Eğitimi, Kariyeri, Başarıları ve Eskişehir İçin Yaptıklarıyla Tüm Türkiye'nin Örnek Alması Gereken Bir Siyasetçi: Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen

-

O, Eskişehir'i diğer Anadolu şehirlerinden farklı bir yere taşıdı; tabiri caizse Eskişehir'i Eskişehir yaptı! İşte Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in hikayesi ve "Aşığım" dedi bu şehir için yaptıkları...

Hikayesi, kendi çizdiği yolu, eğitimi, kariyeri, başarıları ve Eskişehir için yaptıklarıyla tüm Türkiye’nin örnek alması gereken bir siyasetçiyi, Yılmaz Hoca’yı anlatacağız bugün sizlere…

Eskişehirliler, Eskişehir'in kıyısından geçenler, bir şekilde Eskişehir'e yolu düşenler bilir ki Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen bizim için Yılmaz Hoca'dır.

Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nin ilk mezunlarından biri olan Yılmaz Büyükerşen’in başarılarla dolu hikayesinde ilginç kırılma noktaları var…

Ankara’da okurken bir röportaj için gittiği Prof. Dr. Orhan Oğuz kendisine Eskişehir’de bir üniversite kurulacağını söyledi ve onu bu üniversitenin ilk mezunlarından biri olması için davet etti. Bu davetle Yılmaz Büyükerşen Eskişehir’e taşındı ve 1962 yılında Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nin ilk mezunlarından biri oldu.

Öğrencilik yıllarında çeşitli gazetelerde muhabirlik yaptı, arkadaşlarıyla birlikte kan bankasına kan satarak oda tiyatrosunu kurdu, mezun olduktan sonra Maliye kürsüsünde asistan oldu.

81 yaşındaki Yılmaz Büyükerşen eğitimi, kariyeri ve başarılarıyla her zaman parmakla gösterildi. Eskişehir’e taşındıktan sonra yaptıklarıyla örnek bir vatandaş olduğunu kanıtladı. 1966 yılında doktor, 1968 yılında doçent ünvanını aldı. Aynı yıl akademi başkan yardımcılığına getirildi ve 1973 yılında da profesör oldu. 1976 ve 1980 yıllarında akademinin başkanı seçildi.

İleri görüşlülüğüyle Ankara’daki TRT yayınlarının İstanbul’dan sonra ikinci şehir olarak Eskişehir’den izlenmesi için Akademi TV verici istasyonunu, siyah-beyaz eğitim stüdyolarını ve Türkiye’deki ilk renkli TV sistemini kurdu.

Bugün bildiğimiz Açıköğretim televizyonu da işte böyle ilk adımlarını attı. 1971 yılında iletişim teknolojilerinin eğitimde kullanılmasına yönelik çalışmalar yürüten Yılmaz Hoca, uzaktan eğitimin temellerinin atılmasını sağladı. 1973 yılında hazırladığı ‘Türkiye İçin Açıköğretim Modeli’ projesi ülke çapında ve Batı Avrupa’nın altı ülkesi ile Kıbrıs’taki Türkler için uygulamaya konuldu.

1982 ve 1987 yıllarında Cumhurbaşkanı tarafından Anadolu Üniversitesi rektörlüğüne atandı, bunun yanı sıra Radyo Televizyon Yüksek Kurulu’nun dönem başkanlığını yürüttü.

1992 yılında rektörlük için en yüksek oyu aldı ancak YÖK kanununa eklenen ‘iki dönemden fazla rektörlük yapılamaz’ hükmü nedeniyle görevine son verildi. Akademideki başkanlığı ile rektörlüğü arasında pek çok eğitim kurumunun kurulmasına önayak oldu, Anadolu Üniversitesi’ni içinden başka üniversiteler çıkacak kadar büyüttü, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın yönetim kurulu başkanlığını yaptı, eğitim parklarının kuruluş çalışmalarını sürdürdü.

Ve 1999 yılında hem kendisinin hem de Eskişehir’in kaderini değiştirecek o adımı atarak siyasete girdi, oyların yüzde 44’ünü alarak Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

Eskişehir’e her fırsatta aşık olduğunu dile getiren Yılmaz Hoca’nın başarılarla dolu siyasi serüveni de işte tam olarak bu noktada başladı. 2004, 2009 ve 2014’teki seçimlerde yeniden başkan seçildi, her seferinde oy oranını artırmayı başardı.

1999 yılından önce Eskişehir’de yaşayanlar ne söylemek istediğimizi anlamıştır ama biz bir daha anlatalım…

Eskişehir’e bambaşka bir çehre kazandıran ve şehrin imajını uluslararası anlamda yükselten Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, diğer kentlere örnek niteliğinde pek çok projeye imzasını attı. Gelin bunlara madde madde bakalım…

Porsuk Çayı’nın çevre düzenlemesi ve temizlenmesiyle birlikte kokudan durulamayan şehir merkezi ferahladı.

Adalar tarafındaki kafelerde kokudan oturulamayan günleri bilir Eskişehirliler… Fabrika atıkları ve sivrisineklerle kabus yaratan günleri…

Fotoğraf

Taşıt ve yayaların kullandığı köprüler yenilendi, pek çok yol yayalaştırıldı, gürültü ve çevre kirliliği önlendi.

Her ne kadar eleştirilse de taşıtlara kapanan yollarla Eskişehir nefes aldı, öyle ki sakin şehirler sıralamasında üst sıralara çıktı.

Fotoğraf

Şehrin birçok bölgesinde yüzlerce dönüme yayılan dev parklar yaptırdı, bozkırın ortasına bir cennet inşa ettirdi, kültür ve sanatı ön plana alarak şehrin güzelleşmesine katkıda bulundu.

Türkiye’nin denize kıyısı olmayan bozkır şehrinde plaj kurdu, gereksiz para harcadığı iddia edilen parklarla bilime, sanata ve kültüre hizmet etti, heykelleriyle şehrin çehresini değiştirdi. Balmumu Heykel Müzesi’ni hâlâ görmediyseniz, çok şey kaçırıyorsunuz demektir.

Fotoğraf

Senfoni Orkestrası, Şehir Tiyatroları, sanat ve kongre merkezleri tarihi yapılara yönelik koruma ve yaşatma projeleri, arıtma tesisleri, bilim deney merkezi, uzay evi ve diğerleri…

Bütün bu projelerle her yaştan Eskişehirlinin gönlünü çaldı.

Sonuç olarak, turistik anlamda Eskişehir’i diğer Anadolu illeriyle karşılaştırdığımızda bambaşka bir noktaya taşıdı; şehre yepyeni bir imaj kazandırdı.

Eskişehir’e en soğuk kış günlerinde bile gittiğinizde tur otobüslerine, turistlere rastlarsınız. Yılmaz Büyükerşen’in şehir için yaptıkları işte en çok bu noktada önem kazanıyor…

Bir sonraki yerel seçimde aday olup olmayacağını bilmiyoruz ama Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen sayesinde çok güzel bir şehir kazandığımız kesin. Ellerinize sağlık Hocam!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
tc-ahmet-ozan-sen

Bu seçimde CHP Yılmaz hocada ısrarlı. Dediğim gibi, bu sefer işi çok zor. Üstelik, benim beklediğim adayların aksine AKP, Burhan Sakallı'yı aday göstermeye hazırlanıyor. Sakallı 2004-14 arası Odunpazarı Belediye başkanıydı, Büyükerşen'le rekabet içinde ve benzeri icraatlara sahip biri. En basitinden, Gezi zamanı Kamondo basamakları LGBT rengine boyandı da İBB boyayı kazıttı diye, bu adam AKP'li haliyle merdivenleri bizzat boyatmıştı. Aday gösterilmedi de CHP ilçeyi aldı. Şimdi Halil Ünal'la kavgalarına da binerse, CHP ve Yılmaz hoca için zafer çok çok zorlaşacak. Demedi demeyin.

hicranky

Burhan Sakallı çok iyi bir insan ancak Odunpazarı Belediyesi başkanlığı bittiğinde bıraktığı borçlar yüzünden iflas etti bunları göz ardı etmemek gerek belediye araçlarına haciz geldi ayrıca Kazım Kurt daha az sevilen biri olmasına rağmen Sakallıyı yerinden etti eminmisiniz Yılmaz Hoca ya karşı başarılı olacağına bana kalırsa Ak Parti Eskişehir konusunda her zaman hatalı tercihler kullanıyor ve ne yazık ki istediği başarıyı elde edemiyor acı gerçek

tc-ahmet-ozan-sen

Adayın bir artı olduğunu yazdım; ayrıca artık Cumhur ittifakı varken, büyükşehir yasası da varken işinin zorlaştığını söylemeliyiz. Biliyorsunuz, Sivrihisar'dan Seyitgazi'ye Beylikova'dan Çifteler'e Cumhur bileşenleri (MHP ve AKP) tüm çevre ilçelerde favoridir. Geçen seçimde de onun için Karacan'ın oyları yüksek görünüyordu. Tahmin ediyorum. Hatta CHP'nin, kalesi bildiği Çanakkale ve Aydın'da da geriye düşme tehlikesiyle yüzyüze olduğunu duydum. Gezici'nin anketleri de bunu gösteriyor (ki genellikle muhalefetin oylarını yüksek gösterirler). İşimizi kış tuttuk yaz çıkarsa kısmet.

kerem-kasigur

Allah rızası için sen heykel yapma. tamam hobi olarak yap ama evinde kalsın.

tc-ahmet-ozan-sen

Ha galeriye de bir ekte bulunalım, kendisi Türkiye'ye balmumu tekniğini ilk kullananlardandır. Anıtkabir'de, ülkenin çeşitli Atatürk müzelerinde, FB Dereağzı'nda ve hatta Londra Madam Tussaud müzesindeki Atatürk figürlerinin müellifidir. Atatürk'ün yüzünü ve vücut hatlarını en iyi bilen insan olduğu söyleniyor.

tc-ahmet-ozan-sen

İnşallah bu seçimde aday olmaz. Hem çok yaşlandı hem de yıprandı. Aday olursa bu sefer kaybetme olasılığı yüksek. Eğer "Eskişehir de koyun dolmuş ühühühü" diye ağıt yakmak istemiyorsak; artık sağ kolu olan Ahmet Ataç aday yapılmalı (Kazım Kurt ta fena değil tamam, ama solcu olarak tanınması ofsayt, üstelik başarılı bir dönem geçirmedi, Ataç AKP'ye karşı biraz daha şansı yüksek olabilen biri).

tc-ahmet-ozan-sen

"Eskişehir'e taşındıktan sonra" denmiş. Yanlış bu. Yılmaz Hoca doğma büyüme Eskişehrin Tatar balası. Ankara'da okuyorum dediği de, Ankara Hukuk Fakültesi'ne yazılmış ama derslere girip çıktığı yok, çünkü üniversite için gurbete gidecek parası yok. Gazetecilik ve tiyatroculuk yaptığıysa doğru.

Görüş Bildir