Gerçek Hayatlarında Hiç de Hayal Ettiğiniz Gibi Olmayan 10 Ünlü

-
Bu içerik tamamen eğlence amaçlı üretilmiş olduğundan kullanılan görsel ve metinler haber değeri taşımamaktadır.

Kahramanlarınızı tanımamalısınız derler, çok doğru... Hepimizin hayran olduğu kişileri hayal etme yöntemlerimiz vardır, özellikle de meşhur olanları. Haklarında hiçbir şey bilmediğimiz kişilere zihinlerimizde yeni kişilikler yaratırız. Böylece onlara bağlanırız ve bir şekilde aslında nasıl insanlar olduklarını öğrendiğimizde de üzülürüz. Örneğin: Martin Luther King bütün zamanını insanları yumruklayarak ya da onlara hayallerini anlatmaya çalışarak harcamazdı... 

Fakat şöyle bir durum var ki, biz onların sadece en iyi anlarını ve kalabalıklar önündeki performanslarını biliyoruz. Er ya da geç herkes sahneden iniyor ve evine gidiyor. Ve o insan, kalabalıklar önünde, özel hayatında olduğu gibi tabii ki olmuyor.

Kaynak: http://listverse.com/2018/05/04/10-famou...

10. Edward Snowden aslında öfkeli bir internet yorumcusudur...

NSA'deki (ABD Ulusal Güvenlik Kurumu) korkunç gözetleme projesini ortaya çıkarmadan ve politik şeffaflığın sembolü olmadan önce Edward Snowden her sıradan insan gibi internette dolaşan bir insandı. Ve anlaşılan kendisi biraz sinirli ve ağzı bozuk biriymiş, internet standartları içinde bile...

Snowden, IRC (Internet Relay Chat) denen ve dünyanın her yerinden insanların internet üzerinden sohbet etmesini sağlayan, diğer adıyla "The TrueHOOHA" olan programda, Amerikan siyaseti hakkında baya ileri geri konuşmalar yapardı. İronik bir şekilde kendisinin favori konusu da ajanlardı! Bu konuşmalardan biri sırasında The New York Times'ı ağır sözlerle eleştiriyor ve sağlam küfürler savuruyordu. Fakat görünüşe göre o sırada onu dinleyen kimse yoktu. Snowden daha sonra Obama'nın siyasetini, CIA ile bağlantısı falan olduğunu söylerken biri ona daha ağır küfürlerle karşılık vermeye başladı, anasına bacısına sövüyordu yani. Ve belli ki bu kalıcı bir etki yaratmıştı.

Eski IRC'den arkadaşları onun bu yeni şöhretini sorduğunda, onun gerçekte kim olduğunu biliyorlardı aslında. "Bu adamı hatırlıyorum" diyordu medyadan biri, "o tam bir şerefsizdir."

9. Taylor Swift ve Lorde birer 4chan kullanıcısı olabilirlermiş!

4chan bir web sitesinin olabileceği en adı çıkmış sitelerden biri. Site sansürsüz, anonim toplulukların kendilerini "otizmli" ilan ettikleri ve vakitlerini animelere, çocuk pornolarına ve açıkça ırkçılığa harcadıkları bir yerdir. Ve bu kalabalığın arasında, bir söylentiye göre, dünyanın iki büyük pop starını bulabilirsiniz! En azından sitenin ajanlarının iddia ettiği şey bu... Sitenin ajanları, sarı saçlı anonim bir kullanıcının Taylor Swift ile ilgili olan postlarının analizini yaparak bir döküm çıkarttı. Ortaya çıkan bazı argümanlar ise gerçekten garip. Taylor'ın Meredith adlı yeni kedisiyle alakalı attığı tweetten bir gün önce, 4chan'den bir kullanıcı, Meredith'e çok benzeyen bir kedi resmiyle bir profil almak istiyor. Ve evet, o kullanıcının almak istediği profil ismi de "Meredith".

Bu tam olarak kesin olmamakla birlikte, 4chan'in, Lorde'un "/b/" mesaj panosunu sık sık kullandığına dair daha güçlü kanıtları var.  13 Aralık 2012'de Lorde olduğu tahmin edilen biri geri bildirim istemek için mesaj panosuna "Royals" şarkısını yüklüyor.   

Tabii Lorde o olduğunu kesinlikle reddediyor ve yalanlıyor ama biri kesinlikle bu şarkıyı orada paylaşıyor ve bu olay "Royals" piyasaya sürülmeden neredeyse 3 ay önce gerçekleşiyor...

8. Stephen Hawking düzenli bir seks klübü ziyaretçisiydi

Birçoğumuz gerçekten Stephen Hawking'in seks hayatını düşünmeye pek meyilli değiliz. Ama anlaşılan Hawking bu konu üzerine baya düşünüyormuş. Henüz astrofizikte yeni bir çağ açmadığı zamanlarda, Hawking partilemekte baya iyiydi ve bilmek isteyeceğinizden çok daha cesurdu. Hawking, "Freedom Acress" adlı bir "swinger" kulüpte görüntülendi ve bu seks kulübü müşterilerine kendi kayganlaştırıcılarını kendileri almasını ve kendi kıyafetlerini kendileri getirmesi gerektiğini söylüyordu. Bu arada Stephen Hawking bu kulüpte görüntülendiğinde genç falan da değil, tam 70 yaşındaydı.  

Haber yayınlanıp ortaya çıktığında arkadaşları, oraya sadece bir kere gittiğini söyleyerek onu savunmaya çalıştı. Ama tabii ki bu olay, dünyaca ünlü bir fizikçinin gerçek karakterini görmemiz için yeterli bir olay değil. Başka bir habere göre Hawking, "Devore" adında bir striptiz kulübünden defalarca kucak dansı satın almış, bir defasında da kendisi gibi bir fizikçi olan arkadaşı Kip Throne için Penthouse'dan bir yıllık abonelik satın aldığı söyleniyor. Bu belki onun gerçek karakterini gördüğümüzün ya da adamın karadelikler üzerinde çalışmaktaki sonsuz kararlılığının bir kanıtı olabilir.

7. Gandhi tuvalet konusunda aşırı rahattı!

Ölümünden yıllar sonra Gandhi'nin takipçileri onu sevinçle hatırladı: "O bize her konuda açık olmamızı öğretti". Ama tabii tam olarak "her şey" demek istemiyordu, kastettiği şey bağırsaklarıydı!

Bu konu onun için tamamen biyolojik bir süreçti, yani hiç çekinmiyordu, rahattı... Sabahları kalktığında kibarca komşu kadınları selamlar ve onlara: "Bu sabah tuvaletinizi rahat yaptınız mı kardeşlerim?" diye sorardı. Aslında bunun başka bir sebebi, o zamanlar o bölgede çok büyük bir kabızlık problemi olmasıydı ve Gandhi halkın gerçekten iyi hissedip hissetmediğinden emin olmak istiyordu. Bir yandan da tüm takipçilerine tuvalete düzgün çıkıp çıkamadıklarını takip etmelerini ve bu konuda asla utanmamaları gerektiğini söylüyordu.       

Gandhi tuvalete her girdiğinde orada ortalama 20 dakika zaman geçirirdi. Hatta bu süre hep çok uzun olduğundan bunun zaman kaybı olmasını istemez ve ne zaman tuvalete girse insanları oraya davet eder ve onunla sohbet etmelerini isterdi...

6. Julian Assange banyo yapmıyor!

Julian Assange, WikiLeaks'in kurucusu, internet dünyasının güçlü kişilerinden. Ama muhtemelen onu gerçek hayatta tanımak istemezdiniz. Onunla tanışan neredeyse her insana göre, onu görmeden önce onun kokusunu almanız mümkün.  

Bu konuda konuşan ilk insan onun cinsel tacizine uğrayanlardan biriydi. Adamın kokusu o kadar canını sıkmıştı ki, taciz esnasında bu konuda bir açıklama yapma ihtiyacı hissetmişti. Assange, kadının iddiasına göre, onu tanıdığı günden beri ne bir kere duş almış, ne de bir kez olsun tuvaletin sifonunu çekmişti... 

Kadının söyledikleri biraz şüpheli gibi görünebilir. Zaten söyledikleri hiçbir zaman kanıtlanılamadı ve birçok insana göre de Assange cinsel taciz konusunda masum... Ama eğer duş almamak bir suç olsaydı, onu içeri tıkmak için kesinlikle yeterli kanıtları olacaktı.  

Londra'daki Ekvator Elçiliğine gidip siyasi sığınma talebinde bulunduğunda, oradaki personeller adam binayı kokutuyor diye çok sayıda şikayette bulunmuşlar, hatta bazıları da "Adamın doğru düzgün yıkanmadığı çok belli" demişlerdi. 

Arkadaşlarının bile onu şikayet ettiği oldu. Yardımcılarından biri, Julian'ın her şeyi elleriyle yediğini ve o pis ellerini hep pantolonuna sildiğini söyledi. Hatta bir de şöyle ekledi: Hayatımda onunki kadar yağlı bir pantolon görmedim!" Diğer bir aktivist Jeremie Zimmermann da onu destekledi ama o bu konuda biraz daha öngörülüydü. Assange söz konusu olduğunda diyor ki, "Assange'i duş alması için zorlamak zorundasınız. Çünkü bunu kimse yapmazsa asla duşa girmeyecektir!"

5. Bill Gates Minesweeper oyunu bağımlısı!

O muhtemelen dünya üzerinde yaşayan en zengin insan ama bu onun hiç tembellik yapmadığı anlamına gelmiyor. Aslında eski meslektaşlarına göre kendisinin Minesweeper oyunuyla büyük bir problemi var.

1990'larda, Bill Gates Minesweeper oyununa ciddi manada takıntılıymış. Bir aralar o kadar fazla oynamaya başlamış ki bu onun iş içindeki verimliliğini etkilemeye başlamış ve kendini oyunu silmeye zorlamış. Ama oyunu silmesi bile onu oyunu oynamaktan alıkoyamamış ve Microsoft'un o zamanki eski başkanı Michael Hallman'ın ofisindeki bilgisayara oyunu indirip orada oynamaya başlamış!     

Gates, yeni bir yüksek skor kazandığını herkese göstermek için aşırı heyecanlanana kadar hiç yakalanmamış. Başlangıç seviyesini sadece 5 saniyede geçiyor ve herkesin bilgisayarında oyun oynayarak vakit geçirdiğini bilmesini istediği için çok gurur duyuyordu!

4. Michel Foucault tam bir ahlaksızdı!

Michel Foucault, 20. yüzyılın en saygı gösterilen filozoflarından biriydi. Kendisi post-yapısalcı hareketin büyük düşünürlerinden olmasının yanında tarihe ve güce bakış açımızı değiştiren bir isimdir.  

Ama Foucault buna rağmen biraz muhafazakar biriydi. Katıldığı bir televizyon programında ünlü dilci Noam Chomsky ile felsefe üzerine tartıştı ve tüm bunların sebebi kendisine "Büyük bir miktarda ot" sözü verildiği içindi. Daha sonra tüm arkadaşlarını çağırdığı büyük bir parti düzenledi ve herkese adına "Chomsky'nin otu" dediği maldan dağıtacağını söyledi. 

Ayrıca rıza yaşından kurtulmak ve yetişkinlerin çocuklarla cinsel ilişkiye girmesini yasal hale getirmek için bir hareket başlattı. Bununla birlikte hükümeti, 13 yaşında bir kızla yatan bir adamı tutukladığı için ağır eleştirdi!  

"Yasaların koyduğu yaş sınırı hiçbir anlam ifade etmiyor." dedi Foucault bir röportajında. Ardından, "Hiç kimse sevişmeden önce bir kontrat imzalamaz." diyerek bütün "rıza" kavramını eleştirdi. 

Noam Chomsky, Foucault için "Bana düpedüz ahlaksızca davrandı. Daha önce onun kadar ahlaksız biriyle hiç tanışmamıştım." dedi.

3. Jack Kerouac araba kullanamazdı.

Jack Kerouac ve Neal Cassady Amerika'ya geldiklerinde kendi hayatlarından daha fazlasını değiştirdiler. Kerouac'ın romanı "Yolda" tüm bir toplumu değiştirdi. Bu kitap, otomobil endüstrisinde küçük çaplı bir patlama yarattı çünkü araba sürme fikriyle özgürlük, keşif ve bağımsızlık fikrini bütünleştirdi. Birçoklarının da söylediği gibi, ehliyet almak Amerikalılar için bir geçit töreni gibidir. 

Ve yine de, Jack Kerouac araba kullanamıyordu. Cassady ve o tüm ülkeyi gezdiklerinde bile Kerouac'ın bir ehliyeti yoktu. Arabalar içinde seyahat ettiği onca zamana rağmen ellerini bir kere bile direksiyona koymadı.   

Ehliyet aldığında bile çok kötü bir şofördü. Söylendiğine göre aşırı gerekli olmadıkça kesinlikle direksiyonun arkasına geçmemiş. Araba sürerken de çok korkuyor ve telaşlanıyormuş. Bir arabanın yanından geçerken de her seferinde tereddüt edermiş. 

Sonrasında tüm deneyimine rağmen sadece bir yazar olduğunu kabul etti ve "Nasıl sürüleceğini bilmiyorum, sadece daktilo!" dedi...

2. Albert Einstein tam bir avcıydı!

Albert Einstein şüphesiz bilim adına dünya için bir nimetti, ama aynısını kadınlar için söylemek biraz zor. Einstein'ın libidosu adeta kontrolden çıkmıştı. Ailesinden gizli çevirdiği işler ve herkesten gizlediği öz kızı dışında o, bir dolandırıcıdan daha fazlasıydı. Kısacası Harvey Weinstein'ın 20. yüzyıl versiyonu falandı.

Arkadaşlarının onda "rahatsız edici alışkanlık" olarak adlandırdıkları bir hareketi vardı. O da üzerindeki tüm kıyafetleri çıkartıp yalnızca önü açık bir kaftanla ortalıkta dolaşmasıydı. Allah ne verdiyse her şeyi ortada, evde mi sokakta mı umursamadan öyle takılırdı.

Kadınlar önünü kapatmasını söylediğinde de baya sinirlenirdi. Bir kadın onu görünce yüzü kızardı mı, onunla alay etmekten hiç çekinmezdi. "Ne zamandır evlisin?" diye sorup, "Ve hala kızarıyor musun?" derdi. 

Eğer bir kadın onu görüp daha farklı bir tepki verirse işler daha da kötüleşiyordu. Einstein özellikle kadınların ne tepki vereceğini görmek için kıyafetinin önünü açık tutardı. Bunu gören bir kadın eğer tepki vermiyorsa bunu bir beğeni ve davet olarak algılardı. Çoğu zaman da olay bir otel odasında tahmin edilen şekilde sonlanırdı.

1. Prince bir Yehova Şahidiydi.

Tüm ünlü insanlar kapalı kapılar arkasında sapıklık yapmazlar. Bazıları şaşırtıcı bir şekilde tamamen saftır, özellikle hiç de aklınıza gelmeyecek kişiler. Seks makinesi Prince gibi... O ebeveyn koruma uyarısıyla gelen albümleri yapan adam!

Prince aslında 2001'de Yehova Şahidi olana kadar gerçek hayatında bambaşka biriydi. Sonrasında dinine aşırı bağlı biri haline geldi. Hatta kolunun altında bir İncil, kapı kapı gezip, insanlara dünyanın, Tanrı'nın krallığı olduğunu anlatırdı.

Yeni diniyle beraber ise ilginç bir şekilde cinsiyet karşıtı bir tavır takınmaya başladı, "Jack U Off" şarkısını yazan adam. İnsanların önünde gey evliliklerine ve cinsiyet uyumuna karşı olduğunu savunarak, "Tanrı dünyaya geldi ve insanları nerede ne yapıyorlarsa gördü; onları temizledi, adeta onlara 'Yeter' der gibiydi" şeklinde konuştu. 

Hayatının sonuna kadar da dinini savundu ve ona tutundu. Ölürken de dinine aykırı olduğu için kan transferini reddetti. Yehova Şahitlerine ait bir kilisenin "İbadet Salonunda dinlenmeye çekildi.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
serkan-sucu1

Hawking bir insan, Gandhi bir hindi. Biliyorsunuz değil mi ?

gzm-ynklr

Hiç kimse kusursuz masum hatasız değildir bence

pisuwar

#4 fukyu cum / karşındaki kişinin akli melekeleri ve senin özsaygın doğru orantılı annem

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriBarack ObamaBilimCinsellikEinsteinJulian AssangeKitapMicrosoftWikileakskadınlarolayoyunweb
Görüş Bildir