onedio
Çok Fazla Bilinmeyen ve Kullanılmayan 26 Deyim
Deyim (tabir), genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan, ifadeyi daha zengin ve etkileyici kılmak amacıyla söylenen ve en az iki kelimeden oluşan kalıplaşmış söz öbekleridir.
Tüm Zamanların En İyi 10 Şarkıcısı
Leto, Thirty Seconds to Mars'ın solisti ve gitaristidir. Grubu 1998 yılında Los Angeles'ta abisi Shannon Leto ile birlikte kurmuştur. Thirty Seconds to Mars kendi grup adlarını taşıyan ilk albümlerini 2002'de yayınladı ve olumlu eleştiriler aldı.Daha sonra yayınladıkları albümü A Beautiful Lie (2005) birçok ülkede platinyum almıştır. This Is War (2009) grubun üçüncü albümüdür, 2009 Aralık ayında yayınlanmıştır. Dördüncü stüdyo albümleri Love, Lust, Faith and Dreams (2013) Mayıs ayında çıkmıştır. Ve albümün çıkış şarkısı Up in the Air Mtv Video Müzik Ödüllerinde 'En İyi Rock Klibi' ödülünü almıştır. Leto aynı zamanda müzik videolarını da kendisi yönetmiştir.
9. İstanbul Animasyon Festivali 18 Kasım’da Başlayacak
Bu sene 18-23 Kasım tarihlerinde dokuzuncu kez gerçekleşecek olan İstanbul Animasyon Festivali’ne başvurular devam ediyor. Yarışmaya katılmak isteyenler 1 Ocak 2011′den sonra tamamlamış filmleriyle festivale başvurabilir. Başvuru için son gün 5 Eylül Cuma!Yarışmaya başvuran filmler IAF Büyük Ödülü, Uzun Metraj, Türk Kısa Filmi, Öğrenci Filmi, İlk Film ve Müzik Klibi dallarında yarışacak.Bantmag
Cinayet Dolayısıyla Yayından Kaldırılmıştır!
Son günlerde Japonya’nın gündemine oturan bir vahşetin, animenin 4. bölümündeki bir takım sahnelerle benzerlik gösterdiği ve insanların hassasiyetini zedelememesi adına animenin bu bölümünün yayınlanmaması kararının alındığı açıklandı. Japonya’da geçtiğimiz hafta yaşanan şok edici olayda 16 yaşında lise öğrencisi bir kızın, 15 yaşındaki sınıf arkadaşını kafasına çekiçle vurarak öldürdüğü ardından da testereyle sol elini ve kafasını kestiği bildirildi. Polisler zavallı kızın parçalanmış cesedini bulurken, insanın kanını donduran bu olayın faturası Psycho-Pass animesine çıktı. Tabii ki bir rastlantı eseri de olsa aradaki benzerliğin anime ekibini de şok ettiği ve seriye bir bölüm eksik devam edileceği açıklandı.
Muhtemelen Daha Önce Görmediğiniz 32 İlginç Şey
etiket
Çoğumuz dünyada olup biten pek az şeyin farkındayız. Neyse ki teknoloji ve fotoğrafçıların sayesinde daha fazlasını öğrenebilme şansımız var. Bu galeride sizler bilmediğiniz ilginç şeyleri sunmaya çalıştık.İyi eğlenceler...
Reklam
Reis Sarayı 500 Yıldır Ayakta
Cezayir’in Osmanlı Devleti sınırları içinde bulunduğu yıllarda deniz kuvvetlerinin karargâhı olarak Kasbah’ta inşa edilen “Reis Sarayı”, aradan 500 yıl geçmesine rağmen tüm ihtişamıyla ayakta duruyor. Cezayir’in Osmanlı Devleti sınırları içinde yer aldığı yıllarda deniz kuvvetlerinin karargâhı olarak inşa edilen “Reis Sarayı”, aradan yaklaşık 500 yüz yıl geçmesine rağmen bütün ihtişamıyla ayakta duruyor.Yaklaşık 3 yüzyıl boyunca Osmanlı Devleti içinde yaşayan Cezayir’de, kültürel beraberliğin izlerini en fazla taşıyan kentler arasında Kasbah geliyor. Osmanlı Devleti zamanında “Reis Mahallesi” olarak anılan bölgede inşa edilen küçük evlerden birkaçını günümüzde de görmek mümkün. REİS SARAYI’NDAN GÖZETLEME Cezayir Üniversitesi Arkeoloji Profesörü Buraye Latife, Akdeniz’in kıyısında yer alan “Reis Sarayı” hakkında yaptığı açıklamada, “Reis Sarayı”nın, deniz hareketlerini gözetlemek, denizden gelen düşman saldırılarını püskürtmek gibi amaçlarla deniz karargâhı olarak, 1576’da Ramazan Paşa tarafından yaptırıldığını belirterek, şöyle devam etti:“Osmanlı Cihan Devleti, 1500’lerin başlarında Cezayir’i topraklarına kattığı zaman başta İspanyol ve Portekiz olmak üzere Avrupalıların, ülkenin sahil kentlerine yönelik saldırılarını fark etti. Halkın şikâyetlerine kulak veren Ramazan Paşa, denizden gelen düşman saldırılarını püskürtmek amacıyla Kasbah’ta büyük bir kalenin inşa edilmesini emretti” dedi. MAHALLE İLE UYUMLU Reis Sarayı’nın tarihi hakkında araştırma yaptığını dile getire Prof. Latife, şöyle devam etti:“Osmanlı Cihan Devleti zamanında bölge, Reis Mahallesi olarak anılıyordu. Sarayın sırasında konforlu küçük evler inşa edilmişti. Bu evler, mimari olarak birbirini tamamlaması, kendisine has yapısal özelliklerinin bölgeye uyumu için dikkatli bir şekilde yapılmıştı.” Osmanlı mimarisi Reis Sarayı’nın 3 farklı bölümden oluştuğunu belirten Prof. Buraye Latife, yapının iç kısımlarındaki duvarların mermer ve özel bir çini türüyle süslendiğini, sarayın küçük bahçesinde ise bir fıskiyenin yer aldığını kaydetti. Latife, Osmanlı’nın mimariye verdiği ehemmiyete dikkati çekerek, Osmanlı mimari eserlerinin kendisine has sanat ve estetik özellikleri olduğunu dile getirdi.“Osmanlı mimarisinde süsleme sanatı önemli bir yer teşkil ediyor. Sarayın sütun, duvar, kiriş kavisleri başta olmak üzere pek çok yerinde Osmanlı süslemeleri görülebilir. Kavislerde birbirine yakın, zirve noktasında kesilen desenler yer alıyor. Taçlarda ise kireç taşı ve mermer süslemeleri bulunuyor. Tavanlar ise bitkisel desenlerin yer aldığı rengarenk süslenmiş çizimlerle veya oyma işçiliğiyle süsleniyor. Sarayın tepesinde ise toplar hâlâ yerinde duruyor.”
Reklam
Bu Hafta 4 Yeni Film Vizyonda
Bu hafta 1'i yerli 4 film, vizyona girdi.''Toprağa Uzanan Eller'' Ömer Can'ın yönettiği, Şerif Sezer, Nail Kırmızıgül, Melih Selçuk ile Medya İzgi'nin rol aldığı ''Toprağa Uzanan Eller'', Çukurova'daki mevsimlik işçilerin yaşamları ve çalışma koşullarını, çocuk gözünden masalsı bir dille anlatıyor. Senaryosu Eda Tezcan ile Ramazan Demirli tarafından kaleme alınan dram türündeki film, özetle şöyle: ''Toprak, Urfa'dan Çukurova'ya mevsimlik işçi olarak giden bir ailenin ortanca çocuğudur. Sekiz yaşına gelmesine rağmen, hiç okula gitmemiş ve nüfusa henüz kaydedilmemiştir. Ablası Zehra, başlık parası için babası yaşında bir adam ile sözlenmiştir. Toprak'ın küçük kardeşi Zeliha ise geçirdiği çocuk felci sonrası görme yetisini kaybetmiştir. Toprak, Zeliha'ya karşı her zaman koruyucu bir tavır takındığından ve bir nevi babalık rolü üstlendiğinden, kardeşinin üzülmesine hiç dayanamamaktadır. Yaşadıkları sefalet ve sıkıntıları anlamaması için Zeliha'ya bir masal anlatmaya başlayan Toprak, hayatlarındaki tüm olumsuzlukları, gözleri görmeyen kardeşine farklı anlatır. Masalda, hasta prensesi kurtarmak isteyen aile, 'Pamuk Kralı'nın ülkesine gitmek ve ona bir 'Pamuk Denizi' yapmak zorundadır. Böylece kraldan bir dilekte bulunabilecekler ve prenses iyileşecektir. Bu aslında kendi yaşamlarının masalsı ve süslü bir anlatımıdır. Bir süre sonra, masal öyle bir hal alır ki Toprak da Zeliha gibi bu masala inanmaya başlar.'' ''Keşke Burada Olsam'' Yönetmenliğini Zach Braff'ın yaptığı ''Keşke Burada Olsam''ın oyuncu kadrosunda, Kate Hudson, Zach Braff, Mandy Patinkin ile Pierce Gagnon bulunuyor. Dünya prömiyerini 2014 Sundance Film Festivali'nde yapan filmin konusu şöyle: ''Aidan Bloom, yetişkin sorumluluğunu pek de taşıyamayan iki çocuklu bir aile babasıdır. 35 yaşına gelmiş olmasına rağmen, hayattaki yönünü bulamamıştır. Güzel karısı Sarah, kocasının aklı beş karış havada hallerine sinirlense de aileyi bir arada tutmaya çalışır. Babası torunlarının okul masraflarını ödeyemeyince, Aidan çocuklarını kendi eğitmeye karar verir. Onlara bildiklerini aktarmaya çalışırken, aslında kendisinin de hayata dair pek az şey bildiğini fark edecektir.'' ''Galaksinin Koruyucuları'' 'Iron Man', 'Thor', 'Kaptan Amerika' ve 'Yenilmezler' gibi film serilerini sunan ABD'li çizgi roman yayımcısı Marvel, yeni yapımı ''Galaksinin Koruyucuları'' ile aksiyon ve macera tutkunlarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. James Gunn'un yönettiği film, izleyicileri maceraperest Peter Quill'in tüm evreni tehdit eden hırslara sahip, güçlü bir kötü karakter olan Ronan'ın çok istediği esrarengiz bir gök cismini çaldıktan sonra acımasız bir ödül avının nesnesi haline geldiği maceraya götürüyor. ''Attila Marcel'' ''Belleville'de Randevu'' ile 'Sihirbaz' animasyonlarıyla tanınan ve dört Oscar adaylığı bulunan yönetmen Sylvain Chomet, ilk canlı aksiyon filmi ''Attila Marcel'' ile sinema izleyicisinin karşısına çıkıyor. Başrollerini Guillaume Gouix, Anne Le Ny ve Bernadette Lafont'un paylaştığı film özetle şöyle: ''30'larındaki Paul, iki yaşından beri ona bakan iki aristokrat halasıyla Paris'te bir apartman dairesinde yaşamaktadır. Halalarının en büyük hayali, Paul'u bir piyano virtüözü olarak görmektir. Apartmanlarındaki Madame Proust ile tanışana dek dış dünya ile bağını kesen Paul, hayatın diğer yönlerini hiç deneyimlememiştir. Bu sıradışı kadının müzikle harmanlayarak Paul'a sunduğu bitki çayı, Paul'un bastırdığı hatıralarını su yüzüne çıkartır.'' AA
Birbirinden Yeni İzlenesi 10 Yabancı Dizi
Biri Vampir mi dedi? The Strain, bir vampir salgını konusunu ele alıyor. Dizinin ilk sezonu 13 bölümden oluşacak. Yapımcılar, Guillermo Del Toro ve Lost'un yapımcıları.
İki Oyuncu Hrant Dink'i Oynamaya Talip
Fatih Akın, 2007'de öldürülen ve hâlâ davası sonuçlanmayan eski Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink hakkında film yapmak için senaryo yazdığını belirtmiş ve 'Hiçbir Türk oyuncunun Hrant rolünü oynamaya ikna olmadığını' söylemişti. ''KEŞKE BEN OYNAYABİLSEYDİM'' Fatih Akın'ın bu açıklamalarının ardından sosyal medyada haberi gören Rıza Kocaoğlu ve Sarp Akkaya birer açıklama yaptı. Rıza Kocaoğlu; 'Yaşım tutsa çok isterdim' derken, Sarp Akkaya da, 'Keşke ben oynayabilseydim' dedi. Cumhuriyet
Reklam
Tüm Zamanların En İyi 10 Rapçisi
etiket
Ice Cube rap müziğine lise yıllarında başladı. 1987 yılında NWA adlı rap grubuna giren Ice Cube, bir senelik bir aradan sonra 1988'de NWA'nın Straight Outta Compton adlı albümünde yer aldı. 1990'da gruptan ayrılarak solo çalışmalara başladı. 1990 yılından beri solo albümler çıkartıyor.
Reklam
Hangi Divan Şairisiniz?
etiket
'Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı / Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı' Mevlana mısın, Fuzuli mi, Nedim mi? Testi çöz, hangi divan şairi olduğunu öğren!
Reklam
12 Harika Fotoğraf ile Salyangozların Minyatür Dünyasına Hoşgeldiniz!
Ukraynalı doğa fotoğrafçısı Vyacheslav Kosyrin bu çalışmasında bizleri  salyangozların dünyasına götürüyor. Yanından geçerken hiç farkına varmadığımız binlerce minik dünya var aslında dünyamızın içerisinde.Sanatçı bu minyatür dünyaları çocukluk yıllarında babasıyla birlikte mantar toplarken keşfetmiş ve fotoğrafçı olduğunda da bu dünyaları insanlara tanıtmayı amaç haline getirmiş. Harika manzaralar ve yüksek kalite fotoğraflar ile salyangozların dünyasına mükemmel bir bakış.İyi eğlenceler dileriz...
Özellikle Anneannelerimizi Çok Mutlu Edecek 21 Dantel İçeren Sokak Sanatı Örneği
Sokak sanatı modern çağa ait bir gelişme olarak görülse de Polonyalı sanatçı NeSpoon bu tabuyu yıkmak üzere. Geleneksel dantel işlemeleri ile modern sanatın aynı anda uygulandığı bu ilginç çalışmalar görenlere karmaşık duygular yaşatıyor. Hatta bazı çalışmalarında boya kullanmayıp sadece tığ işi danteller kullanan sanatçı adeta ninelerimizin ruhunu okşuyor :)İyi eğlenceler dileriz...
'Hiçbir Türk Oyuncuyu Hrant'ı Oynamaya İkna Edemedim'
etiket
Yönetmen Fatih Akın , 2007'de öldürülen ve hâlâ davası sonuçlanmayan eski Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink hakkında film yapmak için senaryo yazdığını söyledi. “Hrant’ın Agos’ta yayımlanan 12 yazısını temel aldım' diyen Fatih Akın, 'Hiçbir Türk oyuncunun Hrant rolünü oynamaya ikna olmadığını' söyledi. Akın'a göre, oyuncuların gösterdiği gerekçe 'senaryonun sert olması.' Evrim Kaya’nın Agos gazetesinde yer alan haberine göre, Akın, yapmak istediği bir başka senaryonun da Amerika’ya giden Anadolu gezginleri olduğunu belirterek, “Hrant senaryosundan kimi parçaları bu Western’le birleştirdim ve ortaya ‘The Cut’ çıktı. Bu film korkunun sonuçlarını soyut bir şekilde ele alıyor. Şeytan dışımızda değildir, sinsice içimize sokulur. Onu bir tek kendimiz kovup atabiliriz. Şundan eminim ki, benim de bir parçası olduğum Türkiye bu filme hazır” ifadelerini kullandı. Hrant Dink projesini dondurmak zorunda kaldığını belirten Fatih Akın “Aslında Hrant Dink hakkında kurmaca bir film yapmayı planlamıştım. Hrant’ın Agos’ta yayımlanan 12 yazısını temel alan bir senaryo yazdım. Hiçbir Türk oyuncuyu Hrant rolünü oynamaya ikna edemedim; hepsi senaryomu fazla sert buldu. Bu nedenle projeyi dondurmak zorunda kaldım. Hrant’ı anlatan bir filmin ‘Türk filmi’ olması da önemliydi. Demek ki zamanı gelmemiş… Hrant’ın 1915 üzerine yazdığı kimi yazılar çok büyüleyici, görsel olarak da çok güçlüydü. Yine Hrant nedeniyle, 1915 üzerine çok okumuş, çok araştırma yapmıştım” ifadelerini kullandı. Gerçekleştirmek istediği iki senaryoyu ‘The Cut’ filminde birleştirdiğini belirten Akın, “Gerçekleştirmek istediğim başka bir senaryo daha vardı: Amerika’ya giden Anadolu gezginler üzerine bir hikâye; bir tür western. Sonuçta Hrant senaryosundan kimi parçaları bu Western’le birleştirdim ve ortaya ‘The Cut’ çıktı. Bazen, ben konuyu seçmedim, konu beni seçti diye düşünüyorum. Bu film korkunun sonuçlarını soyut bir şekilde ele alıyor. Şeytan dışımızda değildir, sinsice içimize sokulur. Onu bir tek kendimiz kovup atabiliriz. Şundan eminim ki, benim de bir parçası olduğum Türkiye bu filme hazır” dedi. T24
Reklam