
Dünya Nedir? Sahip Olduğumuz Yer mi, İçinden Geçtiğimiz Yol mu?
İnsan dünyaya alışmaya son derece yatkın bir varlıktır. İçinde yaşadığı düzeni zamanla değişmez sanmaya başlar. Her sabah aynı gökyüzünü görmek, aynı sokaklardan geçmek, aynı insanlarla karşılaşmak, hayatın böyle sürüp gideceği hissini üretir. Oysa hayatın en temel gerçeği, hiçbir şeyin olduğu gibi kalmamasıdır. Zaman insanı yalnızca yaşlandırmaz; düşüncelerini, ilişkilerini, şehirlerini, medeniyetlerini ve hatta dünyayı algılama biçimini de dönüştürür. Buna rağmen insanın zihni, geçici olanı kalıcı gibi görmeye eğilimlidir. Belki de hayatın en büyük yanılgısı tam burada başlar: dünyayı bir yol olarak değil, nihai varış noktası olarak görmek.



















