30 Bebeğin Babası Bilinmiyor! Tüp Bebek Tedavisi Gören Yabancı Aileleri Sarsan Gelişme
Kuzey Kıbrıs'taki tüp bebek kliniklerinde yabancı ailelere talep ettikleri profillerden farklı sperm ve yumurta verildiği iddiaları derinleşti. DNA testleriyle gün yüzüne çıkan skandaldan etkilenen çocuk sayısının en az 30 olduğu öne sürülürken, resmi makamlar incelemelerini genişletiyor.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) faaliyet gösteren tüp bebek kliniklerinde tedavi gören yabancı uyruklu çiftlerin yaşadığı donör krizinde şüpheler giderek büyüyor.
Başlangıçta 7 çocukla sınırlı olduğu düşünülen olayda, seçilen profillerin dışındaki sperm veya yumurtaların kullanıldığı vaka sayısının en az 30’a ulaştığı belirlendi. Uluslararası alanda yürütülen araştırmalar, kliniklerde vadedilen biyolojik materyaller ile dünyaya gelen çocukların genetik yapısı arasında ciddi uyumsuzluklar bulunduğunu gözler önüne seriyor.
Çocuklarının büyüdükçe seçtikleri donörlerin fiziksel özelliklerini taşımadığını fark eden aileler, gerçeği yaptırdıkları genetik testler sayesinde öğrendi. Şüpheli grupta yer alan 30 çocuktan 11’ine uygulanan ticari DNA testleri, çocukların seçilen donörlerle hiçbir biyolojik bağının olmadığını kesinleştirdi. Ailelere sunulan dosyaların aksine, çocukların genetik kökenlerinin ağırlıklı olarak Türkiye, çevre coğrafyalar ve Güney Avrupa bölgelerine dayandığı tespit edildi. Örneğin 2012 yılında KKTC'de anne olan İngiltere vatandaşı Rachel, Danimarkalı bir donör seçmesine rağmen gerçeği tam 13 yıl sonra yapılan DNA analiziyle öğrenen mağdurlar arasında yer alıyor.
Çocukların gerçek biyolojik anne ya da babalarının kim olduğunun bilinmemesi, aileler açısından büyük bir sağlık endişesini de beraberinde getiriyor. Çocukların taşıyabileceği kalıtsal hastalık riskleri, yatkın oldukları genetik rahatsızlıklar ve ailevi tıbbi geçmişe dair hiçbir veriye ulaşılamaması velilerde ciddi bir belirsizlik yaratıyor.
İncelemeye konu olan 30 vakanın yarısının tek bir sağlık merkezinde yoğunlaştığı saptanırken; süreçte Dr. Firdevs Uğuz Tip, Dr. Şevket Alptürk ve hasta koordinatörü Julie Hodson’ın görev aldığı dosyaya yansıdı. Olayın ilk yankılarının ardından mevzuata aykırılık iddialarına yönelik resmi inceleme başlatan KKTC Sağlık Bakanlığı, mağdur sayısındaki artışla birlikte kliniklere yönelik denetim ve soruşturma sürecini daha kapsamlı bir boyuta taşıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!




Yorum Yazın