Erdoğan: 'Katar Emiri'nin Annesinin Gayrimenkul Satın Almasına Mani Yasal Olarak Herhangi Bir Şey Söz Konusu mu?'

 > -
Abone ol

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya'daki temaslarının ardından düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, Katar emirinin annesinin, Kanal İstanbul projesinden ötürü İstanbul'dan arazi satın aldığı yönündeki haberlerle ilgili olarak, 'Katar Emiri'nin annesinin ülkemizden gayrimenkul satın almasına mani yasal olarak herhangi bir şey söz konusu mu? Yani bunu herhangi bir yerden George, Hans vesaire gelip almaya kalksa herhalde kimsenin sesi çıkmaz." dedi. 

'İslam ülkelerinin kendilerine çeki düzen vermesi gerekiyor'

Erdoğan, Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur'daki temaslarının sonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı ve gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. 

Erdoğan, Kuala Lumpur Zirvesi ile ilgili olarak şu açıklamada bulundu:

"İlim, irfan, kültür, sanat ve refahın sembolü olan İslam dünyası bugün neden bu halde? Bu sorunu aşmak için neler yapmalıyız? Bu soruları samimi bir şekilde sormamız ve cevaplandırmamız gerekiyor. İslam ülkelerinin her alanda büyük potansiyeli var fakat iç çatışmalar, savaşlar, cehalet, kötü yönetim, ekonomik geri kalmışlık ve dış müdahaleler nedeniyle bu potansiyeli hayata geçiremiyoruz. İslam ülkelerinin geri kalması kimsenin faydasına değildir. Fakat İslam ülkelerinin de kendilerine çeki düzen vermesi gerekiyor."

'Katar Emiri'nin annesi böyle bir alım yaptığı zaman niye rahatsız oluyorlar?

Erdoğan, Katar emirinin annesinin Kanal İstanbul projesi ile ilgili İstanbul'dan arazi satın alması ile ilgili olarak şunları kaydetti:

''Kanal İstanbul ile ilgili bir defa çok çirkin olan şey şu; Katar Emiri'nin annesinin gelip buradan yer alması vesaire. Bunu söyleyen insanlara sormak lazım, 'Devletten hangi desteği alarak böyle bir yeri almış?' Bu dedikoduları duydum. Katar Emiri'nin annesinin ülkemizden gayrimenkul satın almasına mani yasal olarak herhangi bir şey söz konusu mu? Yani bunu herhangi bir yerden George, Hans vesaire gelip almaya kalksa herhalde kimsenin sesi çıkmaz. Yani Katar Emiri'nin annesi böyle bir alım yaptığı zaman niye rahatsız oluyorlar? Kaldı ki aynı şekilde Katar Emiri'nin kendisinin zaten bizde aldığı yerler var. Yani biz, bu kapılarımızı açmışız.''

Yerli otomobilin ön gösterimi 27 Aralık'ta

Erdoğan, toplantıda yerli otomobil ile ilgili gelen soruya, "Türkiye'nin otomobili sorusuna gelince, (ön gösterimi) 27 Aralık Cuma günü Gebze'de düşünüyoruz. Hayırlısı bakalım" şeklinde yanıt verdi.

'2020 içinde inşallah tek haneli faize gidiyoruz'

Tek haneli faiz ile ilgili yöneltilen bir soruya, "2020 içinde inşallah tek haneli faize doğru gidiyoruz" şeklinde yanıt veren Erdoğan, Faizde hedefin tek hane olup olmadığı yönündeki soruya ise şöyle yanıt verdi:

''Evet, faizde de enflasyonda da. Hani diyorum ya bunlar doğru orantılıdır. Faiz tek haneye geldiğinde enflasyonun da tek haneli olduğunu göreceğiz. Zaten enflasyon tek haneyi yakaladı ama şimdi biz yıl olarak da tek haneli olduğunu inşallah göreceğiz. Şu anda politika faizi olarak yüzde 12'yi gördük. Bu tabi çok ciddi manada Merkez Bankası kararlılığını gösterdi ve bu kararlılıkla şu an itibarıyla çok ciddi oranlarda faizi düşürdüler. 2020'de de bunun aynı kararlılıkla devam ettiğini inşallah göreceğiz."

'İnşallah tarafları memnun edecek bir adımı atarız'

Erdoğan, asgari ücret ile ilgili bir jestiniz olacak mı sorusu için, şöyle yanıt verdi:

''İnşallah jestimizi yaparız da burada yapmayalım daha. Şu anda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız yaptıkları çalışmaları döner dönmez bize bir getirsinler. Bakalım son geldikleri nokta nedir, onu da bir kendilerinden görelim. İnşallah, tarafları memnun edecek bir adımı atarız.''

'Libya'da biz şu anda nasıl bir rol üstleniyorsak, Suriye'de nasıl bir rol üstlendiysek bundan sonraki süreçte de buna benzer rolleri birlikte üstlenmenin kararlılığını ortaya koyacağız'

Erdoğan, Libya konusunda ise şu değerlendirmede bulundu:

''Libya ve Suriye şu anda önümüzde. Libya'da biz şu anda nasıl bir rol üstleniyorsak, Suriye'de nasıl bir rol üstlendiysek bundan sonraki süreçte de buna benzer rolleri birlikte üstlenmenin kararlılığını ortaya koyacağız. Yani nemelazımcılığın olmadığı, 'bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılığın' olmadığı bir süreci devam ettireceğiz. Koalisyon güçleri adı altında Irak'a girdiler mi? Girdiler. Suriye'ye girdiler mi? Girdiler. Yani, 'Bizim ne işimiz var orada?' diyorlar mı? Demiyorlar. Aynı şekilde Libya'da Mısır'ın ne işi var? Libya'da Abu Dabi yönetiminin ne işi var? Gelip oraya girdiler mi? Girdiler. Hafter meşru bir siyasetçi değil, adam gayrimeşru. Ona meşruiyet kazandırmanın gayreti içinde olanlar var. Serrac ise meşru bir lider, meşru bir temsilci. Onu ise yok farz etmenin gayreti içerisine giriyorlar. Peki bunun içinde kimler var? Mısır var, Abu Dabi var, Fransa var, hatta İtalya var. Şimdi maalesef Rusya’nın da kendisi görünmese de bakıyorsunuz oluşturduğu bir şirket var. Biliyorsunuz Amerika’nın buna benzer şirketleri çoktur. Mesela Afganistan'da eski askerlerin oluşturduğu şirketler söz konusu. Onlara belli yüksek ücretler veriyorlar ve onlar da geliyor, Afganistan’da savaşı gayrimeşru olarak yürütüyorlar. Libya'da, Wagner denilen kuruluş vasıtasıyla bunlar adeta Hafter'in paralı askerleri olarak onun yanında görev yapıyorlar. Parasını kimler veriyor malum. Böyle bir durum söz konusu ve bütün bunlar karşısında tabii ki bizim seyirci kalmamız doğru değil.''

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir