onedio
Bank Asya Bilmecesi: Ali Babacan Görüşme Var Dedi, Yiğit Bulut Yalanladı
Başbakan Yardımcısı Babacan, Ziraat Bankası’nın cemaate yakınlığıyla bilinen Bank Asya’yı satın almak için görüşmeler yaptığını açıkladı. Açıklamanın, Başbakan Erdoğan’ın bankanın mali yapısının iyi olmadığı iddiasından sonra gelmesi dikkat çekti. Bank Asya kaynakları ise Ziraat ile resmi bir görüşme olmadığını söylüyor. Pelin Ünker'in Cumhuriyet'te yer alan haberine göre Ziraat Bankası cemaate yakınlığıyla bilinen Bank Asya’yı satın almak için görüşmelere başladı. Açıklamayı dün bir televizyon kanalına Başbakan Yardımcısı Ali Babacan yaptı. Başbakan Yardımcısı Babacan, Ziraat Bankası’nın Bank Asya’yı satın alma konusunda görüşmeler yaptığını belirterek, “Henüz bu görüşmeler neticelenmedi ama neticelenirse bizim arzu ettiğimiz bir şey oluşur. Ziraat Bankası, Bank Asya’yı satın alırsa böylece kamunun bir katılım bankası olmuş olur. Bunu arzu ediyoruz. Bankacılık sistemi açısından da bankanın kendisi açısından da olumlu bir sonuç oluşur diye düşünüyoruz” dedi. 17 Aralık yolsuzluk operasyonu ile birlikte iktidara yakın kurumların mevduatlarını çektikleri söylentileriyle gündeme gelen Bank Asya, mart ayında Katarlı Qatar Islamic Bank ile satın alma görüşmelerine başlamıştı. Erdoğan 26 Temmuz’da yaptığı açıklamada, “Şu anda Bank Asya iyi bir konumda değil. Bu aldığım bir bilgidir. Qatar Islamic Foundation bir defa burayı alma noktasında değil. Onu ilan ederek kendilerine oradan piyasalarda psikolojik bir destek sağladılar” demişti. Bank Asya kaynakları ise Ziraat Bankası ile resmi bir görüşme olmadığını söyledi. Başbakanın daha önce yaptığı açıklamaları da hatırlatan kaynaklar, bunun yeni bir gözdağı olduğuna işaret ederek, bir Başbakan’ın bir finans kuruluşu hakkında ‘durumu kötü’ şeklinde bir açıklama yapmasının Bankacılık Yasası’na aykırı olduğuna dikkat çekti. Kaynaklar, Erdoğan’ın Bank Asya’nın fiyatını düşürmek için manipülasyon yaptığı yorumunda bulundu. Babacan, Ziraat Bankası’nın Bank Asya’yı satın alma konusunda görüşmeler yaptığını söylemesi Bank Asya hisselerine alım getirdi. Bankanın hisseleri yüzde 8.26 yükseldi. Bayram sonrası hisseler Erdoğan’ın sözleriyle yüzde 6.20 çakılmıştı. 17 Aralık’tan önceki akşama kadar bankanın hisse senetleri yüzde 40 değer yitirmişti.  YİĞİT BULUT YALANLADI Başbakan'ın Başdanışmanı Yiğit Bulut, Ali Babacan'ın Bank Asya'nın Ziraat'e satılacağı yönündeki açıklamasını yalanladı Başbakan'ın Başdanışmanı Yiğit Bulut, açıklamaya ilişkin, 'Sayın Bakan'ın sözleri Başbakan Erdoğan 'ın bilgisi dahilinde değildir. Babacan'ın Sözlerini çok speküle ettiler ve ardından bir spekülasyon gelişti. Bank Asya'da yüzde 10′luk, yani TL olarak karşılığı 100 milyon lira civarında bir değer artışı oldu' dedi.
Rusya'ya Yaptırımın Bedeli Ağır: 1 Milyon Kişi İşsiz Kalabilir
Avrupa İşletmeler Birliği (AEB) yönetiminden Pegorier, Rusya'ya yönelik yaptırımların büyük bir işsizlik dalgasına neden olabileceği uyarısında bulundu. ABD ve AB'nin finans, enerji, savunma ve ileri teknoloji alanlarını kapsayan ek yaptırımlarla birlikte Rusya'nın dolaylı kaybının yıllık bazda 100 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Avrupa İşletmeler Birliği (AEB) yönetiminden Philippe Pegorier, Ukrayna krizi nedeni ile Rusya'ya yönelik yaptırımların Avrupa ülkelerinde istihdam açısından önemli sıkıntı oluşturacağını, 1 milyon civarında işsizin ortaya çıkabileceğini söyledi. Ria Novosti'ye konuşan Pegorier, iş ortamının gelişmesinin refah, istihdam ve istikrar getirdiğini, yaptırımların ise iş dünyasını zayıflatarak tüm bu kalemlerde gerilemeye neden olduğunu belirterek, “Eğer biz Rusya'ya vurursak, Rusya ile ticareti düşündüğümüzde biz Avrupa Birliği ve Ukrayna'da istihdama da vururuz. Böylece Ukrayna'da istikrarsızlık artar…” uyarısı yaptı. Rusya'nın siparişleri nedeni ile Almanya'da 300 bin, Fransa'da 100 bin kişiye istihdam sağlandığı bilgisini paylaşan AEB yetkilisi, tüm Avrupa Birliği'nde bu rakamın 1 milyonun üzerinde olduğuna dikkat çekti. 'İŞSİZLİK ÖDEMELERİNİ DE HESAPLAYIN' “Avrupa liderleri muhtemelen işsizlerin ödemelerini yapmaları gerekecek…” hatırlatması yapan Pegorier, “Bizim Rusya'da yatırımlarımız ve girişimcilerimiz var. Niçin ABD ve Avrupa Birliği'nin yaptırımları Rusya'ya ya da doğrudan Avrupalı girişimcilere yöneliyor? Yaptırımlar doğrudan bize ve hükümetlerimize karşı.” eleştirisi getirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de, ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı telefon görüşmesinde, yaptırımların iki ülke ilişkileri ve uluslar arası istikrarı tehdit ettiğini ifade etmişti. Rus lidere göre birbirine bağımlı hale gelmiş küresel piyasalarda yaptırımlar karşılıklı olarak yıkıcı oluyor. ABD ve AB'nin finans, enerji, savunma ve ileri teknoloji alanlarını kapsayan ek yaptırımlarla birlikte Rusya'nın dolaylı kaybının yıllık bazda 100 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Uzmanlara göre ABD ve AB'nin kaybı da en az bu rakamı bulacak. Rusya'nın AB temsilcisi Vladimir Çizlov, yaptırımların Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı olduğu gerekçesi ile iptali için çalışacağını açıkladı.  CİHAN
Sayısal Loto Artık Cepten de Oynanabilecek
Şans oyunlarının devletten özel sektöre geçmesiyle yeni bir dönem başlayacak. Hürriyet Gazetesi'nden Aysel Alp'in haberine göre Şans Topu, On Numara, Süper Loto gibi şans oyunları 'cep telefonları' ve 'internetten' oynanacak. Türkiye geneli bayii sayısı da artacak. Milli Piyango'nun dün yapılan ihalesinde 'şans oyunları lisans kullanım hakkını' 10 yıl süreyle 2 milyar 755 milyon dolarlık teklifiyle kazanan Net Şans-Hitay Ortak Girişim Grubu, Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Rekabet Kurumu'nun onay vermesi halinde lisans sözleşmesi imzalayacak. Sözleşmenin imzalanmasının ardından ilk iş olarak şans oyunlarında 'yüksek teknolojiye' geçiş yapmayı hedefleyen grup, mevcut bayii ağını da yaygınlaştırmayı planlıyor. Hürriyet'e konuşan Net Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Bölüm Başkanı Orlando Calumeno, öncelikli hedeflerinin 'sorumlu oyun ilkelerine' uymak olduğunun altını çizdi. Bu çerçevede 18 yaşından küçüklere kesinlikle satış olmayacağını ve bağımlılık yaratacak türden abartılı reklam yapılmayacağını vurgulayan Calumeno, etik ilkelere bağlı kalacaklarını söyledi. CEPTEN VE İNTERNETTEN SATIŞ MÜMKÜN OLACAK Calumeno, sözleşmenin imzalanmasının ardından şans oyunları sektöründe teknoloji yatırımlarına ağırlık vereceklerini, yeni oyunları pazara sunacaklarını belirtirken, cep telefonu ve internet üzerinden bu oyunları oynamanın mümkün hale geleceğini açıkladı. Ancak bunun cep telefonu olan ya da interneti kullanan herkesin şans oyunu oynayabileceği anlamına gelmediğini vurguladı. Cep telefonu ya da internet üzerinden oyun oynayabilmek için web sitesi üzerinden hesap açılması gerekeceğini anlatan Calumeno, 'Kişi, web sitemiz üzerinden kaydını yaptıracak. Biz o kişinin 18 yaşın altında olup olmadığını tespit edeceğiz. Eğer 18 yaşın üzerindeyse hesap açmasına izin vereceğiz. Değilse vermeyeceğiz. Dolayısıyla cep telefonu olan herkes, oyun oynayabilecek, anlamına gelmiyor' dedi. PİYANGOYA ERİŞİM KOLAYLAŞACAK Calumeno, Türkiye genelinde Milli Piyango ürünlerinin satışını yapan bayii sayısının yaklaşık 4 bin 800 civarında olduğunu belirtirken, 'Bu 12 bin 500 kişiye bir bayi düştüğü anlamına geliyor. Oysa dünya standardı 1500-2000 kişiye bir bayi şeklinde. Biz de sözleşme imzalamamızın ardından bayii sayısını artırmayı planlıyoruz. Gerçi dünya standardına çıkarmayacağız ama epeyce de artıracağız ve yaygınlaştıracağız' dedi.Medya Faresi
İnsanlar Özel Hayatlarını Neden İnternette Paylaşıyor?
EMC Gizlilik Endeksi dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerin internette gizlilik konusundaki görüşlerini araştırdı ve tüketicilerin gizliliğin teminatı için internet dünyasının sunduğu fayda ve kolaylıklardan ne derece ödün verdiklerini ortaya koydu. Araştırmaya katılanların %91’i dijital teknolojinin sunduğu “bilgi ve verilere daha kolay erişim” avantajına önem veriyor.Katılanların yalnızca %27’s, internette daha fazla rahatlık ve kolaylık için gizlilik haklarından bazı ödünler vermeye hazır olduğunu söylüyor.Katılanların yalnızca %41’i hükümetlerin gizlilik haklarını korumaya büyük önem verdiğine inanıyor .Katılanların %81’i önümüzdeki beş sene içinde gizliliğin iyice azalacağını öngörüyor; %59’u ise geçen seneye göre gizlilik haklarının azaldığına inanıyor.Dünyanın lider teknoloji şirketlerinden EMC, internette gizlilik konusunda tüketicilerin tavır ve görüşlerini değerlendiren dünya çapında bir araştırmaya imza attı. “EMC Gizlilik Endeksi” araştırması, 15 ülkede 15.000 tüketicinin katılımıyla gerçekleştirdi. EMC Gizlilik Endeksi dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerin internette gizlilik konusundaki görüşlerini araştırdı ve tüketicilerin gizliliğin teminatı için internet dünyasının sunduğu fayda ve kolaylıklardan ne derece ödün verdiklerini ortaya koydu. EMC Bilgi Altyapıları Birimi Ürünler ve Pazarlama Başkanı Jeremy Burton, yapılan araştırmayı şu sözlerle değerlendirdi: “Bulut Bilişim ve Büyük Veri’nin ticareti ve toplumu geliştirmeye yönelik eşi benzeri olmayan potansiyeli güven temeline dayanıyor. Bireylerin verilerinin yalnızca güvende olduğunu bilmeleri yetmez, mahremiyetlerinin de korunduğunu bilmesi gerekir. Gizlilik Endeksi günümüzün bu kritik konularına yönelik farklı görüşleri ortaya koyuyor. Bu da hem işletmelerin, hem hükümetlerin, hem de bireylerin şeffaflığa, adalete, internette güvenli davranışlara ve kişisel verilerin güvenilir biçimde kullanımına yönelik sorumluluk üstlenmeleri için bir uyarı niteliğinde.” Gizlilikle ilgili ortaya çıkan üç çelişki* Araştırmanın sonunda gizlilik ile ilgili görüş ve tavırlarda farklı coğrafyalara ve internet üzerinde yapılan etkinliklere göre farklılıklar gözlemlendi. Araştırma sonucunda gizlilikle ilgili üç çelişki ortaya çıktı. Her birinin tüketiciler, işletmeler ve teknoloji ürün ve hizmet sağlayıcıları için güçlü etkileri bulunuyor: “Hepsini İstiyoruz” Çelişkisi: Tüketiciler dijital teknolojinin sunduğu tüm kolaylıkları ve faydaları istediğini belirtse de, bu fayda ve kolaylıklara sahip olmak için gizlilik haklarından feragat etmeye razı olmadıklarını söylüyor.“Hiçbirşey Yapmama” Çelişkisi: Gizlilikle ilgili riskler doğrudan birçok tüketiciyi etkilese de, birçoğu gizliliklerini korumak adına özel hiçbir şey yapmadıklarını söylüyor. Bunun yerine, bu yükümlülüğü hükümetler ve ticari işletmeler gibi bilgilerini kullanan, işleme tabi tutan kurumların üzerine yıkıyor.“Sosyal Paylaşım” Çelişkisi: Sosyal medya sitelerini kullananlar kişisel bilgilerinin gizli kalmasına ve mahremiyetlerine önem verdiklerini iddia ediyor, ancak bilgilerini koruma konusunda sitelere tamamen güvenmediklerini dile getirmelerine karşın da bu sitelerde kişisel bilgilerinin büyük kısmını paylaşmaktan geri kalmıyor.Gizlilik davranışları, internette gerçekleştirilen eyleme göre değişiyor EMC Gizlilik Endeksi insanların internette gerçekleştirdikleri etkinliklere bağlı olarak farklı şekilde davranabildiklerini teyit ediyor. Bu farklı davranış türleri altı farklı karakter kategorisine ayrılıyor. Her bir kategoriyi temsil edenlerin gizliliğe/mahremiyete yönelik farklı tavır ve görüşleri bulunuyor. Değerlendirilen bu altı karakter kategorisi: Sosyal Ben: sosyal medya siteleri, eposta programları, SMS ve diğer iletişim servisleri ile etkileşim içinde Finansal Ben: bankalar ve diğer finans kuruluşları ile etkileşim içindeVatandaş Ben: devlet ve kamu kuruluşları ile etkileşim içindeMedikal Ben: doktorlar, tıp kurumları ve sağlık sigortası yetkilileri ile etkileşim içindeÇalışan Ben: istihdam-işe alım sistemleri ve Web Siteleri ile etkileşimTüketici Ben: E-ticaret siteleri ile etkileşim içindeÖrneğin; Vatandaş Ben kategorisinin merceğinden bakıldığında, araştırmaya katılanlar korunma elde etmek ya da hükümetin sunduğu faydalara internette daha kolay ve etkin biçimde erişmek için gizlilik haklarından feragat etmeye en çok razı olan kategori oldu. Bu arada, “Sosyal Ben” kategorisi ise internette daha fazla sosyal bağlanırlık özelliğine sahip olmak için gizlilik haklarından feragat etmeye en az razı olan kategori oldu. ARAŞTIRMADAN ELDE EDİLEN ÖNEMLİ BULGULAR “Hepsini İstiyoruz” Çelişkisi Karakter kategorisine ve sunulan fayda türüne bakılmaksızın, insanlar dijital teknolojinin faydalarından yararlanmak için gizlilik haklarından feragat etme konusunda çok az istekli: Araştırmaya katılanların %91’i dijital teknolojinin sunduğu “bilgi ve verilere daha kolay erişim” avantajına önem veriyor. Ancak bunların yalnızca %27’si internette daha fazla rahatlık ve kolaylık için gizlilik haklarından bazı ödünler vermeye hazır olduğunu söylüyor. Katılanların %85’i dijital teknolojinin terörist saldırıları ve/veya yasadışı suçlara karşı kullanımına önem veriyor; ancak bunların yalnızca %54’u bu tür bir koruma için gizlilik haklarından bazı ödünler vermeye hazır olduğunu söylüyor. Farklı ülkelerden araştırmaya katılan 55 yaş üzeri insanlar, rahatlık ve kolaylık için gizlilik haklarından feragat etmeye daha az istekliler ve kişisel bilgileri üzerinde daha fazla kontrola sahip olmak istiyor. “Hiçbir şey Yapmama” Çelişkisi Araştırmaya katılanların yarısından çoğu geçmişte gizli bilgilerinin bir şekilde izinsiz olarak başkalarının eline geçmesi gibi bir deneyim yaşadıklarını belirtti. (eposta hesapları hack’lendi; mobil cihazları kayboldu ya da çalındı; sosyal medya hesapları hack’lendi; vb. ) Birçoğu kendini korumak için önlem almıyor.%62’si şifrelerini düzenli olarak değiştirmiyor10 kişiden 4’ü sosyal ağlardaki gizlilik ayarlarını tercihlerine göre düzenlemiyor.%39’u mobil cihazlarında şifreli koruma kullanmıyorAraştırmaya katılanlar gizliliğin geleceğine yönelik en önemli riskleri şu şekilde sıraladı:%51’i işletmelerin mali kazanç sağlamak amacıyla kişisel verileri kullanmasını, satmasını ya da takas yapmasını; %31’i de hükümetlerin yeterli dikkat ve önemi vermemesini saydı. Benzer şekilde, yalnızca %11’i “benim gibi normal insanların fazla dikkat etmemesi ve gözetim yapmaması”nı saydı.55 yaş üstü katılımcılar cep telefonu, tablet gibi mobil cihazlarını şifreyle koruma ya da sosyal ağlardaki gizlilik ayarlarını değiştirme konusunda diğerlerine oranla çok geride.“Sosyal Paylaşım” Çelişkisi Aşağıdakilere rağmen sosyal medya sitelerinin kullanımında patlama yaşanmaya devam ediyor: Katılımcılar sosyal medyada gizlilik haklarının korunmasının önümüzdeki beş sene içinde çok zor olacağını öngörüyor.Tüketicilerde, kurumların sosyal medya sitelerindeki kişisel bilgilerin gizliliğini korumak için gereken beceri ve ahlaki değerlere sahip olduğuna dair inanış düşük.Katılımcıların yalnızca %51’i kişisel bilgileri koruma konusunda hizmet sağlayıcıların becerilerine güveniyor, %39’u da bu kurumların ahlaki değerlerine güvendiğini iddia ediyor. Tüketicilerin büyük çoğunluğu (%84) kendileri paylaşma kararı vermediği surette, hiç kimsenin kendileriyle ilgili bilgileri ve alışkanlıkları öğrenmesinden hoşlanmıyor.65 yaş üstü katılımcılar gizlilik/mahremiyetleriyle ilgili diğer katılımcılara göre çok daha endişeli. İnternetteki davranış ve alışkanlıklarını başkalarının öğrenmesi konusunda en az istekli grubu temsil ediyor.Global Araştırmaya Karamsar Bir Bakış İnsanların gizlilik haklarına duydukları güven zamanla azalıyor.Geçen seneye oranla, araştırmaya dünyanın dört bir yanından katılanların %59’u bugün daha az gizlilik hakkına sahip olduğunu hissediyor.Brezilya ve ABD bu konuda en karamsar ülkeler. Brezilya’dan araştırmaya katılanların %71’i, ABD’den katılanların da %70’i bugün daha az gizlilik hakkına sahip olduğunu düşünüyor.Fransa’dan katılanlar, bu konuda ABD ve Brezilya’yla aynı şekilde düşünmüyor. Geçen seneye göre gizlilik haklarının azaldığı fikrine katılmayanların oranı %56.Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu (%81) önümüzdeki beş sene içinde gizlilik haklarının azalacağını öngörüyor.Bu sonuçlar, tüketicilerin internetteki etkinlikleri için gizlilik hakları konusunda daha fazla koruma sağlayan kurumları tercih etmesinin daha muhtemel olduğunu gösteriyor. Bu da işletmeler ve hükümetlerin görmezden gelmemesi gereken gerçek fırsatlar sunuyor. Bu araştırma, hem tüketiciler hem de işletmelerle teknoloji ürün ve hizmet sağlayıcılar için yol gösterici nitelikte. • Tüketiciler için gizlilikle ilgili konular hakkında bilincin artırılması gerekliliğini ve tüketicilerin kendi gizli bilgilerini korumak için kişisel adımlar atmaları gerektiğini destekliyor. Tüketicilerin gizlilik haklarını daha etkin korumaları için EMC’nin tavsiyelerini linki tıklayarak öğrenebilirsiniz. improve consumer privacy. • İşletmeler için müşteri anlayışının kapsamını anlamak çok önemli. Kazananlar ve kaybedenler müşterileri için en uygun ve pratik gizlilik uygulamaları sunan işletmelere göre belirlenecek. Gizlilik haklarını korumaya büyük önem veren ve bunu taahhüt eden bir işletme daha çok müşteri ilgisi çekecek ve mevcut olan ilgiyi de artıracak. • İşletmelerin gizlilik haklarını koruma taahhüdünü yerine getirmeye yardımcı olmada teknoloji ürün ve hizmet sağlayıcılarının rolü çok önemli. Teknoloji ürün ve hizmet sağlayıcıları, kullanıcı deneyimi, performans ya da işlevlerden ödün vermeksizin sundukları ürün ve hizmetlerde gizliliği korumaya yönelik uygulamalarını daha da geliştirmek için yöntemler bulmalı. CNN Türk
Irak'ı Bu Hale Kimler Getirdi?
Irak'ın dağılmanın eşiğinde olduğu tespitinde bulunan Alman Stern Dergisi, 'İç savaşın yaşandığı Irak'ı bu hale getirenler' başlığıyla yayımladığı değerlendirmede, baş sorumlu olarak baba ve oğul Bush'u gösterdi. Ağırlıklı olarak ABD ve İngiliz siyasileri hedef alan değerlendirmede, sorumlu gösterilenlere yöneltilen suçlamalar şöyle: Kriz adım adım geliyorum derken, ABD Başkanı Barack Obama, Amerikan askerlerini gönderme konusundaki kararsızlığıyla krizin büyümesine katkı sağladı. Zamanında yapılacak hava saldırıları ile IŞİD’in ilerlemesi daha başından önlenebilirdi. 2011 yılında Irak’tan ABD askerlerinin çekilme kararını yeniden seçilebilme düşüncesiyle aldı. Irak’ın çıkarları göz önünde bulundurulmadı. İşte dergide yer alan ve Irak'ın geldiği noktadan sorumlu tutulan isimler: BABA VE OĞUL BUSH Obama belki yaptıklarıyla eleştirilebilir ama asıl sorumlu zamanın ABD Başkanı George W. Bush’dur. 2003 yılında Bush, 'Irak demokrasiye geçecektir. Irak’ın bu başarısı Şam ve Tahran'a mesaj olacaktır. Özgürlük her milletin hakkıdır” diyordu. Ancak 11 yıl sonra ülkeyi seçimle gelen bir diktatör Nuri El Maliki yönetiyor. George W. Bush’un demokrasi için bombalama fikri, Ortadoğu ’yu harabeye dönüştürdü ve sonu gelecek gibi de görünmüyor. TONY BLAIR Tony Blair, George W. Bush’a Saddam’ın devrilmesi konusunda destek verdi. 2002 yılında Saddam Hüseyin’in elinde kitle imha silahları olduğunu öne sürerek, dünya kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine katkı sundu. Kendi istihbarat birimlerinin uyarılarını dahi dikkate almadı. Onu sadece, nasıl olursa olsun, Irak’a girme ilgilendiriyordu. DICK CHENEY George W. Bush’un ardından Beyaz Saray’ın en güçlü adamı olan Dick Cheney, Irak’a girme kararını şiddetle savunuyordu. Savaş nedeniyle yüz binlerce kişi ölürken, savaş ve ülkenin yeniden inşası için 2 trilyon Dolar harcandı. ABD petrol şirketi Halliburton’un başkanlığını yapan Cheney, Amerikan askerlerinin Irak’ta kurtarıcı olarak karşılanacağını belirtiyordu. 2005 yılında, “Irak, bir kaç ay içinde kurtuluşa erecek” diyordu Cheney, ama dokuz yıl sonra Irak tamamen çökme noktasına geldi. IAN BREMER ABD’nin Irak’taki sivil koordinatörü olan İan Bremer, 2003 yılında Saddam Hüseyin ve Baas rejiminin sonunun geldiği müjdesini veriyor, George W. Bush ise kendisine tam destek verdiğini belirtiyordu. Sonuç: Farklı etnik unsurları barındıran Irak’ı bir arada tutan Irak ordusu yavaş yavaş dönüştürülmek yerine dağıtıldı. Yeni oluşturulan ordu ise Musul’da direniş dahi göstermedi. DOUGLAS FEITH Pentagon’un eski Müsteşarı olan Douglas Feith, ABD’nin Irak’taki felaket politikasının mimarlarından biri. Pentagon 'Terörle Mücadele Değerlendirme Birimi' başkanı olarak, Bush yönetiminin istediği Saddam Hüseyin ve Usame bin Ladin arasında bağlantı olduğuna ilişkin kanıtları bulan kişi. Kanıtların yanlış olduğu Irak’a girildikten sonra görüldü ama artık çok geçti. Aşırı dincilerin Irak’ı ele geçirmesinde onun da önemli payı var. NURİ EL MALİKİ IŞİD Irak’taki krizin tetikleyicisi değil, ortaya çıkan boşluktan yararlanan bir örgüt. Bunu Irak’ı yöneten Nuri El Maliki 2006 yılından bu tarafa izlediği politikalarla başardı. Sünni grupları kendinden uzaklaştırarak IŞİD’in güçlenmesine neden oldu. Sünniler bu politikalara tepki olarak şimdi kendisine destek olmuyor. BEŞAR ESAD Batılı ülkelerin aşırı dincilerden korktuğunu gördü ve onları destekledi. Suriye ’de ayaklanmalar başladığında yüzlerce tutuklu aşırı dinciyi serbest bıraktı. Suriye ordusu muhaliflere yönelik hava harekatı düzenlerken, IŞİD yanlılarının bulunduğu bölgelere dokunulmadı. Bazı kentleri ele geçirmelerine göz yumdu. Muhaliflerle savaşan IŞİD, Esad’ın nefes almasını sağladı. IŞİD kontrolündeki bölgelerden petrol sevkıyatı ile güçlenmelerinin önü açıldı. Haccac El Ajmi, Kuveyt'li Sünni vaiz IŞİD militanlarının silahlanması ve maddi destek bulmalarına bizzat katkı sundu. Twitter aracılığı ve çeşitli kampanyalarla Suriye’de ayaklanmanın büyümesini sağladı. Körfez ülkeleri ve zengin şeyhlerden maddi destek aldı. Artık kendi kendisini finanse edecek noktaya geldiler. Petrol bölgelerinin kontrolü ve rehinelerden aldıkları fidye ile finans sıkıntıları kalmadı. CNN Türk
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Musul’da diplomatların rehin alınması hakkında bugün haber ya da yorum okuyamayacaksınız zira yayın yasağı getirildi. Başbakan 'Yazıp, çizmeyin fazla da konuşmayın' demişti. Bu açıklamanın arkasından yasak geldi. Yazamıyoruz, çizemiyoruz. Siz de aranızda fazla konuşmayın. Zaten gündemini ışık hızıyla değiştiren bir memleketin evlatlarıyız. Soma unutuldu, Musul da unutulur. Daha neler unutulmadı. Bakın bugün hepimiz 'çatı adayı'nı tartışmaktayız. Memleketimiz iki turlu seçime alışık değil. Anlaşılmaz bir sebeple senelerdir belediye başkanlarını tek turda seçiyoruz. Oyların dörtte birini alarak koca şehirleri yönetmek imkân dahilinde. Sayın Erdoğan’ın İstanbul gibi devasa bir bütçe ve platforma tek turlu seçim sebebiyle az bir oyla kolayca kavuştuğunu hatırlamak yeterli. İki turlu seçimlerin fıtratında 'Tatava yapma bas geç” var. Klasik örnektir. 2002 Fransa başkanlık seçimlerinde ikinci tura Chirac ve Le Pen kalmıştı. Le Pen gelmesin diye milyonlarca sosyalist ve komünist merkes sağın adayı Chirac’a oy yağdırmıştı. Gel gelelim bunlar hep ikinci turun işleri. Bir de seçimin ilk turu var. Muhalefet seçime doğrudan ikinci turdan başlamak gibi bir yol seçmiş durumda.
Zaytung'dan Vali Mutlu'ya İş Teklifi!
Ekonomi ve finans çevreleri tarafından takip edilen Meltem Acet , bir süredir geceleri Artı 1 TV 'de yayınlanan 'Sıradışı' isimli yeni bir formatla izleyiciyle buluşuyor. Son olarak Zaytung'un kurucusu Hakan Bilginer 'i konuk alan sunucu, sosyal medyaya dair yaptıgı talk show'da, Zaytung kurucusu Bilginere'e Vali Mutlu'nun tweet'leri hakkında ne düşündüğünü sordu. 'Yaptıkları işleri bir kenara bırakırsak, iletişim yöntemi olarak Melih Gökçek ve Vali Mutlu'yu sosyal medya kullanımında başarılı buluyorum' diyen Zaytung kurucusu Bilginer, 'Emekliliği düşünürse Vali Mutlu'ya kapımız' açık dedi. medyatava
Tarihi Kırkpınar Güreşleri Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey
Tarihi hakkında birçok rivayet olmasına karşın en bilineni şöyle:Orhan Gazi zamanında Batı Trakya'ya düzenlenen bir sefer dönüşünde öncü birlikler mola verir. 40 akıncı mola verdikleri yerde güreş tutuşur. Saatlerce süren güreşlerde Ali ve Selim adlı iki kardeş bir türlü yenişemez. Daha sonra bir Hıdırellez gününde aynı iki kardeş yeniden güreş tutuşurlar ama tüm gece boyu yenişemezler. En sonunda solukları kesilerek orada can verirler ve aynı yere gömülürler. Yıllar oraya tekrar gittiklerinde arkadaşları, mezarlarından 40 pınar fışkırdığını görür. Daha sonra bu iki kardeşin anısına o yöreye Kırkpınar denmeye başlanır.
Gündelik Hayatta Kaosa Neden Olmuş 10 Bilgisayar Hatası
Bilgisayarların uzunca yıllardır hayatımızda olduğu ve hayatımınızın da pek çok alanını kontrol ettikleri bir gerçek. Ancak işlerimizi ve hayatlarımızı tamamen bu cihazlara bırakarak doğru mu yapıyoruz acaba? Zira küçük bir kod hatası bakın nelere mal olabiliyor...
Dünyayı Yöneten Aileler
Bazıları fark etmeye başladılar ki dünya’ya hükmeden büyük finans grupları mevcut. Politik entrikaları, anlaşmazlıkları, devrimleri ve savaşları unutun. Bunlar tamamı ile şans değil. Herşey uzun bir süreden bu yana planlanıyor.Bazıları buna “Komplo Teorileri” veya “Yeni Dünya Düzeni” diyor. Günümüzdeki politik ve ekonomik olayları anlayabilmenin anahtarı, daha da varlık ve güç toplamış bulunan seçkin çekirdek ailelerdir.Bahsettiklerimiz dünyaya gerçek anlamda hükmeden 6, 8 veya 12 aile. Bilin ki bu çözmesi zor bir bulmaca.New York’ta Goldman Sachs, Rockefeller’lar, Loebs Kuh ve Lehman’lar, Londra ve Paris’te Rothschild’ler, Hamburg’un ve Paris’in Warburg’ları, Israil’de Lazard’lar ve Roma’da Moses Seif’ler diyerek gerçekten çok da uzak olmayacağız.Pek çok insan Bilgerberg Grubunu, Illuminati’yi veya Trilateral Komisyonu’nu duymuştur. Ancak dünyayı ve NATO, Birleşmiş Milletler ve IMF gibi ogranizasyonları yöneten ailelerin isimleri nelerdir?Şu soruyu cevaplamaya çalışın, en kolayıyla başlayalım: envanter, dünya’nın en büyük bankaları, ve bakın hissedarlar ve kararları verenler kimler.Dünyanın şu anki en büyük şirketleri: Bank of America, JP Morgan, Citigroup, Wells Fargo, Goldman Sachs ve Morgan Stanley. Şimdi de hissedarlarına bir göz atalım:Bank of America:State Street Corporation, Vanguard Group, BlackRock, FMR (Fidelity), Paulson, JP Morgan, T. Rowe, Capital World Investors, AXA, Bank of New York Mellon.JP Morgan:State Street Corp., Vanguard Group, FMR, BlackRock, T. Rowe, AXA, Capital World Investor, Capital Research Global Investor, Northern Trust Corp ve Bank of New York Mellon.Citigroup:State Street Corporation, Vanguard Group, BlackRock, Paulson, FMR, Capital World Investor, JP Morgan, Northern Trust Corporation, Fairhome Capital Mgmt ve Bank of New York Mellon.Wells Fargo:Berkshire Hathaway, FMR, State Street, Vanguard Group, Capital World Investors, BlackRock, Wellington Mgmt, AXA, T. Rowe ve Davis Selected Advisers.Şimdi görüyoruz ki bütün bankalarda mevcut bir çekirdek grup mevcut: State Street Corporation, Vanguard Group, BlackRock ve FMR (Fidelity). Tekrar olmasın diye bundan sora bunlara “büyük dörtlü” diyeceğiz.Goldman Sachs:“Büyük dörtlü,” Wellington, Capital World Investors, AXA, Massachusetts Financial Service ve T. Rowe.Morgan Stanley:“Büyük dörtlü,” Mitsubishi UFJ, Franklin Resources, AXA, T. Rowe, Bank of New York Mellon, Bank of NY Mellon ve Jennison Associates.Büyük hissedarların isimlerini hemen hemen her zaman teyit edebiliriz. Daha da ileri gidelim ve şimdi de bu şirketlerin ve dünya çapındaki büyük bankaların hissedarlarını bulalım.Bank of New York Mellon:Davis Selected, Massachusetts Financial Services, Capital Research Global Investor, Dodge, Cox, Southeatern Asset Mgmt. ve … “büyük dörtlü.”State Street Corporation (“Büyük dörtlü“den biri):Massachusetts Financial Services, Capital Research Global Investor, Barrow Hanley, GE, Putnam Investment ve … “büyük dörtlü” (kendilerinin hissedarları!).BlackRock (“Büyük dörtlü”den bir başkası):PNC, Barclays.PNC’nin arkasında kim var? FMR (Fidelity), BlackRock, State Street vsVe Barclays’in arkasında? BlackRockVe Monaco Cayman adalarındaki vergi barınaklarını veya Liechtenstein’daki yasal paravan şirketlerini inceleyerek saatler harcayabiliriz. Şirketlerin hep aynı olduğu bir ağ, ancak hiçbir ailenin ismi asla mevcut değil.Kısacası: Amerika’nın en büyük sekiz finans şirketi (JP Morgan, Wells Fargo, Bank of America, Citigroup, Goldman Sachs, U.S. Bancorp, Bank of New York Mellon ve Morgan Stanley) yüzde yüz on hissedar tarafından kontrol ediliyor ve bütün karar alımlarında daima mevcut dört şirket var: BlackRock, State Street, Vanguard ve Fidelity.Buna ek olarak, Amerikan Merkez Bankası 7 yönetim kurulu üyesi tarafından temsil edilen 12 bankadan oluşmakta, ki bu temsilciler “büyük dörtlü”nün temsilcilerini de oluşturmakta. “Büyük dörtlü” de diğer tüm kurumlarda mevcut.Kısacası, Amerika Merkez Bankası dört büyük özel şirket tarafından kontrol edilmekte: BlackRock, State Street, Vanguard ve Fidelity. Bu şirketler Amerikan para politikasını (ve dünyanın) hiçbir kontrol veya “demokratik” seçim olmaksızın yönetmekte. Bu şirketler şu anki dünya çapında ekonomik krizi başlattılar veya rol aldılar, ve de eskisinden daha da zenginleşmeyi başardılar.Son olarak, “büyük dörtlü” grubu tarafından kontrol edilen şu şirketlere bir göz atın:AlcoaAltria GroupAmerican International GroupAT&TBoeingCaterpillarCoca-ColaDuPontExxon MobilGeneral ElectricGeneral MotorsHewlett-PackardHome DepotHoneywell InternationalIntelInternational Business MachinesJohnson & JohnsonJP Morgan ChaseMcDonald’sMerckMicrosoft3MPfizerProcter & GambleUnited TechnologiesVerizon CommunicationsWal-Mart StoresTime WarnerWalt DisneyViacomRupert Murdoch’ın Haber ŞirketiCBSNBC UniversalAynı “büyük dörtlü” borsada yer alan Avrupa şirketlerinin de büyük çoğunluğunu kontrol altında tutmakta.İlaveten, bu insanlar IMF, Avrupa Merkez Bankası ve Dünya Bankası gibi büyük finans kurumlarını da yönetmekteler. Ve bizler de bunları kurmuş olan “büyük dörtlü”nün işçileri olmak üzere “eğitildik” ve halen aynı şekilde devam etmekteyiz.“Büyük dörtlü”yü kontrol eden aile üyelerinin isimleri hiçbir yerde mevcut değil.
Forex ile Kazanmanın 10 Altın Kuralı
Birikimlerinizi değerlendirerek kazanç elde edebileceğiniz finans piyasası olarak forex piyasasından sizlere sıklıkla ve detaylı olarak bahsetmeye çalışıyoruz. Nasıl yatırım yapıldığı, yatırım araçlarının neler olduğu ve nasıl işlem gördükleri, dikkat etmeniz gereken, piyasanın özellikleri ve eğitimler üzerinde duruyoruz. Bu yazımız ile de sizlere forex piyasasında kazanmanıza yardım olacak kurallardan bahsetmek istiyoruz. Forex’te para kazanmak mümkün mü sorunuza cevap ararken bahsetmiş olduğumu konular genellikle bilgi ve deneyim kazanmanız üzerine konulardı. Forex ile kazanmanın 10 altın kuralı ile de sizlere biraz psikolojik olarak hazırlanmanız birazda püf noktası olarak değerlendirebileceğiniz küçük noktalara değineceğim. Ama unutmamanız gerekir ki; borsanasiloynanir1.com sitesi olarak sizlere herhangi bir yatırım danışmanlığı hizmeti değil, piyasayı tanımanız adına bilgiler veriyoruz. Gelelim 10 altın kural başlıklarımıza; Kendinizi Tanıyın Bir finans piyasasında yatırım yapabilmek veya hayatta herhangi bir konuda başarılı olabilmek için öncelikle kendinizi tanımanız gerekmektedir. Nasıl bir yapıya sahip olduğunuzu, hangi konularda yeteneğiniz olduğu ve başarılı olabildiğinizi iyice irdeleyin. Kişiliğinizi iyi bilmeli ve irdelemelisiniz. Risklerle veya olumsuz durumlarla başa çıkabiliyor musunuz? Kolay mı pes ediyorsunuz, iradesiz bir insan mısınız, duyduklarınıza hemen inanıyor musunuz, yoksa doğrusu bu mu diye araştırıyor musunuz? Yukarıda saymış olduğum tüm sorular ve daha fazlası forex ile kazanmak için kendinize sormanız gereken sorulardır. Çabuk sıkılan, stres ile başa çıkamayan planlı ve disiplinli bir çalışma sürdüremeyen, tezcanlı ve konsantre olma sorunu yaşayan bir insansanız, öncelikle bu konuları objektif bir şekilde değerlendirmelisiniz. Forex piyasasında işlem yapmaya kararlı iseniz, kazanmanız gereken özellikler bulunmaktadır. Sakin olmalı, aceleci davranmamalı ve sabırla işlemlerinizi yürütmelisiniz. Stres ile baş edebilmeli, planlı ve disiplin bir şekilde çalışmaya hazırlanmalısınız. Piyasaya iyi bir şekilde adapte olmalı, konsantre olma sorununuzu aşmalısınız ve konsantrenizi dağıtacak durumlardan uzaklaşmalısınız. İşlem platformunuzu açıp başına oturduğunuz zaman yalnızca yapmanız gereken işlemleri düşünmeli, planınıza bağlı bir şekilde ilerlemelisiniz. Kendinize hedefler belirlemelisiniz ve bu hedeflere ulaştığınız zaman kararınızı ani bir şekilde değiştirmemelisiniz. Psikolojinizi Piyasaya Hazırlayın Kendinizi iyi bir şekilde tanımanız piyasaya psikolojik olarak da hazırlanmanız adına büyük bir önem taşımaktadır. Sonuçta büyük bir finans piyasasında işlem yapıyorsunuz ve kazanabilir – kaybedebilirsiniz. Tüm bu durumlara psikolojinizi hazırlamalısınız. Eğer en ufak bir başarısızlık veya sorun ile karşılaştığınız zaman hemen çöküyorsanız, forex piyasası için iyi olmayan bir özelliğe sahipsiniz demektir. Ama sorunların üzerine gitmedikçe ve kaybetmekten korktukça daha fazla sorun ve kayıpla karşılaşacağınızı da bilmeniz gerekiyor. Forex ve Borsa’da psikolojinin önemi hakkındaki içeriğimizi incelemek için; burayı tıklayın. Her şeyden önce bu işin bir hobi olmadığınız ve para kazandığınız bir iş olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Başarısızlık ile karşılaştığınız zaman piyasaya hemen küsmeyin ve sorunun hangi nokta veya noktalardan kaynaklandığını araştırın. Zarar yaşayabileceğinizi hiçbir zaman unutmayın ve öfkelenmeyin. “Keskin sirke küpüne zarar“ sözünü aklınıza yerleştirin ve sakin bir şekilde işlemlerinize devam edin. Kendinize güvenmek ve güvenmemek arasındaki çizgiyi iyi belirleyin. İşlemleri azminiz, bilgileriniz ve deneyimleriniz ile başarabileceğiniz konusunda kendinize güvenin. Ama asla ego yapmayın. “Ben kazanıyorum” havasına girmeyin ve planlarınıza bağlı bir şekilde ilerleyin. Forex piyasasının bağımlılık yapacağınız unutmayın. Aşırı hırslı bir insansanız, kaybettikçe tekrar işlem yapacaksınız. Ama bu durum daha fazla kaybetmenize neden olacaktır. Sakin bir psikoloji ile her durumu göz önünde bulundurarak, analiz ederek hareket edin ve gerekiyorsa bir süre ara verin. Bu süreçte beyniniz ve kendinizi canlandırın. Piyasayı Tam Tanıyın Dünyanın en büyük işlem hacmine sahip finans piyasasında, tüm dünya yatırımcıları ile işlem yapacaksınız. Bu nedenle bu piyasanın en ince ayrıntılarını bile tanımalı, değerlendirebilmelisiniz. Yabancı kaldığınız herhangi bir kavram olmamalı. Piyasa nasıl çalışır, paranız nereye gider ve kazandığınız para nereden gelir öğrenin. Piyasada veya yatırım araçlarının fiyatlarında meydana gelen dalgalanmaların hangi faktörlerden kaynaklandığını, bu faktörlerin nasıl etkiler yarattığını, yatırım araçlarının birbiri ile bağlantılarını inceleyin. Forex eğitimlerine mutlaka katılın ama yalnızca bu bilgiler ile yetinmeyin. Bu bilgileri başlangıç temel eğitim olarak kabul edin ve daha fazlasını öğrenmeye gayret edin. Piyasanın işlem özelliklerini iyi bir şekilde öğrenin ve uygulamada nasıl performanslı bir şekilde kullanabileceğinizi öğrenin. Bu konuda forex demo hesabı işinize en çok yarayacak araçtır. Nasıl demo hesabı açacağınızı öğrenmek için tıklayın. Hem kendi işlem özelliklerinizi belirlemeniz adına hem de piyasayı tam anlamıyla tanımanız adına sanal para ile işlem yapmanızın büyük bir faydası vardır. Aynı zamanda demo hesap sayesinde piyasada işlem yapmak beklentilerinizi karşılıyor mu, size uygun mu öğrenmenizi de sağlayacaktır. Analiz ve Yorumlama Yeteneğinizi Geliştirin Bilindiği gibi fiyatların hangi yönde ilerleyecekleri, işlem hacimleri, alım – satım fiyatları gibi birçok bilgiyi analizler ile ediniyorsunuz. Teknik ve temel analiz olarak iki analiz türü bulunuyor. Temel analizler, ülke ekonomileri, makro ekonomik veriler, dünyada meydana gelen olaylar, para politikaları gibi konuları içeriyor. Temel analizi oluşturan bu konuları tam olarak öğrenin, hangi konularla bağlantıları olduğunu öğrenin, piyasa psikolojisine ve yatırım araçlarının fiyatları üzerine nasıl etkiler yarattığını bilin. Bu konular hakkında tam bilgiye ulaştıktan sonra yorumlama yeteneğinizi geliştirin. Teknik analiz konuları ise fiyat grafiklerini okumanıza yarayan araçlardır. Birçok analiz yöntemi bulunmakta ve bu analizlerin bazıları yoğun bir şekilde kullanılmakta. Genel olarak Bollinger Bantları, trendi belirmenizi kolaylaştıran Dow Teorisi, Fibonacci dizinleri gibi analiz yöntemleri sıklıkla kullanılmakta. Ama siz tam olarak destek – direnç noktalarını, pivot noktalarını, trendleri belirleyebilmeli ve kendinize en uygun gelen analiz yöntemini belirlemelisiniz. Aracı kurumların hizmetlerinden birisi de günlük, haftalık ve aylık analiz raporları yollamaktır. Bu raporların hemen hepsini dikkate alın ama tamamen bu raporlara bağlı kalmayın. Kendi analizlerinizi de yapın ve sonuçları karşılaştırın. Teknik ve temel analizlerden edindiniz bilgileri birlikte yorumlamaya da özen gösterin. Tek başında temel analizlerden veya teknik analizlerden edindiğiniz sonuçlar size tam doğru bilgiyi vermeyecektir. Bu nedenle iki analiz türü hakkında da bilgi sahibi olun, nasıl yapıldıklarını bilin ve birlikte yorumlayın. Teminatınızı Belirleyin Daha önceden birçok kere söylediğimiz gibi 100 dolar ile forex piyasasında işlem yapmaya başlayabiliyorsunuz. 100 dolar belki kulağa küçük bir rakam olarak gelebilir. Ama bu teminatınızı mantıklı bir şekilde değerlendirdiğiniz zaman kesinlikle forex piyasası gibi bir piyasada kısa sürede daha büyük paralar ile işlem yapmanız için yeterli bir miktar. Küçük miktarlarla yani küçük işlem büyüklükleri ile işlem yapın. Bu sayede hem çok kaybetmemiş olursunuz hem de tekrar işlem yapma şansınız olur. Genel olarak EUR/USD paritesi, altın ve petrol forex piyasasında 100 dolar ile yatırıma başlayanlar tarafından tercih edilmektedir. Aynı zamanda en düşük değerler de bu yatırım araçlarına aittir. Para birimleri ile işlem yapma yeteneğiniz henüz gelişmemiş olabilir. Çünkü para birimleri yüksek işlem hacmi nedeniyle fazla dalgalanma kaydederler. Altın ve petrol gibi emtialar, daha güvenli yatırım araçları olacaktır. Petrol ile 10 dolarlık mini pozisyonlar oluşturabilir ve al – sat işlemleri yaparak kısa sürede 100 dolarlık teminatınızı 200, 300 dolara yükseltebilirsiniz. İyi bir deneyim kazanana kadar mini pozisyonlar açmaya devam edin. 100 dolarınız 400 dolar olsa bile deneyim kazandığınızdan emin olana kadar düşük işlemler yapmaya devam edin. Paranızı mümkün olduğu kadar kaybetmemeye özen gösterin. Emeklemeden koşmaya çalışmayın! Minik adımlarla ilerleyin. Yüksek işlem hacmi ile işlem yapıyorsanız, düşüşlerin sert olacağını aklınızdan çıkarmayın. Ekran Başında Olun Eğer forex piyasasında işlem yapıyorsanız veya işlem yapmaya karar verdiğiniz an ekran başında olun. Ekranınızı açar açmaz hemen pozisyon oluşturmayın. Önce iyi bir araştırma yapın. Fiyat grafiklerini, işlem hacimlerini, 1 saatlik grafikleri, trendleri gözlemleyin. Emin olmadan işlem yapmayın. Ekran başında olmadığınız zamanlarda işlem yapmayın ve stop loss özelliğine körü körüne bağlanmayın. Ekran başında olduğunuz ve piyasayı iyi bir şekle gözlemlediğiniz zamanlarda pozisyonlarınızı oluşturun. Avantajlı bir durum var diyerek stop loss özelliğini de belirleyerek ekran başından uzun süreli ayrılmayın. Anlık değişimlerden kazanç elde ettiğinizi unutmayın ve bu anlık değişimlerin aynı zamanda kaybetmenize neden olacağını da unutmayın. Gece uyumadan veya ekran başında olmayacağınız zamanlarda açık pozisyonlarınızı kapatmayı ihmal etmeyin. Bu şekilde kazançlarını sıfırlayan birçok insan olduğunu unutmayın. Pozisyonu oluştururken aklınız yalnızca işleminizde olsun ve bir hamle yaptığınızı, karşınızda milyonlarca yatırımcının da hamle yaptığını unutmayın. Duyumlarla Hareket Etmeyin Genellikle borsada büyük dertler açan duyumlar, forex piyasası için de geçerlidir. Herhangi bir arkadaşınız veya bir yatırımcıdan aldığınız duyuma göre yatırım yapmanız. Tamamen kendi gözlemleriniz, analizleriniz, bilgileriniz, stratejileriniz ve deneyimleriniz ile hareket edin. Aynı şekilde yalnızca aracı kurumların uzmanları ve analistlerinin dediklerine göre işlem yapmayın. Daha öncede belirttiğim gibi kendinize hedefler, hedefleriniz doğrultusunda stratejiler ve planlar belirleyin. Piyasa haberlerinden aldığınız bilgilere göre aniden karar vermeyin. Kazandığınızı ve kaybettiğinizi dile getirmeyin. Bu şekilde başkalarını etkilememiş olursunuz. En iyi kazancın en iyi strateji ile olacağını aklınıza yerleştirin. Başkalarına güvenerek nasıl bir işe girmemeniz gerekiyorsa, aldığınız duyumlara göre de pozisyon açmayın. Her insanın nasıl dünyaya bakış açısı farklıysa, her yatırımcının da piyasaya bakış açısı farklıdır. Aldığınız Pozisyondan Emin Olun Yeni bir pozisyon oluşturmadan önce 1 saatlik fiyat grafiğini iyice inceleyin. Piyasa verilerini, haberlerini gözlemleyin. Trendi belirleyin ve trendin tersi olabileceği ihtimalini her zaman göz önün bulundurun. Trendin tersine işlem yapmayın ve yaparsanız da küçük karlarla işleminizi kapatın. Bir alım işlemi yapıyorsanız ve fiyat grafiğinde düşme başlamış ise, artık düşmez diye düşünmeyin. Destek ve direnç noktalarını pozisyon açarken sürekli gözlemleyin. Küçük hacimlerle pozisyon oluşturmanız işleminizin tersi çıkma ihtimaline karşı iyi bir önem olacaktır. Aynı zamanda emin olduktan sonra fiyat grafiğindeki hareketlere göre fikrinizi değiştirmek yerine pozisyonu küçük karla kapatın. Yatırım aracınızı belirledikten sonra pozisyon açmaya karar verin. Bütün yatırım araçlarını gözlemlemeyin ve spesifik olun. Her yatırım aracının farklı özelliklere sahip olduğunu aklınızdan çıkartmayın. Kendinize bazı pariteleri ve emtiaları belirleyin. Onların fiyat hareketlerini sürekli gözlemleyin. Bu yatırım araçları ile ilgili bir günlük kurgular hazırlayın. Açıklanacak olan verilere, fiyat hareketlerine, saatlik, günlük, haftalık ve aylık dalgalanmalarına, destek – direnç noktalarına ait verileri, pozisyonunuzu açmadan önce önünüzde hazır edin. Pozisyonu açarken aklınızı sadece bunlara odaklayın. Pozisyon açmadan bu verileri bulmak için aklınızı gereksiz sayılarla doldurmamış olursunuz. Pozisyonunuzu oluştururken, stop loss belirleyin. Elektrik kesintisi, bağlantı kopması veya çok ani bir işiniz çıkması durumunda zararınızı engellemiş olursunuz. Stop loss oranınızı kara geçtikçe güncelleyin ve bu oran karda olacağınız bir noktada olsun. Trendi iyi belirleyin ve giriş noktası olarak 1 dakikalık grafikteki en düşük noktayı yakalamaya çalışın. Fiyat grafiklerinin tepe ve dip noktalarında pozisyon oluşturmayın. Aynı zamanda zarardaki pozisyonunuzu kapatmama gibi bir inatçılık yapmayın. Bu inat başınıza büyük belalar açacaktır. Kaldıraç Özelliğini Doğru Kullanın Forex piyasasının en cazip özelliklerinden birisi hiç şüphesiz kaldıraç oranlarıdır. Elde edeceğiniz büyük karları düşünerek en büyük kaldıraç oranını seçmeyin. Kaldıraç oranlarını da yüksek tutmayın ve tüm işleminizi kaldıraca bağlamayın. Cazip bir özellik olduğu gibi büyük kayıp yaşamanıza neden olabilecek bir özellik olduğunu da unutmayın. Deneyiminiz olmadan kaldıraçlı işlemlerden uzak durun. Deneyiminiz arttıkça 1′e 5 oranında kaldıraç kullanabilirsiniz. Kaldıraç oranlarını kumarhane mantığına dönüştürmemeye özellikle dikkat edin. Notlar Alın Yaptığınız tüm işlemler, aldığınız bütün kararlar kısaca piyasada attığınız her adımı not alın. Bu notları daha sonra büyük bir dosyada toplayın ve geçmiş değerlendirmesi yapın. Yaptığınız hataları ve başarılı gözden geçirin. Gelecekte nasıl bir yol izleyeceğinize dair planlar yapmadan, hedefler belirlemeden önce geçmişte yaşadıklarınızı göz önünde bulundurmak size büyük bir yardımcı rehber olacaktır. Analistlerin bir çoğu da geçmişin tekrar ettiğini düşüncesini savunmaktadır. KAYNAK: http://www.borsanasiloynanir1.com/forex-ile-kazanmanin-10-altin-kurali/
Başarılı İşletmeci Olmak İçin Muhasebe Öğrenin
İş dünyasında işletmeci, girişimci olmak isteyen herkes mali yönetim ve işletmeyi analiz etmesi için muhasebe bilgisi gerekiyor, Muhasebe bilgisi olmadan firmanın gelir giderini analiz ederek ileriye dönük planlar yapamaz ve sorunları da göremez. Sorunları görmek ve tedbirler almadan da doğru finans yönetimi olmaz. İşletme ne kadar güçlü ve karlı bir iş dalında faaliyet gösterse de yatırımları yönetmekte ve maliyet , kar hesaplamalı hatalı olduğu zaman iflas kaçınılmaz olur. İşletmenin gidişatı ve finansal durumunu öğrenmek için muhasebecinize de sora bilirseniz ancak bilginiz olmadığından dolayı onun söylediklerine inanır ve kendi bakış acınızda olayları göremeyerek yeni yaklaşımlar bulunamazsınız. Her ne kadar bu işleri yasal olarak muhasebeciler yapsa da bir işletmecinin yorum yapacak kadar bilgisi olmalı ve ön muhasebeden anlamalıdır. Yatırım yaparken, kişisel ve kurumsal gelir, giderleri takip etmek için mesleği ve işi ne olursa olsun finansal bilgi ve muhasebeden haberdar olmak zorunda. Yoksa sağlıklı yatırımlar ve işletmelere sahip olamaz. İlerde işletme kurmayı düşünenler, Yönetici adayları veya şu anda işletme sahipleri muhasebe bilgilerini gözden geçirerek temel bilgilerini tamamlamalıdır. Diyelim ki kendi işinizi kurdunuz ve muhasebeden anlamadığınız için muhasebeci tuttunuz. O zaman da tümüyle muhasebecinin dediklerine mahkûm kalmamak, onun yaptıklarını anlayıp, izleyebilmek için asgari bir muhasebe bilgisine ihtiyacınız olacaktır. Yönetimde farklı bakış acıları için işletme danışmanlarına da arada bir sormanız sizin için karlı olacaktır.
Türkiye Ekonomisi Hakkında Bilmeniz Gereken 7 Şey
Bu ülkenin ekonomisi 820 milyar dolarlık milli geliriyle dünyanın 17. büyük ekonomisi oluyor. Önümüzdeki dönemde yıllık ortalama yüzde 4 oranında büyürse Türkiye 2030’da dünyanın en büyük 11. ekonomisi olacak.  Taraf gazetesinden Süleyman Yaşar Türkiye ekonomisi hakkında bilmeniz gereken yedi şeyi özetledi. Taraf /Süleyman Yaşar
İnternetten Online Yatırım Nasıl Yapılır?
İnternet günümüzde birçok kişiye iş imkanı sağlayan, gelir kaynağı olan, günlük rutin işlerin kolayca yapılabildiği bir hale geldi. Gelişen teknoloji ile birlikte yoğun bir şekilde kullanılmaya başlayan internet, günlük yaşantımızın vazgeçilmez parçalarından birisi haline geldi.Web üzerinden ek gelir elde etmek isteyen ve daha fazla paraya ihtiyaç duyan kişiler tarafından interneti tercih ediliyor. Bu sayede fazla zaman harcamadan, yorulmadan ve aileye ayrılacak vakitten çalmadan para kazanılabiliyor. Aynı zamanda interneti birikimlerinizi değerlendirebileceğiniz, yatırım yaparak para kazanabileceğiniz güvenli bir araç olarak da kullanabiliyorsunuz. İnternetten yatırım yaparak kısa sürede güvenli bir şekilde kazanç elde edebilirsiniz.Hangi Piyasalarda İnternetten Yatırım Yapılıyor?Günümüzde çok çeşitli finans piyasalarının bulunduğunu söyleyebiliriz. Ama bunlar arasında gerek güvenlik, gerek yasallık, gerekse elde edilen kazanç anlamında forex, borsa piyasası ve VOB diğer piyasaları geride bırakıyor. Borsa piyasası bilinen en eski yatırım piyasası olarak görülmektedir. Hemen herkesin borsa hakkında az çok bir fikri vardır ve genellikle ‘kağıt alınıp satılan’ bir yer olarak biliniyor. Borsa nasıl oynanır 1 olarak şimdiye kadar vermiş olduğumuz bilgiler ile borsada yalnızca kağıt olarak bilinen hisse senetlerinin alınıp satılmadığını anlattık. Aynı zamanda borsa işlemlerinin artık internetten yapıldığından da sıklıkla bahsettik.Forex piyasası, yeni nesil bir finans piyasasıdır ve işlemleri tamamen internet üzerinden gerçekleştirilir. Ülkemizde 2010 yılında yasallık kazanmış ve aracı kurumları Sermaye Piyasası Kurulu denetimine girmiştir. Bu şekilde de Türk yatırımcıların güveni kazanılmış ve güvenli bir şekilde yatırım yapılmaya başlamıştır. Forex, günümüzün en kazançlı ve avantajlı finans piyasası olarak görülmektedir. Tüm dünya üzerinden yönetilen küresel bir piyasa olduğundan bahsettik ve bu sayede yatırım işlemlerinin hafta sonları hariç haftanın 5 günü 24 saat boyunca yapılabildiğini söyledik.Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası da işlem özellikleri bakımından geleceğe yönelik güvenli ve vadeli yatırım yapmak isteyen kişiler tarafından tercih edilmektedir. VOB işlemleri de günümüzde internetten fiziki olmayan şekillerde yapılmaktadır ve yatırımlardaki amacı spekülasyon, arbitraj, hedge olan kişileri bünyesinde bulunduruyor.DEVAMI: http://www.borsanasiloynanir1.com/online-yatirim-nasil-yapilir/
Ay Tutulmasının Burçlara Etkisi 15 Nisan 2014
Ay tutulmasından etkilenen burçlar burç yorumları ay tutulması hangi burcu nasıl etkileyecek burçlar üzerindeki etkisi en çok etkilenen burç ay tutulması hangi burca zararı yararı olacak nelere dikkat etmeliyiz. Koç ve Yükselen Koç; Bu haftanın en önemli gökyüzü olayı akrep burcunda gerçekleşecek olan ay tutulmasıdır. Hatta yılın en zorlu tutulmalarından bir tanesidir diyebiliriz buna. Başkalarına ait kazançlar, miras, ortaklaşa kazanımlar, çok çaba sarf etmeden elde edilecek olan gelirler, kredi, borç, alacak-verecek ilişkileri, ölüm, kayıplar, burs, sigorta primleri..vb konular bu tutulmanın ana konusu olacaktır. Bu konularla ilgili bilgi-iletişim hızı artabilir. Tutulma zamanı özellikle boşanma ile ilgili durumlarda nafakaya ilişkin özellikle güzel gelişmeler yaşayabilirsiniz. Yalnız harcamalarınızı biraz denetim almakta fayda var. Eşinizden veya ortağınızdan finansal anlamda destek görebileceksiniz. Para geldiği gibi gider ve bu gider yerleri genelde sizlerin borçları ile ilgili olacaktır. Hayatınızda önemli bir gediği kapatabilirsiniz. Tutulmanın sahibi MARS boğa burcunda zararlı yerleşimde ve tutulma anında Ay-Satürn-mars etkileşimi özellikle para ile ilgili konularda büyük stresi, para kaybını, yatırım için doğru zaman olmadığını, para ve finans yüzünden olası çıkacak tartışma ve kavgalara işaret etmekte. Belki de finans ile ilgili incir çekirdeğini doldurmayacak bir konu fırtınalara dönüşebilir. Ortaklaşa işlere girişmek içinde pek uygun değil açıkçası. Para, kazanç, finans yaşamınızın stres odağı haline gelebilir. Maddi kayıplarda söz konusu olabilir. Para konusunda duygusal stres ve baskı altında kalabilirsiniz veya önemli bir eşyanız çalınabilir, birden bir çok eşyanız bozulabilir ve ekstra harcamalar yapmak durumunda kalabilirsiniz. Boğa ve Yükselen Boğa; Bu haftanın en önemli gökyüzü olayı akrep burcunda gerçekleşecek olan ay tutulmasıdır. Hatta yılın en zorlu tutulmalarından bir tanesidir diyebiliriz . Birliktelikler, ortaklıklar, evlilik bu kişilerin sağlığı, eşinizin, partnerinizin veya ortağınızın hayatında ki önemli başlangıçlar, anlaşmalar, sözleşmeler tutulmanın ana konusu içinde yer alacaktır. Bu saydığım konularla ilgili hayatınızda yeni enerjiler, yeni başlangıçlar söz konusu olacaktır. Bazılarınız evlilik yolunda adımlar atabilirsiniz, bazılarınız önemli bir iş anlaşması imzalayabilir, ortaklık gerektiren işlere soyunabilirsiniz. İlişkiler için tamam mı devam mı soruna yanıt aranacağı zamanlar. Kötü giden bir ilişkiniz, ortaklığınız veya evliliğiniz var ise bu tutulma sayesinde artık nokta koymak için kolları sıvayabilirsiniz. Eğer iyi giden bir birliktelik ise bir üst kademeye taşımak için adımlar atılabilir. Kısacası hem ortaklık hem özel hayatınız, evli olduğunuz partner veya evlenmek üzere olduğunuz kişi ile ilgili önemli bir takım kararlar verilecek zaman. Tutulmanın sahibi mars zararlı yerleşimde boğa burcunda seyahat ediyor olacak, bu da özel hayatınız ve ortaklıklarla ilgili konularda aslında temel sorunun siz olduğuna işaret etmekte, sizin eylemleriniz, sizin davranışlarınız. Bu süreçte çevrenizde ki insanlar bile size batmaya başlayabilir ve sizler patlamaya hazır bomba gibi etrafta gezinebilirsiniz. Yalnız mars zararlı yerleşimde olduğundan dolayı doğru zamanda veya doğru yerde tepkinizi ortaya koymakta zorlanabilirsiniz. Bu süreçte sağlığınıza da dikkat etmeli, çarpma, düşme, yaralanma, ateşli hastalıklara yakalanma potansiyeliniz yüksek olabilir. Ay-Mars-Satürn etkileşiminden dolayı, kendinizi baskı altında, koruma odaklı, çevrenizde ki insanları size iyi bir şey bile söyleseler düşmanmış gibi algılayabilirsiniz. İlişkiler ve ortaklıklarla ilgili konularda kendinizi baskı altında, zorlu bir psikoloji içinde hissedebilirsiniz. İkizler ve Yükselen İkizler; Bu haftanın en önemli gökyüzü olayı akrep burcunda gerçekleşecek olan ay tutulmasıdır. Hatta yılın en zorlu tutulmalarından bir tanesidir diyebiliriz buna. İş ve çalışma ortamı, birlikte çalıştığınız kişiler, günlük rutin işler, kişisel gelişim, sağlığınızı ilişkilendiren konular, çok çalışılması gereken durumlar, angarya uğraştırıcı işler bu tutulmanın ana konusu içinde yer alacaktır. Bu tutulma zamanı çalıştığınız iş yerinin yeri veya kurumsal yapısında bir takım değişiklikler meydana gelebilir, bazı görev değişimlerinden pek hoşlanmayabilirsiniz. İş yükünüz artabilir, yeni bir takım projeler işler için görevlendirilebilirsiniz. Daha çok çalışacağınız ama çok fazla da takdir göremeyeceğiniz bir süreç olacak bu. Yine sağlıkla ilgili konularda destekleyici etkiler altında olacaksınız, fakat bir sağlık sorununun üstesinden gelmenizde gerekebilir. Bu ameliyat gerektiren bir durum olabilir fakat endişe etmeyin, rahatlıkla atlatabileceksiniz. Kötü bir takım alışkanlıkları bu tutulma sayesinde bırakabilirsiniz. Tutulmanın sahibi MARS zararlı yerleşimde olacağı için, özellikle çalışma arkadaşlarınız veya birlikte çalıştığınız kişilerin arkanızdan oyun oynadığına şahit olabilir, size zarar vermek isteyebilirler. Veya siz bir çalışma arkadaşınızın sırrını zorunlu olarak saklamak durumunda kalabilirsiniz. Tutulma zamanı bir müşteri kaybı veya iş ile ilgili ciddi bir krize de işaret etmekte. Ay-Mars-Satürn etkileşiminden dolayı; özellikle sağlıkla ilgili konulara daha ciddi eğilmeniz gerekebilir, üreme organları ile ilgili olabilir veya cildinizle ilgili bir sıkıntı söz konusu olabilir. Veya ve ya kronik bir rahatsızlığınız var ise bu tutulma zamanı nüksedebilir. Psikolojik olarak profesyonel bir destek almanız gerekebilir. Yaşamınızın stres noktası daha çok iş koşulları ile ilgili olabilir. Sevimsiz bir tutulma kabul ediyorum, ama karşınıza yeni bir fırsat çıkarsa da hayır demeyin bence. Keza bu tutulma zamanı mecburi bir diyet veya spor programına katılabilirsiniz.
Türkiye'de İnternet 21 Yaşında, Youtube Partiye Davetli Değil!
Türkiye'de bugün hanelerin yarısına ulaşan internet, başta iletişim olmak üzere bireysel ve iş hayatında en temel ihtiyaçları karşılayan teknoloji konumunda. Türkiye'de ilk kez 12 Nisan 1993 tarihinde kullanılmaya başlanan internet, geride kalan 21 yılda hızıyla beraber eriştiği insan sayısını kat kat artırdı. Dünyanın sosyal medya kanallarını en çok kullanan ülkelerinden biri olan Türkiye, e-ticaret rakamları ve online oyun performansıyla da interneti her alanda yaşamına dahil etmiş durumda. İlk günden bugüne uzanan tarihçeye bakıldığında, Türkiye'nin internetin gelişimini en iyi takip eden ülkelerden biri olduğu da gözler önüne seriliyor. Türkiye'ye internetin adım atması, 80'li yıllardaki yavaş ama büyük çaba gerektiren gelişmelerin arkasından geldi. IBM'in ilk PC'yi (kişisel bilgisayar) sunduğu 1981'in ardından, 1983 yılında internetin atası kabul edilen ilk paket anahtarlama ağı ARPANET TCP/IP protokolu kullanmaya başladı. İnternete bağlı tüm cihazlara ad koyan Domain Name System (DNS) ve .com, .net gibi internet adlarının hayata geçmesinden iki yıl sonra, ARPANET, ilk internet omurga ağı ABD Ulusal Bilim Derneği Ağı'na (NSFNet) dönüştürüldü. World Wide Web (W3), 1990'da sahneye çıktı ve Tim Berners Lee tarafından açılan ilk web sitesi, W3'ün ne olduğunu anlatan ilk online sayfa olarak belirdi. İlk bağlantı 1993 yılında yapıldı Türkiye'nin ilk internet ağı projesi, 1991 yılında ODTÜ ve TÜBİTAK tarafından başlatıldı. İlk internet bağlantısı ise 12 Nisan 1993 tarihinde ODTÜ Bilgi İşlem Daire Başkanlığı'na ait yönlendiriciler ve PTT'den sağlanan 64 Kbps kapasiteli kiralık hat kullanılarak gerçekleştirildi ve NSFNet ile bağlantı kuruldu. Türkiye'de üniversitelerin başını çektiği internet, ODTÜ'nün ardından 1994-96 yılları arasında Bilkent, Boğaziçi, Ege ve İstanbul Teknik Üniversitesi'nde de hayata geçti. ODTÜ ve Bilkent Üniversitesi'nin temsil ettiği ilk Türkçe içerikli sayfaları, 90'lı yılların sonunda hayata geçen Ekşisözlük ve Mynet gibi siteler takip etti. Dial-up modemlerle başladı Bilgisayarların dial-up modemine uzanan ek bir telefon kablosuyla yapılan ilk ve oldukça zahmetli internet bağlantıları, Türkiye'de internet servis sağlayıcılarının (ISS) hızla arttığı 2000'lere doğru yerini telefon hattı üzerinden bağlantı, yani ADSL'ye bıraktı. Türkiye’nin ilk ISS firması Turnet, 1996 yılında üç ticari hat üzerinden hizmete başladı. 1997’ye gelindiğinde, ISS sayısı 80’i geçmişti. Jeff Bezos'un 1994'te kurduğu Amazon e-ticaretin hızla temellerini atarken, sırasıyla 1995 ve 1998'de kurulan Yahoo ve Google, W3'ü sadece URL çubuğuna bağlı olmaktan kurtardı. 1995’te Mirc ve 1996 yılında sunulan ICQ, sosyal ağların öncesindeki mesajlaşma ortamları olarak belirdi. Bir yıl sonra, Türkiye’de internete bağlı bilgisayar sayısı 30 bine, kullanıcı sayısı 250 bine ulaştı. İlk büyük müzik dosyası paylaşım platformu olan Napster, 1999 yılında hayata geçti. Patent hakları ve internet hukuku hakkında sonu gelmeyen tartışmaları başlatan platform, bir yıl sonra yasaklandı. ‘Hepimizi birer dünya vatandaşı olduk’ Küresel internet kullanıcısının 360 milyona, tescil edilen alan adı sayısının da 10 bine dayandığı 2000 yılı, aynı zamanda NASDAQ borsasının büyük değer kaybı yaşadığı Dot-Com balonuna sahne oldu. İnternete yatırım yapan firmaların büyük yara almasına rağmen, sanal sektör hızla büyümeye devam etti. Türkiye’de .com.tr uzantılı alan adı sayısı, 200 bini geride bıraktı. Aynı yıllarda, Türkiye’nin ilk e-ticaret devleri, Gittigidiyor ve Sahibinden.com hayata geçti. Türkiye’nin en büyük e-ticaret platformlarından biri olan Sanalpazar’ın kurucusu Cem Kesici, internetin hayatımıza kazandırdıklarını şu şekilde özetledi: İnternet, bir iletişim aracı olarak, arkadaşlar, akrabalar, ortak ilgi ve inanç alanları olan bireyler arasındaki iletişimi ve paylaşımı ölçülemeyecek kadar büyük bir oranda geliştirdi. Giderek de mektup, telefon, TV gibi araçları da içine alarak temel iletişim platformuna dönüşüyor. Öte yandan internet, artan paylaşım olanağının bir sonucu olarak, bireysel yaratıcılığı geliştirdi. Bir ticaret aracı olarak emlak, otomobil ve tüketim ürünlerinin satıcılarına ve alıcılarına, ülkenin her yerinden, her yerine erişim sağladı. Ülkenin herhangi bir noktasındaki herhangi bir bireye, dünyadaki her türlü fikre, ürüne, inanca, topluluğa erişme ve dünya vatandaşı olma imkanı getirdi. Blog kültürünü teşvik eden WordPress'in sunulduğu 2003'te genişbant internet kullanıcısı sadece 18 bin olan Türkiye, Facebook, Pirate Bay, YouTube'un kurulduğu yıllarda giderek güçlendi, Twitter ve Tumblr'ın sürdürdüğü olgunlaşma çağında hızla büyüdü. 2011'e gelindiğinde, genişbant internet kullanıcısı 590 kat artarak 11 milyona ulaşmıştı. Yasak tartışmaları İnternet tarihinde çalkantılı döneme 2008’deki YouTube'a erişim engeli ile giren Türkiye, 2.5 sene boyunca alternatif yollardan video portalına bağlanmaya devam etti. Erişim yasağının nedeni olarak, Atatürk’e hakaret içeren videoların paylaşılması gösterildi. İnternetle ilgili en yoğun yasak tartışmaları ise, yeni yasal düzenlemelerin Şubat 2014’te hayata geçmesi ile başladı. İlk olarak Twitter, 22 Mart gecesi erişime kapatılırken, YouTube, 27 Mart tarihinde Türkiye'de ikinci kez yasaklandı. Ancak erişim engelinin ilk gününde Twitter'da, bir saatte atılan tweet sayısı 1.2 milyona ulaşarak rekor kırıldı, kullanıcı sayısı 2 milyon arttı. Twitter, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararla iki hafta sonra tekrar erişime açılırken, YouTube için erişim engelini kaldıran kararın hayata geçmesi bekleniyor. Küresel çevrimiçi insan sayısı, 2013'te 2.4 milyar insana ulaştı. Aynı yıl Facebook, Twitter ve Tumblr'ın eriştiği kullanıcı sayısı ise sırasıyla 1 milyar 190 milyon, 645 milyon ve 300 milyon. 35 milyona yaklaşan aktif internet kullanıcılarının yüzde 94'ü (32.7 milyon) Facebook üyesi olan, Twitter'daki aktif kullanıcı sayısı ise 9.6 milyona ulaşan Türkiye, dünyanın en çevrimiçi ülkelerinden biri. Hızla gelişen internet altyapısı sayesinde, bir gün Türkiye'de herkes dünyanın dört bir yanındaki insanlarla bağlantı kurabilecek. Bu noktada, Facebook ve Google'ın yürüttüğü 'bedava internet' projelerinin başarısı da büyük önem taşıyor. PwC Türkiye Bilgi Güvenliği ve Siber Güvenlik Hizmetleri Lideri Burak Sadıç, Türkiye’de internetin 21’inci yaşında yasakları aşarak, daha güvenli ve verimli bir internet arayışına girilmesi gerektiğini ifade etti: 'Bu yıldönümü benim için özel bir önem taşıyor. Çünkü 1993 yılında Türkiye'de internetin doğduğu ODTÜ'de öğrenciydim ve hem öğrencilik hayatım, hem de iş hayatım internetin gelişimi ile beraber şekillendi. En başta sadece üniversite ortamlarında kullanılan internet zaman içinde finans dünyası başta olmak üzere iş dünyasına ve daha sonra da evlere kadar geldi. Son dönemde ise internet artık herkesin yanında taşıdığı akıllı telefonlar ve tabletler yardımı ile her zaman ve her yerde erişilebilir hale geldi. Herkesin, her yerde hızlı internete bağlanabilmesi sayesinde iletişim çok kolaylaştı ve bu hem iş hayatımızı hem de özel hayatımızı fazlasıyla değiştirdi. Ülke gündeminde yer alan çeşitli kısıtlamalarla ilgili tartışmaların en kısa zamanda sona erip, interneti nasıl daha verimli ve güvenli bir şekilde kullanıp ülkemizi daha ileri taşıyabileceğimizle ilgili tartışmalara bırakması ise en büyük temennim.” Türkiye'de internet tehdit olarak görülüyor Bilişim hukuku avukatı Gökhan Ahi ise Türkiye'de internetin tehdit olarak görüldüğünü ifade ediyor. Al Jazeera'ya açıklamalarda bulunan Ahi şunları söyledi: 'İnternet, dünyadaki birçok kavramı kökünden değiştirdi ve değiştirmeye devam edecek. İnternetin dönüştürücü ve değiştirici etkisini daha fazla ön plana çıkarmak ve fırsatlara yol vermek, tüm devletlerin öncelikli planları arasında yer almalı. İnternet, bir taraftan fırsat olarak algılanırken diğer yanda hep bir tehdit olarak görülüyor. Türkiye maalesef interneti daha çok tehdit olarak algılayan ülkelerden. Kısa zamanda bu algının kırılmasını ümit ediyor ve internetin 21. yaşını büyük bir sevinçle karşılıyorum. ' Türkiye hakkında kısa internet istatistikleri TÜİK'in Ocak - Mart 2013 verilerine göre, 16 - 74 yaş grubundaki bireylerde bilgisayar ve internet kullanım oranları sırasıyla yüzde 49.9 ve yüzde 48.9. Aynı dönem ve yaş grubunda internet kullanan bireylerin arasında düzenli internet kullanım oranı ise yüzde 91.6. İnternet üzerinden mal veya hizmet siparişi verme ya da satın alma oranı yüzde 24.1. Nisan 2013 itibariyle Türkiye genelinde hanelerin yüzde 49.1’i internete bağlıyken, hanelerin yüzde 46.5’inde genişbant internet erişim imkânı bulunuyor. Ocak - Mart 2013 verilerine göre, internet en çok online haber, gazete ya da dergi okumak (yüzde 75.6) ve sosyal ağlara girmek için (yüzde 73.2) kullanılıyor. Türkiye'de her 18 online oyuncudan 4'ü League of Legends (LOL) oynuyor. Facebook'ta en çok oynanan ilk 10 oyunun Haziran 2013 itibariyle toplam oyuncu sayısı 18 milyon 492 bin. Al Jazeera
Dolar mı? Altın mı? Euro mu? Hangi Yatırım Daha Karlı?
Dolar mı, altın mı, euro mu sorusu son birkaç senenin en popüler yatırım sorularından birisi. Dolar gibi dünyanın en güçlü para birimine mi, yoksa 12 yıllık boğa piyasası saltanatı süren ve yatırımcılarına sürekli kazandırmış olan altına mı yatırım yapmak gerekiyor? Avrupa Birliği para birimi olan Euro ise ekonomik krizlerden daha ne kadar etkilenir?Genel olarak hemen hepimizin paraya olan ihtiyacı artış gösterdi. Bunun nedeni ise gelişen teknoloji, yükselen yaşam standartları ve bunun dışında kişisel ihtiyaçlarımız gösterilmektedir. Gelecekte daha iyi bir yaşama sahip olmak, çocuklarımıza daha iyi bir eğitim olanağı sunmak, emeklilikte rahat bir yaşam sürmek, kendi işimize, evimize sahip olmak gibi milyonlarca ihtiyacımız var.Paraya olan ihtiyacımıza ek olarak günümüzde parayı daha bilinçli bir şekilde yönettiğimizi de söylemek gerekir. Birikim yapma konusunda herkes çok daha sağlam adımlar atıyor ve geleceğe yönelik yatırım yapıyor. Bu yatırım da çok farklı şekillerde yapılmaktadır. Kimisi gayrimenkul yatırımı yapıyor, kimisi eski yöntemle bankalarda bekletiyor. Kuyumcudan altın alarak yastık altı denilen şekilde paranın değerlendirilmesi ise günümüzde pek tercih edilmiyor ve bankalarda oluşturulan altın hesapları kullanılıyor.Günümüzde yatırım yapma konusunda da daha bilinçli olduğumuzu belirtmek gerekir. Finans piyasalarına duyulan güven artmış durumda ve başarılı yatırımcı sayısında artış gözlenmektedir. Finans piyasalarının eskiye göre daha iyi bir şekilde denetlenmesi, işlem özelliklerinin günümüz teknolojisi ve şartları ile uyumlu hale getirilmesi gibi nedenlerden dolayı yatırımcıların finans piyasalarına olan güveni artmış durumda. Forex ve borsa piyasası günümüzün en yüksek işlem hacmine sahip finans piyasalarıdır ve borsa nasıl oynanır 1 sitesi olarak bu iki finans piyasası hakkında yeni yatırımcılara bilgiler vermeye devam ediyoruz.Altın Yatırımı Karlı mı? Altın 12 yıllık geçmişi boyunca yatırımcılarına sürekli kazanç sunmuştur. Merkez bankalarının elinde her daim rezerv olarak bulunduğu için de güvenli liman olarak değerlendirilmektedir. Dövizlere güvenin azaldığı zamanlarda ilk olarak tercih edilen emtiadır. Bilindiği gibi altın 2013 yılında göstermiş olduğu performans nedeniyle artık güvenli liman olarak görülmüyor ve yatırımcılarına büyük kayıplar yaşattı. 12 yıl boyunca düzenli bir artış gösteren altın 1,800 dolar seviyelerinden 1,180 dolar seviyelerine kadar sert düşüşler gösterdi ve ayı piyasası hakimiyetine girdi. Durum böyle olunca birçok uzman ve ünlü yatırımcı altından uzak durulması gerektiği hakkında uyarılarda bulundu. Altın yatırımları ile ünlü olan Paul Johnson yaşamış olduğu büyük kayıpla gündeme damgasını vuran isim oldu. Dolar Yatırımı Karlı mı? Amerikan doları ise FED’in yapmış olduğu varlık alımlarının sonlandırılacağı haberi ile değer kazandı. USD/TL paritesinin değeri 2 seviyesinin üzerine çıktı ve merkez bankasından müdahale geldi. Doların göstermiş olduğu iyi performans altının değer kaybetmesine neden oldu. Bilindiği gibi dolar ve altın fiyatları arasında ters bir ilişki bulunmaktadır. FED’in yaratmış olduğu spekülasyon nedeniyle altın büyük bir değer kaybı gösterirken, dolar yukarı yönlü hareket etmeye başladı. Durum böyle olduğu için de yatırımcılar, yatırımı dolara mı yapmalı sorularını uzmanlara yöneltmeye başladılar. Altın ve dolar arasındaki ilişki forex piyasasının çift yönlü işlem özelliği ile birleştiği zaman kazançlı yatırımlar yapılabilmektedir. Altın bilindiği gibi Amerikan doları üzerinden işlem görmektedir ve çift yönlü işlem özelliği sayesinde de hem değer kazanan hem de değer kaybeden yatırım aracından kazanç elde edilebilmektedir. Bu durumda; altın değer kaybederken Amerikan doları satın alınıp altın elde çıkarıldığında kazanç elde edilecektir. Aynı şekilde altın değer kazanırken de dolar satılıp altın alımı yapıldığı zaman yatırımdan kar elde edilmiş olur. Euro Yatırımı Karlı mı? Euro Bölgesi’ne bakıldığı zaman 2013 yılının, geçen yıllarda olduğu gibi politik olaylar, ekonomik krizler, spekülasyonlar, enflasyon, artan işsizlik, yüksek faiz oranları gibi olayların yoğun yaşandığı bir yıl olduğu görülmektedir. Almanya ve Fransa’nın birbirine ters düşen görüşleri, Yunanistan’da ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde görülen krizler Euro’yu olumsuz etkiledi. G20 toplantılarına damgası vuran isimlerin başında Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi vardı. Euro Bölgesi’nin ve Euro para biriminin geleceği hakkında yapmış olduğu yorumlar tüm dünyada dolandı. 2012 yılında piyasaların kahini olarak bilinen Nouriel Roubini tarafından yapılan Euro’nun iflas edeceği yorumu büyük ses getirmişti. Yatırımcılar Euro’dan uzak dururken, 2013 yılında euroya yatırım yapma konusunda tereddütlüydü. Euro açıklanacak olan makro ekonomik veriler öncesinde genel seyrinden aşağı da bir seyir izledi ama genel anlamda olumlu gelen veriler sonrasında yönünü yukarı çevirmeyi başardı. Hangi Finans Piyasası Daha Karlı? Forex piyasası günümüzün en kazançlı finans piyasası olarak görülmektedir. Tüm dünya üzerinden yönetilen küresel bir finans piyasası olması, her fiyat hareketinden yararlanmayı sağlayan işlem özellikleri, risklerin sınırlandırılabilme özelliği ve internet üzerinden haftanın 5 günü 24 saat boyunca işlem yapabilme özelliği sayesinde en güvenli ve kazançlı yatırımlar forex piyasasında yapılmaktadır. Hangi yatırım daha karlı sorusunun en doğru cevabı olarak işlem yapılan piyasaya ve yatırımcının deneyimine göre değişkenlik gösterdiğini söylemek gerekir. Borsada hisse senetleri kazandırırken, forex piyasasında işlem özellikleri nedeniyle deneyimli yatırımcının kazandığı ortadadır. Bu nedenle bu finans piyasalarında işlem yapacak olan yeni yatırımcıların parasını piyasaya yatırmadan önce iyi bir deneyim kazanması gerekmektedir. Demo hesap olanaklarından faydalanılarak bu deneyimi risk almadan kısa sürede kazanabilirsiniz. Finans piyasalarında ve özellikle forex piyasasında EUR/USD paritesi şeklinde işlem gören euro ve dolar yine en çok işlem hacmine sahip yatırım aracı oldu. Dövizler ve emtialar dışında ise 2013 yılının kazandıran yatırım araçları hisse senetleri oldu. Dövizlerde ve emtialarda görülen düzensiz fiyat hareketleri sonrasında yatırımcılar hisse senedi alım satımı yapmaya yönlediler. Özellikle ABD ve Avrupa hisse senetlerinin göstermiş olduğu iyi performans sayesinde yatırımcılar hisse senetlerinden güvenli kazanç elde etti. Dolar, altın ve euro yatırımı finans piyasalarının en yüksek işlem hacmine sahip yatırımlarıdır. İşlem hacimlerinin yüksek olması kısa vadede yüksek kazançlar elde edebileceğiniz anlamına gelmektedir. Ama bunun için iyi bir deneyime sahip olmanız ve anlık meydana gelen fiyat dalgalanmalarından nasıl faydalanacağınızı bilmeniz gerekmektedir. KAYNAK