Kanye West Konserine Gitmesinin Ardından Yılmaz Güney Çıkışı Hatırlatılan Farah Zeynep Abdullah'tan Açıklama
30 Mayıs Cumartesi günü konser veren dünyaca ünlü şarkıcı Kanye West, Türkiye'de rekorunu kırdı. 118 bin kişinin katıldığı konser yalnızca Türkiye'de değil dünya basınında da kendine büyük bir yer buldu. Kanye'nin meşhur şovlarını bir kez daha yaptığı konsere pek çok ünlü isim akın etti. Konsere katılan ünlü isimler arasında yer alan Farah Zeynep Abdullah ise daha önce Yılmaz Güney hakkındaki yorumları hatırlatılarak eleştirildi. Önce Instagram hesabından kendisine gelen yoruma sert çıkan Abdullah, daha sonra X hesabından hem Yılmaz Güney, hem Ozan Güney, hem Kanye West hakkında açıklama yaptı.
Tartışmalı şarkıcı ve prodüktör Kanye West'in Türkiye konseri 30 Mayıs Cumartesi günü gerçekleşti.
Rekor bir katılımın yaşandığı konser yalnızca Türkiye'de değil, dünya basınında da kendisine yer bulurken konser öncesinde ve sonrasında bazı tartışmalara neden oldu. Kanye West'in ırkçılık ve psikolojik şiddet iddialarının İngiltere, İtalya, Fransa ve Polonya gibi pek çok Avrupa ülkesinde konser vermesinin yasaklanmasıyla sonuçlanan süreç Türkiye'deki konserin tartışma konusu olmasıyla sonuçlanmıştı.
Konsere katılan isimlerden biri de sosyal medyayı aktif kullanan ve özellikle toplumsal meselelerde paylaşım yapan Farah Zeynep Abdullah oldu.
Farah Zeynep Abdullah'ın Kanye West konserinden yaptığı paylaşım sosyal medyada yayılırken bir takipçisinden 'Bu yazılanları ciddiye almanı isterdim' cevabı geldi. Bunun üzerine Farah Zeynep Abdullah 'Ben şu an Berlin Mitte'de The Alley'den brown sugar deerioca creme brulee milk bubble tea içiyor olmak isterdim' cevabını verince tartışmanın fitili daha da alevlendi.
"Sevdiğim müziği yapanlar bir yana Yılmaz Güney bir yana evet bravo" yorumunun ardından Farah Zeynep Abdullah takipçisine sert çıktı.
Farah Zeynep Abdullah gelen bu yoruma 'Bu bir geri zekalılık artık ne dediğimi, ne demeye çalıştığımı bile bilmediklerine eminim. 1 röportajımı izleseler 'Bu ne diyor?' diye anlarlar diye düşünüyordum ama belki algıda da sıkıntıları olabilir. Bu zekasızlık çıtası hep yükseliyor hep şaşırtıyor bilemiyorum artık' cevabını verdi.
Kendisine gelen Yılmaz Güney eleştirisinin nedeni ise, Farah Zeynep Abdullah'ın geçtiğimiz yıl Yılmaz Güney ile ilgili Yazar Murathan Mungan'ın yaptığı 'Sinemamızın en iyi yürüyen erkeği' paylaşımına verdiği cevaptı. Abdullah, bu paylaşımın ardından 'Sinemamızın en iyi kadın döven ve şiddet türleri açısından zengin ve etkili silah kullanan erkeği' ifadelerini kullanmıştı.
Kendisine gelen eleştirilerin artmasının ardından Farah Zeynep Abdullah, geçtiğimiz günlerde Ozan Güven'in Kadıköy'de bir mekandan çıkarılmasını da dahil ettiği Yılmaz Güney, İbrahim Tatlıses, Kanye West, Ozan Güven ve Kemal Kılıçdaroğlu'nu kapsayan bir açıklama yaptı.
Farah Zeynep Abdullah yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
'Bu konuda son kez yazıyorum ve şöyle özetliyorum beni daha önceden de aslında takip edenlerin bildiği, röportajlarımda vesaire de söylediğim şeyleri:
1.
ne Yılmaz Güney'miş.
2.
Kimsenin kutsanmasını doğru bulmuyorum.
Yılmaz G.'ye 'adam mükemmel biri' diyenlere, kanaat lideri gibi bakan zihniyete saygı duymuyorum.
Sinemasını sevip sevmemeniz beni hiç ilgilendirmiyor. Ben, kişisel olarak yüceltilmesine karşıyım. Kürt olması da zerre umrumda değil solculuğu da. Niyet okumalarınız ise kendi pis düşüncelerinizin yansımasıdır.
3.
Yılmaz G. şu an yaşıyor olsaydı, sinema yapıyor olsaydı 'Gitsin köşede çürüsün' de demezdim. 'Filmlerini izlemeyin' de demezdim ama 'Şahıs olarak yüceltmeyin' derdim yine, yine aynı şeyleri söylerdim anlayacağınız. Tıpkı İbrahim Tatlıses'in insan olarak saygı duyulacak hiçbir yanı olduğunu düşünmeyip, çok iyi bir ses olarak kabul görmesine hiçbir şey diyemeyeceğim gibi.
4.
Kanye W. bipolar, saçmalıklar yaptı, herkesten özürler de diledi. Ona giriş yasağı koyan ülkeler de çıldırmış geliyor bana, örnek gösterilmeleriniyse doğru bulmuyorum; Filistin konusundaki ikiyüzlülükleri ortadayken. Tamamen başka politikalar gözetiliyor gibi çünkü, o kadar büyük olayları kendim de dahil hiçbirimizin tam olarak bilip anlayabileceğini düşünmüyorum.
5.
Kanye W.’i yüceltmiyorum, 'On numara adam abi ölürüm' falan demiyorum, anıtlaştırmıyorum, sevdiğim şarkıları var, sırf vokal değil prodüktör olarak, marka olarak, yaratıcılığıyla ve sanat vizyonuyla tarih yazmış - kanaat lideri falan değil ha, müziğe, modaya yön vermiş ciddi iz bırakmış biri.
6.
ben Kanye W.’i kişisel olarak savunmam, istiyorsanız ana bacı sövebilirsiniz ama müzisyenin konserine gitti diye insan linçleme, liste yapalım gibi saçmalıkları işin b*kunun çıkması olarak görüyorum. Biri ifşa edelim demiş; gizli olmayan bir şey nasıl ifşa edilir? Birilerini etiketleyip kategorize etme isteği günden güne büyüyor, bunu tehlikeli de buluyorum.
7.
Boykot biraz da büyümeye, çoğalmaya, kitleselleşmeye çağırmaz mı?
Konserden önce boykot çağrısı da yoktu ha. Onu da anlamadım, sanki herkes anlaşmış da gidenler boykotu bozmuş gibi davranıldı ya da gidemeyenler gönül mü koydu, gerçekten hiçbir fikrim yok.
8.
Ozan G. olayı da çok konuşuldu. Ceza almış birinin dışarıda gezmesinin sebebini, cezayı verene sormak gerekmiyor mu? Dahası bunu bir talebe dönüştürmek, insanları anlama ve insanlara anlatma fırsatını es geçmemek? Kamusal bir alanda oturduğumuzda herkesin sicilini suratlarında görüyor muyuz? Hayır. Bir katille de karşılıklı masalarda bir kafede oturuyor olamaz mıyız? Evet. İsteyip istememekten bahsetmiyorum, olasılıklardan bahsediyorum. Sırf yapabiliyorsun diye birinin üstüne giderek mekandan çıkartmaya çalışmanın politik karşılığını göremiyorum. Çünkü devlet suçluya dışarrda gezme hakkını vermiş, senin problemin suçluyla olamaz, adalet sistemiyle olabilir, bu da anlaşılır ve desteklenmesi gereken de bir şey. Bunun çözümü o insanın sana hiçbir şey yapamayacağını bile bile üstüne gitmek, bir şey yaparsa da zaten suçlu, onun hayatının daha da bitecek olmasından güç alıp elindeki gücü hor kullanmak olmamalı. Bunun işe yaramadığını çok net bir şekilde gözlemliyorum.
9.
Bazılarının feminizmi çekmeye çalıştığı yerde değilim, sürekli feministmetre açmayın, inanın hiçbirimize yardımcı olmuyor. Eşek gibi kendi ayakları üstünde duran tüm kadınlara default olarak feminizm yüklenmiş oluyor zaten, hele ki senelerce bu kadar görünür bir meslekte, bu kadar kadınların harcanmaya çalıştığı bi dünyada, kadının gık dediği yerde erkek bağırsa bile hep kadının konuşulduğu, tüm skandalların hep kadınlara yıkılmaya çalışıldığı bi yerde, feminizm bir opsiyon değil. Övünülecek bir şey de değil, zorunluluk.
10.
Bu arada Kılıçdaroğlu, senden de tiksiniyorum.'
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın