Merkez Bankası Haberleri

Merkez Bankası ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Merkez Bankası ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

E-Devlet’e Yeni Hizmet Geldi: Unuttuğunuz Paralarınızı Tek Tıkla Görebileceksiniz
E-Devlet Kapısı’na vatandaşların finansal hesaplarını tek ekranda görebileceği yeni bir hizmet eklendi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından geliştirilen sistem sayesinde ödeme ve elektronik para kuruluşlarındaki hesaplar artık tek noktadan sorgulanabilecek. Peki e-Devlet unutulan para sorgulaması nasıl yapılır? Elektronik para hesapları nereden görüntülenir ve bu hizmeti kimler kullanabilir? Gelin detaylara birlikte bakalım…Kaynak: NTV
En İyi Faiz Veren Bankalar
2026 yılında mevduat faizleri yeniden yatırımcıların odağına yerleşirken, Alternatif Bank, Anadolubank, Fibabanka, OdeaBank, Akbank, Garanti BBVA, Enpara.com ve Ziraat Bankası gibi kurumlar sundukları kampanyalarla dikkat çekiyor. Özellikle yeni müşterilere yönelik 'Hoş Geldin Faizi' fırsatları ve dijital hesap kampanyaları sayesinde bankalar arasında önemli faiz farkları oluşabiliyor. Aşağıdaki tabloda, 2026 yılı itibarıyla en yüksek mevduat faizi sunan bankaların güncel oranlarını ve öne çıkan kampanya koşullarını karşılaştırmalı olarak inceleyebilirsiniz.
En Yüksek ve En Düşük Kiraların Olduğu İlçeler Kentler Belli Oldu
Türkiye genelinde kiralık konut piyasasındaki hareketlilik sürerken, şehirler arasındaki fiyat makası tarihin en yüksek seviyelerinden birine ulaştı. Merkez Bankası'nın konut verileri, Türkiye’deki kiralık ev fiyatlarının illere göre dağılımını gözler önüne serdi.  Megakent İstanbul kira fiyatlarında açık ara zirvedeki yerini korudu.Kaynak: Habertürk / Ahmet Hamdi Girgin
Güncel 2014 Konut Kredisi Faizleri Dudak Uçuklattı
2013, Aralık ayının ilk haftasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), faiz oranlarında değişikliğe gitmeyerek, repo–ters repo pazarı faiz oranları ile bir hafta vadeli repo ihale faiz miktarlarını sabit tutmuştu. Kurulun döviz kurundaki dalgalanmaya bağlı olarak bir zaman daha beklenen enflasyon değerlerinin üzerinde bir gidişat izleneceğini belirtmişti. TCMB tahminler % 6.8 iken 2013 senesi % 7.4 ile sona erdi.2013 yılı sonunda ekonomi dünyasında, yaşanan siyasi etkiler ortaya çıkması ve döviz kurunda yaşanan şok artış, Türkiye ekonomisi açısından çalkaltılı bir sürecin başlangıcı oldu. Diğer yandan Fed’in para musluklarını kısmasıyla beraber kaydedilen tüm gelişmeler, 2014 senesinin bankacılık iş kolu açısından zorlu bir yıl olacağını gösteriyor.Ekim ayında bankaların konut kredisi faiz miktarlarında aldığı indirim kararları ve Kasım ayında kabul edilen Yeni Tüketici Kanunu konut pazarını canlandırmıştı. Lakin 2013 senesi sonunda ekonomide gerçekleşen güven kırıcı negatif gelişmeler, döviz kurunda yaşanan ani yükseliş ve Fed’in açıklamalarıyla bankalar, ev kredisi faiz miktarlarını arttırdı. Bununla beraber Ocak ayında 15 banka ev kredisi faiz rakamlarını yükseltti.Abank 3 ay – 10 yıl vadede kredi oranını % 0,99 ’dan % 1,02’ye ve 60 ay – 10 sene vadedeki oranını ise % 0,99’dan % 1,09’a arttırdı.Denizbank 60 aydaki oranını % 1,01’den % 1,02’ye, 120 ayda ise 1,04’den % 1,07’ye arttırdı.Finansbank’ta ise 60 ay vadedeki oranını 0,04 puan arttırarak % 0,99’dan % 1,03‘e arttırdı.Garanti Bankası 0,1 – 0,11 puan aralığında uyguladığı artışla oranlarını 60 ayda 1,08’e, 120 ayda ise 1,09’a çıkardı.Albarakatürk 60 ay oranını % 0,92’den % 1,02’ye ve 120 aydaki oranını % 0,98’den % 1,08’e yükseltti.Kuveyttürk 60 ay – 10 yıl aralığındaki oranını % 0,90’dan % 1,02’ye çıkardı.Türkiye Finans ise 60 aydaki oranını % 0,93’den % 10,5’e, 120 ayda ise % 1,03’den % 1,09’a yükseltti.HSBC 60 ayda oranını % 1,15’e , 120 ayda ise  % 1,20’ye yükselttiİş Bankası 60 ayda %0,99 oranına yükseltti.Ziraat Bankası 60 ayda % 0,91’e 120 ayda %0,93’e arttırdı.YK Bankası oranlarını 60 ayda % 0,92’ye, 120 ayda % 0,94’e çıkardı.IngBank ile Şekerbank  da oranlarını 60 ve 120 ayda % 1,19’a çıkardı.Tekstilbank ise 60 ayda %1,05’e, 120 ayda ise % 1,09’a arttırdı.Aralık ayı birinci haftasında 21 bankanın  10 yıl (120 ay) vadede konut kredisi oranları ortalaması % 1, 5 yıl (60 ay) vadede ise oranı ise % 0,97 idi. Ocak’ın ortasında ise faizler %1’in yukarısına çıktı. Bankaların kredi oranlarını yükseltmesiyle birlikte 5 yıl vadedeki konut kredisi faiz oranı % 1,04’e, 10 yıl vadede ise % 1,06’ya yükseldi.Ocak ayı ortasında 10 yıl geri ödeme taksitli 100.000 TL konut kredisinin aylık ödemesi  hesaplama yapıldığında bin 477 TL, toplamda ödenmesi gereken faiz ise 77 bin 197 TL çıktı. Aralık’ta ise taksit 1435 TL, ödenecek olan faiz de 72 bin 165 TL idi. Faiz oranlarında yaşanan % 6 ‘lık artış aylık taksiti 42 TL, ödenecek toplam faizi ise 5032 TL yükseltti.
‘Rekorlar Tarihine Girecek Bir Soygun’
Kılıçdaroğlu: Vali devletin valisi olacak. Emniyet müdürü devletin emniyet müdürü olacak. Senin maaşını hükümet ödemiyor, senin maaşını tüyü bitmemiş yetim veriyor CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Sabah ve ATV için satın alma talimatı verdiği' iddialarına ilişkin tapeleri, partisinin grup toplantısında açıkladı.Kılıçdaroğlu, “21 Temmuz 2013. Recep Tayyip Erdoğan, müteahhidi arıyor. Diyor ki, “Ondan sonra bizim evde bir görüşme yapalım. Sen Faruk’a da söyle o da gelsin” Cemal Kalyoncu “Tamam Faruk’u alır gelirim diyor” Ve gidiyorlar. Görüşmenin konusunu öğreniyorlar. Sabah – ATV işini halledecekler. Sahibi kim? Çalık. Ama Çalık yok, kağıt üzerinde Çalık. Gazetelerin patronu o. Çağırıyor bunları, Çalık zor durumda biz bir şey yapmamız lazım. Oturuyorlar, nasıl biz bu işi çözeriz, buraya parayı nasıl aktarırız. Ve karar veriyorlar, bir grup müteahhide salma salacağız. Para alacağız, parayı aktaracağız, yeni şirkete koyacağız. Böylece bu işi çözeceğiz diyorlar” dedi.Kılıçdaroğlu sözlerine, “Binali Yıldırım, rakamlar büyük. Binali dersek yanlış olur, Milyon Ali dememiz lazım. Milyon Ali devreye giriyor, herkesten 10 bin 20 bin değil, milyonlar istiyor. Bakın fezleke bu.  Bazı devletten iş alanların ismini vereceğim.  Mehmet Cengiz, 100 milyon dolar veririm diyor. Celal Koloğlu 100 milyon dolar veririm diyor. Nihat Özdemir 100 milyon dolar, İbrahim Çeçen 100 milyon dolar. Ama üçüncü havaalanına dahil ederseniz 150 milyon dolara çıkarırım diyor. Sekiz iş adamından toplanan para, 630 milyon dolar. Niye Milyonali diyoruz? İşte bunun için” şeklinde devam etti.Tapeleri okuyan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, '20 milyon dolar veren de “Dün gece uyuyamadım iki hap aldım” diyor. Ama işi toparlıyorlar, Mehmet Cengiz diyor ki “Ama hakikaten iyi bir şey oldu. Binali kalırsa yaşadık” diyor. Sen neymişsin be MilyonaAli. Haberimiz bile yokmuş senden.  Şimdi kalkmış bu, İzmir büyükşehir başkan adayı. MilyonAli sen İzmir’in sokaklarında hangi yüzle gezeceksin. MilyonAli kalacak, başçalan talimat verecek, ihaleler dağıtılacak' şeklinde konuştu.Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satırbaşları şöyle: 1. sınıf demokrasi istiyoruzBiz demokrasimizi güçlendirmek istiyoruz. Daha güçlü bir demokrasi olsun. Yurttaş, seçtiği temsilcilerle yönetime katılsın, onlarla beraber olsun, iradesini ortaya koysun.Belediyeleri kapatıyorsunuz, elinize ne geçti, hiçbir şey. 1. sınıf demokrasi ve özgürlük istiyoruz. Barış istiyoruz daha fazla barış. Herkesin huzur içinde yaşadığı bir Türkiye istiyoruz. Varlık, birlik içinde özgürce yaşamak istiyoruz.Bu kutunun doların olmadığını ben de biliyorum zaten. Alın terinin olduğu yerde kutuda dolar olmaz, emeğin ürünü olur. Emek ürünü var, kadınların emeklerinin ürünü var, alın teri var. Tütün var. Türkiye’deki bütün tütün üreticilerine sesleniyorum. 10 yıl önceki halinize bakın ve şimdiki halinize bakın. Sandığa giderken bunları düşünerek sandığa gidin.Türkiye’nin içinde bulunduğu koşulları hepimiz çok iyi biliyoruz. Bir iktidar var. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir iktidar, yolsuzluk ve rüşvet olaylarını kapamak için ciddi bir mücadelenin içine girdi. O kadar ki, olay çok büyük. Bir şekliyle örtmek istiyorlar ama bu millet bunu yutmayacak. Bu millet bunu biliyor. Ayakkabı kutusundan çıkan 4.5 milyon dolar milletin hafızasında. Erdoğan'ın ayakkabı kutularını konuştuğunu gördünüz mü?Siz hiç Recep Tayyip Erdoğan’ın ayakkabı kutusundan bahsettiğini duydunuz mu? Her konuda konuşuyor, neden bu konuda konuşmuyor? Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenler o konu hakkında konuşamazlar.Olayı kapatacak, olayı örtecek. Başka olayları gündeme getiriyor. Acaba biz olayı nasıl kapatırız diye. Ben devlet hayatımda böyle bir yolsuzluk görmedim. Az çok kitap da okudum, zengin bir kütüphanem var. Emin olun dünyada böyle b ir yolsuzluğu hiç görmedim. Bir hükümetin bir devleti soymaya kalktığı yolsuzluk olayıyla hiç karşılaşmadım. Nicelik olarak çok büyük. Daha b unun filmi yapılmadı, romanıu yazılmadı. Emin  olun gelecek yıllarda bu yolsuzluğun filmi de yapılacak, romanı da yazılacak. Çünkü dünyada böyle bir yolsuzluk hiç olmadı.Ne diyorlardı, 3 Y ile mücadele edeceğiz. Yolsuzluklarla mücadele edeceğiz. Ediyorlar mı? Yolsuzlukları kapatmakla mücadele ediyorlar. Yoksullukla, mücadele edeceğiz. Bebekler açlıktan ölüyor. Yasaklarla mücadele edeceğiz, şimdi interneti yasaklıyorlar. 40 harami olsa idare edeceğizAKP’ye oy veren değerli yurttaşlarıma sesleniyorum. Türkiye’yi kirlilikten beraber kurtaracağız. Herkesin mutlu yaşadığı bir Türkiye’yi beraber inşa edeceğiz. Yolu demokrasilerde sandıktan geçiyor. 30 Mart. Sandığa gideceğiz ve dersini vereceğiz. Haramilerden bu iktidarı kurtaracağız. Bizim güzel bir masalımız var biliyorsunuz. Ali Baba ve 40 Haramiler diye. Recep Bey ve binlerce haramisi var. 40 olsa idare edeceğiz. Çok var, rütbeleri de yüksek bunların.Tüyü bitmemiş hakkını kim yiyorsa ona hesap soracağız. Demokrasilerde hesap soracağız. Hükümet programı açıkladılar, emin olun sizin fark etmediğiniz o hükümet programının gizli bir maddesi bir yerde saklıdır. O gizli maddede mutlaka devleti soyacağız diye bir madde de vardır.Geldiğimiz nokta, devlet kendi refleksini gösteriyor. Hükümet soyuyor, devlet tepkisini gösteriyor. Savcısı, polisi, valisi müdahale ediyor. Bir yolsuzluk var ve ortaya çıkması gerekiyor. Ama hükümet büyük baskı uyguladı. Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük yolsuzluk ve rüşvet olayı var, Başbakan’ın ilk yaptığı iş kendi uçağını gönderiyor bir valiyi İstanbul’a emniyet müdürü olarak getirmek. Olayı kapatmak için getiriyor. O emniyet müdürü olan valiye soruyorum, hırsızlık yapanların arkasında duran kimse, sen de onların başındaysan, sen de o hırsızların başkanısın.O emniyet müdürü olan valiye söylüyorum. Yolsuzluk, hırsızlık olaylarını kapatma konusunda, rüşvet olaylarını kapatma konusunda Erdoğan’dan aldığın talimatları yerine getiriyorsan, sen de o çetenin bir üyesisin.Vali devletin valisi olacak. Emniyet müdürü devletin emniyet müdürü olacak. Senin maaşını hükümet ödemiyor, senin maaşını tüyü bitmemiş yetim veriyor. Onların hakkını koruyacaksın.Kimse bunların eline su dökemez ahlaksızlık konusunda. Deniz Feneri’ni biliyorsunuz. Ne dedi Alman yargıç? Yüzyılın soygunu dedi. Asıl failler nerede, Türkiye’de. Savcı harekete geçti, iki savcıyı da yanına verdiler. Tam olay aydınlığa kavuşacak, 3 savcı görevden alındı. Hırsızlar yargı karşısına çıkmadı, savcılar hâkim karşısına çıktı. ‘Mardin ahlaksızlığa prim vermez’Şunun için söylüyorum, iki bakan birden bire piyasaya çıktılar. Yurt gezilerine çıktılar. Birisi gitmiş Mardin’e. Diyor ki verilmeyecek hesabım yok. Bunu söyleyeceğine adalet bakanına de ki, fezlekeleri getirin Meclis’e, ben aklanmak istiyorum, ben yüce Divan’a gitmek istiyorum de. Bir grup vatandaş da “Dik dur eğilme, Mardin’li seninle” diyor.Mardin’in ilk çimento fabrikası yapıldığında ben Mardin’deydim. Bütün inançların barış içinde yaşadığı kent Mardin’dir. Mardin ahlaksızlığa prim vermez. Mardinli de ahlaksızlığa prim vermez. Senin önünde de diklenen adam, haramilerin önünde iki büklüm oluyor. Başçalanın önünde iki kat iki büklüm oluyor. ‘Şakşakçılar seni aldatmasın’Sen fezlekelerin gelmesini engelliyorsun. Rüşvet yolsuzluk olaylarını engelliyorsun. Çıkmışsın millete hava atıyorsun. En son anketler yayınlandı. Yurttaşların büyük bir kesimi bir yolsuzluk olduğuna inanıyor. Sen sokakta normal bir yurttaşın yürüdüğü gibi alnı açık yürüyemezsin. Sen önüne bakmak zorundasın. Etrafındaki şakşakçılar seni aldatmasın.Artık hırsız var dendiğinde göreceksin bütün gözler senin üzerine çevriliyor? Neden? Gerekçesi budur. Hatırlar mısınız bunlardan birisi de Trakya Birliğin mali genel  “Asrın yolsuzluğu dediklerinin bir belgesi var mı” demiş. Yürekli bir kadın da çıkmış demiş ki “Kutu kutu” demiş. Daha ne belgesi istiyorsun sen yahu? ‘Ciddi bir U dönüşü’Tabi bir bakan var, eski bakan. Önüne istifa dilekçesi konduğunda Erdoğan Bayraktar dedi ki, ben istifa etmem, bütün talimatı başçalan verdi, ben de altına bastım imzayı. İstifa edecekse onun istifa etmesi lazım. Ayrıca önüme bir metin koymuşlar, Erdoğan’ı koruyan deklarasyona imza atacağım.Ciddi bir U dönüşü. Herhalde belinde bir hasar olmamıştır. Bana sorduklarında dedim ki, Karadenizliler yiğit adamlardır. Bir şey söyledi mi arkasında dururlar. Bu Karadeniz’in yüz karasıdır. Karadenizlileri tenzih ediyorum. Çark etmiş şimdi. Benim en büyük efendim Recep Tayyip Erdoğan diyor. Kesin şu olmuştur. Başçalan çağırmıştır, daha düne kadar malı beraber götürüyorduk, bak savcıyı aldık, emniyet müdürünü aldım. Benim istediğim savcılar oraya gittiler. Bak kafamı kızdırma, seni hapse de attırabilirim, beraat de ettirebilirim. Ne yapmam lazım? U dönüşü yapman lazım. Belimde hafif bir ağrım var, seni doktora gönderirim diyor.O nedenle kişiliği olmayan, oturmayan insanların böyle bir yapışı vardır. Bunu 10 dakikadan uzun sürdü ama, gerçekten samimi söylüyorum çok üzüldüm. Ne değişti arkadaş senin hayatında? Neler vaat edildi sana? Üstelik başçalan, kendi milletvekillerini ne diye tanımlıyor? Tuzluk diye tanımlıyor.AKP milletvekillerini bu başbakan tuzluk diye tanımlıyor. Bir yürekli adam herhalde çıkar, biz tuzluk değiliz, bu kadar da hakaret edemezsiniz demesini bekledim. İstifa edenlerden birisi, çıktı gerekli eleştiriyi yaptı, onu yürekten kutluyorum. Şimdi AKP saflarında tuzluk olarak tanımlanan milletvekili arkadaşlarıma sesleniyorum. İtiraz etmezseniz, sizin adınız vatandaşın gözünde, AKP’den bir tuzluk geldi diyecekler. İtiraz etmiyorsunuz.Harama ortak bunlar harama ortaklar. Fezlekeler geldi, bir türlü Meclis’e gelmiyor. Bakınız İzmir’den fezleke geldi. Fezleke adalet bakanlığına geliyor, kendisiyle ilgili. Adalet bakanlığı doğrudan Meclis’e gönderin diyor. O da alıyor savcı, Melis’e gönderiyor. Meclis, bize gelmeyecek adalet bakanlığına gidecek diyor. Kime gidecek arkadaşlar bu fezleke? Adalet Bakanlığı’nda bekleyen fezlekelerin üzerinde çalışıldığını, bazı bölümlerin bürokrasiye dağıtıldığını, ek savunmaların alındığını biliyoruz. O fezlekelerin içinde ne var, her bir satırını biliyoruz. Oynarsanız ne olacağını göreceksiniz. ‘Millet bunu affetmez’İstiyorlar ki AKP, bu fezlekeleri çöp sepetine atalım. Biz o fezlekeler, artık milletin vicdanındadır diyoruz. Millet bunu affetmez. Kul hakkı yiyeni bu millet affetmez. Elli kez recep Tayyip Erdoğan’a söyledim. Çık televizyonlara, ben kul hakkı yemedim de. Diyemiyor, diyemez. Yırtık ayakkabıyla girdin. Servete bakın. Ne yapacaksın sen bu kadar villayı? Çocuk sayısı belli. Millet başını sokacak yer bulamıyor, beyefendi “villa villa villa” deyip duruyor.Bir de milli irade hırsızlığından bahsediyorlar. Kenan Evren’in çıkardığı siyasi partiler yasası var. Bunun değişmesini istiyor. Kim istiyor? CHP istiyor. Darbe yasalarıyla bu ülke yönetilmesin istiyor. Vatandaşın önüne siyasi parti liderleri milletvekili listesi koymasın istiyor. Vatandaş gidiyor, A partisine oy veriyor, bir bakıyor milletvekili B partisi çıkarmış. Bu milli irade hırsızlığı değil mi? Diyor ki vatandaş, ben A Partisine oy verdim, ama hiç milletvekili çıkaramadı neden? Yüzde 10 barajı var. Bizim son seçimlerde çıkarmamız gereken 33 milletvekili AKP saflarında çıktı. Milli irade hırsızlığı işte budur. Sadece bu mu? Hayır. Yargı Türk milleti adına karar verir. Açın anayasa öyledir. Peki sen yargıya savcıya hakime müdahale ediyor musun? Ediyorsun.  Bütün milletimin bunu bilmesini isterim. Arkadaşlara dedim ki, bu dünyada büyük yolsuzluklar olmuştur. Bunların tablosunu bir çıkarın öğrenmiş olalım. Kimin hırsızı birinci onu bir görelim. Çıkardılar, 2003’ten Saddam 1 milyar dolar götürmüş, bunun 650 milyon doları sarayında bulunmuş Boston Müzesi’ni soymuşlar 1990’da, tabloları çalmışlar, değeri 300 milyon dolar. İngiltere’de güvenlik kasalarını soymuşlar 1987’de, 110 milyon dolar. Brezilya’da merkez bankası, 78 metrelik tünel kazmışlar 69 milyon dolar kazanmışlar. Hâlbuki bizimkiler gibi devleti soysalardı hiç başları ağrımayacaktı. ‘Rekorlar tarihine girecek bir soygun’Biz de sadece birinci operasyonda, tartışılan rakam götürüldüğü iddia edilen rakam 85 milyar Euro. Guinness rekorlar kitabına girecek bir soygun. Onun için diyorum zaten, dünya tarihinde böylesi görülmedi diye. Ne dedi onların  sözcüsü? Efendim bu rakam doğru değil.  Çalan sizsiniz rakamı açıklayın hep beraber öğrenelim. Ne diyorlardı? Büyük düşün, büyük götürüyorlar. O villaları alacaklar, yedi göbeklerini güvence altına alacaklar. Tütün üreticisi hakkını alamıyormuş, varsın hakkını alamasın diyor. Bu mu sadece? Sadece bu olsa, yolsuzluk var üzerine gidelim. Başka bir şey daha var. Gerçekten film yapılması gereken bir şey.21 Temmuz 2013. Recep Tayyip Erdoğan, müteahhidi arıyor. Diyor ki, “Ondan sonra bizim evde bir görüşme yapalım. Sen Faruk’a da söyle o da gelsin” Cemal Kalyoncu “Tamam Faruk’u alır gelirim diyor” Ve gidiyorlar. Görüşmenin konusunu öğreniyorlar. Sabah – ATV işini halledecekler. Sahibi kim? Çalık. Ama Çalık yok, kağıt üzerinde Çalık. Gazetelerin patronu o. Çağırıyor bunları, Çalık zor durumda biz bir şey yapmamız lazım. Oturuyorlar, nasıl biz bu işi çözeriz, buraya parayı nasıl aktarırız. Ve karar veriyorlar, bir grup müteahhide salma salacağız. Para alacağız, parayı aktaracağız, yeni şirkete koyacağız. Böylece bu işi çözeceğiz diyorlar.Binali Yıldırım, rakamlar büyük. Binali dersek yanlış olur, Milyon Ali dememiz lazım. Milyon Ali devreye giriyor, herkesten 10 bin 20 bin değil, milyonlar istiyor. Bakın fezleke bu.  Bazı devletten iş alanların ismini vereceğim.  Mehmet Cengiz, 100 milyon dolar veririm diyor. Celal Koloğlu 100 milyon dolar veririm diyor. Nihat Özdemir 100 milyon dolar, İbrahim Çeçen 100 milyon dolar. Ama üçüncü havaalanına dahil ederseniz 150 milyon dolara çıkarırım diyor. Sekiz iş adamından toplanan para, 630 milyon dolar. Niye Milyonali diyoruz? İşte bunun için.Kimin talimatıyla, Beyefendi'nin talimatıyla. Tabi kod adı orada başçalan değil Beyefendi olarak geçiyor. Savcı tabi başçalan yazamıyor.  Diyor ki Beyefendi ile görüşecek diyor. Nasıl bir plan yapılacaksa ben de size söylerim. Kim? Celal Koloğlu? Kim bu? İntes’in yönetim kurulu başkanı. Bütün yürekli düzgün çalışan, gerçekten uluslararası piyasalarda düzgün iş yapan bütün müteaahhit kardeşlerime sesleniyorum. Celal Koloğlu İntes’te yönetim kurulu başkanlığı yapamaz. Sizi satamaz. O görevden ayrılması lazım.Bakanlar gibi yapmasın. Ben müteahhidlerin ne kadar zor koşullarda görev yaptıklarını biliyorum. Ama Başbakan ve Binali’nin korumalığında, onun sözcülüğünü yapan birisi İntes’in başında olamaz.  Binali tabi topluyor bunlar, PTT’nin sosyal tesislerinde. Salmayı yapıyor, herkes bunu ödeyecek diyor. 8 iş adamından iki ay içinde diyor 630 milyon dolar para vereceksiniz diyor. Bunlardan birisi 30 milyon dolar ödüyor ve öbürü telefonda konuşurken söylüyor. Adnan’ı görmedin mi simsiyah olmuştu diyor. Hükümet istiyor. Zorla istiyor, hükümet. Versin mi vermesin mi? Birisi atlatmış ama. Çarşamba’ya veririm Cuma’ya veririm derken işi atlatmış.20 milyon dolar veren de “Dün gece uyuyamadım iki hap aldım” diyor. Ama işi toparlıyorlar, Mehmet Cengiz diyor ki “Ama hakikaten iyi bir şey oldu. Binali kalırsa yaşadık” diyor. Sen neymişsin be MilyonaAli. Haberimiz bile yokmuş senden.  Şimdi kalkmış bu, İzmir büyükşehir başkan adayı. MilyonAli sen İzmir’in sokaklarında hangi yüzle gezeceksin. MilyonAli kalacak, başçalan talimat verecek, ihaleler dağıtılacak.Önümüzdeki grup toplantısında, bu konuşmaların ses kayıtlarını size dinleteceğim.  Bazılarının canı sıkılıyor, “Kardeşim sen verdin ama sen ihale aldın. Ben ihale de almadım ben niye veriyorum bu parayı” diyor. Cümle aynen şöyle “Biz alıştık, bir hafta sonra gayet normal karşılarsın sende” diyor. Birisi de şunu söylüyor “Biz de o kadar keriz değiliz. Verilmesi gerekiyor da veriyoruz. O parayı dayol da bulmuyoruz ya” diyor.Bunlardan birisi de, söylediği şu “Ben eve geldim var ya, hanımın falan kimsenin yüzüne bakamadım. Soyundum yatağa girdim. Sabaha uyandım. Dün bana işkenceydi” diyor. Yine bu kişi “Türkiye duyarsa yer yerinden oynar” diyor. Türkiye duydu, dünya duydu. Ama başçalan ne diyor? Bize komplo kurdular diyor. Ne komplosu kardeşim? Malı götürüyorsun. 630 milyon dolar, Binali Yıldırım'ın koordinatörlüğünde para toplanıyor Sabah – ATV için. Bu gazeteler niye sabah akşam komplo iddialarını yayınlıyorlar? Sabah eski Sabah mı? ATV eski ATV’mi? Takvim eski Takvim mi? Başçalan’ın hizmetindeler. Artık sizin maskeniz inmiştir. Ar damarınız çatlamadıysa gazeteleri kapatın.Şunu da çıkardık. Bunlar 630 milyon verdiler güzel. Bunlara devlet ne kadar ihale verdi acaba? Bu firmalara 87 milyar 832 milyon liralık ihale verilmiş, 87 katrilyonluk ihale. Bunlardan birisi o kadar nakdim yok diyor, merak etme Ziraat Bankası’ndan ayarlarız diyor. Birisi söylüyor, bu parayı nasıl muhasabe de nasıl göstereceğim diyor. Türkiye’nin nasıl soyulduğunun artık bu milletin öğrenmesi lazım. Hırsızın kimliğini bu milletin öğrenmesi lazım. Başbakanlık koltuğunda oturan kişinin ihale dağıtan bir kişi olduğunu bu milletin artık öğrenmesi lazım.  Niye başçalan diyoruz? İşte bunun için diyoruz. İhale mevzuatı ne? Kamu ihale kurumu var değil mi? Hepsi hikaye. İhaleleri dağıtan bir başbakan. Bugün Sözcü’nün manşetinde var, ihaleyi almak için yüzde 10 verdim diyor. 'Millete açıkca küfrediliyor'Gazetelerden birinin yayın yönetmeni açıyor telefonu “Süleyman diyor, maaş ödeyeceğim iki milyon gönder” diyor. İş bu noktaya gelmiş arkadaşlar. Devlet yok ortada. Bir çete tarafından yönetilen bir Türkiye Cumhuriyeti var. O tapelerde göreceksiniz, millete açıkça küfrediliyor. Milletin de bilmem neyini ne yapacağız diyor. O kadar ki eminler ki kendilerinden.Ben Başbakan’a bir soru sordum. Oğlunun vakfı vardı biliyorsunuz. Adı TÜRGEV. Rüşvetin merkezi. İhaleyi veriyorsun, oğlum diyorsun git rüşveti TÜRGEV’e yatır diyorsun. Vakıflar Bankası’na gelen parayı sordum. 99 milyon dolar. Böyle bir para gelmiş mi, hesap numarasını da verdim. Tık yok. Oysa bir şey söylesek yıldırım hızıyla cevap verir. Kendisine soruyorum neden konuşmuyorsun sen? Rüşvet mi bağış mı nedir bu para öğrenelim.Bu paranın derhal MASAK’a bildirilmesi gerekirdi. Bildirilmiş mi? Benim bildiğim kadarıyla bildirilmedi. Niye bildirilmiyor? Üç sen buna bakanlar kurulunda vergi muafiyeti verdin. Ne yaptı ki muafiyet verdin? Hangi gerekçeyle verdin. Senin çocuğunun vakfı diye mi verdin? Bütün bu olayların içinde, Bilal Erdoğan’ın da özel bir rolü var. görüşmesi var. onları da size dinleteceğim. Hırsızı görmeniz için, bilmeniz için.Madem ki TÜRGEV bakanlar kurulunda kamu yararına çalışan bir vakıf, niye hesaplarını gizliyorsunuz? Şimdi soruyorum 99 milyon dolar, paranın tamamının 200 milyon dolar, lira olduğu söyleniyor. Hangi kurumlar TÜRGEV’e ne kadar bağış yaptılar. Bir açıklasın bakalım. Konuşmuyorlar, sözcüleri de konuşmuyor. Grup başkanvekillerinden istirham ediyorum, bu soruların tamamını Meclis kürsüsünden dile getireceksiniz. Biz şu fezlekeleri de dağıtacağız size. Buradaki tapelerin tamamını aktaracaksınız. AKP’li milletvekilleri dinlesin. Vicdanları sızlıyor mu sızlamıyor mu? Kendilerine tuzluk diyen adamın arkasından hala gidecekler mi gitmeyecekler mi? 'Ali İsmail Korkmaz davasını yakından izliyoruz'Allah büyük arkadaşlar. Hata yapan birisinin veya devleti soyan birisinin hata yaptığı zaman, itiraf yaptığı zaman Allah büyüktür deriz. TOKİ’nin bir broşürü var “Umudun ve güvenin adı” diyor TOKİ.  Önsözü yazmış Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Sonuna kadar, son nefesimize kadar sorumluluk bilinciyle çalıyoruz” bundan güzel itiraf olur mu? TOKİ’nin yayını bu. Devlet soyuluyor. Kadınlar burada, tütün üreticileri burada. Hep beraber bütün köylerde beldelerde mahallelerde bu yolsuzluğu anlatacağız. Sizin cebinizde Recep Tayyip Erdoğan’ın eli var.Temel’e sormuşlar, arka cebinde parası çalınmış. Yahu fark ettim ama benim elim miydi, başkasının eli miydi onu anlayamadım demiş. Başçalan’ın bir özelliği var biliyorsunuz. Yalan söyleyenden başbakan olamaz diye. İçerde alıştık buna. Ama bir ülkenin başbakanını yabancı bir ülkenin büyükelçisi yalanlarsa orada dur deriz. Başbakan’ı başka bir büyükelçi yalanlamamalı.7 Haziran  2013 Gezi eylemleri var. Yurttaşlarımız ölmüş. Burada Ali İsmail Korkmaz’ın davasını yakından izliyoruz. Onu söyleyeyim. Bütün anne ve babalara sesleniyorum. Çocuğunuzun sopalarla dövülüp öldürülmesini istemiyorsanız, bu davayı unutmayın. Yoksul bir ailenin çocuğu. Üniversitede okuyor. Her gencin yaptığı gibi o da eylemlere katılmış. Sokak ortasında sopalarla tekmelerle siz bu çocuğu katlediyorsunuz. Soruyorlar gazeteciler, başçalan’a soruyorlar. Diyorlar ki “Ali İsmail Korkmaz davasında ne söyleyeceksiniz” Yargıya intikal etti bir şey diyemem diyor.Yolsuzluk operasyonunda, savcıyı görevden alındı, emniyet müdürün telefon etti, müsteşarın telefon etti. Çifte standardı görün. Bu ülkede hiç kimsenin çocuğunun sopalarla öldürülmesini istemeyiz. Gezi olaylarında gençler ölüyor, herkes eleştiriyor. O da çıkmış “efendim o bizim ülkemize özgü değil ki, Wall Street’te 17 kiişi öldü” diyor. Tak, ABD Büyükelçiliği eylem oldu ama kimse ölmedi diyor. Senin bir sürü danışmanın var. seni nasıl kalkar da büyükelçi yalanlar. Daha geçen Salı günü grupta konuşuyor birisi bir şeyler söyleyince “Evet diyor, İngiltere’de Cameron da gazeteleri kapattı” diyor. Büyükelçi hiçbir gazete kapatılmamıştır dedi. Nasıl utanmıyorsun sen? 'Gittiği her yerde fırça yiyor'Bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Asla karamsar olmayacağız. Bu arada başçalanın zaman zaman aşağıladığı, fırçaladığı bir bakan var. Bursa’da konuşmuş “Efendim diyor biz şu kadar milyon çalışana emekliye maaş veriyoruz. Ak Parti giderse gelecek hiçbir hükümet üç ay bile maaş ödeyemez”  Yani şunu söylemek istiyor. “Biz gidersek tümüyle soyup gideceğiz gelenlere bir şey kalmayacak” diyor. Ne yaparsan yap. Sen millete şantaj mı yapıyorsun? Maaş ödenecek, senin ödediğinden fazla ödenecek. İşçinin parası ödenecek, senin ödediğinden fazla ödenecek. Neden daha fazla ödenecek? Çünkü biz kul hakkı yemeyiz.Not geldi,  yolsuzluklara değinince TRT kesmiş. TRT zaten bunları yayınlayamaz ki, ne fark eder. Bunları biliyoruz. Milletin parasıyla yayın yapıyor onu da biliyoruz. Orada da hortum mekanizmaları var. Onların ki küçük. AK Partili bir vekil “Erdoğan Allah’ın bütün vasıflarını üzerine toplamış” diyor. Eğer sen Başçalan’ın kimin vasıflarını üzerinde topladığını öğrenmek istiyorsan şeytana bakacaksın. Kahramanmaraş’ta 16 yaşında bir çocuk bakkaldan 27 lira çalıyor. Hapse atılacak, 27 ay hapis cezasıyla. Ben merak ediyorum. Bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. 27 lira aldı diye, 16 yaşındaki bir çocuğa 27 ay hapis cezası veriyorsunuz. 85 milyar Euro’yu götüren neden ortada geziyor? Bu millet bunları unutmayacak. Asla karamsar olmayacağız, beraber olacağız. Birlik içinde olacağız.  Erdoğan istediği kadar gezsin. Gittiği her yerde fırça yiyor. İstersen binlerce korumayla git. Senin değerin artık sıfır. Millet rahat bir nefes alsın.
Asıl Kırılgan 5'li: Fransa, İngiltere, Almanya, Avustralya, Kanada
Yüksek cari açığa sahip olan Endonezya, Güney Afrika, Brezilya, Türkiye ve Hindistan Kırılgan Beşli olarak tanımlanıyor. Yüksek cari açık, bu ülkelerin yabancı sermayenin ani çıkışına karşı kırılgan oldukları anlamına geliyor. Bize küresel ekonomide patlayacak yeni bir fırtınanın bu piyasalardan kaynaklanacağı söyleniyor. Sorun şu ki bu doğru değil. Asıl Kırılgan Beşli Morgan Stanley tarafından telaffuz edilen ülkeler değil aksine neredeyse kimseyi endişelendirmeyen beş gelişmiş ülke. Gelişmekte olan ekonomilerin yüklü miktarda sermaye çektiği ve sonuç olarak ticaret açığı verdikleri doğru ama bunda yanlış bir şey yok. Aynısını gelişmiş ekonomiler de yapıyor. Bir sonraki kriz bir öncekinde olduğu gibi yine gelişmiş ekonomilerden birinde patlayacak. Bir krizin Fransa, Almanya, İngiltere, Avustralya ya da Kanada'da patlama ihtimali çok daha yüksek. Asıl Kırılgan Beşli bu ülkeler ve çok az sayıda yatırımcı bu ülkeler nedeniyle endişe duyuyor. 1. Fransa Fransa'nın bu günlerde diğer ülkelere kıyasla öne çıktığı tek oran borcunun artma hızı. Hükümet, borcun bu yıl GSYH'nin yüzde 95'ini geçerek kontrolün kaybedilmeye başlanacağı yüzde 100 oranına iyiden iyiye yaklaşacağını kabul etti. Euro Bölgesi'ndeki diğer ülkelerde ılımlı düzeyde de olsa bir toparlanma başlarken Fransa yeni bir resesyonun eşiğinde. İşsizlik, Aralık ayında yüzde 11,1'e yükseldi. Ticaret açığı ise şimdiden GSYH'nin yüzde 2,2'si düzeyinde, bir zamanların önde gelen imalat ve ihracat ekonomisi için endişe verici bir oran. 2. İngiltere Gelişmiş dünyada en yüksek hızda toparlanan ülkelerden biri. İşsizlik de hızla düşüyor ama rehavete kapılmayın. Aslında İngilizler 2005-2008'deki ekonomik büyümenin mini bir versiyonunu yeniden yarattı. Borcun ve emlak fiyatlarının artması ekonomiyi canlandırıyor. Oysa hala bir zamanlar olduğu kadar dengesiz. Bankacılık sektörü ise yine şişmiş durumda. Ticaret açığı GSYH'nin yüzde 4'üne yaklaşıyor – 'kırılgan' Endonezya'da olduğundan yüksek, Hindistan'da olan orandan da çok az değil. 3. Almanya Avrupa'nın diktatörü Almanya, sadece diğer zayıfların arasında güçlü görünüyor. Sanayi üretimi geçtiğimiz ay yüzde 0,6 geriledi. Perakende satışlar ise Aralık'ta yüzde 2,5 düştü, 2013'ün tamamında sadece yüzde 0,1 yükseldi. Ekonominin son çeyrekte yalnızca yüzde 0,25 büyümesi bekleniyor. Nüfusun yaşlanması, enerji maliyetlerinin artması ve aşırı derecede düzenlemeye tabi olan piyasaları ile Almanya 'geliyorum' diyen bir kaza gibi ve bu kaza gerçekleştiğinde yüksek fiyatlanan tahvil piyasası darmaduman olacak. 4. Avustralya Avustralya son on yılda Çin fabrikaları için devasa bir madene dönüştü ama yine de bu kolay ihracata rağmen yüksek ticaret açığı veriyor – son aylarda azalsa da hala GSYH'nin yüzde 3,5'inden fazla. Avustralyalıların ayaklarını yorganlarına göre uzatmadıkları kesin. Avustralya doları ABD doları karşısında geçtiğimiz yıl yüzde 13 değer kaybetti. Er ya da geç Çin ekonomisi yeniden dengelenecek ki bu da Avustralya'dan daha az hammadde alınacağı anlamına geliyor. 5. Kanada Kanada için muhtemelen söylenebilecek tek iyi şey, şu sıralar yeni bir konut balonu şişirmekle meşgul olan eski Merkez Bankası Başkanı Mark Carney'i İngiltere'ye göndermiş olması. Finansal kriz Kanada'yı pek etkilememişken faizlerin düşürülmesi şimdi bakıldığında bir hata gibi görünüyor. Tamamen gereksiz bir konut balonu yarattı. Elbette ki hiç kimse bir sonraki krizin nerede patlayacağını bilemez ama olası bir krizi, düşük borçlu ve hızla büyüyen gelişmekte olan piyasalardan beklemek fazlasıyla yirminci yüzyıl bakışı. Mevcut on yılda kriz, 2008'de olduğu gibi yine gelişmiş dünyadan gelecek.MATTHEW LYNN | WSJ
FED: 'En Kırılgan Türkiye'
ABD Merkez Bankası (Fed), gelişmekte olan ülkelerdeki finansal piyasalarda satış dalgasına yol açmış olabileceğini kabul ederken, Türkiye, Brezilya ve Hindistan gibi ülkelerin ise kendi uyguladıkları politikalar yüzünden dış şoklara karşı kırılgan duruma düştüklerini belirtti. Fed Kongre'ye dün sunduğu bir raporda 'Geçen yılın ortasında doğan gerilimlerin önemli ölçüde Merkez Bankası'nın uygulamalarından kaynaklandığı anlaşılıyor' dedi. Fed'in tahvil alımı yoluyla yürüttüğü destek programını kısa bir sürede sonlandırmaya başlayacağını 2013 ortasında açıklaması, pek çok gelişmekte olan piyasada, borsalarda, tahvil ve dövizde sert düşüşlere yol açmıştı. Bu açıklama, uluslararası para akışında istikrarı bozabilecek kaymalar olabileceği gerekçesiyle küresel gerilimlere yol açmıştı. Buna örnek olarak, Hindistan merkez bankası başkanının, ABD'nin uyguladığı politikaların dünyanın diğer bölgelerini nasıl etkilediğini daha iyi düşünmesi gerektiğini söylemesi gösterilebilir. Ancak Fed raporunda bazı gelişmekte olan ülkelerin sorumluluğuna işaret edilerek, bu ülkelerin kendi piyasalarının neden bu kadar zarar gördüğünü değerlendirirken aynaya bakmalarını istedi. Fed analistleri önde gelen 15 gelişmekte olan ülkede ekonomik kırılganlığı ölçen bir endeks oluşturdular. Bu değerlendirmede en kırılgan ülke olan Türkiye'yi sırasıyla Brezilya ve Hindistan izliyor. Bu ülkelerin ardından Endonezya ve Güney Afrika geliyor. Söz konusu endeks, cari dengeler ve döviz rezervlerinin ekonomik üretime oranı gibi altı faktörü hesaba alıyor. Fed analizine göre en kırılgan olan ülkeler, paralarında en büyük değer kaybını ve kamu borçlanmasında daha yüksek faiz oranlarını görüyor. Fed raporunda, 'Bu kanıt, eğer gelişmekte olan ekonomilerin şoklara karşı daha dirençli olmaları bekleniyorsa, ekonomik kırılganlıklarının azaltılmasının önemli olduğu görüşünü destekliyor' denildi. Analizde gelişmekte olan ekonomilerden bazılarının yaşadıkları kırılganlığı azaltma yolunda mesafe kaydettikleri belirtilirken, Çin kırılganlığı en az olan ülkeler arasında yer alıyor. Son 10 yılda çok büyük boyutta bir döviz rezervi depolamış olan Çin'in kamu borcu düzeyi de görece olarak düşük. Fed, gelişmekte olan ülkelerden bazılarının piyasa volatilitesine karşı faizlerin yükseltilmesi,döviz piyasalarına müdahale ve başka 'geçici önlemler' alarak karşı durmaya çalıştıklarına işaret etti. Fed'e göre küresel yatırımcılar, hangi ülkelerin 'temel kırılganlıklarını' azaltmak için önlemler aldığını yakından izliyorlar. Raporda, 'Parasal, mali ve yapısal reformların uygulanmasında devamlı bir ilerleme gereklidir' denildi.CNN Türk