Sivrisineklerden Kurtulmanın Doğal Yolları
Yaz geldiğinde huzurumuzun düşmanı olan sivrisinekler evlerimizin baş köşesinde yerlerini alırlar. Yazın bunaltıcı havası, sivrisineklerin sesi ve taşıdığı çeşitli hastalıklar birçoğumuzun kabusuna dönüşüyor.Uzmanlara göre, yaz mevsiminde sineklerin ve diğer böceklerin neden olduğu hastalıklar arasında sıtma, lyme ve kaşıntılı alerjiye daha çok rastlanır. Kaşıntılı alerji çocuklarda uzun süre tedavi gerektiren hastalık haline de gelebilir. Bu alerjik bölgelere mikrop düşmesi çeşitli deri enfeksiyonlarının oluşmasına neden oluyor. Sivrisinek sokması çocukların uyku kalitesinin de bozulmasına yol açıyor. Bu nedenle insanlar uzun süredir sinek ve böceklerden korunmak için doğal yollar aramışlardır. Çocukları sivrisineklerden korumanın en zararsız yolu çocuğun üzerine koruyucu cibinlik kurmaktır. Bu tarz araçlar çocuklar uyurken vücuduna dolanmayacak kadar büyük ve yüksek olmalıdır. Önceleri sineklerden korunmak için sarımsak kullanıyorlardı. Şimdi ise zeytinyağı ile hazırlanmış sabunla yıkanmanın faydalı olduğunu bildiriyorlar. Mağazalarda ve eczanelerde cildin üzerine sürülen çeşitli doğal yağlar ve kremler satılıyor. Kimyasal maddelerden DEET ve permetrin, doğal yağlardan ise Hint yasemini ve Limon otu yağı önerilir. Uzmanlara göre, herhangi bir yağı veya kremi kullanmadan önce kullanım kuralları ile yakından tanışmak gerekir. Tüm bunların yanı sıra, yakılan ilaçlar, spreyler, elektrikli spreyler de kullanılır. Bu spreyleri çocukların ulaşamayacağı bir yerde tutmak uygun olacaktır. Çocuklara bu ürünler çok az bir miktarda uygulanmalıdır.
Son 10 Yılda Fuhuş 3 Kat Arttı
Fuhuş yapmak zorunda kalan kadın, erkek ve transların hakları konusunda çalışmalar yapma amacıyla geçen yıl kurulan ve başkanlığını Kemal Ördek'in yaptığı Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, son 10 yılda fuhuş yapmak zorunda kalan insan sayısının 3'e katlandığını belirtti. 'SEKS İŞÇİLİĞİ YAPANLAR YA ÖLDÜRÜLÜR, YA İNTİHAR EDER' Türkiye’de fuhuş yapan insanların en temel sorununun yaşam hakkı sorunu olduğunu ifade eden Kemal Ördek, “Sürekli seks işçiliği yapanlar ya öldürülür, ya intihar eder. Öte yandan Türkiye’de seks işçileri genellikle eve müşteri alma yöntemiyle çalışır ama ayda 3- 4 ev değiştirmek zorunda kalırlar. Yasal genelevler de polisin baskısı altındadır, yasal olmalarına rağmen devlet bunlar hakkında hiçbir bilgi vermez. Sokakta çalışanlar ise polis şiddetinden tutun müşterilerin öldürme riskine kadar, her türlü eziyeti yaşarlar” dedi. 'GENELEVLER KAPATILDI, FUHUŞ YER ALTINA İNDİ' Son yıllarda Türkiye’deki genelevlerin kapatıldığını, bugün geriye 45 kadar genelevde çalışan 1500 kadının kaldığını belirten Ördek, bu evlerin kapatılmasıyla devletin güvenli alanlarda seks işçiliğini engelleyip bu kadınların sokağa, yer altına, çetelerin ve insan tacirlerinin eline düşmesine neden olduğunu belirtti. 'SEKS İŞÇİLERİ ŞİDDETE MARUZ KALIYOR' Ördek, “Bugün Türkiye’de seks işçileri, toplumun ahlaki, muhafazakar, otoriter yaftalamalarıyla ağır bir şiddete maruz kalıyor. Tüm bu kapatmalara rağmen ‘fuhuş’ olarak tanımlanan olgu azalıyor mu? Hayır tabii ki, tersine artıyor” açıklamalarında bulundu. 'SON 10 YILDA FUHUŞ 3 KAT ARTTI' Kemal Ördek, Türkiye’de son 10 yılda seks işçileri sayısı 3 kat artarak 300 bini bulduğunu belirtirken, 'Her gün yeni bir masaj salonu, günlük kiralık ev neden açılıyor sanıyorsunuz? Kimse kimseyi kandırmasın, muhafazakarlık adı altında yaşanan büyük bir ikiyüzlülük var. Sürekli fuhuş operasyonu yapılıyor, genelevler kapatılıyor ama fuhuş nasıl oluyor da giderek yaygınlaşıyor? Çünkü fuhuş gözlerden uzak olması için yer altına iniyor, yer altında da kriminalize oluyor, yayılıyor” dedi.
10 Maddede Star Wars Walkers
Her Star Wars filminde gördüğümüz olmazsa olmaz olan Walker (Yürüyücü) 'lara kısaca bir göz atalım. Ünlü kısaltmalarının açılımlarını öğrenelim.
Bebek Büyütürken Yanlış Yere Evhamlanılan 10 Durum
Şüphesiz dünyanın en güzel duygusudur anne olmak…  Ancak “anne olmak” demek aynı zamanda evhamlı olmak demektir. Gebelik testinde görülen pozitif sonucundan sonra “aşırı evham yapma” özelliği otomatik olarak yüklenir anne adayına. Zaten yeteri kadar evhamlı olan anne adayına “tecrübeli anneler” kendi deneyimlerini aktarır dururlar. Kulaktan dolma tüm bilgiler acemi annemizin iyice kafasını karıştırmaktan başka bir işe yaramazlar. Biz de nesilden nesile aktarılan “yanlış yere evhamlanılan 10 durumu” sizin için hazırladık:
Reklam
Tuz ile Güzelleşme Zamanı
Dünyada bulunan en eski minerallerden biri olan tuzun şifaları ile tanışmaya hazır mısınız? Stresten ve sivilcelerden arınmanızı sağlayan ve tuzdan gelen şifalı güzellik sırlarını mutlaka deneyin. Tuz İle Stressiz, Sağlıklı Ayaklar Tüm gün sizi üzerinde taşıyan ayaklarınız için günde 15- 20 dakikanızı ayırarak hem tüm bedeninizi dinlendirin hem de bahar aylarında ayaklarınızı yazın giyeceğiniz açık ayakkabılarınıza hazırlayın; - 1 litre ılık suyun içerisine 20-30 gr. tuz koyun ve ayaklarınızı 10–15 dakika bekletin. - Ayaklarınızdaki ölü hücreleri temizlemek amacıyla ovun ve peeling uygulayın. - Ayaklarınızı kurulayın. - Ayak bakım losyonu kullanarak masaj yapın. Plastik poşetlere ayaklarınızı sarın ve 15 dakika boyunca bekletin. Her Baharda Kendini Yenileyen Doğadan İlham Alanlara: Tuz Banyosu Banyo yaparken, dolu bir küvetin içinde vücut ısısındaki tuzlu suda oturmak bedeninize güven verir. Özellikle kuru ciltler daha parlak olur, tıpkı bir bebek teni pürüzsüzlüğüne kavuşur. Şimdi sıra formülde: 500-1000 gr. iri tuzu bir küvet dolusu çok sıcak olmayan suya atın. Ortalama 37 derece ısıya getireceğiniz su dolu küvette su soğuyana kadar zaman geçirin. Tuz Maskesi İle Aknelere Veda Tuz deriye uygulandığında hipertonik (aşırı yoğun) bir ortam yaratır. Bu ortam difüzyon ile ciltteki sıvının dışarı çekilmesine ve gözeneklerin kurumasına sebep olur. (Ozmoz etkisi). Gözeneklerde kalan bakteriler su ve besleyici yağla dolu ortamlarını kaybettikleri için hayatlarını fazla sürdüremezler. Bu antibakteriyel etki sebebi ile tuz sadece sivilcelerde değil, yaralarda da kullanılan, başarılı bir dezenfektandır. Aynı zamanda tuzlu su, gerginleştirici etkisi ile ölü deri hücrelerinin, yağ ve bakterilerin daha hızlı atılmasını sağlar, gözenekleri temizler. Neden Tuz Maskesi? Haftada bir veya en fazla iki kez uygulayacağınız bu maske ile tertemiz bir cilde sahip olabilirsiniz. Uygulanması kolaydır, maliyeti düşüktür. Özellikle kistleşmiş ve iltihaplı nodül halindeki sivilceleri kurutmada etkilidir. Cilde gerginlik kazandırır. Diğer maskelere göre etkisi daha hızlı görülür. Bazen bir hafta geçmeden gözle görülür düzelme sağlayabilir. Kuru ciltler için önerilmemektedir. Tuz Maskesi Tarifi Bir su bardağı ılık suya 3 yemek kaşığı tuz ekleyerek iyice karıştırın. Hazırladığınız tuzlu suyu doğrudan elinizle ya da bir havlu veya bez yardımı ile yüzünüze sürün. Tüm cildinize yayılmasını sağlayın. Yüzünüze sürerken yumuşak ve nazik olun, dairesel hareketlerle yavaş uygulayın. Bu şekilde cildinizi tahriş etmesini engellemiş olursunuz. Özellikle iltihaplı sivilcelerin olduğu bölgelere daha yoğun bir tuz katmanı oluşturmak bakterileri azaltarak sivilceyi söndürmeye yardımcı olacaktır. 10-15 dakika sonra yüzünüzü bol su ile yıkayın. Bu süreyi aşmamaya dikkat edin. Tuzu özellikle gözlerinizden, ağız ve burnun iç kısmından, dudaklarınızdan uzak tutun. Tuz maskesi hassas ciltlerde yanma yapabilir. Yanma rahatsız edici olursa maskeyi hemen temizleyin. Cildinizde yaralar ve tahriş olmuş bölgeler varsa bu maskeyi kullanmaktan kaçının. Kusursuz Bir Vücut İçin Evde Sauna Sırt ve dekolte bölgeleri için 1 lt. suda çözeceğiniz 20 gr. tuzun içine pamuklu bir beyaz gömleği bastırıp sıkın. Nemli bir şekilde giyinerek kurumasını bekleyin. Kuruduktan sonra duru suyla bir duş yapın. Sauna etkisi yaratan bu uygulama ile böcek ya da sinek ısırıkları gibi yazlık sıkıntıların da üstesinden gelebileceğinizi eklemekte fayda var. Peeling Etkisi Yağ ve iri taneli tuz ile peeling yaparak daha sihirli bir bakım elde edersiniz. Ölü hücrelerin kovulduğu, daha pürüzsüz bir cilt ve daha pembe bir ton için öncelikle çok sıcak olmayan bir duş yapın. Böylece gözeneklerin açılmasını sağlayın. Yağ ve tuz karışımını bir havluya ya da küvete dökerek uygulayın. Ayağınızdan boynunuza kadar eşit biçimde yayılmasını sağlayın. Yarım saat kadar bekledikten sonra ılık suyla vücudunuzu temizleyin. 50 gr. iri taneli tuz ve 45 gr. fındık yağını karıştırarak elde edeceğiniz bu sihirli karışım, doğal güzelliğin de anahtarı olacak. Kaynak:MutluMikrop
Meke Gölü Kurudu, Kırmızıya Büründü
KONYA'nın Karapınar İlçesi sınırlarında bulunan ve dünyanın nazar boncuğu olarak adlandırılan Meke Gölü yüzde 99 oranında kurudu. Yağışların az olması ve yer altı sularının çekilmesiyle kuruyan krater gölde, tuz tabakaları oluştu. Su bulunan az bir bölümü ise kırmızı renge büründü. Artık eski görünümünden eser kalmayan Meke Gölü'nde oluşan kırımızı görüntü 'Meke gölü kururken kan ağlıyor' yorumlarına neden oldu. Konya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Doç. Dr. Fetullah Arık, Meke Gölü'nün volkanik bir göl olduğunu söyledi. Bu özelliğiyle de dünyanın nazar boncuğu olarak bilindiğini ve dünyada bu tür oluşumların yaygın olmadığını belirten Arık, 'Ancak son yıllarda artan kuraklık ve yer altı suyu tüketiminden Meke Gölü de nasibini aldı. Hemen yanı başımızda bulunan bu doğal güzellik yok olma noktasına geldi. Zaten bir kaç yıldır can çekişiyordu ve şimdi bitme noktasına geldi. Yer altı seviyesi bütün havzada düştüğü için artık Meke Gölü de yer altı sularından beslenmiyor ve ancak mevsimsel yağışların birikimi ile su topluyor.' dedi. BU GÜZELLİK TARİHE KARIŞACAK Meke Gölü'nün tuzlu bir göl olduğunu ve geçmiş dönemlerde tuz havzası olarak kullanıldığını belirten Arık, 'Su azaldıkça ve buharlaştıkça tuz kristalleri oluşuyor. 1-2 yıl sonra orada tamamen tuz kristallerinden oluşmuş bir bölge göreceğiz. Daha sonraki süreçte çöl rüzgarı ile tozlar orayı tamamen kapatınca da böyle bir güzellik tarihe karışmış olacak. Şu anki gidişat ta bunu gösteriyor.' diye konuştu. KIRMIZIYA BÜRÜNDÜ Kuruyan Meke Gölü'ndeki su birikintisinde oluşan kırmızı renge de açıklık getiren Arık, şunları söyledi: 'Birçok tuzlu ve sodalı göllerde bu oluşumu görüyoruz. Bunlar bu tür göllerde oluşan bir takım mikro organizmaların kalıntıları. Belirli gün ve dönemlerde yoğunlaşarak kırmızı rengi verirler. Su miktarı ciddi bir şekilde azaldığı için sanki gölde tamamen kırmızıya boyanmış gibi görünüyor.' MEKE GÖLÜ KURURKEN KAN AĞLIYOR Meke Gölü'nde yaşanan kırmızı görüntüyü 'Meke Gölü kururken kan ağlıyor' şeklinde yorumlayan Arık, 'Meke şu an da orta Anadolu’daki göller ve sulak alanlar gibi kan ağlıyor. Geçen zaman zarfında birçok sulak alanımız kurudu. Bu sadece insanların yoğun kullanımından değil devam eden kuraklıktan kaynaklanıyor. Yıllık yağış ortalaması bölgede metrekarede 320 milimetre seviyesinde iken son bir kaç yıldır 300'ün altına düştü. Dengenin sağlanması için yağışı periyodu beklememiz gerekiyor.' dedi.Mehmet Kayhan YILDIZ KONYA DHA
Reklam
Uyku Apne Sendromu Nedir?
Horlamaya eşlik eden nefes durmaları varsa Obstructive Sleep Apnea (OSA)[Obstrüktif Uyku Apne (OUA)] denilen rahatsızlık olabilir. Üst solunum yolu çöker uyurken geçici olarak nefes durur, nefes durduğunda apne olarak değerlendirilmesi için en az on saniye sürmesi gerekir bu olaylar bir gecede birkaç yüz kere yaşanabilir. Bu olay kan basıncında yükseltme ve uyku kalitenizi azaltma yaparak hayat kalitenizi etkiler. Gece içinde tekrarlanan apneler oksijen seviyesini azaltır bu azalma beyinde alarm durumu yaratır ve beyin vücudu uyarır bu zaman zaman hissetiğiniz ama çoğunlukla hissetmediğiniz uyanıklara sebep olur. Gece uyanmalarınızı hatırlamadığınız için sabah kendinizi yorgun hissedersiniz. Çoğu zaman bu uyanmalar tuvalete gitme ihtiyacı, yemek yeme ihtiyacı ve/veya sigara içme ihtiyacı gibi hisler uyandırır, vücudumuzun yapısı gereği uyurken bu ihtiyaçlar doğmaz size yıllardır aynı şeyleri yapmanız normal gibi gelebilir ama bu normal bir olay değildir örneğin tuvalete kalkmanız mesane genişleyebilen bir organdır ve sabaha kadar tuvalete kalma ihtiyaçı duymazsınız tabi prostat ve başka nedenlerden dolayı artı bir rahatsızlığınız yoksa. OUAS’lu sahipseniz, Tip 2 diyabet hastalığına sahip olma şansınız artmıştır. Gün geçtikçe hastalıklarla ilişkili komplikasyonlar araştırmalarda ortaya çıkmakta bu riskleri azaltmak için OUAS tedavi edilmelidir. Her üç kişiden birinde Obstrüktif Uyku Apne Sendromuna (OUAS) bağlı yüksek tansiyon vardır. Halkın %80 OUAS’a bağlı ilaca dirençli yüksek tansiyona sahiptir. Konjestif Kalp Yetmezliği(KKY) olan hastaların %50′si OUAS’lu. Yaşlandıkça Konjestif Kalp Yetmezliği riski daha sıktır. 40-59 yaş  % 2 60-69 yaş  % 5 70 ve  üzerine % 10  OUAS’lu kişi trafik kazası yapma riski 7 kat daha fazladır.
Binlerce Çinli Aynı Havuza Neden Girer ?
Dünya nüfusunun neredeyse yarısını sırtında taşıyan Çin'de insanlar 'mevsim normallerinin üstünde' seyreden sıcaklar nedeniyle oldukça zor günler yaşıyor. Santimetreye 100 insan düşen ülkede serinlemek için havuzlara koşan milyonların kameralara verdikleri görüntüler fazlasıyla ilginç. Suining'de bulunan ve ülkenin en büyük halka açık havuzu olan Daying Dead Sea, ülkedeki milyonların her gün akın ettiği mega bir havuz. Bu havuzu normal havuzlardan ayıran en önemli özellik ise içinde bulunan suyun Ölü Deniz'le birebir aynı değerleri taşıması. 43 farklı mineralin karışımından oluşan su sayesinde Daying Dead Sea, Ölü Deniz keyfini Çin sınırları içinde yaşatıyor. Tek seferde 10.000 kişi alabilen havuzun diğer bir farklı yanı ise; içinde 1 saat uyuyan insanların 8 saatlik uykuya eşdeğer bir şekilde uykularını alabilmeleri. Simit ve kolluğu geçiren binlerce Çinli'nin akın attiği bu denizimsi havuzdan bizlere ulaşan görüntüler bir hayli ilginç. Ne dersiniz; siz de bu havuzda yüzer miydiniz?
Reklam
Otobanın Ortasından Köpek Kurtarmak
Mexico City ana otobanında cesur ve gözüpek bir kadının bir sokak köpeğini kurtarış hikayesini izleyeceksiniz. Aracıyla yolda giderken otobanın orta refüjünde gördüğü Alman Kurdu kırması sokak köpeğini kurtarmak için karşıdan karşıya geçen kadın inanılmaz bir kurtarma hikayesine imza atıyor. Köpeği yoğun trafik akışı arasında kurtaran hayvansever kadın daha sonra köpeği sahiplenmiş.
TEOG Puanlarına Yeni Hesaplama
MEB, Danıştay kararı üzerine ortak sınavlarda ikili kopya tespiti yapılan tüm öğrencilerin iptal edilen testleri ile puanlar ve yüzdelik dilimlerin yeniden hesaplandığını açıkladı. İlk olarak  BUGÜN’ün gündeme taşıdığı Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş ( TEOG ) sınavındaki ‘ikili kopya’ skandalında Milli Eğitim Bakanlığı geri adım attı. Daha önce sadece mahkemeyi kazanan öğrencilerin puanını yeniden hesaplayarak ‘yine bir skandala’ imza atan bakanlık, dün yaptığı açıklamayla, aynı sınıfta aynı yanlış cevabı verdikleri için ‘ikili kopya’ denilip ‘sıfır’ verilen tüm öğrencilerin puanlarının yeniden hesaplandığını belirtti. ÖĞRENCİLERİN ZAFERİ Bakanlıktan yapılan açıklamada, TEOG uygulaması çerçevesinde 8. sınıf öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen ortak sınavlarda, diğer sınavlarda olduğu gibi belli durumlarda kopya analizi yapıldığı kaydedildi. 8- sınıf öğrencilerinin 28-29 Kasım 2013'te katıldıkları birinci dönem ortak sınavları ile 28-29 Nisan 2014'te katıldıkları ikinci dönem ortak sınavlarında da ‘kopya analizi’ yapıldığı anımsatılan açıklamada, bu kapsamda 6 bin 165 öğrencinin ikili kopya uygulamasına tabi tutulduğu bildirildi. Bu öğrencilerden bir kısmının açtığı iptal davaları sonrasında, Danıştay 8. Dairesi’nin ' ikili kopya ' uygulamasının yasal dayanağı ve sonuçlarıyla ilgili olarak yürütmenin durdurulması yönünde bir karar verdiğinin kaydedildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi: TERCİH YENİLENEBİLİR '​Bakanlığımız, yürütmeyi durdurma kararına göre tercih ve yerleştirme işlemleri öncesinde öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması amacıyla sadece dava açan sınırlı sayıda öğrenci için değil, ikili kopya işlemi yapılan tüm öğrencilerimiz için yeniden değerlendirme yapmış, bu öğrencilerin iptal edilen testleri ve Yerleştirmeye Esas Puanları ( YEP ) ile sınavlara giren bütün öğrencilerimizin yüzdelik dilimlerini yeniden hesaplamıştır. Öğrencilerimizin puanları ve yüzdelik dilimleri 31 Temmuz itibariyle sitede yayımlanmaya başlamıştır. Önceden başvuru yapanlar tercihlerini yenileyebileceklerdir.' NESRULLAH SONAY - BUGÜN GAZETESİ
Reklam
Gazze'de Çalışan Norveçli Doktor Ülkesinde Kahraman Gibi Karşılandı
Gazze'deki Şifa hastanesinde zor koşullar altında çalışan Norveçli doktor Mads Gilbert Oslo’da büyük bir topluluk tarafından karşılandı. Norveç’in başkenti Oslo’daki havalimanında karşılama için toplanan kalabalık, İsrail’in katliamlarını sürdürdüğü Gazze’de yüzlerce yaralı Filistinliyi tedavi eden Gilbert’e pankartlar ve çiçeklerle destek verdi. Gilbert bir gün önce Brüksel’de katıldığı bir toplantıda, İsrail'in ağır yaraladığı ve katlettiği bebeklerin ve çocukların fotoğraflarını göstererek 'Bunlar mı terörist?' diye sormuştu. Doktor Gilbert, Gazze'de yaşanan dramı anlattığı ve ABD Başkanı Obama'ya 'Vicdanınız var mı?' diye sorduğu mektuba dünyanın her köşesinden binlerce tepki geldiğini fakat muhatabından ve diğer liderlerden tek bir kelime duymadığını belirtti. Gilbert, 'Bize bulaşıcı hastalık taşıyormuş gibi davranıyorlar. Siyasi ebola virüsü taşımıyorum. Hamas'ın değil Filistin halkının yanında olan doktorlarız. Norveç'teki hastanemle ve dayanışma hareketiyle birlikte Hamas'ı, El Fetih'i, İslami Cihad ya da Filistin Yönetimi'ni değil Filistin halkını ve onların işgale direnme haklarını destekliyoruz. İsrail'in Gazze operasyonunda katledilen her 500 Filistinli sivile karşı 1 İsrailli sivil öldü. Sivil hedeflere hiçbir saldırıyı onaylamam, hepsini kınıyorum ama sivil hedeflere saldıran Filistinliler değil İsrail' diye konuştu. AFP haber ajansının İsrail ordu sözcüsüne dayandırdığı bilgiye göre, İsrail 16 bin yedek askeri daha göreve çağırdı. 7 Temmuz'da başlayan saldırıların ardından İsrail ordusunun Gazze'ye saldırılarında aktif olarak yer alan İsrail askeri sayısı 86 bini buldu. İsrail, 7 Temmuz Pazartesi günü ‘Koruyucu Hat’ adıyla Gazze'ye yönelik hava ve denizden saldırılar başlattı, 17 Temmuz Perşembe günü de karadan saldırıya geçti. Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Kız Arkadaşınızın Araya İhtiyacı Var!
Kız arkadaşınız size ara vermek istediğini söylediğinde ne yapmak gerekir? Kız arkadaşınız bundan böyle bir araya ihtiyacı olduğunu söylüyor. Hayır, “Konuşmalıyız” Mutsuz olduğunu anlamak için ince ipuçlarına ihtiyaç yok. Sadece bahsediyor, konuşma arasında. Araya mı ihtiyacı var? Bu da ne demek şimdi? Esas olarak, bu herşeyi berbat ettiği anlamına geliyor. Bu durumda, kendinizi biranıza gömülmüş ve mikrodalgada pişmiş yiyecekler yerken bulmak istemiyorsanız bizim tavsiyelerimize kulak verin. Devamı için tıklayın
Vücudunuzu Şekillendiren 7 Şey
Ucuz ve kolay olarak yapabileceğiniz bir egzersiz; ip atlama. Bu hareket dakikada diğer egzersizlere göre daha fazla kalori yakmanızı sağlayacaktır. İp atlama hem eğlenceli hem harika bir egzersiz. İp atlamanın en güzel yanlarından biri de bunu çocuklarınızla yapabilirsiniz.
Negatif Düşüncelerden Kurtulmanın 5 Yolu
Sizi bir şeyler rahatsız ediyorsa, düşüncelerinizi o konudan uzak tutmak çok zor gelebilir. Hatta araştırmalara göre bir şeyi düşünmemeniz istendiğinde o şeyi akıllardan çıkarmak daha da zorlaşıyor. Ancak aklınızdaki negatif düşünceleri tekrar tekrar susturmak hem zor hem de ters etki yaratabilir. Hatta bazı durumlarda kronik depresyona kadar uzanabilir. Bilim insanları buna “zihinsel geviş getirme” ismini vermişler. Psikolog Guy Winch buna hendekteki iğne benzetmesi yapıyor. Hendek derinleştikçe iğnenin dışarıya çıkması zorlaşıyor. Zihinsel geviş getirmenin bir etkisi de konuyu aklınızda iyice büyüterek sizi orijinal halinden çok daha fazla kızgın ve üzgün bir ruh haline getirmesi. İşte aşağıda geviş getirmemizi engelleyecek beş metot var, biraz irade ve aklınızı başka şeylerle meşgul ederek pozitif şeylere yeniden odaklayabilirsiniz: Zihninizde alışverişe çıkın Kendinizi bildiğiniz bir markette düşünün ve gözünüzün önüne bir raf sırasını getirin. Konsantre olup oradaki bütün ürünleri sırasıyla hatırlamaya çalışın. Eğer alışveriş sevmiyorsanız, herhangi bir listeyi hatırlamaya çalışabilirsiniz. Belki kütüphanenizdeki kitapların sırası, ya da MP3 çalarınızdaki şarkı listelerinin sırası.. Sadece 30-60sn yeterli olacaktır. Her defasında negatif düşünce geri geldiğinde bunu tekrarlayın. Önemli olan disiplinli davranmak ve negatif düşünceye takılmadan derhal bir listedekileri saymak. Bunu bir saatte 20 defa bile tekrarlayabilirsiniz. Guy Winch diyor ki: “Bu size geçici bir çözüm olarak gelse de, bu şablonları yeterince güçlendirirseniz hem ruh halinizi düzeltebilir, hem de karar verme yeteneğinizi sağlamlaştırırsınız. Beyninizi bu tarz düşünceler geldiğinde bir başka yöne gitmesi için eğitebilirsiniz.” Olumlu insanlarla bir arada olun Eğer dertli duygu ve düşüncelerden kendinizi uzak tutamıyorsanız bu içinde bulunduğunuz sosyal ortamdan dolayı olabilir. 2013 de araştırmacılar aynı yurtta kalan öğrenciler üzerinde yaptıkları araştırmalarda öğrencilerin birbirinden zihinsel geviş getirme alışkanlıklarını ve negatif düşünme şablonlarını kopyaladıkların gösterdi. Negatif düşünceler genelde endişe ve yüksek sesle düşünmeyi içerdiği için diğer kişiler tarafından çok kolay yansıtılıp kopya edilen bir davranış şekli. Yapabildiğiniz kadar negatif insanların etrafında olmaktan kaçının. Bunu yapamıyorsanız size bir salgın gibi geçebilecek karamsarlık ve endişe içeren şablonlara karşı uyanık olun. Endişelerinizi çöpe atın Size delilik gibi gelebilir ama ruhunuzu didikleyen bu düşünceleri yazıp çöpe atmak ya da yakmak son derece etkili bir yöntem. 2012 de Ohio Üniversitesi araştırmacıları vücutları ile ilgili negatif düşüncelerini yazdırıp attırdıkları kişilerin birkaç dakika sonra yapılan testlerde bile kendine güvenlerinin yükseldiğini ve yazdıkları kağıtları atmayan kişilerin ise aynı karamsar ruh halinde kaldıklarını kanıtlamışlar. Profesör Richard Perry diyor ki “Düşüncelerinizi nasıl etiketlerseniz – yani çöp ya da bir kenarda durması gereken – bu o düşünceleri nasıl kullandığınız konusunda büyük bir fark yaratıyor.” Elinizin altında kağıt yoksa aynı şeyi bilgisayarınızda yapabilirsiniz. Sıcak bir fincan çay ya da kahve için Negatif düşüncelerin pek çok sebebi olabilir. Ancak siz yalnız hissetmeye odaklanmışsanız, kendinizi fiziksel olarak ısıtarak rahatlayabilirsiniz. 2012 de Yale Üniversitesi araştırmacıları ellerinde ısıtıcı paket tutan kişilerin geçmişte kalmış yalnız anılarla ilgili daha az negatif duygu taşıdıklarını buldu. Bu arada yalnız insanların diğerlerinden daha uzun ve sıcak duş aldıklarını da buldular. Yalnızlıkla ilgili olumsuz düşünceler taşıdığınızda vücudunuzu lezzetli bir çay ya da kahveyle ısıtın. Ama lütfen bunun gerçek insan teması yerine geçemeyeceğini de hatırlayın. Durumunuzu yeniden değerlendirin “Eğer zihinsel geviş getirme arzu ve alışkanlığınız çok güçlüyse, aklınızı dağıtmak çok kolay olmayacaktır” diyor Winch. Onun için aklınızı başka bir şeye vermeyi denemeden önce durumu yeniden yapılandırıp, çerçevelemeniz ve yeniden değerlendirmeniz gerekebilir. Örneğin, bir yerde saatlerce bir beklemek zorundaysanız; neleri kaçırdığınızı veya beklemek yerine neler yapabileceğinizi düşünmek yerine sizi seven kişileri arayıp konuşun ya da oturduğunuz yerde halledebileceğiniz bir iş üzerinde uğraşın. Bu sıkıcı durumu bir fırsat olarak gördüğünüzde geviş getirmeyi bırakıp başka düşüncelere doğru yol almak çok daha kolay olacaktır.
Reklam