onedio
Dünya Borç İçinde Yüzüyor
McKisney danışmanlık şirketi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, küresel borçlanma mali krizden sonra sıçrama yaparak 199 trilyon dolara ulaştı. Araştırmaya göre, en fazla kaygı uyandıran ülke Çin.McKisney danışmanlık şirketinin kürsel borçlanmaya ilişkin araştırmasına göre, 2000 yılında küresel borçlar 87 trilyon dolarken, borç miktarı 2007 yılında küresel mali krizin başlamasından hemen sonra sıçrama yaparak 142 trilyon dolara yükseldi. Halihazırdaki borçların tutarı ise 199 trilyon dolar.Araştırmayı hazırlayan uzmanlar, analizlerinde “2008 yılındaki mali krizden ve dünyanın İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra gördüğü en derin ve ağır resesyondan sonra ülkelerin borçlarını azaltacağı beklentisi doğdu. Fakat bu gerçekleşmedi” saptamasını yapıyor. Araştırmaya göre, hemen hemen bütün ülkelerin borcu artmış olması ekonomiler için risk doğurduğu gibi, ekonomik büyüme imkânlarını da kısıtlıyor.Özel sektör borçları da incelendiMckinsey Küresel Enstitüsü (MGI) araştırma için 22 gelişmiş ekonomi ile 25 gelişmekte olan ekonomiyi inceledi. Araştırmada kamu borçlarının yanı sıra şirket borçları, hani borçları ve mali sektörün borçları da incelendi. Buna göre, 2014 yılının ikinci çeyreğinde 199 trilyon dolarlık borcun dörtte birinden biraz daha azı olan 58 trilyon dolarlık bölümünün devletlere ait olduğu tespit edildi.Küresel milli gelire oranla bakıldığında 2007 ile 2014 yılları arasında borçlanmanın yüzde 17 dolayında arttığı görülüyor. Araştırmaya göre, ülkelerin borçlanma grafikleri de farklılık gösteriyor. İncelenen 27 ülkeden 14'ünde 2007-2014 yılları arasında borçların gayri safi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 50'nin üzerinde artış gösterdi.İrlanda'da bu oran yüzde 172'ye ulaşırken, Almanya'nın borç oranı bu yıllar içerisinde sadece yüzde 8 oranında farklılık gösterdi. Euro Bölgesi'nde İrlanda, Yunanistan ve Almanya dışındaki tüm ülkelerin 2019 yılına kadar borçlarının artması bekleniyor.Çin kaygılandırıyorAraştırmayı hazırlayan uzmanları en fazla kaygılandıran ülke ise Çin. Araştırmaya göre, Çin'in borçları geçen yedi yıl içinde dört kat artarak 28 trilyon dolara yükseldi. Emlak patlamasının yanı sıra gölge bankacılığın da borçların artmasında rol oynadığı belirtiliyor.MGI Direktörü Richard Dobbs, borçlanmanın ekonomik büyüme yaratmak için önemli bir araç olduğunu belirtirken, yüksek borçlanmanın meydana getirdiği riskin altını şu sözlerle çizdi: “Asırlardır kontrolsüz artan borç yükü sürekli olarak mali krizlere ve beklenmedik piyasa tepkilerine neden oldu.”Dobbs, bu nedenle borçları idare etmenin yeni yöntemleri bulunması gerektiğini ifade ederek, emlak kredilerinde teminat mekanizmalarını ve özel borçların yapılandırılmasındaki değişiklikleri buna örnek gösterdi.© Deutsche Welle Türkçe
Erdoğan İmzalı Sahte Mektup Davasında Karar
'Başbakan Recep Tayyip Erdoğan' imzalı sahte mektupla, kendisini işadamı Mehmet Kutman'a iş ortağı olarak tavsiye etmekle suçlanan tutuksuz sanık Berat Altın, 'dolandırıcılığa teşebbüs' ve 'özel belgede sahtecilikten' suçlu bulundu. 'Dolandırıcılığa teşebbüs' suçundan 6 ay hapis ve 3 bin TL adli para cezasına çarptırılan sanık Berat Altın, 'özel belgede sahtecilik' suçundan ise 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı.'Başbakan Recep Tayyip Erdoğan' imzalı sahte mektupla, kendisini işadamı Mehmet Kutman'a iş ortağı olarak tavsiye etmekle suçlanan tutuksuz sanık Berat Altın, dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilikten suçlu bulundu.İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına tutuksuz sanık Berat Altın hazır bulunurken, şikayetçiler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mehmet Kutman katılmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı duruşmada avukatı Ferah Yıldız temsil temsil etti.'BU BELGENİN KİM TARAFINDAN GÖNDERİLDİĞİ ANLAŞILAMAMAKTADIR'Sanık Berat Altın son avunmasında, 'Bu belgenin kim tarafından gönderildiği anlaşılamamaktadır. Kurye ya da başka bir şekilde gönderilmişse bunların araştırılması gereklidir. Belge üzerinde parmak izim varsa o zaman suçlanabilirim.  Bu belgenin benim tarafımdan gönderildiği ispatlanamadığından atılı suçlardan beraatimi talep ediyorum' dedi. Son sözleri sorulan sanık Altın, 'Siz Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'na (HSYK) görüşme yapmaya gitseniz sonra bu görüşme ile ilgili bir yazı yazılsa ve bundan dolayı suçlanırsanız, kendinizi nasıl hissederseniz ben de öyle hissediyorum' dedi.  Serpil Kırkeser, DHA
Kuito Söküm İçin Karaya Çekildi, Çevre Örgütleri Ayakta
Angola'dan Türkiye'ye getirilen, radyoaktif atık barındıran Kuito gemisi, Aliağa'da söküm için karaya yanaştırıldı. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun yetkilendirdiği Haser adlı özel firmaya yaptırıldığı belirtilen radyasyon ölçümlerinin temiz çıktığı ve gemide tehlikeli atık olmadığı açıklandı. Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu ise TAEK'in hiçbir kuruma yetkilendirme yapmadığını belirterek, “4 saatte yapılacak hiçbir incelemeye güvenilemez. Ortada tiyatro oynuyorlar” dedi.Geçen haftadan bu yana tartışma yaratan 400 metreye yakın büyüklükteki Kuito gemisi tüm uyarılara karşın söküm için Aliağa'da karaya çıkarıldı. Aliağa Liman Başkanlığı'ndan edinilen bilgiye göre gemi baştan kara yöntemiyle karaya yanıştırıldığı öğrenildi.Cumhuriyet'ten Emre Döker'in haberine göre, Baran Bozoğlu, “Gemide radyoaktif atık ve parlayıcı, patlayıcı madde olmadığı raporlanmış. Açıklanan rapor baştan sona eksiklerle dolu. Raporda ölçüm parametresi olarak radyan yazılmış. Ancak bu röntgen olmalıydı. Tam bir rezalet. 400 metreye yakın gemiyi 4 saatte nasıl incelediler. Gözlemi incelediler. Neresine baktılar. Geminin içindeki asbeste ilişkin hiçbir bilgi yok. Borsa ekranına düşüyor konuya tepki gösteren çevre örgütlerine ve kamuoyuna hiçbir bilgi verilmiyor” diye konuştu.Geminin alelacele sökülmek istendiğini, gemideki radyoaktivitenin hiçbir şekilde bilimsel olarak incelenmediğini de vurgulayan Bozoğlu, “Radyasyon ölçümü yapan firmanın TAEK'ten yetki aldığını açıkladılar. Ancak TAEK hiçbir kuruma inceleme konusunda yetki veremez. Bu incelemeyi TAEK'in kendi yetkililerinin yapması gerekirdi. İncelemede geminin 5 metre çevresini dolaşmışlar. 4 saatte radyoaktif inceleme yapılamaz” diye konuştu.
65. Uluslararası Berlin Film Festivali 'Berlinale' Başlıyor
15 Şubat'a kadar devam edecek olan 65. Uluslararası Berlin Film Festivali Isabel Coixet’in “Nobody Wants the Night” filmiyle bugün başlıyor.Açılışının Isabel Coixet’in “Nobody Wants the Night” filmiyle yapacak olan festivalde bu yıl 19 film yarışacak.Yarışma dışı bölümde Kenneth Branagh’ın yönettiği ve Cate Blanchett, Lily James’in oynadığı “Cinderalla”, Bill Condon’un “Mr. Holmes”, Oliver Hrischbiegel’in “Elser” ve Wim Wenders’in “Every Thing Will Be Fine” filmleri gösterilecek.Türkiye SinemasıTürkiye’den herhangi bir yapımın bulunmadığı yarışma bölümünde farklı katagorilerde Türkiye yapımı filmler yer alacak.Emine Emel Balcı’nın yönetmenliğini yaptığı “Nefesim Kesilene Kadar” filmi “Forum” bölümünde yer alacak. Berlinale’de dünya prömiyeri yapılacak olan “Nefesim Kesilen Kadar” filmi, aynı zamanda “En iyi ilk film ödülü” için de yarışacak. Film bir tekstil atölyesinde çalışan Serap’ın hikayesini anlatıyor.“Generation Kplus” bölümünde Faruk Hacihafizoğlu’nun “Kar Korsanları” ilk kez izleyici ile buluşacak ve programda yer alan 12 diğer filmle “Kristal Ayı” için yarışacak. Kar Korsanları filmi 12 Eylül 1980 döneminde Kars’ta üç çocuğun evlerini ısınmak için verdikleri mücadeleyi konu alıyor.“Generation 14plus” bölümünde, kısa filmler dalında da Derya Durmaz’ın “Gri Bölge” filmi yer alıyor. Uluslararası kısa film jürisinde ise sanatçı Halil Altındere yer alıyor.Festival jürisiJüri başkanlığını Darren Aronofsky’nin yapacağı festivalde 19 film “Altın Ayı” ve “Gümüş Ayı” için yarışacak.Yedi kişilik uluslararası jüride Almanyalı oyuncu Daniel Bruhl, Güney Koreli yönetmen ve senarist Bong Joon-ho, ABD’li yapımcı Martha De Laurentiis, Perulu yönetmen Claudia Llosa, Fransız oyuncu Audrey Tautou ve ABD’li senarist Matthew Weiner yer alıyor.Yarışacak filmlerFestivalde Jafer Panahi, Peter Greenaway, Werner Herzog, Terrence Malick gibi yönetmenlerin filmleri yer alıyor.45 Years – Andrew HaighAferim! – Radu JudeAls wir träumten (As We Were Dreaming) – Andreas DresenBody – Malgorzata SzumowskaCha và con và (Big Father, Small Father and Other Stories) – Di Phan DangEisenstein in Guanajuato – Peter GreenawayEl botón de nácar (The Pearl Button) – Patricio GuzmánEl Club (The Club) – Pablo LarraínIxcanul (Ixcanul Volcano) – Jayro BustamanteJournal d’une femme de chambre (Diary of a Chambermaid) – Benoit JacquotKnight of Cups – Terrence MalickNobody Wants the Night – Isabel CoixetPod electricheskimi oblakami (Under Electric Clouds) – Alexey GermanQueen of the Desert – Werner HerzogTaxi – Jafar PanahiTen no chasuke (Chasuke’s Journey) – SabuVergine giurata (Sworn Virgin)- Laura BispuriVictoria – Sebastian SchipperYi bu zhi yao (Gone with the Bullets) – Wen JiangIMC TV
Bank Asya Yönetimine El Konulması Meclis Gündeminde
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Bank Asya yönetimine el konulmasını TBMM gündemine taşıdı. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan tarafından yazılı olarak cevaplanması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na soru önergesi veren Oran, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK), 03.02.2015 / 6187 tarihli kararıyla Asya Katılım Bankası A.Ş’nin (Bank Asya) yönetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konulduğunu hatırlattı.Oran, 'El koymaya, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında, imtiyazlı paya sahip bazı ortakların kurucularda aranan nitelikleri taşıdıklarını gösterir bilgi ve belgelerin, verilen süreye rağmen Kuruma intikal ettirilmediği, dolayısıyla söz konusu imtiyazlı pay sahipleri açısından Kurumun etkin denetimini engellemeyecek şeffaf ve açık bir ortaklık yapısının Banka tarafından sunulamadığı gerekçe gösterilmiştir. Söz konusu bilgi ve belgelerin BDDK’ya sunulması ve yapılacak değerlendirmeler sonuçlanıncaya kadar, Kanunun 18. maddesi 5. fıkrası hükmü uyarınca, adı geçen ortakların paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılması kararlaştırılmıştır. Bankanın yönetim kurulunu belirleyen imtiyazlı payın yüzde 63’lük bölümünün TMSF yönetimine geçmesini sağlayan bu karar bankacılık sektöründe büyük tartışmalara yol açtı. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 17-25 Aralık büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarının ardından başlayan süreçte sürekli BDDK’nın Bank Asya’ya el konulması talimatını yüksek sesle birçok kez dile getirmişti.' dedi.Bu kapsamda Oran şu soruları yöneltti: 'Bank Asya’nın yönetimine el konulması talimatını Recep Tayyip Erdoğan mı vermiştir? BDDK Başkan Yardımcısının pazartesi günü Erdoğan’ı ziyaret etmesinin gerekçesi nedir? Ziyarette Bank Asya operasyonu mu konuşuldu?Erdoğan’ın Başbakanlığı ve daha sonra Cumhurbaşkanlığı döneminde aylarca, batırma amacıyla Bank Asya’yı açık hedef yapmasına neden müdahale etmediniz, bu suç değil midir? 1996’dan bu yana faaliyette olan Bank Asya’nın imtiyazlı ortaklarına ilişkin bilgi ve belgeleri ibraz etmediği yeni mi anlaşılmıştır? Bank Asya’nın mevcut olan ortaklarına izni aynı BDDK vermedi mi, ihmal varsa BDDK’daki sorumlusu kimdir?BDDK yönetimi bankanın ortaklarında aranan nitelikleri kimin kaybettiğini neden açıklamıyor? Bankanın genel kurul toplantısı yapılmadan alınan son kararın yürürlüğe girmesi mümkün müdür, burada hukuki bir sakatlık yok mudur? Bankaların, faaliyetlerinde mevzuata uygun davranıp davranmadığını denetlemek Cumhurbaşkanı’nın sorumluluk alanında mıdır?Bankacılık sektörünü denetlemek ve düzenlemekle görevli, idari ve mali özerkliğe sahip BDDK, Cumhurbaşkanı ya da hükümetten talimat alabilir mi? Halen BDDK Başkanı var mıdır, varsa nerededir, bu konuda niçin tek kelime açıklama yapmamaktadır?Daha önce Bank Asya iddialarıyla ilgili olarak sorduğum 7/51622 sayılı (tbmm.gov.tr/d24/7/7-51622s.pdf) ve 7/49647 sayılı (tbmm.gov.tr/d24/7/7-49647s.pdf) önergelerime yasal süre 15 gün olmasına rağmen 180 gündür neden yanıt vermiyorsunuz? Bank Asya hakkında hiç açıklama yapmamanızın gerekçesi nedir?Ekonomi politikaları ve yönetiminin ana aktörlerinin başında Hazine Müsteşarlığı gelmektedir. Hazine Müsteşarı koltuğu ise 5 aydır boş bulunmaktadır. Müsteşar ataması neden yapılamamaktadır? Müsteşar atamasının yapılamamasının nedeni Hükümet’le 12’nci Cumhurbaşkanı arasındaki anlaşmazlık mıdır?'Emrullah Albayrak, CHA
Dr. Mehmet Öz 'ün Önerileri Bilimsel Değil mi?
Ünlü Türk hekim Doktor Mehmet Öz’ün 3 milyon izleyicisi bulunan TV programında verdiği sağlık tavsiyelerinin neredeyse yarısının gerçeğe dayanmadığı öne sürüldü. Ünlü ekonomi dergisi Forbes tarafından 2013 yılında ‘Dünyanın en etkili 100 ismi’ sıralamasında 6’ncı sıraya yerleşen Türk Doktor Mehmet Öz, defalarca Emmy alan Dr. Oz Show isimli sağlık programıyla milyonların gönlünde taht kurdu. Sağlık adına tüyolar veren 50 yaşındaki hekimin, programının geçen sezondan rastgele seçilen 40 bölümünü inceleyen British Medical Journal uzmanları, Öz’ün bu programlarda 479 sağlık tavsiyesi yaptığını belirledi. Ancak bunların sadece %46’sının bilimsel dayanağı olduğu tespit edildi.  Öz kendini savunduDergi için araştırmayı yapan uzmanlar, önerilerin yüzde 15’inin ise bilimsel gerçeklerle çeliştiğini belirledi. Öz’ün ‘ Kadınlar yumurtalık kanserini yenmek istiyorsa hindiba, kırmızı soğan ve levrek tüketsin riskleri yüzde 75 azalır’ tavsiyesini yerden yere vurdu. Aynı şekilde kahve çekirdekleri bazlı zayıflama haplarının da Öz tarafından programda tavsiye edildiği, ancak daha sonra bu ürünün reklamlarının geri çekildiği vurgulandı. New Yorker dergisi ise ABD’de en çok izlenen 5 talk show programından birisi olan ‘Dr Oz Show’un başarısının altında yatan sebepleri analiz etti.Eski mantıkDoktor Eric Rose, “Sıkıcı sağlık programlarından ayrışarak eğlenceli bir program yöneten ve şovmen haline gelen Öz’ün, tuhaf fikirlerle geldiğini görüyoruz” dedi. Doktor Öz ise, kendisini ezber bozan bir ikon olarak gördüğünü belirterek “Çoğu ilaç eski mantığa dayalı. İnsanları hasta olmaya ikna etmek istemiyorum. Programda sunduğum çözümler bu konudaki tek çözümler değil, ve söz konusu ilaçlar da tek geçerli ilaçlar değil” dedi. Tıp camiasınca başarılı bir ‘pazarlamacı’ olarak görülen Öz, New Yorker dergisine verdiği röportajda “Kanser bizim için Angelina Jolie gibi. Her gün bu hastalıktan bahsedebiliriz” demişti.‘Aileme de bunları tavsiye ediyorum’Bilimsel otoritelerce faydası kanıtlanmayan ancak Dr Öz’ün programında defalarca ‘mucize’ ve ‘sihirli’ kelimeleriyle promosyonunu yaptığı ‘yeşil kahve çekirdeği ’ diyet ürünü sebebiyle haziran ayında ABD Senatosu Alt Komisyonu karşısında ifade vermişti. Senatör Claire McCaskill’in “Bütün bilim topluluğu sizin mucize dediğiniz bu ürünlerin yararlığından şüpheli. Satın alınabilir bir ürüne mucizevi dediğinizde bu insanları boş yere umutlandırıyor. Bunu neden yapmanız gerektiğini anlamıyorum“ sözleri karşısında “Ben bu ürünlerin işe yaradığına inanıyorum, hepsini tutkuyla inceliyorum ve araştırıyorum. Bahsettiğim bir sürü maddenin etkilerinin bilimsel olarak kanıtlayamadığımın farkındayım, fakat bu tavsiyeleri aileme verdiğim gibi seyircilere de veriyorum” savunmasını yapmıştı.Kaynak : Medikal Akademi ve Gerçek Bilim
Reklam
Yunanistan'dan Avrupa Merkez Bankası'na: 'Şantaj Yapmaktan Vazgeç'
Yunan hükümeti Avrupa Merkez Bankası’na (ECB) 'Şantaj yapmaktan vazgeç' dedi.Avrupa Merkez Bankası'nın, bankaların Yunanistan'ın borçlarını kredi teminatı olarak kullanmasına izin veren muafiyeti kaldırmasına tepki gösteren hükümet bu kararı “şantaj” olarak nitelendirdi. Yunanistan hükümeti sözcüsü Gavriil Sakelaridis, halka endişe edilecek birşey olmadığını vurgulayarak bunun pazarlıklarda bir siyasi baskı oluşturmak için alındığını söyledi.Sözcü Gavriil Sakelaridis Yunan Mega televizyonuna yaptığı açıklamada, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi’ye de gözdağı vererek “ biz kimseyi şantaj etmiyoruz ancak kimseninde bize şantaj yapmasına müsaade etmeyiz” sözleri etti.Avrupa Merkez Bankası’nın Yunan tahvillerini teminat olarak kabul etmemesinin likit akışının önüne geçemeyeceğinide hatırlatan sözcü, halka sakin olma çağrısı yaptı. Yunanistan hükümeti sözcüsü Gavriil Sakelaridis’in bu açıklamalarına rağmen halk bu akşam Avrupa Merkez Bankası aleyhine bir gösteri yapma kararı aldı.Yerel saat ile 18.00’de meydanların doldurulmasını isteyen Syriza partisi yandaşlarının sosyal medya aracılığı ile örgütlenerek ECB aleyhine sloganlar atması bekleniyor.Mehmet Çiftçi/ DHA
Avrupa Merkez Bankası'ndan Yunanistan'a Sert Tavır
Avrupa Merkez Bankası Yunanistan bankalarına sağlanan mali kaynakları sınırlayarak Atina karşısında daha sert bir tavır aldı.Banka yayımladığı açıklamada, bundan böyle özel bankalara kredi sağlanması için hükümet tahvillerini teminat olarak kabul etmeyeceğini kaydetti.Bu durumda Yunanistan bankalarının nakit paraya erişiminin maliyeti artacak.Avrupa Merkez Bankası, karara, Yunanistan'ın 240 milyar euroluk kurtarma paketiyle ilgili olarak başarılı bir anlaşma sağlanamayacağı varsayımının yol açtığını belirtti.Yunanistan'da iktidara gelen yeni hükümet, kurtarma paketinin fazlasıyla sert bulduğu koşulları hakkında, uluslararası kurumlarla temaslarını sürdürüyor.Yunanistan Maliye Bakanlığı Avrupa Merkez Bankası'nın 11 Şubat'ta yürürlüğe girecek olan kararının, ülkedeki finans sektörü üzerinde hiçbir olumsuz etki yaratmayacağını bildirdi.Bakanlık, sektörün hala mevcut olan diğer seçeneklerle, 'tam anlamıyla' korunduğunu kaydetti.Yunanistan bankaları ülkenin Merkez Bankası'nca yönetilen ve mali yükü çok daha ağır olan Acil Likidite Desteği'nden fon sağlayabilecek.Kathimerini gazetesi, Avrupa Merkez Bankası'nın % 0,05'lik faizine karşılık, Yunanistan Merkez Bankası'nın bu programında % 1,55 faiz uygulandığına işaret ediyor.Dün Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varufakis, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi ile ülkesine uygulanan kurtarma paketini görüşmüştü.Yorumculara göre, Banka'dan gelen son açıklama, dünkü toplantının başarısız olduğuna işaret ediyor. Bu adım, Yunanistan'ı bir anlaşmaya varma konusunda daha fazla baskı altında bırakacak gibi görünüyor.Varufakis bugün de Berlin'de, ülkesini en çok eleştiren kişilerden biri olan Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble ile bir araya gelecek.BBC Türkçe
Reklam
Ekonomiyi Faiz Lobisinin Değil Faiz Fobisinin Batırdığının 16 Maddede Açıklaması
Yüksek enflasyon mu faizin yükselmesine yol açar yoksa yüksek faiz mi enflasyonu yükseltir? İki tarafı da savunanlar var. İktisatçı olmayanların çoğu yüksek faizin enflasyonu yükselttiği görüşüne daha çok eğilim gösterirler.Enflasyonla faiz arasındaki ilişkiyi tam olarak yerli yerine oturtabilmek için her şeyden önce hangi tür enflasyonla karşı karşıya olduğumuzu anlamamız gerekir.
'O Zaman Keynes'in Kitaplarını Yakalım'
Eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yanıt verdi ve 'O zaman Smith'in Keynes'in kitaplarını yakalım' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün merkez bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz’ın ‘Düşük faiz ile büyüme arasında bir bağ yok’ açıklamasına sert çıkarak, “Durmuş Bey kendi işine baksın. Onu muhatap alacak değilim. Kendisinin başarısı ortadadır. ABD’ye bir baksın faiz oranı nedir enflasyon oranı nedir bunu bir öğrensin. Batı’ya bir baksın. Japonya’ya bir baksın. Bu konuda fazla konuşmaya da gerek yok” açıklamasını yapmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bu konuda bir kavga içine girmek istemeyen Durmuş Yılmaz, Hürriyet’e yaptığı özel açıklamada sadece faiz-enflasyon tartışmaları hakkında görüşlerini tekrarladı. Yılmaz şunları söyledi:400 YILLIK LİTERATÜR“Benim işim bu ve en iyi bildiğim konuda konuşuyorum. ‘Faizin sebep, enflasyonun sonuç’ olduğu yönündeki ilişkiye inanıyorsanız ABD’de, AB’de ve Japonya’da faizlerin düşük olmasıyla enflasyonun düşmüş olduğuna kanaat getirirsiniz. Düşük faiz tek başına yeterli olsaydı bu ülkeler durgunluk sorununu çözmüş olurlardı. 350-400 yıllık bir ekonomi politik bilimsel literatür var. Bu doğru değilse Smith’in Keynes’in ve diğerlerinin kitaplarını bir alana yığalım ve yakalım. Sonra da, Merkez Bankası yasasını değiştirip faizleri sıfırlayalım, görelim öyle mi oluyormuş. Diyelim ki oldu, ben de çıkar özür dilerim; “Biz bu işi bilmiyormuşuz” diye. “
El Kadı İncelemesini Yürüten Müfettişi Görevden Alan İmzanın Sahibi Bank Asya Yönetiminde
TMSF’nin Bank Asya yönetimini devralmasının ardından bankanın Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali İslamoğlu olurken İslamoğlu’nun 2007’de El Kadı ile ilgili inceleme yürüten Maliye Başmüfettişi Kaçar’ın görevden alınmasında imzası bulunuyor.Cumhuriyet'ten Pelin Ünker'in haberine göre, Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen Bank Asya yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devrinin ardından, bankanın Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali İslamoğlu olurken, İslamoğlu’nun 2007 yılında Yasin el Kadı ile ilgili inceleme yürüten Maliye Başmüfettişi Hamza Kaçar’ın görevden uzaklaştırma yazısında imzası bulunan isimlerden biri olması kafaları karıştırdı. Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın “Ben kefilim” diye sahip çıktığı Suudi Arabistan’lı işadamı el Kadı ile ilgili raporunda Hamza Kaçar, ‘çalışmam sırasında siyasi ve bürokratik engellerlerle karşılaştım’ ifadesini kullanmıştı.
Reklam
Dolar/TL Tarihi Zirveyi Test Etti
Merkez Bankası'nın para politikalarındaki belirsizlik TL'yi baskı altında tutmaya devam ederken Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) beklenmedik şekilde Yunan tahvillerini teminat olarak kabul etmekten vazgeçmesiyle dolar/TL 2.4680'e kadar yükselerek tarihi rekor kırdı.Bu sabah itibariyle baktığımızda dolar/TL güne dün gece geç saatlerde test ettiği 2.4680 seviyesinin hemen altında 2.4606/2.4640 seviyesinde başladı. Aynı saatte sepet bazında TL 2.6262/2.6284, euro/TL 2.7903/2.7936 seviyesindeydi.Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ve hükümetin yaklaşan genel seçimler öncesi ekonomiyi desteklemek adına faiz indirimi isteklerine karşın Merkez Bankası yıllık enflasyondaki düşüşü ara Para Politikası Kurulu (PPK) ile erken faiz indirimi için yeterli görmedi.TCMB'nin bu açıklamasıyla 2.40'ın altına gerileyen dolar/TL siyasilerin ve Erdoğan'ın TCMB'ye ve PPK'nın bağımsızlığına yönelik eleştirileri ve gelişmekte olan ülke para birimlerindeki satış baskısı ile tarihi zirvelerine yükseldi.Analistler hem küresel gelişmelerin hem de TCMB'ye yönelik eleştirilerin etkisiyle kurun baskı altında kalmaya devam edeceğini öngörüyor.Analistler, Erdoğan ve AKP hükümetinin ekonomik gerçeklerden gittikçe uzaklaştığından endişe ederken, TL de bu endişelerle son dönemde dolar karşısında diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinden daha çok değer kaybediyor.Bu kapsamda Danske Bank'ın Gelişmekte Olan Ülke Piyasaları Müdürü Lars Christensen dün 'Politikaları yürüten kurumların bağımsızlığının sorgulanıyor olmasına karşı çıkan hiçbir ses yok ve bu durum bence endişe arz ediyor' derken döviz işlemcileri ise Erdoğan'ın dün 'Bağımsız bir TCMB ile yapılabilen bu' şeklindeki yorumların TL'deki baskının ana nedeni olduğunu söylediler.Erdoğan, dün Merkez Bankası'na yönelik, 'Adı bağımsız kurul, bağımsız, böyle olunca gelinen nokta maalesef bu. Bizim daha iyi bir noktayı yakalamamız lazım, bunu başarmamız lazım' dedi.ECB Riskten kaçışı tetiklediECB artık likidite operasyonlarında Yunan tahvillerini teminat olarak kabul etmeyeceğini açıkladı.ECB Yunanistan'ın borçları konusunda sert bir tutum izleyerek kreditörleriyle daha iyi koşullar üzerinde anlaşma çabası içinde olan Atina'yı zor bir durumda bırakmış oldu ve euronun dolar karşısında bugün erken saatlerde 1.1304'e kadar gerilemesine neden oldu.Ülke bankalarını finanse etme yükünü Yunanistan Merkez Bankası'nın üzerine yıkan bu karar, yeni bir reform anlaşması yapana kadar Atina'yı yalnız bırakıyor. Bu karar, Yunanistan Merkez Bankası'nın gelecek haftalarda bankalara on milyarlarca euro ek acil likidite sağlamak zorunda kalacağı anlamına geliyor.ECB'nin dün akşamki adımı başta gelişmekte olan ülke para birimleri olmak üzere küresel piyasalarda riskten kaçışı tetikledi.Faizde yükseliş sürüyorTCMB'nin ara bir PPK kararı ile faiz indirimine gitmeyeceğinin kesinlik kazanması ve TL'nin tarihi zirvesini test etmesi ile TL cinsi tahvil bono piyasası genelinde de sert yükseliş yaşanıyor.İki yıllık gösterge olan 16 Kasım 2016 itfalı tahvilde dün spot kapanış ortalama bileşik faiz yüzde 7.35, valörde son işlem yüzde 7.82 oldu.Öte yandan 24 Temmuz 2024 itfalı 10 yıllık gösterge tahvilde dün spot kapanışta ortalama bileşik faiz yüzde 7.38 valörde son işlem yüzde 7.49 oldu.Dünya
Warren Buffet'in Servet Yaratırken Kullandığı 13 Çok Mühim Taktik
etiket
75 milyar USD servetiyle dünyanın en zengin 2. Adamı. 84 yaşında hala işine dans ederek giden bir adam. En çok mütevaziliğini seviyorum, dünyanın en büyük jet filosu şirketlerinden Jet Blue’nın sahibi olmasına rağmen özel bir jeti yok. 15-20 bin USD değerinde orta direkt bir Cadillac’ı var ve arabasını kendi kullanıyor, koruma ordusu yok. Çocuklarına büyük servet bırakmak istemiyor sadece 5 yılda bir 1’er milyon USD ayırıyor onlar için. (75 milyar USD servetin yanında devede kulak). Şimdiden servetinin %80’ini hayır kurumlarına bağışlamış bir adam. Parayı bir amaçdan ziyade araç haline getirmiş bir filozof Warren Buffett. Bu adamla ilgili yazılmış yüzlerce kitap var, ben adamı çok sevdiğimden birkaçını altını çizerek okudum. Sizin için, hakkında yazılmış kitaplardan derlediğim Warren Buffett Tavsiyeler’ini aşağıda bulabilirsiniz.
Reklam
15 Maddede Orta Asya ve Anadolu Kültüründe Ay'ın Kutsallığı
Gökyüzü her daim insanlığın ilgisini çekmiştir. Karanlık geceleri aydınlatan ay insanları büyülemiştir. Dünyanın hemen hemen bütün halklarında mitolojik sistemin en eski katmanlarından birini Ay inancı oluşturur. İhtişamlı bir gök cismi olması nedeniyle Ay’a atfedilen kutsallık, onu Tanrı addetmeye kadar varmıştır. “Ay tanrı bazı göçebe ve yarı göçebe halklarda yaşamın ilk kaynağı olma özelliği de taşır.'Kültürümüzde Ay'la ilgili inanışlar güneşle ilgili inanışlara nispeten daha fazladır. Bu da Ay'ın dünyamıza yakın olması, semada yerinin ve şeklinin değişmesi ve geceleri ortaya çıkarak yeri aydınlatmasından kaynaklanmaktadırNot: Galeride kullanılan görseller Rus sanatçı Leonid Tishkov'un 'Şahsi Ay' adlı projesinden alınmıştır.
Erdoğan Merkez Bankası'nı Eleştirdi Dolar 2.44'ün Üzerini Gördü
Cumhurbaşkanı Erdoğan bir kez daha Merkez Bankası'nın faiz politikasını eleştirdi, 'Bağımsız olunca gelinen nokta bu, bizim daha iyi bir noktayı yakalamamız lazım' dedi. Erdoğan'ın konuşmasının ardından dolar 2.44'ün üzerini gördü.Merkez Bankası'nın enflasyon verisinin ardından ara toplantı yapmayarak faiz kararını 24 Şubat'a bırakmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tepki gösterdi. Erdoğan, enflasyona bakarak faizin ayarlanmayacağını belirtti:'Birileri paçalarımızdan faizle çekme gayretinde, olmaz. Bu doğru bir adım değil. Enflasyon inerse faizi düşüreceğiz mantığı yanlış bir mantıktır. Böyle bir mantık olmaz. Enflasyona göre faiz ayarlanmaz. Faiz zaten enflasyonu oluşturur. Faizi yüksek tutarsan zaten enflasyon yükselir. Hâlâ bunu anlayamayanlar var. Faizi düşürür yatırımcıya kredi verirsek yatırım olacaktır. Bu faizle benim girişimcim, esnafım ne yapacak? Adı bağımsız kurum, gelinen nokta da maalesef bu. Daha iyi bir noktayı yakalamamız lazım. Başkanlık sistemi konuşulsun derken illâ şöyle olsun demiyoruz. Düşüncelerini ortaya koyması gerekenler siyasi partilerimizdir.'Erdoğan'a göre Merkez Bankası bağımsız olunca gelinen nokta bu, daha iyi bir noktayı yakalamak lazım.Dolar 2.43'ün üzerine çıktıGün içinde 2.3900 seviyesini gören dolar/TL ise Erdoğan'ın konuşması sonrası 2.44'ün üzerine çıktı.Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi de sabah saatlerinde katıldığı Türkiye-Finlandiya İş Forumu'nda faiz konusunda Merkez Bankası'nı eleştirdi:“Hükümetin faiz konusundaki görüşü belli, Merkez Bankası piyasanın arkasından gidiyor. Türkiye'nin bu faiz maliyetlerini ödemesine gerek yok. Herkes sorumluluklarını bir kez daha düşünsün. Kur artışı endişesi son derece yersiz. Dünyaya bakarak, piyasalara bakarak hareket etmek gerekir. Enflasyon ve faiz arasındaki ilişkinin sağlıklı ortamlarda tartışılması gerek. Sorumluluk makamında olan bizler, bazı şeyleri yorumlarken dikkat etmemiz gerekiyor. Ama maalesef Merkez Bankamızın bu en son yaklaşımları gereksiz bir beklenti ortaya çıkardı. Dünyada bir faiz indirimi dalgası var. Avrupa Birliği üyesi ülkeler de faizleri düşürücü politikalar izliyor. Cesur olalım. Türkiye, OECD içinde en yüksek faizi ödeyen ülke. Türk sanayicisine bu faizi ödettirmek haksızlık. Türkiye'nin bu maliyetleri ödemesine gerek yoktur.'Al Jazeera, Anadolu Ajansı
Reklam
Samsung'un En İnce Galaxy Modelleri Türkiye'de
Samsung , Galaxy A serisinin yeni üyelerini Türkiye’de piyasaya sürdü. Farklı renk ve farklı boyut seçenekleriyle birlikte kullanıcılarına karşısına çıkan Galaxy A3 , Galaxy A5 ve Galaxy A7 , şık metal tasarımlarıyla kullanıcıların ilgisini çekeceğe benziyor.Sırasıyla 6,9 mm, 6,7 mm ve 6,3 mm’lik inceliğe sahip olan telefonlar, Güney Koreli şirketin şimdiye kadar piyasaya sürdüğü en ince akıllı telefonlar olma özelliğini taşıyor. Beyaz, siyah, gümüş ve altın renk seçenekleriyle her zevke hitap eden telefonlar, selfie deneyimi için 5 megapiksel ön kamerayla birlikte geliyor. Geniş Açılı Selfie, Auto Selfie, Animasyonlu GIF, Güzel Yüz Özellikleri ve Arka Kamera Selfie’si gibi fotoğraf özelliklerini bünyesinde barındıran telefonlar gücünü 1,2 GHz hızında çalışan dört çekirdekli bir işlemciden güç alıyor. Galaxy A3, 960×540 piksel çözünürlüklü 4,5 inç ekrana, Galaxy A5 1 280×720 piksel çözünürlüklü 5 inç ekrana, Galaxy A7’de ise 1920×1080 piksel çözünürlüklü 5,5 inçlik bir ekrana sahip. Ultra Güç Tasarrufu Modu, Özel Mod ve Çoklu Ekran gibi özelliklerinin de yer aldığı telefonların Türkiye’deki satış fiyatları 1.099 ve 1.499 TL aralığında değişiyor.LOG
Hükümetten İlk ’Bank Asya’ Açıklaması: 'Bir Spekülasyon Sonlandırıldı'
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Gülen Cemaati’ne yakın Bank Asya yönetimine TMSF'nin el koymasıyla ilgili, 'Bir spekülasyon sonlandırıldı, daha güvenli ortama geçildi' dedi.Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Fethullah Gülen Cemaati’ne yakın Bank Asya’nın yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) geçmesiyle ilgili değerlendirme yaptı. Zeybekçi, 'Yorumlanacak bir şey yok, tamamen teknik bir çalışma. Karar tamamen kurallar ve rakamlara göre teknik olarak alındı. Bir spekülasyon sonlandırıldı, daha güvenli bir ortama geçildi' dedi.Zeybekçi, hükümet ile Merkez Bankası arasında gerilime neden olan faiz indirimiyle ilgili ise, 'Herkes sorumluklarını bir daha düşünsün. Hükümetin faiz görüşü belli, Merkez Bankası piyasanın arkasından gidiyor' diye konuştu.'Sektörde risk oluşturmaz'Türkiye Katılım Bankaları Birliği Genel Sekreteri Osman Akyüz ise, Bank Asya yönetiminin TMSF'nin kontrolüne geçmesinin sektör açısından sistemik bir risk oluşturmayacağını söyledi. Reuters'e konuşan Akyüz, 'Bu durumun sektörde herhangi sistemik bir risk oluşturacağını, bir olumsuzluk getireceğini düşünmüyoruz' dedi.Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), Bank Asya'nın imtiyazlı paya sahip bazı ortakların kurucularda aranan nitelikleri taşıdıklarını gösterir bilgi ve belgelerin verilen süreye rağmen BDDK'ya verilmediğini belirterek, bankanın imtiyazlı hisselerinin temettü hariç ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verdi. Bankaya yeni yönetim kurulu ve genel müdür atandı.Kaynak: Al Jazeera, Reuters
Reklam