Sahte ve Harbi Kızlar Arasındaki 20 İnce Fark
Hepimiz bir zamanlar hiç hak etmeyen birilerine gereğinden çok vakit harcadık. Bilirsiniz, 'sahte kız tipi' vardır, sizi dinliyor, sorunlarınızla ilgileniyor gibi görünür, ama aslında sallamaz, umrunda bile değildir. Size 'daha çok takılalım' derken arkanızdan konuşmaktan asla utanmaz. İşte sahte kız tipiyle, harbi kız tipi arasındaki farklar.
Tarçın Ve Bal Karışımının İnanılmaz Faydaları
Tarçınlı tek kelime ile mucizevi doğal bir ilaç. Kanserden kilo vermeye, kalp hastalıklarından kolesterole, soğuk algınlığından cilt enfeksiyonlarına kadar iyileştiremediği hastalık yok gibi... Hindistan'da bir geleneksel tıbbi tedavi yöntemi ile balın yanık tedavisindeki etkisin kıyaslandığını ve 1 haftanın sonunda balla tedavi edilen yanıkların %91, diğer yöntemle tedavi edilenlerin %7 oranlarında enfeksiyon riskinden korunduğunu biliyor muydunuz? Tarçın ve Bal Mucizesi İlaç firmaları bu bilgilerin yayılmasından hoşlanmayacak, çünkü tarçınlı düzenli kullanıldığında pek çok ilaçtan daha sağlıklı ve daha etkili bir ilaç. Bal ve karışımının pek çok hastalığı iyileştirdiği biliniyor. Bir yan etkisinin olmaması da cabası. Şekerli olmasına rağmen doğru miktarda alındığında diyabet hastalarına dahi zarar vermiyor. Batılı bilim insanlarının araştırmalarına göre: Kalp Hastalıkları: Bal ile toz tarçını karıştırın ve kahvaltıda kızarmış ekmekle yiyin. Kolesterolü düşürür ve muhtemelen kalp krizini önler. Tarçınlı balın düzenli olarak tüketilmesi kalp vuruşlarını güçlendirir. Yaşlandıkça atar damarlar ve toplar damarlar esnekliklerini kaybediyor ve tıkanıyor. Tarçınlı ise damarları yeniden canlandırıyor. Arterit: Arterit hastalar bir fincan sıcak suya iki yemekkaşığı ve bir çay kaçığı toz koyarak faydalı bir içecek hazırlayabilirler. Günlük olarak içilirse kronik arterit hastaları dahi iyileşebilir. Kopenhag Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada 200 hastalarını kahvaltıdan önce bir kaşık bala yarım çay kaşığı ile tedavi eden doktorlar 73 hastanın tümüyle ağrıdan kurtulduğunu, bir ay içerisinde ağrı yüzünden hareket edemeyen hastaların hemen hepsinin ağrı çekmeksizin yürümeye başladığını gördü. İdrar Yolu Enfeksiyonu İki yemek kaşığı toz ile bir yemek kaşığı balı ılık suya ekleyerek için. İdrar yolundaki mikropları öldürür. Kim bilebilirdi ki? Kolesterol İki yemek kaşığı ve üç yemek kaşığı toz 450 gram çay kolesterol hastasına verildiğinde iki saat içerisinde kandaki kolesterol oranunun %10 azaldığı görüldü. Günde üçkez alındığında kronik kolesterol dahi tedavi edilebiliyor. Günlük olarak yenen ise kolesterol şikayeterini azaltıyor. Soğuk Algınlığı Sık ya da ağır şikayeti olanlar bir kaşık ılık çeyrek kaşık toz tarçınla üç gün boyunca birer kez alabilir. Bu tedavi çoğu kronik öksürüğü ve soğuk algınlığını tedavi edebilir, sinüsleri temizleyebilir. Boğaz Tahrişi Tarçınlı balın boğaz ağrısını iyileştirdiği ve boğaz ülserini kökünden kazıdığı söyleniyor. Gaz Hindistan ve Japonya'da yapılan araştırmalar tarçınlı balın midede oluşan gazları önlediğini gösteriyor. Bağışıklık Sistemi Tarçınlı balın günlük tüketimi bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücudu bakteri ile virüs saldırılarından koruyor. Balın düzenli tüketimi akyuvarları güçlendirerek bakteriyel ve virütik hastalıklara karşı direnci artırıyor. Sindirim Güçlüğü: İ ki yemek kaşığı bala serpilen toz tarçının yemek yemeden önce aınması asitliliği önlüyor ve en ağır yemekler dahi sindirilebiliyor. Grip İspanyol bir bilim insanı baldakı doğal bir bileşenin grip mikrobunu öldürdüğünü ve hastayı gripten kurtardığını kanıtladı. Uzun Ömür Bal ve toz ile hazırlanan çay düzenli olarak içildiğinde ileri yaşın etkilerini azaltıyor. Çay yapmak için dört yemek kaşığı , bir çay kaşığı ve üç fincan kaynamış su kullanın. Günde 3-4 kez 1/4 fincan için. Cildi taze ve yumuşak tutar ve yaşlanmayı önler. Boğaz Ağrısı Boğaz ağrıdığında ya da gıdıklandığında bir kaşık yiyin. Boğazınızdaki raatlık geçene dek 3 saatte bir tekrarlayın. Sivilceler Üç yemek kaşığı ve bir çaykaşığı toz tarçını karıştırın. Yatmadan önce sivilcelerinizin üzerine sürün ve ertesi gün ılık suyla yıkayın. İki hafta her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden söker. Cilt Enfeksiyonları Bal ve toz tarçını etkilenen bölgelere eşit miktarda uygulamak egzama, mantar ve her türlü cilt enfeksiyonunu iyileştirir. Kilo Verme Her gün sabahları kahvaltıdan yarım saat önce, boş mideye ve geceleri yatmadan önce bir bardak kaynamış suyun içine ve toz koyup için. Düzenli olarak alındığında obezite sorunu yaşayanlarda bile kilo kaybı sağlıyor. Kanser Japonya ve Avustralya'da yapılan araştırmalar mide ve kemik kanserinin başarıyla tedavi edilebildiğini gösterdi. Bu kanser çeşitlerinden muzdarip hastalar günde bir yemek kaşığı ve bir çay kaşığı tarçını üç parçaya bölerek bir ay boyunca almalı. Yorgunluk Yakın zamanda yapılan araştırmalar gösteriyor ki baldaki şeker vücudun güç kazanmasına yardımcı oluyor. Bal ve toz tüketen yaşlılar daha zinde ve esnek olduklarını ifade ediyor. Her gün diş fırçaladıktan sonra ve öğleden sonra 15.00'te alındığında bir haftada vücut direnci artıyor. Kötü nefes Güney Amerikalılar sabahları bir çay kaşığı ve konmuş suyla gargara yapıyor böylece nefesleri gün boyu güzel kokuyor. İşitme kaybı Günlük olarak sabah ve akşamları bal-tarçın ikilisini almak duyma kaybını giderebiliyor. Tarçınlı Balın Hazırlanışı Önce bir bardak suyu kaynatın, sıcak suya koyun ve demlenmeye ve soğumaya bırakın. Kaynar suya koymayın. Sıcak su baldaki enzimleri öldürür. Su oda sıcaklığına geldiğinde tarçının iki katı kadar ekleyin. Yatmadan bardağın yarısını için ve diğer yarısını sabaha bırakın.
Sıcaktan Bunalıp Don Çıkarma Şakası
YouTube şakacılarına yeni eklenen Melissa Flentzeris isimli kadın Arizona’nın sıcağından bunalanlara garip bir şaka yapıyor. Sıcaktan bunalıp donunu çıkartan şakacıya bakın ne tepkiler geliyor?
Bir Daha Yalnız Kalmamak İçin Yalnızken Yapılabilecek 14 Şey
'Spor yap, sevgili bul' atasözümüzde de anlaşıldığı üzere, senden tipsiz insanlar sırf vücut hatları yüzünden senin hakkın olanları senden çalıyor. Bir daha yalnız kalmamak için yanlış anlama sen çok güzelsin ama biraz daha spor.Ayrıca salona gitmen gerekmez, evde de yapabilirsin.
Koşulsuz Sevgi: Evlat Edinilen Minik Bebek ve Yeni Ailesinin Yürek Isıtan 20 Fotoğrafı
Aile ve düğün fotoğrafçısı olan Kate T. Parker bu kes deklanşöre kız kardeşinin evlat edindiği minik bebek Sam için basmış. '' Karma '' isimli fotoğraf serisinde tüm aile bireyleri ailenin yeni üyesine adeta sıcak bir ''hoşgeldin'' demişler. Bu fotoğraf serisi bize koşulsuz sevginin ne olduğunu anlatıyor adeta.Bu tür olayların tüm ailelere (çocuğu olsun olmasın) örnek olması dileğiyle...
Gerçek Görüntüleri İki Boyutlu Tablo Gibi Gösteren 13 Yanıltıcı Çizim
Yaşamımızın her alanında ve her şekilde karşımıza çıkabilen, adeta yaşayan ve sürekli evrilen bir canlıdır sanat. Bu yüzden sanatın sınırlarını çizmek imkansızdır. Yetenekli sanatçı  Alexa Meade insanları ve ortamları beynimizi kandıracak şekilde boyayarak 2 boyutlu bir tabloymuş gibi göstermeyi başarıyor. Çizimlerin 3boyutlu gösterilmeye çalışılmasına çok defalar şahit olmuştuk fakat bunun tersi alışılagelmişin dışında bir olay. İyi eğlenceler dileriz...
Reklam
Reklam
Google'ın Akıllı Lensi Şeker Ölçümü Yapacak
Geçtiğimiz hafta ABD Patent ve Marka Ofisi, Google'ın akıllı lensinin yeni yönlerini ortaya çıkartan bir patent başvurusu yayınladı. Patentte 'Kontakt lens kullanılarak gözyaşı örneği toplama ve testi' geçiyor. Entegre glikoz testi yani şeker testi ile Google'ın zamanlaması daha iyi olamazdı. Kısa bir süre önce Google'ın akıllı lens teknolojisi lisansı için Alcon'la bir anlaşma yaptığı haberleri çıkmıştı. Apple ve Google şu anda ev ve sağlık pazarında büyük bir savaş içinde. Google önemli adımlar attı. Apple'ın bazı şirketlerle yakından ilgilendiği belirtiliyor. Google'ın son patenti aslında oldukça önemli. Dünyada birçok diyabet hastası var ve şeker ölçümü açısından akıllı lens önemli bir yardımcı olabilir. Lens şu anda halen geliştirme aşamasında ve ne zaman son tüketici için çıkacağı ise belirsiz.Teknokulis
CEO Fabrikası Üniversiteler
Tercihlerin yapıldığı bu dönemde üniversite ve kariyer bağlantısı da öne çıkıyor. Yeni bir araştırmanın sonuçları Türkiye’deki üst düzey yöneticilerin yüzde 14’ünün ODTÜ mezunu olduğunu gösteriyor. ODTÜ’yü, Boğaziçi ve İstanbul Teknik üniversitesi takip ediyor... Üniversite sınavına giren öğrencilerin tercihlerini yaptığı bugünlerde gözler en iyi eğitim veren kurumlara çevrildi. Üniversite tercihi, gençlerin iş dünyasındaki kariyerlerini de belirliyor. İnsan kaynakları danışmanlık firması Data Expert, 3 bin 850 üst düzey yönetici üzerinde yaptığı araştırma sonucunda Türkiye’nin en iyi firmalarındaki tepe yöneticilerinin hangi okullardan mezun olduğunu buldu. ODTÜ birinci sırada Araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’deki üst düzey yöneticilerin yüzde 14’ü Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) mezunu. Listede ODTÜ’yü yüzde 12 oranla Boğaziçi Üniversitesi ve yüzde 10’la İstanbul Teknik Üniversitesi takip ediyor. ODTÜ ve İTÜ, özellikle mühendislik alanında verdikleri mezunlarla Türk İş dünyasına katkıda bulunurken, Boğaziçi Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunlarının başarısıyla dikkat çekiyor. Bu üç üniversiteden mezun yöneticilere her sektörün tepesinde rastlanıyor. Listede 4. ve 5. sırayı Marmara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi paylaşıyor. Başarıları köklü eğitim geleneğine ve her yıl çok sayıda mezun vermelerine bağlanıyor. Marmara Üniversitesi özellikle İletişim ve Ekonomi, İktisat alanında verdiği mezunlarla dikkat çekiyor. Çoğu mühendis kökenli Araştırmaya göre vakıf üniversiteleri arasında ilk sırada bulunan bilkent Üniversitesi, hacettepe Üniversitesi’nin ardından 7. sırada yer alıyor. İlk 10’da yer alan diğer üniversiteler ise sırasıyla Yıldız Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi. Listedeki bu üniversitelerin özellikle İşletme, Endüstri Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği, İktisat, Uluslararası İlişkiler gibi bölümlerinin mezunlarının iş dünyasındaki yönetici pozisyonlarına daha hızlı ulaşabildiğini gözler önüne seriyor. Üst düzey yöneticilerin yaklaşık yüzde 50’sinin Mühendislik bölümlerinden mezun olması da araştırmanın diğer çarpıcı verileri arasında. Listede en çok yöneticinin yetiştiği bölüm İşletme görünüyor. Ancak bu durum daha çok bu bölümden mezun kişi sayısının yüksek olmasına bağlanıyor. Data Expert tarafından hazırlanan araştırma, mühendislik fakültesi mezunlarının şirketlerin yönetiminde her alanda yer alabildiğini de gösterdi. Yönetimden pazarlama, satış koltuklarına ve hatta insan kaynakları koltuklarına kadar her alanda mühendislerin bulunduğu göze çarpıyor. Üst düzey koltuklarda oturan yöneticilerin yüzde 46’sı mühendis. Kadınların hâlâ adı yok Araştırmaya göre, Türkiye’de yaklaşık 4.000 üst düzey koltukta oturan yöneticilerin neredeyse büyük çoğunluğu erkek. Hasan Altunkaya, “Bu konuda atılımlar sürse de Türk iş dünyasında model olabilecek, standart öngörüleri yıkabilecek politikalara ihtiyaç var” diyor. Diğer sonuçlara göre, üst düzey koltuklarda halen 45 üstü yaş aralığında olan yöneticilerin çoğunlukta olduğu görülse de yaşı 40-45 arasında olanların sayısı hiç de az değil. Altunkaya, özellikle aile şirketlerinin halen Türkiye’de büyük dilimi oluşturması, patron şirketi mantığının sürmesi ve uzun yıllar şirketlerinin başlarında olmasının yaş oranını yukarı çıkardığını vurguladı. Y jenerasyonu emin adımlarla hızlı geliyor... Araştırmaya göre Y jenerasyonu, X jenerasyonuna göre iş dünyası konusunda daha sakin. İş hayatına atılmakta acele etmiyorlar ve genelde üniversite, eğitim süresini uzatmayı hedefliyorlar. Fakat bu durum gerçek bir iş deneyimiyle çok geç karşılaşmalarından dolayı, adaptasyon sürecini zorlu bir yokuşa sürüyor. Hanife BaşMilliyet
Reklam
Arkadaşlığın Sırrı Genlerde
Amerikada gerçekleştirilen bilimsel çalışma, biyolojik bağı olmayan arkadaşların genetik açıdan birbirlerine benzediğini gösterdi. Framingham Heart Study isimli bilimsel çalışmaya ait veri bankasında bulunan aşağı yukarı 1,5 milyon genetik varyasyon işaretleyicisine dayalı yapılan araştırma, kişilerin akraba olmadıkları arkadaşları ile diğerlerine oranla daha çok ortak DNA’ya sahip olduğunu ortaya çıkardı. Bilimsel çalışmanın arkadaşlar arasındaki genetik benzerliklerin, 4ncü göbekten kuzenlerde veya 3′üncü kuşaktan aynı büyükanne ve büyükbabayı paylaşan kişilerdeki kadar yakın olduğunu ortaya koyduğuna işaret eden araştırmacılar, bunun arkadaşlar arasında olan genlerin yaklaşık % birinin benzerlik gösterdiği anlamı taşıdığını kaydetti. Konunun uzmanı olmayan kişiler için çok küçükmüş gibi görünen bu oranın, genetik bilimciler açısından çok belirgin genetik benzerliğe işaret ettiğini belirten baş tahlilci Christakis, “İnsanların çoğu 4′üncü göbekten kuzenlerini tanımaz. Fakat sayısız olasılıklar arasından, akrabalarımıza en çok benzeyen kişileri arkadaş olarak seçiyor olmamız ne kadar dikkat çekici” dedi.
Duş Sırasında Yapılan Hatalarla Güzelliğinizden Olmayın
Yazın sıcaklarından dolayı hemen her gün duş alıyor ve kendimizce güzelleşip, temizlenmeye çalışıyoruz. Peki duş sırasında farketmden yaptığımız bazı hatalardan dolayı cildimizin zarara uğrayacağını biliyor muydunuz? İşte duşta yapılan yanlışlardan bazıları… Banyo lifleri Duş sırasından özellikle kese, sabun bezleri ve liflerin temizliğine dikkat etmek gerekiyor. Banyodan sonra ıslak bırakılan lif ve bezlerde bakteriler ürüyor. Bu lifleri bir kez daha kullanıdığınızda mantar problemiyle karşılaşabilirsiniz. Bakteri oluşumuna engel olmak için, banyo lifi ve bezlerinizi ayda bir kere temizleyin ve kurumalarını sağlayın. Sabun Duşta sabun kullanmak cildi kurutuyor. Sabunların cildin kendi yağını arındırdığı ve bu yüzden kuruttuğu öne sürülüyor. Cildinizin kurumasını engellemek için sabun yerine su bazlı banyo jellerini kullanabilirsiniz. Yüzünüzü temizlemek için de yine yüz yıkama jellerinden kullanabilirsiniz. Sıcak su Banyo esnasında oluşan cilt kuruluğunu yalnızca sabuna bağlamak yanlış olur. Banyoda çok sıcak suyla yıkanmak, cilt için gerekli olan yağları da arındırır. Aynı zamanda sıcak su cildin daha erken yaşlanmasına da neden olan faktörlerdendir. Bu duruma mahal vermemek içinse , yaz kış demeden ılık ya da soğuk su ile yıkanmayı alışkanlık haline getirmey çalışın. Şampuan Bir çoğumuz şampuanı direk olarak saç uçlarına uyguluyoruz. Şampuanı birazcık sulandırarak tepe noktamıza, ensemize ve kulak arkalarına uygulamak gerekiyor. Yağlanma saç derisinde gerçekleştiği için bu bölgenin arındırılması daha doğru olacaktır. Saç uçlarınız zaten tepenize uyguladığınız şampuanla temizlenecektir. Jilet Duşta jilet kullanıyorsanız, bunu duşun son aşamasına bırakın. Suyun etkisiyle gözenekleriniz açılır ve kıl kökleriniz daha belirgin hale gelir. bunun yanında duşun sonuna doğru uyguladığınız jilet kıl batıklarına neden olmaz.
'Bebeğiniz Kaç Aylık' Sorusuna Kızdı 48 Kilo Verdi
Adana'da İbrahim ve Mesude çiftinin ilk çocukları, küçük yaşlardan itibaren kilo almaya başladı. Düzensiz beslenen ve kilo almaya devam eden Tomas, 25 yaşına geldiğinde 110 kiloya ulaştı. Aşırı kilosu nedeniyle zor günler geçiren ve sosyal hayata uyum sağlamakta zorlanan Tomas, ayakkabısının ipini dahi bağlayamaz duruma geldi. Durumuna çok üzülen, sağlık sorunları yaşayan ve zayıflama çabaları sonuçsuz kalan Tomas, bir mağazada kendisini hamile sanan bir görevlinin ''Bebeğiniz kaç aylık?'' sorusundan etkilenerek Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'ne başvurdu. Ailesinin karşı çıkmasına rağmen Prof. Dr. Cem Kaan Parsak gözetiminde tedavisini başlanılan Tomas, tüp mide ameliyatıyla fazla kilolarından kurtularak, sağlığına kavuştu. Fehime Tomas, yaptığı açıklamada, aşırı kilosu nedeniyle sağlık sorunları yaşadığını, bunun da günlük yaşamını olumsuz yönde etkilediğini söyledi. Zor günler yaşadığını, bedenine göre kıyafet bulamadığını anlatan Tomas, ''Kıyafet almak için gittiğim bazı mağazalarda 'burada size uygun beden yok' denilerek geri çevriliyordum. Bir başka mağazada ise bir görevli beni hamile sanarak 'Bebeğiniz kaç aylık?' dedi. Halbuki hamile falan değildim. Görevlinin bu sözünden çok etkilendim ve zayıflamaya karar verdim, şuanki kilomdan çok mutluyum'' diye konuştu. 62 KİLOYA DÜŞTÜ Tomas, ameliyat olmadan önce 110 kilo olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti: 'Yaklaşık 8 ayda 48 kilo vererek 62 kiloya düştüm. Ameliyat olmadan önce kendime güvenim hiç yoktu. Hiçbir yere gitmek istemiyordum. Ancak şuan öyle bir sorunum kalmadı. Özel bir günde istediğim kıyafeti alıp giyebiliyorum. En azından otobüste yanımdakini rahatsız etmiyorum. Ayakkabı ipimi artık rahatlıkla bağlayabiliyor, merdiveni rahatlıkla çıkabiliyorum. Beni görüp ameliyat olan 4 arkadaşım var. Onlar da durumlarından çok mutlular.' Ameliyata ailesinin karşı çıktığını hatta annesinin 'seni evlatlıktan reddederim' dediğini belirten Tomas, 'Operasyondan sonra annem 'acaba bende mi ameliyat olsam' diyor. Ameliyatım doğum günüme denk geldi. Şuan yeni hayatıma başlamış gibi hissediyorum' dedi. '' MORBİT OBEZİTE GÜNÜMÜZDE ÇOK YAYGIN '' Prof. Dr. Cem Kaan Parsak ise Fehime Tomas'ın, obeziteye bağlı sosyal ve psikolojik sorunları bulunan bir hasta olduğunu aktararak, ameliyatla başarıya ulaştıklarını söyledi. Hastasının hem yandaş hastalıklarından kurtulduğunu hem de sosyal ve fiziksel hayatta kendini daha iyi hissettirecek, mutlu olmasını sağlayacak bir görünüme kavuştuğunu bildiren Parsak, şöyle devam etti: ''Morbid obezite dediğimiz durum; vücudun belirli bir kitle endeksinin üzerinde olması, yani şişmanlık hastalığı denilebilir. Bence çağın en önemli sorunlarından biri. Morbid obezite günümüzde çok yaygın. Çeşitli şişmanlık ameliyatları yapılıyor ama her hastanın ameliyatının başarılı olacağı, yüzde 100'ünün aynı görüntüye kavuşacağı anlamına gelmiyor. Bu çok faktörlü bir durumdur. Çünkü kilolu olmak genetik yatkınlıktan tutun, beslenme alışkanlığına, çevresel faktörlere kadar metabolizma ile çok faktörlüdür. Ameliyatların da doğru seçilmesi, her hastaya uygun ameliyat tekniğinin seçilmesi bu hekime düşen önemli bir görevdir. Ama hastaların da ameliyattan sonra diyetine, sporuna dikkat etmesi çok önemli.'' modahaber
Reklam
Vajinismus Hastası Kadına Boşanma Tazminatı Yok
Mahkeme, ''vajinusmus rahatsızlığı'' nedeniyle eşinden boşanan kadının nafaka talebini, cinsel birlikteliğin kadının fiziksel ve psikolojik durumu nedeniyle gerçekleşmediği ve fiili bir evliliğin de tam olmadığı gerekçesiyle reddetti. Ankara 7. Aile Mahkemesi'nin gerekçeli kararında, çiftin mahkemeye sundukları dilekçelere yer verildi. Koca A.T. eşi V.T. ile 24 Haziran 2012'de evlendiklerini, eşinin istememesi üzerine cinsel ilişkiye giremediklerini ileri sürdü. Eşine doktora gitmeyi önerdiğini belirten A.T. eşinin bu öneriyi kabul etmediğini kaydetti. Cinsel sorunlar nedeniyle eşinin asabileştiğini anlatan A.T, V.T.'nin tam kusurlu olduğunu iddia ederek, toplam 110 bin lira tazminat istedi. A.T. ayrıca, kadının istediği nafaka ve tazminat taleplerinin de reddini istedi. V.T. de eşiyle cinsel ilişkiye girememesi üzerine tedavi gördüğünü, ancak eşi A.T'nin bu tedavi sürecine katılmadığını ileri sürdü. Kadın, şiddetli geçimsizlik yaşadığını ileri sürdüğü kocasından 35 bin 200 lira tazminat ve nafaka talebinde bulundu. Mahkeme, yaptığı incelemede, çiftin cinsel birliktelik yaşayamadığını tespit ederek, evlilik birliğinin sosyal amacının yanında cinsel arzuları tatmin etmesi gayesinin de bulunduğunu dikkate alarak, evlilik birliğinin devamında taraflar açısından bir yarar bulunmadığına hükmetti. Çiftin birbirinden istediği tazminat taleplerini reddeden mahkeme, cinsel birlikteliğin kadının fiziksel ve psikolojik durumu nedeniyle gerçekleşmediğini de belirterek, kadının nafaka isteğini evliliğin tam olarak gerçekleşmemesi nedeniyle geri çevirdi.AA
Reklam
Slow-carb (yavaş karbonhidrat) diyeti
Bugün Tim Ferris’in geliştirdiği alternatif bir diyet yaklaşımından bahsedeceğim. Ama ondan önce Tim Ferris’ten biraz bahsetmeliyim galiba.Tim Ferris, 1977 doğumlu genç bir Amerikalı yazar, girişimci, konuşmacı ve yatırımcı. İsminin önünde diyetisyen, beslenme uzmanı, fitness antrenörü gibi profesyonel unvanların hiçbiri yok; bununla birlikte Slow-Carb diyetini anlattığı 4-Hour-Body kitabı New York Times Bestseller listesinde 1 numara oldu. Her gün bir yenisi geliştirilen diyet trendlerini, vaatlerini ve etkilerini yakından takip ettiğim için bu popüler yaklaşımı da araştırdım, bizzat denedim ve değerlendirdim.Öncelikle diyetin yapısından ve temel birkaç kuralından söz edeyim. Tim Ferris’in 5 kuralı şöyle:Kural 1: Beyaz (ya da beyaz olabilecek) bütün karbonhidratlardan uzak durun. Un, pirinç, şeker ve bunları içeren tüm ürünler; esmer pirinç, kepekli makarna, tam buğday ekmeği, kahvaltılık gevrek, patates vs. bunların hiçbiri yok.   Kural 2: Yaşam tarzınıza uygun, hızlı ve pratik bir şekilde hazırlanabilecek birkaç öğün belirleyin ve tekrar tekrar aynı yemekleri yiyin. Bunu uygulayan kişilerin diyetlerinde daha başarılı olduğu görülmüş. Yemekler alttaki 3 besin grubunun her birinden bir içerik seçilerek hazırlanıyor.Devamı: http://www.uplifers.com/slow-carb-yavas-karbonhidrat-diyeti/#ixzz37j4STGOX
Bayramda Ziyaretlerinde Karşınıza Çıkabilecek 8 Tip
Hayatını eğitim, öğretim ve ÖSYM'ye adamış dayıdır. Lise hayatı boyunca çeşitli  integral ve fizik soruları için aranmış, üniversitede ödevlerin bir numaralı yardımcısı olmuş, sonra bir köşede unutulmuştur.Evinde gizli gizli icatlar yapıp, zor hayatını kolaylaştıracak fırsatlar kollamaktadır. O gün gelecek dayı sen biraz daha bekle.
Dünyanın En Ünlü Çakısının Hikayesi
Dünyanın en ünlü çakısı savaş alanlarından çıkıp toplantı salonlarına giriyor. Swiss Army (İsviçre Ordusu) çakısı yeni bir isme ihtiyaç duyabilir, zira bir günlük üretimleri tüm İsviçre Ordusu’nun yıllık ihtiyacını karşılarken, kalanı konserve açan maceraperestlere ya da toplantı odasında lazer pointer kullanan üst düzey yöneticilere satılmakta. İtalya’dan Magda Stefini, babasının 83’üncü yaşgünü için 14 özellikli bir Vvictorinox çakısının çok uygun bir hediye olduğuna karar verdi. Doğa düşkünü babasına dalları kesebileceği bıçağıve testeresi olan modeli aldığını belirten M.Stefini, ayrıca kendi şarabını imal eden babası için çakıda tirbüşon olmasına da dikkat ettiğini ifade ediyor. Yazının devamı için tıklayın
Reklam