Muzaffer Tekin Son Yolculuğuna Uğurlandı
Pankreas kanseri nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 65 yaşında hayatını kaybeden Ergenekon sanığı emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, alkışlar ve sloganlar eşliğinde, askeri törenle son yolculuğuna uğurladı.Cenaze törenine, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Balyoz Davası'nda yargılanan emekli Orgeneral Çetin Doğan, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, eski 1. Ordu Komutanı Hasan Iğsız, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, emekli Albay Dursun Çiçek, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, gazeteci Tuncay Özkan ve Ergenekon Davası'nda yargılanan Sedat Peker de katıldı.Pankreas kanseri nedeniyle tedavi gördüğü hastanede vefat eden Ergenekon sanığı emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, alkışlar ve sloganlar eşliğinde, askeri törenle son yolculuğuna uğurladı. Silah arkadaşlarının yalnız bırakmadığı törende, Tekin’in eşi ve kızı Türk bayrağına sarılı tabutun üzerine konulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağını öptü.TÖRENE ESKİ KOMUTANLAR KATILDIErgenekon soruşturması kapsamında 2007 yılında tutuklanan ve yaklaşık 7 yıl cezaevinde yatan Muzaffer Tekin için Selimiye Camii’nde cenaze töreni düzenlendi.Törende taziyeleri Tekin’in eşi Müge ve kızı Özge Tekin kabul etti. Cenaze törenine, Tekin’in yakınlarının yanı sıra, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Balyoz Davası'nda yargılanan emekli Orgeneral Çetin Doğan, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, eski 1. Ordu Komutanı Hasan Iğsız, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, gazeteci Tuncay Özkan, Ergenekon Davası'nda yargılanan Sedat Peker, CHP milletvekili adayı emekli Albay Dursun Çiçek, Sivasspor Başkanı Mecnun Otyakmaz, Kıbrıs gazileri, Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılanan çok sayıda isim, Tekin’in silah arkadaşları ve vatandaşlar katıldı.EŞİNE SON ÖPÜCÜKCamide iki ayrı kişiye ait cenazenin daha bulunması ve Tekin’in cenazesine yoğun katılım olması nedeniyle kalabalık cami avlusuna sığmadı. Muzaffer Tekin’in Türk bayrağını sarılı tabutunun hemen önünde taziyeleri kabul eden Müge Tekin, eşinin fotoğrafını uzun uzun öptü. Daha sonra, tabutun üzerine Rauf Denktaş ve Düşüncelerini Yayma Derneği tarafından getirilen Kuzey Kıbrıs Türk Bayrağı örtüldü. Bu sırada eşi Müge ve kızı Özge Tekin, birlikte eğilerek bayrağı öptü.'DANIŞTAY CİNAYETİYLE İLİŞKİLENDİRİLMESİ BELKİ DE BUGÜNE GİDEN İLK ADIMI TEŞKİL ETTİ'Cenaze töreninde konuşan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, şunları söyledi:'Ahlaksızca bir iftira ile özellikle de menfur Danıştay cinayetiyle ilişkilendirilmesi, belki de bugüne giden ilk adımı teşkil etti. Ortada hiçbir delil, hiçbir şey yokken, tamamen bir senaryo icabı Muzaffer’i Danıştay cinayetiyle ilişkilendirmek, dünyanın en büyük suçudur. Ahlaksızlıktır, namertliktir. Çünkü yürekten inanıyorum, bu hastalıkla karşı karşıya kalmasında bu ağır suçlamanın çok büyük bir rol oynadığını düşünüyorum. Şimdi bu suçlamaları yapanlar, yazanlar, çizenler, konuşanlar ne düşünüyorlar? Onlarda vicdan yok zaten. Vicdan olsa, gelirler en azından, bir özür dilerler. Türk milleti her zaman olduğu gibi, kahramanına, O da bir şehit, bu süreçte verdiğimiz son şehit, sahip çıkıyor. Tabii ki bu olaylara neden olanlar mutlaka yargı karşısına çıkarılacaktır ve cezalarını görecektir. Ancak o zaman biz de rahat ederiz, huzura ereriz. Elbette herkes olayların takipçisi olacak, elbette bunların içinde ben de bir birey olarak takip edeceğim. Milletimiz de biraz bu olaylara karşı sahip çıksın ki, burada bunun güzel bir örneğini gördük, bu kumpasları kuranlar, bu iftiraları atanlar mutlaka ortaya çıkmalı, dökülmeli ve gereken cezaları görmeli. Çok kimse cezaevlerinde hayatını kaybetti. Bu vesileyle ailesine ve Türk milletine başsağlığı diliyorum.''ALDATILDIK, KANDIRILDIK DİYENLER BUNUN HESABINI VERMELİ'Emekli Albay ve CHP Milletvekili adayı Dursun Çiçek de, Muzaffer Tekin’in örnek ve centilmen bir subay olduğunu belirterek, “Adam gibi adamdı. Bu süreçte kanser oldu. Şimdi 'Aldatıldık, kandırıldık' diyenler, 'Bilirkişiler bizi aldattı' diyen hakimlerin bunun vicdan muhasebesini yapmaları, hesabını vermeleri lazım' dedi.MHP Milletvekili Engin Alan ise “Bütün silah arkadaşlarının, ailesinin başı sağolsun. Türkiye çok yiğit bir subayı kaybetti' diye konuştu.Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de, “Muzaffer Tekin yiğit, dürüst, gerçek bir Türk subayı; kahraman, Türk Ordusu'nun şerefini her zaman yüksekte tutan ve bir askerlik aşığı, asker olarak doğmuş bir komutanımız ve asker olarak öldü. Silivri’de de dik duran, başını dik tutan, her türlü haksızlığa, zorbalığa dimdik karşı koyan bir arkadaşımızdı. Çok büyük bir acı. Bütün milletimizle bu acıyı yürekten paylaşıyoruz' diye konuştu.TÖRENDE 'İNSANLIK ONURU İŞKENCEYİ YENECEK' VE 'MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ' SLOGANLARIMuzaffer Tekin’in cenazesinden önce, hemen yanında bulunan İnsan Hakları Derneği (İHD) kurucularından Leman Fırtına’nın tabutu kadınlar tarafından omuzlara alındı. Bu sırada bir grup “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek' şeklinde slogan attı. Ardından, Tekin’in tabutu askerlerce omuzlara alınarak, düzenlenen askeri törenin ardından cenaze aracına konuldu. Tören sırasında kalabalık “Mustafa Kemal’in askerleriyiz', “Askere uzanan eller kırılsın', “Gün gelecek devran dönecek / AKP halka hesap verecek' şeklinde sloganlar attı. Tekin’in cenazesi, törenin ardından götürüldüğü Nakkaştepe Mezarlığı’nda toprağa verildi. Muzeffer Tekin’in mezarına Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden getirilen toprak da serpildi.DHA
Hacettepe Çocuk Acil'in Çatısında Sağlık Hakkı Eylemi
Kanser olan çocuklarını tedavi ettiremeyen iki kadın Hacettepe Çocuk Hastanesi’nin çatısına çıktı, hastane bahçesinde bekleyenler “Sağlık hakkımızı istiyoruz” sloganları attıHacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde intihar girişimi ve eylemi gerçekleşti. Kanser olan ve kök hücre tedavisi görmek zorunda olan çocuklarını tedavi ettiremeyen iki kadın hastanenin çatısına çıktı. İki kadın, kendilerini ikna etmeye çalışan polisleri ise yanlarına yaklaştırmadı. Hastaneye polis ve itfaiye ekipleri de getirildi.Kadınlar çatıda eylem gerçekleştirirken ellerinde döviz olan bir grup da hastanenin bahçesinde bir araya geldi ve “Çocuklar uyurken susulur, ölürken değil”, “Sağlık hakkımızı istiyoruz” gibi sloganlarla eyleme destek verdi.Eylem, kadınların Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ile görüşme ayarlanmasıyla son buldu.Sendika.Org/ Ankara
Domuz Gribinden Ölenlerin Sayısı 43'ü Buldu
Sağlık Bakanlığı, yurt genelinde 57 kişinin grip virüsü nedeniyle hayatını kaybettiği, bunlardan 43'ünde İnfluenza A(H1N1), 7'sinde İnfluenza B ve 7'sinde ise İnfluenza A(H3N2) virüsü tespit edildiğini bildirildi.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamasında, yurt genelindeki grip vakalarındaki son duruma ilişkin bilgi verildi.Tüm dünyada grip sezonunun yılın 40. haftasından başladığı ve bir sonraki yılın 20. haftasına kadar devam ettiği bilgisine yer verilen açıklamada, grip takibine belirlenmiş 17 ilden gönüllü 180 aile hekiminin katıldığı belirtildi.81 ilde grip ön tanısıyla yatırılan hastalardan alınan klinik örneklerin de analizleri yapılarak takip edildiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:'Dünya Sağlık Örgütü'nün dünya genelindeki grip hastalığına dair durumu açıklayan son raporuna göre, kuzey yarım küredeki grip yoğunluğu halen yüksek düzeyde seyretmekle beraber, İnfluenza A'nın baskın olduğu Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da grip aktivitesinde azalma başlamıştır. Fransa, Hollanda ve İspanya gibi ülkelerin dahil olduğu bir çok Avrupa ülkesinde 65 yaş üzeri kişilerde tüm nedenlere bağlı ölüm sayılarında artış mevcut olup Dünya Sağlık Örgütü tarafından bu durumun nedeni olarak grip hastalığı, soğuk havalar ve akut solunum yolu hastalıklarının olabileceği ifade edilmiştir. Kuzey Amerika'da grip hareketliliği 2014 yılının sonunda ulaştığı en yüksek düzeyden sonra halen yüksek düzeyde devam etmektedir. ABD'de ise grip virüsü tespit edilme oranı 2014 yılı Aralık ayında ulaştığı yüzde 30,4'lük düzeyinden yüzde 12,1 düzeyine gerilemiştir.'Dünyada olduğu gibi yurt genelinde de son hafta itibariyle grip aktivitesinin azalmaya devam ettiği vurgulanan açıklamada, 'Düzenli izleme kapsamında 13. hafta itibarıyla gelen 352 numunenin yüzde 26,4'ünde influenza B, yüzde 8,8'inde İnfluenza A(H1N1), yüzde 5,1’inde İnfluenza A(H3N2) saptanmıştır' ifadesi kullanıldı.Kimler risk altındaAçıklamada grip için 65 yaş ve üzerindeki kişilerle yaşlı bakımevi ve huzurevinde kalanların, astım dahil kronik pulmoner ve kardiyovasküler sistem hastalığı olan erişkin ve çocukların, diyabet dahil kronik metabolik hastalığı, kronik renal disfonksiyonu, hemoglobinopatisi veya immün yetmezliği olanların, immünsupresif tedavi alan erişkin ve çocuklarla 6 ay - 18 yaş arasında ve uzun süreli asetil salisilik asit tedavisi alan çocukların risk grubunda olduğu belirtildi.AA
Fazla Uyku Öldürüyor
Pervasızca uyumayı sevmeyen bir kişi gösterin bize... Biz sıcak yatağını dünya yıkılsa bırakmayacaklar cemiyeti kuraduralım, yapılan bir araştırma fazla uyumanın ölümcül sonuçlara yol açabileceğini ortaya koymuş. Biz şimdiden saatlerimizi sabahın bir körüne 5 dakika aralıklarla kurduk bile...
Reklam
Genel Sağlık Sigortası Başvuruları Uzatıldı
Genel Sağlık Sigortası gelir testi için bugün sona eren başvuru süresi altı ay uzatıldı.Resmi Gazete 'nin bugünkü sayısında yer alan Bakanlar Kurulu kararında, ' Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 53 üncü maddesinde yer alan başvuru süresi maddede belirtilen sürenin bitiminden itibaren altı ay uzatılmıştır' denildi.Kararda, aynı yasada yer alan ilk taksit ödeme süresinin de altı ay uzatıldığı belirtildi.Genel Sağlık Sigortası için yapılacak gelir testi sonucunda borçlar tescil tarihinden itibaren güncellenecek. Bu süre içinde gelir testi yaptırmayanların borçları ise en yüksek prim borcu üzerinden hesaplanacak.Haneye giren toplam gelir, kişi başına bölünerek kişiye düşen miktar asgari ücretin üçte birinden, asgari ücrete kadar geliri olanlar ayda en az 48 lira Genel Sağlık Sigortası primi ödeyecekler.Kişi başına gelir asgari ücretin iki katı gelir elde ediyor ise kişi başına ödenmesi gereken prim 144 liraya, eğer bu tutar asgari ücretin iki katından fazlaysa kişi başına ödenecek aylık prim de 288 liraya yükseliyor. DHA
Süpermarketler Müşteriyi Nasıl Yönlendiriyor?
Süpermarketler müşterileri manipüle eder aslında. Malzemeler öyle yerleştirilmiştir ki, temel ihtiyaç maddelerine ancak akıl çelen bir sürü şeyi aştıktan sonra ulaşabiliriz. Ekmek, yumurta, süt gibi temel ürünler süslü ambalajlarıyla dikkatleri cezbeden bisküvilerin, şekerlemelerin, cipslerin ötesinde bir yerdedir.Süpermarketler çocukları da hedef alır. Onlara yönelik şeyler rengarenk ve çizgi film kahramanlarıyla süslenmiş bir halde tam da onların göz hizasına gelecek şekilde dizilmiştir raflarda.Peki bu dizayn şekli insan yararına kullanılabilir mi? Gıda üreticileri insanları sağlığa zararlı aşırı yağlı, aşırı şekerli ürünlerden uzak tutma gibi bir sorumluluk üstlenmiyor. O halde bu ürünlerin satışını yapan marketlerle ilgili önlemler alınabilir mi?
Reklam
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önseçime girdiği İzmir 2. Bölge'de 32 bin 941 oyla birinci oldu, ikinci Mustafa Balbay 16 bin 237 oy aldı. Antalya'da Deniz Baykal ikinci sırada kalırken, eski genel başkan yardımcısı Adnan Keskin Denizli'de listeye giremedi.
TÜİK: 10 Ölümün 4’ü, Dolaşım Sistemi Hastalığı ve Kötü Huylu Tümör Kaynaklı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2013 ve 2014 yılına ait 'ölüm nedeni' istatistiklerini açıkladı. Türkiye'de geçen yıl nedeni bilinen ölümlerin yüzde 61’i, dolaşım sistemi hastalıkları ve kötü huylu tümörler nedeniyle gerçekleşti. 2014 yılındaki ölüm vakalarının 40,4’ünü dolaşım sistemi hastalıkları oluşturdu. İkinci sırada ise iyi huylu ve kötü huylu tümörlerden ölümler, 2014 yılında yüzde 20,7 olarak hesaplandı.Ölüm nedenleri incelendiğinde, 2013 yılındaki ilk üç hastalık grubunun sıralamasının 2014 yılında da değişmediği ortaya çıktı. Ölüm vakalarının 2013 yılında yüzde 39,6’sını, 2014 yılında ise yüzde 40,4’ünü dolaşım sistemi hastalıkları oluşturdu. İkinci sırada ise 2013 yılında yüzde 21,2 oranında gerçekleşen iyi huylu ve kötü huylu tümörlerden ölümler, 2014 yılında yüzde 20,7 olarak hesaplandı. Dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşen ölümlerin 2014 yılında yüzde 39,6’sı iskemik kalp hastalığından, yüzde 24,7’si ise serebro-vasküler hastalıktan kaynaklandı.Kötü huylu tümör nedeniyle gerçekleşen ölümlerin toplam ölüm içindeki sayısı 2013 yılında 74 bin 906 olurken, 2014 yılında 75 bin 993 olarak tespit edildi. 2014 yılında ölümlerin yüzde 31,1’i, 2013 yılında ise yüzde 31,3’ü gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin kötü huylu tümörden kaynaklandı.Ölüm nedeni istatistikler yaş gruplarına göre incelendiğinde; 2014 yılında dolaşım sistemi hastalıklarının en çok 75-84 yaş grubunda, iyi huylu ve kötü huylu tümörlerin ise en fazla 65-74 yaş grubunda görüldüğü tespit edildi. Ölüm nedenleri daimi ikametgaha göre incelendiğinde ise dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı ölümlerin oranının en yüksek olduğu ilk beş il Denizli, Kırklareli, Yozgat, Samsun ve Artvin olarak sıralandı. Ayrıca; iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle gerçekleşen ölümlerin oranının en yüksek olduğu ilk beş il ise sırasıyla Edirne, Kocaeli, İstanbul, İzmir ve Ankara olarak belirlendi.Ölüm nedenlerinin yıllara göre dağılımı şöyle: 2013 / 2014Dolaşım sistemi hastalıkları    39,6 / 40,4Kötü huylu tümörler                   21,2 / 20,7Solunum sistemi hastalıkları     9,8 / 10,7Beslenme ve metabolizma hastalıklar 5,6 / 5,1Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları 4,1 / 4,4Dışsal yaralanma nedenleri ve zehirlenmeler 5,7 / 4,3Diğer 14 / 14,4Cihan
Gece Görüşü Sağlayan Göz Damlası
Amerikalı bilim insanları karanlıkta görmeyi sağlayan damla geliştirdi. Birkaç saat boyunca zifiri karanlıkta görmeyi sağlayan damla ileride piyasaya sunulabilir.Amerikalı bilim insanlarının araştırması, denizin derinliklerinde, ışığın olmadığı bölgelerde yaşayan balıkların gözlerinden elde edilen, gece körlüğünün ve bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanılan 'Chlorin e6 (Ce6)' adlı bir kimyasalı içeren damlanın gözlere damlatıldığında, zifiri karanlıkta da görmeyi sağlayabildiğini ortaya koydu.Bilim insanları damlaya bu maddenin yanında insülin ve dimetil sülfoksid bileşiğini ekledi.Araştırmaya imza atanlardan biyokimya uzmanı Gabriel Licina'nın retinasına damlatılan sıvı sayesinde bilim adamının 50 metreye kadar bir alanda insan ve nesneleri ayırt edebildiği belirlendi. Birkaç saat sonra Licina'nın gözlerinin normale döndüğü ve aydınlıkta da sorun çekmediği belirtildi.Deneylerin devam edeceğini ifade eden bilim insanları çalışmanın gece kurtarma çalışmalarına yardımcı olabileceğini vurguladı.Çalışmaya ilişkin makale, bilim insanlarının 'Science for the Masses (Halk için Bilim)' adlı sitesinde yer aldı.
Reklam
Yükselen 10 Teknoloji Geleceğe Yön Verecek
İnsan hayatını kolaylaştıran ve küresel çevre, üretim, sağlık gibi sorunlara yenilikçi çözümler sunan, 2015'in en önemli 10 yükselen teknolojisi belirlendi.Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan raporda, 2015 yılının 'en umut verici ve yenilikçi' 10 yükselen teknolojisine yer verilirken, listede ilk sırayı sıfır emisyonlu hidrojen yakıt hücreli otomobiller aldı.Bunu sırasıyla yeni nesil robotlar, geri dönüşümlü termoset plastikler, hassas genetik mühendisliği teknikleri, 3D yazıcı teknolojisi, yeni yapay zeka, dağıtım üretimi, hisseden ve kaçınan insansız hava uçakları, nöromorfik teknolojisi ile dijital gen teknolojisi takip etti.Söz konusu teknolojiler ve bunların yakın gelecekteki getirileri hakkında bilgi verilen rapora göre, elektrikli ve hidrokarbon araçlara göre büyük avantajlar sunan sıfır emisyonlu hidrojen yakıt hücreli otomobiller, en önemli küresel çevre sorunlardan biri olan hava kirliliğinin azaltılmasına önemli katkı sağlayacak.Yeni nesil robotlar ile de robotların insan eli gibi esnek bir yapıya sahip olmaları, çevre şartlarını daha iyi algılamaları ve buna göre hareket etmeleri sağlanacak. Daha çok tarım alanında kullanılmaya başlanacak bu robotlar sayesinde, tekrarlanan işlerin 24 saat boyunca daha ucuza yapılması ve büyük ekonomik yarar sağlanması hedefleniyor.Geri dönüşümlü termoset plastik teknolojisiyle de cep telefonlarından uçaklara kadar bir çok yerde kullanılan plastikler, geri dönüşüm özelliğiyle ön plana çıkacak ve gelecek 5 yıl içinde geri dönüşümü olmayan plastiklerin yerini alacak.3D yazıcılar doku üretiminde kullanılacakUzun dönemdir tartışmalı bir konu olan genetik teknolojisi, 'hassas genetik mühendisliği' teknikleriyle yeni boyuta geçecek. Buna göre, tarımda sürdürülebilirlik genetik teknolojiyle sağlanacak. Bitkiler, genetik kodları değiştirilerek, daha besleyici ve değişen iklim şartlarına uyumlu hale getirilecek.Üretim teknolojisinde devrim yaratacak nitelikte değişiklikler ve yenilikler getiren 'üç boyutlu yazıcılar' ile yaratıcı fikirler ve tasarımlar gerçek modellere, son ürünlere, parçalara ve prototiplere hızlı bir şekilde dönüşebilecek. 3D teknolojisinin, ileride doku tamirinde ve yeni doku oluşturulmasında kullanılması hedefleniyor.'Yeni yapay zeka teknoloji' ile de geliştirilmiş makine gücünden yararlanılarak, insanların ihtiyaç duyabileceği bir çok hizmet, akıllı robotlar aracılığıyla gerçekleştirilecek.Tüketiciye tek aşamada üretim hizmetini sunacak 'dağıtım üretimi' sistemiyle de kaynakların daha etkin kullanılması ve fabrikalardaki atık miktarının azaltılması amaçlanıyor.İnsan DNA'sı USB belleklere yüklenecekSon yıllarda savunma sanayisinde önem kazanan insansız hava uçakları da çevre koşullarını daha iyi şekilde algılayacak hale getirilecek. Bu şekilde söz konusu uçaklar yüksek duyu özellikleriyle, havada beklenmeyen tehlikelere karşı ani tedbirler alabilecek ve insanlar için riskli olan vazifeleri de yerine getirebilecek.'Nöromorfik teknolojisi' ile yeni bilgisayarların insan beyni gibi çalışması ve düşünebilme yeteneğine sahip olması sağlanacak.'Dijital gen teknolojisi' ile de insan DNA'sı, USB belleklere yüklenebilecek. Bu şekilde daha etkili sağlık hizmeti verilmesi, doktorların kanser gibi hastalıklarda daha hızlı karar verebilmesi amaçlanıyor.AA
Yoğun Alkol Tüketiminin Akabinde At Gibi Şaha Kalkmak İçin Yapmanız Gereken 11 Şey
Acı gerçeği en başta söylemek lazım: Maalesef sizi akşamdan kalmışlık halinden doğrudan kurtaracak bir yöntem yok. Tek çare zaman. Fakat bu esnada sizin elinizde olan ve kendinize gelme sürecini hızlandıracak bazı yöntemler de mecvut. Bunları mutlaka yapmak istersiniz çünkü içinde bulunduğunuz durumu en iyi siz biliyorsunuz. İşte size yardımcı olabilecek, at gibi şaha kalkarak yeniden hayata dönmenizi sağlayacak şeyler;
Reklam
Sağlık Bakanlığı: Aile Hekimlerinin Nöbet Uygulamasıyla İlgili Karar Yok
Sağlık Bakanlığı, aile hekimlerine zorunlu nöbet uygulamasının Danıştay'ın kararıyla durulduğu haberleri üzerine açıklama yaptı. Bakanlık, 'Bu yönde verilmiş bir karar bulunmamaktadır' dedi.İşte sağlık bakanlığı tarafından yapılan o açıklama: 'Bu gün medyada yer alan “Danıştay Yürütmeyi Durdurdu, Aile Hekimlerinin Nöbet Sorunu Ortadan Kalktı” haberleri gerçeği yansıtmadığından aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek duyulmuştur.Bilindiği üzere aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarının nöbetleri 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu ve bu kanuna istinaden yayımlanan mevzuat çerçevesinde yürütülmektedir. Yürürlükteki nöbete ilişkin yönetmelik hükümlerinin iptaline yönelik ilgili yargı mercilerince verilmiş bir karar bulunmamaktadır. Basın yayın organlarında yer alan mahkeme kararı 2011 yılında yürürlükte olan mevzuata göre verilmiştir. Bu tarihten sonra aile hekimlerinin nöbetleriyle ilgili yeni bir kanuni düzenleme yapılmıştır. Dolayısıyla verilen kararın aile hekimlerinin bugünkü nöbet hizmetleriyle ilgili mevcut uygulamaya herhangi bir etkisi olmayacaktır. Bu çerçevede verilen karar ülkemiz genelindeki aile hekimliği nöbetlerinin durdurulması veya kaldırılmasını etkileyen bir karar olmayıp, aile hekimliğindeki nöbet uygulamaları ilgili mevzuat çerçevesinde devam edecektir. Aksi yönde yapılan yayınlar gerçeği yansıtmamaktadır.Kamuoyunun bilgisine saygı ile sunulur.'AA
Sağlık Bakanı'ndan Domuz Gribi Açıklaması: 'Bunun İlaçla Tedavisi Yok'
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Bilkent Entegre Sağlık Kampüsü'nün Proje finansman sözleşmelerinin imza töreninin ardında gazetecilerin sorularını yanıtladı.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, domuz gribiyle ilgili yaptığı açıklamada 'Bunun ilaçla tedavisinin olmadığını bilmemiz gerekir. Hijyen birinci derecede önemli' dedi.DHA'nın haberine göre, Bakan Müezzinoğlu, gazetecilerin domuz gribiyle soruları üzerine bir açıklama yaptı. Müezzinoğlu yaptığı açıklamada şunları söyledi: 'Vaka sayısında bir artış olduğunu zaman zaman sizlerle paylaştık. Gerekli bilgilendirmeyi de neredeyse günlük denebilecek sıklıkta bilgilendirdik. Özellikle çarşamba günleri, haftalık değerlendirmeleri bakanlığımızın ilgili kurumu tarafından yapılacak, yapılmaya devam edilecek. Vakaların hastanelere ve polikliniklere müracaat sayısında bir durağanlaşma ve bir azalma sürecine girdiğimiz gözlemliyoruz son günlerde.Bu anlamda pik yaptığı, durağanlaştığı ve iniş dönemine geldiğini değerlendiriyoruz. Bilim kurulumuz gerek sağlık kuruluşlarımızla alınması gereken tedbirlerle ilgili, gerekse kamuoyunu bilgilendirmekle ilgili devamlı çalışmalarını yapıyor ve bilgilendiriyoruz''İlaçla tedavisi yok'Bakan Müezzinoğlu, 'Kamuoyundan arzu ettiğimiz ve tekrarla söylediğimiz burada bunun ilaçla tedavisinin olmadığını bilmemiz. İkincisi; hijyenin birinci derecede önemli olduğunu bilmemiz' diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: 'Çocuklarımıza, kronik hastalığı olan hastalarımıza hijyen koşullarında daha dikkatli olmamız gerektiğini, kronik hastalığı olan hastalarımızın bu aradaki kronik hastalık tedavilerini duyarlılığı artırmak, dirençlerini düşürecek durumlardan uzak durmaları, grip virüsünü aldığı bu illa H1N1 virüsü değil, diğer türler olabilir.Çünkü onu bilmemiz ilk anda mümkün değil. Ama grip olduğum şüphesini hissettiği andan itibaren de istirahatine, bol sulu gıda almasına ağırlık vermesini özellikle vatandaşlarımızdan, kamuoyunda arzu ediyoruz, talep ediyoruz.'
Reklam
Domuz Gribinde Her Geçen Gün Yeni Vakalar Ortaya Çıkıyor
Sağlık Bakanlığı'nın 'Domuz gribi salgını' yaşanmadığını söylemesine rağmen, her geçen gün yeni vakalar ortaya çıkıyor. Kocaeli'nde bir kişinin grip sebebiyle öldüğü iddia edildi. Sakarya'da da soğuk algınlığı şikayetiyle hastaneye kaldırılan 7'si çocuk 13 kişi, domuz gribi şüphesiyle gözlem altına alındı. CHP Kocaeli Milletvekili Hilal Kaplan, domuz gribinden 42 kişinin öldüğünün açıklandığını belirtirken, 'Belki de verilerin bazıları sağlıklı olmadığı için bu verinin de üstünde veri olduğu konusunda kaygım var' dedi.Domuz gribi vakalarına her gün bir yenisi ekleniyor. Gebze Fatih Devlet Hastanesi'ne başvuran 59 yaşındaki Mahmut S.'nin domuz gribi sebebiyle yaşamını yitirdiği iddia edildi. Hastane yetkilileri konuya ilişkin açıklama yapmazken, Kocaeli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği de telefonlara cevap vermedi. Bir süre önce de Darıca ilçesindeki Farabi Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınan 35 yaşındaki Selda Tuğgün, domuz gribi nedeniyle hayatını kaybetmişti.Öte yandan, Sakarya'nın Pamukova ilçesinde soğuk algınlığı şikayetiyle hastaneye kaldırılan 7'si çocuk 13 kişi, domuz gribi şüphesiyle gözlem altında tutuluyor. Hastalardan bazılarına zatürre teşhisi konurken 'domuz gribi' şüphesiyle hastalardan alınan kan örnekleri Ankara'daki laboratuvara gönderildi. Sonuçlar kesinleşinceye kadar hastaların gözlem altında tutulacağı bildirildi. Teşvikiye Mahallesi'nde yaşayan aynı aileden 10 kişi, dün gece yüksek ateş ve halsizlik şikayetiyle ambulansla Pamukova Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastalar domuz gribi şüphesiyle acil serviste tedavi altına alındı. Daha sonra aynı aileden 3 kişi daha benzer şikayetlerle hastaneye başvurdu. Hastaneye başvuran 7'si çocuk 13 kişiden H1N1 virüsü şüphesiyle kan örnekleri alındı. Yapılan kontrollerde hastalardan bazılarına zatürre teşhisi konuldu. Hastanenin acil servisi bir süreliğine kapatıldı. Diğer hastalara hastanenin başka bir bölümünde hizmet verildi. Alınan kan örnekleri Ankara'daki laboratuvara gönderildi. Tedavi altına alınan hastalardan hamile bir kadın ve çocuğu Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, diğer hastalar ise Geyve Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Hastalar izole odalarda gözlem altına alındı. Sonuçlar kesinleşinceye kadar hastaların gözlem altında tutulacağı bildirildi.CHP Kocaeli Milletvekili Hilal Kaplan, domuz gribinden 42 kişinin öldüğünün açıklandığını belirterek, 'Belki de verilerin bazıları sağlıklı olmadığı için bu verinin üstünde olduğunda da kaygım var.' dedi. Kaplan, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında domuz gribine değindi. Bir eylem planı olmadığı eleştirisini getiren Kaplan, şunları kaydetti: 'Ama aşılama ile ilgili soru önergesine verdiği yanıtta Sayın Bakan'ın 6 milyon doz civarında bir grip aşısının alındığını, 3 milyon dozunun kullanıldığını ve 3 milyon doz civarında da her olasılığa karşı bir salgın açısından bekletilmesi gerektiğini söyledi. Halbuki grip aşısının bekletilmesinin mantığı yok. Mart ayındayız. 3 milyon doz aşıyı Mart'ın sonuna kadar niye bekletiyorsunuz? 3 milyon doz aşı ne olacak? Diyelim ki önümüzdeki aya kadar yeterli oranda kullanmadınız 3 milyon doz aşı nereye gidecek, çöpe gidecek. 3 milyon doz aşı bir ay sonra çöpe atılacak' Domuz gribinden 42 kişinin öldüğünün açıklandığını ifade eden Kaplan, 'Belki de verilerin bazıları sağlıklı olmadığı için bu verinin üstünde olduğunda da kaygım var. Hekimim ben. Bir vakanın domuz gribi tanısı koyabilmeniz için boğazından süprüntü almanız lazım.' CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç da domuz gribinin son birkaç haftada tüm ülkeyi sardığını ve 33 kişinin hayatını kaybettiğini belirterek, 'Salgını kabul etmek ve aşılama başlatmak için daha kaç kişinin ölmesi gerekiyor?' dedi. Özkoç, yaptığı açıklamada, domuz gribi sebebiyle Sakarya'da önceki gün bir kişinin öldüğünü, bugün de 13 kişinin karantina altına alındığı bilgisini verdi. Son birkaç haftada Türkiye'de 33 kişinin domuz gribinden hayatını kaybettiğine dikkat çeken Özkoç, 'Bu rakamı, Sağlık Bakanı açıklıyor ve 'yaygınlığı, salgın boyutunda değil' diyor. Biz de soruyoruz, kaç kişinin ölümü, bir hastalığı salgın kabul etmenizi ve önlem almanızı sağlar?' diye sordu.CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun domuz gribinden korunmak için sadece el yıkamayı, odaları havalandırmayı tavsiye ettiğini ve bu önlemleri sıraladığını vurgulayarak, '33 candan bahsediyoruz burada. Bir an önce köklü önlemlerin hayata geçirilmesi lazım. Bakanlığın stoklarında grip salgınında kullanılmak üzere yaklaşık 3 milyon doz aşı olduğu belirtiliyor. Bu aşılar ne zaman kullanılacak? Nasıl kullanılacak? Domuz gribine çare olabilecek mi? Parti olarak da Meclis gündemine getirdik, cevabını arıyoruz.' açıklamasında bulundu.Cihan
Hava Kirliliği Beyin Kanaması Tehlikesini Artırıyor
Küresel düzeyde yapılan bir araştırma hava kirliliğinin beyin kanaması tehlikesini artırdığını ortaya koydu.Bilim insanları, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde hava kirliliğinde kısa erimli tırmanışların bile beyin kanaması vakalarında artışa yol açtığını belirtiyor.Hava kirliliği ile beyin kanaması arasındaki ilişkiye ilişkin araştırma, daha önce hava kirliliğiyle kalp ve damar hastalıkları arasındaki ilişkiye dair çalışmaları izliyor.İngiliz tıp uzmanları gelişmiş ülkelerde hava kirliliğinin daha düşük olmasına rağmen hala önemli bir tehlike oluşturduğunu kaydediyor.İngiltere'nin bazı kesimlerinde 2010 yılında AB tarafından konmuş olan hava kirliliği sınırlarının aşıldığı ve bazı büyük kentlerde bu durumun en azından 2025'e dek sürebileceği belirtildi.Avrupa Çevre Kuruluşu hava kirliliğinin önemli hastalıklara ve erken ölümlere yol açabileceğini vurgulamakta.Edinburg Üniversitesi'nden bilim insanları 28 ülkeden 94 araştırmanın sonuçlarını inceledi ve hava kirliliğinin kısa süre için artmasının bile beyin kanaması vakalarını ve beyin kanamasından ölümleri artırdığını saptadı.Hava kirliliğiyle beyin kanaması arasındaki ilişkinin en güçlü olduğu yerler düşük ve orta gelirli ülkelerde, halkın özellikle yüksek hava kirliliği yaşadığı günlerde oldupu kaydedildi.
Reklam