Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı

-

15 Yıldır Takip Edilen Adam Nasıl Diyarbakır-Suruç-Ankara'yı Planladı? | Ezgi Başaran | Radikal

15 Yıldır Takip Edilen Adam Nasıl Diyarbakır-Suruç-Ankara'yı Planladı? | Ezgi Başaran | Radikal

Öyle bir terörist düşünün ki... Emniyet'e izini kaybettiriyor ama kayıtlardaki numaradan arayınca gazeteciler dahi ona ulaşabiliyor.

Hürriyet’ten Fevzi Kızılkoyun imzalı haber, Ekim ayı sonunda bir iddia olarak ortalarda dolaşan bir bilgiyi teyit ediyordu: Diyarbakır, Suruç ve Ankara katliamları Ebubekir kod adlı IŞİD’li İlhami Balı’nın talimatıyla gerçekleşti.

IŞİD’in Türkiye emiri ya da IŞİD’in gümrük sorumlusu olarak tanınan Reyhanlı nüfusuna kayıtlı biri Balı.

Daha önce yazdığım Kilis Elbeyli’deki ‘taksiyle IŞİD’ci giriş çıkışlarını’ kontrol eden isim. Sözkonusu yazıda “IŞİD’çilerin Suriye gidiş gelişlerindeki organizasyonda özellikle Kilis Elbeyli’deki taksi duraklarının ciddi rol oynadığını söyleyebilirim” demiştim.

Haberin Tamamı İçin:

Yürüdü, Gitti Çocuk… | Murat Sevinç | Diken

Yürüdü, Gitti Çocuk… | Murat Sevinç | Diken

13 Aralık 1980’de, asılarak idam edildi, 17 yaşındaki Erdal Eren.

Bir inzibat erini öldürdüğü iddia ediliyordu. Son derece ‘ tartışmalı ’ bir yargılamaydı. ‘ Tartışmalı ’ ifadesi aldatmasın sakın. Pek çok siyasi davada olduğu gibi, ‘ önce karar verilip sonrasında gerekçe bulunan ’ bir süreçten söz ediyorum.

1980’in Ocak ayında, devrimci öğrencilerden biri (Sinan Suner) MHP’li bakanın koruması olan polis tarafından karnından vurulur. Yeteri kadar kan kaybetsin diye hastaneden önce karakola götürülür! Hastaneye sevk edildiğinde, yolda kan kaybından ölür. Cinayeti protesto eden öğrencilerden biridir Erdal Eren. Tanıklıklara göre, kitle dağılmak üzereyken, inzibat üzerlerine ateş açar. Protestocular içinde de silahlı kişiler vardır ve çatışmaya dönüşür. Bir er (Zekeriya Önge) vurularak ölür. Erdal Eren silahıyla birlikte yakalanır ve malum ‘ yargılama ’ süreci başlar. Son derece ağır işkenceden geçirilir. Askeri Savcı idam talebiyle açar davayı. Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi 19 Mart tarihinde hükmü verir. Askeri Yargıtay’ın ilgili dairesi kararı bozar. Başsavcı itiraz eder. Dosya Daireler Kurulu’na gider ve bozma kararı kaldırılıp idam kararı onanır.

Haberin Tamamı İçin:

Kürtler, Kürtlere Borcumuz | Nuray Mert | Cumhuriyet

Kürtler, Kürtlere Borcumuz | Nuray Mert | Cumhuriyet

Kürt siyasetinin geldiği nokta, Kürt illerinde yaşananlar, “ terör ” dilinin geri dönmesi, albuka altındaki mahalleler, savaş sahneleri, yine yaşadıkları yerden göç eden Kürtler, yine iki taraf arasında kalanlar ve dahası olanlar karşısında hiçbir şey yapamamak, söylenen her sözün havada kalması o denli üzücü, yaralayıcı ki adeta bu konu üzerine yazmak istemez hale geldim. Yine de konuşmamak, yazmamak çare değil, tam tersi, yeise kapılıp susmak meydanı savaşa, umutsuzluğa bırakmak olur.

PKK’nin haziran seçimlerinden kısa süre sonra savaşa dönüş kararını hiçbir şekilde izah edilir bulmadım, hâlâ da bulmuyorum. İktidar partisinin, bundan çok önce, haziran seçimleri öncesi "barış süreci"ni bitirdiği, milliyetçi siyasetlere geri döndüğü ve HDP’yi yani demokratik siyaset zeminini hedef aldığı acı bir gerçek.

Haberin Tamamı İçin:

Medya ve Teröristler | Atilla Yayla | Yeni Yüzyıl

Medya ve Teröristler | Atilla Yayla | Yeni Yüzyıl

Medya ile terör ve terörist arasında nasıl bir ilişki var? Bu soru bazı okuyuculara tuhaf görünebilir. Ancak, konu terörizm üzerindeki geniş literatürde etraflıca ele alınmakta, tartışılmakta ve değerlendirilmekte. Hem akademik çalışmalar hem de yaşanan olaylar nereden bakılırsa bakılsın ikisi arasında ilginç ilişkilerin bulunduğunu gösteriyor.

Bazı yazarlar terörizmi bir tiyatroya benzetir. Teröristler sahnedeki oyuncular rolünü üstlenir. Klasik oyuncuların heyecanına ve ruh hâline sahiptir. Her oyundaki gibi bu oyunun oyuncuları da seyirciye ihtiyaç duyar, boş salonda performans icra etmek istemez. Aksi takdirde oyunu oynamak anlamlı olmaz. Harcanan onca çaba boşa gider. Elbette seyirci kitlesinin olabildiğince geniş olması arzu edilir. Başka bir deyişle, teröristler onlarca değil milyonlarca kişinin seyirci olmasını düşler. Bunun için aracıların devreye girmesi gerekir. Medya ana aracı rolünü üstlenir. Medya teröristlerin sesini eylemlerle ilgili haberler üzerinden hayal dahi edilemeyecek genişlikte çevrelere duyurur. Buna dayanarak bazı akademisyenler “medya olmasaydı terör olmazdı” şeklinde biraz abartılı saymamız gereken yorumlar dahi yapmakta.

Haberin Tamamı İçin:

1001 Gece Masalları'ndan Kara Bir Kâbusa Rakka | Menderes Özel | Milliyet

1001 Gece Masalları'ndan Kara Bir Kâbusa Rakka | Menderes Özel | Milliyet

Rakka, bir zamanlar müreffeh, liberal yaşamıyla Suriye’nin örnek kentlerindendi. Bugünse o günleri hüzünle hatırlayan yüzbinler için açık bir cezaevi

1001 Gece Masalları ikliminin kaynağı Harun Reşid döneminde Abbasi Halifeliği’nin 15 yıl başkentliğini yapan Suriye’nin Rakkası bugün yalnızca acıyla anılıyor.

Esad rejimi Rakka’yı iç savaşın daha başlarında, Mart 2013’te El Nusra ve Özgür Suriye Ordusu’na adeta anahtar teslim vermişti. Kaydadeğer bir çatışma olmadan muhalif iktidarı daha bir yılını bile doldurmadan, Ocak 2014’te Rakka’nın kontrolü IŞİD’in eline geçti.

IŞİD’in ilk icraatı Rakka’daki Nusayrileri, Esad taraftarlarını ve ılımlı muhalifleri idam etmek oldu. Şii camileri, kiliseler yıkıldı. Rakka meydanları artık kanlı infazlara sahne oluyor, sütunları insan kafaları süslüyordu. IŞİD’in kenti yönetim merkezi yapmasıyla hayat sıradan Rakkalı için yeryüzündeki cehenneme döndü.

Haberin Tamamı İçin:

64. Hükümet'in 2016 Eylem Planı'nda Neler Var? | Emrah Akın | T24

64. Hükümet'in 2016 Eylem Planı'nda Neler Var? | Emrah Akın | T24

10 Aralık’ta Başbakan tarafından kamuoyu ile paylaşılan 64. Hükümet’in 2016 Eylem Planı, üç ay, altı ay ve bir yılda gerçekleştirilecek “Reformlar” ile üç ay içinde gerçekleştirilecek “İcraatlar” olarak iki ana bölüme ayrılmış. Bu bölümler içinde reformlar ve icraatlar demokratikleşme, adalet, kamu yönetimi, eğitim, sosyal politikalar ve çalışma hayatı, ekonomi, finans ve ticaret, yatırım ortamının iyileştirilmesi, tasarruflar, gençlik ve tarım gibi başlıklar altında izah edilmiş. Oldukça kapsamlı bir şekilde hazırlanan bu eylem planının ekonomik ve mali açıdan önemli bazı başlıklarını aşağıda irdelemeye çalışacağız. Sabrınızı zorlayacak derecede uzun olmak zorunda kalan bu yazı için de en baştan affınızı dileyelim.

İçerisinde 216 adet eylem bulunan 2016 Eylem Planı vergilere ilişkin çok önemli eylemler içeriyor. Şimdi bunlara yakından bakalım.

Üç ay içerisinde hayata geçirilecek reformlar arasında en dikkat çekici olanı, “imar planı değişiklikleri ile ortaya çıkan değer artışından kamunun pay alacağına” ilişkin olan eylem. Plan’da eylemden sorumlu olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı idaresinde, Maliye ve İçişleri Bakanlıkları ile Hazine Müsteşarlığı ve Belediyeler Birliği ile irtibat halinde 21 Mart 2016’ya kadar “imar planı değişiklikleri sonucunda ortaya çıkan değer artışının belli bir oranının kamu payı olarak tahsil edilmesini sağlayacak mevzuat çalışması yapılacağı” vurgulanmış.

Haberin Tamamı İçin:

7 Haziran - 1 Kasım Sürecinde MHP Seçmeni Algısı | Kürşad Zorlu | Al Jazeera

7 Haziran - 1 Kasım Sürecinde MHP Seçmeni Algısı | Kürşad Zorlu | Al Jazeera

MHP seçmenine göre partinin en önemli sorunu ne? Bir sonraki seçimde MHP’den nasıl bir performans bekliyor? Kendini nasıl tanımlıyor? Doç.Dr. Kürşad Zorlu 1 Kasım’da oylarının yüzde 30’unu kaybeden MHP’de seçmenin 7 Haziran – 1 Kasım sürecindeki algısını araştırdı, sonuçlarını Al Jazeera için yazdı.

1 Kasım seçimleri geride kaldı ama yankıları hâlâ sürüyor. AKP yeniden tek başına iktidarı elde etti, muhalefet partileriyse önümüzdeki seçime ilişkin tespit ve hazırlık çalışmalarını yoğunlaştırıyor. MHP’de Olağan Kongrenin 2018’de tarihinde yapılacağı açıklandı. Ancak Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin belirttiği üzere kamuoyunda öne çıkan bazı isimlerle birlikte 13 adayın çalışma yürüttüğü ileri sürülüyor.

Böyle bir süreçte hassasiyetler daha da artıyor. Öyle ki tespit ve/veya eleştiri yapılırken “ülkücü geleneğin” kapsamının gereğinden fazla örselenmesi, MHP tabanında ciddi tepkiler meydana getirebiliyor. Bu sebeple saha araştırmalarının, tutum ve algı ölçümlerinin olabildiğince bilimsel bir alanda gerçekleştirilmesi katkı sağlayıcı olacaktır.

Haberin Tamamı İçin:

Uçağı Düşürmenin Ağır Maliyeti! | Mehmet Çetingüleç | Al monitor

Uçağı Düşürmenin Ağır Maliyeti! | Mehmet Çetingüleç | Al monitor

Türkiye’nin 24 Kasım 2015 tarihinde Rus savaş uçağını “sınır ihlali yaptığı” gerekçesiyle düşürmesi iki ülke arasında hızla gelişen ekonomik ilişkileri de bombalamış oldu.

Uçağın düşürülmesinden sonra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin “Türkiye Cumhuriyetine karşı özel ekonomik önlemler alınmasını içeren kararnameyi” imzaladı. Daha sonra Rusya Başbakanı Medvedev tarafından imzalanarak yürürlüğe giren kararname Türkiye’den yaş meyve, sebze ve tavuk eti, hindi, tuz ve taze karanfil ithalatını 1 Ocak 2016’dan geçerli olmak üzere yasaklıyor.

Rusya’nın tepkisi “ambargo” ile sınırlı değil. Rusya’ya giden Türk işadamlarının gözaltına alınması, Rusya’daki Türk işçilere kısıtlama, vize muafiyetinin 1 Ocak 2016’dan geçerli olmak üzere kaldırılması, “Türkiye’ye gitmeyin” çağrısı, charter uçak seferlerinin iptali, bavul ticaretinin tehlikeye girmesi, Rusya’da Türk şirketlerin ihalelerden dışlanması, askeri alandaki işbirliğinin sonlandırılması gibi yaptırımlar birbiri ardına geldi.

Haberin Tamamı İçin:

'Özyönetim' Çılgınlığı Kürtleri Vurdu | Kurtuluş Tayiz | Akşam

'Özyönetim' Çılgınlığı Kürtleri Vurdu | Kurtuluş Tayiz | Akşam

PKK’nın “özyönetim” çılgınlığı devam ediyor. HDP, Güneydoğu’yu yangın yerine çeviren bu teröre sessizliğini sürdürürken, Kürtler evlerini ve hayatlarını geride bırakarak kaçıyor. 1990’larda devletin göçe zorladığı Kürtler, bu kez PKK korkusundan göç ediyor.

Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde sokağa çıkma yasağının kaldırılmasının ardından ortaya çıkan görüntüler yaşanan dramın büyüklüğünü görmemizi de sağladı. Kasımın ilk haftasından itibaren PKK’nın silahlı dağ kadroları ve YDG-H çeteleriyle birlikte hendekler kazarak Sur’u “kurtarılmış bölge” ilan etmesinin ardından başlayan çatışmalar, tarihi ilçeyi adeta enkaza çevirmiş durumda.

Haberin Tamamı İçin:

"BUHAL, OHAL'den Kötü" | Özlem Durmaz Mungan | Bianet

"BUHAL, OHAL'den Kötü" | Özlem Durmaz Mungan | Bianet

Sosyal paylaşım sitelerinden haberlere bakıyorum. An itibariyle neler var diye. Şırnak Eğitim-Sen açıklama yapmış. Öğretmenlere mesaj gitmiş, 14-15-16 Aralıkta Cizre’de okullar tatil olacakmış. Neden, neden okullar kapanıyor?

Cizre’den haber var mı diye televizyona bakayım diyorum. Televizyonu mu açtım, kanal mı değiştirdim, paralel evrene mi geçtim belli değil. Burada yangın var, Türkiye’nin metropolleri oralı değil, daha fenası “buralı” hiç değil…

Haberlerden “uzak” kaldığım bu dört gün, aslında sadece yazılı metin okumadığımı fark ettim. Günlerdir, arkadaşlarımın sosyal paylaşım siteleri üzerinden paylaştıkları fotoğraflara bakıyorum. Yıkılmış evler, üzgün yüzler, feryat eden anneler. Yıkılmış evlerde delik deşik duvarlar. Sahi nasıl o kadar yıkılmışlar.

Sonra gidenler, bir el arabasında çamaşır makinesi, küçücük çocukların sırtlarında halılar. Nereye gider bu çocuklar.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

2016Adalet ve Kalkınma PartisiAnkaraBaşbakanBeşer EsadDevlet BahçeliDiyarbakırHDPIŞİDİdamKilisMilliyetçi Hareket PartisiNuray MertOHALPolisReyhanlıRusyaSavaşŞırnakSuriyeTerörVladimir PutinYargıtaymeyvetatil
Görüş Bildir