Kemer Haberleri

Kemer ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Kemer ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Bugün İndirimde Neler Var? 31 Temmuz 2026 Günün Fırsatları
Spordan günlük adımlara konfor katan Converse ayakkabılardan bal ile glaze edilmiş leziz atıştırmalık barlara, mutfakta gurme dondurmalar hazırlayan Ninja Creami makinesinden Setrenin şık midi boy eteğine, Asus dizüstü bilgisayarlardan Bepanthol, Karaca ve L'Oréal Parisin devasa sepet kampanyalarına kadar harika fırsatlar bizi bekliyor. Özel indirim kodlarına, sepet avantajlarına ve net fiyat düşüşlerine sepetinizi onaylamadan önce mutlaka göz atın.Bu içerik 31.07.2026 tarihinde oluşturulmuştur, bu içeriğe erişim sağladığınız zamana göre listelenen ürün fiyatlarında değişiklikler olmuş olabilir.Satın aldığınız ürünlerde satıcılardan kaynaklanan sorunlardan Onedio sorumlu değildir.“Bu içerik marka iş birliği içeriyor.
Ayyy Antalya’ya Gitmişim Dedirten Oteller
Antalya denince aklınıza yalnızca deniz, kum, güneş geliyorsa listemizdeki oteller sizi şaşırtabilir. Torosların eteklerine yayılan tesislerden aquaparktan çıkmanın zor olduğu aile otellerine, golf sahalarıyla öne çıkan seçeneklerden gastronomi deneyimleri sunan adreslere kadar Antalya’da tatilin birçok farklı yüzü var. Tatil anlayışınıza ve beklentilerinize uygun seçenekler için Jolly’deki Antalya otelleri sayfasını inceleyebilir, bavulunuzu hemen hazırlayabilirsiniz.
Gazeteci Metin Göktepe Mezarı Başında Anıldı
Görevi başında polis şiddeti sonucu yaşamını yitiren gazeteci Metin Göktepe, 18 yıl sonra bugün mezarı başında bir kez daha anıldı. Göktepe'nin Esenler Kemer Mezarlığı'ndaki kabri başında gerçekleşen anma törenine annesi Fadime Göktepe başta olmak üzere çok sayıda arkadaşı, sanatçı Ferhat Tunç, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, BDP İstanbul İl Başkanı Emrullah Bingül ile Gazeteci Ahmet Şık gibi isimler de katıldı. Metin Göktepe'nin mezarına ' İnadına Hepimiz Metin Göktepe'yiz' sürmanşetiyle çıkan Evrensel Gazetesinin bugünkü birinci sayfası ile karanfiller bırakıldı. 'Hepiniz Metin'in evine hoş geldiniz' diyen annen Fadime Göktepe sözlerini, ' Emekçilere çok teşekkür ederim. Metin'in katillerinin kim olduğunu biliyorsunuz. En başta Mehmet Ağar. Hepiniz benim için Metin'dir...' diye sürdürdü. 'BU IŞIĞI YAKAN DA METİN GÖKTEPE' Anmada konuşan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, o dönemin TGC yönetiminin ısrarıyla Metin Göktepe'nin ölümüne neden olan polislerin yargı önüne çıkartıldığını söyleyerek, '18 yıl sonra Ethemlerin, inşallah kurtulacak, 14 yaşındaki Berkinler için soruşturma bile açtıramıyoruz. Yargı önüne çıkaramıyoruz. Bugün devlet eskisinden çok daha fazla suçluları kurtarma telaşında ' diye konuştu. Metin Göktepe'nin çok önemli bir rolünün olduğunu belirten Olcayto, 'Çok genç bir kitle, haberci heyecanıyla yoğunlaşmış bir muhabir kadrosu yetişti. Gerçekten gazeteciliği yiğitçe yapan genç arkadaşlarımız var. Sosyal medyada da aktifler. Bir umut ışığı bizim için. Bu ışığı yakan da Metin Göktepe' şeklinde tamamladı. Özgür ALTUNCU - İstanbul - DHA
Arka Lastikler ‘Kaplama’ Çıktı
Kayseri’de son 10 yılın en büyük kazası yaşandı. Şarampole yuvarlanan otobüste biri çocuk, 21 insan can verdi; 29 yolcu yaralandı. Otobüsün ön lastiklerinin kış lastiği olmadığı iddia edildi. Otobüs firması sahibi ise ambulansların 3 buçuk saat gelmediğini ve yolcuların donarak öldüğünü savundu Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde dün son 10 yılın en büyük kazalarından biri yaşandı. İstanbul’dan Muş’a giden bir yolcu otobüsü, Pınarbaşı ilçesinin Olukkaya mevkiinde kar yağışı ve buzlanma nedeniyle sürücünün direksiyon kontrolünü kaybetmesi sonucu şarampole yuvarlanarak devrildi. Kazada yedisi kadın biri çocuk 21 insan can verirken 29 yolcu yaralandı. Trafik Müdürlüğü bilirkişileri kaza raporunu “buzlanma ve kötü hava koşullarına bağlı anlık kaza meydana gelmiştir” diye tutarken Vali Düzgün emniyet kemeri takılmamasının da kazada yolcuların savrulmasına ölümlerin artmasına neden olduğunu açıkladı. İstanbul’dan dün 13.00’te Muş’a gitmek üzere yola çıkan Ertuğrul Karasu yönetimindeki 34 DG 5950 plakalı yolcu otobüsü 02.30’da 1900 metre rakımlı Pınarbaşı Olukkaya mevkiine geldiğinde, kar yağışı, buzlanma ve sisin de etkisiyle direksiyon kontrolünü yitirdi. Şarampole yuvarlanan otobüs, karşı şeride geçip yol kenarında eğimli arazide devrildi. Ezilerek can verdiler Kazada bazıları otobüsün altında ezilenler olmak üzere 13’ü erkek, 7’si kadın, 1’i çocuk 21 insan yaşamını yitirdi, aralarında otobüs şoförünün de bulunduğu 29 kişi de yaralandı. Haber alınır alınmaz kaza yerine çok sayıda ambulans ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar, Kayseri ve Pınarbaşı’ndaki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Otobüsün Kırşehir’de mola verdikten sonra şoförün değiştiği, Karasu’nun direksiyona geçmesinden 3 saat sonra da kazanın meydana geldiği öğrenildi. Kayseri Acıbadem Hastanesi’nde tedaviye alınan Karasu, “Kar yağışı ve tipi olduğu için süratim fazla yoktu. Ancak, sanıyorum yolda buzlanma oldu. Bir anda direksiyon kontrolü kayboldu. Otobüsün devrilmesini önleyemedim. Anlık bir kazaydı” dedi. Rapora göre ‘anlık kaza’ Bölge Trafik Müdürlüğü bilirkişileri de kaza raporu tuttu. Trafik ekipleri kazaya karışan otobüsün tüm lastiklerinde diş derinliğini ölçtü. Kaza bölgesine dağılan otobüse ait takograf raporları da incelenmek üzere toplandı. Raporda “buzlanma ve kötü hava koşullarına bağlı anlık kaza meydana gelmiştir” ifadeleri yer aldı. GATA’dan dönüyordu Kazanın ardından olay yerinde 20 kişinin öldüğü belirlendi, 29 kişi de yaralandı. Hastaneye kaldırılan 9 yaşındaki Devrim Koca’nın yaralı olarak kaldırıldığı hastanede doktorların müdahalesine rağmen hayatını kaybettiği açıklandı. Kazada hayatını kaybeden Ömer Abanoz’un (21) ise asker olduğu ve GATA’daki tedavisinin ardından otobüsle İstanbul’dan Muş’a gittiği öğrenildi. Kazada hayatı kaybedenlerden Naim Demir’in de askere gitmeye hazırlandığı ve Kayseri’deki ablasını ziyarete gittiği belirtildi. Kazada yaşamını yitiren 21 kişiden bir kadın dışındakilerin kimlikleri belirlendi. Hayatını kaybedenlerin isimleri şöyle: Uğur Gökhan Akdeniz, Naim Demir (22), İzzet Karahan, Mikayil Yeler, Hüseyin Çıplak, Tekin Karasu, Merve Karahan (20), Nevzat Cemiloğlu (39), Ömer Abanoz (21), Devrim Koca (9), Suat Bakın, Adem Seçilir, Ömer Mendeş, Derya Bakın, Birgül İnal, Hediye Mutlu, Hüsna Şimşek, Mevlide Aydoğan, Yusuf Aydın, Aysu Bayraktar. Kazada yaralananların isimleri de şöyle: Zeki Üzüm (69), Yunus Önegel (18), Muhammed Fatih Tunç (24), Bahattin Kıyak (45), Tahsin Akkaya (51), Ferhat Özer (18), Yasin Becerikli (72), Çetin Koca (28), Atilla Koca (4), Zeynep Karahan (5), Yakup Karahan (9), Sevgül Karahan (45), Gülhayat Karahan (42), Kadir Karahan (5), Fuat Bakın (10), Salih Saygılı (55), Uygar Aydın (6), Sibel Aydın (14), Serkan Karasu (27), Nejdet Bakın (24), Asım Aydil (31), Selcan Aydın (26), Faruk Aydın (41), İrfan Karabeyeser (36), Deniz Ergül (25), Hamit Barık (35), Ertuğrul Karasu (42), Esmer Koca (18), Sercan Bayraktaroğlu (25).” Takla atmadı yan yattı Saat 02.30’da meydana gelen kaza sonrası olay yerine iki vinç gönderildi. Jandarma ve Bölge Trafik yetkilileri, otobüsün şarampole takla atarak değil, yan yatarak ve sürüklendiğini söyledi. Kazanın olduğu bölgeye Kayseri’nin Pınarbaşı ve Sivas’ın Gürün ilçelerinden iki ayrı vinç sevkedildiği belirtildi. Yetkililer kaza yapan firmadan bir kişinin vinçlerin olay yerine geç geldiği yakınmasının doğru olmadığını, her iki vincin de kazaya zamanında müdahale ederek, otobüsü kaldırdığını savundu. Bebeğini kaybetti Kazanın nasıl meydana geldiğini anlatan yaralılardan Selcan Aydın (29) ailesiyle İstanbul’dan Muş’a gittiklerini, kaza sırasında uyuduğunu belirterek “Tek hatırladığım araba alt üst olmuştu. 5 kişiydik, eşim, ben, iki çocuğum ve eşimin kız kardeşi. Uyuyorduk, kucağımda bebeğim vardı. Ama şimdi bilmiyorum nerede. Uyandığımda arabanın altındaydım, kar vardı, karı kazarak çıktım. Bacağım kırılmış, o an hissetmemiştim. Otobüs hızlı mıydı hatırlamıyorum” dedi. Yaralı kadının eşi Asım Aydın (30) ise kaza sırasında uyuduğunu belirterek “Otobüsün süratliydi. Kazadan sonra otobüsün içinde çocuklarımı aradım. İkisini de bir türlü bulamadım. Çevremde ölüler vardı” dedi. Cezası 80 lira Yasaya göre şehirlerarası otobüslerde sürücü ile en ön ve kapı önü koltuklarında oturan yolcuların emniyet kemeri takması zorunlu. Sürücü ve muavinin emniyet kemeri uyarısı yapması gerekiyor. Kemeri takmamanın cezası 80 lira. FİRMA SAHİBİ VE VALİ DÜZGÜN’DEN KARŞILIKLI SUÇLAMA **İddia 1: Kış lastiği yoktu İddia 2: Donarak öldüler Kaza yapan otobüsün bağlı olduğu Yeşil Muşovası firmasının sahibi Feyzullah Özkan hurriyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada, kazada can kaybının artmasının nedeninin olay yerine geç müdahale edilmesi olduğunu iddia etti. Özkan, “Kaza 02.30 sıralarında meydana geldi. Olay yerine ekipler 3.5 saat gecikmeyle 06.00 sıralarında gelmiş. Yolcularla konuştum çoğu soğuktan can vermiş. Bir insan candır devlet bu insanlara geç müdahale etmiştir” diye konuştu. Özkan, aracın sadece arka lastiklerinin kış lastiği olduğunu söyleyen Vali Orhan Düzgün’e de “Kaza yapan araca da kış lastiklerini iki ay önce taktık. Yalan söylüyorlar” cevabı verdi. Olay yerine giderek incelemelerde bulunan Kayseri Valisi Orhan Düzgün, “İlk inceleme yapan arkadaşlarımız otobüsün arka lastiklerinin kış lastiği olduğunu ancak ön lastiklerin kış lastiği olmadığı tespitinde bulundu” diye konuştu. Kazadan 45 dakika önce karayolları ekibinin olay yerinde tuzlama çalışması yaptığını belirten Düzgün, şöyle devam etti: ‘ Kemer takılı değildi’ “Tuzun etkisiyle yolda eriyen karla oluşan bir kayganlaşma var. Belki aşırı sürat sayılmaz ama otobüsün 90-100 civarında gittiği, yolun da kayganlaşması sebebiyle sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybettiği anlaşıyor. Otobüsün kakla atması sırasında yolcuların büyük çoğunluğunun emniyet kemeri takılı olmadığı için araçtan fırlıyorlar. Yuvarlanan otobüs yolcuların üstüne düşüyor.” Vali düzgün ambulansın geç geldiği iddiasına şu yanıtı verdi: “Kaza saat 02.00 sıralarında oluyor. Kazanın oluşunun hemen ardından saat 02.01’de 112 çağrı merkezine ilk çağrı ulaşıyor. İlk ambulans 02.03’te yönlendiriliyor. 02.44’te ilk ambulansımız, 02.47’de itfaiye olay yerine ulaşıyor. Olayın büyüklüğü ortaya çıkınca da Kayseri merkez, ilçelerden 22 ve Sivas’ın Gürün ilçesinden ise 3 olmak üzere toplam 25 ambulans takip eden dakikalarda olay yerine ulaşıyor. Olayla ilgili adli soruşturma da başlatıldı.” Gül’den acil talimat Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Kayseri Valisi Orhan Düzgün’ü arayarak hayatını kaybedenlerin şehir dışından gelecek aileleri ve yaralılar ile yakından ilgilenilmesi talimatını verdi. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da Kırşehir programını yarıda keserek Kayseri’ye gitti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaptığı yazılı açıklamada “Kaza titizlikle incelenmeli” dedi. Arka lastikler ‘kaplama’ çıktı Kaza yapan otobüste yapılan detaylı incelemede, öndeki lastiklerin dört mevsim arkadaki lastiklerin ise “kaplama kar lastiği” olduğu ortaya çıktı. Kayseri Valiliği’nce başlatılan incelemeye göre otobüsün kazanın olduğu sırada saatte 90 kilometre hızla seyir halinde olduğu takograf kayıtlarından tespit edildi. Yolda ren izi bulunmadı. Emniyet kemeri takmayan yolcuların çarpmanın şiddetiyle kırılan camlardan fırladıkları ve yan yatmış otobüsün altında kalarak ezildikleri belirtildi. Teknik incelemede, 2013 model olan otobüste 2011 model kaplama kar lastiği bulunduğu anlaşıldı. Bu nedenle, kazadan 30-40 dakika önce karayollarının tuzlamasının yanı sıra sis ve tipi nedeniyle yolun ıslak hale geldiği ve kaplama kar lastiklerinin yetersiz kaldığı saptandı. OKTAY ENSARİ DEMET ÖZTÜRK *MÜKREMİN ÖKSÜZGİL Kayseri DHA | Milliyet
Ak Parti 35 İlde İlçe Belediye Başkan Adaylarını Açıkladı
AK Parti, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ardahan, Artvin, Batman, Bilecik, Bolu, Burdur, Çankırı, Çorum, Elazığ ve Giresun'daki ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı. AK Parti'den yapılan yazılı açıklamaya göre, ilçelerin belediye başkan adayları şöyle: Adıyaman ilçe belediye başkan adayları Besni: Eyüp Mehmet Emre Çelikhan: Mustafa Bulut Gerger: Arif Karatekin Gölbaşı: Yusuf Özdemir Kahta: Abdurrahman Toprak Samsat: Yusuf Fırat Sincik: Mehmet Buz Tut: Ramazan Dinç Afyonkarahisar ilçe belediye başkan adayları Başmakçı: Ramazan Bozbaş Bayat: Abdullah Ertekin Bolvadin: Fatih Kayacan Çay: Mevlüt Çınar Dazkırı: Ertan Demirsoy Dinar: Yener Yaşar Emeksiz Emirdağ: Cengiz Pala Evciler: Şevki Karataş Hocalar: Ali Arslan İhsaniye: Lokman Ekici İscehisar: Mustafa Çibik Kızılören: Ahmet Pekşen Sandıklı: Mustafa Çöl Sinanpaşa: Murat Karakoyun Sultandağı: Metin Kumcu Şuhut: Recep Bozkurt Ağrı ilçe belediye başkan adayları Diyadin: Mehmet Ali Ağrı Doğubayazıt: Hikmet Şahin Eleşkirt: Sebahattin Sarı Hamur: Cezmi Ergül Patnos: Cem Afşin Akbay Taşlıçay: İsmail Taşdemir Tutak: Zülfikar Çiftçi Aksaray ilce belediye başkan adayları Ağaçören: Tuncay Atak Eskil: Niyazi Alçay Gülağaç: Faruk Teymen Güzelyurt: Ünal Demircioğlu Ortaköy: Bekir Tekcan Sarıyahşi: Fatih Ünsal Amasya ilçe belediye başkan adayları Göynücek: Kemal Şahin Gümüşhacıköy: Mustafa Saatçi Hamamözü: Mehmet Canıbek Merzifon: Mehmet Kadri Aydınlı Suluova: Fatih Üçok Taşova: Bayram Öztürk Ardahan ilçe belediye başkan adayları ÇIldır: Mehmet Fatih Kılınç Damal: Nevriye Derdiyok Göle: Akın İsmailoğlu Hanak: Gürhan Kurukaya Posof: Cahit Ulgar Artvin ilçe belediye başkan adayları Ardanuç: Hasan Aslan Demirci Borçka: Aslan Atan Hopa: Nedim Cihan Murgul: Hasan Çavuş Şavşat: Ahmet Sinan Öztürk Yusufeli: Eyüp Aytekin Batman ilçe belediye başkan adayları Beşiri: Sait Karabulut Gercüş: Şehmus Dilzan Ekmen Hasankeyf: Abdulvahap Kusen Kozluk: Mehmet Veysi Işık Sason: Muzaffer Arslan Bilecik ilçe belediye başkan adayları Bozüyük: Fatih Bakıcı Gölpazarı: Semih Yavuz İnhisar: İsmail Cambaz Osmaneli: Münür Şahin Pazaryeri: Muzaffer Yalçın Söğüt: Osman Yılmaz Yenipazar: Cengiz Arıkan Bolu ilçe belediye başkan adayları Dörtdivan: Hasan Uzunoğlu Gerede: Mustafa Allar Göynük: Kemal Kazan Kıbrıscık: Kemal Aktaş Mengen: Ramazan Albaş Mudurnu: Metin Soygür Seben: Süleyman Özbağ Yeniçağa: Recayi Çağlar Burdur ilçe belediye başkan adayları Ağlasun: Ali Ulusoy Altınyayla: Ahmet Serttaş Bucak: Süleyman Mutlu Çavdır: Mustafa Uysal Çeltikçi: Rıza Yanar Gölhisar: Ramazan Canural Karamanlı: Fatih Selimoğlu Kemer: Durmuş Erdem Tefenni: Ömer Okatan Yeşilova: Yılmaz Gürcan Çankırı ilçe belediye başkan adayları Atkaracalar: Rifat Altuntop Bayramören: Rıfat Adaşoğlu Çerkeş: Hasan Sopacı Eldivan: Hüseyin Kantaş Ilgaz: Mehmet Öztürk Kızılırmak: Bayar Soysal Korgun: Halil Öz Kurşunlu: Şakir Kaymak Orta: Bayram Yavuz Onay Şabanözü: Ali Çapçı Yapraklı: Ali Hasekioğlu Çorum ilçe belediye başkan adayları Alaca: Muhammet Esat Eyvaz Bayat: Ekrem Ünlü Boğazkale: Osman Tangazoğlu Dodurga: Bekir Kılıç İskilip: Recep Çatma Kargı: Zeki Şen Laçin: Erdal Altuntaş Mecitözü: Yaşar Kabakçı Oğuzlar: Ali Uyanık Ortaköy: Taner İsbir Osmancık: Hamza Karataş Sungurlu: Selahaddin Uzunkaya Uğurludağ: Kenan Genç Elazığ ilçe belediye başkan adayları Ağın: Mustafa Yentür Alacakaya: Ali Tekdemir Arıcak: Hamit Temizsoy Baskil: İhsan Akmurat Karakoçan: Nurettin Arslan Keban: Fethiye Atlı Kovancılar: Hacı Akpınar Maden: Orhan Yavuz Palu: Mehmet Sait Dağoğlu Sivrice: Ebubekir Irmak Giresun ilçe belediye başkan adayları Alucra: Asım Kaymakçı Bulancak: Recep Yakar Çamoluk: Savaş Akarçeşme Dereli: Kazım Zeki Şenlikoğlu Doğankent: Nurettin Günay Espiye: Mustafa Karadere Eynesil: Coşkun Somuncuoğlu Görele: Tolga Erener Güce: Aytekin Geçgel Keşap: Mehmet Emür Piraziz: Hayri Özdemir Şebinkarahisar: Şahin Yılancı Tirebolu: Abdullah Karapıçak Yağlıdere: Abdurrahman Kırhasanoğlu Gümüşhane ilçe belediye başkan adayları Kelkit: Ünal Yılmaz Köse: Şerif Aygün Kürtün: Ahmet Kanat Şiran: Yavuz Altıparmak Torul: Nidai Köroğlu Isparta ilçe belediye başkan adayları Aksu: Adnan Demir Atabey: Tevfik Atasoy Eğirdir: Veli Gök Gelendost: Mehmet Sezgin Gönen: Ahmet Doğan Keçiborlu: Yusuf Murat Parlak Senirkent: İbrahim Erol Durmuş Sütçüler: Mustafa Üstün Şarkikaraağaç: Bayram Aydemir Uluborlu: Mehmet Ünverdi Yalvaç: Tekin Bayram Yenişarbademli: Yaşar Gençer Karaman ilçe belediye başkan adayları Ayrancı: Serhat Erkmen Başyayla: Şerafettin Bulgurcu Ermenek: Uğur Sözkesen Kazımkarabekir: Ali İhsan Alanlı Sarıveliler: Halil Kulak Kars ilçe belediye başkan adayları Akyaka: Bulut Öztürk Arpaçay: Erçetin Altay Digor: Nebi Kerenciler Kağızman: Fesih Altay Sarıkamış: Göksal Toksoy Selim: Coşkun Altun Susuz: Murat Uray Kastamonu ilçe belediye başkan adayları Abana: Rıdvan Oyar Ağlı: Soner Dur Araç: Mustafa Ayanoğlu Azdavay: Osman Nuri Civelek Bozkurt: Engin Canbaz Cide: Necdet Demir Çatalzeytin: Musa İhsan Uğuz Daday: Bekir Sami Kavuş Devrekani: Neşet Kırıştı Doğanyurt: Ahmet Kaya Hanönü: Serkan Uçar İhsangazi: Zühtü Danacı İnebolu: Mustafa Huner Özay Küre: Ayhan Suna Pınarbaşı: Mehmet Yılmaz Seydiler: Mehmet Şahin Şenpazar: Cem Çınar Taşköprü: Hüseyin Arslan Tosya: Kazım Şahin Kırıkkale ilçe belediye başkan adayları Bahşili: İbrahim Uyar Balışeyh: Ali Dedelioğlu Çelebi: Süleyman Uluyol Delice: Yüksel Yorulmaz Karakeçili: Hüseyin Özçelik Keskin: Esra Aksoy Sulakyurt: Ali Şahin Yahşihan: Ahmet Sungur Kırklareli ilçe belediye başkan adayları Babaeski: Naci Yavaş Demirköy: Kamer Tuna Kofçaz: Nuri Çalışkan Lüleburgaz: Mehmet Gürel Balkan Pehlivanköy: Hüseyin Açıkel Pınarhisar: Mehmet Kapılı Vize: Aynur Serin Kırşehir ilçe belediye başkan adayları Akçakent: Yılmaz Kılıç Akpınar: Mustafa Karahan Boztepe: Ramazan Aydın Çiçekdağı: Hasan Hakanoğlu Kaman: Alpaslan Güzel Mucur: Ömür Toker Kütahya ilçe belediye başkan adayları Altıntaş: Ferit Karabulut Aslanapa: Asaf Akar Çavdarhisar: Halil Başer Domaniç: Yakup Yardımcı Dumlupınar: Derviş Kavak Emet: Mustafa Koca Gediz: Mehmet Ali Saraoğlu Hisarcık: Fatih Çalışkan Pazarlar: Bilal Demirci Simav: Süleyman Özkan Şaphani: Ramazan Yeşildeniz Tavşanlı: Mustafa Güler Nevşehir ilçe belediye başkan adayları Acıgöl: Ercan Ertaş Avanos: Mustafa Körükçü Derinkuyu: Bülent Aksoy Gülşehir: Mustafa Dursun Hacıbektaş: Yusuf Koçak Kozaklı: Erdoğan Çelik Ürgüp: Fahri Yıldız Osmaniye ilçe belediye başkan adayları Bahçe: İbrahim Baz Düziçi: Ökkeş Namlı Hasanbeyli: Mustafa Acar Kadirli: Fatin Rüştü Özeser Sumbas: Zeki Demiroğlu Toprakkale: Ahmet Cavit Siirt ilçe belediye başkan adayları Baykan: Faruk Okulevi Eruh: Cevher Çiftçi Kurtalan: Nevzat Karaatay Pervari: Tayyar Özcan Şirvan: Necat Cellek Tillo: Mehmet Mesut Memduhoğlu Sinop ilçe belediye başkan adayları Ayancık: Ayhan Ergün Boyabat: Şerif Çakıcı Dikmen: Murat Akça Durağan: Ahmet Kılıçaslan Erfelek: Ruhi Turan Gerze: Hüseyin Güleryüz Saraydüzü: Hasan Peker Türkeli: Mustafa Özcan Şanlıurfa ilçe belediye başkan adayları Akçakale: Abdulhakim Ayhan Birecik: Mehmet Faruk Pınarbaşı Bozova: Hasan Arusoğlu Ceylanpınar: Menderes Atilla Eyyübiye: Mehmet Ekinci Halfeti: Mehmet Erdoğan Haliliye: Fevzi Demirkol Harran: Mehmet Özyavuz Hirvan: Aslan Ali Bayık Karaköprü: Nihat Çiftçi Siverek: Resul Yılmaz Suruç: İbrahim Halil Yıldız Viranşehir: İbrahim Gelin Şırnak ilçe belediye başkan adayları Beytüşşebap: Yavuz Ataman Cizre: Cihan Güven Güçlükonak: Bahattin Aktuğ İdil: Murat Dalmış Silopi: Abdulkadir Ökten Uludere: Mehmet Paksoy Tokat ilçe belediye başkan adayları Almus: Hasn Hüseyin Arıkan Artova: A. Lütfü Yalçın Başçiftlik: Murat Tuncel Erbaa: Hüseyin Yıldırım Niksar: Özdilek Özcan Pazar: Şerafettin Pervanlar Reşadiye: Cemil Kılıç Sulusaray: Halil Demirkol Turhal: Yılmaz Bekler Yeşilyurt: Kazım Misafir Zile: Lütfi Vidinel Uşak ilçe belediye başkan adayları Banaz: Zafer Arpacı Eşme: Hacı Mustafa Çetin Karahallı: Ali Topçu Sivaslı: Mahir Çatalgöl Ulubey: Ragıp Bayraktar Van ilçe belediye başkan adayları Bahçesaray: Muhammed Affen Orhan Başkale: Cüneyt Karabıyık Çaldıran: Ferman Yıldırım Çatak: Emin Babür Edremit: İbrahim Koç Erçiş: Abdulahat Arvas Gevaş: Sinan Hakn Gürpınar: Hayrullah Tanış İpekyolu: Abdulmenaf Keyifli Muradiye: İbrahim Vanlı Özalp: Nedim Akanöz Saray: Mehmet Şerif Çevik Tuşba: Fevzi Özgökçe Yalova ilçe belediye başkan adayları Altınova: Metin Oral Armutlu: Mehmet Birkan Çınarcık: Murat Erdoğan Çiftlikköy: Ali Murat Silpagar Termal: İsmail Atik Zonguldak ilçe belediye başkan adayları Alaplı: Nevzat Çimenoğlu Devrek: Mustafa Semerci Ereğli: Hüseyin Uysal Gökçebey: Vedat Öztürk Kilimli: Seçkin Özdemir Kozlu: Ertan ŞahinAA
1970′ler Geri Dönüyor
Yüksek bel, kırmızı dudak boyası, parslar…Moda geçmişten esin almaya devam ediyor. Bu sefer de 1970’li senelere geri dönüyoruz. Farah Fawcett’in yüksek bel pantolonları, Diana Von Furstenberg’in anvelop giysileri yine baştacı. Şapkalar, mini etekler, renkli paltolar, kemerler… Gardırobunuzda nostaljik parçalara yer açın…İkinci ellere talep artıyorModa, her sene her mevsim değişse de bir takım akımlar tüm vakitlerin ötesine geçip varlığını uzun yıllar sürdürebiliyor. Bunun en güzel örneklerinden biri 70’li senelerin moda akımı. Bu dönem politik ve kültürel hareketlerin, hızlı değişimlerin yaşandığı dönem olarak tarihe damgasını vurdu. Bu hızlı değişimin tesirini her alanda hissetmek olasıydı, moda dahil. Evvelki yıllarda moda olan giyiniş ve hayat tarzına ters bir vaziyet ortaya çıktı. Dönemin moda olgusunun içine ikinci el kıyafetler ve bit pazarları dahil oldu.Bu yeni durum, giyimde biçim değişikliklerini beraberinde getirdi. Sözgelimi; takım giysi kullanımı yok denecek kadar azaldı. Paçaları kalın dubleli pantolonlar, erkeklerin kullandığı yelek ve ceketler kadınlar tarafından da kullanılmaya başlandı. Balıkçı kazak, mübalağa edilmiş tüylü kollar, bluz şeklinde ceketler de öne çıkan trendlerdendi. Uzun manşetli gömlekler, geniş kemerler, iri gözlükler, değişik pantolon ve etek boyları… 70’li yılların sonuna doğru ise rüküş modası denilebilecek sıradışı bir akım başlamış; fistolu iç etekler, çift kemer, bol büzgülü etek, fırfır ve kapitoneli yeleklerle yeni bir stil oluşmuştu.Yüksek bel, kırmızı ruj, parslar…70’li yıllar bu arada stil ikonları ile de dikkat çeken bir dönemdi. Bu listenin başında Farah Fawcett, Debbie Herry, Diane Von Furstenberg, Joni Mitchell geliyor. Fawcett, kazakları, yüksek belli pantolonları ve spor ayakkabılarıyla, 70’li yılların trendlerine esin kaynağı oldu. Debbie Harry ise sarı saçları, kırmızı ruju, pars desenli elbiseleri ile disko stilini mükemmel şekilde yansıtıyordu. Diane Von Furstenberg, kendi ismini taşıyan markasını bu yıllarda geliştirdi ve ikonik anvelop elbisesini yarattı.
"Başbakanımız Kasımpaşa'nın Aslanıydı, Ben de Gülü..."
Muazzez Ersoy: Başbakanımız beyefendi, mahallenin en yakışıklı gençlerinden biriydi T24 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gibi Kasımpaşalı olan şarkıcı Muazzez Ersoy , “Başbakanımız beyefendi, mahallenin en yakışıklı gençlerinden biriydi. Bizim evin karşı köşesinde arkadaşlarıyla toplanıp sohbet ederlerdi. Erdoğan Kasımpaşa’nın aslanıdır, ben de gülü” dedi. Şarkıcı Muazzez Ersoy Hürriyet gazetesinden İzzet Çapa ’ya konuştu. İzzet Çapa’nın Muazzez Ersoy ile yaptığı söyleşi şöyle: Gelin Hatice Hanım’dan başlayalım... Tanır mısınız kendilerini? (Gülüyor) Tanımaz mıyım? Tanırım, hem de kendim kadar iyi... Gerçek adım Hatice Yıldız... Peki Hatice Yıldız’dan Muazzez Ersoy yaratmak hangi cin fikirlinin eseri... Assolistliğe başladığım günlerde Pembe Köşk Gazinosu’nun sahibi rahmetli Cahit Bey, “Kızım sesinin rengi, okuma tavrın bana Muazzez Abacı’yı çağrıştırıyor; bence bundan sonra sahne adın Muazzez Ersoy olsun” dedi. Yıldızlar karması gibi... Hiç aklınıza gelmedi mi bu ismin Muazzez Abacı ile Bülent Ersoy’un karışımı olduğu... Biraz öyle olmuş ama ben daha sonraları fark ettim. Çok gençtim o zamanlar... Adınızı divalardan alacak kadar şanslıymışsınız. Çocukluk yıllarınızda da bu kadar ballı mıydınız? Ne balı ayol! Kasımpaşa’da babaanneden kalma iki katlı ahşap bir evde dünyaya geldim. Üst katta iki oda bir sofa, aşağıda ise yemek odası ile mutfak vardı. Banyo ve tuvalet de evin dışında taşlık dediğimiz bir yerdeydi. Asla kimseye muhtaç değildik ama varlıklı bir aile olduğumuz da söylenemezdi. Valide hanım ve peder bey neyle iştigal ediyorlardı? Babam şofördü, dolmuşçuluk yapıyordu. Annem ise Tekel sigara fabrikasında çalışıyordu. Bütün gün orada sigara kutuları keser, akşam da eve gelip yemek, çamaşır, ütü derken pert olup yatardı. Bir de ben varım tabii uğraştığı... Hatice Yıldız’ın içindeki “yıldız” nasıl ortaya çıktı? O zamanlar Kasımpaşa, müzisyenler semtiydi... Ben de onların içinde büyüdüm. Okulda arkadaşlarımızla kurduğumuz koronun solistiydim. Mahallelinin “Sesin çok güzel” sözleri daha o yıllarda beynime işlemişti. Haydi artık çıkın şu sahneye, mahalleli de ben de derin bir nefes alalım... Keşke o kadar kolay olsaydı ama olmadı... Önceleri ufak ufak mahalledeki düğünler, sünnetler, nişanlarda söylemeye başladım. Bu arada bir mağazada da tezgahtarlık yapıyorum... Ama işin doğrusu, aklım fikrim şarkıcılıkta. Derken Gaziosmanpaşa’daki minik bir tavernadan teklif geldi. Peki peder beyin tepkisi neydi sahneyle bu kadar “içli dışlı” olmanıza? Duysa öldürürdü! Bu yüzden korkudan uzun süre ondan saklamak zorunda kaldık. Ya valide sultan? Annem sahneye çıkmamı çok istiyordu. Doğum günümde onun hediye ettiği bilezikleri satıp, sahne elbisesi diktirdim kendime. Ayakkabı almak için para yetmeyince, babamın cebinden tırtıkladım. Çarli’nin Melekleri işbaşında... Yok o kadar değil. Küçük oyunlar çevirdiğimizi kabul ediyorum. Ama dayanamadık, her şeyi göze alıp sonunda babama anlattık durumu. İzin çıktı da rahat bir “oh” dedik... Her şey halloldu da tek bir pürüz kaldı; şöhret olmak! Tavernada çalışırken diğer şarkıcılar anneme “Senin kızda gelecek var, abla onu bir menajere götürsene” demişler. Ben menajer nedir bilmiyorum o zamanlar ama Allah’tan rahmetli annem çok iyi anlardı bu işlerden. Neyse, elimden tutup bir organizatöre götürdü beni... O da Pembe Köşk Gazinosu’nun sahibi Cahit Çeki... Ve Sindrella, Pembe Köşk’ün kapısından içeri girer... Senin Sindrella biraz korkak çıktı, elim ayağım titriyordu heyecandan... Cahit Bey, arkadaşları ile oturmuş çay içiyordu. “Haydi bakalım bir dinleyelim seni” dedi. Önce bir şarkı okudum, sonra bir daha, bir daha... Baktım bir tebessüm yayılmış yüzüne... Bana dönüp “Kızım sen bu gazinoda assolist olacaksın” dedi... “Burası odan, bunlar da ekibin” diye gazinoyu gezdirmeye başladı... Donup kalmıştım. Bir günde assolist olunca insan donup kalır tabii... Bir günde olur mu yahu! Üç ay boyunca her gün sazlarla prova yaptım. Hazırlık dönemi bittiğinde podyumda nasıl yürüyeceğimi, sahnede nasıl mikrofon tutacağımı öğretmek için hoca tuttular. Parıltılı dünyaya Sindrella’nın prensini konuşmak için biraz ara verelim. Ah sevgili İzzet, benim hiç prensim olmadı ki... Ben ilk evliliğinize atıfta bulunmuştum... Kendisine “oğlumun babası” demeyi tercih ediyorum. Teyzemin kızı nişanı atınca bohçayı almak annemle bana düşmüştü. Yok artık kuzeninizin eski nişanlısıyla mı evlendiniz? Olur mu öyle saçma şey! İlk eşim, teyzemin kızının nişanlısının ağabeyiydi. Muazzez Hanım, siz çok bilinmeyenli denklemle evlenmişsiniz, haberiniz yok... O kadar karışık değil bitanem. Nişan bohçasını almaya gittiğimizde tanıştık. 15-16 yaşında ya vardım ya yoktum... İnsan 16 yaşında aşık olabilir ama evlenip “küçük gelin” olmak fazla radikal değil mi? Yaşım tutmadığı için annemle babamın muvafakatı ile evlendim. Ama gerçekten sevmiştim onu. Sevdim seni bir kere, başkasını sevemem” diyemediniz ama... Maalesef diyemedim ve ayrıldık. Demek ki o sorumluluğu üstlenmek için sevgi yetmiyormuş. Bugün o yaşta evlenmenin kader olduğunu anlıyorum. Ayrıldığımızda oğlum dokuz aylıktı, hiçbir şeyin farkına bile varmadı. Boşanmayla birlikte tekrar zor günler başladı herhalde... Haliyle... Bebeğimi anneme bırakıp tekrar tezgahtarlığa döndüm. Baktım o işin sonu da yok; etraftaki herkes de “sesin güzel” diyor, şarkıcılıkta şansımı bir kere daha denemek istedim. Rabbim de yardım etti, demek ki doğru bir adım atmışım. Neden Türk sanat musikisi? Rahmetli annem Şehzadebaşı Direklerarası Korosu’nda yıllarca ders almış. Türk müziğini onun sayesinde sevdim. Bütün bildiklerini bana aktarırdı. Bir de Bülent Ersoy ile Muazzez Abacı’dır beni sanat müziğine bağlayan... Zeki Müren’i unutmayalım... Vefatından hemen önce yanındaydınız... TRT’deki son programına gelmesi için Zeki Bey’i kendi cipimle Bodrum’dan aldırıp İzmir’e göndermiştim. Biz de İstanbul’dan uçakla gitmiştik. Stüdyoda karşılaştık; şık bir kalem hediye ettim ona. Bir merhaba diyebildim, zaten her şey beş dakika içinde olup bitti... Allah rahmet eylesin diyelim... Son zamanlarda pek ortalıkta görünmüyordunuz... Küçük bir dinlenme arası vermiştim. Bazen bir denyoluk da gelmiyor değil. Çekip gitsem, bıraksam sahneyi diyorum ama hiçbir zaman bunu yapamayacağımı da biliyorum. Zeki Bey gibi sahnelerde öleceğim ben de... Bir görünüp bir kayboluyorsunuz. Karabatak gibisiniz. Aslında kaybolmadım, insanlar öyle sanmış olabilir. Çünkü dört sezondur TRT Müzik’te program yapıyorum, değişik müzikallerde sahne aldım ama fazla röportaj yapıp ortalarda olmadığım için böyle bir algı oluştu... Biz de nostalji şarkılar bitti diye dükkanı kapattınız sandık. O şarkılar asla bitmez... Evet, zaten “şarkılarla geldiniz”... Biraz da yeni albümden bahsedelim. Son albüm “Şarkılarla Gel”e dört beste ekledik. Muzaffer Özpınar ile hazırladık. Onun gibi insanların artık nesli tükeniyor. Muzaffer Hoca, okyanuslarda bambaşka bir balık. Sağ olsun günlerce hasta hasta çalıştı stüdyoda... Pembe Köşk’ün prensesi, “Nostalji Kraliçesi”ne nasıl dönüştü? Tamamen annemin arzusuydu. Nostalji albümleri yaparken katiyen çok satmak düşüncesinde değildik... Annemin gençliğinde aldığı 45’lik plakları taşıdığı küçük bir çantası vardı. Yalnız kaldığında o plakları dinleyip eski günlere dönerdi... Taş plaklardan kasete, kasetten dijitale... Anneniz size bir bakıma “Teknolojiye uy kızım” mesajı vermiş. Aynen öyle. Biliyorsun plaklar zamanla çiziliyor, kırılıyor... Bir gün “Kızım şu çantamdaki plaklardan bir kaset yapsan da rahatça dinlesem” dedi. Amacı aslında sadece buydu. Ama nostalji serisi resmen bir devrim yaptı Türkiye’de. Siz de beklemiyordunuz galiba bu kadar ilgiyi... Yalnız ben mi? Benim gibi pek çok insan şoke oldu. Tek üzüntüm rahmetli annemin o şarkıları dinleyemeden vefat etmesi. Nostalji albümleri bu kadar çok sattı, Muazzez Ersoy da hanları hamamları kaptı mı? Yemin ederim hanlarım hamamlarım yok ama gönlü de benim kadar zengini yok. Annenizin albümlerin başarısını görmemesi oldukça üzmüş sizi... Bak sana bir şey söyleyeyim mi, annem de, babam da vefat ettiğinde sahnedeydim. Annemin ölümünde Kemer’de iki konserim vardı. Bari son bir kez yüzünü göreyim dedim, açtılar kefeni, anamın yarım yüzünü görünce hüngür hüngür ağlamaya başlamışım... Sahneye çıktınız mı o gece? Çıktım tabii... Bırak hanları hamamları, diğer tarafa giderken bir peçete bile götüremiyorsun yanında. Şeker paketi gibi beyaz bezin iki ucunu kıvırıp insanı sokuyorlar içine. Han hamamın olsa ne fark eder... Hepsi burada kalıyor, yapabildiğin iyilikleri yanında götürüyorsun sadece. Şifreyi çözmüş biri olarak hiç mi sanatçı kaprisi yok Muazzez Ersoy’un? Olmaz olur mu tabii ki var (gülüyor). Kulisimde su, çay, meyve suyu mutlaka olsun, lütfen içki getirmeyin... Tamam getirmeyiz de hiç mi içki kullanmadınız? Hayatta sürmem ağzıma. Gençliğimde bir-iki kere likör içtim o kadar. Alkolün olduğu yerde ben yokum. Şarkıda “Kasımpaşalıyım, eli maşalıyım” der ama siz hiç öyle durmuyorsunuz, bu nasıl Kasımpaşalılık? (Gülüyor) Annem ve babam son derece modern ama inançlı insanlardı. Düşün, ben 4-5 yaşındayken gece yorgunluktan uyukluyan annemi dürter “Yatmadan önce haydi duamızı okuyalım” derdim. Anacığım da o kadar yorgun olmasına rağmen uyumadan önce bana duamı okuturdu... Annemin tüm öğrettikleri sayesinde, saygının ne kadar önemli bir değer olduğunu fark edip ona göre yaşadım hep. Oğlunuzdan konuşmayı pek sevmiyorsunuz galiba ama biraz da ondan bahsetsek... Kasımpaşa’daki evimizde annem, ben ve oğlum birlikte akşam yemeği yerdik. Rahmetli, dantelden takkeler örmüştü. Yemekten sonra o başlıkları takar, mahallemizdeki Kuran öğretmenine giderlerdi. Oğlum Ender çok iyi Kuran okur. Mesleği nedir, imam mı? Yok, bilgisayar uzmanı... Web master mı ne diyorlar... O konuda uçmuş... Sert bir anne midir Muazzez Ersoy? Çok küçük yaşta evlendiğim için oğlumla beraber büyüdük sayılır. Anneme “anne” derdi, bana da “dızdız”... Onunla ana oğul gibi değil, daha çok abla kardeş gibi yetiştiğimiz için yeri geliyor dertleşiyoruz, yeri geliyor kavga ediyoruz. Evli mi şimdi Ender? Evlenmişti ama boşandı. Onun hayatına hiç müdahale etmem, karışmam. Daldan dala atlıyorum ama bu kebapçılık işi nereden çıktı? Aslında hiç aklımda yoktu. Uzun süre birlikte çalıştığım şoförümün Adana’da kebapçılık yapan Şenol adlı bir yeğeni varmış. Turneye çıktığımızda hep Şenol Bey’in (Kolcuoğlu) dükkanında karnımızı doyururduk. Muhteşem kebaplar yapardı... Gide gele ahbap olduk... Sonra da ortak oldunuz herhalde... İstanbul’da bir şube açmak istiyordu. Ortağı bunu yarı yolda bırakınca şoförümle dertleşmişler, “Dükkanı Muazzez abla, sen, ben birlikte açalım” demiş Şenol. Beni ikna edene kadar göbekleri çatladı resmen, çünkü kebapçılık hiç aklımda olmayan bir şeydi... “Kebaptan da, nostalji kadar iyi anlarım” mı diyorsunuz? Yok estağfurullah... Ama Rabbim’in de yardımıyla dükkan açıldığı günden beri herkes kuyrukta bekliyor... Laf aramızda ben de kebaba bayılırım... Aslında söyledikleri gibi kilo yapmaz. Izgara gibi piştiği için yağı akıp gider. Birlemiş Milletler Yüksek Komiserliği’nde “iyi niyet elçisi” olarak çalışıyorsunuz... Tam olarak ne iş yapar iyi niyet elçisi? Benim en önemli görevim, mülteci durumundaki insanların, sığındıkları ülkenin vatandaşları kadar hakları olduğunu kamuoyuna duyurmak... Angelina Jolie gibi geziyor musunuz siz de ülke ülke? Onun kadar gezmiyorum çünkü bu sayı Birleşmiş Milletler’in düzenlediği organizasyonlara bağlı. Suriye’deki olaylar başlamadan önce Şam’a gittim, oradaki mülteci kamplarını, yardım depolarını gezdim; bazı mülakatlara katıldım. Görseniz o çocuklar ne kadar perişan haldeler. Anne bir tarafta, baba bir tarafta... Yürek burkan, paramparça hayatlar... Angelina ve sizden başka dünyada kaç kişi bu işi yapıyor? Ben seçildiğimde dokuz kişiydik, sanırım şimdi 13 oldu... Film artisti ya müzisyen mi seçilenlerin hepsi? Yoo hayır, sanatçısı da var modacısı da... Bildiğim toplumun sevdiği, saydığı insanların seçildiği... Teklif size nasıl geldi? Birleşmiş Milletler’den aradılar direkt olarak... Şaşırmadınız mı “Neden ben” diye? Çok şaşırdım, çok da mutlu oldum... Tabii ki düşünüyor insan bu kadar kalabalık bir ülkede neden beni seçiyorlar diye? Nedenmiş peki? Kendi kriterlerine göre yaptıkları bir seçimmiş. O zaman Birleşmiş Milletler’in başında Kofi Annan vardı. Amerika’da buluşup görüşecektik ama yerine Ban Ki-moon geçti, onunla da henüz bir araya gelemedik. Siz de Angelina Jolie gibi bir mülteci çocuğu evlat edinmeyi düşünüyor musunuz? İstemez miyim... Bosna’ya gittiğimde, Sırplar’ın tecavüz ettiği kadınların istemedikleri çocuklarını bıraktıkları bir yuvaya götürdüler beni. Koli koli oyuncak götürmüştüm, çocukların gözlerindeki sevinci bir görsen... Orada üç yaşında mavi gözlü dünyalar güzeli bir kız çocuğu ile karşılaştım. Alıp İstanbul’a getirmeyi teklif etseydiniz... Teklif etmediğimi nereden biliyorsun? “Ne olur, annesi istememiş, buraya bırakmış. Bu kızı bana verin, evlat edineyim. Prensesler gibi büyütürüm” diye yalvardım ama maalesef prosedür gereği olmadı... Peki Ebru Polat’ın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na mektup yazıp “Daha genç ve dinamik bir kişi olarak” sizin yerinize iyi niyet elçisi olmak istemesini nasıl yorumluyorsunuz? Ne diyeyim... Polemiğe girmeyi sevmiyorum ama ben olsam böyle bir şey için kimseyi arayamazdım... Son derece faal olduğunuz anlaşılıyor ama iyi niyet elçisi olduğunuz bile pek çok kişi tarafından bilinmiyor... Ben Birleşmiş Milletler’le resmi protokolü basının önünde imzaladım; bilmemeleri mümkün değil. Ama Türkiye’de, Amerika’da olduğu gibi önem verilmiyor bu işlere. Orada Angelina Jolie’nin yaptığı bir aktiviteyi vermek için kanallar yayını kesiyor. Somali’den Suriye’ye kadar pek çok yeri gezdim ama maalesef haber olmadı. Bazı şeylerin ortaya çıkmasını da siz istemiyorsunuz galiba... Mesela Ankara’da yaptırdığınız hastane... Sevmiyorum bu tür konuları konuşmayı ama lösemili çocuklar için yaptırdığım hastanenin açılışını Süleyman Demirel yapmıştı. Daha sonra TRT Genel Müdürlüğü’nün yanındaki evimi de oraya bağışladım... Magazin Gazetecileri Derneği’nin ödül töreni gecesinde Ahmet Kaya’ya saldırılırken siz de oradaydınız. Bu konuda herkes konuştu, bir tek sustunuz... Neden? Konuşmadım, çünkü ne olduğunu bile anlayamadım. Bir anda ortalık karıştı. Neredeydiniz o anlarda? Sahneye yakın yuvarlak bir masada oturuyorduk. Baktım çatallar, bıçaklar havada uçuşuyor. Yanımdakiler de ayağa kalkıp oraya doğru gittiler. Ben kaldım mı tek başıma... Bir uğultu bir gürültü, kıyamet koptu. “Oradaydım ama hiçbir şey görmedim” diyorsunuz yani... Sonradan gelip anlattılar. O geceden hatırladığım gerçekten başka bir şey yok... Özlemez miyim! Resmen bir cevher yuvasıdır Kasımpaşa, kimler çıkmadı ki oradan... Hasan Kaçan, Büyükşehir Belediye Başkanımız Kadir Topbaş, Başbakanımız... Ne düşünüyorsunuz Sayın Erdoğan hakkında? Şunu bütün kalbimle söyleyebilirim ki, Kasımpaşa’dan bir aslan çıktı... Türkiye’nin lideriydi, şimdi de dünya lideri... O zamanlardan hatırlıyor musunuz kendisini? Evet, Başbakanımız beyefendi, mahallenin en yakışıklı gençlerinden biriydi. Bizim evin karşı köşesinde arkadaşlarıyla toplanıp sohbet ederlerdi. Erdoğan Kasımpaşa’nın aslanıdır, ben de gülü…