Beykoz Haberleri

Beykoz ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Beykoz ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Yapay Zeka İstanbul’un En Yaşanabilir 5 İlçesini Seçti: İlk Sırada Hangi İlçe Var?
İstanbul’da yaşamak için en iyi ilçenin hangisi olduğu, kime sorduğunuza göre değişiyor. Kimileri denize yakın, sakin bir mahallede yaşamayı isterken kimileri için ulaşım kolaylığı ve sosyal hayat daha önemli. Üstelik İstanbul’un 39 ilçesi arasında seçim yaparken ev fiyatlarından trafik yoğunluğuna kadar pek çok konuyu düşünmek gerekiyor. Peki tüm bu özellikleri göz önünde bulundurarak İstanbul’un en iyi ilçelerini yapay zekaya seçtirsek nasıl bir liste ortaya çıkar? Gelin birlikte görelim…
Kadir İnanır'ın Vasiyeti Yüzünden Ailede Kıyamet Kopmuştu: Jülide Kural'dan İlk Açıklama Geldi!
Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Kadir İnanır'ın vefatının ardından başlayan vasiyet tartışmaları bir türlü son bulmadı. Usta oyuncunun geride bıraktığı miras, aile üyeleri arasında beklenmedik bir anlaşmazlığın fitilini ateşledi. Özellikle yeğenlerinden gelen peş peşe açıklamalarla büyüyen mesele, aileyi adeta ikiye böldü. Vasiyetin geçerliliği bile sorgulanırken karşılıklı suçlamalar ve birbirine zıt açıklamalar gündeme geldi. Tüm bu süreçte gözlerin çevrildiği isim ise İnanır'ın uzun yıllardır hayat arkadaşı olan Jülide Kural'dı. Haftalardır sessizliğini koruyan Kural, sonunda yaptığı ilk açıklamayla tartışmalara dahil oldu!Buyurun, detayları beraber inceleyelim.
Tanju Özcan: "İster Öcalan Serbest Kalsın, İsterlerse Mültecileri Doldursunlar Evimde Kedi Gibi Oturacağım"
Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Tanju Özcan, 4'ü tutuklu 19 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yaptı. Duruşma, mahkeme salonuna dönüştürülen Sosyal Bilimler Lisesi'nde görülürken Özcan, Ankara Sincan Cezaevi'nden SEGBİS ile bağlandı. Özcan'ın savunmasının son bölümünde söyledikleri ise dikkat çekti.
İstanbul'da En Çok Ev Satılan İlçe Belli Oldu
İstanbul'da yılın üçüncü çeyreğinde konut piyasasının nabzı birkaç ilçede attı. Temmuz, ağustos ve eylül aylarında kentin 39 ilçesinde toplam 65 bin 232 konut el değiştirirken satışların neredeyse yarısı yalnızca 10 ilçede gerçekleşti. Listenin zirvesindeki Esenyurt ise ikinci sıradaki Pendik'in iki katından fazla satışa ulaştı.Kaynak: Türkiye gazetesi/Ömer Faruk Bingöl
Telli Baba Kimdir? Telli Baba Türbesi Nerede, Hikayesi Ne?
İstanbul'un en çok ziyaret edilen türbelerinden biri olan Telli Baba Türbesi yeniden merak edilenler arasına girdi. Sarıyer'de Boğaz kıyısında bulunan türbe, özellikle evlenmek ve dileğinin gerçekleşmesini isteyenlerin uğrak yeri olarak biliniyor. Peki Telli Baba kimdir, türbesi nerede? İşte Telli Baba hakkında anlatılan rivayetler.Görseller: Caner Cangül, Ahmet Yurtbakan
İstanbul'un İlçe ve Semt İsimleri Nereden Geliyor?
BAĞDAT CADDESİ: Bizans döneminden bu yanavarlığı bilinen yol (şimdi cadde), Osmanlılar döneminde Üsküdar’dan Şam veBağdat yönüne giden kervanlarca kullanılıyordu. Osmanlı ordusu, Doğu seferlerine bu yoldan çıkıyordu.Adının Bağdat Caddesi olması bu nedenledir. ALTINBOYNUZ: Biz ‘Haliç’ diyorsak da Batı kaynaklarında ‘Altın Boynuz’olarak geçiyor. İsminin orjinali Rumca. ‘Hriso Keras’ Rumca'da altın boynuzanlamına geliyor. Kağıthane ve Alibeyköy derelerinin çatal vaziyette, boynuzuandırması nedeniyle bu ismi almışdır. BAB-IALİ: Günümüz Türkçesinde ‘Yüce Kapı’ anlamına gelen bu terim,aynen tercüme edilerek diğer dünya dillerine de girmiştir. İstanbul’da devletitemsil eden her ofis, ‘kapı’ diye anılırdı. Yani bugünün devlet dairesininkarşılığı ‘kapı’ idi. Basın kuruluşları İkitelli’ye taşınmadan önce “Bab-ı Ali”denilince akla basın geliyordu. ABİDE-İHÜRRİYET: Şişli’de Hürriyet tepesindeki anıtın adı. Bugünkü dillesöylenirse ‘Özgürlük Anıtı’. AĞACAMİİ: Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi üstündeki Ağa Cami’siniŞeyhülharem Hüseyin Efendi yaptırmıştı. Hüseyin Efendi aynı zamanda‘Galatasaray Ağası’ydı. Bu nedenle Ağa Cami olarak anılır. AYAZMA:İstanbul’da çok fazla sayıda ayazma var. Nedir ayazma? Hıristiyanlarıninançlarına göre kutsal ve şifalı su; bu maksatla ziyaret edilen yerlerdekidini yapıdır. Her ayazmanın adını taşıdığı aziz ve azizeler için özel bir günüvardır. BAHARİYE:Osmanlı padişahları ve vezirler, özellikle bahar mevsiminde, Haliç kıyısındaEyüp Sultan’dan sonra gelen ve Bostan iskelesi ile Silahtarağa arasında uzananbölgeye giderlermiş. Buraya köşkler yaptırılmış. Baharda yeğlenen bir bölgeolduğu içinde ‘baharlık’ anlamına ‘bahara ait’ yani ‘bahariyye’ diye anılmış. BALAT:Rumca saray anlamına gelen ‘palation’ sözcüğünden geldiği sanılmakta. Önceİstanbul’un Haliç kıyısındaki kapılarından birine verilen ad, sonra bütünsemtin adı oldu. BALTALİMANI:Rumeli Hisarı’nın ötesindeki eski adı ‘Fadalya’ olan ‘Baltalimanı’, adınıİstanbul’un fethi sırasında Gelibolu’daki donanmayı hazırlayan ve kuşatmasırasında gemileri bu limana getirmeyi başaran Baltaoğlu Süleyman Bey’den aldı.Baltaoğlu Süleyman Bey Osmanlı Devletinin ilk Kaptan-ı Derya’sıydı. BEBEK:İsmini, Fatih’in bu bölgenin muhafazasına memur ettiği bölükbaşının ‘Bebek’lakabından almıştı. Bebek Çelebi ya da Bebek Çavuş’un bu semtte bir köşkü vesonradan hasbahçe olan bir bahçesi vardı. BELGRADORMANI: Ormanın adı, Kanuni Sultan Süleyman döneminde kurulanBelgrad köyünden gelmekte. Belgrad köyü 1521 Sırbistan seferinden sonra İstanbul’agetirilen Sırp tutsakların yerleştirilmesi amacıyla kurulmuştu. BEŞİKTAŞ:Bu semt ‘Kone Petro’ adıyla anılıyordu. Anlamı ‘Taş Beşik’ idi. Rahip Yaşka, Hzİsa’nın beşiğini Kudüs’ten getirip, burada yaptırdığı kiliseye koymuştur. Hz.İsa çocukluğunda bu beşik içinde yıkanmış, bu sebeple bu kilise Rumlar arasında‘Taş Beşik’ olarak ün yapmıştır. Rahip ölünce beşiğin Ayasofya’ya bırakıldığısöylenir. Bu söylenti bir delile dayanmadığı için efsane niteliği taşımaktadır. BOMONTİ:Semt adını, 1902 yılında Bomonti Kardeşlerin burada kurdukları Bomonti BiraFabrikası’ndan almıştır. Bu bina daha sonra İstanbul Tekel Bira Fabrikasıolarak anılmıştır. CERRAHPAŞA:Semt, buradaki cami-nin adını taşır. Camiyi 16’ncı yüzyılda, Sadra- zam CerrahMehmet Paşa yaptırmıştır. Mimar Davud Ağa’dır. Cerrah Paşa camiyle birlikteçifte hamam, çeşme ve türbe de yaptırmıştır. CİHANGİR:Kanuni Sultan Süleyman’ın, Tophane ile Fındıklı arasındaki kıyıdan 300basamakla ulaşılan yüksekçe bir yere oğlu Cihangir’in anısına yaptırdığı cami,semte adını vermiştir. AKARETLER:Avrupa yakasında,Maçka-Dolmabahçe arasında, Beşiktaş ilçesinin birmahallesidir. Sultan Abdülaziz Taşlık Aziziye camisinin masraflarını karşılamakiçin bir vakıf kurdurmuştur, Bu vakıf gelir sağlamak amacıyla kirayaverilebilecek binalar yaptırmıştır. Projenin tamamlanması II.Abdülhamit’e nasipolmuştur. Kira,irat getiren anlamındaki Akaret ismi bu binalara yakıştırılaraksemte Akaretler adı verilmiştir. AYRILIKÇEŞMESİ: Anadolu yakasında, Kadıköy’den Acıbadem’e giderkenHaydarpaşa’dan gelen yolla kesiştiği yerdeki semttir. Eskiden Trakya veİstanbul’dan hacca gidecek olanlar burada toplanırlar ve hep birlikte yolaçıkarlarmış. Hacı adayları yakınları ile burada vedalaşıp yola çıktıklarındansemte Ayrılık Çeşmesi adı verilmiştir. BAHARİYE:Anadolu yakasında, Kadıköy-Fenerbahçe-Moda arasındadır. Kentte yerleşiminyaygın olmadığı dönemlerde, İstanbulluların yazlık olarak kullandıkları birsemtti. Bir söylentiye göre, bahar aylarında semtteki hareketliliğin artmasısebebiyle baharlık anlamında 'Bahariye' adı verildiğidir... BAKIRKÖY:İlk çağlarda Hebdamon Septimus adıyla anılmaktaydı. Bizans döneminde yazlıkolarak kullanılmıştır . Constantinus (Büyük) zamanında buraya saraylar ,köşkler, kiliseler yaptırmıştır. Bizans'ın son döneminde Makrihori, Osmanlıdöneminde Marki Köy olarak bilinen semtin adı Cumhuriyet'in ilanından sonraBakırköy olarak değişmiştir... BEYKOZ:Antik çağdaki adı Amykos'dur.Beykos ismi ilk defa Bizanslılar tarafındankullanılmıştır. Bithnia Kralı ve Kocaeli valileri bu semtte ikamet etmişlerdir.Kos farsçada köy anlamındadır. Semtte oturan ünlü kişilerden dolayı yöreyeBeykos denildiği ismin zamanla Beykoz'a dönüştüğü sanılmaktadır... BEYOĞLU: Bizansdöneminde yerleşim alanı değildi. Yöreye karşı yaka, öte yaka anlamında Pera yada Peran bağları deniliyordu... Beyoğlu denilmesine ait çeşitli söylentilervardır. İlki Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon Rum İmparatorluğu'na sonvermesinden sonra (1460) Kral ailesinden Prens Aleksisos Kommenos burayayerleştirilmesinden dolayı bu ismin verildiğidir. İkincisi Kanuni SultanSüleyman döneminde burada oturan Venedik elçisinden dolayı bu isminverildiğidir. (Yapılan yazışmalarda elçiye Beyoğlu denildiği için) CİBALİ:Burada bulunan sur kapısı,İstanbul'un fethine katılan komutanlardan Cebe AliBey adıyla anılmaya başlanmıştır. Cebe Ali Bey kapısı zamanla Cibali kapısınadönüşmüştür ve semt de Cibali ismini almıştır... ÇENGELKÖY:Bizans İmparatoru Justinianos buraya karısı Sophia için bir saray yaptırmıştırve semte Sophianea adı verilmiştir. Osmanlı döneminde bu semtte gemi çapalarıimal edildiğinden adı Çengel Köyü olarak benimsenmiştir. Zamanla Çengelköyşeklini almıştır. Bir başka söylentiye göre de; Osmanlı döneminde leventliktenyetişen Çengeloğlu Tahir paşa (Sonradan Kaptan-ı Deryalığa kadar yükselmiştir)bu semtte oturmuş ve yörede mescit, çeşme gibi yaptırmış ve birçok hayırişlerine önayak olmuş semtin sevilen kişilerinden biri olmuştur, semte busebepten onun ismi verilmiştir... DOLMABAHÇE:Yunan mitolojisine göre Arganut ların kralı İason Karadeniz seferi dönüşündeburada karaya çıkmıştır, bundan dolayı antik çağdaki adı İason’dur. BuradaBizans döneminde gezinti yeri olan küçük bir koy vardı. Osmanlıların İstanbul’ualmasından sonra, I. Ahmet döneminde Kaptanı Derya Halil Paşa bu koyudoldurmakla görevlendirildi ve dol-durma işleri II. Osman dönemindetamamlandı.(1614) Park haline getirilen koy Hünkar bahçesi adıyla anılmayabaşlandı ismi zamanla Dolmabahçe’ye dönüştü... EMİRGAN:IV Murat yöreyi,Revan kalesini çarpışmadan kendisine teslim eden (1635) Safevivalisi Emirgüneoğlu’na bağışlamıştır. Bir konak yaptıran Emirgüneoğlu buradayaşamış ve semt Emirgün yada Mirgün olarak anılmış zamanla Emircan dahasonraları Emirgan şekline dönüşmüştür. FERİKÖY:Semtin ismi hakkında değişik söylentiler vardır. İstanbul'un ünlüLevantenlerinden Mösyö Ferry Galata da oturur ve zaman zaman bu cıvadra avaçıkarmış. Daha rahat avlanabilmek için buraya bir köşk yaptırmış ve semttekiyerleşim bu köşk etrafında yoğunlaşır. Yöre Ferry nin köyü olarak anılmayabaşlanır ve isim zamanla Feriköy e dönüşür. Bir başka söylentiye göre deOsmanlı padişahı A.Mecit tarafından bugün semtin bulunduğu geniş arazi MadamFeri ye bağışlanmıştır. Feri’nin köyü ismi zamanla Feriköy'e dönüşmüştür... FLORYA:Reşat Ekrem Koçu'ya göre İskender efendi namlı bir kişi burada yaptır- dığıbahçeye doğduğu kasabanın ismini vermiş (Forina Arnavutluk'ta küçük birkasabadır) isim zamanla Florya'ya dönüşmüş ve semtin ismi olarakbenimsenmiştir... İSTİNYE:Bizans dönemindeki adı Stenia zamanla İstinye şekline dönüşmüştür. KADIKÖY:Semtin tarihi Bakır çağına kadar uzanmaktadır. Semti Megara’lı göçmenlerKhalkedon adıyla kurmuştur (İÖ 8yy) . Orhan Gazi Khalkedon un bir kısmınıOsmanlı topraklarına kattı. Fatih Sultan Mehmet in kenti fethinde sonra buyörenin bakımsız bir köy görünümünün düzelmesi için İstanbul Kadısı Hızır Beyin buraya yerleşmesini istemiştir. Semt önceleri Kadıköy’ü sonraları Kadıköyolarak anılmıştır. KALAMIŞ:Eski ismi yunanca sazlık ve kamışlık anlamında Kalamis iken zamanla Kalamışşeklini almıştır. KANDİLLİ: Antikçağdaki adı Ekhaia’dır. Zaman zaman Göksu’dan deniz yolu ile saraya dönenpadişahlar için yakılan kandillerden yada IV Murat’ın Revan seferindendönüşünde bu semtteki köşkte doğan şehzadesi Mehmet için yedi gece yakılankandillerden dolayı semte Kandilli köy adı verilmiş, zamanla Kandilli şeklinialmıştır. KARTAL:Bizans dönemindeki adı Kartalimen dir. Semt zamanla Kartal ismiyle anılmayabaşlanmıştır. Bir başka söylentiye göre de küçük bir balıkçı köyü olan semtteyaşayan ve çok sevilen Kartelli isimli balıkçıdan dolayı önceleri Kartelli’ninköyü olarak anılan semtin adının zamanla Kartal a dönüştüğüdür. KAZLIÇEŞME:Burada bulunan bir çeşme semte ismini vermiştir. Bu çeşmenin üzerinde alçakkabartma olarak kaz figürleri vardır. Bir söylentiye göre, İstanbul un fethisırasında baş gösteren su sıkıntısın- da uçuşan kazlar takip edilmiş veburadaki su kaynağı bulunmuştur. Sonraları bu su kaynağı üzerine bir çeşme inşaedilmiştir. Günümüze kadar birçok yenilemeler gören çeşme halen semttebulunmaktadır.   LEVENT: Osmanlı Padişahı III Selim döneminde, Nizam-ı Cedidaskerleri için kurulan Levend kışlası semte adını vermiştir. MAÇKA:.Adının Farsça Masgah (Nişangah) tan geldiği söylenmektedir. Zamanla Maçka yadönüşmüştür. Bir diğer söylentiye göre de Fatih Sultan Mehmet in 1461 yılındaTrabzon'u fethinden sonra Trabzon’dan buraya gönderilen Maçkalılardan dolayısemte Maçka adının verildiğidir. OKMEYDANI: İstanbul’unfethi sırasında Fatih Sultan Mehmet in otağ kurduğu yerdir. 1490 yılında Fatihin burada on dokuz sınır taşıyla sınırları belirlenen çok geniş bir alanaTekke-i Tirendezan (Okçular tekkesi ) yaptırmasıyla semt Okmeydanı olarakanılmaya başlanmıştır. SÜTLÜCE:Bizans döneminde küçük bir köy olan semtte (Sut membat köyü) bronzdan yapılmışve göğüslerinden su akan bir kadın heykeli varmış. Sütlerinin bol olması içinyeni doğum yapan kadınlar tarafından ziyaret edilirmiş bu yüzden semte Sütlüceadı verildiği söylenmektedir. ŞİLE: Kentte yerleşim yaklaşık İ.Ö 5000 yıllarındabaşlamıştır. Şile ismi Mercanköşk olarak bilinen bir dağ çiçeğinin yunancaadından gelmektedir. İlçe tarihte Aschil, Phile, Astere, Kilia isimleriyleanılmıştır. Eski bir Milet kolonisi olan kent Lidya,Pers, Galat,Roma, Selçuklu,Bizans ve Osmanlı egemenliklerinde kalmıştır. TAKSİM:Adını 19. yy. da kurulan su dağıtım şebekesinden almıştır.Maslak-Mecidiyeköy-Şişli yönünden gelen içme suyu burada toplanır ve dört yönedağıtım (taksim) yapılırdı. UNKAPANI:Kapan Osmanlı döneminde pazaryeri, satışyeri, kontrol yeri anlamınagelmekteydi. İstan- bul’un alınmasından sonra kente gelen gıda maddeleribelirli yerlerde teslim alınır ve İstanbul kadısı temsilcisi, esnaf temsilcisitarafından denetlenirdi. Çeşitli gıda maddelerinin bu tür trafiğinin yoğunolduğu yerlere Kapan denirdi.(Yağ kapanı, Bal kapanı gibi)Şehre gelen unlarınbu semte indirilip depolandığı için yöreye Unkapanı isminin verildiğisanılmaktadır.
Sultan Abdülhamit'in Torunları İstanbul'u İstiyor
Sultan Abdülhamit’in torunları, aralarında Kabataş Meydanı, Galatasaray Adası ve Veliefendi’nin de olduğu onlarca değerli mülk ve arazinin kendilerine miras kaldığı iddiasıyla hukuk mücadelesi başlattı. Osmanlı İmparatorluğu’nun 34’üncü padişahı Sultan Abdülhamit’in torunları, dedelerinden miras kaldığını öne sürdükleri onlarca değerli mülk ve arazi için hukuk mücadelesi başlattı. Talep edilen yerlerin toplam değeri ise milyar dolarla ifade ediliyor. Öyle ki, bu yerler arasında Kabataş Meydanı, Galatasaray Adası, Dolmabahçe’de bostan bile var. 250 akraba dava açıyor Miras için 2010 yılında veraset, yani akraba ispatlığı davası açıldı. Osmanlı arşivinden çıkan belgelere göre aralarında Türkiye, Lübnan, Suriye İngiltere, hatta Meksika’dan isimlerin olduğu 250 kişilik bir varis listesi oluşturuldu. Bu 250 akraba için mahkeme geçen Aralık’ta yapılan duruşmada, kararını 27 Mart 2014’te açıklayacağını söyledi. Eğer İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi, verasetleri kabul ederse miras davasının önü açılacak. ‘Yerlerin parasını verin’ Abdülhamit’in bir kısım varisinin vekilliğini üstlenen Akkuş Hukuk Bürosu’ndan avukat Meral Akkuş ile Mehmet Erkan Akkuş, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Mahkeme davacı kişilerin Abdülhamit’in varisleri olup olmadığı yönünde karar verecek. Varislerin Şehzade Mehmet Selim’e kadar veraset belgeleri alınmış durumda. Son halka Abdülhamit. Mahkeme tarafından veraset belgesi çıkması durumunda miras pay oranları da ortaya çıkacak. Söz konusu yerlerin bire bir iadesi mümkün değil. Varisler kendi miras payları oranında maddi karşılık talep ediyor. Anlaşma yapılamaması durumunda AİHM’e kadar gidecekler.” Venizelos’un torunları almıştı Benzer bir emsal karar Yunan Kralı Venizelos’un ailesi için çıkmıştı. Venizelos’un malları kamulaştırılınca mirasçıları tıpkı Abdülhamit’in torunları gibi miras talep etti. Yunan hükümeti ödeme yapmayınca konu AİHM’e gitti ve 18 milyon dolarlık ödeme tablosu çıkarıldı. Venizelos’un varisleri bu parayı Yunan hükümetinden tahsil etti. GALATASARAY ADASI’NI DA İSTİYORLARMimar Balyan’dan Osmanlı’ya kalmıştı Osmanlı maliyesinin 1875 yılında iflas etmesiyle borç ödemeleri durduruldu. Birçok ünlü eser yapan dönemin mimarlarından Sarkis Balyan’a alacaklarının karşılığında Kuruçeşme’deki ünlü Galatasaray Adası verildi. Balyan’ın vefatının ardından adaya kimse sahip çıkmayınca Osmanlı vergi borçları ödenmediği gerekçesiyle el koydu. Ada 1914 yılında Türkiye’nin ilk denizcilik işletmesi olan Şirket-i Hayriye’ye kiralandı, 1957’te Galatasaray Kulübü’ne 150 bin TL’ye satıldı. 2006’dan beri de Suada adıyla eğlence yeri olarak hizmet veriyor. YASA NE DİYOR?‘Cumhuriyet’ten sonra kamulaştırıldı’ Varislerin avukatı Meral Akkuş: “1924 tarihli 431 sayılı yasa padişah mallarıyla ilgili talepte bulunulmasına engel. Sultan Abdülhamit, 1918 yılında vefat etti. Ancak Abdülhamit’e ait mal varlıkları 1924 yılında kamulaştırıldı. Yani Cumhuriyet ilan edildikten 1 yıl sonra. Şayet kamulaştırma Cumhuriyet’ten önce yapılsaydı varisler hak iddia edemezdi. Yani miras varislerin mülkiyetine geçer.” İŞTE İSTENEN MÜLKLERİN SADECE BAZILARI Galatasaray Adası Sultanhamam’daki İzmirli Hanı İstanbul Gedikpaşa’daki tiyatro arsası Eyüp Kopçageçidi’ndeki 21 dönüm tarla Eyüp’te 18 dönümlük Bahariye Kışlası Kağıthane’de 20 dönüm arazi Bakırköy’de 70 dönüm arazi Bakırköy Veliefendi çayırı Dolmabahçe’de 30 dönüm bostan Beşiktaş Serencebey’de 2 dönüm bağ, Ihlamur’da 3 dönüm arsa İstanbul Horhor’da konak ve 5 dönüm arsası Arnavutköy Akıntı Burnu’nda gazino ve müştemilatı Ortaköy’de Dalyan mahallesi ve Ali Saip Paşa Yalısı ile müştemilatı Paşabahçe İrcirli Köyü’nde 40 dönüm arazi ve şişe fabrikası Beykoz’da 40 dönüm bostan, üç bahçe, 6 tarla, 2 çayır, 3 arsa, 1 bağ, 1 dükkan ve yalısıyla Tokat çiftliği, Yalnız Servi çiftliği. Beykoz’da Abraham Paşa’dan alınan 38 dönüm arazi ve üzerindeki müştemilat Şişli’de İzzet Paşa çiftliği Çatalca ve Çekmece’de; Filifos çiftliği, Kaparya çiftliği, Safra çiftliği, Kılıçali Sağır çiftliği, Silivri çiftliği, Bosna çiftliği, Sazlı Bosna çiftliği, Haraççı çiftliği, Papas Bergos çiftliği, İzzettin çiftliği, Tozalak çiftliği ve Yahya Bey Kışlası. Vatan
Süper Lig'in İlkleri
Süper Lig'deki gol 21 Şubat 1959 tarihinde İzmirsporlu Özcan Altuğ tarafından atıldı. Aynı zamanda ilk gol de Beykozspor kalecisi Sıtkı tarafından yenilirken, ilk gol kararını hakem Osman Yeşeren verdi (İzmirspor 2 - 1 Beykoz).