Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

‘Erdoğan'ın Kırşehir'de AKP'ye Oy İstemesi Hukuki Bir Travmadır’

 > -

Parti grubunda konuşan MHP Lideri Bahçeli, Erdoğan için "Ruh heybesinden düşürdüğü namus ve şeref kristallerini arayıp da bulamayan biri olarak hatırlanacaktır" dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, hükümete ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik ağır eleştirilerde bulundu.

Erdoğan'ın Cumhurbaşkanılığı yeminine sadık kalmadığını belirten Bahçeli "Namus ve şeref üzerine yemin eden Erdoğan namustan ne anlamakta şereften ne çıkarmaktadır? Tarafsızlık kozasını yırtıp gözünü kan bürümüş gibi AKP adına oy talep eden Erdoğan, ruh heybesinden düşürdüğü namus ve şeref kristallerini arayıp da bulamayan biri olarak hatırlanacaktır" dedi.

Bahçeli'nin açıklamalarından satırbaşları;

Sözümüz söz herkesim kucaklayacağız. Sözümüz söz Türkiye'yi kurtaracağız. 17-25 diliyle konuşanlara 29 Ekim kudretiyle cevap vereceğiz. Sömürge kayışlarıyla bağlanan Türk milleti küllerinden yeniden doğrulduysa en önemli pay tarihten aldığı güçtür. Türk milleti tarih içinde kademe kademe mesafe almıştır. 139 yıl önce ilan edilen birinci meşrutiyetle birlikte parlamento oluşmuştur. 1920 bir bakıma milli bir yorumdur. Gazi Mustafa Kemal ilhamını Türk milletinden almıştır.

"GÖZÜMÜZÜ DÖRT AÇALIM"

Ruh köküne düşman iç ve dış tehlikelere karşı kötü bir duruma düşmüştür. Gözümüzü dört açalım. Bereket versin ki zalime karşı koyma gücümüz yüksektir. Artık Recep Tayyip Erdoğan kendisini Türk milletinin önünde görmektedir. Yan tesirler Erdoğan'ın basiretine bulaşmıştır. Anayasa taşıyamaz bir şahsiyetle yüzyüze kalınmıştır. Erdoğan demokrasi sayesinde gelmiş ama en büyük zararı yine Erdoğan vermiştir.

"AKP'YE OY DİLENMİŞTİR"

Cumhurbaşkanı makamıyla meydanlara inmiştir, günlük politikaya girmiştir. Erdoğan 30 Ocak'ta Kırşehir'de AKP'ye oy istemesi hukuki bir travmadır. Kırşehir'de destek aramış ve AKP'ye oy istemiştir. AKP'ye oy dilenmiştir.

"NAMUS VE ŞEREF KRİSTALLERİNİ..."

Erdoğan TBMM'de demişti ki ' Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak yüceltmek ve görevimi tarafsızlıkla yerine getirmek için büyük Türk milleti huzurunda namusum ve şerefim üzerine and içerim.' Hayret etmemek elde değildir. Namus ve şeref üzerine yemin eden Erdoğan namustan ne anlamakta şereften ne çıkarmaktadır? Tarafsızlık kozasını yırtıp gözünü kan bürümüş gibi AKP adına oy talep eden Erdoğan, ruh heybesinden düşürdüğü namus ve şeref kristallerini arayıp da bulamayan biri olarak hatırlanacaktır. Şeref gibi derdi olmayanın Türkiye'nin şerefini korumaktan bahsetmesi beyhudedir. Türk milletinin birliğini temsil etmesi de akla hakarettir.

"BİZİ İLGİLENDİRMEZ"

Türkiye'de iki sıcak gündem var. Birincisi PKK'nın yan kuruluşu HDP'nin barajı aşıp aşamayacağı diğeri de Erdoğan'ın başkanlık için algı operasyonlarıdır. HDP'nin Syriza'ya benzeyip benzemediği kendi karanlık gündemlerinin ana konusu olup bizi ilgilendirmez. Ama Yunanistan'da iktidara gelen SYRİZA'nın bölücülük yaptığına dair bir emare yoktur. Çipras'ın Yunan tezlerinden vazgeçtiğine dair bir kanıt da yoktur. Kıbrıs'taki açıklamaları çok yeni. 7 Haziran'da bizden bir Tsipras çıkacağını düşünenler darı ambarındadır. Bunlar Tsipras değil de çıban başı olabilir.

"TÜM YATIRIMINI 7 HAZİRAN SONRASINA YAPMIŞTIR"

Gündemin ikinci sıcak konusu başkanlık modelidir. Erdoğan tüm yatırımını 7 haziran sonrasına yapmaktadır. Eğer AKP TBMM'de anayasayı değiştirecek bir çoğunluğa erişirse başkanlık modelini getirecektir. Türkiye'de rejim değişecektir. Erdoğan'ın asıl gayesi başkan olabilmektedir. Bu yolla anayasal sınırlarını aşmıştır. Erdoğan AKP, PKK İmralı arasında tam teşekküllü bir al ver süreci kurulmuştur.

"AKLINA NE GELMİŞSE..."

Erdoğan seçimlerde rakibine vazo saksı demiştir. Rahmetle andığımız Arif Nihat Asya'dan mülhem diyebilirim ki vazo ile saksıyı bırakalım da çiçekler itiraf etsin. Millet herşeyi görmüş anlamıştır. Vazo ve saksının kim olduğu şahlık rüyası görenlerin kimliği iyice anlaşılmıştır. Erdoğan hızlı gitmekten bahsediyor demek ki bugüne kadar yavaş kalmış. Türkiye başkanlıkla yönetilirse muasır medeniyetler seviyesine çıkacakmışız. Çok başlılık prangaymış. Başkanlık olsaymış ülkemiz bugünkü noktanın çok ilerisinde olurmuş. Mevcut sistemde üçlü kararname ile iktidarın istediği kişiyi belli makama getirmeye yargı engeli varmış. Başkanlık gelirse hepsi aşılacakmış. Erdoğan aklına ne gelmişse esmiş savurmuştur. G20 ülkeleri içinde 10'unun başkanlık sistemiyle yönetildiğini söyleyen Erdoğan'dır. Erdoğan başkanlık sistemini geçmişten bugüne savunmuştur.

"NEREDE BU SEROK AHMET DİYECEK MİSİN?"

Doğrudur biz Erdoğan'ın beyaz dediğine siyah, siyah dediğine beyaz deriz. Aksi halde kendimizle çelişiriz. Çünkü Erdoğan'ın beyazı aldatma siyahı ise vahim bir tuzaktır. Başkanlığı savunan ABD'yi örnek gösteren Erdoğan ya hafızasını sildirmiş ya da yabancıların pili olmuştur. Erdoğan başkanlıkla ilgili soruya bakın ne diyor? Başkanlık sisteminin ortayaa çıkışı bir özentinin sonucu ya da ABD emperyalizminin bize bir tavsiyesidir demiş. Erdoğan hala yüzün kızarmayacak mı? Hala aldatmalarından vazgeçmeyecek misin? Hala başını duvara vurup nerede bu Alo Fatih, nerede bu Serok Ahmet demeyecek misin?

"HANGİ ERDOĞAN'A İNANALIM?"

Biz hangi Erdoğan'a inanalım. Başkanlık emperyalizmin tavsiyesidir diyen Erdoğan'a mı yoksa ABD'de Fransa'da var ne olacak diyen Erdoğan'a mı? Biz hangi Erdoğan'ı dikkate alalım? Başkanlık özentidir diyen Erdoğan'a mı inanalım? Türk milleti kaç Erdoğan ile muhataptır? Yazık değil mi yapılanlar? Bunlara başkanlığın ne olduğunu kerrat cetvelini öğretir gibi öğretsinler yoksa rezil olacaklar.

"KAFASI BASMAMIŞTIR"

Erdoğan sayın Burhan Kuzu'nun kitabını referans göstermiştir. Yine çuvallamıştır. Bize göre Erdoğan bu kitabı kesinlikle okumamış, okuduysa da kafası basmamıştır. Sayın Kuzu Her yönüyle Başkanlık Sistemi adlı eserinde şunu söylüyor: "Bazı ülkeler başkanlık rejiminden esinlenerek bazı kurumsal düzenlemeler öngörmüşlerse de bunların hiçbiri ABD'deki sürekliliği sağlamamıştır. Rejim ya hükümet darbeleriyle son bulmuş ya da otoriterleşmiştir. Başkancı rejimlerin en belirgin özelliği devlet başkanlarının etkinliği ya da iktidarın kişiselleşmesidir. Güney Amerika'da kurulan başkancı sistemler Kuzey'den farklı dizayn edilmiştir. Güney'de diktatörlüğe dönüşmüştür."

Yüce divana evet deseydik siyasi hayatımız biterdi diyen Kuzu kitabıyla ters düşmüş ve Başkanlığın tadına doyum olmaz demiştir. Erdoğan'ın istediği Kuzu'nun kitabında itiraf ettiği Başkancı sistemdir. Erdoğan erkleri elinde toplamak istemektedir. İstedikleri bu sistem diktatörlüktür.

"DİNİMİZİ SÖMÜRÜYOR"

Erdoğan üniter yapıyı tasfiye ederek bebek katiline ve kandildeki terör şeflerine eyalet yönetimi yani özerkliğin senedini vermiştir. Erdoğan Kürtler biz ayrı yaşamak istiyoruz derlerse diye başlayan soruya şu cevabı vermiştir: "Bu durumda belki Osmanlı eyaletler sistemi benzeri bir şey yapabilir". Erdoğan bu toprak üzerinde bağımsız bir yapıyı kurma kudreti varsa kurar türünden hiçbir vatan evladının kabul etmeyeceği şekilde tıpkı PKK'lı gibi cevap vermiştir. GOP'un süvarileri Türkiye'yi çatır çatır bölmeye çalışyıor. Dinimizi sömürüyor. Aziz millet yeter artık demek için neyi bekliyorsun? Görmüyor musun felaket kapımızda uçurum dibimizde. İhanetin tahta kuruları tıkır tıkır etrafımızda. Erdoğan haramı yedi demokrasiyi yedi özgürlükleri yedi tarihi yedi milli kimliği yedi dur demezsek devleti ve milleti de yemek üzeredir.

"TÜRKİYE'Yİ SÜRÜM SÜRÜM SÜRÜNDÜRDÜN"

Fason ve fotokopi başbakan ise üç maymunu oynamakta ve orada burada selamla vakit kaybetmektedir. Seçimden sonra İzmir'de başbakanlık ofisi açmaktan bahsetmektedir. Mahçup danışmanı cumhuriyetin bu haliyle devam etme ihtimali yoktur demektedir. Kamçı yemiş gibi konuşmaya devam ederek PKK'nın yüksek pazarlık gücü olduğunu ve Öcalan'ın tarihe geçecek bir lider olduğunu söylemiştir. Bu ehli salip kadorsuna işgal artıklarına diyorum. Kuruluşunda paıyınız olmadığı Türkiye cumhuriyetini size yıktırmayız böldürmeyiz. Hukuk mu kanun mu ben hukuk diyorum. Erdoğan tasalanma hukuk karşısında iki büklüm olacağın günler elbette gelecektir. Bu da çok uzak değildir. Başkanlık sistemi olsaydı Türkiye uçardı diyosun. 12 yıl Türkiye'yi sürüm sürüm süründürdün dert etme faturası önüne koyulacaktır."

"ERDOĞAN NEREDE MİTİNG YAPARSA..."

8 Şubat 2015 Pazar günü Kırşehir'de nefesimiz ensenizde olacak temalı açık hava toplantısında milletle kucaklaşacak AKP'nin oyunlarını bir bir anlatmak için Anadolu bozkırlarına çıkacağız. Erdoğan nerede miting yaparsa biz orada olacağız ve bunu karşılıksız bırakmayacağız. Endişeye mahal yoktur. Türk milletinin verdiği mesaj hepimizin ruhunu ısıtmaktadır. Bu vatanın kara bağrında sıra dağlar gibi duranlar vardır. Küfre karşı duracağız batıla susmayacağız. Ağızları küresel merkezlerde mühürlenip aramıza truva atı gibi sokulanlara eyvallah etmeyeceğiz. Bütün memleketi tutsaklıktan kurtaran milli ruh hamdolsun MHP'de hakim olmuştur. Türkiye himayesiz başı boş değildir. Himaye edecek milleti ufuklara çıkaracak irade MHP'dir.

Son olarak Erdoğan'ın bir sözüne daha temas edeceğim. Bu zihniyet 24 Ocak'ta muhtarlarla yaptığı toplantıda 'Türkçü parti zannediyorsunuz ama üst akla çalışıyorlar' demiştir. Erdoğan bu üst aklın hüviyetini aydınlatmazsa bizim üst akla çalıştığımız iddiasını ispatlamazsa namerttir. Üst aklın kucağında yıllar geçiren Erdoğan söylediği sözleri ispatlamazsa müfteridir."

Haberler.com

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAdalet ve Kalkınma PartisiAmerika Birleşik DevletleriBaşbakanBaşkanlık SistemiDevlet BahçeliDiyetFransaHDPHalkların Demokratik PartisiİmralıİzmirMilliyetçi Hareket PartisiRecep Tayyip ErdoğanTerörTürkiye Büyük Millet MeclisiYunanistangündem
Görüş Bildir