Negatif Düşüncelerden Kurtulmanın 5 Yolu
Sizi bir şeyler rahatsız ediyorsa, düşüncelerinizi o konudan uzak tutmak çok zor gelebilir. Hatta araştırmalara göre bir şeyi düşünmemeniz istendiğinde o şeyi akıllardan çıkarmak daha da zorlaşıyor. Ancak aklınızdaki negatif düşünceleri tekrar tekrar susturmak hem zor hem de ters etki yaratabilir. Hatta bazı durumlarda kronik depresyona kadar uzanabilir. Bilim insanları buna “zihinsel geviş getirme” ismini vermişler. Psikolog Guy Winch buna hendekteki iğne benzetmesi yapıyor. Hendek derinleştikçe iğnenin dışarıya çıkması zorlaşıyor. Zihinsel geviş getirmenin bir etkisi de konuyu aklınızda iyice büyüterek sizi orijinal halinden çok daha fazla kızgın ve üzgün bir ruh haline getirmesi. İşte aşağıda geviş getirmemizi engelleyecek beş metot var, biraz irade ve aklınızı başka şeylerle meşgul ederek pozitif şeylere yeniden odaklayabilirsiniz: Zihninizde alışverişe çıkın Kendinizi bildiğiniz bir markette düşünün ve gözünüzün önüne bir raf sırasını getirin. Konsantre olup oradaki bütün ürünleri sırasıyla hatırlamaya çalışın. Eğer alışveriş sevmiyorsanız, herhangi bir listeyi hatırlamaya çalışabilirsiniz. Belki kütüphanenizdeki kitapların sırası, ya da MP3 çalarınızdaki şarkı listelerinin sırası.. Sadece 30-60sn yeterli olacaktır. Her defasında negatif düşünce geri geldiğinde bunu tekrarlayın. Önemli olan disiplinli davranmak ve negatif düşünceye takılmadan derhal bir listedekileri saymak. Bunu bir saatte 20 defa bile tekrarlayabilirsiniz. Guy Winch diyor ki: “Bu size geçici bir çözüm olarak gelse de, bu şablonları yeterince güçlendirirseniz hem ruh halinizi düzeltebilir, hem de karar verme yeteneğinizi sağlamlaştırırsınız. Beyninizi bu tarz düşünceler geldiğinde bir başka yöne gitmesi için eğitebilirsiniz.” Olumlu insanlarla bir arada olun Eğer dertli duygu ve düşüncelerden kendinizi uzak tutamıyorsanız bu içinde bulunduğunuz sosyal ortamdan dolayı olabilir. 2013 de araştırmacılar aynı yurtta kalan öğrenciler üzerinde yaptıkları araştırmalarda öğrencilerin birbirinden zihinsel geviş getirme alışkanlıklarını ve negatif düşünme şablonlarını kopyaladıkların gösterdi. Negatif düşünceler genelde endişe ve yüksek sesle düşünmeyi içerdiği için diğer kişiler tarafından çok kolay yansıtılıp kopya edilen bir davranış şekli. Yapabildiğiniz kadar negatif insanların etrafında olmaktan kaçının. Bunu yapamıyorsanız size bir salgın gibi geçebilecek karamsarlık ve endişe içeren şablonlara karşı uyanık olun. Endişelerinizi çöpe atın Size delilik gibi gelebilir ama ruhunuzu didikleyen bu düşünceleri yazıp çöpe atmak ya da yakmak son derece etkili bir yöntem. 2012 de Ohio Üniversitesi araştırmacıları vücutları ile ilgili negatif düşüncelerini yazdırıp attırdıkları kişilerin birkaç dakika sonra yapılan testlerde bile kendine güvenlerinin yükseldiğini ve yazdıkları kağıtları atmayan kişilerin ise aynı karamsar ruh halinde kaldıklarını kanıtlamışlar. Profesör Richard Perry diyor ki “Düşüncelerinizi nasıl etiketlerseniz – yani çöp ya da bir kenarda durması gereken – bu o düşünceleri nasıl kullandığınız konusunda büyük bir fark yaratıyor.” Elinizin altında kağıt yoksa aynı şeyi bilgisayarınızda yapabilirsiniz. Sıcak bir fincan çay ya da kahve için Negatif düşüncelerin pek çok sebebi olabilir. Ancak siz yalnız hissetmeye odaklanmışsanız, kendinizi fiziksel olarak ısıtarak rahatlayabilirsiniz. 2012 de Yale Üniversitesi araştırmacıları ellerinde ısıtıcı paket tutan kişilerin geçmişte kalmış yalnız anılarla ilgili daha az negatif duygu taşıdıklarını buldu. Bu arada yalnız insanların diğerlerinden daha uzun ve sıcak duş aldıklarını da buldular. Yalnızlıkla ilgili olumsuz düşünceler taşıdığınızda vücudunuzu lezzetli bir çay ya da kahveyle ısıtın. Ama lütfen bunun gerçek insan teması yerine geçemeyeceğini de hatırlayın. Durumunuzu yeniden değerlendirin “Eğer zihinsel geviş getirme arzu ve alışkanlığınız çok güçlüyse, aklınızı dağıtmak çok kolay olmayacaktır” diyor Winch. Onun için aklınızı başka bir şeye vermeyi denemeden önce durumu yeniden yapılandırıp, çerçevelemeniz ve yeniden değerlendirmeniz gerekebilir. Örneğin, bir yerde saatlerce bir beklemek zorundaysanız; neleri kaçırdığınızı veya beklemek yerine neler yapabileceğinizi düşünmek yerine sizi seven kişileri arayıp konuşun ya da oturduğunuz yerde halledebileceğiniz bir iş üzerinde uğraşın. Bu sıkıcı durumu bir fırsat olarak gördüğünüzde geviş getirmeyi bırakıp başka düşüncelere doğru yol almak çok daha kolay olacaktır.
Erkek ve Kadın Nasıl Olmalı Sorusuna Cevap Arayan 12 Ünlü
Nedendir bilinmez herkes, 'karşı cins şöyle olsun, böyle olsun vay efendim öyle olur mu yaa' diye belli tanımlamalar yapıyor, belli görevler veriyor. Karşı cinsi sadece birey olarak gören senin benim gibiler de buna şaşırıyor. Erkek ve kadın nasıl olmalı sorusuna kendilerince açıklamalarla cevap veren ünlü isimleri derledim. Daha efsane bir tanım varsa altta yorumlara bekliyorum :)
MEB, TEOG Yüzdelik Dilimlerini Yeniden Hesapladı
Milli Eğitim Bakanlığı liseye geçiş sınavı TEOG'da 'ikili kopya' işlemi yapılan tüm adayların puanlarıyla, tüm öğrencilerin yüzdelik dilimlerinin yeniden hesaplandığını duyurdu ve tercihlerini yapanları değişiklik konusunda uyardı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Danıştay kararı üzerine birinci ve ikinci dönem ortak sınavlarda ikili kopya tespiti yapılan tüm öğrencilerin, iptal edilen testleri ve Yerleştirmeye Esas Puanları (YEP) ile sınavlara giren bütün öğrencilerin yüzdelik dilimlerinin yeniden hesaplandığını açıkladı. Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavlarında, aynı sınıfta sınava giren adaylardan bazılarına, belli sayıda soruda aynı yanlış seçeneği işaretledikleri gerekçesiyle 'ikili kopya' muamelesi yapılmıştı. Adaylar da buna dava açmış ve kazanmıştı. Danıştay da, adaylar lehine yürütmeyi durdurma kararı verince Milli Eğitim Bakanlığı yeniden hesaplama yoluna gitti. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 'Bakanlığımız, ikili kopya işlemi yapılan tüm öğrencilerimiz için yeniden değerlendirme yapmış, bu öğrencilerin iptal edilen testleri ve Yerleştirmeye Esas Puanları (YEP) ile sınavlara giren bütün öğrencilerimizin yüzdelik dilimlerini yeniden hesaplamıştır' denildi. Açıklamada, 8. sınıf öğrencilerine yönelik ortak sınavlarda, tıpkı diğer merkezi sınavlarda olduğu gibi belli durumlarda kopya analizi yapıldığı kaydedildi. Bunun da, halen tüm merkezi sınavlar için yürürlükte olan 'aynı salonda sınava giren adayların belli sayıda soruda aynı yanlış seçenekte birleşme durumunda ikili kopya işlemine tabi tutulması' kuralına göre yapıldığı vurgulandı. Tercihler yenilenebilecek MEB, bu kapsamda 6 bin 165 öğrencinin ikili kopya uygulamasına tabi tutulduğunu bildirdi. Bakanlığın açıklamasında, tercih yapan adaylara da uyarı var: '​Bakanlığımız, yürütmeyi durdurma kararına göre tercih ve yerleştirme işlemleri öncesinde öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması amacıyla sadece dava açan sınırlı sayıda öğrenci için değil, ikili kopya işlemi yapılan tüm öğrencilerimiz için yeniden değerlendirme yapmış, bu öğrencilerin iptal edilen testleri ve Yerleştirmeye Esas Puanları (YEP) ile sınavlara giren bütün öğrencilerimizin yüzdelik dilimlerini yeniden hesaplamıştır. Öğrencilerimizin puanları ve yüzdelik dilimleri 31 Temmuz 2014 günü saat 19.00 itibariyle www.meb.gov.tr ve https://e-okul.meb.gov.tr adreslerinde yer alan e-Okul veli bilgilendirme sayfasında yayımlanmaya başlamıştır. 31 Temmuz 2014 günü saat 19.00'dan önce başvurularını yapan öğrencilerimiz de güncellenen yüzdelik dilimleri dikkate alarak, tercihlerini gözden geçirip yenileyebileceklerdir.' Kaynak: Anadolu Ajansı
Aşık Olduğunu Nasıl Anlarsınız?
Partnerinizin size gerçekten aşık olup olmadığını ya da ilk günkü heyecanını kaybedip kaybetmediğini merak ediyorsanız bu yazıyı okumanızı tavsiye ederiz.Zira eğer hala bu davranışları yapıyorsa sizi ilk günkü gibi seviyor demektir.İşte size aşık olduğuna dair işaretler…Çantanız ya da elinizdeki poşetler ağırsa ve partneriniz, daha siz söylemeden elinizden alıyor, yükünüzü hafifletmeye çalışıyorsa, sizi hala önemsiyor demektir.Ayağınızda pofuduk terlikler üzerinizde ayıcıklı pijamalarla bile size iltifatlar ediyor, ne kadar seksi göründüğünüzü söylüyorsa, gözleri hala sizden başkasını görmüyor demektir.Sizin ihtiyaçlarınızı sizden fazla düşünüyorsa, hayatınızı kolaylaştırmak için elinden geleni yapıyorsa, aşkından emin olabilirsiniz.Sıkıntılı anlarınızda, stresli bir günün sonunda sizi dinliyor ve dertlerinize ortak olup çözüm yolu geliştirebiliyorsa size hala ilk günkü kadar değer veriyor demektir.Sinemaya gitmeyi sevdiğinizi biliyor ve akşam için iki sinema biletiyle karşınıza çıkıyorsa, sabah sizi güzel bir kahvaltıyla karşılıyorsa bilin ki sevgiliniz size deli gibi aşık!Gideceğiniz yere sizi bırakıp alıyor ve toplu taşıma araçlarına binmenize gönlü razı olmuyorsa onun değerini bilmeli hem de duygularından emin olmalısınız.Erkekler bu tarz işlere aşık olmadan kalkışmazlar. Eğer siz istemeden size kahvaltı hazırlıyorsa artık onun duygularından kesinlikle emin olmalısınız.
Reklam
Reklam
Sivrisinekler Hakkında 16 İlginç Gerçek
etiket
Sivrisinekler, yaz aylarının en büyük düşmanları... Akşam bahçede oturtmazlar, keyiflendirtmezler, uyutmazlar, hatta bazen hastalık bile bulaştırırlar. En iyisi öldürmek... Kaynak: http://thoughtcatalog.com/michael-koh/2014/06/16-things-you-didnt-know-about-mosquitoes/
Yanlış Ayakkabı Seçiminin Yol Açtığı Hastalıklar
Ayakkabı seçerken genellikle ayağın anatomisine uygun olanları değil, daha güzel görünen yüksek topuklu, sivri burunlu ve sert olanları tercih ediyoruz. Ancak şık görünmek isterken, ayak sağlığınızdan olabilirsiniz. Çünkü bu tür ayakkabılar ayak bileği burkulmasından ayakta kronik ağrıya neden olan topuk dikenine, kemiklerde şekil bozukluklarından, sinir sıkışmaları ve eklemlerde kireçlenmeye kadar birçok önemli sorunlara yol açabiliyor! Yaz mevsiminde birbirinden çekici ayakkabılar vitrinlerde sergilenmeye devam ediyor. Ancak kadınlarda şık görünmek ilk planda olduğu için ayakkabılarda rahatlık genellikle geri plana atılıyor. Oysa iskelet sistemi ve kaslarımızdan oluşan vücudumuzun tüm yükünü, ayaklarımız çekiyor. Bu yükün yüzde 50'si de başparmaklar üzerine yük oluşturuyor. Özellikle yüksek topuklu ve sivri burunlu gibi ayakkabılar tercih edildiğinde ayaklara daha da artan bir yük biniyor ve ayak sağlığını ciddi boyutlarda tehdit ediyor! Acıbadem International Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar, yüksek topuklu ve sivri burunlu ayakkabıların neden olduğu 5 hastalığı ve bu sorunlarla karşılaşmamak için ayakkabı seçerken dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı. HATALI AYAKKABI SEÇİMİNİN YOL AÇTIĞI 5 HASTALIK 1.Başparmakta şekil bozukluğu (Hallus Valgus) Halluks valgus ayaktaki birinci parmağının ikinci parmağa doğru yer değiştirmesi nedeniyle birinci parmakla birinci tarak kemiği arasındaki kemikteki çıkıntıya bağlı oluşan şekil bozukluğudur. Bu hastalığın oluşumundaki en önemli neden ise ayak başparmağını sıkan özelliğe sahip sivri ve dar burunlu ayakkabıların uzun süre giyilmesi. Hallus Valgus estetik sorun oluşturmasının yanı sıra ayağın ön tarafında şiddetli ağrılara da neden oluyor. 2.Ayak parmakları arasındaki sinirde sıkışma (Morton nöroması) Morton nöroması ayakta sıklıkla 3.ve 4. tarak kemikleri arasındaki sinirin sıkışmasına bağlı olarak kalınlaşmasıdır. Tarak kemiklerini sıkıştıran dar ayakkabılar giyilmesi ve bu bölgede tekrarlayan travmalar, bu tabloya neden olabiliyor. Hastalar genellikle ayağın ön tarafında oluşan ağrı, yanma ve uyuşmadan şikayetçi oluyor. 3.Başparmakta kireçlenme (Halluks rigidus) Başparmakta parmak ile tarak kemiği arasındaki eklemde oluşan kireçlenmedir. Bu eklemde tekrarlayan zorlanma ve aşırı yüklenmeye yol açan ayakkabılar, sık çömelmek veya parmak ucunda durmak, bu tablonun oluşumunu kolaylaştırabiliyor. Başparmakta ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açıyor. 4.Çekiç parmak Ayak parmağının ilk ekleminden aşağı doğru bükülmesidir. Genellikle 2.,3.,4. ve 5. parmaklarda görülüyor. Genetik faktörler, travma ve parmakların sıkışmasına yol açan önü dar ayakkabıların kullanılması çekiç parmak oluşmasına neden olabiliyor. Şekil bozukluğu önceleri esnek oluyor, hastalık ilerledikçe eklemde kireçlenmeyle birlikte sertleşiyor. Ağrı, parmak üst tarafında nasır ve hareket kısıtlılığı gibi yakınmalara sebep oluyor. 5.Topuk dikeni Ayağın ön tarafından topuğa kadar uzanan ve plantar fasya olarak adlandırılan bant şeklinde bir fibroz yapı mevcut. Bu yapı vücudun tüm yükünü dengeliyor. Ancak yanlış ayakkabı seçildiğinde, uzun süreli yürüyüşlerle bu fasyada küçük enflamasyon oluşabiliyor. Bu duruma plantar fasiitis ismi veriliyor. Bu hastalığın en tipik belirtisi ise sabahları yürümeye başlandığında gelişen ağrı. Yürümeye devam edildikçe ağrı azalıyor ancak uzun süre ayakta kalındığında akşam saatlerinde tekrar şiddetleniyor. Topuk dikeni ise plantar fasyanın topuğu yapıştığı bölgede diken şeklinde kemik çıkıntının oluşmasıdır. Bu diken topuk ağrısına yol açıyor. Ayaklarındaki sorun nedeniyle polikliniğe başvuran her 10 kadından 1’inde topuk dikeni tespit ediliyor. İDEAL BİR AYAKKABI NASIL OLMALI? Acıbadem International Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar, ideal bir ayakkabının nasıl olması gerektiğini şöyle sıralıyor: •Topuğu 2-3 santim yüksekliğinde olmalı: Yüksek topuklar ayağın ön bölümüne binen yükü artırıyor. 2-3 cm topuk yüksekliği 3 katına çıkarıldığında (8-9 cm) ayağın ön tarafına binen yük 7 kat artıyor. Ayağın ön tarafındaki yükün artması buradaki kemiklerde ve onları çevreleyen sinirlerde enflamasyon ve ağrıya yol açabiliyor. Ayrıca kronik yük stres kırıkları ile sonuçlanabiliyor. •Topuk kalın olmalı: İnce topuk vücudun bütün yükünü bir noktaya topluyor ve ayak bileği burkulmalarına yol açabiliyor. Kalın topuklar ise vücut ağırlığını daha dengeli dağıtıyor. •Ayağın şekline uygun olmalı ve tam oturmalı: Daha küçük ayakkabı giymek ayaklarda su toplanması, nasırlar, kemiklerde şekil bozuklukları ve eklemlerde artritle sonuçlanabiliyor. Yeni ayakkabı alırken ayakların uzunluğu, genişliği ayakta ve mümkünse gün sonunda ölçülmeli. •Ön tarafı geniş ve ayağın şeklini alabilecek yumuşaklıktaki bir malzemeden yapılmış olmalı: Ucu sivri ayakkabılar ayağın ön tarafını sıkıştırıyor. Zamanla ayakta halluks valgus veya çekiç parmak gibi şekil bozuklukları, sinir sıkışması gelişebiliyor. •Tabanı çok sert olmamalı: Sert taban ayağın hareketini sınırlayarak normal yürüme şeklini bozuyor. •Doğru noktalarda esneyen, dış tabanı ve ayağı destekleyen iç tabanı olmalı: Düz tabanlı ayakkabılar ayağın iç arkını desteklemiyor. Ayak tabanındaki bant şeklinde yumuşak dokunun (plantar fasya) aşırı gerilmesi, yırtılması ve enflamasyonu sonrası topuk dikeni oluşumuna zemin hazırlayabiliyor. •Deriden yapılmış olmalı: Nefes alıp terletmediği ve ayağın şekline daha kolay uyum sağladığı için deri ayakkabıları tercih edin. Çünkü sert materyaller kemiklerde şekil bozuklukları oluşmasına zemin hazırlıyor. Ayrıca su toplanması ve ağrıya neden olabiliyor.modahaber
Reklam
Yeryüzünün Bir Cennet Olduğunun Kanıtı Sörf Videosu
The Best Mentawai Islands Surf Video from my drone, Phyllis. June 2014, by Paul Borrud from The Bird on Vimeo. Endonezya’nın Mentawai Adaları’nda çekilmiş bu video adeta yeryüzünde cennetin olduğunun kanıtı. Bir drone tarafından kuş uçuşu çekilen videoda dalga sörfü yapan insanlar, eşsiz bir kumsal ve deniz yer alıyor. Özellikle videonun 1:23 ve 2:51′nci dakikalarına göz atın.
Sapanca Gölü'nde Su Seviyesi İşletme Kodunun da Altına Düştü
İki yıldır yaşanan kuraklığın etkisiyle gölü besleyen kaynakların çoğunluğunun kuruması sonucu su seviyesi gittikçe düşen Sapanca Gölü'nde tehlike her gün biraz daha büyüyor.Yıllardır ilk kez göldeki su kodu 2.90 olan işletme kodunun altına düştü. Şu anda 29.64 olarak ölçülen su koduna rağmen Sakarya ve Kocaeli gölden su çekmeye devam ederken, su seviyesi dikey olarak normalden 2 metre 54 santim aşağı düşen gölün bazı noktalarında ise ötrifikasyon belirtileri görülmeye başlandı. Marmara Bölgesi'ne, 2012-2013 yılı dahil yeterli miktarda kar ve yağmur düşmemesi sonucu, Kocaeli ve Sakarya'nın içme suyu havzası olan, ayrıca Dünya'nın suyu içilebilir ender göllerinden biri olarak bilinen Sapanca Gölü'ndeki su seviyesinin giderek düşmesine neden oldu. Daha önce sadece Sakarya Büyükşehir Belediyesi'nin şehir içme suyu şebekesi için su aldığı, bazı sanayi kuruluşlarının da bu çektiği gölden, geçtiğimiz yıldan itibaren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi de su almaya başladı. Daha çok Kartepe'den gelen 14 güçlü dere suyuyla beslenen Sapanca Gölü, iki belediyenin her gün daha da artan su ihtiyacını karşılamak için su çekmesi, gölü besleyen derelerden 10'unun kuruması, diğer kaynaklar üzerinde de sayıları 30'u bulan su şirketlerinin tesis kurması nedeniyle beslenemez hale geldi. Bu yaz başından itibaren de su kodunda önlenemeyen bir düşüş yaşanmaya başladı. İlk kez işletme kodunun altında Sakarya su kanalizasyon İdaresi'nin bugün yaptırttığı ölçümlere göre, normalde 32.18 olması gereken su işletme kodu, 29.64'e kadar düştü. Gölden su çekme, yani işletme kodunun 32.18 ile 29.90 arasında olması gerekirken, belediyeler ve sanayi kuruluşları başka kaynak olmadığından kod işletme seviyesinin altı olan 29.64'e düşmesine rağmen su çekmeye devam ediyor. Sapanca Gölü'nün özellikle Kocaeli'nin Kartepe sınırları içinde kalan bölgelerinde su çekilmesi nedeniyle geniş bataklıklar oluştuğu görülürken, göl suyunun üzerinin yeşillendiği, göl çevresindeki çekilmenin 100 metreyi aşmaya başladığı görüldü. Bu bölgelerde de daha önce suyla kaplı olan bölgedeki iskeleler, su kayağı tesisleri su mesafesinin 100 metre gerisinde kaldı. Bu arada aynı bölgede 200 metre kadar açıkta da, su seviyesi diket olarak 2 metre 54 santim aşağı düştüğünden tarihi eser olduğu ileri sürülen yazı yapı taşları ve adacıklar da ortaya çıktı. Ötrifikasyon belirtileri Yetkililer, şu anda göldeki su seviyesinde dikey olarak gerçekleşen düşüşün 2 metre 54 santim olduğunu belirterek, tüm umutların bu kış mevsiminde yağacak kar ve yağmurlara bağlandığını söyledi. CNNTürk
Reklam
Peeling Nedir ve Ne Zaman Yapılmalıdır?
Peeling ölü derilerin atılması işlemidir. Ciltteki ölü deriyi arındırarak cildinizin daha canlı ve pürüzsüz görünmesini sağlayabilirsiniz. Ancak peeling de rastgele uygulanmamalıdır. Taneciklerin yüzünüzü çizecek kadar büyük deriyi arındırmayacak kadar küçük olmaması gerekir.Yağlı ciltler haftada 2-3 defa , karma ciltler haftada 1-2 defa,kuru ve hassas ciltler iki haftada bir peeling uygulamalıdır.Gelelim uygulamaya ihtiyaca uygun peeling seçildikten sonra yüz ıslatılır, bir miktar peeling yüze sürülür ve yavaş dairesel hareketler şeklinde cildin arındırılması sağlanır ve yüz yıkanır. Peeling uygularken sert davranmamız istenmeyen sorunlarla karşılaşmamıza neden olabilir.Peelinginizi kozmetik marketlerden alabileceğiniz gibi kendinizde hazırlayabilirsiniz.-1 tatlı kaşığı Türk kahvesi-1 tatlı kaşığı zeytinyağıKarıştırıp uygulayabilirsiniz Türk kahvesinin granüllü yapısı cildinizi arındırırken zeytinyağı cildinizin beslenmesine ve yumuşamasına yardımcı olur.Herkese güzel günler…
Reklam
Kağıt ve Dondurma Çubuklarından Abajur Yapımı
Merhaba bugün daha önceden yapıp hediye ettiğim abajurun nasıl yapıldığını anlatmak istiyorum. Çok ilginizi çekeceğini düşünüyorum biraz sıra dışı ve özel bir abajur olacağını söyleyebilirim.Çocukların bayılarak yediği dondurma çubuklarından bir abajur yapacağız dersem ne dersiniz?Olur mu diye düşünmeye başlamış olabilirsiniz; oluyor merak etmeyin anlatacağım.Öncelikle nelere ihtiyacımız olacak onları not edelim;15 W AmpulAmpule Uygun DuyDondurma ÇubuklarıSıcak SilikonFişli KabloAçma-Kapama AnahtarıTutkalKağıt ParçalarıAbajur Şapkasına Uygun Bir Kapİnce Uzun İlaç KutusuGuaj boyasıMalzeme listesi gözünüze çok gelebilir fakat evinizde bulunabilecek türden şeyler bunlar. Dondurma çubuklarını nereden bulacağım diye düşünmeyin İstanbul'da iseniz Eminönü'nden ve buradan temin edebilirsiniz.  Bir çok anlatım olabilir bu konuda ama ben kendim nasıl bir yol izledim onu anlatacağım.İlaç kutusu dediğim ince uzun türden özellikle suda eriyen tablet olan C vitamini takviyesinin kutusu gibidir, diğerleri işimizi görmemiz için işimize yaramayacak.Aldığınız duyun şekline göre ilaç kutusunun kapağını kullanabilirsiniz veya kullanmayabilirsiniz, ben kapağı kullandım elektrik sisteminin sağlam olmasını istediğimden dolayıdır. Bu tesisatı kendinizde yapabilirsiniz veya elektrikçilere de yaptırabilirsiniz. Ben kendim yapmayı tercih ettim.İlaç kutusunun çevresi alacağınız dondurma çubuklarından tam bir tur dönecek şekilde tamamen kapatılıyor. Dondurma çubuklarını sıcak silikon ile ilaç kutusunun boyuna ve düzgün bir şekilde yapıştırıyoruz. Yapıştırırken çubukları üst kısımı baz alacak şekilde yerleştirmeniz gerekmektir. İlaç kutusunun tam bir boyuna dondurma çubukları yetişmeyecektir korkmayın istediğimiz de bu aslında. Sonra alt kısmını baz alacak şekilde döndüğümüz turun üzerine bir tur daha dondurma çubuklarını silikon tabancası ile yapıştıralım. Burada dikkat edin silikonu fazla kaçırmayın dışarı taşması sıkıntılar yaratıyor, başıma geldi :). Bunu tamamladıktan sonra, alt tablayı yapalım.Bu oldukça basit bir şekilde yapacağınız ebada göre 10 adet dondurma çubuğunu düz bir zemine koyarak üzerine ters istikamette çubukları silikon yardımıyla yapıştırın ve üzerine en alta koyduğumuz yönde tekrar silikon ile çubuklarımızı yapıştıralım.Abajur şapkasının durabilmesi için karşılıklı dört adet çıkıntı yaratmak için çubukları yapıştıralım.Ortasına matkap ile ahşap ucunu takarak kablomuzun geçebileceği bir delik açalım, aynı işlemi ilaç kutusu içinde yapalım.Sonra alt tabla ile ilaç kutusundan yaptığımız çubukları birbirine yapıştıralım.En alt ve destek tablasını yapmak için ise; bir altıgen veya sekizgen oluşturabilirsiniz. Ben altıgen yaptım. Dondurma çubuklarını aralarında 120 derece açı olacak şekilde uç uca ekleyerek altıgen oluşturabilirsiniz.Yaptığımız diğer kısımlarla destek tablasını birbirine yapıştıralım.Elektrik kablolarını sırasıyla altıgen destek tablasından alt tabladan ve ilaç kutusundan geçirerek duy ile bağlantısını yapalım.Buraya kadar abajur standımız hazır oldu. Peki ya şapkası :)Şapkası için; ağaç tutkalını sulandıralım kağıtları rastgele büyük parçalar halinde bölelim. Şekil için, ben salata kasesi kullandım siz de kullanabilirsiniz. Sulandırılan tutkalın içine kağıtları ıslatalım. Sonra kaseyi ters çevirelim ve kağıt parçalarını dış yüzeyine yapıştıralım bu şekilde 3 kat rastgele koyarak tüm yüzeyi kaplayalım ve kurumaya bırakalım.Kuruyan kağıtların istediğimiz renklerde boyayalım ve kurutalım.Abajurumuz hazır artık şapkasını koyarak kullanabilirsiniz. İşte bu kadar :).Kolay gelsin umarım karışık olmamıştır.
Moda ve Değişen Etkileri
Modanın insanları etkileme gücüne kavuşmasından bu yana ciddi anlamda artan bir etkiden (savaş ve ekonomik kriz dönemlerini saymazsak) söz etmek mümkün. Bu etkinin artmasını sağlayan kadınlar, medeniyete olan etkileri gibi bu konuda da yön ve ilham verici bir konumdadırlar. Son yıllara bakıldığında ise moda ile ilgili olarak söylenebilecek olan sözlerin değişmeye başladığını görmekteyiz. Burada üzerinde durulması gereken konu, modayı sadece tekelleşmiş olan markaların şekillendirmediği. Önceleri, hem moda şehirlerinde defilelerini, ve reklamlarını en iyi şekilde yapan önemli uluslararası markalar kullandıkları sinema ya da tv yıldızlarıyla da bu etkileri oldukça vurguluyorlardı. Yapılan imaj çalışmaları ve reklam konumlandırmaları, her alanda seçim konusunda önemli bir yönlendirme ve manipülasyon sağlamaktaydı.Modanın Şimdiki Durum Ne Halde?Moda eskisi kadar belirli markaların tekelinde kalmış durumda değil. Buna hem insanların daha geniş bir vizyona sahip olmaları hem de çok sayıda yeni markanın çıkmış olması neden oldu. Eskisi kadar kolay bir manipülasyondan söz edilmiyor. Her ne kadar günümüzde etkileri sürse de modayı şekillendiren bir kaç önemli marka değil, artık. İnsanlar internetin sağladığı iletişim yollarını kullanarak, çok daha özgün ve yerinde seçimler yapamaya başladı. Modanın sona erdiği gibi yanlış bir sonuç çıkmamalıdır, bundan. Aksine çok daha seçici bir moda anlayışının oturmaya yavaş yavaş başladığını söyleyebiliriz.Moda Değişimi Neleri Etkiledi?Öncelikli olarak bu değişimle ilgili olarak olumlu olduğu fikrine sahibiz. Yine dünyanın bir ucundaki şarkıcının giydiği saçma kıyafetler üzerinden reklam yapmaya çalışan ve bunu hala öyle ya da böyle başaran firmalar mevcut. Ancak daha az alan kaplayan eski tekeller, şimdi çok daha büyük bir rekabetle karşı karşıya kalmış durumda.
Tom Ford'un Yeni Yüzü Junior Schwarzenegger
Arnold Schwarzenegger'in ünlü gazeteci ve yazar Maria Owings Shriver'den olan oğlu Patrick, 20 yaşında olmasına karşı modellik kariyerinde sağlam bir yere sahip olacağının sinyallerini veriyor. Daha önce Hudson Jeans için poz veren genç modelin, Tom Ford gibi büyük bir marka ile anlaşması kariyeri için çok güzel bir adım. Sade, siyah bir balıkçı yaka kazağı ve geriye doğru taranmış saçlarıyla objektif karşısına geçen genç model kendine has tavrıyla da fark yaratmış. Maria Shriver ise twitter'dan yayınladığı mesajla oğlu Patrick'e duyduğu hayranlığı şu sözlerle dile getirdi: ''Dışı çekici, içi güzel!'' Kampanyanın diğer ismi, Tom Ford'un yeni kokusu Velvet Orchid'in tanıtım yüzü olarak da dikkat çeken Gigi Hadid.
Olivia Palermo Ayakkabı Tasarladı
Ünlü moda ikonu Olivia Palermo İtalyan ayakkabı devi Aquazzura ile eylül ayında piyasaya sürülecek bir kapsül koleksiyona imza attı. Haziran ayında Johannes Huebl ile evlenen Olivia şimdi de kendi ayakkabı tasarımları ile gündemde. Altı parçadan oluşan koleksiyonda, Palermo'nun vintage takılarından ilham alarak yarattığı taşlı sandaletler, deri gladyatörler ve diz boyu çizmeler, topuklular, süet botlar var. Fiyat aralığı 600-1625 dolar arasında değişecek.
Reklam