Dünyanın Pozitif Düşünce Haritası Çıktı
Araştırma şirketi Gallup, dünyanın ‘pozitif düşünce’ haritasını çıkardı. Gallup’un 2013′te 138 ülkede yaptığı araştırmaya göre, dünyanın en pozitif insanları Paraguay’da, en olumsuzlarıysa Suriye’de yaşıyor. Türkiye, 62 ortalamayla listenin ortalarında yer alıyor. Her ülkeden 15 yaş ve üzeri yaklaşık bin kişiyle görüşülerek yapılan araştırmada, her 10 kişiden yedisi kendisini mutlu, dinlenmiş, gülen, saygı gösterilen kişiler olarak tanımladı. Bu ‘pozitif ‘ tanımın içinde yeni bir şeyler öğrenmiş ya da yapmış olmak da yer aldı. Latin Amerika ülkeleri açık ara listenin ilk sıralarına yerleşirken, ilk 10′a bu coğrafya dışından sadece Danimarka girebildi. Araştırmacılar, ellerinde somut bir veri olmasa da, gelir düzeyi yüksek insanların daha pozitif hissettiğini saptadı. Kadınların ve erkeklerin pozitifliği tanımlamakta benzer örnekler kullanması da araştırmacıların dikkat çektiği noktalardan biri oldu. Listenin ilk 10′u şöyle: 1- Paraguay (87) 2- Panama (86) 3- Guatemala (83) 4- Nikaragua (83) 5- Ekvador (83) 6- Kosta Rika (82) 7- Kolombiya (82) 8- Danimarka (82) 9- Honduras (81) 10- Venezuela (81) İç savaşın devam ettiği Suriye, 36 ortalamayla listenin son sırasında yer aldı. Gallup araştırmacıları, bu rakamın şirketin tüm zamanlarda ölçtüğü en düşük ortalama olduğuna dikkat çekti. Pozitif hissetmeyen ülkeler de şöyle sıralandı: Karabağ (55) Azerbaycan (55) Yemen (55) Belarus (54) Nepal (54) Sırbistan (54) Bosna (54) Litvanya (53) Çad (52) Suriye (36)Diken
Üniversiteye Giriş Sistemi Değişiyor
Lise geçiş sistemini değiştiren MEB şimdi de üniversitelere girişte uygulanacak yeni sistem üzerinde çalışıyor Bu yıl liselere geçişte sistemi değiştiren ve yılda 6 dersten yapılan 12 sınavın sonuçlarının yüzde 70 etkili olması uygulamasını getiren Milli eğitim Bakanlığı (MEB) üniversitelere geçiş için de yeni bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Üzerinde çalışılan sistem “ders dışı etkinliklerin” de dikkate alınmasıyla ABD’deki üniversiteye giriş sistemine benziyor. DERS DIŞI UĞRAŞLAR Habertürk'te yer alan habere göre, Tarabya İngiliz Okulları’nın düzenlediği “Liseden Üniversiteye Geçişte Farklı Bakış Açıları” paneline katılan MEB Yükseköğrenim ve Yurtdışı Eğitimler Genel Müdürü Yrd. Doç. Dr. Semih Aktekin, yükseköğretime geçişte üzerinde çalıştıkları yeni sisteme dair bilgiler verdi. Aktekin, “Yükseköğretime geçişte öğrencinin ders dışı uğraşlarını, sanat, spor ve boş zaman etkinliklerini de göz önüne alarak puanlandıracağımız bir sistem düşünüyoruz. Eğitimde bilgiyi önceleyen sistem yerine becerileri de ön plana alan yeni bir sistem kurmanın peşindeyiz” diye konuştu. Bakanlığın üzerinde çalıştığı bu sistemde yalnızca öğrencinin notları ya da ders dışı etkinlikleri üniversiteye geçişte yeterli olmayacak. Merkezi olarak yapılacak sınav sonuçları da etkili olacak. Üzerinde durulan iki sınav modeli var. Bunlardan biri tıpkı liselere geçişte 6 dersten toplam 12 sınavın merkezi olarak yapılmasını öngören Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi’nde (TEOG) olduğu gibi liselerde de bazı derslerin merkezi olarak yapılması. 5 ya da 6 dersten merkezi olarak sınavlar MEB tarafından yapılacak ve yerleştirme puanının hesaplanmasında tıpkı liselerde olduğu gibi bu sınav sonuçları etkili olacak. Bir başka sınav modeli ise Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) yapılması ve bunun sonuçlarının kullanılması. Ancak bu sınavın YGS gibi yılda bir kez değil, ABD üniversitelerine girişte sonuçları dikkate alınan SAT gibi yılda birkaç kez yapılması öngörülüyor. HEM SINAV SONUCUNA HEM SOSYAL ETKİNLİĞE BAKIYOR ABD üniversiteleri kendi şartlarını kendileri belirliyor. Üniversitelere başvurular öğrenci tarafından yapılıyor ve üniversiteler öğrencilerini seçiyor. Yani merkezi bir yerleştirme sistemi yok. Ancak başvuruda iki aşamalı sözel ve matematik becerilerin ölçüldüğü SAT ile İngilizce , matematik, okuma ve bilimsel muhakeme bilgisinin ölçüldüğü ACT (American College Test) sınav sonuçları istenir. Ayrıca lise notları, okul ve sınıf sıralaması, sosyal etkinlikler, niyet mektubu, öğretmenlerin tavsiye mektubu başvuru dosyasında yer alır ve etkilidir. Değerlendirme bu dosya üzerinden yapılır.Milliyet
Hayatınızı 2 dakikada değiştirebilecek 10 madde
Hayatınızda olumlu bir değişiklik yapmak bir anda büyük bir sıçrama yapmak anlamına gelmez. Fakat inanmak insanları ileriye götüren ve hayatlarını yenileyen, dünyalarına güzelleştiren en büyük faktörlerden biridir.İsveçli kişisel gelişim uzmanı Henrik Edberg, kendi deneyimlerinden de yola çıkarak küçük adımlarla hayatında nasıl yeni alışkanlıklar edindiğini ve kendini nasıl geliştirdiğini basit formüllerle anlatıyor.Herkes için faydalı olabilecek bu formüller, günde yalnızca iki dakikanızı alıyor fakat küçük adımlarla da olsa, hayatınızda değiştirmeye ve güzelleştirmeye yarayabiliyor.Edberg’in başlıca tavsiyesi verdiği önerileri bir yere not etmeniz ve düzenli olarak bu notlara bakmanız.En önemli işiniz için 2 dakika ayırın. Bazı günler içinizden iş yapmak gelmiyor olabilir. Onun yerine kanepede yatmak istiyorsanız işiniz için yalnızca iki dakika ayırın. Çünkü bu kararı verip iki dakika çalışmaya başlayınca devamı kendiliğinden geliyor.Gün sonunda gününüzü gözden geçirin ve değerlendirin. Gün içerisinde iyi işler yapmış olmak ve o iki dakika içerisinde bir şeyler başarmış olmak motivasyonunuzu yükseltiyor ve kendinizi iyi hissettiriyor.Günlük mutluluğun çıtasını alçak tutun. Mutlu olmak için olağanüstü şeyler yaşamayı beklemek yerine; gün içinde yediğiniz içtiğiniz, işiniz ve rutin uğraşlarınızla mutlu olun. Önemsiz diye algıladığınız gelişmeleri genelde sonradan düşününce takdir ediyoruz. Küçük şeylerle mutlu olmak büyük hedeflerinizi göz ardı etmek anlamına da gelmez. Sadece yaşamdan daha büyük ve küçük şeyleri elde etmek için gösterdiğiniz çabalarda daha az içsel direnme gösterirsiniz.Kendinizi stres altında, korku ve endişe içinde hissettiğinizde karnınızdan nefes alın ve nefesinize odaklanın. Bu hem zihninizi hem bedeninizi sakinleştirir hem de sakin bir ruh hali içerisinde işinize devam etmenizi sağlar.
Hayatınızı düzene sokmanın 50 yolu
Yaşam zaman zaman düşe kalka ilerleyebildiğimiz bir yol ise, bu yolda karşılaştığımız pürüzler aslında önemli değildir. Esas olan çaba ve mücadeledir. En başarılı kişilerin uyguladıkları 77 formül kitabının yazarı Mark Foo’nun litemind.com‘da kaleme aldığı, 50 ipucunu aklınızda tutmaya bakın, çünkü bunlar yaşamınıza yön verecektir. 1- Evinizdeki kağıt yığınlarından kurtulun ve doğaya karşı sorumlu olduğunuzu, kağıtları geri dönüşüm kutularına atarak gösterin. 2- En çok kimi beğeniyorsunuz? Kendinizi gelecekte nasıl bir resmin içine koyuyorsunuz? Kim olmayı arzuluyorsunuz? O zaman kendinizi o kişi gibi görmeye başlayın. 3- Beklenmedik olayların olumlu sonuçlar verebileceğini düşünün. Dalai Lama’nın dediği gibi; “İstediğini elde edememek, bazen harika bir fırsatı doğurabilir, unutma .” 4- Hayran olduğunuz kişilere, şu anda bulundukları konuma nasıl geldiklerini sorun. Onların hikayelerini dikkate alın, tecrübelerini bir yere not edin. 5- Alkol ve sigara ve diğer kötü alışkanlıklarınızı bırakın. 6- Yaşamınızdan olumsuzlukları çıkartın. İstemediğiniz kişiler ve yapmak istemediğiniz meslekten uzak durun. Sizi üzen arkadaşlarınız varsa, kendinizi zorunlu hissedip onlarla görüşmeye devam etmenin hiçbir anlamı yok.
Spordan sonra tüketilmemesi gereken 15 besin
Spordan sonra ne yediğimiz günün geri kalanında yediklerimizden çok daha önemlidir. Spor sonrası ideal besin kombini temel olarak su, protein ve komplex karbonhidratlardan oluşuyor. Bunun için Uplifers olarak, ivillage.com sitesinde diyetisyen görüşleri ile yayınlanan makaleyi dikkate alarak, sizlerle spor sonrası uzak durmanız gerken gıdaların küçük bir listesini paylaşıyoruz.Bol şeker içeren enerji barlarıEnerji barları son yılların en sık tüketilen popüler atıştırmalıklardan biri haline geldi. Eat Well Global, Inc. kurucusu ve diyetisyen Julie Meyer, enerji barlarını sadece atıştırmalık olarak tüketilmesini desteklerken, sporun ardından bu barların yenmesini doğru bulmuyor. Meyer, eğer kişi sporun ardınan evine geliyorsa, kendine hazırlayabileceği en ideal tarifin, karışık meyvelerden oluşan yağsız yoğurt veya tam tahıllı ekmekten yapılmış bir tost olduğunu vurguluyor. Eğer kişi yolda ise, içinde 5 gram protein, 25-40 gram arası karbondhidrat bulunan protein barlarını öneriyor. Kısacası, bu barları seçerken mutlaka en düşük şeker oranı içerenleri satın almakta fayda var.Çiğ sebzelerŞaşırtıcı olabilir, fakat her ne kadar vücuda faydaları tartışılmaz ise de, enerji sarfedilen bir sporun ardından kasları korumak ve metabolizmayı hızlandırmak için, çiğ sebze tüketimi iyi bir fikir değil. Caloriecount.com adlı beslenme web sitesi diyetisyenlerinden Rachel Berman, spor sonrası protein değeri yüksek olan besinleri öneriyor. Örneğin, kırmızı biber ya da havuçları yoğurtlu soslarla ve humusla birlkte tüketebilirsiniz. Ayrıca bir avuç dolusu karışık kuruyemiş de yenebilir.
17 Farklı Köpek Irkının 6 Haftalık Sevimli Yavruları
Profesyonel hayvan fotoğrafçısı J. Nichole Smith ' Puppyhood ' isimli kitabı için 6 haftalık köpeklerin inanılmaz sevimli fotoğraflarını çekmiş. Bu sevimli fotoğraflarla güne başlayıp da gününüzün kötü geçme ihtimali çok düşük! İyi eğlenceler dileriz...
Amerika'da 6 Kişiyi Öldüren Genç Psikopatın Kaleminden Dehşet Verici Hayat Hikayesi
Burada haberini ve katliam öncesi çekip yayınladığı videoyu vermiştik. Katliamdan sonra araştırma yapılınca Eliot Rodger'ın kaleme aldığı ve internete yüklediği 141 sayfalık otobiyografisi ile karşılaşıldı... Tümü İçin Elliot Rodger'ın Hikayesi; Benim Çarpık Dünyam Başlıklı yazıdan en ilgi çekici bölümleri aşağıda bulabilirsiniz;
Saç Dökülmesinin Genel Sebepleri ve Önlenmesi İçin İpuçları
Saçın uzamasının önüne geçen en önemli etken saç tellerinin kırılması ve saç uçlarının çatallanmasıdır. Saç kırılmasının sebepleri olarak uykuda veya günlük yaşantınızda oluşan bazı sebeplerden ötürü saç kırılması yaşanabilir.Tüm kadınlar güzel görünmek ister ve saç bu etkenlerin başında gelir. Üstelik günümüzde ideal bir kadının uzun saçlı olabileceği durumu da göz önünde bulundurulursa dolayısıyla saç bakımı önemli bir rol oynamaktadır. İyi bir dış görünüşün temel anahtarı saçlar olabileceği gibi uzun saçlarında erkeklerin ilgisini büyük ölçüde çektiğinden uzun, sağlıklı ve canlı görünen saçlar her kadının hayalleri arasındadır.Bir saç telinin ömrü saç dökülmesine maruz kalmadığı sürece doğal ömrü 2-6 yıl arasındadır. Bu durumda saç tellerinin aylık ortalama uzama miktarı 1cm’ye gelmektedir. Saç hücreleri kendi aralarında oluşturdukları sağlıklı döngü sayesinde %90’ı büyüme aşamasındayken kalan %10’luk kısım dinlenme aşamasında beklemektedir. Bu gayet doğal ve sağlıklı bir durumdur ayrıca herkes için geçerlidir.Uzun saçlara sahip bayanların ayın bazı dönemlerinde saç dökülmesini normalden daha çok yaşadığı görülmüştür. Bu durumda saç dökülmesini önlemek için herhangi bir özel bakıma veya tedaviye ihtiyaç yoktur. Ayrıca bu dökülmeler sonucunda dökülen her saç teli için yeni bir saç teli oluşacaktır.Saç dökülmeleri için normal biçilen değer günlük 50-100 tel arasıdır. Bu tarz dökülmeler normal olarak kabul edilir ve herhangi bir tedavi uygulanmasına gerek yoktur. Eğer saç dökülmesi sizde bu miktar üzerinde yaşanıyorsa uzman desteği alarak sorunun üstesinden gelebilirsiniz.Saç boyama, fön ve perma gibi saça uygulanan işlemler de saç dökülmelerini tetikleyebilir. Bu tarz işlemler saçların yıpratılmasına sebebiyet vermektedir. Aşırı derecede bu işlemler uygulandığında saçlar yeteri kadar yıpranabileceğinden saç dökülmesini fazlasıyla yaşamanız kaçınılmazdır.Sağlıklı, canlı görünen, parlak saçlara sahip olmak için saç dökülmelerini önleyebileceğiniz birkaç ipucu paylaşalım;Zeytin yağı ve hint yağı saçın sağlıklı uzaması konusunda oldukça etkilidir.Arı sütü içerdiği zengin saç besleyici vitaminler sayesinde saçın ihtiyaç duyabileceği neredeyse tüm vitaminleri karşılar. Üstelik bu yöntem pek fazla bilinmemektedir.Saçlarınızın beslenmesi için diğer bir etken ise haftada bir gün saçlarınızı yeşil çay ile yıkayabilirsiniz.Yukarıda saydığımız ipuçları ile sizde hayal ettiğiniz canlı ve parlak saçlara sahip olabilirsiniz.
Ayda Bir Kilo Vermenin 15 Yöntemi
Mevcut yaşam koşullarınız düzenli bir diyete imkân vermiyor veya odaklanmanızı güçleştiriyor ise Diyetisyen Gizem Şeber’in vereceği bazı basit tüyolar ile her öğününüzden 100 kalori azaltabilirsiniz. Günde 300 kalori azaltmak; haftada 2100 kalori azaltmak demektir. Bu da fark etmeden ayda bir kilogram kaybetmek anlamına gelir. Tek seçim iyidir Restoranda yemek yediğiniz zamanlarda; aynı menü içerisinde birden çok seçenek gelir. Bu seçeneklerden birini bile azaltmak, 100 kaloriden daha fazlasından kurtulmak anlamına gelecektir. Küçük boy kahve Gün içerisinde kremalı kahve içme alışkanlığınız var ise sadece büyük boydan küçük boy seçime dönüş yapmak veya küçük boy seçiminizi light ve şekersiz yapmak ortalama 100-200 kalori kar etmenizi sağlayacaktır. Soslardan vazgeçemeyenler, yarıya inin Soslu yemek, soslu salata, soslu et severler bu lezzete karşı koyamıyorlarsa, normal sos miktarının yarısı kadar kullanmaları günlük 100 kalori daha az almalarına yardımcı olacaktır. Pişirirken tatmaktan vazgeçin Yaptığınız yemeklerin tuzuna bakmak için aldığınız birer kaşıklar, yaptığınız böreklerin ve tatlıların tatlarını kontrol etmek için farkında olmadan mutfakta yaptığınız ufak atıştırmaların size günlük maliyetinin 100-300 kalori arasında olduğunu unutmayın. Salatalarınızdaki ekstralara dikkat edin Salatalara eklenen kuru kayısı, kuru üzüm, nar, kuruyemiş gibi yiyecekler salatanın sadece besleyici değerini değil aynı zamanda kalorisini de yükseltir. Salatalarınızın sadece soslarına değil, içeriğine de dikkat etmeniz ortalama günlük 100 kalori daha az almanıza yardımcı olur.