Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı

 > -

Kılıçdaroğlu Giderse, CHP Yüzde 20’ye Düşer | Nagehan Alçı | Milliyet

Kılıçdaroğlu Giderse, CHP Yüzde 20’ye Düşer | Nagehan Alçı | Milliyet

CHP’nin adeta bir kısır döngü haline gelen sıkışmışlığına çözüm arandığını düşünmüyorum. Otomatik refleks olan ‘Genel Başkan istifa’ sloganının derhal devreye girmesinin CHP’nin ataletini artırdığına inanıyorum.

Bir haftadır yapılan tartışmaları takip eden bir dış göz, CHP’nin tek sorununun genel başkanının ismi olduğu sonucuna kolaylıkla varabilir. Hakikaten öyle mi? Bu partinin iktidara alternatif olamamasını Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklemek doğru mu?

Bence değil. Ailemin bir kısmı CHP’lidir ama ben hiçbir zaman CHP seçmeni olmadım. Çünkü CHP’nin Jacoben ideolojisi kafama hiçbir dönem uymadı. Öte yandan CHP’nin algısının olguların ve isimlerin önüne geçtiğini düşünüyorum.

Haberin Tamamı İçin:

Bu Üniversite, Bu Yargı ve Bu Medya ile... | Mümtaz'er Türköne | Zaman

Bu Üniversite, Bu Yargı ve Bu Medya ile... | Mümtaz'er Türköne | Zaman

Şehir Üniversitesi, Türkiye'nin parlak üniversitelerinden biriydi; ta ki, son zamanlarda üniversiteyi karıştıran rektör atamasına kadar.

Vakıf üniversiteleri, mütevelli heyetlerin kontrolü altında olduğu için, kamu kaynaklarını kullanan devlet üniversiteleri gibi “dediğim dedik” rektörlere sahip değiller. Yine de önerilen Ali Atıf Bir, bu üniversitenin şanına yakışır parlaklıkta bir isimdi. Maalesef bu isim etrafındaki tartışma akademik nitelikleri etrafında değil, iktidara yakınlığı-uzaklığı nispetinde yürütüldü. Sonunda daha yeni seçimden çıkan iktidarın dediği oldu, atama geri alındı. Sonuç? Siyasetin bu kadar nüfûz ettiği bir üniversitenin akademik performansından artık hiçbir şey bekleyemezsiniz. Örnek o kadar temsil edici ki, siyasî tarafgirlik vakıf üniversitesinin yönetim sorunu olmaktan çıkıyor, Türkiye'deki YÖK düzeninin röntgenini veriyor. Bu tartışma, rektör atamasına onay veren merci olarak YÖK'e intikal ediyor.

Haberin Tamamı İçin:

Şıpın İşi Mühendislikler Artık Çalışmaz... | Markar Esayan | Yeni Şafak

Şıpın İşi Mühendislikler Artık Çalışmaz... | Markar Esayan | Yeni Şafak

Çözüm Süreci yolunda ilerlerken ona düşman oldular. Altını oymak için her şeyi yaptılar. Akil insanlara saldırdılar, onları itibarsızlaştırmak için uğraştılar. Haziran seçimlerinden sonra Bese Hozat'ın, Cemil Karabayık'ın, Duran Kalkan'ın açık “savaş” ilanını duymayan görmeyen malum medya, “tuzluğum var” diyene elinde hıyarla yetişme telaşıyla, 3 Ocak 2013 tarihinden sonra, her olumsuz açıklamayı “Çözüm Süreci çöktü” diye manşetlerine, ekranlarına taşıyordu.

Dönemin Başbakanı Sayın Erdoğan ve AK Parti dışında kimsenin yoksul Türk/Kürt çocuklarının ölmesinden yana derdi yoktu. Ve tabii halkın desteği yüksekti, çünkü bedeli ödeyen oydu.

Eğer olsaydı, gözü dönmüş şekilde bu siyaset üstü barış projesine katkıda bulunur veya en azından köstek olmaktan çekinirlerdi.

Haberin Tamamı İçin:

Ekonominin Yeni Dinamiği Marka Kentler | Pelin Cengiz | Taraf

Ekonominin Yeni Dinamiği Marka Kentler | Pelin Cengiz | Taraf

Küresel ekonominin son yıllarda karşılaştığı krizlerle birlikte büyüme için yeni fırsatlar aranmaya başladı. Batıdaki kentler eskisi kadar yüksek performans gösteremediği için gözler gelişmekte olan ülkelerin kentlerinde. Yakın zamana kadar ülkelerin rekabetinde ekonomilerde belirleyiciyken, bugün kentlerin rekabeti çok daha önemli bir hâle geldi. Ülkeleri pek çok farklı parametre üzerinden kıyaslayan OECD , G20 , G7 gibi mekanizmalar mevcut. Ancak, artık ülkelerin kıyaslanmasından ziyade kentlerin kıyaslanması bize daha anlamlı veriler sunabiliyor.

Brookings Institution ve JP Morgan Chase’in gerçekleştirdiği 300 kentin ekonomik başarısını ortaya çıkaran araştırmada, gelişmekte olan ülkelerdeki kentlerin gelişmişliği öne çıkmıştı, listeye Türkiye ve Çin damga vurmuştu. 300 şehir arasında İzmir 2, İstanbul 3, Bursa 4, Ankara ise 9. sırada yer almıştı. Bu liste aynı zamanda yatırımcılar için de bir kılavuz niteliği taşıyordu.

Haberin Tamamı İçin:

Sorumsuz Pompacılara Katılanların Sonu Bellidir | Mehmet Barlas | Sabah

Sorumsuz Pompacılara Katılanların Sonu Bellidir | Mehmet Barlas | Sabah

Seçimden yenik olarak çıkan siyasi kadrolara yanlışlarını göstermek yerine onları alkışlayarak yanlışlarını tırmandırmaya iten kayıt dışı siyaset erbabından hesap sorulmaz. Örneğin HDP kadrolarına "Aman PKK terörü ile özdeşleşmeyin" diyecek yerde, terörü görmezden gelen ve eş başkanlarının ölçüsü kaçmış söylemlerine alkış tutanlar, şimdi arazi oldular. Bunlardan bazıları AK Parti'yi övmeye bile başladılar...

Sorumsuzluk...

Bu noktada galiba öncelikle "Sorumlu" ve "Sorumsuz" olmak arasındaki farkı yeniden hatırlamamız gerekiyor. Çünkü sorumsuz konumdaki insanların akıl öğretmeleri ve sorumluluk taşıyan insanlara "Ben olsaydım böyle yapardım" demeleri çok kolaydır.

Haberin Tamamı İçin:

Nereye Gidiyorsun, Daha Tiran Devirecektik? | Barış İnce | BirGün

Nereye Gidiyorsun, Daha Tiran Devirecektik? | Barış İnce | BirGün

Bu ülke senin değil mi diyorsun, yüzde 60 aptal mı diyorsun? Yapma… “İlk üç gün ben de destekledim” moralin bozuktu dinledim ama artık yapma… Moral tarafında belli aksilikler olabilir ama bilinç tarafında öyle olmasın yapma… Bu “tarafında” lafını da çok sevdim… Döviz tarafında, endeks tarafında, IT tarafında, satış tarafında, reklam tarafında… Bunu kullanınca bir olgunluk, bir prezentıbıllık, bir kalifiyelik geliyor insana…

İyi de ne oldu sandık tarafında? 4 yıl daha kibir, dört yıl daha küfür, dört yıl daha başımızda tehdit, aşağılanma, çapulcu, dinsiz lafları… Ülkeyi kurana, sahip çıkana, değiştirmeye çabalayana, istediği gibi yaşayana, kadın olana, Kürt olana, laik olana, doğaya, kuşa... Hakaretin biri bin para… İyi de ne olacaktı acaba?

Şöyle bir diktatör var mıdır ya? Seçimleri kaybedip, “Bu sene iyi hazırlanamadım seneye daha iyi hazırlanırım, hatta şimdi yatayım saati sabaha kurar, erken kalkar çalışırım” diyen? Diktatör, diktatör olduğu için seçim kaybetmez.

Haberin Tamamı İçin:

Büyüyemeyenler | Etyen Mahçupyan | Akşam

Büyüyemeyenler | Etyen Mahçupyan | Akşam

Balkon konuşmasında partinin genel başkanı altını çizerek söyledi. Parti sözcüsü de basın toplantısında özellikle vurguladı… AKP ‘dersimizi aldık’ dedi. Sadece Haziran’la ilgili değil, Kasım seçimindeki olağanüstü başarı ile ilgili de aynı kanaati belirttiler. “Biz öğrenen bir partiyiz” dediler. Topluma ‘gözüm kulağım sende’ dediler… Muhalefet partileri de aynı saatler ve günlerde açıklamalar yaparak değerlendirmelerini kamuoyuna sundular. İktidarın tutumu başarısız kalmalarının temel nedeni olarak sunuldu.

Burada epeyce sakat bir durum var. Düşünün ki yüzde elli oy almış olan parti ‘hatalar yaptık’ tespitinden hareketle özeleştiriye yönelirken, apaçık bir yenilginin altında kalmış olanlar hala kendi dışlarından bahane arayabiliyorlar. Sadece bu bile AKP’nin bu ülkede iktidarı hak eden tek siyasi hareket olduğunun ve mümkünse bu iktidarı paylaşmamasında yarar olduğunun kanıtı.

Haberin Tamamı İçin:

Hiçbir Şey Eskisi Gibi… | Umur Talu | Haber Türk

Hiçbir Şey Eskisi Gibi… | Umur Talu | Haber Türk

Bakın memleket tarihi nasıl hızlı, nasıl değişim-dönüşüm içinde, nasıl “sürekli devrim” gibi akıyor…

Ve yine de her şey eskisi gibi oluyor!

Tam 19 yıl önce “Susurluk kazası” vesilesiyle millet (aslında o zamana kadar bilmemesi, üzerinde durmaması ayıp) olan bir “hakikat” keşfetti:

Devlet kirliydi, nice icraatı kirliydi, “Terörle mücadele” adı altında kurulmuş kimi birimler, onların işbirlikçileri dibine kadar kire, çamura batmıştı.

Ve kir sadece ellerin karasından ibaret değildi; eller kan içindeydi!

“ Demokrat bir kesim” in öncülüğü geniş kesimlere uzandı ve “Bir dakika karanlık” eylemiyle tencere tava eşliğinde “Karanlığın aydınlatılması” istendi.

Ama orada bi dur!

İktidarın büyük kanadı Refah, Başbakanı Erbakan olmasaydı, bu “eylem” o kadar büyümeyecekti.

Haberin Tamamı İçin:

Millet Unutmazmış, Peh! | Ahmet Hakan | Hürriyet

Millet Unutmazmış, Peh! | Ahmet Hakan | Hürriyet

Çünkü bu millet, geçmişte CHP’nin yaptıklarını asla unutmazmış.

Bu analizi duyan da...Hafızası süper kuvvetli bir millet olduğumuzu sanacak.

Soruyorum:

  • Bugün polis marifetiyle basılan TUSKON, daha dün “milletin yüz akıdır” diye övülüyordu. Var mı hatırlayan?

-Bugün kırmızı bültenlerle aranan ve başına ödüller konan “Hoca”, daha dün “gel artık gel, bitsin bu hasret” diye ülkeye davet ediliyordu. Var mı hatırlayan?

-Bugün “kahraman ordumuz” diye selamlanan ordumuza, daha dün Paralel ile işbirliği yapılarak kumpas kuruluyordu. Var mı hatırlayan?

-Bugün “Esad” dendiğinde tüyleri diken diken olanlar, daha dün “kardeşim Esad” diyorlardı. Var mı hatırlayan?

Haberin Tamamı İçin:

Saraysız Başkan | Yılmaz Özdil | Sözcü

Saraysız Başkan | Yılmaz Özdil | Sözcü

Uruguay eski cumhurbaşkanı Jose Mujica, bir haftadır Türkiye’de, İzmir’i Eskişehir’i İstanbul’u geziyor.

Okumuşsunuzdur mutlaka… Cunta dönemlerinde 14 sene hapis yattı, altı defa vuruldu, iki defa hapisten kaçtı. Cumhurbaşkanlığı sarayında oturmuyordu. Evi yok. Eşine ait köy evinde oturuyordu. Suyu kuyudan çekiyordu. Maaşının yüzde 90’ını yoksullara bağışlıyordu. Makam uçağı kullanmıyordu. 87 model vosvos’u var, ona biniyordu. Şoförünü milletvekili yapmadı, zaten şoförü yoktu. Koruması yoktu. Banka hesabı yok. Kredi kartı yok. Emekli oldu, gezmeye geldi.

Gazetelerimiz şu başlıkları attı:

Saraysız başkan…

En yoksul cumhurbaşkanı…

Çağdaş Robin Hood…

Uçaklı değil, vosvoslu lider…

Bizim gibi tırışkadan ülkelerde “zenginlik” denilen kavram “kişisel servet”ten ibaret sanıldığı için… “Sosyal demokrasi” denilen kavram “yoksullara bağış yapmak”tan ibaret sanıldığı için… Hep bu tür vurgular yapıldı, saraysız, parasız, vosvoslu filan.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAhmet HakanAnkaraBeşer EsadBursaÇinCumhuriyet Halk PartisiDövizEskişehirHalkların Demokratik PartisiİstanbulİzmirKemal KılıçdaroğluKredi KartıMehmet BarlasNagehan AlçıPolisSavaş
Görüş Bildir