Göbeklitepe, son yılların en önemli buluntularından biri olarak kabul ediliyor. Şanlıurfa'da bulunan ve yaklaşık 12 bin yıllık geçmişiyle bilinen en eski tapınak alanı olarak anılan bölge, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde de yer alıyor. Arazide çalışmalar hala devam ediyor ve uzun yıllar devam etmesi bekleniyor.
İçerik üreticisi 'Ögehan Öge', Göbeklitepe'nin yakınlarındaki açıklıkta yürürken bulduğu taşı paylaştı. Öge, ilk başta normal bir taş gibi görünen buluntunun, kolyesindeki ok ucunun yapıldığı taş olduğunu anlattı. Taşın geçmişte hang alanlarda kullandığını anlatan Öge, izleyenleri bir yandan aydınlatırken yandan da Göbeklitepe çevresinde yapılmaması gerekenler konsunda uyardı.
Peki çakmaktaşı neden bu kadar değerliydi?
Çakmaktaşı, genellikle kireçtaşı gibi tortul kayaçların içinde yumrular halinde oluşan, silisten meydana gelmiş çok sert bir taş. Kırıldığında camsı, kavisli ve son derece keskin kenarlar vermesi sayesinde Taş Devri insanları için adeta bir alet fabrikası görevi gördü. Bu taş yontularak ok ucu, mızrak ucu, bıçak ve kazıyıcı gibi aletlere dönüştürüldü.
Çakmaktaşının bir başka önemli özelliği de çelik ya da pirit gibi maddelere vurulduğunda kıvılcım çıkarması. Bu yüzden ateş yakmak için de uzun yıllar kullanıldı. Hatta çakmak sözcüğü ve taşın adı da bu kullanımla birlikte anılıyor. Göbeklitepe ve çevresindeki kazılarda da çok sayıda çakmaktaşı alet ve parçası ortaya çıkarıldı.
Öge, videoda gösterdiği taşın tarihi bir eser olmadığını ve Urfa'nın her yerinde bulunduğunu söyledi. Buna rağmen bu tür taşların alınmaması, bulundukları yerde bırakılması gerektiğini vurguladı. Doğada gerçek bir esere denk gelenlerin ise bölgedeki görevlilere teslim etmesi gerekiyor. Zira Türkiye'de tarihi eser niteliği taşıyabilecek buluntuları yetkililere bildirmek yasal bir zorunluluk.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın