Dünyanın En Yaşlı İnsanı 117 Yılı Devirdi
Japonya'da yaşayan dünyanın en yaşlı insanı 117 yaşına basmak üzere.5 Mart 1898'de Osaka'da doğmuş olan Misao Okawa, yarınki doğum gününden bir gün önce aile bireyleriyle yeni yaşını kutladı.Okawa, '117 yılın çok da uzun bir zaman gibi gelmediğini' söyledi.Misao Okawa, halen Osaka'daki bir bakımevinde yaşıyor. Bakımevi görevlileri son aylarda Okawa'nın hareketlerinin biraz yavaşladığını ve işitmede güçlük çektiğini anlatıyor.Buna rağmen 117 yaşındaki kadının sağlık durumunun ve iştahının da iyi olduğu belirtildi.Bir kimono terzisinin kızı olan Okawa, 1919'da kocası Yukio ile evlenmişti. Misao Okawa'nın kocasını 1931 yılında yitirmişti.Çiftin iki kızı ve bir oğlu var. Okawa'nın dört torunu ve 6 torun çocuğu var.Guinness Dünya Rekorları, Misao Okawa'yı 2013 yılında resmen dünyanın en yaşlı kişisi ilan etmişti.BBC Türkçe
Kalbimize Dost Olan 12 Gıda Ürünü
1-SomonSomonda yüksek oranda omega 3 bulunur. Omega 3 düzensiz kalp atışına (aritmi) ve damar sertliğine yakalanma riskini azaltır. Uzmanlar haftada 3 kez yağlı balık tüketmenizi öneriyor. Somonkalp dostu gıdalar arasında en çok tüketmemiz gerekeni.2-PatatesPatates (kızartarak pişirme hariç) kalbiniz için faydalıdır. Bol miktarda potasyum bulunur, tansiyonu düzenler, lif açısından zengindir ve kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.3-DomatesPotasyum kalp dostudur ve domateste bol miktarda bulunur. Ayrıca bir antioksidan çeşidi olan likopen maddesinin bulunmasıda domatesi kansere karşı etkili bir silah haline getirir.4-YulafYulaf kolesterolü düşürür, sağlıklı bir besindir. Tükettiğimiz yulafın içine şeker katılmamış olmasına dikkat edin.5-SoyaSoya ürünleri ve soya sütü etkili bir protein kaynağıdır. Soya ürünleri yüksek oranda çoklu doymamış yağ, lif, vitamin ve mineral içerirler. Soyanın tansiyonu düzenleyici etkisi vardır ve kötü kolesterolü düşürür. 6-BaklagillerFasulye, barbunya, nohut, mercimek ve bezelye mükemmel protein kaynaklarıdır  ve sağlıksız yağlar içermezler. Yapılan bir araştırmaya göre haftada en az 4 defa baklagil tüketen insanların kalp hastalıklarına yakalanma oranları %22 daha az olduğu ortaya çıkmıştır. Baklagiller, kan şekeri kontrolüne yardımcı olurlar ve bu nedenle diyabet hastası olan kişiler için ekstra faydalıdırlar.7-Yeşil çayMetabolizmayı hızlandıran ve son zamanlarda popülerleşen yeşil çay kalp için de faydalıdır. Bir araştırmaya göre günde 4 fincan ya da daha fazla yeşil çay içen kişilerin kalp hastalıklarına yakalanma riski daha düşüktür.8-NarYüksek oranda antioksidan içeren nar, kalp dostu bir meyvedir. Kalp hastaları üzerinde yapılan bir araştırmada, her gün bir bardak nar suyu içen hastaların 3 ay sonunda, içmeyenlere göre daha çok iyileştikleri gözlemlenmiştir.9-Turunçgillerİçeriğinde yüksek oranda flavanoid içeren portakal,mandalina,limon ve greyfurt tüketen kadınlarda kan pıhtısının neden olduğu iskemik inme %19 daha az görülmüştür. Ayrıca içeriklerindeki C vitamininin de kalp dostu olduğu bilinmektedir.10-Kabuklu yemişlerBadem, ceviz, antep fıstığı gibi kabuklu yemişlerin hepsi kalp dostu lifler içerirler. Ayrıca E vitamini bakımından zengindirler ve bu da kötü kolesterolün düşmesine yardımcı olur.11-Sızma zeytinyağıGünde 3-4 yemek kaşığı zeytinyağı tüketmenin, kalp krizi riskini %30 oranında azalttığı bilinmektedir. Zeytinyağı, kolesterol ve kan şekeri seviyelerinin düşmesine yardımcı olur.12-Bitter çikolataEn lezzetlisini en sona bıraktık. Pek çok araştırma, içeriğinde yüzde 60-70 oranda kakao bulunan bitter çikolatanın kalbe faydalı olduğunu göstermektedir. 2012 yılında yapılan bir araştırma, her gün düzenli miktarda alınan çikolatanın, felç ve ölümcül olmayan kalp krizi risklerini azalttığını ispatlamıştır.
Sağlıklı Bir Cilt İçin 20 Kural
İlk yapmanız gereken şey kesinlikle cilt analizi. Cilt tipinizi ve hassaslık oranını öğrenin.Makyajınızı temizlemeden uyumayın. Cildinizin tamir edildiği uyku süresinde cildinizi kirli bırakmayın.İpek yastık kılıfı kullanın, ipek yastık kılıfı cildinizin kırışmasını önler.Spora başlamadan ve spor bitiminde hemen yüzünüzü yıkayın. Eğer yıkamazsanız vücuttan ter ile birlikte çıkan toksin gözeneklere yerleşir ve ciddi cilt problemleri ortaya çıkar.Bol, bol Su için. Sağlıklı bir cilt için ihmal edilmemesi gereken altın kural hergün en az 2,5 litre su içmektir. Bu miktar size fazla geliyor ve içemiyorsanız Limonlu su içmeyi deneyin. Limonlu su içerseniz bu miktardan da daha fazla su içtiğinizi göreceksiniz.Vücudunuzdaki aknelerden kurtulmak için içinde  salisilik asit bulunan yıkama jelleri kullanın.Haftada bir gün cilt maskenizi uygulamayı ihmal etmeyin. Gerekli gördüğünüz durumlarda haftada 2 kez uygulayabilirsiniz.İçinde parfüm olan hiçbir ürünü kullanmayın. Parfüm cildinizi kızartır ve alerjik reaksiyonlara zemin hazırlar.Güçlü bir antioksidan olan Yeşil çayı  günde mutlaka en az 1 bardak tüketin, yeşil çay cildinizin bakterilerle savaşmasına yardımcı olacaktır.Kafeinden uzak durun.Haftada bir gün Makyaj fırçalarınızı  temizleyin. Makyaj fırçalarınızda biriken bakteriler cildinize zarar verir.Bakterilerden korunmak için makyaj malzemelerinizi kimseyle paylaşmayın.Fast food ve kızartmaları hayatınızdan çıkartın.Cildinize diri ve taze bir görünüm vermek için buz uygulayın. Bir poşetin içine koyduğunuz buzları dairesel hareketlerle yüzünüze uygulayın.Mutlaka düzenli uyuyun.El havlunuz ve yüz havlunuz ayrı olsun, aynı havluyla hem ellerinizi, hemde yüzünüzü kurulamayın.Akneli ciltler için sirkeyi tonik olarak kullanabilirsiniz. Tabi kokusuna dayanabilirseniz.Güneş kremleri kullanın. Yaz, kış farketmez hergün düzenli olarak güneş koruyucusu kullanın.Sıcak su cildinizi kurutur, bu yüzden ılık duş alın.Cildinizle fazla oynamayın, kimyasal  ürünlerden uzak durun. Ne kadar doğal ürünleri tercih ederseniz cildinizde o kadar doğal olur.
Adet Gecikmesinin 10 Nedeni
Eğer hamile kalmak için bir düşünceniz yoksa şüphesiz hiç bir şey sizi, adetinizin gecikmesi kadar korkutamaz. Adet gecikmelerinde akla gelen ilk soru hamilemiyim oluyor. Adet gecikmesinin tek sebebi hamilelik midir?Stres ve gerginlikStres hayatımızdaki birçok şeyi etkilediği gibi adetimizide etkiliyor. Aşırı stres ve gerginlik vücudumuzda GnRH adı verilen bir hormonun (cinsiyet hormonlarının salınmasını uyaran hormon) seviyesini azaltır. Bu hormonun azalması yumurtlamamızı etkiler ve adet olamamaya neden olur. Yeniden eski adet düzeninize kavuşabilmeniz için stresten uzaklaşmanız, rahatlamanız ve gevşemeniz gerekir.HastalıklarGeçirdiğiniz bir hastalık, adetinizin gecikmesine neden olabilir. Bu durum genellikle geçicidir. Hastalığınız iyileştikten sonra, adetleriniz eski düzenine girdiğini göreceksiniz.Günlük işlerinizdeki değişikliklerGünlük rutin olarak yaptığınız ve vücudunuzun alıştığı işlerdeki değişiklikler sizin biyolojik saatinizi etkileyebilir.Adetinizin gecikmesinin nedeni, çok uzun çalışma saatleri ve uykusuz kalmanız olabilir.Kullanmış Olduğunuz İlaçlarEğer ilk defa yeni bir ilaç kullanmaya başladıysanız ilacın bilmediğiniz yan etkilerinden dolayı adetiniz gecikebilir. Doktorunuzla kullandığınız bu ilacın  yan etkisi hakkında konuşun. Bu durum, bazı doğum kontrol yöntemlerinde çok sık görülen bir durumdur.Fazla kilolarÇok fazla kiloluysanız yada son dönemde aşırı kilo aldıysanız, bu durum hormonsal olarak adet döngünüzü değiştirmiş ya da tamamen durmasına sebep olmuş olabilir. Birçok kadın kilo verince normal adet döngüsüne ve doğurganlığına geri döner.Fazla zayıf olmakEğer vücudunuzdaki yağ oranı yeterli düzeyde değilse, adet düzeniniz bozulabilir  ya da adet döngünüz tamamen durabilir. Bu duruma tıp dilinde amenore adı verilir. Genellikle biraz kilo almanız adet düzeninizin eskiye dönmesini sağlayacaktır. Bu durum, yoğun spor yapan ya da profesyonel sporcu olan kadınların yaşadığı adet gecikmesinin en sık görülen nedenidir.Yanlış hesaplamaAdet döngüsü her kadında aynı olmayabilir ve kadından kadına farklılık gösterebilir. Ortalama olarak adet döngüsünün 28 gün olduğu söylense de bu her kadın için geçerli olan bir durum değildir. Bazen adetinizin geciktiğini sandığınız zamanlarda yalnızca yanlış hesap ettiğinizi fark edebilirsiniz. Adet döngünüz düzensizse ve ne zaman yumurtladığınızı biliyorsanız, yumurtladığınız günden iki hafta sonrasında adetinizin gelmesini beklemelisiniz. Bu şekilde adet döngünüzü daha kolay takip edebilirsiniz.Perimenopoz (menopoza geçiş dönemi)Perimenopoz, belli bir yaştan sonra üreme döneminden, üretken olmadığınız döneme geçiş yaptığınız zamana verilen addır. Bu döneme girdiğinizde adetinizde düzensizlikler meydana gelebilir, adetiniz daha az ya da daha çok gelebilir veya daha sık ya da daha seyrek adet olabilirsiniz. Eğer siz hamile kalmak istemiyorsanız, bir doğum kontrol yöntemine devam etmelisiniz. Çünkü bu dönemde doğurganlığınız hala devam etmektedir.MenopozMenopoz, artık yumurtlamayacağınız ve adet görmeyeceğiniz bir dönemdir. Menopoza girmeniz doğal bir şekilde olabileceği gibi hiserektomi (rahmin alınması) gibi cerrahi olarak ya da kemoterapi gibi kimyasal yollarla da gerçekleşmiş olabilir.HamilelikAdetinizin gecikmesinin nedeni hamile kalmış olmanız olabilir. Bir gebelik testi ile bunu kolayca öğrenebilirsiniz. Gebeliğin öğrenilmesi için yapılan idrar ve kan testleri vücudunuzda hCG hormonu(gebelik hormonu) olup olmadığını kontrol eder.Gebelik testiniz negatif çıktıysa ve hala adet gecikmesi devam ediyorsa bir hafta sonra tekrar gebelik testi yapmalısınız. Eğer bu testte negatif çıktıysa ve adetinizin neden geciktiği konusunda bir fikriniz yoksa fiziksel muayene için doktorunuza başvurun. Doktorunuz size birkaç test yapabilir ve gecikmiş adetin gelmesine yardımcı olacak bir ilaç verebilir.
Senin Eğitim Düzeyini Tahmin Edebilecek miyiz?
Elbette hepimiz bir yerlerden mezun olduk, ya da olmadık. Ama bakalım aslında eğitim düzeyin hangi seviyede kalmış?Not: Verdiğiniz cevaplarda yeşil yanması, o şıkkın kesinlikle doğru olduğu anlamına gelmez! Ayrıca Google'lamak yok :)
Japon Adasında Egemenlik Kedilerde
Japonya’nın Aoshima adasındaki kedi sayısı, insan sayısını 6’ya katladı.Uluslararası haber ajansları bu olayı “Japon adasını kediler ele geçirdi” başlıklarıyla geçti.Ada sakinlerinin hedefi ilk başta sadece fareleri yakalamaktı. Yalnızca 22 kişinin yaşadığı bu minik balıkçı adası şimdi kedi işgalinde.Önceleri bir iki kedi ile başlayan bu sevda, üremenin kontrolden çıkmasıyla ‘kedi işgali’ne döndü. Şimdi adada bulunan 120 kediden 10 tanesi kısırlaştırıldı.Kediler yerel bitkileri ve çöplerdeki yemek artıklarını yiyerek hayatta kalıyorlar.Mağazası ve oteli bulunmayan ‘Kedi Adası’na her gün iki feribot seferiyle yerli turist yağıyor.Bol bol fotoğraf çektirip kedileri balıklarla besliyorlar. Geriye de böyle sağlıklı kedilerin pozları kalıyor. Ajanslar
Reklam
Dünyanın En Hızlı Arabası 'Tazı' Geliyor
Dünyanın en hızlı aracı yakında hazır olacak.İngiltere'nin Bristol kentinde geliştirilen ve bir otomobilden çok rokete benzeyen Bloodhound'un önündeki sivri uç da takıldı.Hersey yolunda giderse, Bloodhound dünya sürat rekorunu kırma denemesini yapmak üzere Güney Afrika'ya gönderilecek.
Reklam
4 Mart 2015 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz :)
Ölümden Dönenlerin Yaşadığı 7 Deneyim
2011’de 57 yaşındaki A isimli bir İngiliz erkek bayılıp hastaneye kaldırılmış. Sağlık görevlileri kasıklarından sonda takarken kalbi durmuş. Beyne giden oksijen kesilmiş. A ölmüş.Fakat sonra neler olduğunu hatırlıyor. Doktorlar kalbi çalıştırmak için şok uygulamışlar. A bu arada konuşmaları duyuyormuş. Sonra tavanda tuhaf bir kadın görmüş. Bedeninden ayrılıp onun yanına çıkmış. “Sanki beni tanıyordu, sanki ona güvenebilirmişim gibi geldi,” diye hatırlıyor. “Yukarıdan bedenime baktım, hemşire ve kel kafalı bir doktor uğraşıyordu benimle.”Hastane kayıtları A’nın bilincini yitirmişken gördüğü insanların gerçekten de orada olduklarını ve A’nın anlattığı işlemleri yaptıklarını doğruluyor. Oysa biyolojik kurallara göre, bu üç dakikalık ara aşamada yaşananları A’nın fark etmesi mümkün değil.A’nın hikayesi ölüme yakın deneyim yaşayanların hissettiklerine dair inançlara ters düşüyor nitelikte. Bugüne kadar, kalbin durduğunda beyne oksijen gitmediği için farkındalık halinin son bulduğuna inanılıyordu. O noktada kişi tıbben ölüdür. Fakat onu geri getirmek hala mümkün olabilir.Böyle bir deneyim yaşayanlar, yani ölümden dönenler o ana dair hatırladıklarını anlatmıştır. Doktorlar genellikle bu anlatıları halüsinasyon olarak değerlendirip göz ardı etmiş, araştırmacılar ise ölüme yakın deneyimleri bilimsel araştırmaların erişebileceği alan dışında gördükleri için bu konuya fazla el atmamıştı.Fakat New York’taki bir üniversitede resüsitasyon (canlandırma) bölüm başkanı Sam Parnia ve ekibi dört yıl boyunca 2000 kalp durması vakasında yaşananları inceledi.Bunların yüzde 16’sı hayata geri döndürülebilmişti. Parnia ve ekibi bunların 101’inin kalp durması sırasında yaşadıkları deneyimleri inceledi. Amaçları, bu insanların zihinsel ve bilişsel olarak etraflarında olup bitenlerin farkında olup olmadıklarını tespit etmekti.Araştırmaya katılanların yaklaşık yarısı ölüm anına dair bir şeyler hatırlıyordu. Fakat A ve başka bir kadının yaşadığı beden dışına çıkma deneyimi dışında, diğer hastaların anlattıkları o sırada gerçekleşen asıl olaylarla örtüşmüyordu.Onların anlattıkları rüya benzeri, halüsinasyon içeren senaryolardı. Bunları yedi kategoride toplayan Parnia “Çoğu, ölüme yakın deneyimler olarak bilinen anlatımlarla benzerlik göstermiyordu. Zihinde yaşanan ölüm deneyimi geçmişte farz edilenlerden farklıydı,” diyor.Bu yedi deneyim şöyle sıralanıyor:KorkuHayvan ya da bitki görmekParlak ışıkŞiddet ve eziyetDejavuAileyi görmekKalp durması sonrası olanları hatırlamakBu deneyimlerin bazısı korkunç, bazısı ise mutluluk verici olarak tanımlanıyor. Bir hasta, “Bir törene katılmıştım… benim yakılmam için yapılan bir törene,” diye hatırlarken bir başkası da “Benimle birlikte dört kişi daha vardı, kim yalan söylüyorsa o ölecekti… Tabut içinde insanların dik bir şekilde gömüldüğünü gördüm,” diye anlatıyordu. Biri “derin bir suyun içinde sürüklendiğini,” bir başkası ise “kendisine öleceğinin ve bunun en çabuk yolunun, hatırladığı en kısa kelimeyi söylemekten geçtiğinin söylendiğini” belirtiyordu.Bazıları ise tam tersi bir duygu hissettiklerini ifade ediyordu. Araştırılanların yüzde 22’si “huzur ve mutluluk” duygusu hissetmiş, bazıları “çiçeksiz bitkiler” ya da “aslanlar ve kaplanlar”, “parlak bir ışık” veya aileleriyle kavuşma anını gördüklerini söylemişti. Duyumlarda bir artış, zamanın geçişiyle ilgili algıda çarpılma ve bedenden ayrılma hissi de yaygın olarak anlatılanlar arasındaydı.Parnia, ölümden dönen insanların o anda bir şeyler hissettiklerine dair anlatıların gerçek olduğunu, ancak bireylerin bunları nasıl yorumladıklarının geçmişlerine ve önceki inançlarına bağlı olduğunu belirtiyor.“Ruh, cennet, cehennem gibi şeyler anlatıldığında ne demek istediklerini anlaması zor. Çünkü doğduğunuz yere ve geçmişinize, kültürünüze bağlı olarak neyi nasıl yorumladığınız da değişecektir. O yüzden bu anlatıları dinsel boyuttan kurtarıp objektif kılmak önemli.”Araştırmacılar kimlerin ölüm anında bazı şeyler hatırlayabileceği konusunda öngörüde bulunmalarını sağlayacak herhangi bir özellik keşfetmiş değil. Ayrıca bazı insanların korkunç şeyler hatırlarken bazılarının neden huzur hissettiği de bilinmiyor.Parnia, ölüme yakın deneyimleri hissedenlerin sayısının bu araştırmaya yansıyanlardan daha fazla olduğuna inanıyor. Birçok vakada ise kalp durmasının ardından beyinde gerçekleşen şişme nedeniyle ya da verilen yatıştırıcılar yüzünden hafıza silinmiş oluyor.Fakat insanlar o ana dair herhangi bir şey hatırlamasa da bilinçaltında etkileniyor yine de. Parnia, kalp durması sonrası hastaların yeniden hayata döndürülmesinin ardından tepkilerin büyük farklılık göstermesini buna bağlıyor. Bazıları ölümden korkmayan, fedacı bir yaklaşımı benimserken, bazıları da stres sonrası travma belirtileri gösteriyor.Parnia ve ekibi bu araştırmanın devamı olarak bu soruları ele alacak çalışmalar planlıyor. Ölüme yakın deneyimlerin dini ya da şüpheci yaklaşımdan arındırılarak objektif ele alınması konusunda da bu çalışmaların katkıda bulunmasını umuyor.BBC Future
Reklam
47 Bin Öğretmen Ataması Yolda...
Hükümet, 47 bin yeni öğretmen ataması için Meclis'e kanun tasarısı sundu.Başbakan Davutoğlu'nun imzasıyla 47 bin öğretmen ataması için Meclis başkanlığına kanun tasarısı sunuldu.Hükümetin öğretmenlerin atanmasıyla ilgili yasa tasarısı, Başbakanlık'tan TBMM Başkanlığı'na gönderildi. Tasarıda, 1 ile 9 derece arasında 47 bin öğretmen adayı için kadro açılması öngörüldü. Tasarının Meclis'ten geçmesi ve Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasının ardından 47 bin öğretmen adayının ataması yapılacak.Ajanslar
Basit Ameliyat Geçirenlerin Yaşadığı 10 Hüzünlü Durum
Ameliyatın büyüğü küçüğü olmaz farkındayız, ancak açık kalp ameliyatı ile bademcik ameliyatını aynı klasmanda değerlendirmek de olmaz. İşte toplumda yerleşmiş olan bu algının bir sonucu olarak bademcik, apandisit, kıl dönmesi, vb. nispeten daha kolay ve toplumun geniş kesiminin tecrübe ettiği bir ameliyatı geçiren kişilerin yaşadığı, yaşamayanın bilmediği gizli hüzünler vardır. Bir daha ki sefere, bademcik ameliyatı olmuş arkadaşınızı, akrabanızı, vs. ziyarete gitmeden önce bunları bilmenizde fayda olabilir.
Reklam
Evliliğin Aşkı Öldürüp Katil Olmaya Hiç Niyeti Yok: 50 Yılı Aşmış Evlilikleriyle 28 Aşık Çift
etiket
'İnsan birisiyle yaşlanmalı, birisi yüzünden değil' diyen Nazım Hikmet, ya da 'Ama allah bilir ya, ne saklayayım yanında ihtiyarlamak istiyorum...' diyen Turgut Uyar yanlış bilecek değil ya. Evlilik aşkı öldürür demeye ara vermenin vakti geldi. Aslında uzun evliliklerin bir sırrı yok; o sır tamamiyle sizsiniz; sizin en saf haliniz! Ve birinin gözlerini, saçlarını sevmek değil, tam anlamıyla kalbini sevebilmek.Belki yaşadığımız yüzyılın promosyonu olarak hiç kimseye öyle çok güvenemeyiz, en saf sevginiz çoğu zaman cezalandırıldı belki de. Ama bunlar tekrar güvenmeye engel değil, çünkü dünyanın dört bir yanından evliliklerinin 50. yılını devirivermiş bu 28 çift hissetirdikleriyle aslında size küçük bir mesaj verecek gibi;
Reklam
Ağaçkakan'la 'Gezintiye Çıkan' Gelincik
İngiltere'de amatör fotoğrafçı Martin Le-May, sıradışı bir görüntüyü ölümsüzleştirdi ve yeşil bir ağaçkakanı sırtında bir gelincikle uçarken fotoğrafladı.İngiltere'nin Essex kentinde yaşayan Le-May, bu alışılmadık görüntüye dün akşam Hornchurch parkında rastladı. Buna göre küçük gelincik, ağaçkakana saldırmak üzerine atladı ve ağaçkakan, sırtındaki küçük kemirgenle uçmaya başladı.BBC'ye konuşan amatör fotoğrafçı, eşiyle yürürken bu anı yakalamayı başardığını söyledi.Le-May o anı şöyle anlattı:'Rahatsız edici bir ciyaklama duydum ve çok korktum. Ama sonra sesin sırtında bir kemirgen taşıyan ağaçkakanın konduğunu fark ettim.''Sanırım gelincik bizden rahatsız oldu ve konsantrasyonu bozuldu. Bu fırsatı değerlendiren ağaçkakan hemen uçarak ortadan kayboldu.'BBC Türkçe
Kanserden Korunmanın 12 Yolu
Kanser, kaçınılmaz bir kader olmak zorunda değil. Bilim insanları kesin olarak hastalığın tetikleyicilerini biliyor. Herkes en büyük tehlike olarak görülen kansere karşı bir şeyler yapabilir.
Semizotu Faydaları Nelerdir?
Doğada bulunan çok sayıda bitkinin günümüzde çok sayıda rahatsızlık için tedavi edici özeliklikle sahip olduğu bilinmektedir. Şifalı bitkiler dendiği kişilerin aklına günlük hayatta kolaylıkla bulunmayan ve her insanın tanımadığı bitkiler gelmektedir. Oysaki durum bunun tamam tersidir; semizotu gibi herkesin çok iyi bildiği ve kolaylık ile temin edebildiği bitkilerin çok sayıda tedavi edici özelliği bulunmaktadır.Semizotu günümüzde marketlerde ve pazarlarda satılmaktadır. Bu bitki çiğ şekilde tüketilebildiği gibi yoğurtla veya salata şeklinde de tüketilebilmektedir. Zayıflamak isteyenler için oldukça ideal bir besin olan bu bitki aynı zamanda şeker hastalığından doğan susuzluk sorununa da çözüm olmaktadır.Semizotu içerdiği yüksek miktardaki A vitami sayesinde karaciğer rahatsızlıklarında tedavi edici özelliği bulunmaktadır.Buna ek olarak kandaki toksik maddeleri temizlemekte ve idrar söktürücü olarak da kullanılabilmektedir. Hayvansal gıdalarda bulunan Omega 3 yağ asitleri de bu bitki sayesinde alınabilmektedir. Sahip olduğu yüksek miktardaki lif yapısı sayesinde de kabızlık sorunu çekenler için de oldukça ideal bir yiyecek olmaktadır.
Reklam