Okul Gezilerinden Akıllarda Kalan 29 Facia
Yaz tatilinin ucunun gözüktüğü şu günlerde, okullar ülkenin dört bir tarafına geziler düzenliyor. Öğretim hayatımız boyunca hepimiz en az bir kez okul gezisine çıkmış, bu gezi sayesinde normal okul hayatımızda edinemeyeceğimiz tecrübeler edinmişizdir. Misal öğretmenimizi pijamalarıyla görme fırsatımız olmuştur, sıra arkadaşımızın uzun yolda çekilmez bir insan olduğunu deneyimlemişizdir. Ancak her gezide sadece böyle sıradan şeyler ile imtihan edilmeyiz. Bu geziler hayat dersi niteliğindedir, profesyonel iş hayatımızda olaylara ve insanlara bakış açımızı belirler. Bin nasihat yerine sayılabilecek bir musibet tadında olurlar. Okul gezisine çıkmış olanların damağında nostaljik bir tat bırakacak, geziye çıkacaklara geri adım attıracak bir listeye hazır mısınız?
Aşırı Kahve İçmenin 8 Zararı
Bir önceki yazımda 'Kahve İçmek İçin 11 Nedeni' sizlere sunmuştum.Kahve içmenin keyif verici ve yorgunluk,dikkat dağınıklığı gibi sorunlara geçici çözüm olduğu doğrudur.Ama fazla kahve içmek bu kısa sürede verdiği faydaları yok eder ve zarara dönüştürür.İşte çok kahve içmenin verdiği zararlar;
Reklam
Hayatımıza Bir Şekilde Girmiş Olan 16 Okul
Hepimiz okul sıralarından geçtik. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite derken birçok okul gördük. Ancak öyle okullar var ki hiç gitmediğimiz, görmediğimiz halde bir şekilde hayatımızda. İşte hepimizin hayatında olan bu okullardan birkaçını sizler için derledik.
Dünyanın En Saygın 100 Üniversitesi açıklandı
Her yıl dünya üzerindeki tüm üniversiteler ve eğitim kurumları tarafından merakla beklenen “Dünyanın En Saygın Üniversiteleri”nin açıklandığı Times Higher Education “World Reputation Rankings 2014” listesinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi dünyanın en saygın 80 üniversitesi arasına girdi. Açıklanan sıralamada ODTÜ, 2014 sıralamasında bu yıl da ilk 100 üniversite arasında girerek 71-80 bandında yer aldı. Tüm dünyada 133 ülkeden seçilen, deneyimli ve bilimsel yayınları ile tanınan 10 bin’den fazla akademisyenin katılımıyla Ipsos MediaCT araştırma şirketi tarafından gerçekleştirilen ve Mart – Mayıs 2013 ayları arasında yapılan “Thomson Reuters’ 2013 Akademik Saygınlık Araştırması” anketine dayanan “THE Dünya Saygınlık Sıralaması”, “dünyanın en güçlü 100 üniversite markası”nı belirlemek amacıyla yapılıyor. Ankette, katılımcı akademisyenlerden, hem eğitim hem de araştırma alanında “mükemmel” olarak tanımladıkları en fazla 15 üniversiteyi seçmeleri isteniyor. 2012 ve 2013 yıllarında da “Dünyanın En Saygın 100 Üniversitesi” listesine giren ilk ve tek Türk üniversitesi olan ODTÜ, bu yıl da listede Türkiye’yi temsil eden tek üniversite olarak göze çarpıyor. London Business School, Florida Üniversitesi gibi üniversiteleri geride bırakan ODTÜ, uluslararası üne sahip Fransız Sorbonne ve Amerikan Boston Üniversiteleri ile aynı grupta, 71-80 bandında yer aldı. Son 3 yılda olduğu gibi bu yıl da ABD, İngiltere, Almanya, Japonya ve Avustralya gibi gelişmiş ülkelerin üniversiteleri listenin üst sıralarında yer alırken, İtalya, İspanya, Hindistan, Avusturya, İrlanda, Danimarka ve Norveç gibi gelişmiş ülkelerin üniversiteleri ile listeye girememesi dikkat çekti. Konu ile ilgili açıklama yapan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, “ODTÜ’nün dünyanın en saygın 100 üniversitesi arasında yer alması bizler için büyük bir gurur kaynağı. Bu yıl listede sadece 20 ülkenin üniversiteleri yer aldı. Pek çok gelişmiş ülkenin üniversitelerinin listeye giremediği göz önünde bulundurulursa, Türkiye’nin bu önemli ve prestijli listede temsil edilmesi önemli. ODTÜ olarak, ülkemizi bu önemli platformda temsil etmekten gurur duyuyoruz.” şeklinde konuştu. Bugüne kadar 114 bin mezun veren, Türk yüksek öğrenim sistemine birçok yenilik getiren ve çağdaş eğitimin öncüsü olan Orta Doğu Teknik Üniversitesi, geçtiğimiz günlerde de Merkez Laboratuvarı ile uluslararası akreditasyon almaya hak kazanmıştı.
Reklam
Profesyonel Koçluk Nedir ?
Akademik yayınlardan Journal of Psycology’de Gina Hernez-Broome and Lisa A. Boyce’a göre koçluk artık kurumların gelişiminde en önemli araçlardan bir tanesi. Yine önemli yazarlardan David Peterson’a göre iyi bir koçu, kötü bir koçtan ayıran onun tecrübeleri ve sezgileridir.Uluslararası Koçluk Federasyonu, danışanı kendi kişisel ve/veya mesleki hayatının uzmanı olarak onurlandıran ve her danışanın yaratıcı, becerikli ve bütün olduğuna inanan bir koçluk bakış açısına sahiptir. Bu temelden hareketle, Koç’un sorumluluğu aşağıdaki gibidir:Danışanın gerçekleştirmek istediği şeyi keşfetmek, açıklığa kavuşturmak ve ona uymak,Danışanın kendini keşfetmesini teşvik etmek, Danışanın geliştirdiği çözümler ve stratejiler ortaya çıkarmak,Danışanı sorumlu ve yükümlü tutmak,ICF (Uluslararası Koçluk Fedarasyonu) profesyonel koçluğu, insanların hayatlarında, kariyerlerinde, işlerinde veya organizasyonlarında olağanüstü sonuçlar üretmelerine yardımcı olan sürekli profesyonel bir ilişki olarak tanımlıyor.Koçluk süreciyle, danışanlar öğrenmelerini yoğunlaştırır, performanslarını artırır ve yaşam kalitelerini arttırır. Her toplantıda, danışan görüşmenin odağını seçerken, Koç da dinleyip gözlemler ve sorularla katkıda bulunur. Bu etkileşim anlaşılırlık oluşturur ve danışanı harekete geçirir. Koçluk, danışanların şu an nerede olduklarını ve gelecekte olmak istedikleri yere gelmek için ne yapmak istediklerine odaklanır.ICF üyesi koçlar ve ICF sertifikalı koçlar, sonuçları koç’ların çabalarıyla ve koçluk sürecinin uygulanmasıyla desteklenen danışanların amaçları, seçimleri ve eylemlerin özü olarak kabul eder.Yaşadığımız hayattan daha fazla haz almak uğruna hep bir değişim arzusu enerjisi ile yaşarız. Bu enerjinin anlamlandırılması, belli bir odağa yönlendirilmesi, basit, net ve kolay hale getirilip elle tutulur sonuçlara dönüştürülmesi çoğunlukla zorlayıcı, keşif gerektiren bir süreçtir.Bu süreçte KOÇLUK anlamlandıran; odaklanmayı sağlayan, netleştiren, kolaylaştıran, derinleştiren ve harekete geçiren ilişki çerçevesinin bütünüdür. KOÇ ise bu çerçevenin içinde kişinin hayatının yeni resmini oluşturmasında yol arkadaşıdır.
YGS Fen Testinde 900 Bin, Matematikte 420 Bin ‘Sıfırcı’ Var
29 Mart’ta yapılan YGS’de 900 bin öğrencinin fen testinde, 420 bin öğrencinin ise matematik sorularında tek bir doğru yapamadığı ortaya çıktı. Vatan’dan Kıvanç El’in haberine göre, YGS sorularını açıklamayan ve adaylara da soru kitapçıklarını göstermeyen ÖSYM, sınavlara dair yayınlanan başarı istatistiklerinde de sansüre gitti. Ancak testlerdeki ‘soru çözüm dağılım grafiği’ sıfır çekenlerin tablosunu ortaya çıkardı. Buna göre, 1.9 milyon kişinin girdiği YGS’de, matematik testinden 40 sorudan hiçbirine doğru yanıt veremeyen aday sayısı 420 bin civarında. Geçen yıl bu sayının 310 bin civarında olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu oranın yüzde 30’a yakın arttığı belirtiliyor. Fen testinde ise 900 bine yakın öğrenci sıfır çekti. Bu sayı geçtiğimiz yıl 950 bindi. Türkçe’de 4 bin 500, sosyal bilimlerde ise 83 bin adayın tek bir doğru yapamadığı belirtildi. ÖSYM geçen yıl, ‘sıfırcı tablosu’ olarak bilinen istatistikleri sansürleme kararı almıştı. Testlerin tümünde kaç adayın bir tek doğrusunun olmadığı, kaç adayın ‘dört ve altında’ doğrusunun bulunduğunun, kaç adayın 40 sorunun tamamını doğru yaptığı yönünde net rakamsal bilgilerin yer aldığı tablo, başarı düzeyine ilişkin önemli bir gösterge olarak kabul ediliyordu.Diken
Ege Üniversitesi Öğrencilerinden "Çay Lobisi"
Ege Üniversitesi öğrencileri geçtiğimiz günlerde lobi faaliyetlerine başladılar. Başbakanın Gezi Parkı eylemleri sırasında uydurduğu “Faiz Lobisi” söylemi ve robotlara kadar her şeyin bir lobisi olduğu inancından yola çıkarak bütün lobilerin arkasında olduğunu belirttikleri Çay Lobisi’ni kurdular. Üniversite kampüslerindeki sermaye odaklı “cafe” kültürüne karşı öğrenci odaklı kantin ve dayanışma kültürünü geliştirmek amaçlı başladıkları Çay Lobisi bir ayı doldurdu. Kampüsteki kafelerdeki pahalı fiyatlar ve bireyci kültüre karşı 1 No’lu Öğrenci Yemekhanesi çimlerinde ücretsiz demleme çay dağıtmaya başlayan öğrencilere destek oldukça fazla. İlk günlerde geçici bir heves olduğunu düşünenler ya da sponsor destekli bir tanıtım çalışması olduğu zannedenler bir süre sonra merak etmeye ve katılmaya başlamışlar. Kimisi yurdundan, kimisi evinden çay, şeker ve kahve getirmeye başlamışlar. Hatta gittikleri diğer kafelerden fazla şeker alıp getirenler bile var. Kar amacı gütmeden birlikte demleyip birlikte içtikleri çaylarla öğrencilere dayanışmanın ve paylaşmanın önemini tekrardan hatırlatan Lobiciler sadece bedava çay dağıtmakla da kalmıyorlar. Seçimlerden önce İzmir'de gerçekleşen Başbakanın ülke çapından otobüslerle insan taşıyıp şov yaptığı mitinginden bir gün önce Gündoğdu Meydanı’na gidip karşılama mesajlarını da yazmayı ihmal etmemişler; “Herkese bizden çay! Tayyip’e yok!” Kısa zamanda Lobi, okuldaki öğrencilerin boş zamanlarını değerlendirdiği, kitap okuyup, sohbet ederek sosyalleştiği ayrıca insanlarla bir şeyler paylaştıkları bir yer haline gelmiş. Hatta üniversiteye söyleşiye gelen Fırat Tanış da Çay Lobisi'ni ziyaret edip sıcak bi çaylarını içmiş. Yine de bazı öğrencilerin halen neden kendilerinden değil de 2 TL’ye varan fiyatlarıyla “cafelerden” çay içtiklerini anlayabilmiş değiller. Sahi İsmail Abi’nin dediği gibi “Çay veren insan kötü olabilir mi?” Üniversite kampüsünde kendilerine ait 'Sermayesiz Hava Sahası' yaratan öğrencilerin bu ayki programları ise dolu dolu. Çay Lobisi'nin yerinde her cuma saat 20.30'da Açıkhava Sineması kurup Yeşilçam günleri yapacaklar. Ayrıca kermesler ve 23 Nisan günü bir piknik de yapacaklarmış. Aklınızda bulunsun ziyaret edip bir çaylarını içmek isterseniz Ege Üniversitesi 1 No’lu Öğrenci Yemekhanesi çimlerinde saat 9.00’la 18.00 arası uğrayabilirsiniz. Giderken yanınızda bir paket çay veya şeker götürürseniz çok faydalı olacaktır. Umarız diğer üniversitelerde de Çay Lobisi faaliyetleri başlar. “Unutmayın, paranız olmayabilir ama çay içebileceğiz bir yer var!” Çay Lobisi'ne ulaşmak için www.facebook.com/CayLobi ve www.twitter.com/CayLobisi adreslerini kullanabilirsiniz.
Reklam
Aile Danışmanı Nasıl Olunur ?
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın oluşmasıyla birlikte üzerinde çalışan konulardan biri haline gelen aile danışma merkezleri yönetmelik ile düzenlenmiş koşullar içerisinde aile danışmanlığı yapabilecek kişileri de belirtmiş oluyor. Bu durumda nasilolunur.net’e de nasıl aile danışmanı olur yazmak kalıyor. Aile danışmanlığı ile ilgili yönetmelik, 2012 yılında yürürlüğe girdi. Aile danışmanı olmak için alınması gereken sertifikalar(aşağıda da behsedilecek) için derli toplu bir durum oluşturan yönetmelikten önce, ne mezunu olduğu bile belli olmayan kişilerce, aile ya da evlilik terapileri veriliyordu. Ancak artık durum değişti. Hani şu sahte diplomalı dişçi haberlerini hatırlayanlarınız vardır. Aile danışmanlığında da uzman olduğunu iddia edenler için boşluklar oluşabiliyordu. Bu yüzden yönetmelik oldukça önemli. Her ilişkide üçüncü bir karakter vardır: İlişkinin kendisi. Yani bireysel ya da genetik psikolojik sorunların yanı sıra ilişkilerin sağlıklı karaktere sahip olabilmesi için, o ilişkinin psikolojisinden anlayan birilerine ihtiyaç olabilir. Maddi manevi sorunlar ve dış dünya ile örülmüş insan ilişkilerinin çözümlenebilmesi için de aile danışmanı sosyologlara ihtiyaç doğmuş olmalı. Hangi bölümler aile danışmanı olmak için gerekli şartları taşıyor vs. ,kısaca nasıl aile danışmanı olunuyor, anlatmaya başlayalım isterseniz. İlk olarak yönetmelik madde 12’den başlayalım: “Merkez açılabilmesi için, farklı lisans programlarından mezun en az bir aile danışmanı ve bir meslek elemanı ile büro, teknik ve temizlik işlerini yürütecek en az bir personelin bulunması gerekir.” Maddesindeki merkez ifadesi aile danışma merkezlerini ifade ediyor. Yani merkezde sadece bizim bildiğimiz aile danışmanı değil bir de meslek elemanı diye bir unvan karşımıza çıkıyor. İkisi de belli saat eğitim alıyor ancak farklılıkları var. “İl müdürlüğünce onaylanan aile danışmanı dışında, herhangi bir kişi aile danışmanı olarak çalıştırılamaz.” İfadesi de devamında karşılaştığımız bir ifade ve burada unvan bir anlamda korunmuş oluyor. Peki aile danışmanı veya meslek elemanı olmak için neler yapmak gerekir, heyecanla beklediğiniz yere geldik evet: Madde 14 diyor ki: “Sosyal hizmet, psikoloji, sosyoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, tıp, hemşirelik ve çocuk gelişimi alanlarından birinde en az dört yıllık lisans programlarından mezun olanlar, Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu veya ün iv ersitelerden, biri tarafından uygun görülen en az üç yüz saati teorik ve en az otuz saati süpervizyon eşliğinde olmak üzere yüz elli saati uygulamalı toplam dört yüz elli saatlik aile danışmanlığı alanında bir eğitim programını başarıyla tamamladıktan sonra sertifika alanlar, aile danışmanı unvanı alabilir.” Demek ki yukardaki bölümlerden mezun olmak ilk şart, ama son değil. Daha sonra belirtilen eğitim programlarına girip sertifikamızı almak zorundayız. Peki hangi eğitim kurumu: “Yükseköğretim kurumları dışında aile danışmanlığı eğitimi sertifika programı açmak isteyen kurum ve kuruluşlar Milli Eğitim Bakanlığından izin alırlar.” Diye belirtildiğine göre Milli eğitim Bakanlığı’ndan izinli kurumlar ya da Yükseköğretim kurumları, üniversiteler. Tabi bununla ilgili bir sertifika programı açmışlarsa eğer. Peki sertifika almadan aile danışmanı nasıl olunur ? Bunun da bir cevabı var: “Sosyal hizmet, psikoloji, sosyoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, tıp, hemşirelik ve çocuk gelişimi lisans programlarını tamamladıktan sonra aile danışmanlığı alanında yüksek lisans veya doktora eğitimini tamamlamış olanlar aile danışmanı sayılır ve ayrıca bunlardan merkezlerde çalışmak için sertifika istenmez.” İşte o kadar. Meslek danışmanlığı ile ilgili maddeyi de paylaşıp artık konuyu toparlayalım: “ Merkezde çalışacak meslek elemanları; tıp, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, sosyal hizmet, çocuk gelişimi, okul öncesi öğretmenliği, sosyoloji, aile ve tüketici bilimleri, hemşirelik, psikoloji alanlarından birinde asgari dört yıllık lisans programını tamamlamış olmalıdır.”maddesiyle eğitim şartını “ Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu veya üniversitelerin, biri tarafından uygun görülen en az seksen saati teorik ve kırk saati uygulamalı olmak üzere toplam yüz yirmi saatlik eğitim programını başarıyla tamamlayanlar ve/veya sertifikaya sahip olanlar meslek elemanı olabilir.” İfadesiyle de sertifika eğitim süresini öğreniyoruz. Sertifikasız meslek elemanlığı için de burada da bir ifade var: “Psikoloji, tıp, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, sosyal hizmet, çocuk gelişimi, okul öncesi öğretmenliği, sosyoloji, aile ve tüketici bilimleri, hemşirelik lisans programını tamamladıktan sonra bu alanların birinde yüksek lisans veya doktora eğitimini tamamlamış olanlar meslek elemanı sayılır ve ayrıca bunlardan merkezlerde çalışmak için sertifika istenmez.” Ayrıca “Aile danışmanı niteliklerini haiz olanlar meslek elemanı niteliklerini haiz sayılır.” Diye belirtilmiş. Buradaki eğitimleri verecek kuruluşlar da yine üniversiteler ya da Milli Eğitim Bakanlığı’ndan ilgili izni olanlar. Aile danışmanlığı eğitimi ücretleri çok tartışılan hatta gazete haberlerine kadar düşmüş bir konu. Oldukça fazla gelebilecek ücretler istenebiliyor. Burada önemli nokta araştırmak, araştırdıktan sonra karar vermek. Siz yine pazarlığınızı edin tabi ki. Bu anlattığımız aile danışmanlığı özel sektör kuruluşlarında iş bulmanıza yardımcı olur, bazı söylentilerin aksine kamuda iş imkanları(memurluk) için değildir. Aile danışma merkezi açmak için, merkez müdürü veya diğer görevlerde yer almak için gereken şartlar, ayrıntılar ve diğer düzenlemeler için “Gerçek Kişiler ve Özel Hukuk Tüzel Kişileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Hakkında Yönetmelik” metnini lütfen okuyunuz. nasilolunur.net
Sınav Sorularına Verilen Yaratıcı ve Sıra Dışı 17 Cevap
etiket
Birincisi soruları cevaplamadan bırakmakİkincisi kopya çekmek (Hiç doğru bir davranış değil)Üçüncü yöntem ise yaratıcılığımızı kullanarak sorulara yanlış da olsa cevap vermekİşte sınavlarda puan alamayan, ama yaratıcılığıyla puan hak eden birbirinden yaratıcı ve bir o kadar da sıra dışı cevaplar;
Reklam
YGS Birincisinin Hedefi Tıp
YGS’de 3 alanda birinci olan Türkyılmaz, 'Başarılı olmayı bekliyordum ama birinci olmayı hayal etmiyordum. Hedefim tıp okumak' ÖSYM, YGS birincilerini kamuoyuna duyurmadı ama sınav sonuçlarının açıklanmasından kısa bir süre sonra dereceye giren öğrenciler belli olmaya başladı. Malatya Fen Lisesi’nden Oğuz Türkyılmaz , YGS’de 3 alanda birinci oldu. Türkyılmaz, “Başarılı olmayı bekliyordum ama birinci olmayı hayal etmiyordum. Hedefim tıp okumak” dedi. Hürriyet’ten Gönül Koca ’nın haberine göre, ÖSYM, YGS birincilerini basına açıklamadı ama adayların sonuç kartlarında sıralamaları yer aldı. Bu nedenle dereceye giren öğrenciler de sonuçların açıklanmasının ardından belli olmaya başladı. Buna göre, Malatya Fen Lisesi’nden Oğuz Türkyılmaz YGS-3, YGS-4 ve YGS-5 birincisi oldu. Türkyılmaz, YGS-6 ve YGS-1’de ikinci olurken, YGS-2’de de beşinci sırada yer aldı. Sonuçların ardından duygularını Hürriyet’e anlatan Oğuz Türkyılmaz şunları söyledi: “Başarılı olmayı bekliyordum ama birinci olmayı hayal etmiyordum. Heyecanlı ve mutluyum. Deneme sınavlarında da başarılı oluyordum ama tabii şu ana kadar girdiğim sınavlar içinde en iyisi ÖSYM’nin yaptığı gerçek YGS oldu. Geçen sene Fem Dershanesi’ne gitmeye başladım. YGS’ye bir ay kalana kadar günde 5 saat ders çalışıyordum, son bir ayda tempoyu arttırdım. Annem emekli sınıf öğretmeni, babam jeoloji mühendisi. Bir abim var İnönü Üniversitesi’nde tıp okuyor. Ben küçükken babam bir kalp ameliyatı geçirmişti, küçük olduğum için etkilenmiştim. O nedenle ben de tıp okumak, doktor olmak istiyorum.” Öte yandan İstanbul Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi’nden Salih Akyel, YGS-2’den Türkiye ikincisi, Mersin Eyüp Aygar Fen Lisesi'nden Şafak Ceren Uslu YGS-3 üçüncüsü, İstanbul Erkek Lisesi’nden Fatih Dinç YGS-6 üçüncüsü, İstanbul Fatih Koleji’nden Mustafa Şenyurt da YGS-5 üçüncüsü olduğu öğrenildi.t24.com.tr
YGS Sonuçları Açıklandı
YGS sonuçları ÖSYM'nin internet sitesinden açıklandı. Prof. Dr. Ali Demir, TRT Haber'de YGS (Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı) sonuçlarının açıklandığını söyledi. Sınav sorularının büyük bir güven içerisinde tutulduğunu söyleyen Demir, 'Yüzde 100 güvenli bir sistem ile Sınavları gerçekleştirdiğimize inanıyorum' dedi. 20104 YGS'de hiçbir sorunun iptal edilmeyeceğini itirazlar olursa, itiraz edilen sorunun değerlendirilebileceğini söyleyen Demir, Soruların internet üzerinde paylaşılmasına ilişkin 'Bizden izin almadan kar amacı güderse telif hakkı kapsamında suç duyurusunda bulunuruz' diye konuştu.  DHA Sonuçları öğrenmek için tıklayınız
Reklam
28 Yıllık Öğretmene 'Öğrenciye Destek' Sürgünü
ADANA'da, Gezi Parkı eylemlerinde başına gaz fişeği isabet ettikten 269 gün sonra geçen 11 Mart'ta yaşamını yitiren Berkin Elvan için sessiz oturma eylemi yapan öğrencilere destek veren 28 yıllık coğrafya öğretmeni Faruk Ağaçe, Adana Valiliği'nin oluruyla merkeze 100 kilometre uzaktaki Aladağ İlçesi'ne gönderildi.Merkez Çukurova İlçesi'ndeki İsmail Kulak Anadolu Lisesi'nde okuyan 7 kız öğrenci, geçen 12 Mart'ta teneffüs sırasında Berkin Elvan için sessiz oturma eylemi yaptı. Herhangi bir pankart ve döviz taşımayıp slogan atmayan öğrencilerin yanına gelen okul yöneticileri, eylemin bitirilmesi için uyarılarda bulundu. Oturmaya devam eden öğrencilerle okul yöneticileri arasında tartışma yaşandı. Bu sırada tartışan okul yöneticileri ve öğrencilerin yanına gelen coğrafya öğretmeni Faruk Ağaçe ise çocukların eylem nedeniyle cezalandırılacağını söyleyen idarecilere tepki gösterdi. TUTANAK TUTULDU Tartışmanın ardından öğretmen Faruk Ağaçe derse giderken öğrenciler de eylemi bitirdi. Yaşanan olay nedeniyle okul yöneticileri, eylemci öğrenciler hakkında disiplin soruşturması başlattı ancak herhangi bir ceza vermedi. Okul yöneticilerinin hakkında tutanak hazırladığı Faruk Ağaçe ise bu tutanağa dayanılarak Adana Milli Eğitim Müdürü Mehmet Ali Selamet'in isteği ve Adana Valisi Hüseyin Avni Coş'un oluruyla Aladağ İlçesi'ndeki Pınar Madencilik Anadolu Lisesi'ne görevlendirildi. Geçici olarak Aladağ'a gönderilen Faruk Ağaçe'nin ne kadar süreyle görevlendirildiği henüz kendisine bildirilmedi. 'SAVUNMA BİLE YAPMADAN GÖNDERİLDİM' Hukuki olarak haklarını arayacağını belirten Faruk Ağaçe, şunları kaydetti: 'Okul bahçesinde lise 1'inci sınıfa giden 7 kız öğrencinin Berkin Elvan için sessizce oturma etkinliği yaptığını gördüm. Başlarında bulunan 4 tane okul idarecisi de çocukları, 'okuldan atılırsınız', 'ceza alırsınız' diyerek kaldırmaya çalışıyordu. Oturan öğrencilerden biri okul idarecilerine, 'Hocam sizin çocuklarınız yok mu?' dedi. İdareciler ise aynı tavrını devam ettirdi. Ben de o an vicdani olarak, 'Siz ancak Mısır'da, Suriyeli çocuklara ağlarsınız. Berkin Elvan, Türk olduğu için bu çocukları azarlıyorsunuz' dedim. Sonra derse girdim ve oturan öğrenciler de sınıflarına gitti. Bu olay nedeniyle içeriğini bilmediğim bir tutanak hazırlanmış. Bu tutanağa bağlı olarak da herhangi bir soruşturma açılmadan, savunma yapmadan sürgün edildim. Yapılan bu uygulamanın haksız olduğunu düşünüyorum. Sıkıyönetim dönemlerinde bile bu şekilde bir uygulama olduğunu düşünmüyorum. Bu yargısız infaz nedeniyle hukuki haklarımı arayacağım.' 'ARKADAŞIMIZIN YANINDA OLACAĞIZ' Eğitim-Sen Adana Şubesi Hukuk Sekreteri Güven Boğa ise, 'Arkadaşımız tamamen keyfi olarak sürgün edilmiştir. Herhangi bir soruşturma olmadan öğretmenimiz keyfi biçimde mağdur olmuştur. Daha öncede bu okulda Berkin Elvan için sessiz eylem yapan öğrenciler baskı altına alınmaya çalışılmıştı. Öğrencilerimizin olduğu gibi Faruk öğretmenimizin de yanında olacağız' dedi. Adana Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri ise konuyla ilgili açıklama yapmadı. Yusuf BAŞTUĞ/ADANA, (DHA)
Dünyanın En İyi 100 Üniversitesi
Dünya çapında en itibarlı 100 üniversitenin belirlendiği İngiltere merkezli Times Higher Education (THE) tarafından oluşturulan ve akademik dünyanın en prestijli üniversiteleri listelendi. Üniversitelerin “Dünya Saygınlık Sıralaması” (World Reputation Rankings) yapılarak en itibarlı üniversiteler belirlendi. Her yıl olduğu gibi ABD ve İngiltere üst sıralarda yer alırken çok fazla ABD üniversitesinin listede yer alması da dikkat çekici. Listenin 51-60. sırası arasında Türkiye’den Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin yer alması gurur verici. “World Reputation Rankings 2014” tüm dünyadan 10.000’den fazla akademisyenin katılımıyla Ipsos MediaCT araştırma şirketi tarafından gerçekleştirilen ve Mart – Mayıs 2013 aylarında yapılan “Thomson Reuters’ 2013 Academic Reputation Survey” anketine dayanmaktadır. Anket, farklı coğrafi bölgeleri ve akademik disiplinleri temsil etmek üzere Times Higher Education ve Thomson Reuters tarafından 133 ülkeden seçilen deneyimli (ortalama çalışma süresi 18 yıl) ve bilimsel yayınlarıyla tanınan akademisyenlere gönderilmiştir. “Dünyanın en güçlü 100 üniversite markasını” belirleme amacıyla yapılan ankette, katılımcılardan hem eğitim hem araştırma alanında “mükemmel” olarak tanımladıkları en fazla 15 üniversiteyi seçmeleri istenmiştir. İşte o 100 üniversite:  Dünyanın En İyi 100 Üniversitesi
ÖSYM'nin Açıklamadığı YGS Soruları Sızdırıldı mı?
YGS sorularını sonraki sınavlarda kullanmak için açıklamayan ÖSYM, dershane öğretmenlerinin sınava girerek sızdırdı iddialarına şu açıklamayı yaptı: Ne yapalım, hafiyelik mi yapalım? ÖSYM’nin üniversiteye geçişte ilk aşama olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nın (YGS) ardından ilk kez soruların tamamını yayımlamaması, dershaneleri harekete geçirdi. Türkiye’de çok sayıda dershanenin branş öğretmenlerini sınava soktuğu ve öğretmenler tarafından ezberlenen soruların sınavın ardından öğrencilere doğru cevaplarıyla birlikte dağıtıldığı iddia edildi. Soruları sonraki sınavlarda kullanmak için açıklamadığını bildiren ÖSYM yetkilileri ise konuyla ilgili, “Süreçte bir anormallik görmüyoruz. Dershaneler öğretmenlerini sınava sokmuş olabilir. Forum sitelerinde de adaylar soruları paylaşmış olabilir. Sorular dışarı sızmış mı diye hafiyelik mi yapmamız bekleniyor?” ifadelerini kullandı. Milliyet’ten Ayşegül Kahvecioğlu ’nun haberine göre, adaylar Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinden, “YGS’nin soruları açıklamamasının gerekçesi, soruları tekrar kullanmaksa, bu hiç inandırıcı bir gerekçe değil”, “Yaptığı yanlış fark edilmesin diye YGS sorularını yayınlamamak ne demek yahu?” gibi mesajlar paylaştı. Adayların YGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testinde, “Bakara suresi” ile ilgili bir soru çıktığını belirterek, “YGS’deki din sorularında Bakara suresinin zamanlaması manidar”, “Bakara sureli soru ile Egemen Bağış’a mesaj mı çakıldı acaba?” şeklinde mesajlar atması dikkati çekti. 32 soru açıklandı Üniversiteye geçişte ilk aşama olan YGS, önceki gün 2 milyon 7 bin 685 adayın katılımıyla gerçekleşti. ÖSYM, bu yıl ilk kez sınavın ardından tüm soruları ve cevap anahtarlarını yayımlamadı. Sadece sınav sorularının yüzde 20’si yani 32 soru, sınavın yapıldığı gün öğle saatlerinde, “Temel Soru Kitapçığı” adı altında ÖSYM’nin internet sitesinden yayımlandı. ÖSYM, sınavlarda çıkan soruların daha sonraki yıllarda da kullanılabilmesi amacıyla bir havuz sistemi oluşturacaklarını açıklarken, soruların tamamının ya da bir kısmının herhangi bir yerde yayımlanması durumunda, ilgili kişiler hakkında hukuki süreç başlatılacağını bildirdi. ÖSYM’nin uyarı niteliğindeki açıklamasına rağmen, dershanelerin, çıkan soruları ezberlemeleri için branş öğretmenlerini YGS’ye soktukları öne sürüldü. İddiaya göre, öğretmenlerin kendi branşlarından ezberledikleri ilgili sorular, sınavın ardından dershane yönetimlerince bir araya getirildi. Sınavın ardından dershanelerine giden öğrencilere burada öğretmenler tarafından sorular ve doğru cevapları dağıtıldı. Böylece ÖSYM’nin soru havuzuna sakladığı sorular pek çok dershane öğrencisiyle paylaşılmış oldu. ‘Anormallik yok’ ÖSYM yetkilileri, soruların bazı dershaneler tarafından öğrencilere dağıtılması ve internet üzerinden paylaşılması ile ilgili ilginç bir açıklama yaptı. Yetkililer, “Süreçte bir anormallik görmüyoruz. Dershaneler öğretmenlerini sınava sokmuş olabilir. Forum sitelerinde de adaylar soruları paylaşmış olabilir. Sorular dışarı sızmış mı diye hafiyelik mi yapmamız bekleniyor? Ne yapabiliriz? Eğer tespit edersek, gerekli yasal işlemleri başlatırız. Ama bunlar çok soyut iddialar” ifadelerini kullandı. ‘Bakara sorusu manidar’ Adaylar, Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinden, “YGS’nin soruları açıklamamasının gerekçesi, soruları tekrar kullanmaksa, bu hiç inandırıcı bir gerekçe değil”, “Yaptığı yanlış fark edilmesin diye YGS sorularını yayınlamamak ne demek yahu?” gibi mesajlar paylaştı. Adayların YGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testinde, “Bakara suresi” ile ilgili bir soru çıktığını belirterek, “YGS’deki din sorularında Bakara suresinin zamanlaması manidar”, “Bakara sureli soru ile Egemen Bağış’a mesaj mı çakıldı acaba?” şeklinde mesajlar atması dikkati çekti. Bazı forum sitelerinde ise, “YGS’de herkes aklında kalan soruları yazsın” şeklinde konu başlıkları açıldı. Buradan da çok sayıda aday, aklında kalan soruları kamuoyuyla paylaşmış oldu.T24
Reklam