Yoganın "Kendini Sevme Sanatı" Olduğunu Gösteren 20 Fotoğraf
Yoga kilo vermek için yapılan bir spor, bir uğraş değil. Onun esas amacı iç huzuru temin ederek kendinizle barışık bir hayat sürmenizi sağlamak. Böyle diyor Big Gal Yoga olarak bilinen Valerie ve İnternette insanlara kendilerini sevmeyi öğretiyor.Kendisine şu adreslerden ulaşabilirsiniz. 12
Suratına Asit Atılan Kadın Reshma: Asite Bu Kadar Kolay Ulaşılamamalı!
O bir asit kurbanı. Kayınbiraderi ve arkadaşları suratına asit atmışlar ve bu Reshma'nın bir gözünü kaybetmesine sebep olmuş.Sevgi üretin, yara değil. Bir gençlik girişimi cinsiyetçi saldırı kurbanlarının rehabilitasyonu yanı sıra bazı konulara dikkat çekmek için internete videolar yüklüyor. Bu videolarda bir kadın nasıl mükemmel görünümlü kırmızı dudaklara sahip olunacağını açıklıyor. Videodaki kadın ise Reshma.
'Bedava Sağlık' Borcu 7,5 Milyar Lirayı Aştı
Genel Sağlık Sigortasından faydalanan kişi sayısı 5,3 milyonu geçti ancak borç yükü çok fazla. Prim borçları her ay yükseliyor. Toplam borç 7.5 milyar lirayı aştı.Türkiye 2012 yılının başında Genel Sağlık Sigortası uygulamasına geçti. Böylece sigortalıların yanı sıra hiçbir sosyal güvencesi olmayan işsiz, kayıtdışı çalışan ve sosyal güvencesi olmayanlar sağlık yardımı kapsamına alındı. Yeşil kart uygulaması kalktı. Bu işin faturasının da, geliri belirli düzeylerde bulunanlardan kademeli prim kesilmesiyle karşılanacağı hesaplandı.Bunun için de 'gelir testi' uygulamaya konuldu. Aile içinde kişi başına düşen gelir, yapılacak testte eğer asgari ücretin üçte birinin altında çıkarsa, ücretsiz sağlık imkânı verildi. Eğer gelir asgari ücretin üçte birinden fazla çıkarsa prim ödenmesi şartı getirildi.Ancak ardından birçok sorun çıktı. Kim nasıl test yaptıracağını, nasıl para yatıracağını bilemedi. Borçlu sayısı ile birlikte borçlar da birikti.5,3 milyon borçluSonunda hükümet geçen eylülde borcu bulunanlara borçlarını taksitle ödeme fırsatı tanıyan yasayı çıkardı. Ne var ki, getirilen bu yapılandırmaya rağmen genel sağlık sigortası prim borcunu ödemeyenlerin sayısı halen çok yüksek.Bir yılda yapılandırmadan yararlananların sayısı 304 bin kişi. Gelir testi için müracaat eden 400 bin kişiyi de eklediğimizde 704 bin vatandaşın yapılandırmaya müracaat etmiş olduğu ortaya çıkıyor. Ancak bu rakam beklenenin çok altında.Halen yapılandırmaya gitmeyip prim borcu olan kişi sayısı 5.3 milyonu geçiyor.Bu kişiler devletin sağlık imkânlarından yararlanamıyorlar. Prim borçları her ay katlanarak artıyor ve faiz işliyor. Toplam borç 7.5 milyar lirayı aştı.Eylül sonuna dikkatYapılandırmaya bugüne kadar başvurmayan, borcunu zorunlu olarak ödemesi gereken kişiler için son fırsat bu ay sonu itibariyle bitiyor. Bu kişiler için prim tahakkukları gelirlerine göre yeniden hesaplanıyor ve söz konusu kişiler en geç 2 Kasım 2015 tarihine kadar SGK'ya başvurmaları halinde genel sağlık sigortası prim borçlarını yapılandırıp, gerekirse taksitle ödeyebiliyor.Yeni düzenleme şartGelir testinin ailedeki tüm bireylerin geliri dikkate alınarak yapılması henüz okulunu yeni bitirmiş, iş arayan gençlerimizin daha iş hayatına atılmadan borçlu çıkmalarına neden oluyor. 18 yaşını tamamlayan ve reşit bireyler için aile gelir yapısı üzerinden borç çıkarmak anlamlı olmuyor. Bu sistemin muhakkak değişmesi gerek.Peşin ödeyene faiz yokAlacak aslının peşin ödenmesi halinde bu alacaklar için herhangi bir faiz alınmayacak. Taksit durumunda, ilk taksit sekiz ay içerisinde, diğer taksitlerin ise ikişer aylık dönemler halinde en fazla on sekiz eşit taksitte ödenmesi gerekiyor. Borçluların başvuru sırasında altı, dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri söz konusu.Taksit taksit ödeBorcunu taksitler halinde ödeyeceklerin yapılandırmayla yeni borç tutarları hesap edilirken, ilk olarak borç tutarı enflasyon rakamları esas alınarak güncellenecek. Taksitle ödeme yolu tercih edilmiş olmasına rağmen, bir takvim yılı içinde yasal süresi içinde ödenmemiş veya eksik ödenmiş ikiden fazla taksitin bulunması halinde, ödenmeyen taksitler yönünden yeniden yapılandırmadan yararlanma hakkı kaybedilmiş olacak.Başvuruda bulunan borçlular, ilk taksiti ödemeleri ve yapılandırmanın ihlal edilmemesi, 60 günden fazla prim ve prime ilişkin borçlarının bulunmaması halinde sağlık hizmetlerinden yararlanmaya başlayacaklar.Kim ne kadar prim ödemeliHanede kişi başına düşen aylık gelir 424 liranın altında olursa, o kişinin primleri devlet tarafından ödeniyor. Hanedeki aylık gelir 424 TL ile 1.273 TL arasında ise kişilerin kendilerinin 51 lira prim ödemesi gerekiyor.Kişi başına düşen aylık gelir 1.273 TL ile 2.547 TL arasında ise aylık 152 lira prim ödenmeli. Geliri 2.547 liranın üzerindeki ailelerde ise sosyal güvenlik kapsamında olmayan bireyler için ayda 305 lira prim ödeniyor.Tek prim sistemine geçilmeliSağlık sisteminin finansal sürdürülebilirliğini bireylerden toplanan primlerle sağlamak aslında amaçla çelişen bir durum. Borcunu ödeme gücü olmayanlar sağlıktan yararlanamıyor, dolayısıyla sağlık imkânlarının genişlemesi anlamını yitiriyor. Bu nedenle, asgari ücret ve bireylerin gelirlerini esas alan prim sistemi mutlaka değiştirilmeli. Asgari ücret artışları sağlık hakkından yararlanmanın önüne geçmemeli.Artan kademeli prim sistemi yerine tek bir prim seviyesi herkes için belirlenebilmeli. En düşükten 50 TL ödeyenle, 305 TL ödeyen arasında sağlıktan yararlanma bakımından bir fark yok. Birisi daha düşük prim ödedi diye daha az sağlık hizmeti almıyor.Sigortalı için teste gerek yokİşsiz olan, çalışmayan, kayıt dışı çalışanların gelir testi yaptırması, prim ödemesi şart.Lise, üniversite eğitimini bitiren, artık anne veya babası üzerinden yardım alma durumu ortadan kalkan erkek çocukları (kız çocukları Ekim 2008 öncesi anne veya baba üzerinden sağlık yardımı alıyorsa, evlenmemeleri kaydıyla sağlık yardımını almaya devam ediyorlar) teste girmeli.Esas olarak bakmakla yükümlü olunan kişikategorisindeki; sigortalının eşi, öğrenime devam etmiyorsa 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya çıraklık eğitimi ile mesleki eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenimde 25 yaşını geçmemiş çocuklar, geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı tespit edilmiş anne ve babanın da testi yaptırıp, prim ödemesine gerek bulunmuyor.Kaynak: Cem Kılıç / Milliyet
İzleyebileceğiniz En Tuhaf 18 Müzik Videosu
Kimisinin müziği aslında hiç fena olmasa da bu kliplerin kimi insanı ürkütüyor kimiside insanın sinirlerini bozuyor.Uyarı olarak bu klip kimileri için rahatsız edici ögeye ve 18 yaş üstü içeriğe sahip olabilir.
Dünya'nın Çekirdeği Sıcak Olmasa Ne Olurdu?
Soğuk kış günlerinde çok da gerçekçi gelmeyecek de olsa, Dünya’nın yüzeyinin oldukça altında neredeyse tamamen metalden oluşan sıcak bir çekirdek vardır. Merkezdeki bu çekirdeğin dış kısmı demir-nikel alaşımından oluşur ve bu iç çekirdek ile magma ve sıcak taşlardan oluşan katman arasında tampon görevi görür. En içteki çekirdek katıdır ve yaklaşık 1207 km kalınlığındadır. Burası aynı zamanda gezegenin en sıcak bölgesidir, sıcaklık bu bölgede 6.093 derece santigrada kadar çıkar. Dünya’nın çekirdeğinin çok sıcak olması Dünya için oldukça faydalıdır.Dünya’nın çekirdeği güneşin yüzeyi kadar sıcaktır. Bu durum gezegenin gaz ve parçacık bulutundan ilk defa oluştuğu zamandan beri yani yaklaşık 4.5 milyar yıldan beri böyledir. Yerçekimi demiri ve diğer ağır maddeleri Dünya’nın merkezine doğru çekmiştir; hava ve su gibi daha hafif malzemeler ise kabuğa doğru itilmiştir. Çekirdeğin ağırlığı o kadar fazladır ki, dış çekirdeğin yerçekimi Dünya yüzeyinin yerçekiminden yaklaşık olarak 3 kat daha fazladır. Çekirdek orijinal sıcaklığının bir kısmını hala taşıyor olmasının yanı sıra merkeze yakın ve ağır malzemelerin hareketinin yerçekimsel sürtünmesi ile de sıcaklık kazanır. İç çekirdek her bin yılda yaklaşık olarak 1 santimetre büyür ve büyüdükçe de daha fazla ısı kazanır. Radyoaktif izotopların bozunması da çekirdeğe ayrıca ısı kazandırır.Eğer çekirdek tamamen soğursa, gezegenimiz de soğuyacak ve ölecektir . Ayrıca bu süreç birazcık karanlık olacaktır çünkü enerji santralleri yerkabuğundan radyan ısıyı çekerler ve bu ısıyı suyu ısıtmakta kullanırlar, türbinlerin çevirilip elektrik üretilebilmesi için gereken buhar böyle oluşur.
Parkinson, Beyin Hücrelerini Aşırı Isıtarak Öldürüyor
Parkinson hastalığının beyin hücrelerinin yıpranmasına ve hücrelerin 'aşırı ısınan motor' gibi kendilerini tüketip erken ölümüne neden oldukları belirlendi. Kanadalı araştırmacılar, bulguların beynin neden yalnızca küçük bölümlerinin hastalıktan etkilendiğini bulmaya yardımcı olabileceğini söylüyor.
Lenslerle Uyumayı Acilen Bırakmanız Gerektiğini Gösteren Kör Olan Adamın İbretlik Hikayesi
Kontakt lens kullanmanın en azından görüşümüzü düzeltmek gibi birçok getirisi var elbette. Ancak bu ayrıcalık, büyük sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Gece boyunca lens kullanmanın ciddi enfeksiyonlara, hatta körlüğe bile yol açabileceğini her göz doktoru söylüyor muhakkak; peki dinleyen var mı?Uyarı!!! : İçerikteki bazı görüntüler rahatsız edici olabilir.
Psikolojik Rahatsızlıklar Canavar Olsalardı Neye Benzerlerdi?
Sanatçı Toby Allen, zihinsel sorunlarla baş etmenin fiziksel sorunlarla uğraşmaktan çok daha zor olduğunu görmüş ve mental rahatsızlıklarını çizimleriyle birer canavara benzetmiş. Görünür olan bu canavarlar kaygılarını yönetmesine ve üstesinden gelmesine yardımcı olmuş. Sanatçı bunun üzerine benzer rahatsızlıklardan muzdarip insanlar için çizimlerini arttırmış. İşte o canavarlar...
“Hem Şekersiz Hem Tatlı Nasıl Olur?" Dedirten Bitki Stevya’nın 10 Özelliği
Bazı bitkiler yapraklarının içerdiği doğal özler sayesinde hem doğal hem de kalorisiz olabiliyor. Bunlardan birisi “stevya” bitkisi. Kulağa mucize gibi geliyor ama Stevya bitkisinin yaprakları şekerden 300 kat daha tatlı, sıfır kalorili olup Güney Amerika yerlileri tarafından yüzyıllardan beri kullanılmakta. Ballı yaprak ya da şeker otu adı da verilen bu bitki şeker yerine kullanıldığında hem aynı tadı veriyor hem de vücuda tek kalori bile transfer etmiyor.
Bacağın Huzuru Mu Olurmuş? Huzursuz Bacak Sendromu Hakkında 10 Enteresan Bilgi
Bütün gün yapılacak pek de bir şey yoktu değil mi? İstirahat dolu bir gündü. Hareketsiz bir günün ardından uyku vaktin geldi. Uykuya dalıyorsun... Dalıyorsun... Dalıy.. Hadi ama sorun ne?Ne? Uyuyamıyor musun? Ayak parmak ucundan başlayıp, baldırlarına kadar uzanan his mi? Ağrıyor mu? Belki de karıncalanıyordur. Açıklayamıyorsun... Anlıyorum. Bacaklarını hareket ettirmeden durmayı başarabilir misin? Ellerin dolu olduğunda burnunu kaşıyamamak gibi bir his mi? Biraz garip bir tarif oldu sanırım. Hayır enerjin fazla gelmedi. Koyunları saymaya da başlama, o kadar basit değil. Evet evet, küfür bu durumlarda serbest ama işe yaramıyor. Sakin ol, sinirlenme. Çünkü sinirlenirsen geçmeyecek. O sadece(!), huzursuz bacak sendromu. Merhaba ve hoşgeldin.
İngiliz Nörolog ve Yazar Oliver Sacks 82 Yaşında Hayata Gözlerini Yumdu
He was one of the greatest scribes of science of the past 50 years. Maybe thegreatest.His 1973 book “Awakenings” brought readers into a hospital psych ward, and eventually became an Academy Award-winning movie. (Robin Williams played a slightly fictionalized role of Sacks in the film.) His 1985 book “The Man Who Mistook His Wife for a Hat” helped demystify Tourette’s, Alzheimer’s, and othermisfirings of the brain.His 1995 book, “An Anthropologist on Mars,” took its name from Sacks’ New Yorker profile of autistic scientist Temple Grandin, presaging our broader grappling with autism.And he wrote 10 other books besides.I came to Sacks late in his life, although perhaps early in my mine. I remember buying “The Man Who Mistook His Wife for a Hat” in a Washington bookstore one evening a decade ago and being captivated by the tales it told — medicine as a mystery, but also as an adventure story. (I finished the book before the sun came up the next morning, rapt. Perhaps Sacks invented a term for such fervor for his work; between his prolific essays and articles, there’s so much of his canon I still have yet to read.)However you calculate literary acclaim and popular demand, Sacks was a titan. And like fellow doctors-turned-authors Atul Gawande and Sherwin Nuland, an intermediary between the world and the obscure workings of our minds and bodies. He wrote with grace, wit, and extraordinary humanity.And after he was diagnosed with terminal cancer this year, Sacks took to the pages of the New York Times for a series of reflections. On how our brains invent mishearings. On how he coped with the thought of death. And on his last days of rest.At end of life, Sacks was more productive than most of us are in life. He gave us one final gift, one concluding lesson — using his own life as a case history.“When people die, they cannot be replaced,” Sacks wrote at the New York Timesin February, when sharing his terminal diagnosis with the world. “They leave holes that cannot be filled, for it is the fate — the genetic and neural fate — of every human being to be a unique individual, to find his own path, to live his own life, to die his own death.”Sacks added:I cannot pretend I am without fear. But my predominant feeling is one of gratitude. I have loved and been loved; I have been given much and I have given something in return; I have read and traveled and thought and written. I have had an intercourse with the world, the special intercourse of writers and readers.Above all, I have been a sentient being, a thinking animal, on this beautiful planet, and that in itself has been an enormous privilege and adventure.
Sperm Hakkında Bilmeniz Gereken 14 Gerçek
Sperm, ejakülasyon (boşalma) sırasında dışarı atılan meni içerisinde bulunan hücrelerdir. Muhtemelen hayatınız boyunca sperm ilgili birçok bilgi duymuş ancak bu bilgilerin gerçek olup olmadığı hakkında emin değilsinizdir. Aklınızda sperm nedir, nasıl oluşur, neden katıdır, sperm deposu ile ilgili sorular olabilir. Eh, ben de zaten bu karışıklığı biraz gidermek ve sizin sorularınıza cevap vermek için buradayım. Bu listeyi kontrol etmek için zaman ayırın. Umarım kafanızda herhangi bir soru işareti bırakmamıştır.