Doğalgaz Haberleri

Doğalgaz ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Doğalgaz ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Ey Zenginler! Allah'ın Hakkını Verdiniz Mi?
İyi ama bugün hangi servet sahibine, hangi zengine sorarsanız, cevap olarak ‘Bunlar benim emeğimin karşılığı. Mücadele ettim, alınterimle kazandım’ yanıtını alırsınız.Yani adam hepsini emeğimle kazandım diyor, helalinden kazandım diyor buna ne diyeceğiz diyorsunuz? O zaman buna da şu soruyu soracağız. Helalinden zengin olur mu? O kadar servet, milyonlarca liralık mal, mülk emekle kazanılabilir mi? Bunu ifade etmek için de Nisa Süresi'ndeki bir başka ayette deniyor ki; Erkekler için kazandıklarından bir pay vardır. Kadınlar için de kazandıklarından bir pay vardır. Yani emek verdiğimizin de tamamı bize ait değildir. İnsan için emek vardır dedi ya, burada da diyor ki, ‘Emek vererek kazandıklarının da tamamı sana ait değildir. İhtiyacın kadarını alabilirsin içinden. Geri kalanını elinden çıkaracaksın. İyi ama benim kazandığım nasıl oluyor da başkasına ait oluyor? Şöyle ki; insanlar vermeleri gerekeni vermediği için, kendi dışındakilerin hakkını vermedikleri için biriktiriyorlar. Biriktirenlere de zengin diyorlar. Birinde birşey birikmişse içinde başkasının hakkı vardır. O hakkı vermediği için zengindir. Yoksa zengin olabilmesi mümkün değildir.Hak ile neyi kastediyorsunuz? Sonuçta bu servet sahipleri çıkıp, ‘biz gereken desteği, yardımı da yapıyoruz muhtaç olanlara, zekatımızı veriyoruz’ diyebilirler.Koç ailesine, Türkiye'nin en zenginlerine soruyorum; Sizin o kazandıklarınızın tamamının kendi emeğinizle olduğunu, helalinden olduğunu iddia ediyorsunuz, o zaman şu sorulara cevap verin. Soluduğunuz havanın hakkını verdiniz mi? Nasıl yani? Havanın hakkını verdiniz mi? Şimdi siz o kadar malı, mülkü şu havayı soluyarak kazanmadınız mı? Hava olmasa çalışamazsınız. Allah diyor ki, Allah'ın hakkını verin. Allah'ın hakkı ne demek? Şu havanın hakkı demek. Kime vereceksiniz, Allah’a naıl vereceksiniz? İşte Allah burada kendi yerine yoksulları koyuyor. Sekiz sınıf insanı koyuyor. Yoksullar, fakir, fukaralar, köleler, yetimler vs... Bunlara diyor vereceksiniz. Yeryüzünde Allah'ın hakkını bunlar temsil ediyor. Bunlara verdiğin zaman Allah'ın hakkını vermiş oluyorsun. Allah'ın havada, yağmurda, suda, ateşte, toprakta hakkı var. Bunları siz yaratmadınız. Bunların hepsini siz yaratmadınız, o yarattı ve sizin istifadenize sundu. Mesela küçük bir hesap yapacak olursak, suyu para ile satıyorlar. Şu suyu kim yarattı? Allah yarattı, peki niye bunu parayla satıyorsun? ‘İşte bunu dağdan getirdim, kutunun içine koydum ve insanlara ulaştırdım.’ Tamam, o zaman bunu kamu hizmeti olarak yap. Aynı şeyi hava için yaparlarsa ne yapacağız. Havanın da tıpkı su gibi şişelerin içine konduğunu düşünün. Soluduğumuz havayı... Gelecekte böyle yapma ihtimalleri var mı? Var. Bu imansız kapitalistler böyle birşey yapabilir mi? Yapabilir. Buna cidden inanıyor musun? Cidden inanıyorum. Bunu yapan adam havayı da yapar arkadaş. Bir zamanlar bu su da ücretsizdi. Devlet kamu hizmeti olarak sağlıyordu bunu. 387 çeşit vergi veriyoruz o zaman bununla yapacaksın. Daha ne parası istiyorsun. Elektrik faturası, su faturası, doğalgaz faturası ne bunlar ya? Tüm bunları vergilerden alacaksın. Bunların hepsi kamu hizmeti. Sosyal devlet, sosyal adalet budur.O zaman hakları böylesine geniş bir yelpazede ele alacak olursak sayısız hak çıkacaktır ortaya değil mi?Evet aynen öyle. Şimdi havanın hakkını verseydin eğer Sabancı, Koç, Ülker, Türkiye'nin zenginleri, Bill Gates dünyanın zenginleri, bu kadar zengin olabilir miydiniz? Olamazdınız. Çünkü o biriktirdiklerinizin içinde verilmemiş haklar var. Onları vermediğiniz için size zengin diyorlar. Daha bir sürü hak var sıralanacak. Mesela sizi dokuz ay karnında taşıyanın hakkını verdiniz mi? Size bir harf öğretenin hakkını verdiniz mi? Herkes kendi hayatını hesaplasın, annenizden tutun, size bir şey öğreten herkesin kazandıklarınız üzerinde hakkı vardır. Ben geçenlerde hesapladım, 70 kişi çıktı. Hatırladığım. İlkokul öğretmenimden tutun da Kuran’ı öğreten hafıza kadar. Çünkü ben aynı zamanda onların ürünüyüm. Hepimiz bir emeğin ürünüyüz. Onların hakkını vereceksiniz. Vermezseniz size işte biriktirdiğiniz için zengin diyorlar. Zenginliğin kökeninde hak vermeme vardır. Hazreti Ebubekir, 600 bin dirhemlik servetinin yüzde 90'ınını köleleri azad etmek için kullandı. Müslüman olduğu andan itibaren vermeye başladı ve öldüğünde hiçbirşeyi kalmamıştı. Peki neden böyle yaptı? Şunun için. Bu hakkın onlara kölelerden geçtiğini farketti ve onları tek tek geri verdi. Bu zaten sizin hakkınızdı dedi. Devletin maaşı ile geçindi halife olarak.Peki günümüz itibariyle bir Müslüman için ortalaması nedir bu bakış açısının?Bir müslümanın çağımızda bir arabası ve bir evinin olması yeterlidir. Bir evinin, arabasının, evini geçindirecek maaşının, kimseye muhtaç olmayacak kadar rızkının olması, bunun da bir yıl kadar bir kenarda bekletilmesi caizdir. Bundan fazlası yasaktır. Şimdi böyle olunca mülkün Allah'a ait olduğunu önce bir söylemek sonra emeğin sadece bir şeye sahip olmak için ölçü olduğunu kabul etmek gerekiyor. Emeğin de tamamının değil içerisinden sadece bir bölümünün bize ait olduğunu, geri kalanının başkasının hakkı olduğunu kabul etmektir. Kuran, zenginlerin malının üzerinde yoksulların hakkı vardır diyor. İşte bunu kastediyor. Biriktirenlerin, birikimi üzerinde yoksulların , hakkı vardır. Mahrum bırakılmışların ve isteyenlerin, ihtiyaç sahibi olanların hakkı vardır diyor.Bu söylediğinizi bir kapitalistin, servet sahibinin kabul etmesi mümkün değil hocam…Evet Kuran’ın bu yaklaşımını bir kapitalistin bunu kabul etmesi mümkün değil. Herkesin kazandığı kendinedir, isteyen isteyene verir, isteyen vermez der kapitalist bakış. Senin kazandığında herkesin hakkı vardır. Bunları vermek durumundasın. İnfak dediğimiz şey budur. Aksi halde harama batmış bir şekilde yaşamış olursun. Bir başka ayette de şöyle denir: ‘Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. Deki ihtiyaçtan fazla olanı.’ Bunun da kapitalizm ile bağdaşması mümkün değildir. Bu okuduğum ayetlerin hiçbiri kapitalizmle bağdaşmaz. Başka bir ayette gene denir ki; ‘Mallar sizler arasında dönüp dolaşan bir devlet olmasın.’ Başka bir ayette denir ki; ‘Onlar yanındakimizle eşit hale geliriz korkusu ile vermiyorlar. Allahın nimetini inkar mı ediyorlar.’ Başka bir ayette de, ‘Biz yeryüzünde rızık ve rızık kaynaklarını ihtiyacı olanlar arasında eşitçe bölüşülsün diye yarattık.’ Bu da yine kapitalizme aykırıdır. Böyle onlarca ayet söyleyebilirim. Bu açıdan bakıldığında Kuranda ortaya konulan İslamın kapitalizmle bağdaşması mümkün değildir. Yani sermaye ile para biriktirmecilikle, zengin sevicilikle ve onunla yaşamakla bağdaşması mümkün değildir. Bir defa herşeyden evvel ölüm vardır. Kefenin cebi yoktur. Hiçbirini mezara götüremeyeceksin o zaman niye biriktiriyorsun?Peki biriktirmemesi halinde ne yapılması gerektiğini de söylüyor mu Kuran?Eğer bir iş yapıyorsan yap ona birşey dediğimiz yok. Elinde bir birikim varsa şu dört yoldan birini yapman gerekiyor. Bir iş ve istihdam yaratacaksın. Herkesin hakkını vereceksin, işçinin hakkını çalmayacaksın. Sekizini alıp ikisini vermeyeceksin. Beşe beş bölüşeceksin. Bunu yapmıyorsan infak etmen gerekiyor. Ver ki başkası bunu yapsın. Bunu da yapmıyorsan vakfetmen gerekiyor. Bunu da yapmıyorsan elindeki birikimi başkasına borç vermen gerekiyor ve adam da zor durumdaysa borcu da silmen gerekiyor. Çünkü nasılsa sende ihtiyaçtan fazla. Asla ve kat'a ihtiyaçtan fazlasını elinde tutmaman, biriktirmemen gerekiyor. Biriktirirsen ne olur.? Ateş olur. Tevbe Süresi 35. ayette ‘Biriktirdiklerinizle dağlanacaksınız’ diyor. ‘Biriktirdiklerinizle dağlanacaksınız. O gün, biriktirdikleriniz alınlarınıza, sırtlarınıza vurulacak, tadın kendi nefsiniz için biriktirdiklerinizi’ denecek. Bunlar Kuran'dan ayetlerdir.İyi ama hocam tüm bu söylediklerinizi neden insanlar camilerde hocalardan, televizyonlarda sürekli biçimde hadis ve menkıbelerden dem vuran dinci tayfadan duymuyor? Neden bahsedilmiyor? Siz mi yanlış yoldasınız yoksa onlar mı?Doğru bu ayetlerden hiçbirini televizyondaki hocalardan duyamazsınız. Hiçbir vaizden bunları duyamazsınız. Hatta isterseniz deneyin. Niye bahsetmiyorlar? Kuran'ın özü, ruhu bu çünkü. Şimdi biz burada bunları anlatmakla insanları yoksulluğa mı çağırıyoruz. Fakir fukura olun mu diyoruz. Hayır. Hakka, hukuka, adalete çağırıyoruz. Haram yemeyin diyoruz, alnınızın teriyle, emeğinizle geçinin diyoruz. Böyle bir yaşam onurlu ve şerefli bir hayattır diyoruz.Bahsettiğiniz çevreler daha çok başörtüsü, namaz, niyaz ile ilgili gördüğüm kadarıyla…Bizim müslümanlar öyle bir hale geldiler ki artık, saçının tek teli görünmeyecek diye ıyametleri koparıyor ama aynı hassasiyeti bir damla alınteri için göstermiyor. Bir damla alınteri bana geçti diye kıyametleri koparan bir müslüman hacı abi görmedim. Üç ay üstü üstüne kirasını ödemedi diye kiracısını evden attırıyor. Apartmanının kapısında da 'Mülk Allah'ındır' yazıyor. Karakola geliyor, burada seccade yok mu seccade diye ikindi namazını kılmak için seccade arıyor. Komiser de 'Sana seccade yok. Zaten senin kıldığında kabul olmaz bana göre' diyor. Kiracısını evden attırmış, karakolluk olmuşlar, mahallede rezalet çıkarmış, gelmiş karakolda da seccade arıyor, ikindi namazı çok önemli diye bir de namaz hakkında karakoldakilere nutuk çekiyor. Niye geldin sen buraya? Kiracını evden attırdın diye. Apartmanının 12 dairesi var, bir dairesinde kendisi oturuyor, diğer kiracısı parasını veremiyor diye attırıyor onu. Apartmanının kapısında da ‘Mülk Allah’ındır’ diye yazıyor.YARIN GÜNÜMÜZDE MÜSLÜMANLIK ANLAYIŞI...** KIRKTA BİR ZEKAT NE DEMEKTİR?** PEYGAMBER DÖNEMİNDE CAMİLER NASILDI?** MÜSLÜMANLAR SALAT'I TERK Mİ ETTİ?** AVRUPA'DA İNSANLAR DAHA MI ADİL VE MUTLU?** DİN BİR İNANÇ MI YOKSA YAŞAM BİÇİMİ MİDİR?
Erdoğan'dan Zaman Muhabirine Fırça
Başbakan Erdoğan, düzenlediği basın toplantısında büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonuyla ilgili soru soran, Zaman gazetesi muhabirine çok sert çıktı. Erdoğan partisinin oy oranının da yüzde 47.7'ye düştüğünü açıkladı.Başbakan Erdoğan, yerel seçimlerle ilgili AK Parti’nin oylarının düştüğü yönündeki bir anketle ilgili soru soran gazeteciye cebinden çıkardığı anketle yanıt verdi. Erdoğan’ın açıkladığı ankete göre; AK Parti yüzde 47.7, CHP yüzde 28.5, MHP yüzde 14.4, BDP ise 5.9. Resmi temaslarda bulunmak için Almanya'ya hareket eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, havaalanında açıklama yaptı. Erdoğan, tutukluluk süreleriyle ilgili yaptığı açıklamada, “Tutukluluk süresini 5 yıla indirme kararı aldık” diye konuştu. Başbakan Erdoğan, düzenlediği basın toplantısında büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonuyla ilgili soru soran, Zaman gazetesi muhabirine de çok sert çıktı. İşte Erdoğan'ın açıklamasından satır başları: BÜYÜK SALON TOPLANTISI YAPACAĞIZ Biraz sonra bildiğiniz gibi sayın Merkel’in davetine icabetle Almanya’ya hareket edeceğiz. Merkel ile bir çalışma yemeğimiz olacak. Bunun ardından yine sosyal demokrat partinin lideri Gabriel ile bir görüşmemiz olacak. Ayrıca Almanya dışişleri Bakanı ile yine bir görüşmemiz olacak. Bunların dışında Almanya’daki vatandaşlarımızla yarın akşam şöyle geniş kapsamlı bir büyük salon toplantısı gerçekleştireceğiz. Bu akşam da yine Hollanda’dan gelecek bir grup değişik siyasi partilere mensup milletvekilleriyle görüşmelerimiz söz konusu. ÖNEMLİ GELİŞME Tabi Almanya ile köklü bir dostluğumuz tarihimiz var. bir çok alanda yakın işbirliği içindeyiz. Üç milyonu aşkın soydaşımız Almanya’da yaşıyor. Bunların da yaklaşık 1 milyona yakını Alman vatandaşı. Geçtiğimiz yıl iki ülke dışişleri bakanları eş başkanlığında, 2014 yılı Türk Alman bilim yılı ilan edildi. Bu ziyaretim ülkelerimiz arasındaki ikili ilişkilerin, çok yönlü ve kapsamlı ilişkilerin her alanda ileriye götürülmesine yönelik büyük bir önem arz ediyor. Şu anda Almanya federal parlamentosunda 11 Türk bulunuyor. Bu tabi önemli bir gelişme. Kabinede ise ilk kez Türkiye kökenli bir devlet bakanı yer alıyor. Almanya’daki yerleşik Türklerin sahip olduğu firmaların sayısı 80 bine yaklaşmıştır. Yıllık cirosu 40 milyar avrodur. Çalıştırdıkları personel sayısı 400 bine ulaşmıştır. Merkel ile Türk toplumunun sorunları ve beklentileri konusunda görüş alışverişinde bulunmayı düşünüyorum. Ortak projeler üretmelerine, Türk ve alman gençlerinin bilim adamlarıyla sanatçılar arasındaki etkileşimin artmasına önem veriyoruz. TİCARET HACMİMİZ ARTIYOR Son yıllardaki bu kriz ortamına rağmen Türkiye ile Almanya arasındaki iktisadi istikrar bozulmamıştır. Ticaret hacmimiz artıyor. İş adamlarımız arasında gün geçtikçe yeni ticari ortaklıklar kuruluyor. Vize muafiyeti meselesini de en kısa zamanda aşmayı arzuluyoruz. Bölgesel ve uluslararası konularda da görüş alışverişinde bulunacağım. İran ziyaretinizin dönüşünde ekonomide ABC paketinin olabileceğini söylemiştiniz. Bunu biraz netleştirebilir misiniz? Ne zaman göreceğiz bu önlemleri? İçişleri bakanlığının paralel devlet soruşturması başlattığına yönelik haberler var. bu soruşturma hangi kurumlarda, hangi iddialar üzerinde başlatıldı? Bu soruşturmanın, 17 Aralık soruşturmasına gölge düşürebilir mi? Türkiye İran arasındaki süreçte biliyorsunuz önlemler diye bir şey söz konusu değil. sadece İran’a yönelik yaptırımlar söz konusu. Bunlar içerisinde tabi BM Güvenlik Konseyi mensubu ülkelerin, bazılarının bunu rahatlıkla aştığını görüyoruz. Ama bazı ülkeler için ise bu yaptırımlar engellenebiliyor. Bizim 2012 dış ticaret hacmine baktığınız zaman, 21,5 milyar dolara ulaşmıştı. Fakat 2013 yüzde 35 gerilemeyle, bu yaptırımlar sebebiyle çok ciddi bir düşüş ve 13,5 milyar dolar gibi bir seviyeye geriledi. Bizim Türk-İran olarak 2015 itibariyle bu rakamı 30 milyar dolara çıkarmaktı. Doğalgaz ve petroldeki yeni fiyat ayarlamaları hususunda, enerji bakanlarımız görüşmelerini yapacaklar. Burada eğer bir anlaşmaya varabilirsek, varmamız halinde bu ticaret hacmi bizim süratle artabilecektir. Bunun yanında çok farklı bizim onlara verebileceğimiz ürünler var. Bunlarla ilgili vergiler noktasında arkadaşlarımız karşılıklı olarak çalışmalarını yaptılar. Bazı indirimlere gitmek suretiyle, yani kazan kazan esasına dayalı olarak, o zaman bizim ihracatımız da ithalatımız da bu kalemlerin sayısı artacaktır. ALIŞILMADIK ÖNLEMLER DEMİŞTİNİZ? Bunlar yanlış anlaşıldı, benden böyle ifadeler olmadı. Paralel yapılanmaya yönelik soruşturmaya gelince, sadece içişleri bakanlığımızın değil, tüm istihbari çalışanlarımzıın, bu yöne çok daha farklı şekilde eğilmek, çünkü devletin içerisindeki böyle bir yapılanma bizim bir beka meselemiz haline gelmiştir. Buna da bizim fırsat vermemiz mümkün değildir. Gereği neyse bunlar da yapılacaktır. Siyasetin yeniden dizayn edilmesiyle ilgili söylemleriniz var. bugün de Zamn gazetesinde bir anket yayınlandı. Ak Parti’nin oyu yüzde 34,6, cumhurbaşkanı olarak şahsınızın oyu yüzde 16. Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün göreve davet edilmesiyle ilgili söylemleri nasıl değerlendiriyorsunuz? SEN İNANIYOR MUSUN BUNA? Bunu değerlendirmeme gerek yok da, sen inanıyor musun buna? Senin mensubu olduğun gazete başka bir anket yayınlamıştı. Seninkine mi inanalım, buna mı inanalım? Ben de diyorum ki senin mensubu olduğun gazete de bir anket yayınladı. İşte bu anketin adı paralel yapı firmasının anketidir. Tamam? Bunlar duymaz uydururlar, dert başka. Bunlar kendilerine göre bu ülkede bir irade oluşturabileceklerini zannediyorlar. Bunu oluşturamayacaklar. KONDA benim şirketim. KONDA'nın Ocak ayı anketini söylüyorum. AK PARTİ 47,7, CHP 28,5, MHP 14,4, BDP 5,9 İşte bu anketin adı paralel yapı firmasının anketidir. Bunlar duymaz uydururlar. Bunlar kendilerine göre bu ülkede bir irade oluşturabileceklerini sanıyorlar, bunu oluşturamayacaklar. Dünyanın değişik bir ucundan durup da Türkiye yönetilmez, çıkar gelirsin ne yapmak istiyorsan yaparsın. TUTUKLULUK SÜRESİ Tutukluluk süresi daha önce 10 yıldan 7,5 yıla indirilmişti. Biz dün yaptığmızı çalışma ile bunu 5 yıla indiriyoruz. Meclisten bunun da çıkmasıyla yüzlerce binlerce insan istifade edecek. Öyle o tür palavradan anketleri bu millet yutmuyor. Her ay dört anketi var bizim partimizin. Bu anketlerde biz hemen karşılıklı olarak çaprazlama yaparız. Adımlarımızı da atarız. Bugünlere de biz böyle geldik. Nerede eksiğimzi var, ne yapmamız gerekir? Biz hayali projelerle de konuşmuyoruz. Eser ortadadır, bütün bu eser Türkiye’dir. Bugüne kadar yaptıklarımızla da milletimiz bize istikamet vermiş. SORU YANIT BÖLÜMÜ Bugün bir yandan da gözler Kayseri’de. Ali İsmail Korkmaz davası. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Yargı süreci, yargı süreciyle ilgili söyleyecek herhangi bir şeyim yok. Geçen hafta sayın Erdoğan Bayraktar ile görüştüğünüz, onu ikna ettiğiniz konusunda bilgiler var. öyle bir görüşme gerçekleşti mi? Görüşme yaptım. Ama benim ikna etme gibi gayretim söz konusu değil. çünkü Erdoğan bey ikna edilecek bir kardeşimiz değil ki. benimle 20-25 yıllık geçmişi olan bir arkadaşımız. Bu geçmişte, nereden nereye birlikte nasıl yürüdüğümüz belli. Oradaki kullanmış olduğu yanlış ifadeyi düzeltmek onun görevidir. Onun için de ikna gayreti içine girmem gerekmez. Onun buradan pişman olması lazım. Dolmabahçe’de demokratikleşme paketi konusunda toplantı vardı. İçeriğine ilişkin değerlendirme alabilir miyiz sizden? Dün demokratikleşme paketiyle ilgili yaptığımız çalışmayı ele aldık. Daha önce idari boyutuyla çözüldü halledildi. Ama yasal sürece yönelik bunu da parlamentoya gönderdik. Bunun yanında bizim üç paketimiz daha var. biri adalet bakanlığı, bir diğeri içişleriyle alakalı bir diğeri de şeffaflaşmayla alakalı. Biliyorsunuz özel yetkili mahkemeleri süratle kaldırma çalışması içerisindeyiz. İki TMK ile alakalı olarak orada bir düzenlemeye gidiyoruz. Bunları ceza kanunu içerisinde alacağız. Burada en önemli olan, tutukluluk süresi daha önce 10 yıldan 7,5 yıla indirilmişti. Biz dün yaptığımız çalışmayla bunu 5 yıla indirme kararı verdik. Meclis’ten de bunun çıkmasıyla, öyle zannediyorum ki yüzlerce binlerce insan bundan istifade edecek. Önemli olan bir adımda şu. Adli kolluk meselesi. Adli kollukta artık herhangi bir savcı, istediği gibi, ki yaptıkları zaten kanunsuzdu. Ben, sen sen sen bazı polisleri toplayıp, hadi git şurayı bas, şunları topla gel. Böyle bir şey olamaz. Hiçbir üstün, aslından haberi yok. Ne emniyet müdürünün, ne valinin haberi var. kalkıp bu tür adımların atılması ortadan kaldırılıyor. Bu geçiş sürecinde, bir defa valinin bu iş emir komutasında olacak veya emniyet müdürünün emir komutasında olacak. Valinin emniyet müdürünün haberi olmadan asla adli kolluk emri verilemez. Kaldı ki dünyanın bir çok yerinde zaten adli kolluk müessesi de yok. Oluşturulur, şimdi biz AB’nin de böyle bir talebi sebebiyle, dedik ki biz adli kolluk gerekirse kurumu oluştururuz. Başbakanlık teftiş kurulunun raporuyla ilgili ayrıntılar yer aldı. Şöyle söyleniyor, başbakanlık korumalarından alt kademelerde bir yöneticinin sızdırdığıyla ilgili… Sevgili kardeşim sen ayrıntıları öğrenmişsin. Ben bu ayrıntıları bilmiyor. Beni de bir bilgilendirirsen çok daha mutlu olurum. Başbakanlık teftiş kurulu çok gizlilik kaydıyla, ankara başsavcılığına bunu gönderiyor. E şimdi bundan sizin haberiniz oluyor. İşte paralel devlet bu, paralel yapılanma bu. Paralel devlet yok diyenler başını iki elinin arasına alsın da bir düşünsün. Çok gizlilik kaydıyla başbakanlık teftiş kurulu ankara başsavcılığına aylardır en ufak bir şey çıkmıyor, bu şimdi ortaya çıkıyor. Benim haberim yok, senin haberin var. Hadi sen açıkla. ERDOĞAN'DAN GAZETECİYE FIRÇA 17 Aralık’ta başlatılan operasyonla ilgili bir sorum olacak. Operasyondan 8 ay önce MİT tarafından , Reza Zarrab’ın söz konusu bakanlarla ilişkide olduğu MİT’in de sizi uyardığı yönünde bir rapor yansıdı. Böyle bir rapor sunuldu mu? MİT bir defa uyarı yapmaz. Tespit yapar. Bir diğeri de burayla ilgili olarak da bakın MİT’in bu tür raporlarına paralel yapının temsilcisi durumuna düşüyorsunuz. Gazeteci: Taraf Gazetesi yayınladı. Bak MİT’in raporunu bilecek kadar ona nüfuz edecek kadar paralel yapı. Müşterek çalışıyorsunuz. Söylemediğinizi söylettiriyorsunuz. Sen değil, patronlarınız. Bu şekilde de bu işlere nüfuz etme yollarına gidiyorsunuz. MİT’in bu tür belgelerine nasıl ele geçiriliyor? MİT sürekli gizlilik kaydıyla çalışır. Bu halde sizlerin, yada oraların eline geçiyor? Burası çok tehlikeli bir gidiş. Bakın bu ülkeyi sevmek değildir. İsmi geçen zat ile ilgili bana bugüne kadar hiçbir suç duyurusu gelmemiştir. Dolayısıyla patronlarınız da duymuştur herhalde.Gazeteport
Cehenneme Açılan Kapı: 43 Yıldır Yanan İlginç Kratere Yakından Bakalım
Türkmenistan, Darweze, Karakum Çölünde bulunan bu ilginç krater tam 43 yıldır bu şekilde yanıyor. Görenleri hayrete düşüren bu manzara tam olarak bir doğa olayı sayılmaz.Bölgedeki doğalgaz  rezervi 1971 yılında Sovyet bilim adamları tarafından keşfedilmiş. Tam bu noktanın delinmesine karar verilmiş ve bu alan sondaj sırasında çökmüş. Sondaj sırasındaki kazadan sonra kocaman bir krater açılmış ve etrafa gaz sızmaya başlamış. Bilim adamları tehlikeli metan gazının etkilerini azaltmak için buranın yakılmasına karar vermişler.Onlar buranın en fazla 2-3 gün içinde söneceğini düşünmüşlerdi. Aradan tam 43 yıl geçti fakat alev hala parlaklığını koruyor. Bölge şu an turistik amaçla kullanılmaya başlanmış.İşte harika fotoğraf ve videosuyla 'Cehenneme Açılan Kapı'...
5 Maddede Para Eritmek
Elbette ki eliniz de hırsızlıkla, yahut yolsuzlukla kazanılmış kara para olsun istemem. Lakin böyle bir gaflete düşmüş olup tez yoldan kestaneyi kurtarmak isteyenler için 5 maddeden oluşan zamanlaması oldukça manidar bir liste hazırladım.
9 Soruda ‘Yeni’ Ukrayna
Ukrayna’da Rusya yanlısı devlet başkanı Viktor Yanukoviç’in görevden alınması sonrasında gerilim yüksek. Ülkede bir günde yaşanan siyasi değişimin ardından yol haritası yavaş yavaş belirginleşiyor. Ancak Rusya yanlılarıyla AB yanlıları arasındaki çatışma dineceğe benzemiyor. Peki Ukrayna’yı bundan sonra ne bekliyor, yer değiştirmiş görünen muhalefet ve iktidarın ana aktörleri kim? Yanukoviç’in görevden alınması sonrası, muhalifler Bağımsızlık Meydanı’nda ölenler için anma töreni düzenledi. 1 – KONTROL KİMDE? Parlamentoda çoğunluk, Yanukoviç’e karşı muhalefetin elinde. Milletvekilleri jet hızıyla oyşama yaparak, Timoşenko’nun eski müttefiki Oleksandr Turçinov’u geçici cumhurbaşkanlığına atadı. AB’yle serbest ticaret anlaşmasına karşı çıkan dışişleri bakanı Leonid Kozara ve müfredata Rusya yanlısı bir tarih anlatısı getirmekle eleştirilen eğitim bakanı Dimitri Tabaçnik başta olmak üzere, bir dizi bakan görevden alındı. Bağımsızlık Meysanı’ndaki şiddetten sorumlu tutulan içişleri bakanı Vitali Zakharçenko da cuma günü görevinden alınmıştı; eski bakanın saklandığı iddia edliyor. Salı gününe kadar ‘birlik’ hükümeti kurulması, 25 Mayıs’ta da seçim düzenlemesi bekleniyor. 2 – CADI AVI MI BAŞLADI? Polis muhalefetin yanında olduğunu duyururken, eski yönetimin bir dizi yetkilisi hakkında kovuşturma başlatıldı. Eski vergi bakanı Oleksander Klimenko ve Timoşenko’nun hapse atılmasından sorumlu tutulan eski başsavcı Viktor Pshonka hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Parlamento, son dönemdeki şiddet olaylarından sorumlu tutulan bir dizi yetkiliye yurtdışına çıkış yasağı getirdi. Yeni İçişleri Bakanı Arsen Avakov da polisin “Ukrayna halkına karşı eski liderler tarafından da işlenen suçları araştıracağını” söyledi. 3 – YANUKOVİÇ NEREDE, TEPKİSİ NE OLDU? Parlamento tarafından azledilmesi sonrası Kiev’den kaçan devrik liderin, kalelerinden biri sayılan Rusya yanlısı Donetsk kentinde olduğu sanılıyor. Yanukoviç, açıklanmayan bir yerden yayımladığı video mesajında yaşananları ‘darbe’ diye niteledi ve “Başkan hâlâ benim” dedi. Bu arada, Yanukoviç’in, Kiev’in dışında bulunan 140 hektarlık alana yayılan malikanesi de kamulaştırıldı. 4 – YANUKOVİÇ NE KADAR GÜÇLÜ? Yanukoviç’in Bölgeler Partisi’nden cuma günü kopmalar başlarken, parti bugün yazılı bir açıklamayla eski liderine sırt çevirdi. Yaşananlardan tümüyle Yanukoviç’in sorumlu tutulduğu açıklamada şöyle denildi: “Ülke tarihinin en zorlu ve trajik dönemlerinden birini yaşıyoruz. Uktayna kandırıldı ve soyuldu. Fakat bu durumun etkisi, ihtilafın her iki tarafından sevdiklerini kaybeden onlarca ailenin acısıyla kıyaslanamaz. Ukrayna ihanete uğradı. Tüm bunların sorumluluğu Yanukoviç’e ve yakın çevresine ait.” Açıklamada, Yanukoviç’in Kiev’den kaçışı da kınandı. 5 – TİMOŞENKO KİM, NE KADAR GÜÇLÜ? Yanukoviç’i ezeli rakibi, eski başbakan. 2004’te Yanukoviç’i deviren Batı yanlısı ve destekli Turuncu Devrim’in liderlerindendi. Yanukoviç’e karşı 2011’deki seçimleri kaybetmesi sonrası, Rusya’yla yapılan doğalgaz anlaşmalarında görevini kötüye kullanma suçlamasıyla hapse atıldı; suçlamaların siyasi olduğunu savundu. Cezaevinde hastalanan Batı yanlısı Timoşenko’nun serbest bırakılması ve tedavi için yurtdışına çıkışına izin verilmesi, Avrupa Birliği’nin Kiev’e serbest ticaret anlaşması için dayattığı şartlardan biriydi. Timoşenko serbest bırakılmasının ardından protestoların merkezi olan Bağımsızlık Meydanı’na tekerlekli sandalyeyle geldiğinde AB yanlılarını ‘kahramanlar’ diye selamladı. Fakat son gerilimde ön planda olan muhalif eylemcilerin birçoğu onu ‘demokrasi kahramanı’ olarak görmüyor. Gelecekteki yönetimde rol oynayıp oynamayacağı da kesin değil. 6 – AB YANLILARININ LİDERLERİ KİM? Ukrayna muhalefeti tek bir çatı altında toplanmış değil. Meydan’da ‘boy gösteren’ muhalefet liderleri ve hareketler şöyle: VİTALİ KLİÇKO AB yanlısı eski dünya ağırsıklet boks şampiyonu. Udar (Darbe) hareketinin lideri; seçimlerde başkan adayı olacağını açıkladı. ARSENİ YATSENYUK Ülkenin ikinci büyük partisi, liberal çizgideki Vatan’ın meclis grup başkanı. Timoşenko’nun eski müttefiki. SVOBODA (ÖZGÜRLÜK) HAREKETİ Aşırı sağcı hareket, yılbaşı günü birçoklarının Nazi işbirlikçisi olarak gördüğü Stepan Bandera için anma töreni düzenleyince Bağımsızlık Meydanı’nda gerilim çıktı. SAĞ SEKTÖR Aşırı sağcı, son şiddet olaylarından kısmen sorumlu tutulan grup. 7- KRİZİN TEMELİNDE NE VAR? Kriz, Yanukoviç’in AB’yle ortaklık ve serbest ticaret anlaşması müzakerelerini 21 Kasım 2013’te’te askıya aldı. Brüksel, Kiev’le anlaşma için Timoşenko’nun tedavi görmek üzere özgür bırakılmasını şart koşuyordu. Fakat Ukrayna parlamentosu önce Timoşenko’nun bırakılması tasarısını reddetti, hemen ardından da AB’yle anlaşmanın hazırlıklarını dondurdu. İşte bu kararın ardından, binlerce Avrupa yanlısı Kiev’deki Bağımsızlık Meydanı’nda kamp kurarak barışçıl gösterilere başladı. Ancak gösteriler kısa süre içinde şiddete döküldü; en az 80 kişi hayatını kaybetti. 8 – UKRAYNA BÖLÜNÜR MÜ? Tarihi boyunca Avrupa’yla Rusya arasındaki çekişmede sıkışıp kalan ülkede, Yanukoviç’in devrilmesi sonrası bölünme çağrıları gecikmedi. Çoğunlukla Rusça’nın konuşulduğu Kharkiv’de yerel liderler bölünmeye karşı olduklarını söylese de, Kiev’deki mevcut parlamentoyu tanımadıklarını açıkladı. Doğuda yaşayan Ukraynalıların büyük kısmı Rusya’ya ihraç yapan fabrikalarda çalışıyor ve AB’yle yakınlaşma yüzünden işlerini kaybetmekten endişe duyuyor. Batı’daki AB yanlılarıysa, Brüksel’le yakınlaşmanın refah seviyesini yükselteceğine ve hukukun üstünlüğünü tesis edeceğine inanıyor. Yanukoviç karşıtları, ülkenin batısındaki Lviv, Ternopil ve bir dizi başka kentte yönetimi devralmış durumda. 9 – TEPKİLER NE? Yanukoviç’i destekleyen Rusya, gerilimin geldiği noktadan memnun değil. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ‘yasadışı aşırılıkçı grupların silahsızlanmayı reddettiğini ve muhalefet liderleriyle birlikte Kiev’i kontrol altına aldığını’ savundu. Rusya, AB’den uzaklaşma karşılığı Yanukoviç’in hükümetine vaat ettiği 15 milyar dolarlık kredinin bir sonraki taksidini de askıya aldı. Perşembe gecesi arabuluculuk ettiği uzlaşma anlaşması çöken AB’yse, Rusya’ya ‘Uktana’nın içişlerine karışmama’ uyarısı yaptı. Brüksel, ‘demokratik bir hükümetin seçilmesi’ sonrası Kiev’e mali yardım da vaat etti. Ancak olası bir yardımın Rusya’nın teklifini aşması beklenmiyor. Sovyet Rusya’nın son lideri Mihail Gorbaçov’sa, ‘perestroika’nın Ukrayna’da başarısız’ olduğu yorumunu yaptı. diken.com.trBERİL KÖSEOĞLU
Kırım'dan Sonra Donetsk
İngiltere Dışişleri Bakanı Ukrayna'daki durumun 'Avrupa'nın 21. yüzyılda karşılaştığı en büyük kriz' olduğunu söyledi. Kırım'dan sonra Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk de Rusya ile birleşmeyi tartışıyor.İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, Kiev'de temaslarda bulunuyor. Hague, BBC'ye yaptığı açıklamada, Ukrayna'daki karışıklığın Avrupa'nın 21. yüzyılda karşı karşıya olduğu en büyük kriz olduğunu söyledi. Rus birlikleri Kırım'dan çekilmezse bunun diplomatik ve ekonomik bedellerinin olacağını vurguladı. İngiliz bakan, uluslararası toplumun Rusya'ya sert tepki vermesi gerektiğini kaydetti. ABD ve Avrupa Birliği'nin Kırım'daki gelişmeler karşısında 'güçsüz kaldığı' yolundaki eleştirilere katılmadığını söyleyen Hague, Rus birlirleri üslerine dönmezse ellerinde birkaç seçenek olduğunu söyledi.  Kırım'dan sonra DonetskUkrayna'da Avrupa Birliği yanlısı yönetimin başa geçmesinden sonra Rusya sessiz sedasız ülkenin güneyindeki Kırım'da askeri varlığını artırınca dünya Kırım krizini konuşmaya başladı. Ama Ukrayna'da parlamentosuna Rus bayrağı çekmek isteyen başka yerler de var. Ülkenin doğusundaki özerk yönetim Donetsk'te de, Kırım'dakine benzer bir tartışma var. Parlamenterler özerklik statüsüne ilişkin referandum yapılmasını görüşürken, Rusya yanlısı birkaç bin kişi de hükümet binası dışında gösteri yapıyor. Interfax ajansına göre göstericiler 'Ruslar bizim kardeşimizdir' yazılı pankartlar taşıyor. Özerk yönetim cumartesi günü Kiev'deki yeni yönetimi tanımadığını açıklamış ve referandum çağrısında bulunmuştu. 1 milyondan fazla kişinin yaşadığı bölgede etnik Ruslar az bir farkla çoğunluğu oluşturuyor.            Rusya'ya kınamaDünyanın Gayrı Safi Millî Hasılası en yüksek ülkelerini kapsayan G7, Rusya'yı Ukrayna konusunda kınadı. Grup Soçi'de haziran ayında yapılması planlanan, Rusya'nın da üyesi olduğu, G8 zirvesiyle ilgili hazırlıkları da askıya aldı.ABD, Kanada, Japonya, Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya'nın yaptığı ve Beyaz Saray'ın yayınladığı ortak açıklamada Moskova Ukrayna'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü açık şekilde ihlal etmekle suçlandı.G7 Ukrayna'ya finansal desteğe hazır olduğunu da duyurdu. Uluslararası Para Fonu (IMF) heyeti de Kiev'de temaslara başladı. Yeni yönetime göre ülkenin önümüzdeki iki yıl için 35 milyar dolarlık mali yardıma ihtiyacı var.  Askeri yığınakAçıklama Rusya'nın Kırım'a asker yığmaya devam ettiği iddialarının ardından geldi. Ukrayna sınır muhafızları pazartesi sabahı Rus zırhlılarının sınırda konuşlandırıldığını söyledi. Rus gemilerinin de Sivastopol çevresinde olduğunu duyurdu. Muhafızlar Rusya'nın bazı bölgelerdeki cep telefonu ağını bloke ettiğini ileri sürdü.  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, suçlamaları dikkate almıyor.Putin, ülkesinin ve Kırım ile Ukrayna'nın diğer bölgelerinde yaşayan Rusların çıkarlarını korumaya hakları olduğunu savunuyor.Rusya konuyu pazartesi sabahı Çin ile görüştü. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Çinli mevkidaşının görüşlerinin Moskova ile örtüştüğünü söyledi.Ukrayna'da göreve başlayan yeni hükümet ise Rusya'yı savaş ilan etmekle suçluyor. Ukrayna olası bir savaş için hazırlıklara başladı. Yedek askerler göreve çağrıldı.Başbakan Arseniy Yatsenyuk krizin Ukrayna'yı felaketin eşiğine getirdiğini söyledi.Rus Dışişleri Müşteşarı Grigory Karasin ise Ukrayna ile savaş istemediklerini söyledi. Karasin'e göre parlamentonun askeri müdahaleye verdiği onay Moskova'nın niyeti konusundaki ciddiyetini gösteriyor.Hisseler düşüyorUkrayna'daki kriz Rusya'yı ekonomik anlamda etkilemeye başladı. Avrupa'nın doğalgaz ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayan Gazprom hisseleri yüzde 11.7 oranında düştü.Sberbank ve VTB bankalarının hisseleri de yüzde 11 ile 11.4 oranında azaldı.Rus Merkez Bankası faiz oranlarını yüzde 5.5'ten 7'ye çıkardı.Rusya'nın para birimi Ruble de dolar ve euro karşısında en düşük seviyesine geriledi. Dolar kuru 61 kopeyka (kuruş) yükselerek 36,50; Euro kuru ise 92 kopeyka yükselerek 50,30 ruble oldu.Diplomasi hızlanıyorUkrayna'da krizin hızla tırmanması diplomasi trafiğini yoğunlaştırdı. NATO pazar günü olağanüstü toplandı. Avrupa Birliği dışişleri bakanlarının pazartesi günü Brüksel'de toplanması bekleniyor.ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin de salı günü Kiev'de görüşmeler yapması bekleniyor.Ukrayna gerilimi Soğuk Savaş'tan bu yana Batı ile Rusya arasında yaşanan en büyük çatışma olarak değerlendiriliyor.Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar
Rusya'ya Bağlanmak için 15 Sebep
Kırım büyük bir çoğunlukla Rusya'ya bağlanma kararı aldı. Dünyada etkileri sürüyor, Rusya'ya bu karardan dolayı yaptırımlar getirilmesi gündemde. Peki bunca kıyamet koparmışken Kırım neden ısrarla Rusya'ya bağlanmak istiyor? İşte Rusya'ya bağlanmak için 15 geçerli sebep.
Türkiye'de Petrol Var mı?
Türkiye'de petrol var mı diye sorarsak cevabı evet, var. Ama ne kadar? Halk arasında dolaşan birçok efsane mevcut. Amerikalılar geldi petrol buldular ama betonla kapatıp gittiler, komşu ülkelerde heryerde petrol var bizde neden çıkmıyor? Arkadaşlarınızla, akrabalarınızla bu tarz sohbetlere girmişsiniz veya duymuşsunuzdur. Gerçek nasıl? Gelin hep beraber inceleyelim.