth Callaghan'a, son iki yıl boyunca bir kez böbrek kanseri iki defa prostat kanseri tanısı kondu. doktorlar 5 yıl daha yaşamasına % 8'lik bir ihtimal verdiler. Bu duruma kızı için daha fazla üzülen baba kızı ortaokulu bitirene kadar her gün kullanması için 826 tane kağıt mendile öğütler yazdı. Kızının, babasının yokluğunu hissetmemesini ve hayatta doğru kararlar almasını isteyen fedakar babanın yaptıkları ne kadar da erdemli değil mi? Umarız Garth iyileşir de o notlar da güzel bir anı olarak kalırlar.
Nezle ve Gribe Seksi Çözüm
Mevsim kış, nezle (soğuk algınlığı) ve grip ortalıklarda kol geziyor. Herkesi yatağa düşüren ve okulundan işinden eden nezle ve gribe savaş açmaya ne dersiniz. Nasıl mı? Tamamen doğal yollarla nezle ve gribi çok kolay atlatmak mümkün…Bir kahve kupası Osmanlı şerbeti veya kırmızı şarap, bir çay kaşığının ucuyla karabiber, 10 adet karanfil, 1 tatlı kaşığı bal, bir çay kaşığı toz tarçın, ter atmak ve güzel bir sevişme nezle ve gribe çok iyi geliyor…NEZLE NEDİR?Nezle ve grip aynı hastalık değil ve hep birbirine karıştırılıyor. En sık kış ve bahar mevsimlerinde görülen nezle, çeşitli virüslerin yol açtığı, üst solunum yollarında bazı belirtilere yol açan hafif seyirli bir hastalık… Nezlenin belirtileri arasında;boğaz ağrısı, hapşırma ve aksırma, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı, ses kısıklığı,nadiren ateş (genelde 38 altında), nadiren baş ağrısı ve nadiren tüm vücutta kırgınlıksayılabiliyor. Hastalığın bünyeye yerleşme süresi 24 – 72 saat arasında değişiyor. İlk belirti çoğu zaman kuru kaşıntılı boğaz ağrısı şeklinde oluyor. Koku ve tat duygusunun azalması, kulaklarda basınç hissi ve ses kalitesindeki değişiklikler gibi durumlara sıkça rastlanıyor. Belirtiler ortalama 7 gün sürüyor.GRİP NEDİR?Grip, ateş, öksürük, baş ağrısı, halsizlik ve kas ağrıları ile seyreden akut bir virüs hastalığı… Grip, ülkeler ve kıtalar arası yaygınlaşma özelliğine sahip olan bir hastalık olarak ciddi akciğer hastalıklarına yol açabilmesinden dolayı nezleden ve diğer solunum sistemi hastalıklarından farklı bir konuma sahip… Grip ve nezle bulaşma şekilleri ve belirtiler yönünden benzerlik gösteriyor ama gripte baş ağrısı, kas ağrıları ve ateş daha ön planda oluyor. Günümüzdegrip aşıları gripten korunmanın en güvenli yolu… Gribin belirtileri arasında; ani baş ağrısı, 38–39 C ateş, daha çok sırt, kol, bacaklarda olmak üzere tüm vücutta genel ağrı ve kırgınlık, yorgunluk, genelde kuru öksürük , bazen burun tıkanıklığı, hapşırma ve nadiren boğaz ağrısı, üşüme, titreme, terleme sayılabiliyor.HAFİF KIRGINLIK DURUMUNDA NE YAPMAK GEREKİYOR?Nezle ve grip olunacağı çoğu zaman önceden tahmin ediliyor ve öncesinde hafif bir kırgınlık hissediliyor. Hafif kırgınlık durumlarında, terleme kürleri, hamam, sauna, soğuk-sıcak duşlar, sıcak mürver meyvesi şurubu, diğer kırmızı meyve suları, C vitaminli taze sıkılmış meyve suları, mürver çiçeği, ıhlamur çiçeği veya zencefil çayları, uçucu yağlar ile masajlar, refleksoloji, dinlenme, temiz havada zorlamayan yürüyüşler, stresten uzak kalma ve“sevişerek iyileşme” adını verdiğimiz sihirli iksirin içilmesi çoğu zaman çok işe yarayan tavsiyelerin başında geliyor. Ancak nezle ve grip başladığında ve ağırlaştığında, bir hekime muayene olunması, düzenli beslenilmesi ve istirahat edilmesi gerekiyor.SEVİŞEREK İYİLEŞİN…Sofralarımıza tat katan karabiber sadece çorbaların ve yemeklerin üzerinde lezzet vermiyor, mikropları öldürüyor, ağrıları dindiriyor, bedensel ve zihinsel yorgunlukları gideriyor, afrodizyak etkisiyle cinsel gücü arttırıyor, cinsel arzuları kamçılıyor, nezle ve öksürüğe çok iyi geliyor. Daha çok ağız kokusunu gidermek için alınan karanfil, ruhsal ve bedensel yorgunlukları gideriyor, bulaşıcı hastalıklara karşı insanı koruyor ve cinsel gücü arttırıyor. Tüm dünyada bilinen en eski baharatlardan biri olan tarçın, enfeksiyonlara iyi geliyor, kasları gevşetiyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, halsizliği yok ediyor, vücut direncini arttırarak nezleye iyi geliyor ve cinsel isteği arttırıyor. Özellikle tarçınlı bal düzenli kullanıldığında pek çok ilaçtan daha sağlıklı ve daha etkili bir ilaç olabiliyor. Sık ya da ağır soğuk algınlığı şikâyeti olanlar bir kaşık ılık balı, çeyrek kaşık toz tarçınla üç gün boyunca birer kez alabiliyor. Bu tedavi çoğu kronik öksürüğü ve soğuk algınlığını tedavi edebiliyor, sinüsleri temizleyebiliyor, boğaz ağrısını iyileştirebiliyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücudu bakteri ile virüs saldırılarından koruyor. Balın düzenli tüketimi akyuvarları güçlendirerek bakteri ve virüs hastalıklarına karşı direnci ve cinsel gücü artırıyor. Başta kış hastalıkları olmak üzere hastalıklara karşı korunmada büyük fayda sağlayan, Osmanlı saray mutfağında ve halk sofralarında eksik olmayan Osmanlı şerbeti, cinsel isteği arttırmanın yanında, nezle ve gribe de çok iyi geliyor. Osmanlı’da taze meyve ve gül, demirhindi, kızılcık, zambak, menekşe, fulya, yasemin, muhabbet, iğde ve nilüfer gibi çiçeklerden yapılan yaklaşık 300 şerbet çeşidi bulunuyordu. Özellikle kızılcık, ayva, karadut ve dağ çileği şerbetleri öksürük ve soğuk algınlığına şifa arayanlar için bire bir… Osmanlı şerbeti yerine, yapısında en önemli minerallerden biri olan seleniumubarındıran kırmızı şarap da tercih edilebiliyor. Çünkü üzüm veya başka meyve sularını türlü yöntemlerle mayalandırarak elde edilen içeceklerin kullanımı rahatlamayı ve stres atılımını kolaylaştırıyor. FilozofEflatun’un “ Az içilen şarap ilaç gibidir, yaşlıları gençleştirir, hastaları iyileştirir!” sözünü doğru çıkartan kırmızı şarap, düzenli ve ölçülü alındığında cinsel isteği arttırıyor. Grip ve nezle aynı evde yaşandığı için genellikle partnere bulaşıyor. Bu nedenle karabiber, karanfil, tarçın, bal, Osmanlı şerbeti veya tercihen kırmızı şarap, hastalığın bulaştığı partnerle güzel bir sevişmeyle ve ter atılmasıyla ruha ve bedene şifa verebiliyor. Nasıl mı? İşte sihirli iksirin formülü: “Bir çay kaşığının ucuyla karabiberi, 10 adet karanfili, 1 tatlı kaşığı balı, bir çay kaşığı toz tarçını, ısıtılmış bir kahve kupası Osmanlı şerbeti veya kırmızı şarap ile yavaşça karıştırın. Bu karışımı yavaş yavaş için, ardından çok kalın giyinin ve yine çok kalın yorganların altına girin. Bir süre sonra terlemeye başlayacaksınız. İyice terleyin ve sonrasında partnerinizle sevişin. Boşalıp rahatladıktan sonra duşunuzu alın ve hayatınıza kaldığınız yerden devam edin…”Cem Keçe
Çölyak Hastalığı ve Glutensiz Beslenme
Bağırsaklarda besin maddelerinin sindiriminin ve emiliminin bozulmasıyla ortaya çıkan çölyak hastalığına sahip kişiler, buğday, arpa, çavdar ve bir dereceye kadar da yulafta da bulunan bir protein olan ‘gluten’e karşı duyarlılık gösterirler. Çölyaklı hastaların gluten içeren bu tür yiyecekleri tüketmesi neticesinde bağışıklık sistemleri bunu ince bağırsaklara zarar vererek yanıtlar. Bilhassa çok küçük ve parmak şekline benzeyen villus olarak isimlendirilen ince bağırsaktaki emilimi sağlayan yapılar kaybolur. Çölyak hastalığı genetik bir hastalıktır, yani ailevi kalıtım söz konusudur...Çölyak ile ilgili detaylı bilgi için Sağlıklı Yaşam Rehberi
Reklam
Ağlamanın Faydaları
Ağlamak kötü mü? Tabii hayır! Zamanında ağlamanın faydaları üzerine birçok araştırma yapılmış, gelin onlara bir göz atalım...İnsanlar sevinçten olsun üzüntüden olsun zaman zaman ağlarlar. Gülmenin erkeği kadını nasıl olmuyorsa ağlamanın da olmaz. Erkekler ağlamaz diye bir erkek kendini saçma bir kanı ile kasıyorsa ona büyük zararları dokunuyor haberi olsun.EndorfinAğlamak endorfin salgılanmasına neden oluyor. Endorfin insana neşe veren bir hormondur ve zaten mutluluk hormonlarından bir tanesi olarak bilinir. Endorfinin neşe vermenin yanı sıra sağladığı bir fayda da ağrıları azaltmasıdır.Duyguları dışa vururPsikologların her zaman nasıl çalıştıklarını düşünün. Size sürekli anlattırırlar; derdinizi, çocukluğunuzu, aklınıza takılanları ve sizi üzen şeyleri… Çünkü bu hem doktorun sizi tanımasını sağlar hem de içinizde biriken sorunları birine anlattığınızda rahatlamanıza yardımcı olur. Sürekli içe atılan dertler ve baskılanan duygular ilerki safhalarda inanılmaz bir şekilde patlayarak sizi psikolojik sorunlara kadar götürebilir. Ağlamak, yüzleşmekten kaçmayıp gözlerinizin önüne getirdiğiniz bir gerçeği anlatıp kurtulmak gibidir. Ağlamaktan korkmayın.Ruh sağlığıSosyal ve Klinik Psikoloji Dergisi’nde yapılan bir çalışmada ağlayan insanların ruh sağlığının çok daha çabuk düzeldiği saptandı. Özellikle bir mutluluk sonrası gelen ağlamanın ruh sağlığına pozitif yönde maksimum etki yaptığı görüldü.SakinleştirirAğlamak bir sakinleştirici ilaç gibidir. En doğal ve en etkililerinden. Genellikle insanlar ağladıktan sonra uyumak isterler. Çünkü sakinleştirici vücuda zerk edilmiştir ve insan kendini halsiz hissedebilir. Bu da herhangi bir şekilde kendine veya çevresine zarar verebilecek olan bir bireyin sakinleşmesini sağlar.Gözleri temizlerVücudunuzun bir çok toksini göz yaşlarınız ile atabildiğini biliyor muydunuz? Ağlamak hem vücudunuzdaki kimyasalların dışarı atımına yardımcı olur hem de gözünüzü bakterilerden arındırıp temizler.Öyleyse ağlamak istiyorsanız, kimseyi umursamayın ve ağlayın!
Bayanlar İçin Hızlı Kilo Vermenin Sırları
Günlük beslenme şeklinizi küçük değişikliklerle düzenlemeniz, hedeflediğiniz kiloya daha hızlı ulaşmanızı sağlayabilir çok kısa zamanda ideal kilonuza ulaşabilirsiniz Eğer kilo kaybını hızlandırmak istiyorsak metabolizma hızımızın daha aşağısında beslenmeliyiz. Ama metabolizma hızımız düşükse hızlandırmak içinde birkaç noktaya dikkat etmekte fayda var. 1- Kalsiyum ve D vitamini içerikli yiyecekler tüketin Yapılan araştırmalar her gün 3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketen kişilerin tüketmeyenlere göre daha az kilo aldıkları, daha çabuk kilo verdiklerini gösteriyor. D vitaminin ise kiloyu korumada etkisi olduğu belirtiliyor. 2- Bol posa alın Posalı yiyecekler tokluk hissini artırırken kilo vermeye de destek oluyorlar. 3- Faydalı yağlardan destek alın HABERİN DEVAMI İÇİN ALTTAKİ LİNK TIKLAYINIZ
Reklam
Dr. Mehmet Öz'den Kilo Verdiren Üç Mucize Öneri
Yıllardır sağlıklı yaşam için önerilerde bulunan, uluslararası üne kavuşmuş başarılı uzman Dr. Mehmet Öz, kilo verdiren üç öneri hakkında...Kilo verme programı uygulayanlar, bir süre sonra kilo vermemeye başlar. Bu nedenle çoğu kişi programı sonlandırır. Bu duraksama genellikle rejimin ilk ayından sonra olur. Daha aza kalori ve daha çok egzersiz gerçeğine alışan vücut tembelleşmeye başlar. Ancak bu problemi çözmek için uygulayabileceğiniz etkili yöntemler var.1) Güne bu karışımla başlayınSüzme yoğurt, muz, çilek, tatlandırılmamış hindistan cevizi, çekilmemiş keten tohumu ve benim gizli malzemelerimden biri; matcha yeşil çay tozu (pudrası). Bu karışımı yedikten sonra güne yağsız protein ve iyi yağlarla başlamış olacaksınız.2) Kalori alımını sabit tutmayınİstikrarlı bir şekilde rejime devam ediyor olabilirsiniz. Ancak her gün aynı miktarda kalori almak, kilonuzun aynı yerde kalmasına neden olabilir. Örneğin vücudunuz kendini günde 1200 kaloriye alıştırır ve zayıflamayı durdurur. Kilo vermeye devam etmek için, aldığınız kalori miktarını çeşitlendirin.3) Suyu yiyinYapılan son bir araştırma, su içeren yiyecekleri tüketen kadınların ilk altı ayda düşük yaş diyeti uygulayan kadınlardan yüzde 33 daha çok kilo verdiğini gösterdi. Hem su açısından zengin hem de besin değeri yüksek yiyecekleri tercih edin. Kavun gibi meyveler ve kereviz, yeşil marul gibi sebzeler bol miktarda su ve vitamin içerir. Düşük sodyumlu et suyundan yapılan çorbalar da iyi bir seçenek olabilir. Bol su içeren besinleri tüketerek aslında hem daha çok yiyecek tüketmiş hem de aynı zamanda kaloriyi azaltmış olursunuz.
Brezilya Fönü Kanser Yapabilir
Sağlık Bakanlığı, Brezilya fönü için kanser riski taşıdığını açıkladı. Ancak birçok işletme ucuz olduğu için içeriğinde zehirli “formaldehit” kimyasalının bulunduğu ürünleri tezgâh altı kullanıyor. İstanbul’da ise 5 kuaförden 2′si bu işi ucuza mal edip halk sağlığını tehlikeye atıyor. Dünyada yaygın olan Türkiye’de ise son 7 yıldır yaptırılan halk arasında Brezilya fönü diye tabir edilen saç düzleştirme işlemi, Sağlık Bakanlığı’nın açıklaması ile tekrar gündemde. Bakanlığın yaptığı açıklamada, “Düzleştirme işleminde kullanılankeratin içeren solüsyonlarında yer alan “formaldehit” kimyasalının belirli oranların üzerinde olması sağlık açısından risk taşıyabilir. Piyasalarda son dönemlerde tanıtılan Brezilya Fönü solüsyonları formaldehit içermediği iddia edilse de yurtdışında yapılan araştırmalarda bunun tam tersi olduğu söyleniyor. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu düzenli aralıklarla piyasa da yer alan kozmetik ürünleri denetlemeye başladı” denildi. Açıklamada “formaldehit” kozmetik ürünlerinde yüzde 2 miktarında bulunabileceği de yazıyor ancak Brezilya fönünde ısıyla etkileşime giren madde normalde verdiği zararın daha fazlasını veriyor. İçeriğinde “formaldehitin” oranı çok düşük olan ürünlerin ise fiyatı yükseliyor. İçeriğinde “formaldehitin” oranı düşük olan ürünler kullanılarak yapılan düzleştirme işleminin maliyeti 350-800 lira arasında değişiyor. Ancak “formaldehitin” oranı yüksek olan işlemlerde ise halk sağlığı hiçe sayılarak işlem ücreti 70 liraya kadar düşüyor. Bazı kuaförler internet üzerinden fırsat kuponuyla Brezilya fönünü uyguladıklarını söyleyerek kanserojen riski taşıyan işlemi satışa çıkarıyor. Yapılan araştırmaya göre her 5 kuaförden 2′sinde işlemin ucuza yapılacağı vaat edilerek formaldehitli ürünlerin kullanıldığı ortaya çıktı. Kuaförlerin Sağlık Bakanlığı onayı olmayan ürünleri tezgâh altından uyguladığı belirlendi. Avrupa yakasında yaptığımız incelemelerde özellikle Şişli, Taksim ve Fatih bölgelerinde bu işlem ucuza mal edilerek yapılıyor. Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Dermatoloji Derneği Dermatoallerji Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Teoman Erdem kanserojen madde riski şöyle anlattı: “Formaldehit renksiz, yanıcı, keskin kokulu kimyasal bir maddedir. Brezilya fönünde insan için zararsız olan miktarın üzerinde “formaldehit” var. “Formeldehit’in kan kanserleri, boğaz kanseri ve beyin kanserleri ile ilgili olabileceği hem hayvan çalışmaları hem de insanlar üzerinde yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Formaldehite işlerinden dolayı maruz kalan kişilerde beyin kanseri ve löseminin genel topluma göre arttığı tespit edilmiştir. Amerikan Toksikoloji enstitüsü 2011 ‘de formaldehiti kanserojen listesine almıştır. 2013 yılında yapılan bir çalışmada hamileliği sırasında düzleştirme işlemi yaptıran kadınların çocuklarında 2 yaş öncesinde lösemi riskinin arttığı gösterilmiştir.” Prof. Dr. Erdem, düzleştirme işlemi yaptıracaklara ürünün içeriğindeki formaldehit kimyasalının çok düşük olmasına dikkat etmelerini tavsiye etti. Ayrıca ürünlerin Amerika Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) tarafından onaylı olmasına da dikkat etmek gerektiğini belirtti.İstanbul Kuaförler Odası Başkanı Oktay Erkal, alınan şikâyetler üzerine denetim grubunun kuaförleri denetlediğini ve Sağlık Bakanlığı’nın onay vermediği ürünleri kullananlar hakkında da disiplin cezası verildiğini söyledi. Saç bakım uzmanı İlker Yavrutürk, ayda ortalama 12 kadının Brezilya fönü yaptırdığını söyleyerek, “Kullanılan ürünler eğer uygulandığında gözleriniz yanmıyorsa, yaşarmıyorsa, burnunuza kötü bir koku gelmiyorsa ve üç gün üst üste işlem yapılan saça maşa uygulanmaya kalkışmıyorlarsa ürünün içerisinde formaldehit maddesi yoktur” dedi. Kendisinin de geçen yıllarda formaldehit içeren bir ürün kullandığını anlatan Yavrutürk, “Müşterilerimden bir tanesi Amerika’dan getirdi. Ancak ürünü çıplak elle saça uyguladığımda ellerim buruştu, burnumuza çok keskin ve kötü bir koku geldi. Hatta yanımda çalışan arkadaşlarımdan bir tanesi istifra etti. Sonradan öğrendim ki kullandığım ürünün içerisinde zehirli olan ve alerjik reaksiyon gösteren kimyasal var. Bir daha da asla kullanmadım” diye konuştu. Defne Joy Foster’da ölmeden dört yıl önce Japon saç düzleştirme yöntemi ile saçlarını düzleştirdi. Brezilya fönü yaptıran ünlü isimler arasında, oyuncu Lindsay Lohan ve Ashley Tisdale ile ünlü şarkıcı Beyonce ve Nicole Richie de bulunuyor.
Yüzde Çil Neden Olur, Nasıl Geçer?
Bazı insanların niçin çilli olduğunu yeterince açıklayabilmek için önce cilde renk veren şeyin esasını öğrenmeliyiz. İnsan cildinin( derisinin ) belirli bir rengi almasındaki en önemli unsur, değişik ırklardan kişilerde melanin miktarındaki farklılıktır. Başka bir ifadeyle, melanin miktarının farklılığı, insanlarda derinin başka başka renklerde olması bakımından en önemli rolü oynar.Hayatın ilkel, alt tabakadan örneklerinde, kertenkelelerin ve belirli bazı balıkların renk değiştirebilmeleri melanin sayesinde olur. Buna karşılık, melanin insanlarda sadece tenin rengini belirlemekle kalmaz. Uzun süre Güneş altında kalmanın çok zararlı etkilerine karşı da koruyucu görevi ve işlevi vardır.
Reklam
Günde En Fazla 6 Gram Tuz Tüketin
Tuz Nedir?Kimyada, bir asit ile baz arasında gerçekleşen kimyasal tepkime sonucunda suy­la birlikte oluşan maddeye tuz denir. Birbirin­den farklı yüzlerce tuz türü vardır. Ama günlük konuşma dilinde “tuz” denince bilinen sofra tuzu kastedilir; sofra tuzunun kimyasal bileşimi sodyum klorürdür.Yüksek tansiyona neden olduğu kadar insan vücudu için de zararı bulunduğu belirtilen tuzun günlük tüketim miktarının 6 gramı geçmemesi gerekiyor. Türkiye’nin dünyada en çok tuz tüketen ülkeler arasında yer aldığına çeken uzmanlar, sağlıklı bir bünye için tuzun dengeli tüketimini öneriyor.Malatya Kent Konseyi tarafından düzenlenen ‘Tuzun Sağlık Açısından Önemi’ konulu konferansta konuşan Uzman Dr. Süleyman Kös, yetişkin bir insan vücudunda ortalama 90-130 gram tuz bulunduğuna dikkat çekerek, tuzun insan vücudunda kan basıncını ve sıvı dengesini sağladığını belirtti.
Çocukluk Döneminde Özgüven Nasıl Gelişir?
Çocuğunuzun hayatında başarılı olması için ebeveyn olarak yapmanız gereken ilk adım onu teşvik ederek övmekten ve takdir etmekten geçiyor. Yapacağınız doğru ve yerinde övgülerle çocuğunuzun daha başarılı ve sakin olmasını sağlamak elinizde. Oyuncaklarını topladığında; “oyuncaklarını topladığın için çok iyi bir çocuksun” demeniz onun hoşuna gidecek ve bunu sizden hep duymak isteyecektir. Böylelikle dolaylı olarak onu doğru olana yöneltmiş olacaksınız. Çocuğunuzun yaptığı güzel davranışları dikkate almadığınızda veya görmezden geldiğinizde ise, çocuk iyi bir şey yaptığının farkına varamadığı için daha fazla hata ...Yazının devami için 724saglik.org
En Sağlıklı Diyet Stratejileri
Kilo vermek isteyenlere en meşhur sağlıklı diyet stratejileri Bir süredir diyet yapıyor, istediğiniz kiloya ulaşamıyor musunuz? “Diyetten İllallah” kitabının yazarı Diyetisyen Ayşegül Bahar, kilo vermek isteyenler için, sağlıklı diyet stratejileri veriyor. İşte diyet yaparken asla unutmamanız gereken en meşhur sağlıklı diyet stratejileri… 1- Besin değeri yüksek olan doğal gıdaları tercih edin. 2- Öğünlerinizi farklı besin gruplarını içerecek şekilde hazırlayın ve tabağınızın yansının sebze olmasına dikkat edin. 3- Gün içinde tükettiğiniz besinlerin besin piramidinde önerilen miktarlarda ve ölçüde olmasına dikkat edin. 4- Yemeklerinizi gün içerisinde düzenli yiyin. Üç ana öğünde yemek yemeyi ihmal etmeyin. En fazla bir ara öğün tüketin. 5- Uyandıktan sonra 1 -2 saat içinde kahvaltınızı yapmış olun. 6- Gece yatmadan 3 saat önce yemek yemeyi bırakın. 7- Kalıcı tokluk sağlayan besinleri tercih edin. Lif, yağ ve protein içeren besinler tokluğunuzu sürdürmenize yardımcı olur. 8- Özellikle akşam öğününden önce ayran için veya yağlı tohum atıştırın. Bunlar akşam yemeğinde çok yemenizi önleyecektir. 9- Açlık hissettiğinizde öncelikle su için. Bazen susuzluk sinyaini, açlık sinyali gibi algılıyor olabilirsiniz. 10- Her yemekten önce mutlaka su için. 11- Kilo kontrolünde tarçının önemi büyüktür. Gün boyu toz tarçın kattığınız veya çubuk tarçın kullandığınız sıcak içecekler hazırlayın. 12- Sağlıklı yağlardan korkmayın, günlük beslenmenizde bunların yeterince yer almasına özen gösterin. 13- Vücut eksiksiz beslendiğinde hızlı çalışır, doğal formda olan her besini tüketmeye gayret edin. 14- Uymuak, açlık-tokluk hormonlarını dengeler, uykunuza dikkat edin. Her gece 7-9 saat arası uyuyn. 15- Başarı için porsiyon kontrolünüzü sağlayın Sizin için uygun olan besin porsiyonlarını belirleyin ve ölçüleriniz dogrultusunda günlük planınızı oluşturun. Zaman içerisinde plan yapmadan sağlıklı beslenmeyi öğreneceksiniz. 16- Tatlı ihitiyacını karşılamak için meyveler, pekmez ve bal doğal formda olan besinleri tercih edin. Rafine tatlıları mümkünse hiç tüketmeyin. 17- Kalori takibi yapmak sizin değil, uzmanın işidir. Kalri takibi yerine porsiyonlarınız takıip edin. 18- Aldığınız her boş kalori midenizi şişirecek, sizi doyurmayacak ve tam ters yönde size yolunuza şaşırtacaktır. 19- Hatalı beslenme davranışları gösterdiniz dönemler olabilir. Ama vazgeçmeyin bunların arada bir olması telafi edilebilir. Asıl önemli olan doğru beslenme davranışları göstermektir. 20- Kilo kontolünüz için yeterli güce sahip olduğunuzun farkında olun. Muize aramayın. İlaç kullanarak, kilo kaybı sağlamayı hedefleyin. 21- Haftada bir-iki defa tartılın. Tartılara küsmeyin ama bunu bir takıntı ghaline de getirmeyin. Kilonuzu sık sık kontrol edin. 22- Televizyon seyretme limiti belirleyin. Günde iki saatten fazla televizyon izlemeyin. 23- Doymuş yağları sınırlı tüketin. 24- Trans yağları yemeyin (margarinler, omega-6 içeren işlemden geçmiş yağlar). 25- Tuz tüketiminizi azaltın. 26- Alkol tüketimini azaltın veya hiç tüketmeyin. 27- Üzerinize bir beden küçük, çok beğendiğiniz bir pantolon alın ve haftada bir defa deneyin, içine girmeye başladıkça kilo verdiğinizi fiziksel olarak da hissedeceksiniz ve motivasyonunuz artacak.
Reklam
Göğüs Estetiği İle İlgili Merak Edilenler
Geçmişten günümüze kadar dişiliğin sembolü olan göğüsler, hayatın her alanında ilgi odağı olmuştur. Cinselliği, anneliği, bereketi kısacası dişiliği simgeleyen göğüslerin boyutları ile ilgili bayanlar daima bir endişe içerisinde olmuştur. Küçük olması kadar büyüklüğüyle de kadınlara sorun oluşturan göğüsler için, estetik cerrahi yöntemleri iyi bir çözüm oluşturmaktadır. Göğüs büyütme, küçültme ve dikleştirme olarak çeşitli metodlar göğüsün yapısına uygun şekilde uygulanır. Göğüs Büyütme Operasyonu Bayanlar için dikkate değer bir uzuv olan göğüslerin küçüklüğü de bir o kadar sıkıntı yaratmaktadır. Doğum ve zayıflama gibi...Estetik opearasyonnlarla ilgili detaylı bilgi için saglikliyasamrehberi.org
Halsizlik Nasıl Geçer?
İnsanların temel sorunu olan halsizlik, belirli hastalıklardan kaynaklanmıyorsa önüne geçilebilir bir şeydir. Önerilerimizi deneyerek 1 hafta içinde enerjik bir...Daha enerjik hissetmek için ne yapılabilir?Kahvaltı her gün kesinlikle yapılmalıdır, güne kahvaltısız başlamak aşırı yorgunluğa neden olmaktadır, insan vücudu uyurken bile enerji tüketin, kaybedilen enerji kahvaltı ile kazanılmalıdır.Sabah yürüyüşleri, sporları yapın. Uyandığınızda kan dolaşımının biraz hızlanması, beyne kan gitmesi sersemliği üstünüzden atmanızda yardımcı olacaktır. Her sabah yarım saat veya on beş dakikanızı spora ayırın.Bol su tüketin, günlük yaşantınızda suyun çok büyük önemi bulunmaktadır, su enerji sağlayarak kendinizi daha dinç hissetmenizi sağlayacaktır. Her gün 2 litre olmasa bile 1-1.5 litre su tüketilmelidir, bu nedenle su şişeniz sürekli yanınızda bulunsun.2-3 saatte bir yemek yiyin, yemek olmasa da bisküvi gibi tatlı şeylerden aşırı tüketmemek şartıyla enerji alabilirsiniz. Bunu ara öğün olarak da düşünebilirsiniz.Erken yatmaya başlayın ve geceleri aşırı yemek tüketmeyin. Yatmadan önce 15 dakika egzersiz çalışmaları yapın. (yoga, plates tavsiyedir)Stresten uzak durun, sizi sıkıntıya sokan problemi bulup ortadan kaldırın. Beyin ne kadar rahat olursa o kadar enerjik olursunuz.Günde 1 fincan kahve içebilirsiniz. Kafein, vücut sistemlerini uyararak sizi daha dinç tutabilir.Size bir de tamamen kişisel bir tavsiye verelim. Bal, pekmez gibi gıdalar ya da badem, fıstık gibi kuruyemişler gün içinde gerçekten gayet enerjik hissettiriyor.Bunlar, hayatınızda sizleri daha enerjik hissettirecek faktörlerdir, yorgun bir beden enerjik olamaz bu yüzden kendinizi dinlendirmeye çalışın. Bunları 1 hafta kadar deneyip sonuç alamadığınızı fark ederseniz doktora gözükerek probleminizi bulmaya çalışın.
Reklam
Günde 6 Sigara Çernobil'den Daha Tehlikeli
Asrın vebası kanserin en önemli sebebi olarak görülen sigara, kanserden ölümlerin yüzde 50'sinin nedeni olarak görülüyor... Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. İrfan Çiçin, 'Kanserden ölümlerin yüzde 50'sinin nedeni sigaradır. Yani ölen her iki hastadan biri sigaraya bağlı kanserden ölür' dedi. Yüzde 85'inin ise çevresel... Çiçin, TÜ Balkan Onkoloji Hastanesi'nde '4 Şubat Dünya Kanser Günü' dolayısıyla düzenlenen toplantıda, kanserin yüzde 15'inin genetik, yüzde 85'inin ise çevresel nedenlere bağlı olduğunu söyledi. Yaşam tarzının da kanser olma ihtimalini belirlediğini vurgulayan Çiçin, şöyle konuştu: 'Sigara, beslenme alışkanlığınız ve çevre kirliliği gibi faktörler kanser olma ihtimalinde önemlidir. Kanserin bir halk sağlığı sorunu olduğu açık. Her 2-3 aileden biri, her 10 ölen kişiden 2-3'ü kanserden ölüyor. Her 2-3 ailede bir neredeyse bir kanser hastası var. Her 8-10 kadından biri de meme kanseri oluyor. Kanser, şeker hastalığı ve tansiyon gibi bir halk sağlığı problemidir.' Sömürüye de açık bir hastalık Çiçin, kanserin Türkiye'de ve dünyada yeterli hekim yetiştirilmesi açısından da geç kalınmış bir alan olduğunu, birey, aile ve toplum için son derece yıkıcı bir hastalık olması nedeniyle sömürüye de son derece açık olduğunu vurguladı. Sigarayla olan ilgisi üzerine az yazı var Kanser'in beslenme ve diyetle ilişkisini ortaya koyan pek çok yazı olduğunu ancak sigarayla ilgili bu kadar yaygın bir propaganda bulunmadığını dile getiren Çiçin, şöyle devam etti: 'Bütün kanserlerin üçte bir nedeni sigaradır. Kanserden ölümlerin yüzde ellisinin nedeni sigaradır. Yani ölen her iki hastadan biri sigaraya bağlı kanserden ölür. Beslenmeyle ilgili yüz tane yayın vardır. Yüz tane röportaj vardır. Sigarayla ilgili ise Sağlık Bakanlığı'nın yayınları dışında hiçbir şey bulamazsınız. Sigara Çernobil'den daha tehlikeli. Bütün sindirim sistemi, yemek borusu, baş, boyun, mide, pankreas ve kadınlarda rahim ağzı kanserinin tek kanıtlı nedeni sigara.' Günde 6 sigara Çernobil'den daha tehlikeli Çiçin, günde 6 sigaranın, Trakya ve Karadeniz'de Çernobil'in etkilediği kadar insanın kanser olmasına neden olduğunu belirterek, kanserle ilgili test yaptırmak ve kontrol olmak isteyen kişilerin onkoloji hastanelerine başvurması gerektiğini kaydetti. AA
Dünya 'Kanser Dalgasıyla' Karşı Karşıya
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), dünyanın ‘kanser dalgasıyla karşı karşıya olduğu’ uyarısında bulunup, alkol ve şeker tüketiminin azaltılması gerektiğini söyledi. Kuruluş, kanser vakalarının 2035’e kadar, yılda 24 milyonu bulabileceğini fakat bu vakaların yarısının önlenebileceğini belirtti. WHO, kanserin önlenmesine yönelik çalışmalara yoğunlaşılması ve sigara kullanımı, obezite ve alkol tüketimiyle mücadele edilmesi gerektiğini ifade etti. Dünya Kanser Araştırma Vakfı da, beslenme şeklinin kansere yakalanma riskinde oynadığı role ilişkin “tedirgin edici seviyelerde bir saflık” olduğunu söyledi. Yılda 14 milyon kişiye kanser teşhisi konuyor fakat bu rakamın 2025’e kadar 19 milyona, 2030’a kadar 22 milyona ve 2035’e kadar da 24 milyona çıkacağı öngörülüyor. Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası Kanser Araştırma Bürosu müdürü Dr. Chris Wild, BBC’ye yaptığı açıklamada “Küresel çapta kanserin yükü ağırlaşıyor ve bunun önemli bir bölümü nüfusun yaşlanması ve nüfusun artmasından kaynaklanıyor” dedi. Wild, “Kanser tedavisinin maliyeti, yüksek gelirli ülkelerde bile kontrolden çıkmış durumda. Kanserin önlenmesi kesinlikle kritik öneme sahip fakat bir şekilde ihmal ediliyor” diye konuştu. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2014 Kanser Raporu’na göre önlenebilir kansere neden olan maddeler şöyle: Sigara içmek Enfeksiyon, mikrop kapma Alkol Obezite, aşırı şişmanlık ve hareketsizlik Güneş ve tıbbi tarama cihazlarının neden olduğu radyasyon Hava kirliliği ve çevre faktörleri Geç ve az sayıda çocuk sahibi olmak ve yeterince emzirmemeÇoğu ülkede kadınlar arasında en yaygın olan kanser türü meme kanseri. Fakat Afrika’da en sık rastlanan kanser kadınlar arasında rahim ağzı kanseri. Rahim ağzı kanserine genellikle, ‘human papiloma virüs’ (HPV) olarak bilinen virüs neden oluyor. HPV aşısı ve diğer tür aşıların yüz binlerce rahim ağzı kanseri vakasını önleyici olabileceği düşünülüyor. WHO raporunun editörlerinden Avustralya New South Wales Üniversitesi’nden Dr. Bernard Stewart, “kansere karşı önlemlerin dünyanın gelecek yıllarda karşı karşıya kalabileceği kanser dalgasıyla mücadele için kritik öneme sahip olduğunu” söylüyor. Dr. Stewart, çoğu kanserin ‘insan davranışlarından’ kaynaklandığını belirtip kendi memleketi Avustralya’da sıkça görülen bir örnekle “bedenin her iki tarafı kızarana kadar güneşlenmenin” de kansere yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Dr. Stewart, ‘ne yapılması gerektiğini söylemenin’ Uluslararası Kanser Araştırma Bürosu’nun görevi olmadığını belirtip ekliyor: “Örneğin alkolün, araba kazaya sebep olmak ya da saldırıya sebebiyet vermek gibi olumsuz etkilerinin hepimiz farkındayız ama bir de, bunun konuşulmayan hastalık bulaştırma yanı var. Özellikle kanser konusunda hiç dikkate alınmıyor.” “Alkole rahat erişimin denetlenmesi, etiketlenmesi, tanıtımı ve fiyatı gibi meseleleri gündeme almalıyız.” Dr. Stewart, kansere yakalanma riskini artıran ve obeziteye neden olan şeker tüketiminin de benzer denetimlere tabi tutulması gerektiğini söylüyor. Dünya Kanser Araştırma Vakfı’nın İngiltere’de 2.046 kişi arasında yaptığı bir araştırma, katılanların yüzde 49’unun beslenme şeklinin kanser gelişimine sebebiyet vereceğinden haberdar olmadığını ortaya koydu. Araştırmaya katılanların üçte biri, kanserin irsi olduğu görüşünde. Fakat araştırmayı yapan vakıf, kalıtımsal yollarla bulaşan kanser oranının yüzde 10’u geçmediğini belirtiyor. Vakfın genel müdürü Amanda McLean, “Kansere yakalanma riskinin düşürülebileceğinden habersiz olanların sayısının bu kadar yüksek olduğunu görmek endişe verici” dedi. “İngiltere’de en sık görülen kanserlerin üçte biri sağlıklı bir kilo, sağlıklı bir beslenme ve düzenli fiziksel aktivitelerle önlenebilir.” “Bu sonuçlar, hala birçok kişinin yalnızca bir zar atışı gibi kansere yakalanma ihtimalleri olduğunu kabullendiğini gösteriyor. Ama bugün hayat tarzlarımızda değişiklik yaparsak yarın kanseri önleyebiliriz.” Vakıf, sebze, meyve ve çok tahıllı gıdalardan oluşan bir beslenme şeklini tavsiye ediyor ve alkol ile kırmızı et tüketiminin azaltılmasını, işlenmiş et tüketimine ise tamamen son verilmesi önerisinde bulunuyor. İngiltere Kanser Araştırma Merkezi’nin tütün kontrol sorumlusu Jean King de “Bu raporda en şoke edici verilerden biri, yılda görülen 14 milyon kanser vakasının gelecek 20 yılda küresel çapta 22 milyona çıkacak olması ve bu rakamın yarısının da önlenebilir olması” diyor. “İnsanlar, sağlıklı bir yaşam tarzını tercih ederek kansere yakalanma riskini düşürebilirler ama sağlıklı yaşamı destekleyecek bir çevre yaratmanın hem hükümetin hem de toplumun sorumluluğunda olduğunu unutmamak lazım.” “Eğer kansere yakalananların sayısını düşürmek için bugün harekete geçmezsek, gelecek yirmi yılda küresel kanser krizinin tam kalbinde olacağız.” BBC Türkçe
Bakanlık O Firmaları Deşifre Etti!
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, laboratuvar sonucu ile kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten veya satan gıda işletmesi ve bu işletmelerin ürettiği parti ürünlerine ait bilgiler verildi. Açıklamada, ürünlerine ait şu bilgiler verildi: “Anadolu Eksper Gıda Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Saray-Kazan/ANKARA Süzme Çiçek Balı (Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı)Tatzade Tadaban Gıda Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Saray-Kazan/ANKARA Süzme Çiçek Balı (Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı)Maxitat Ostim-ANKARA Süzme Çiçek Balı (Bala protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı, Prolin miktarı, Diastaz sayısı, Fruktoz/Glukoz, Fruktoz+Glukoz)Damla Bacı Emin Gıda İnş. Oto. İth. ve İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. Sarayköy Kazan/ANKARA Süzme Salgı Balı (Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı, Elektrik iletkenliği Prolin miktarı, Diastaz sayısı, Fruktoz/Glukoz, Fruktoz+Glukoz) Bayella BiogenecsBiyoteknoloji A.Ş. Sultanbeyli/İSTANBUL Epimedyumlu Bitkisel Karışımlı Kapsül(İlaç Etkin Maddesi/ Thiodimetilsildenafil) Vamax Koza Bilişim İlaç Gıda Koz.San.Tic.Ltd.Şti. Bayrampaşa/İSTANBUL Bitkisel Karışım Kapsül(İlaç Etkin Maddesi / Thiosildenafil) Magic PowerExtra 512092 Diltat Gıda İnş. San. Tic. Ltd..Şti./Esenyurt/İSTANBULDana Kıyma Diltat Gıda İnş. San. Tic. Ltd.Şti./ Bahçelievler/İSTANBULDana Kıyma Maset Gıda Nakliyat İth.İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti./ Fatih/İSTANBULDana Kıyma Etçi Et ve Şarküteri Ürünleri Tic.Ltd.Şti./ Maltepe/İSTANBULDana Kıyma Etçi Et ve Şarküteri Ürünleri Tic.Ltd.Şti./Ataşehir/İSTANBULKuzu Kuşbaşı Hatipoğlu Ltd. Şti./ Karatay/KONYA Isıl İşlem Görmüş Sucuk Ana Mantı Gözleme ve Ev Yemekleri San. Tic. Ltd. Şti./ Zeytinburnu/İSTANBULFırın Köfte (Dana Eti) Birsen Güven Gıda San. ve Tic. A.Ş./ KAYSERİTam Yağlı Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)Yalçıntepe125/065 Narin Süt ve Süt Ürünleri Gıda Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti./ KAYSERİ Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)Narlıtepe484 Yağlı Tulum Peyniri (Bitkisel yağ) 603 Mutlu Tolga Gıda İnş. Nak. Pet. Tur. Hayv. Orm. San. Tic. Ltd. Şti./ AFYONKARAHİSARÇörek Otlu Taze Peynir (Bitkisel Yağ) Lazz Bakkal Kaşar Peyniri (Bitkisel Yağ) Tulum Peyniri (Bitkisel Yağ)Ilgaz Yaylası2804 04/02/2014Düziçi Hayat Süt Mam. Gıda San. Tic. Ltd. Şti./ ADANAEzine Keçi Peyniri (İnek ve Koyun Sütü) Kültürova Ezine Koyun Peyniri (İnek ve Keçi Sütü) 211 Sönmez Mera Süt ve Süt Ürünleri/ ÇANAKKALEYoğurt (Bitkisel yağ)Sönmez129 Aral Gıda San. Nak. Ve Tic. Ltd.Şti./ KOCAELİTam Yağlı Kaymaklı Yoğurt (Bitkisel yağ)SBS168-2013 Keklik Süt Mam. Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti./ İZMİRTam Yağlı Kaymaksız Yoğurt (Bitkisel Yağ)Keklik Kardeşler Aydoğan Süt Mam. İml.İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti. / İZMİR Pastörize Yağlı Kaymaklı Yoğurt (Bitkisel Yağ ve Jelatin) Yopey Kaymaksız Yoğurt (Bitkisel Yağ ve Jelatin) Baltaş Süt Ürünleri-Semai Karataş/ AFYONKARAHİSAR Süzme Yoğurt (Bitkisel Yağ)Baltaş303 04/02/2014 Emin Gıda İnş. Oto. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti./ ANKARA Kahvaltılık Pastörize Tereyağı (Bitkisel yağ)Balkaymak01/03 Tadaban Gıda San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti./ ANKARATereyağı (Bitkisel yağ)ÖRS Star1210 Vatan
Reklam