Özellikle uzun yolculuklarda, yol kenarındaki pınarlar kurtarıcı olabiliyor. Fakat doğal kaynak suyu diye her bulduğumuz pınardan avuç avuç su içmek ne kadar güvenli? Yol kenarlarında, dağ eteklerinde karşımıza çıkan o 'şifalı' kaynak suları, aslında düşündüğümüz kadar masum ve temiz olmayabilir.
Yol kenarında gördüğü doğal kaynak suyunu tüketmek üzereyken içindeki ufak hareketlilikleri fark eden Genetik Mühendisi Dilara Sarı, aldığı numuneyi evinde mikroskop altında inceledi. Mikroskobun lensine takılan ve aktif şekilde hareket eden mikro canlı, izleyenlerde büyük şaşkınlık yarattı.
Doğal olan her şey sağlıklı değildir.
Videoda net bir şekilde görülebilen bu çok bacaklı ve hareketli canlı, tatlı su ekosistemlerinde sıkça rastlanan kopepod veya amfipod ailesine ait bir tatlı su kabuklusudur. Bir su kaynağında bu tür makro veya mikro canlıların bulunması, o suyun durağan olmadığını ve aktif bir biyolojik ekosisteme sahip olduğunu kanıtlar. Ancak biyolojik olarak aktif bir ekosistemin varlığı, o suyun insan tüketimine uygun olduğu anlamına kesinlikle gelmez. Arıtılmamış, kaynatılmamış veya test edilmemiş bu tarz suların doğrudan içilmesi; tifo, kolera, dizanteri gibi ciddi bakteriyel enfeksiyonlara veya paraziter rahatsızlıklara davetiye çıkarır. Doğal pınarlar ne kadar berrak görünürse görünsün, mikro boyuttaki canlılar ve patojenler nedeniyle her zaman potansiyel birer sağlık riski taşırlar.
👇
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın